Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: etygad
    Bugün: 0
    Dün: 2
    Toplam: 33898

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 310
    Üye: 0
    Toplam: 310

    FrpWorld.Com :: View topic - 10 kasabanın eskiden olduğu yerde.
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     10 kasabanın eskiden olduğu yerde. View next topic
    View previous topic
    Post new topicThis topic is locked: you cannot edit posts or make replies.
    Author Message
    Horcoel_Baator
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Oct 22, 2004
    Posts: 673
    Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..

    PostPosted: Sun Apr 10, 2005 3:11 pm Reply with quoteBack to top

    ''Işık ve karanlık Nimarien..Tarafsızlık ise..''Susmuştu Lord Thornan bunları sarı saçlı gence doğru fısıldarken..Ellerini arkasında bitiştirip pencere kenarına gitti..Genç şu anda arkasındaydı..Dışarıya bakarak devam etti sözlerine..Oğlu bildiği gencin onu dinlediğiniden emindi..''Sen tarafsızlığa ait değilsin..''diye devam etti..İç çekti ve duraksadı..''Çnünde iki yol var yavrum..Hepimize sunulan yollardan farklı iki yol..''

    Thornan bunları söyledikten sonra yavaş ve emin adımlarla arkasına döndü ve önünde duran gence baktı..Mavi gözlü kısa sarı saçlı çocuk asil bir ifade ile kendisine bakmaktaydı..Çıt çıkarmamıştı..Gözleri şömine ateşinde yeşilimsi bir ifade alıyor..Asaletine asalet katıyordu adeta..Thornan gülümsedi..

    ''Seçimini yap..''demişti yüce şovalye Thornan sarışın çocuga..''Işık sana huzuru ve bilgeliği getirir..Karanlık ise gücü ve ölümü..şu ana kadar bile birçok şey yaşadın Nimarien..İki tarafıda gördün..Karanlık senden geçmişini çaldı..Işık ise sana geleceğini verdi..Biliyorum bu kararı verecek olan sensin..Ve gene biliyorum..Sana olan babalık görevimi bitirmek üzereyim..Ama sana birşey diyeyimmi çocugum..Karanlık denen illet senin içinde barınmıyor..Barınamıyor...Aileni kaybettiğin o köye geldigim anda görmüştüm gözlerinin içindeki saf ışığı..Ve burada geçirdigin zaman boyunca..''şovalye gene gülümsemişti..''İnsanlara yardım edecegim diye başına açmadıgın bela kalmadı..''Gülümsemesi gittikçe artmıştı bunları söylerken şovalyenin..Ardından sustu ve Nimarien isimli yarı elfe doğru bakmıştı..

    Yarımelf ise..Sadece gülümseyip şovalyeye sarılmıştı..Yolunu biliyordu..Başını babası bildiği şovalyenin omzuna yaslarken ışıldayan gökyüzüne baktı..Tüm bu renkler..Tüm bu canlılık..Ne kadar güzeldi..Ne kadar güzel..

    ''Yolumu biliyorum..'' dediğini hatırladı Nimarien..

    .......................................................................................................

    ''Yolumu biliyorum..''dedi Horcoel kendi kendisine..''Yolumu biliyorum..''

    Horcoel Silverhorn ile ilerlerken arkasında bıraktığı kızın ona iyi şanslar dediğini duyunca tüm aklını bir hüzün tabakası kapladı..Ya kızı bir daha göremeyecekseydi..Düşündü..Neden bu kız bu kadar önemliydi Horcoel için..Bu hissettikleri nelerdi..Hisleri..Hiç yaşayamadıgı bu hisler..Horcoel kendisine kızarak başını sağa sola salladı..Kızı düşünüyordu..Ancak yapılması gereken yapılmalıydı..Olması gereken olmalıydı..İnsanları düşündü şovalye..Aklından Lord Thornanın öğütlerini geçiriyordu bu sırada..

    ''Işığın yolu merhamet ve fedakarlık gerektirir..Karanlığı karanlıkla yenemezsin..Ona bu karanlıgın aksini göstermelisin..Işığı göstermelisin..Işık ise ancak kalbinin ve merhametinin gücü ile olur..Ve bazen bunlar için fedakarlıklar yapman gerekir..Başkalarının yaşamı için belkide en çok sevdiğin şeylerden vazgeçmen..''

    Horcoel atını hızla kızıllıgın içine sürmeye devam etti aklından bunlar geçerken..Sol elini yumruk yaptı ve yüz kasları kasıldı..''Ne bekliyorsun..''diye düşünüyordu şovalye..''Hem bu duygularına karşı alacagın cevabıda bilmiyorsun..Hem tehlike..Evet diyecek olsada onu tehlikeden uzak tutmalısın..Thornan ın dediği gibi..Fedakarlık yapmalısın..İnsanların ve onun hayatı için a...''Düşünceleri duraksadı paladinin..Sesler kesmişti düşüncelerini..Bu sırada arkasından işittiği sesler..Atı ilerlerken başını hızla arkasına doğru çevirdi ve Oren inananı elfinda onunla beraber oldugunu farketti..

    ''Nimarien Celeb'thalion..''diye fısıldadı elfe..''Ama insanlar arasında Horcoel Baator olarak tanınırım..''Atını biraz yavaşlattı ama yoluna devam etti..Bir yandanda seslenmeye devam ediyordu..

    ''Yoldaş bu civarlarda yüklü bir negatif enerji algılıyorum..O kadar yüklü bir enerjiki..Kasabaya zarar verecek birşeyse onu bulup durdurmalı..Ve gerekirse insanları uyarmalıyız..''

    Horcoel bir an için nöbetçileri tekrar alarma geçirmeyi düşündü..Ardından kafasını sallayarak vazgeçti..

    ''Ve Oren inananlarınıda..''dedi Elfe doğru..Ancak kızı tehlikeden uzak tutmak için yanına çağırmamıştı..''Neyse..''Diye devam etti sözlerine..''Devam edelim ve şu enerjinin kaynagını bulalım..Gerisini bulduktan sonra düşünürüz..''

    _________________
    ''No matter what I do, no matter how hard I try,
    the ones I love will always be the ones who pay..''
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Slach
    Gölge Ustası





    Joined: Nov 13, 2004
    Posts: 759
    Location: EskiÅ?ehir

    PostPosted: Sun Apr 10, 2005 4:37 pm Reply with quoteBack to top

    Slachın ormanda dolaşmak için çıkmıştı. Horcoel yapması için yada ihtiyaçları olan bir şey söylememişti. Belki Horcoel Slach a güvenmiyor olabilirdi fakat oda haklıydı böyle bir durumda kime güvenilebilirdi ki. Karnının acıkmış olduğunu fark etti. Uzun bir yoldan geliyordu yorgunluk bir şey değildi fakat bir az da olsa bir şey yemesi gerekiyordu. Orman yiyecek bulabileceği en iyi yerdi.

    Biraz ilerledikten sonra güzel bir geyik gördü. Hemen okunu çıkardı. Sonra indirdi canlı bir şeyin canını o an yakmak istemiyordu. Geyiğin masumiyeti de bunu yapmasını engellemişti. Hem yemek için onu pişirmesi gerekecekti. En iyi yenilebilecek otlar bulmalıydı. Yenilecek bir bitki bulmak kafasını yere indirdi yerde tanıdığı yenilebilcek bir bitki gördü. Bir tür havuçtu. Bitkinin kökü yeniyordu. Bitkinin toprak üzerinde kanan kısmını tuttu ve çekti. Güzel ve tam olarak yetişmişti. Birkaç adım ilerisinde bir tane daha vardı. Birkaç tane daha buldu. Bir taşın üzerine oturdu ve matarasındaki su ile hepsini yıkadı. Yemeye başladı. Hepsini yedi karnını doyduğunu fark etti. On kasabaya bir şarkı söyleyerek yavaş yavaş yürümeye başladı.

    On kasabada Horcoel ile konuşmak istiyordu. Ona güvenlik sorunu konusunda birkaç soru soracaktı. Biraz araştırmadan sonra Horcoeli buldu. Yanında bir elf vardı. Konuşmalarını bölmek istemiyordu. Horcoelin yakınında durdu ve öksürdü dikkatini çekmek istiyordu.

    _________________
    Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı Å?amatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's website
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sun Apr 10, 2005 5:52 pm Reply with quoteBack to top

    Raych at sesleri duyuyor gibiydi. Oren şovalyeleri geliyor olmalıydı. Bunun iyi bi şey mi kötü bi şey mi olduğunu bilemiyordu Raych.. Efron şovalyelerin tanrısına karşı çıkmıştı öyleyse. Oren iyi bir tanrıysa bunu bağışşlamalıydı ama öyle miydi? Bir defa daha Orene ilişkin şüpheleri canlandı. Çok derinlerde ne olduğunu anlamadığı bir şeyler vardı. Ama şimdi bunları düşünmemeliydi. Efron ona yardım edebilecek cesur adam.. O tehlikede gibiydi. şovalyeler atlarıyla geleceklerine göre kama şansı yoktu. Çyle ise bir tehlike oluşursa elinden geldiğince hızlı onların zayıf yanlarını arayacaktı. Yine de zor durumda kalmadıkça harekete geçmemeliydi... Efron un hayatı ciddi bir şekilde tehlikeye girmedikçe..

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Illyra
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jan 25, 2005
    Posts: 2113
    Location: Duskwood

    PostPosted: Mon Apr 11, 2005 4:20 pm Reply with quoteBack to top

    genç kız çadırda oturmuş, gözlerini bir noktaya sabitlemişti. botundaki fırlatma bıçaklarından bir çiftini çekmiş oynuyordu. içinde merlias ın öldüğü gün olduğu gibi tehlike ve sıkıntı hissi vardı.
    "bundan nefret ediyorum" diye mırıldandı.
    horocel an onun arkasından gitmei düşünüyordu. kendiside peşlerinden gitmek istedi. ama ona parşömeni vermişti. eğer bir tehlike varsaydı ya burada kalması gerekliyseydi....
    sonra dayanamdı ve parşömeni açtı, sakince okudu
    ' Arkamızda benim sana anlattığım şovalye yani vampi bizim arkamızdan geldi. Kervana doğru gidiyordu... şu an geri dönemem korumam gereken bir kervan var... Dikkatli olun o bir vampir.
    Kasabaya gelenlere lütfen dikkat et. Biliyorsun ki bu adamda kasabaya gelip yardım tekilifinde bulunmuştu. Lütfen herkeze karşı şüpheli ol. Orenin Kutsaması üzerinde olsun.
    Alfred Coldsword"
    hala görünüşü değişmemişri "bir vampir" diye mırıldandı. "kesinlikle burada kalmaylıyım ama horocel lütfen lütfen sen geri dönmelisin, merlias lütfen kaderim senin gibi olmasın, lord oren lütfen onun ölmesine izin verme nedensiz bir şey ama ona bir şey olmasını istemiyorum". sonra sustu ve elindeki iki bıçağı yere sapladı. "uzun bir zaman geçekcek" dedi "uzun bir zaman.........."

    _________________
    Image
    Back to top View user's profileSend private message
    Raistlin
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: May 26, 2003
    Posts: 5819
    Location: Cehennem

    PostPosted: Mon Apr 11, 2005 4:38 pm Reply with quoteBack to top

    "Seni öldürecek Efllaa.... Seni paramparça edip öldürecek... O bir cani... Kaç ondan... Benimle gel... Seni öldürmeye geliyor Eflaaa.... Ormana kaç Eflaa....."

    Ephron tepkisiz bir şekilde duruyor hiç bir şey yapmıyordu.

    ____________________________________________________________

    şovalye Horcoel korkunç auraya dayanmaya çalışarak ilerledi ve ormana gittikçe yaklaştı. Yaklaştıkça kızıl auranın yayıldığı şekli seçmeye başlamıştı. Bu sabahten beri konuştuğu büyücüden başkası değildi. O garip tartışmaları çıkaran adamdan yalnızca yaratılışın en büyük kötülüklerine ait olabilecek bir aura yayılıyordu.

    _________________
    That which doesn't kill you, makes you stronger
    Only God should have this power
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Mon Apr 11, 2005 6:13 pm Reply with quoteBack to top

    Raych arkasından seslerin yaklaşmasını dinlemeye devam etti. Efron öylece duruyordu... Belki de bir planı vardı. Böyle durduğuna göre zamanını bekleyen bir büyücü olabilir belki diye düşündü Raych.. Yine de emin değildi. İçinde kötü bir duygu vardı. Sanki bir şeyler yanlış gidiyormuş gibi ama ne ? ? ?

    Oren şovalyeleri içlerinde iyi insanlar vardı. Ama sıraya her girişinde sıradan atılan bir çocuğu en sonunda en önden bir şeyler almaya çalıştığı kızan.. ve tehtid eden bir Oren şovalyesini de görmüştü ( RP Dışı not: Söz konusu tehtid muhtemelen ciddi olmayan bir korkutmaydı ama Raych bunu anlayamadı )

    Emin değildi .. İçlerinden iyi olanlar da vardı. Hatta birisi bir gün başını okşamış ve nasıl olduğunu sormuştu ama öksüz olduğunu bilse aynısını yapar mıydı acaba? ? ?

    Bir de başka bir huzursuzluk vardı hissettiği. Aslında bu birbirini tanıyan iki dostun karşılaşması da... Ama bir şeyler kötü gidiyor gibiydi. Raych Efrona soran gözlerle baktı. Sonra eğilip sessizce birkaç taş parçası aldı. Bir şovalyeye karşı pek bir anlamı yoktu yine de belki bir işe yarar diye düşündü Raych.

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Raistlin
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: May 26, 2003
    Posts: 5819
    Location: Cehennem

    PostPosted: Sun May 01, 2005 10:16 am Reply with quoteBack to top

    Rhonin wrote:
    Etrafta bir nöbetci gördü ve ona " Merhaba...Ben Yüce Oren'in tapınağından geliyorum ve acilen Horcoel'i bulmalıyım ona mesaj getirdim...Ona özel bir mesaj getirdim...Rica etsem nerede olduğunu söyleyebilirmisiniz..." dedi ve soluklandı daha sonra adamdan gelicek cevabı bekledi...


    Nöbetçi Vladhek'i şöyle bir süzdü fakat Lord Oren'in amblemini görünce şüphelerinden kurtularak, "Benimle gelin..." diye belirtti.

    Nöbetçi bir kaç kişiye Horcoel'le ilgili sorular sorarken sonunda bir çadıra yöneldi. Çadırı bulduklarında karşılaştıkları bir kaç kişi, nöbetçi ile birbirine pis pis gülümsemişti.

    On kasaba askeri çadırın dışından kuvvetlice bağırdı:
    "şovalye Horcoel, tapınağınızda bir haberci geldi..."

    _________________
    That which doesn't kill you, makes you stronger
    Only God should have this power
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Squan
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Jun 09, 2004
    Posts: 557

    PostPosted: Sun May 01, 2005 11:23 am Reply with quoteBack to top

    Reltar squan ın atıyla ilgilenirken cücenin geldiğini fark etmemişti.Karnındaki yarası ve squan ın acısı baya ağır gelmeye başlamıştı sanki.Ardından ölülerin taşındığı arabanın yanında olduğunu fark etti.Squan ı oraya koymamıştı.Onu yanından ayırmıyordu.Cücenin sözlerine katılarak başını hafifçe salladı.Hepsi huzur içinde yatmalıydı.Çünkü hepsi emek harcamıştı bu kervan için.
    Ardından cücenin sorusunu duydu."Gayet iyiyim."Hafif bir tebessüm etti.Göz altındaki kırışıklıklar daha fazla buruşmuştu."Sadece kardeşime bakıyorum.Onun elimden kayıp gitmesine..."Elini aklaşmış saçlarının arasında gezdirerek sinirlerini yatıştırmaya çalıştı. Hayatı hep böyle sıkıntı ve sitreslemi geçecekti.
    "Ama biraz dinlenebilirim.Müsade var mı?Eğer varsa kardeşime ve atıma bakabilir misin?"
    Reltar biraz kafa dinlemesi lazımdı.Herşey üst üste geliyordu...

    _________________
    Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliÄ?ini ölçmek ve kendini o boÅ?luÄ?a bırakmaktır.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Raistlin
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: May 26, 2003
    Posts: 5819
    Location: Cehennem

    PostPosted: Sun May 01, 2005 12:20 pm Reply with quoteBack to top

    şovalye sonunda bir çok hasta kişinin öksürükleri ve hırıltılı nefesleriyle dolu çadıra vardı. Uyuklamakta olan rahibelerden biri yanına yaklaştığında adam elliyle dur işareti yaparken
    "Kendinizi yormayın rahibe, sadece uyuyacak bir yatağa ihtiyacım var..."

    Kaıdn şaşkınlıkla şovalyeye bakakaldı. "Size başka bir çadır ayıralım efendim, bu insanlar çok hasta, sizin de hastalanma riskiniz avr. Hem sizi gibi bir şovalyenin bu hasta çadırında ne işi var?"

    Cervantes gözlerini kapatıp uykunun hayallerini kurmaya çoktan başlamıştı. Yüzünde bir gülümseme oluştu: "Ben bu insanların yanında olmazsam gözüme uyku girmez kız kardeş. Onların yanında hasta olacaksam razıyım..."

    Rahibe ağzını bir kez daha açmaya yeltendi fakat şovalye çoktan boş bir yer yatağına yönelmişti. Hasta bir kadının yanına yattı. Kadının ciğerleri sıvı dolmuştu belli ki, çok zor ve hırıltılı nefes alıyordu. Adam yatağa yattı ve kadının elini tuttu.

    "Korkma kardeşim... Her şey çok daha iyi olacak..."
    Aklında kalan son büyüyü düşündü. Kadına biraz yardımcı olabilirdi belki ya da kısa bir süre iyi hissetmesini sağlayabilirdi...
    "Adalet'in efendisi bu kuluna dayanıklılık bahşet..."
    *Bear's Endurance*

    ve gözlerini kapadı. Daha nice korkunç kabuslarında tanrısının korumasına sığınacaktı...

    _________________
    That which doesn't kill you, makes you stronger
    Only God should have this power
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Horcoel_Baator
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Oct 22, 2004
    Posts: 673
    Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..

    PostPosted: Sun May 01, 2005 1:11 pm Reply with quoteBack to top

    Horcoel bir duraksayarak hüzünlü bir ifade ile kızın elinden aldı parşomeni ve katlayarak kemerine sıkıştırdı..''Hayır ladyım..''dedi hüzülü ifadesine devam ederek..''Dargın ifadem sizin yüzünüzden değildi..''dedi bozuk bir ifade ile..şu sıralar kafam gerçekten çok karışık..Sadece..Sadece düşünüyordum ki..

    Horcoel ardından tekrar başını yere doğru çevirdi..Kızın saçlarının yüzüne vurdugu anda hissettiği o kokuyu ve o duyguyu düşündü o sırada..Sevmek diye düşünebildi kararsızca..Yaşayan herhangi bircanlıyı sevmek gibi değildi bu sevmek..Değer vermek düşünmekti..Bakmak hissetmekti..Ve yeri geldiğinde geri çekilmesinide bilmekti..Uzun sarı saçları eğik başının önünden asaletle yere doğru uzanırken ''Söylemesi öyle zorki..''diye fısıldadı..Ya eğer söylerse ve kendisinin yüzünden ona birşey olursa..Onu da bu tehlikeyemi sokacaktı..Hüzünle dona kaldı şovalye..Ve hiçbirşey yapamamanın verdiği sinirle yumruklarını sıktı..Kafasını kaldırıp bir an kıza tekrar baktı..O yere bakarken kız üzerine dar bir kazak giymişti ve vücut hatları belli oluyordu..Paladin utanarak başını sağa çevirdi bu sırada..Kızın gerçektende Oren in cenneti kadar güzel oldugunu düşünüyordu..Kutsal bir güzellik..Ne kadar tatlı bir gülümsemesi vardı..Kızın gülümsemesini düşündügü zaman paladin kalbindeki saflığın arttıgını hissediyordu..Işığına ışık katıyor ve dünyadaki güzellikleri ona anlatıyordu bu güzellik..Onun uğruna her şey ile savaşabileceğini hissetti..Ve diyarda yaşayanları düşündü..Onlarında birbirlerine duydugu bu sevgiyi hayal ettikçe insanları koruma arzusu artıyordu paladinin..Bir an gülümsedi..Ve utancını yenerek kıza bakmaya başladı..Düşünüyordu..Sadece düşünüyordu..

    Keşke ona karşı hissettiklerini söyleyebilseydi..

    Raistlin wrote:


    On kasaba askeri çadırın dışından kuvvetlice bağırdı:
    "şovalye Horcoel, tapınağınızda bir haberci geldi..."


    Horcoel bu ses yankılanırken kıza tam birşeyler söylemek üzereydi..Agzı havada asılı kalan şovalye güç bela konuşabildi..''Beni çağırıyorlar Ladyim..''dedi üzgün bir ses tonu ile..Ardından hissettiklerini belli etmemek için asalet ekledi ses tonuna ama sesi gıcık yaparak değişince sesini kasarak değiştirdiği belli olmuştu sanki..''Kervandan olmalı..''dedi..Arkasını dönerek asil bir haraketle mavi pelerinini dalgalandırarak iki adım attı ve ardından duraksadı..Başını arkada duran kıza doğru çevirerek seslendi..

    ''Sanırım Kervanı karşılamamız gerekiyor..''dedi yarım yamalak gülümseme ile..''Geliyormusunuz..''diye tamamladı sözlerini..Kıza birkaç saniyeden fazla bakamıyordu şovalye..Utanıyordu..Kız..O kadar güzel ve tatlı idi ki..Kalbindeki tüm saflığı ortaya çıkarıyordu..

    _________________
    ''No matter what I do, no matter how hard I try,
    the ones I love will always be the ones who pay..''
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Sylvos
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Nov 21, 2004
    Posts: 1073
    Location: Darkon

    PostPosted: Sun May 01, 2005 1:35 pm Reply with quoteBack to top

    Habormm yüzünde şaşkın bir ifadeyle Reltar'a baktı..Kardeşi ölmüştü!Bunun çok büyük bir acı olduğunu hissedebiliyordu ama.Onun hiç kardeşi yoktu.Ama nedense bu acıyı alglayabiliyordu..
    "Seni çok iyi anlıyorum Reltar..Her ne kadar bu duyguyu hiç yaşamasamda.Yeri cennet olacaktır.."
    Elini Reltar'ın omuzuna koydu..
    "Kervan benim denetimimde..Cerantes dinlenmeye gitti.Ama ben kardeşinle yeteri kadar ilgilenebilirim sanırım"ata doğru bakarak ekledi"Ve atına.."

    Sonra etrafa bakarak bir nöbetçiyi çağırdı:
    "Bana Sir Horcoel 'i bulup getirin.."dedi ve ölü şovalyelerin cesedinin yanında durdu, aynı zamanda kervanı denetliyordu..

    _________________
    -I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVÄ°L!!
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailMSN Messenger
    Raistlin
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: May 26, 2003
    Posts: 5819
    Location: Cehennem

    PostPosted: Mon May 02, 2005 1:00 pm Reply with quoteBack to top

    Nöbetçi selam vererek hızla koşturarak uzaklaştı... Yaklaşık aynı anda Horcoel'in çadırının önüne vardığında, başka bir nöbetçinin de Horcoel'e bir ziyaretçi geldiğini söylediğine tanık olmuştu.

    Bir anda şaşkınlıkla donakaldıktan sonra diğer nöbetçiyle bir şeyler konuşmaya başladı...

    _________________
    That which doesn't kill you, makes you stronger
    Only God should have this power
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Raistlin
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: May 26, 2003
    Posts: 5819
    Location: Cehennem

    PostPosted: Mon May 02, 2005 1:02 pm Reply with quoteBack to top

    Nöbetçi selam vererek hızla koşturarak uzaklaştı... Yaklaşık aynı anda Horcoel'in çadırının önüne vardığında, başka bir nöbetçinin de Horcoel'e bir ziyaretçi geldiğini söylediğine tanık olmuştu.

    Bir anda şaşkınlıkla donakaldıktan sonra diğer nöbetçiyle bir şeyler konuşmaya başladı...

    _________________
    That which doesn't kill you, makes you stronger
    Only God should have this power
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Raistlin
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: May 26, 2003
    Posts: 5819
    Location: Cehennem

    PostPosted: Mon May 02, 2005 1:03 pm Reply with quoteBack to top

    Nöbetçi selam vererek hızla koşturarak uzaklaştı... Yaklaşık aynı anda Horcoel'in çadırının önüne vardığında, başka bir nöbetçinin de Horcoel'e bir ziyaretçi geldiğini söylediğine tanık olmuştu.

    Bir anda şaşkınlıkla donakaldıktan sonra diğer nöbetçiyle bir şeyler konuşmaya başladı...

    _________________
    That which doesn't kill you, makes you stronger
    Only God should have this power
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Illyra
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jan 25, 2005
    Posts: 2113
    Location: Duskwood

    PostPosted: Tue May 03, 2005 3:52 pm Reply with quoteBack to top

    Illyra, herzamnaki soğuk tavrı ile sadece başını evet anlamında salladı. konuşmadı, hızla çadıra doğru koştu, koşarken iki ıslık çaldı, finney de yerinden fırlayarak onu takip etmişti. çadırın içine dalarak öreme zırıhını kazağın üstüne giydi ve kılıcını yastığının altından alarak beline taktı. "ben bir şöavlyeyim" diye düşündü "insanların arasında zırhsız ve kılıçsız dolaşmam hiçte yakışık almaz".
    çadırdan dışarı çıktı. finney onu bekliyordu. soğuk ve zarif bir hareketle finney in üstüne bindi ve gitmek için horocel e bekmaya başladı....

    _________________
    Image
    Back to top View user's profileSend private message
    Display posts from previous:      
    Post new topicThis topic is locked: you cannot edit posts or make replies.


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.48 Saniye