Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: ejexebu
    Bugün: 5
    Dün: 8
    Toplam: 34244

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 310
    Üye: 0
    Toplam: 310

    FrpWorld.Com :: View topic - Yeni Dünya ( RP EKRANI )
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     Yeni Dünya ( RP EKRANI ) View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    Lord Necros
    BaÅ?büyücü





    Joined: Apr 29, 2005
    Posts: 1916
    Location: Necropolis

    PostPosted: Mon Jun 04, 2007 1:55 pm Reply with quoteBack to top

    İki cüce Xardas ile Shruiak’ı gözlerine kestirmişler, birer savaş narasıyla hücuma geçmişlerdi. Gözlerindeki öldürme hırsı, Shruiak’ın gözlerindekine eşdeğerdi. Ama maalesef ki hiçbiri Shruiak kadar başarılı savaşçılar değillerdi.

    Xardas kendisine saldıran cüceye karşı büyüsünü yaptığı zaman cücenin gözlerinde savaş şevki gitmiş, yerini derin bir korkuya bırakmıştı. Cüce tir tir titreyen ellerle, panik halinde baltasını Xardas’ın kafasına doğru savurdu. Balta hedeflediği gibi kafasına gelmese de Xardas’ın sol omzunda derin bir yara açtı. (Xardas--> 5 damage) Xardas acıyla haykırırken Shruiak’ın dikkati bir anlığına dağıldı ve kendisine saldıran cüce bu boşluğu fırsat bilerek sol taraftan baltasını savurdu. Balta, Shruiak’ın göğüs kafesini parçalarken acı Shruiak’ın bedenini sarıverdi. (Shruiak--> 25 damage) Yine de melez savaşçı pes etmedi ve kılıçlarını yarasının verdiği acıyı hiçe sayarak havaya kaldırıp var gücüyle cüceye indirdi. Cüce, palalardan birini baltasıyla karşılamayı başarsa da öbür pala göğsünden karnına kadar derin bir yarık açtı. Ardından Shruiak, diğer palasıyla cücenin gırtlağını parçaladı.

    Cücenin cansız bedeni gümbürtüyle yere düşerken Shruiak’ın gözleri birkaç saniyeliğine bir kez daha ilerideki karanlık tünele yöneldi. Hiçbir şey göremiyordu. Tünel, görüş alanının dışındaydı.

    Shruiak tam yanında Xardas’ın durumunu fark edince diğer palasını da elinde çevirerek geriye doğru sapladı. Pala, cücenin göğsünü delip çıkarken titreyen cücenin nefesi kesildi ve oracıkta öldü.

    Alegria, Saelnir’in tam önüne geçmiş, kendini ona siper ediyordu. Tam zamanında yapmıştı bunu zira bir cüce çoktan yanlarına gelmiş, Saelnir’e saldırmaya çalışıyordu. Alegria’nın kalkanı cücenin hamlesini durdururken diğer elindeki kılıcıyla cücenin karnını deşti. Bu sırada tam arkasındaki cüce Alegria’ya doğru baltasını savursa da Alegria bunu da kalkanıyla engelledi ve kılıcını bu kez cücenin kafasını kopartmak için savurdu, lâkin cüce de Alegria’nın kılıcını kendi kalkanıyla engelledi.

    Edmond tam karşısındaki üç cüceye asasından çıkan ışın toplarını yollarken hâlâ Amora’ya bir zarar gelmesinden endişeleniyordu. Işın topladı cücelerin bedenine çarptıktan sonra cücelerin hâlâ ayakta olduklarını görünce bu korkusu iyice artmıştı.

    Argay ve Cody yan yana dövüşüyor, cüceleri geri püskürtmeye çalışıyorlardı. Grup çoktan bir çember halini almıştı bile. Çemberin içine girmelerine müsaade etmemelilerdi. Argay tam karşısındaki cücenin karnında derin bir yarık açtıktan sonra cücenin kafasını kopartmak için ikinci bir hamlede bulundu ama tam o anda cüce darbeyi engelledi. Darbenin şiddetiyle kılıç, Argay’ın elinden fırladı. Karşısındaki yaralı cüce bunu fırsat bilip baltasını savurdu, ama zayıf bir güçle savurduğu balta zırhı geçse bile Argay’da ancak bir kesik açabilmişti. (Argay--> 2 damage)

    Benzeri ikinci cüce için de geçerliydi. İkinci bir cüce Argay’ın zırhının göğüs kısmını delmeyi başarmıştı ama zırh, darbenin büyük çoğunluğunu durdurmuştu. (Argay--> 3 damage)

    Ama Argay artık toparlanmıştı. Ççüncü bir cüce de saldırdığında bu kez saldırıyı kalkanıyla savuşturmuştu.

    Cody kendisini savaşın ateşine kaptırmıştı. Karşısındaki cücenin göğsünü delerken bir başka cücenin hamlesini kalkanıyla karşılamış, sonra da o cücenin kafasını kesmişti. Hemen ardından sağından ve solundan iki cücenin saldırısına maruz kalmıştı, ama zırhı ikisinin de saldırısını savuşturmuştu.

    Cristobal, çatışmanın ortasında iki farklı büyünün seslerini duymuştu. Birincisi önemsizdi. Sadece karşıdaki kişinin yüreğine korku salmaya yarıyordu. Ama ikincisi… Cristobal’ın gözleri kısıldı. Bir an aklına tüm bu kargaşanın ortasına bir ateştopu atmak ve her şeyi bitirmek geldi, ama bu durumda dao onu da yaşatmazdı. Bu sebeple sadece büyüyü engellemeye çalışmakla yetindi. Apar topar Susy’nin büyüsünü bozmak için bir karşı büyüye başladı. Susy ve Cristobal büyülerini aynı anda bitirdiler ve…

    İkisinin büyü güçleri bir anda çakıştı. Birbirlerine üstünlük sağlamak için güreşen iki güreşçi gibiydiler.

    Susy galip geldi.

    Bir anda arbaletli cücelerle cüce piyadelerin ortasında patlayan ağlar, cücelerin bir kısmını ve arbaletlerin bir kısmını ağlara boğdu. Cristobal öyle okkalı bir küfür patlattı ki Susy’nin yanakları utançtan kızardı.

    Bu sırada Saelnir bir başka cücenin kafasını patlatarak yere sererken başka bir cüce de Balamir’in baldırında derin bir kesik açmıştı bile. (Balamir--> 5 damage)

    _________________
    All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

    Power demands sacrifice.
    Back to top View user's profileSend private message
    Lord Necros
    BaÅ?büyücü





    Joined: Apr 29, 2005
    Posts: 1916
    Location: Necropolis

    PostPosted: Mon Jun 04, 2007 1:56 pm Reply with quoteBack to top

    Elias gözlerini öfkeyle kısarak görüşünü engelleyen karanlıkta sesin geldiği yöne baktı. Xyra, çırağın o sırada bildiği bütün büyüleri kafasından geçirdiğinden emindi. Gerçekten de Elias o sırada bütün büyüleri zihninden geçiriyor, bu kırmızı gözlü şeytani varlığa haddini bildirmenin bir yolunu arıyordu.

    Xyra tünelin iki ucuna da baktığında bir şey göremedi. Hiçbir hareket yoktu, ama daha da kötüsü, hiçbir ses de yoktu. Kadahar ve iblislerin uzaktan gelen dövüş sesleri sona ermişti.

    Elias, Xyra’ya karşı yumruklarını sıkıp dişlerini gıcırdatmaktan başka bir şey yapamayacağını, yapacağı her büyünün de kötü sonuçlara yol açacağını fark etmişti. Bunun için mi peşlerinden gelmişti? Keşke bıraksaydı da hepsi geberseydi! En azından şu anda ustasının yanında güvende olurdu.

    Elias umutsuzlukla tekrar yere çökerken çıt çıkartmamaya çalıştı.

    DM Notu: Alestralis, Clesyné, Elanora ve Xyra; Swain dönene kadar serbest RP içindedirler. Kendi aralarında konuşabilirler. Elias’a soracakları soruları varsa şu anda ortam buna müsait.

    _________________
    All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

    Power demands sacrifice.
    Back to top View user's profileSend private message
    Lord Necros
    BaÅ?büyücü





    Joined: Apr 29, 2005
    Posts: 1916
    Location: Necropolis

    PostPosted: Mon Jun 04, 2007 1:57 pm Reply with quoteBack to top

    Cüce, Swain’in uzattığı suyu kana kana içmeye çalıştı ancak yaraları yüzünden tıkanan boğazı sayesinde ancak birkaç yudum içebildi. İçemediği bütün sular ise guruldayan ağzındaki kanla birlikte yere döküldü.

    Cücenin yüzünde hafif bir gülümseme oluşurken gözlerini tavana dikti. Nefesi hırıltılarla iyice dolarken, solunumu da yavaşlıyordu.

    Swain bir şeyler yapması gerektiğini biliyordu. Ondan yardım isteyen kimseyi geride bırakamazdı. Kutsal yetilerini kullanmak için ellerini cücenin parçalanmış kızarıp kömürleşmiş göğsünün üzerine koydu ve mırıldanmaya başladı.

    Quote:
    “Yalvarırım Bu faniyi yanına almadan önce ona yaşaması için biraz daha zaman tanı. Yalvarırım onu şüphesiz adaletinle sınamadan önce ona bir fırsat daha ver. Bunu senden bir hizmetkarın olarak değil bir inananın olarak istiyorum. Yalvarırım..” (Lay on Hands)


    Son cümlesini kurarken, Swain, cücenin gözlerinin dehşet içinde açıldığını ve ileride yüksek bir noktaya baktığını gördü. Cüce, kolundaki son kuvvetle Swain’i ittirere yere düşürürken aniden bedenine iki ok saplandı. Cücenin bedeni titredikten sonra cansız halde hareketsiz kaldı.

    Swain’in gözleri karanlıkta bu okların sahibini ararken cücenin baktığı yönde onu gördü. Bir kayanın tepesine onu gördü: Hatlarını çok seçemese de dört kollu bir yaratıktı. Sol ellerinde birer uzun yay tutuyor, sağ ellerinde ise tellerini geriyordu. Yaratık daha şimdiden yaylarına yeni oklar yerleştirmişti bile.

    _________________
    All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

    Power demands sacrifice.
    Back to top View user's profileSend private message
    Rhalazarn
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Feb 05, 2007
    Posts: 148
    Location: Nordmar

    PostPosted: Mon Jun 04, 2007 3:11 pm Reply with quoteBack to top

    Xardas’ın üzerinde büyü kullandığı cüce kara cüppelinin sol omzunda derin bir yara açmıştı-ardından da drow melezinin palalarıyla karşılaşmıştı. Xardas, bir yandan meleze bakıp öbür yandan da sol omzunu kavrayarak, “Bücür piç…”diye mırıldandı dişlerini sıkarak, yara açan cüce için. Yaptığı her harekette iki yarası birden acıyordu. Ancak şu melezin hareketleri ruhunun da acımasına yol açmıştı-gözleri mi yaşarıyordu ne? Melez olmasaydı şimdiye kadar ölmüştü, bunun için mutlu değildi ama mutsuz da değildi ve melezin bu hareketinin boşa gitmemesi için yaşamalıydı da. Bunun için de kana ihtiyacı vardı-hem de acilen. Aklından büyünün sözleri geçiyor, başka bir ses de durumun şu anda bu büyü için uygun olmadığını, uygun olması için melezle işbirliği yapması gerektiğini söylüyordu. Eh, yapacaktı-kendinden iğrenerek, utanarak-ama yapacaktı. Eğer yaşamazsa, meleze savaşın kalan kısmında yardım edemezdi. Ve en çok istediği şeyin borçlu bir ölüm olmadığı kesindi. Çyleyse-
    “Melez…”diye seslendi melezin duyabileceği kadar yüksek ancak sesli denemeyecek kadar alçak bir sesle ve mümkün olduğunca onunla dost olduğunu ve asla ihanet etmeyeceğini belli etmeye çalışarak-etmeyecekti de zaten-, bir yandan da kıvranmaya devam ediyordu dişlerini sıkarak. Sonunda düşüncelerini yarıda bölüp eyleme hemen geçmeyi başarabilmişti. “Cücelerden birini oyalamalısın…” sesi bir öksürükle kesildi “…ve sırtı bana dönük olursa sevinirim…” başka bir öksürük-ve konuşmaya devam etmesine de gerek yoktu zaten. Çksürüklerini serbest bıraktı-
    Bıraktı ki içindeki şeytanı alıp götürsünler…
    Burada ona ihtiyacı olacağını sanmıyordu-
    En azından şimdilik…

    _________________
    <div> Wir sind nicht gestorben. Wir haben nie gelebt.<br>                   <br> -Ragnar Lodbrok</div>
    Back to top View user's profileSend private message
    Edmond
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 03, 2006
    Posts: 5509
    Location: Ã?anakkale

    PostPosted: Mon Jun 04, 2007 4:44 pm Reply with quoteBack to top

    Edmond her zaman kökten çözüm düşünürdü, aklına yine Fireball geldi.Ancak bu sefer durcaktı.Fireball olmazdı bencillik yapmamalıydı.Amora ölebilirdi, diğer herkes ölebilirdi.Sakince düşünmeye başladı.Asasını yere dayadı.Gözlerini kapadı.Gözünden akan bir damla yaş yanağından süzüldü.

    Ağlıyordu.Bütün sinirleri gevşemeye başlamıştı.Sesi çıkmıyordu.Gözlerini hışımla açtı.Nefret vücûdunu sarmıştı.Kasları kasılmıştı.Sinirli bir şekilde Dao'ya yöneldi, ne yapabilirdi bilmiyordu.Ama en azından zarar vermeyi düşünüyordu.Dikkatli bir şekilde Dao'ya nişan aldı ve sözleri söylemeye başladı.[LİGTNİNG BOLT]

    _________________
    I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

    The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

    I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

    -Freddie Mercury
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteYahoo MessengerMSN Messenger
    Mark
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Aug 31, 2006
    Posts: 2004
    Location: Midkemia, portal/istanbul

    PostPosted: Mon Jun 04, 2007 5:30 pm Reply with quoteBack to top

    Muzaffer fakat kaygılı, Susy.
    Titreyerek çöktüğü yerde, gözleri çakmak çakmak, çırağa suratını döndü.

    Herşey onun suçuydu, bir saniye önce, portalın gerisinde, özgürlüğe çıkmaya ilerlerken, ustasına ihanet edip, Dao ile anlaşmıştı. Çstelik bir de kendi ve arkadaşlarının hayatını kurtarmak için çalışan grubuna, engel oluyordu.

    Varlığının izi yavaş yavaş yok olsada, onun zihni ile az önceki, itişmeyi hatırlıyordu.

    onu etkisizleştirmeliyim, yoksa büyü yine bir büyü ile sonra yine bir büyü ile cevap bulucak, diye düşünüyordu.

    Bu adam sürekli onlara bela olucaktı, evet.

    büyüsünü yapıp onu dart ile vuracaktı , ama daha önceki olayı hatırladı.

    Cüppesinden, kahverengi güzel bir kuş tüyünü hemen çıkardı. Kavradığı parmakları arasında, çevirirken, çırağa odaklandı. (Sleep)
    Back to top View user's profileSend private message
    calida
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Feb 27, 2006
    Posts: 293

    PostPosted: Mon Jun 04, 2007 6:00 pm Reply with quoteBack to top

    Yalniz paladin gittiginden beri cok fazla zaman gecmemesine ragmen icini bi huzursuzluk kapladi. Arkasindan gitmeyi dusundu ama lanet olasi karanlik yuzunden nereye gidecegi hakkinda hic bir fikri yoktu. Bir anda Xyra`nin hisimla ayaga firladigini ve konusmalarindan
    anladigi kadariyla, cirak cocugun yanina gittigini anladi. Ve o da hemen ayaga firladi, ne olcagi asla belli olmazdi. Cocuk Xyra`ya cevap vermedi, ama onun ne kadar sinirlendigini
    tahmin ediyordu. Çocuk Xyra’yi buyuk ihtimalle tehlike olarak goruyordu, tipki onceden digerlerinin yaptigi gibi.

    “Hey evlat karanlikla ne tarafimdasin bilemiyorum, ama sakin aklindan ona zarar vermek gibi bir dusunce gecmesin, o bizim tarafimizda, dedigini yaparsan, burdaki herhangi bir kimse kadar zararsizdir, ama aklindan gecirdigin seyleri yapmasan iyi olur. Tekrar soyluyorum o iyi biri, irki beni ilgilendirmez, onunla yanyana savasdik. Bunu sen de denesen iyi olur. Ayrica daha baska sorunlarimiz var evlat, bu lanet yerde tikildik ve ne gibi bir beladayiz hic birimiz bilmiyoruz. Bence en iyisi sakin olup birbirimize iyi davranmak, umarim anladin.” dedi ve cocukdan gelecek cevabi beklemeden kestirip atti.

    Icini bir huzursuzluk kapladi. Sanki bir yerlerde bir şey oluyor gibi bir histi bu...
    Back to top View user's profileSend private message
    Logan
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Apr 29, 2004
    Posts: 1963
    Location: Gölgelerin İçinden,Kan Kusturmaya Geldim

    PostPosted: Mon Jun 04, 2007 6:22 pm Reply with quoteBack to top

    Cody nin 2 cüceyi şimdiden haklamıştı bile.İçinden Sinsi Bir sırıtış geçirdi.... ARkadan Gelen iniltiler ve Acı ferhatları FAzla kulak asmamalıydı Bİr savaşta duygusal olacak Kişilerden değildi o.

    Lanet olası Biri şu de cüseli kişiyi rehin alırsa Belkii bu savaşı durdura bilirdi Bu cemberden Cıkıp O dau ile karşılaşmak Gruptakileri hayatını tehlikeye atardı...

    Bu düşüncelerden Sıyrılmasını 2 cücenin SAçma saldırılarına borçlu idi.

    ''YANLIş KİşİNİN ÇNÇNDESİNİZ.... BENCE DENGİNİZ BİRİNİ BULMALIYDINIZ... hAHAHAHA '

    Cody sol ayağını Biraz öne atarak Soldaki Cüceye kalkanı ile vuruken Sola Doğru biraz kaykılmış kılıcın yeer parelel bir şekilde o kaykılmadan Güç alarak SAğdeki cüceye Doğru hamlesini Dewam ettiriyordu.

    ''HADİ DAYANIN ARKADAşLAR... BİRAZ DAHA heRşEY BİTECEK.. ne KÇLE oLACAZ ne ÇLÇ.. öZGÇRLÇKKKKKKK İÇİNNNNNN''

    _________________
    Ã?LÃ?M NEREDEN VE NASÄ°L GELÄ°RSE GELSÄ°N!!! Savas NaÄ?ralarmız kulakdan kulaga yayilacaksa ve silahlarimiz elden ele gececekse ve baskalari silah sesleriyle,savas ve zafer narâlariyla cenazelerimize agit yakacaksa Ã?LÃ?M HOS GELDÄ° SEFFA
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailMSN Messenger
    EldariL
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Sep 18, 2006
    Posts: 137

    PostPosted: Tue Jun 05, 2007 12:02 pm Reply with quoteBack to top

    İlkini haklamıştı. Kılıç cücenin yumuşak karnına kolayca gömülürken, arkasındaki harekete doğru dönmesi çevik kadın için zor olmadı. Ama gelen cücenin kellesini almak için savurduğu kılıcı, bu sefer sefil yaratığın kalkanıyla buluştu. Ama hamle yapmasına izin vermeyecekti. Kendi kalkanıyla bütün gücüyle iterken kılıcını cücenin bacaklarına doğru savurdu.

    Az önce gözüne çarptığı kadarıyla Saelnir başının çaresine bakıyordu.

    Alegria daha fazlasını haklamak ve bu beladan kurtulmak bıraktı öfkesi kılıcına aksın...

    _________________
    Do you really want to see something from your worst dreams? I'll take you into the land of the dead, where you should never go alone and where the past has a frightening habit of repeating itself-for ever!
    Back to top View user's profileSend private message
    C_Deschain
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 01, 2006
    Posts: 291
    Location: ankara

    PostPosted: Tue Jun 05, 2007 2:14 pm Reply with quoteBack to top

    Etrafında gelişen olayları sakin bir şekilde izliyordu.Konuşulanlara katılmaıy hiç mi hiç istemiyordu.Ama kafasına takılan bazı sorular vardı.Bunlarında cevabını almak istiyordu.şu sonradan gelen büyücünün çırağı olan çocuğu çok merak ediyordu.Daha önce hiç dikkat etmemişti çocuğa ve buna pişmandı.İçinde bulundukları durum hakkında bu çırağın daha çok bilgisi vardı.Mutlaka ne yapıp edip bu çocukla konuşmalıydı.Ama nasıl başlamalıydı ki konuşmaya...
    Sesini hafifçe yükselterek çocuğa seslendi.
    "Hey,genç büyücü! Neden bu kadar sinirlisin anlamıyorum ve bir o kadarda umutsuzsun? MAdem şu an burda olmak istemiyodun bizi kurtarmak gibi bi kahramanlıkta neden bulundun ki? Eğer bir şey yaptıysa bunun bedellerinide ödemelisin.Sen seçimini yapmışsın ve bizim arkamızdan gelmişsin.Belkide bize yardım etmek bahanedir ha? Olamaz mı? Belkide o lanet olası kapının açıldığı yer buradan daha korkunçtur olamaz mı? Seninde gördüğün gibi şu an bana hiç de zavallı,zorda kalmış genç bir çırak gibi görünmüyorsun gözüme...Belki bu sorularıma bir cevap verebilirsin hı? Ne dersin..Bence denemeye değer.Yok denemek istemiyosanda burda senden yeterince üstünüz ve yanımızda zırlayan,şikayet eden bi çocukla dolaşmak istemeyiz.şu anda sorularıma tatmin edici cevaplar vermessen kaybetceğin şey canın olabilir.Bu söylediklerimi iyi düşün evlat...Hadi seni bekliyorum.." Konuşmasını yaparken ses tonu bazen yükselmiş bazen alçalmıştı.Normal bir insanın sesi değildi bu ses.Ve en son attığı o kahkaha adeta bir delinin histerik kahkahalarına benziyordu...

    _________________
    <div>Tári Nénharma....</div><br>
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailMSN Messenger
    Illyra
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jan 25, 2005
    Posts: 2113
    Location: Duskwood

    PostPosted: Tue Jun 05, 2007 4:34 pm Reply with quoteBack to top

    "Dokuz iblisin dokuz sarı dişi" diye sövdü minik kız. Dizleri üzerine yere inmiş omuzunu tutuyordu. Çfkeliydi, ama öfkenin aklını bulandırmasına izin vermiyordu. Yavaşça ayağa kalktı ve yere düşürdüğü yayını öfkeli bir şekilde eline aldı. Elini omuzundan çekemiyordu. Yaralanamktan kesinlikle nefret ederdi ve bu yerden bitme mantarlar gerçekten canını sıkmıştı. Artık yapmak için düşüneceği bir şey kalmamıştı. Atıştan sonra oluşan aralığı kendi çıkarına kullandı. Çemberin içinde dizleri üzerine çöktü. Bu sırada tekrar atış olacaktı. Omuzundaki oku çıkartması hiç fena olmazdı. Sonra Cody'e cevaben seslendi.

    "Omuzumundan vuruldum Cody, kolumu kıpırdatamıyorum bile. Ok atamam"

    Tekrar atış olduktan sonra, yapmayı düşündüğü şey Susy her ne yapıyorsa ona yarım etmekti. Hem bu zamana kadar acısı katlanabilir bir dereceye gelecekti. Ve çevre tekrar doldurulan oklarla güvenli olacaktı. Kısa bir süre için..

    Susy.. Khedan'a odaklanmış gibiydi. Onun mırıldanan sesini duyup durmuştu ama dinlememişti. şimdi elinde kısa da olda bir süresi vardı. Khendan, ver arkasındaki büyücü.. Lienas odaklandı. Ve dikkatlice inceleyeme başladı. Khedan ile arasındaki mesafe ne kadardı? Aklından hesaplamaya çalıştı. Ardından dikkatlice gözlerini dikip bakmaya* devam etti. Eğer karanlıkta görülmeden arkaya geçebilirse, ve birazda şansı yaver giderse... Khedan özgür kalabilrdi....

    *darkvision

    _________________
    Image
    Back to top View user's profileSend private message
    Lupus Nigra
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Dec 24, 2005
    Posts: 236
    Location: Four Corner Square No:4 Old City/Silvermoon-SILVER MARCHES

    PostPosted: Tue Jun 05, 2007 9:49 pm Reply with quoteBack to top

    Genç ve mütema diyen kör elf... yer altına inmenin basıklığını üstünde gittikçe daha fazla hissediyordu.

    Quote:

    Hey evlat karanlikla ne tarafimdasin bilemiyorum, ama sakin aklindan ona zarar vermek gibi bir dusunce gecmesin, o bizim tarafimizda, dedigini yaparsan, burdaki herhangi bir kimse kadar zararsizdir, ama aklindan gecirdigin seyleri yapmasan iyi olur. Tekrar soyluyorum o iyi biri, irki beni ilgilendirmez, onunla yanyana savasdik. Bunu sen de denesen iyi olur. Ayrica daha baska sorunlarimiz var evlat, bu lanet yerde tikildik ve ne gibi bir beladayiz hic birimiz bilmiyoruz. Bence en iyisi sakin olup birbirimize iyi davranmak, umarim anladin.”


    "Sevgili bayana katılıyorum şu anda birbirimize fazlasıyla muhtacız..." Kırmızı gözlere dönerek "Bu sizin içinde geçerli günüş saçlı hanım... Rüzgar eken fırtına biçer derler. Kandırılmışş hissetiğinizi biliyorum ama iç güdüsel güvensizliklerinizi ve reflexif kendini koruma iç güdünüzü bir süre cebinize kaldırın... yoksa topluca cehennemi boyladık demektir."

    Biraz bulundukları koridorda kendilerinkinden başka ses olmadığından emin olduktan sonra çırağın sesinin geldiği yöne doğru devam etti...

    "Sahi dostum biz neredeyiz ve buradan nasıl çıkacaz bir fikrin varmı?"

    _________________
    Bir kiÅ?inin ölümü bir trajedi, bir milyon insanın ölümü ise bir istatistiktir.
    Joseph Stalin
    Back to top View user's profileSend private message
    darkelven
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Dec 29, 2006
    Posts: 229
    Location: khalkedon

    PostPosted: Thu Jun 07, 2007 2:14 pm Reply with quoteBack to top

    Cüceyle karşılaştığında Shruiak hala düşüyordu, önce daoyu indirmelilerdi, o çevik kız bunu gizlenerek halledebilirdi belki ama, o da yaralı gibi gözüküyordu.Çevresindeki büyücünün o ana kadar ne yaptığına dikkat etmemişti ama yandaki ikinci bir cücenin birden titremeye başladığını gördü, belki büyüdür diye düşündü.

    Ne yazık ki düşünmek kaslara ve reflekslere faydalı değildi.Arkadan gelen bir feryat da Shruiak`ın afallamasına tuz biber ekti.Shruiak dikkatini toplamaya çalıştı cüce saldırıyordu.bir anlık bir refleksle kılıcıyla gelen baltayı durdurmak veya yana sıçramak arasında kararsızdı ve zamanında davranamamıştı.

    Darbeyi yedikten sonra şoka girmişti önce bir şey hissetmiyordu.Ama daha sonra dağılan kemiklerini ve her kalp atışıyla beynine hücüm eden acıyı tamamen hissetti.

    Bağırmak istiyordu ama bağırmayacaktı.Hmen saldırmalıydı.O telaşla iki kılıcıyla vurduktan sonra, yine yıkılmadı ve arkadan gelen feryadı anımsayarak birden hareket etti.

    Durduğunda kesik kesik ve inleyerek nefes alıyordu.Canı korkunç acıyordu ama yıkılmamaya niyetliydi.Çünkü çarpışmada düşerse ölecekti.

    Ayaklarını sıkıca yere bastı, kendini toplamaya çalıştı.Bir drowa göre ''tank'' gibi sayılabilecek Shruiak savaşmaya devam edecekti.En azından bunu istiyordu.

    Sonra büyücünün sözleri uzaktan gelir gibi geldi.Ona bakmaya çalıştı.öyle sanıyordu ki büyücü ondan bir cüceyi oyalamasını istiyordu.

    ''Etraftaki cüceler yetmiyor mu?, onları kesmek daha rahat olur''.. ökdürdü, dudaklarında kanın tadını almıştı.

    ''Denerim..'' yarasını ima etti.Sonra da gelen bir cüceyi geriye doğru çekmek için hazırlandı.*Zorlanacaktı ama bu büyücüye yardım ederse belki o da Shruiak`ı iyileştirebilirdi.

    ''Abbil''diye fısıldadı.Drowlar için dost, gülümsedi.

    _________________
    ''Nindyn vel'uss kyorl ninta ratha, thalra elghinn dal l' alust...''

    Kimler ki arkasını kollar, ölüm onları önden bulur...

    drow atasözü
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Lord Necros
    BaÅ?büyücü





    Joined: Apr 29, 2005
    Posts: 1916
    Location: Necropolis

    PostPosted: Thu Jun 07, 2007 2:23 pm Reply with quoteBack to top

    Lineas, önünde uçuşan baltalar, kılıçlar ve kalkanların arasından zorlukla Khedan’ın olduğu yeri görmeye çalışıyordu. Tam emin olamasa da Khedan ile Cristobal’e yaklaşık on beş metre uzaklıkta olduğunu fark etti. Tam o anda Susy’nin büyüsünü bitirdiğini fark etti ve az sonra çırağın başına gelecekleri izlemek için keyifle sırıttı.

    Hiçbir şey olmamıştı.

    Susy elinde hâlâ yok olmamış kuştüyüne bakıyor, sonra da çırağa dönüyordu. Ters giden neydi?

    Tam o anda kopan bir gümbürtü, ve kendisini kenara atarken bedeninde hissettiği muazzam bir acı dalgası, Susy’nin fikirlerini alt üst etti.

    Edmond sözlerini bitirmiş, açtığı parmaklarının arasında minik elektrik dalgaları dolaşırken intikam alırcasına daoyu işaret etmişti. Koca bir elektrik akımı Edmond’un elinden çıktı ve…

    Edmond’un yıldırımı daoya giderken yolda başkalarına da çarpmış, bazılarının ölümüne, bazılarının ise ağır yaralanmasına yol açmıştı.

    Lineas, Edmond’un akımına ilk yakalanandı. Hızlı refleksleri sayesinde kendini kenara atıp elektrik akımından kaçmaya yeltense bile yine de bedeninin, yıldırımın o ilk gücüyle karşılaşmasına engel olamamıştı. Sol omzu ve kolu şimdi kavrulmuştu. (Lineas--> 16 damage)

    Susy’nin etlerinin bir kısmı kömürleşmişti, ama acısı oldukça büyüktü. Sırtında çok ciddi bir acısı vardı ve bedeni hâlâ elektrik şoklarıyla titriyordu. (Susy--> 11 damage)

    Kathranis ve Balamir’in kömürleşmiş bedenleri yerde yatıyordu. Alegria gümbürtünün önünden tam zamanında çekilmeyi başarmış, saniye önce durduğu yerden geçen yıldırımın sadece çevreye saçtığı elektrik akımına yakalandı. (Alegria--> 10 damage)

    Shruiak daha Xardas’a cevap verdiği anda elektrik akımı bedenini buldu ve kavurdu. Xardas’a cevap vermek için aldığı nefes çığlık atmasına yaradı. Cüce tarafından yarılan göğsü, şimdi kömürleşmiş bir haldeyken Shruiak dizlerinin üzerine düştü. (Shruiak--> 20 damage) Hâlâ hayattaydı, ama aşırı acı çekiyordu.

    Xardas elektrik akımına hedef olmamıştı ama güvence gibi duran savaşçının bir anda yere düştüğünü görünce ağzı hayretle açıldı.

    Shruiak’ı da geçen yıldırım, yolundaki cücelerin bedenlerini de kömürleştirerek devam etti ve en sonunda daoyla karşılaştı.

    Dao, kendisini hedeflemiş elektrik akımını ilk baştan beri fark etmişti. Akım, ona doğru gelirken hiçbir şey yapmamış, o parlak ışığının gözlerinden yansımasına izin vermişti. Elektrik akımı tüm engelleri aşıp daoya yaklaşırken bir anda büyü ve cin, karşı karşıya kaldılar.

    Cin kendini hemen yana attı. Elektrik akımı bedeniyle hafif bir temas sağlayarak geçti ve yok oldu. Cinin bedeninde yer yer kavrulmalar olsa da cin acıdan ziyade öfkeyle böğürdü.

    Aynı anda cüceler, diğerlerini şaşırtır bir şekilde geri çekilmeye başladılar. Panik halinde değillerdi, sadece geri geri yürüyorlardı.

    Hepsinin şaşkın bakışları arasında geri çekilen cüceler, birkaç adım çekildikten sonra aniden eğildiler.

    Vızıldayan oklar etrafta uçuştu. Pek çoğu isabet edememesine rağmen hemen herkes birer okla kucaklamıştı.

    Susy bir okun bacağını sıyırıp geçtiğini hissetti ve ılık kan, cüppesine yayılmaya başladı. (Susy--> 1 damage)

    Bir ok, Cody’nin zırhını aşarak sol koluna sert bir şekilde gömülürken Cody öfkeyle dişlerini sıktı. (Cody--> 8 damage)

    En kötü durumdaki kişi ise Amora’ydı. Bir ok, kalbine çok yakın bir yere saplanırken kadın acı dolu bir çığlık atarak yere yıkıldı. Bilinci hâlâ açıktı, ama acı çok fazlaydı. (Amora--> 12 damage)

    Alegria’nın da durumu pek iyi değildi. Tam baldırına gömülen bir ok, Alegria’nın ayakta durmasına ve dengesini sağlamasına pek olanak vermiyordu. (Alegria--> 11 damage)

    Cristobal, durumlarının gitgide kötü olduğunu görünce içinden kıs kıs gülmüştü. Hareketlerini Khedan’ın bedeninin arkasında saklayarak bir büyüye başladı ve bitirdiği anda büyüsünü grubun tam ortasına yöneltti.

    Dev bir örümcek ağı, grubun ortasında patlayarak oluştu ve yerden tavana kadar hepsinin hareketini kısıtladı.

    _________________
    All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

    Power demands sacrifice.
    Back to top View user's profileSend private message
    Lord Necros
    BaÅ?büyücü





    Joined: Apr 29, 2005
    Posts: 1916
    Location: Necropolis

    PostPosted: Thu Jun 07, 2007 2:24 pm Reply with quoteBack to top

    פкнаи:
    Swain okunu gerdiğini gördüğü dört kollu yaratığın okuna hedef olmamak için ani bir reflekle kalkanını çekti
    Lord Necros:
    Yaratık iki okunu da gerdi ve daha Swain kalkanını hazırlayamadan yayını serbest bıraktı. Oklar Swain'in göğsüne saplanırken paladin acıyla birkaç adım geriye sürüklendi. (Swain--> 26 damage)
    פкнаи:
    aldığı darbeye rağmen kalkanını çekerek kendini hedef olamayacağı bi duvar dibine atıverdi
    Lord Necros:
    Swain siper almasına rağmen yaratığın okları onu buldu. Buna rağmen oklar kalkanına saplanıp kaldılar. Swain, yaratığın kahkaha attığını duydu.
    פкнаи:
    Swain, geldiği tünelin yakın olup olmadığına göz attı.
    Lord Necros:
    Swain'in geldiği tünel altı ilâ sekiz metre kadar gerisindeydi. Bu sırada yaratık iki ok daha sallamasına rağmen Oklardan birisi Swain'in kalkanından sekerken diğeri kayalara çarpıp yere düştü.
    פкнаи:
    Swain bir umutla yaratıkla diyalog kurmaya çalışır bu sırada iyice kalkanın arkasına girerek birkaç adım geri atmıştır bile.

    Kimsin sen neden bizlere saldırıyorsun?!
    Lord Necros:
    Yaratığın verdiği cevabı Swain anlayamadı. Gırtlaktan gelen, tuhaf bir dildi. Ama sonundaki alaycı kahkaha ona yaratığın pek de merhametli olmadığını gösteriyordu.
    Lord Necros:
    Yaratığın verdiği cevabı Swain anlayamadı. Gırtlaktan gelen, tuhaf bir dildi. Ama sonundaki alaycı kahkaha ona yaratığın pek de merhametli olmadığını gösteriyordu.
    פкнаи:
    Swain bu kör karanlığa alışkın bu yaratığın görüsünü biraz olsun azaltarak şansını deneyecekti. Pis bir haşerat gibi kenara kısılmıştı. Çlecekse bile en azından mağaranın girişini yıkarak bu yaratığın diğerlerine ulaşmasını önleyecekti
    פкнаи:
    "Kutsal ışık karanlığa hapsolmuş bu yeri aydınlat ve sana karşı olanları körlüğe mahkum eyle!" (daylight)
    פкнаи:
    Kalkanına dokunduğu an adeta bir güneş gibi parlamaya başlar tüm metal aksamları ve bundan doğan fırsatla kalkanını kendine siper ederek mümkün olduğunca hızlı bir şekilde gerilemeye başladı din savaşçısı. Bu arada engebeli mağara zeminine takılıp düşmemek için ayrı bir gayret gösteriyordu.
    Lord Necros:
    Swain geri geri giderken yaratığın sadist kahkahasını duydu ve sandığının aksine bu yaratığın, parlak ışıkla körleştirilemeyeceğini anladı. Geçidin önüne giderken birkaç ok daha atıldı ama hepsi ya uzak mesafeden dolayı, ya da kalkan sayesinde bir zarar vermedi. Swain'in ise her hareketinde vücudundaki oklar da hareket ediyor, daha çok acı veriyordu. Az sonra tünelin girişine varmıştı bile.
    פкнаи:
    Tünelin girişine vardığında fazlasıyla acı çekiyordu. Ama ne olursa olsun yapması gereken şeyi yapacaktı. Tünelin ağzına vardığında siperini indirmeden zayıf bir nokta gevşek bir kaya aradı gözleri tünelin duvarları ve tavanında
    Lord Necros:
    Kayalar pek de kırılgan görünmüyordu. Bazı yerlerde çatlaklar mevcuttu, ama kırılabilecek gibi durmuyordu. Bu sırada Swain, ok atışlarının kesildiğini fark etti.
    פкнаи:
    Swain bunun hayra alamet olmadığını hissediyordu muhtemelen oldugu yerden ayrılıp yanına geliyordu oyalandığı her saniye. Bunu yapmalıydı. Swain hiç olmadığı gibi kavradı çekicini. derin bir nefes aldı. Sadece bileğiyle değil. İnancıylada vuracaktı. Başarısızlığının başka hayatlara malolabileceğinin bilinciyle
    Lord Necros:
    Tam o anda Swain'in birkaç metre önünde belirdi yaratık. şimdi Swain onu ışıkta çok daha iyi görebiliyordu. Kılsız, yeşil-gri vücudundaki kaslar, vücudunu kaplayan yağlı bir tabaka yüzünden parlıyordu. Çzerinde bir zırh veya başka bir şey mevcut değildi. Sadece iki tane ok taşıyordu. Yaratık ve Swain gözgöze geldiklerinde yaratık pis pis sırıttı.
    פкнаи:
    Swain çekiciyle duvarda gözüne kestirdiği en zayıf noktaya indirir darbesini!

    _________________
    All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

    Power demands sacrifice.
    Back to top View user's profileSend private message
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 1.38 Saniye