Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: afahaq
    Bugün: 0
    Dün: 1
    Toplam: 33753

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 432
    Üye: 0
    Toplam: 432

    FrpWorld.Com :: View topic - Yarı Elf Aegronun Tamamı( yorum ve eleştiri)
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     Yarı Elf Aegronun Tamamı( yorum ve eleştiri) View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    Aegron Linwelin
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 18, 2007
    Posts: 2614
    Location: Bursa

    PostPosted: Sat Nov 29, 2008 8:54 pm Reply with quoteBack to top

    YARI ELF AEGRON


    aegron elf bir anne ile insan bir babadan meydana gelen yarı elf bir çocuktu.Sıradan bir hayatı

    vardı.Taki 100 yaşında ormana tek başına bir ava çıktığı ana kadar.Bir geyiği kovalamakla

    başlayan serüveni onu nereye kadar götürecekti.Bunlar dan habersiz aegron ormanda karşısına

    çıkan geyiğin arkasından sinsince onu takip ediyordu.

    Ormanın çok sık olduğu bir yerdi.Geyiği takip etmek bu yüzden zor oluyordu.Saat larce süren

    takibin sonunda geyik az bir açık alana gelmişti.Aegron bunun farkına varınca okunu yayına

    koydu ve germeye başladı.Uzun yürüyüş sonrasında çok yorulmuştu bu yüzden oku germek

    bile ona zor geliyordu ama son kuvvetini orda harcıycağını bilse yinede o geyiği

    bırakmazdı.Zor bela okunu sonuna kadar gerdi.Tam atışını yapacağı sırada daha önce hiç

    görmeiği iki yaratık aegronun geyiğini yakalayıp parçalamaya başladı.

    Aegron hayretler içinde o iki yaratığa bakıyordu.Korkusundan kıpırdıyamıyodu.

    Aegron nun düşündüğü iki şey vardı artık.Anne ve babasını görebilmek ve hayatta

    kalabilmek.Aegron bu düşünceler içindeyken yaratıklar geyiğin tümünü bitirmişlerdi bile.Bir

    süre sonra Aegron arkasına değen ani bir el ile irkildi.Arkasına baktığında cüppeli bir adam

    gördü.Adam ona eli ile sessiz olmasını ima ediyordu.Aegron a onu takip etmesini

    söyledi.Aegron kısa bir süre aklından bu hiç tanımadığı adama güvenmek mi yoksa burda

    yaratıkların gitmesini beklemek mi düşünceleri aralrında kaldı.Korkusu yüzünden adamla

    gitmeye karar verdi.

    Adamın büyücü olduğu üstündeki cüppeden ve elindeki asadan belliydi.Yarım saat kadar

    sessizce yürüdüler.En sonunda aegron adama kim olduğunu sordu. Adam bunun önemi yok

    dedi.Çenmli olan senin gibi genç bir yarı elfin minator bölgesinde tek başına ne yaptığın

    dedi.Aegron minatormu o da ne dedi.Adam onların çok tehlikeli yaratıklar olduğunu söyledi.

    Adamla tanışmasından sonra yeni bir serüvene daha atılacağından haber siz olan aegron


    arkasına bakmadan yoluna devam etti.Kafasında bununla ilgili birçok soru vardı ama şu anda

    onun aklında olan tek şey anne ve babasına bu garip adamın

    yardımıyla tekrar görebilmek

    Gözünü açıp kapayana kadar kaybolmuştu esrarengiz büyücü ... . Hızlı adımlarla köyüne

    vardığında gördüklerinin bir hayalden ibaret olduğunu düşündü... Gördükleri gerçek

    olamayacak kadar korkunçtu . Bunları ailesine anlatmamaya karar verdi . Fakat hayal sandığı

    kadim gerçeklerin hayatını değiştireceğinin farkında bile değildi...

    "Geyik vurabildin mi?" diye soru babası. Artık 60'lı yaşlarına gelmişti ve bu da insanlar için

    oldukça yüksek bir yaştı. 30'lu yaşlarında olan Aegron ise 18 yaşında bir insan gibi

    görünüyordu.

    "Hayır, baba. Birini takip ettim ama elimden kaçtı." Babasının hayal kırıklığı yüzünden

    okunuyordu. Uzun süredir iyi bir yemek yiyememişlerdi çünkü tahta yeni geçen kral

    tarlalarına el koymuştu. Aegron'un annesi ise yıllar önce onları terketmişti ve şu anda uzak bir

    yerde diğer elflerin arasında kaliteli elf şarapları içerek yaşıyordu.

    "Merak etme baba, yarın yine ormana gideceğim ve bu sefer söz veriyorum ki bir geyikle

    döneceğim." dedi Aegron.

    Babasına verdiği sozu yerine getirmek istesede hala içinde büyük bir korku olan aegron ne

    yapacagını tam olarak bilemiyordu. Yaslı babasını üzmek mi yoksa yaratıkların oldugu diyara

    gidip tekrar bir geyiğin peşinden hayatını tehlikeye atmak mı... aegron buna bir çözüm

    bulmalıydı ama ne ? Yaslı babası için herşeyi yapabilirdi babasını bir daha hayal kırıklıgına

    ugratmayacaktı. Bunun içide elinden geleni yapacaktı ölümü söz konusu olsa bile nedense

    artık sadece babasını düşünüyordu bunun dışındaki kavramlar onun için soyut ve önemsiz di

    artık. Annesi ise içinde sakladıgı büyük bir acıydı. Cesaretini toplayıp kararını vermişti.

    Sefalet içindede olsa yarın akşam yemeklerinde geyik olacaktı. Bu düşünceler içinde kendini

    uykunun derinliğinde buldu. Sabahın gozunun acıtan ilk ışıklarıyla uyasndıgında fikri

    degismis deildi....

    Hemen kalktı giyindi yayını ve sadağını alıp dışarı çıkmak üzereyken babasına tebessümle

    baktı ama bunun onun babasına son bakışı olacağını kim bilebilrdi ? Geçen günkü yolunu

    izledi ,yürüdü yürüdü fakat önüne ne bir geyik ne bir tavşan yada herhangi bir canlı

    çıkmıyordu, sanki ormanın ruhu çekilmişti , hiç bir canlı varlıktan işaret yoktu... Aklına dün

    gördüğü yaratıklar geldi...Bir an geri dönmeyi düşündü ama bir söz vermişti bu gün babasına

    o geyiği getirecekti ...Kendinden emin bir şekilde yola dewam ederken bir çıtırtı duydu

    .Ağaçların arasında hareket eden bir şey vardı...

    Korkuyla o yöne yöneldi. Hayalinde gorduunu sandıgı adam oradaydı. Ona sessiz olmasını

    işaret etti. Nedenini bilmediği bir sebepten sessiz kalmak aegron a gore deildi. Ve yüksek bir

    sesle neden diye sordu. Adam Sussss desede aegron ısrar etti. Adam kaç diye bağırınca

    aegron bir şeylerin ters gittiğini anladı. Arkasına döndüğünde onu bekleyen iki yaratıkı hesaba

    katmamıştı. Var gücüyle koşuyordu Aegron. Adam elindeki asayı yere vurdu ve Aegronu

    sıkıca tuttu. Aniden kendilerini başka bir yerde buldular. Burası adamın barınağıydı. Aegron

    ne diyeceğini bilmiyordu. Adam ona senin derdin ne diye sordu. Aegron ise asıl senin derdin

    ne bana yaratıkların orda oldugunu soyleyebilirdin dedi. Adam iki minator un yanında bunu

    nasıl yapacagını aegrona sordu. Aegron haksız oldugunun farkındaydı. Adamda peki sen

    kimsin dedi. Adam tekrar bunun onemsiz olduğunu soyledi. Aegron ısrar edince

    anlattı...................

    minator bolgesinin koruyucusu olduğunu soyledi. Aegron çok şaşırmıştı:

    -Bu yaratıkları korumak mı? çıldırmış olmalısın bunlar seni gorseler canlı canlı yerler niye

    sana zarar vermek isteyen yaratıkları koruyorsun bir anlam verebilmiş değilim.

    Adam hafif gülümseyerek Aegron a :

    -Onlar beni değil iki gündür seni öldürmeye çalışıyorlar onlara yem getirdiğimi zannedip

    seni yakalmaya çalıştılar. Bugünde onlarlan oyun oynuyorum sanmış olabilirler.

    Aegron şaşırmış bir şekilde adama bakarak:

    -bunlara inanmamı beklemiyorsun değil mi dedi. Adam:

    -Gel benimle sana bunu kanıtlayabilirim dedi

    Ve birlikte yola koyuldular. Ormanın ortalarına kadar gelmişlerdi.Aegron git gide içinde

    artan korkuyu durdurmaya çalışsada korktuğu yüzünden çok net belli oluyordu zaten.Bu

    korku bir süre daha devam etti taki minatorlar gözükünceye kadar. Yaklaşık 25 30 tane

    minatorun olduğu büyük bir yuvaya gelmişlerdi. Adam Aegronun şaşkınlıkları içinde onların

    çıkardığı gibi garip bir ses çıkardı ve tüm minatorlar adamın etrafına toplandı. Hepsi

    Aegron u yemek için can atıyor gibiydi. Adam onlara kendi dillerinde onun dost olduğunu

    açıkladı. Minatorlar Aegronu yemek listelerinden çıkarmışlardı artık.Aegron garip bir

    şaşkınlık içinde adama:

    -Bu nasıl olur yani bennn anlayamıyorum sen kendinden katlarca büyük bir minator

    sürüsüne nasıl soz geçirebiliyorsun diye sordu.

    Adam gülümseyerek:

    -Onlarla aramızda bir bağ var. Bu bir sihir gibi. Ben onların kurallarına uyuyorum onlarda

    benim. Bu kadar basit. Direnişcilerin halkı yağmaladıkarı zamnlarda direnişcileri toprak

    vaadiylen buraya getirirdim ve onları minator arkdaşlarıma birer kurban gibi sunradım.

    Aramızdaki dosluk boyle basladı tam olarak sonra da devam etti. Neyse bunlar uzun

    hikaye. Sen dün bu yaratıkların burda olduğunu ogrendiin halde bugün neden burdasın

    seni baygın bir şekilde koyune bıraktım ve bir daha gelicegini hiç sanmıyordum açıkcası

    dedi.

    Aegron:

    -Babama verilmiş bir sozum var bu aksam geyik eti yiyeceğiz bu ne pahasına olursa olsun

    olacak ben gitmeliyim dedi.

    Adam Aegron a yardımcı olabileceğini soyledi e birlikte oramnda avlanmaya çıktılar şanslı

    olduklar için iki geyik avladılar ve aralarında paylaştılar. Aegron babasına vermiş olduğu

    sozu gerçekleştirmenin verdiği mutlulukla evine giderken adamda yalnızlık barakasına geri

    dondu.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteMSN Messenger
    Aegron Linwelin
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 18, 2007
    Posts: 2614
    Location: Bursa

    PostPosted: Sat Nov 29, 2008 8:59 pm Reply with quoteBack to top

    Yorum ve Eleştirilerinizi yazarsanız sevinir ozellikle eksik oluum yonlerimi yazın ki kendimi

    geliştirmeme ve daha ii oykuler yazmama yardımcı olun. şimdiden Çok Sağolun....
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteMSN Messenger
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.31 Saniye