Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: Shatargat
    Bugün: 0
    Dün: 0
    Toplam: 33538

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 254
    Üye: 0
    Toplam: 254

    FrpWorld.Com :: View topic - AZALİN 'İN TAHTI(RP Ekranı)
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     AZALİN 'İN TAHTI(RP Ekranı) View next topic
    View previous topic
    Post new topicThis topic is locked: you cannot edit posts or make replies.
    Author Message
    Eldarin_






    Joined: Dec 20, 2006
    Posts: -27
    Location: Yolcu

    PostPosted: Wed May 04, 2005 11:16 am Reply with quoteBack to top

    Dhamon un emriyle kara cüppeli Denikron a doğru yönelen Emrahab sopasının alt kısmından şişlerini çıkarmıştı ve doğruca büyücüye doğru ilerlemekteydi.

    Büyücünün cılız sesini duydu ardından.Kendisiyle yüzleşmeyi reddetmişti anlaşılan.İki eliyle tuttuğu şişleri şiddetle büyücünün omzunun üst kısmına geçiriverdi Emrahab.(Denikron -5 hp).
    Bu sırada kendine hakim olamayarak kııkrdıyor bir taraftanda düzensiz olarak ağzından birtakım sesler çıkarıyordu.
    Denikron omzuna giren şişin acısıyla ani bir çığlık patlatıverdi.Başına üşüşmüş mezar kokulu mahlukatsa delicesine kahkahalar atıyordu.Ayaklarını Denikron un üzerinde bağdaş pozisyonuna getirmişti.Gerçekten dehşet uyandırıcı birisiydi bu soytarı...
    Diğer kaos askerleri de dikkatle kendisini izlemekteydiler ve her an saldırmak için hazırdılar...

    Dhamon odanın öbür tarafına doğru seğirmişti.Kırık kapının ilersinde tozlarla çevrelenmiş bir salon görünmekteydi.Hafifçe karanlık salonu izlemeye koyuldu.

    Cesetler...onlarca, onlarca ceset karanlık salonu doldurmuş gibiydi.O kadar keskin o kadar keskindi ki yayılan koku bir ölümlünün burada bir dakika bile geçirmesi tehlikeliydi.Kırılmış kapının üzerinde garip bir rünik sembol vardı fakat Dhamon bunun ne anlam ifade ettiğini hiç anlayamamıştı.

    Tam olarak nerde olduklarını bilmiyorlardı.Dhamon dikkatle etrafı dinlemeye başlamıştı.İlerideki salondan hiçbir ses gelmiyordu.zeminin tamamı tozlar kayalıklar ve örümcek ağlarıyla çevriliydi ve yürüyüşü büyük ihtimalle zorlaştıracaktı burada...

    Ve yukarıda ,çok daha yukarıda seslerin yükseldiğini işitiyordu Dhamon.

    Çığlıklar...Delicesine çığlıklar...

    Karanlık odanın ileriki ucunda ise tozların üzerini neredeyse kapladığı bir sandık görülmekteydi.Ve dikkatle bakıldığında sandığın hemen yanında bir odanın daha olduğu görülebilirdi.
    Kapının Dhamon a sağladığı görüş alanı bundan ibaretti...

    _________________
    Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülükleri site yönetimindedir
    Back to top View user's profileSend private message
    Eldarin_






    Joined: Dec 20, 2006
    Posts: -27
    Location: Yolcu

    PostPosted: Wed May 04, 2005 11:25 am Reply with quoteBack to top

    Efla tamamitle toprak olan zindanın çehresini izlerken diğer taraftan da Starfall ve Thor un gelmesini beklemekteydiler.

    Hiçbir belirti görülmedi...Starfall yukarıda yaptığı ışık büyüsünden sonra Andero ve Efla nın verdiği emirlere hiçbir tepki vermemişti anlaşılan.Aynı durum Thor içinde geçerliydi besbelli.

    Bir zindanın iç kısmındaydı kaos ekibi.4 metreye 4 metrelik bir zindanın içersinde.sağa ve sola baktıklarında çürümüş bedenler yerde yatar vaziyetteydi(kimi cesetler bir insan bedeninden çok daha iri) ve ortalık puslu sisle beraber daha bir farklı görünmekteydi.bulundukları zindanın hemen karşısında bir zindan daha görülmekteydi.Efla nın tahminleri buranın kalenin altkatlarındaki zindanlar olduğu yönündeydi.Demirden parmaklıklar pastan ve tozdan tutulamaz hale gelmişlerdi neredeyse.önlerindeki parmaklıklarda onlara geçiş izni verebilecek genişlikteki bir aralık görünmemekteydi...

    Ve yoğun sise dönmüş toprakta gitgide daha ağırlaşıyordu...

    _________________
    Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülükleri site yönetimindedir
    Back to top View user's profileSend private message
    CHANGES
    BaÅ?büyücü





    Joined: Jun 05, 2004
    Posts: 754
    Location: NOWHERE NOW HERE

    PostPosted: Wed May 04, 2005 11:54 am Reply with quoteBack to top

    Ağırlaşan ceset kokusu Brenne için bir tehdit oluşturmuyordu.Ancak kapının tepesindeki sembol,bu sembolün bir anlamı olmalıydı.Zihnini karıştırdı en derinlere sakladığı bilgileri oradan çıkarttı ama hiçbirisi bu şekil hakkında bir fikir bile vermiyordu.Kırık kapı menteşeleri üzerinde eğreti bir şekilde duruyordu ve bu kapıyı her ne kırdıysa muhtemelen içerideki kurbanların tümünün ölümünden de o ya da onlar sorumluydu.Bu sırada büyücünün acı dolu çığlığı yukarıdan gelen çığlıkları bastırdı.Brenne soytarının eğlendiğini biliyordu ve şu an için bununla ilgilenmeyi pek planlamıyordu.Onlarca cesedin arkasında bir sandık bir başka giriş ya da başka bir yere çıkış olabilecek bir kapının yanında duruyordu.
    Zemindeki tozlar ve örümcek ağları çok uzun zamandır burada hareket eden bir şey olmadığını gösteriyordu.Bir süre daha etrafı dinledikten sonra gözlerini çapulcu ve soytarıya çevirdi.Soytarının kendini kontrol edip edemeyeceğini merak ediyordu.Acaba gerçekten rütbesini hakediyormuydu yoksa kendini kontrol edemeyen birisimiydi?

    _________________
    "We were young and unexperienced.We were proud and ready to die for justice.But now it is time to break the chains.Long live Chaos Legion"
    Back to top View user's profileSend private messageMSN MessengerICQ Number
    Andero
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Jun 24, 2004
    Posts: 758
    Location: Ä°stanbul

    PostPosted: Wed May 04, 2005 2:26 pm Reply with quoteBack to top

    Andero, sürekli değişen gözlerine bakarak dinledi Efla'nın sözlerini. Aynı anda, hafifçe başını sallıyordu onaylarcasına.

    - İçerideki durumu bilmiyorum ama dışarıda karşılamaları, içeride pusuya düşürmek dururken mantıksızca olurdu. Her ne olursa olsun, en azından şu sıralar, karşımıza pek bir şeyler çıkmasını beklemiyorum. Sonuçta, sürpriz bir giriş oldu.

    Andero'nun gözleri, yerdeki çukura kaydı. Çukurun içini dolduran sisler, çok yavaşta olsa, yoğunlaşmaya başlıyordu ama hala iki asker yoktu. Andero'nun canı sıkıldı. Zaten az olan sayılarının daha da azalması onlar için hiç de iyi olmazdı.

    Andero, etraftaki cesetlere göz gezdirdi. İnsanlar, elfler ve ne oldukları anlaşılmayan daha nice şey... Azalin'in inananları, işlerini iyi yapmışlardı. Parçalanmış bedenlerin sahip ruhları hala etraflarında mıydı bilinmez, ama bu bedenler, zaman içinde çürüyerek, daha uzun süre burada kalacaktı.

    Bakışlarını tekrar yerdeki çukura yöneltti ve;

    -Burası ne kadar açık kalır? diye sordu Efla'ya.

    _________________
    Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
    Back to top View user's profileSend private message
    Efla
    Site Admin
    Site Admin





    Joined: Apr 10, 2004
    Posts: 3916
    Location: Ankara

    PostPosted: Wed May 04, 2005 2:50 pm Reply with quoteBack to top

    Umarım süpriz olmuştur diye geçirdi içinden. Bir yandan tüneli diğer yandan etrafı süzüyordu. Bir an önce gelmelerini umuyordu. Boşuna vakit harcıyorlardı. Bir süre daha gelmezlerse bu konuda birşey yapmaları gerekebilirdi.

    -10 dakika dan fazla açık kalacağını tahmin ediyorum. Ama emin olamayız. Kısa bir süre içinde gelmezlerse. Bunun için iyi bir nedenleri olmalı. Değerli vaktimizi harcıyorlar...

    Diğerlerini geride bırakıp gitmek Efla'nın içinden gelmiyor değildi. Fakat bu mantıksız olurdu. Olabildiğince kuvvetli gitmelilerdi. Bu yüzden elinde kalan son adamları korumalıydı. Bu sabırsız bekleyişi sürdürdü.

    _________________
    Chaos is the law of nature,
    Order is the dream of man.
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's website
    Fallen
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Jul 04, 2004
    Posts: 1054
    Location: Ä°zmir

    PostPosted: Wed May 04, 2005 3:20 pm Reply with quoteBack to top

    Malhevian sarhoş gibi etrafı seyrediyordu.. yaşadığı duyguyu iyi biliyordu.. çünkü daha önce pek çok kez yaşamıştı bunu.. öfkesi onun zayıflığı yada gücüydü bilemiyordu fakat bazen hata yapmasına neden olabiliyordu.. ve kalenin dışından hatırladığı parça parça imgeler.. "hata yaptın" diyordu ona..

    Adrenalin damarlarından yavaş yavaş çekilirken, vücudunu bir titreme sarmıştı, zaten peygamberin verdiği emri uygulayan pek çok asker vardı.. bu sebeple olduğu yerden fazla hareket etmemiş, sadece tehditkar bakışlar yollamakla yetinmişti büyücüye.. ve midesi.. başıda dönüyordu, insan kanının zayıflıklarıydı bunlar.. birazdan geçecekti belki.. ama şu an için dayanılmaz bir hal almışlardı..

    Yarı şeytan yavaş yavaş.. büyücüden uzaklaşmaya başladı.. en yakınındaki duvara doğru yönelmişti.. diğerlerinin onu görmesini istemiyordu.. titreyen ellerindeki kılıcı yere bıraktı.. sonra diz çöküp, böğürerek kusmaya başladı..

    RP DIşI : Buradan Hakan'a teşekkürlerimi sunmak istiyorum, acil bir durum sonucu İstanbul'a gitmem gerekti, bu sırada Malhevian'ı yönlendirdiği için teşekkür ederim, gerçekten okurken büyük keyif aldım, ellerine sağlık Smile

    _________________
    Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Andero
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Jun 24, 2004
    Posts: 758
    Location: Ä°stanbul

    PostPosted: Wed May 04, 2005 3:24 pm Reply with quoteBack to top

    Yeminer'in karanlığı onu sarıyordu yavaşça... Acı, benliğini hapsediyordu o karanlıklara...

    Starfall, yüzüğüne büyüsünü yapıp kendini yüzükten yayılan ışığa verdiğinde kendini daha iyi hissetmeye başlamıştı. Etrafındaki karanlık dağılıyor, ışık bedenini sarıyor, ona geçmişindeki acı hatıraları tekrar derinlere gömmesi için zaman tanıyordu. O lichin yetimhanesine gelişi ne feci bir anıydı öyle. Bir daha böyle bir şey yaşamak istemezdi.

    Yüzükten yayılan ışığın şiddeti ve güzelliği onu cezbetmişti ve ışık biraz azalmaya başlayana kadar etrafına bakmamıştı. Sonunda etrafa göz gezdirmek aklına geldiğinde, etraftaki insanların nerdeyse hiçbirinin orada olmadığı ve kaosun gözü dedikleri şu cüppelinin bir delikten içeri girdiğini gördü. Onun dışında, bu çorak topraklarda, transa geçmiş gibi duran bir savaşçı ile yapayalnızdı. Herkes neredeydi? "şu delikten girmiş olmalılar." diye düşündü. Demekki onlarda oradan girmeliydi.

    Starfall ilerledi ve deliğin ağzına kadar geldi. Savaşçı(dreamshadow), hala orada duruyordu. Acaba o da mı Yeminer'in karanlığıyla boğuşuyordu? Starfall, hala ışık saçan yüzüğünü adamın gözlerinin dibine kadar soktu. Yüksek ışık kuvveti, ister istemez, adamın gözlerinin yaşarmasını ve adamın kendine gelmesini sağladı. Mükemmel güzellikteki elf, askerin elini tuttu ve tünele doğru çekiştirmeye başladı.

    -Hadi! Bak herkes gitmiş. Burada yalnız mı kalmak istiyorsun? dedi ve adamı çekiştire çekiştire tünele soktu.

    Starfall adamı bir süre daha çekiştirdikten sonra tekrar yüzüğünü adamın gözüne tuttu ve adamın kendine geldiğinden emin oldu. Adam nedense kendine biraz kızgın görünüyordu. Nedenini anlayamadı. Ne yapmıştı ki? Sadece kendinde görünmeyen birinin gözüne ışık tutmuştu.

    Starfall arkasını döndü ve kalın sis yığını içinde ilerlemeye başladı. Yüzüğünden çıkan ışık sisleri yarıyordu. Başını çevirip arkasına baktı. Asker, onu takip ediyordu.

    Starfall, sis omuzlarında ağırlaşmaya başlarken, tünelin yükselmeye başladığını ve sonunda da bir çıkış olduğunu gördü. Durdu ve arkasını dönüp adamın elini tuttu yeniden ve tekrar çekiştirmeye başladı.

    -Hadi işte geldik bak. şuradan dışarı çıkıyoruz acele et.

    Zavallı askerin yardıma ihtiyacı vardı nasıl olsa...

    -----------------------------------

    RP dışı: Raistlin'in isteği üzerine yazılmıştır.

    Saygılarımla...

    _________________
    Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
    Back to top View user's profileSend private message
    dreamshadow
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jan 15, 2005
    Posts: 138
    Location: karÅ?ıyaka

    PostPosted: Wed May 04, 2005 5:43 pm Reply with quoteBack to top

    Geçirdiği nöbet sonucu epey kafası karışan Thor sislerin arasında kaybolmuştu sanki. Ama sis hiç bitmiyordu ve hareket edemeyecek kadar sinirliydi. Bu nöbeti böylesi gereksiz bir yerde geçirdiği için kendinden bile nefret ediyordu. Engelleyemediği bu nöbet ona düşünme fırsatı tanımıştı adeta. Bir süre hareketsiz kalmasını sağlayıp öylece duvarda beliren yüzler ve acı çeken bedenlerin arasında kaybolduğunu hissettirdi ona. Ve birden ince bir ses hissetti kulaklarında. O kadar kısıktı ki duyulmuyordu nerdeyse. Ve ses gittikçe gürleşmeye başladı. Hemen ardından nokta halinde yaklaşan bir ışık belirdi gözlerindeki karanlıkta. Sis hala dağılmamıştı. Ve yaklaşan ışıkla güçlenen ses git gide artıyordu. Artık karanlıktan eser kalmamıştı gözlerinde. Thor tam kendini bırakacakken elinde büyük bir sıcaklık hissetti ve kulaklarının duyduğu çınlamalar birden anlamlı cümlelere dönüştü. Bu o yarı melekti ışığın ardından karanlıkta gördüğü ilk şey o olmuştu. Ve sürekli ThorÂ?u çekiştirip duruyordu. Thor takip etmeye devam etti. Yarı melek elini bıraktığı an bir iki saniye düşündü Â?Kendine gel salak herif, sen ne yaptığını sanıyorsun. Toparlan artık ve içerideki yerini al. Savaşıp kan dök. Kendi intikamının hamisi ol ve bu intikamı sadece sorumlusundan değil nefret ettiğin herkesten çıkar.Â? Birden gözlerindeki siyahlık karanlığın etkisiyle büyüdü içindeki ateş ona yol gösterecek ümidiyle Yarı meleğin ardından koşar adımlarla onu takip etmeye devam etti.

    _________________
    ...........................S.D.W...........................
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailMSN MessengerICQ Number
    Andero
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Jun 24, 2004
    Posts: 758
    Location: Ä°stanbul

    PostPosted: Wed May 04, 2005 6:01 pm Reply with quoteBack to top

    Andero askerlerin gelmeme ihtimallerini düşündükçe sinirlendiğini hissediyordu. Bu kendileri için hiç de hoş olmazdı. Neredeydiler?

    Aklından bunlar ve bu tarz düşünceler geçerken, sisin içindeki yarılmayı gördü ve yarı melekle insan asker tünelden çıktı. Andero, yarı meleğin kanatlarını nasıl saklayabildiğini merak etti. Kendisi, geniş pelerininin altında toplu tutarak saklıyordu kanatlarını ama Starfall'un buna ihtiyacı yoktu. Bunu nasıl beceriyor olabilirdi?

    -Pekala... Artık herkes burada olduğuna göre, dedi ve etrafa bakındı, buradan bir çıkış yolu bulmalıyız.

    Andero, bulundukları hücreden çıkabilecek bir yer görmüyordu. Hücrenin demirlerine yaklaşıp dışarı baktığında, zindandaki çoğu hücrenin demirlerinin kırık olduğunu gördü. Ne şans ki, kendi hücrelerinin kapısı hala yerindeydi. Parmaklıklar toz ve pas içindeydi. Acaba ne kadar dayanıklıydılar?

    Andero, sağ pençesi ve sol pençesiyle, yavaşça, hücrede kapı görevi gören demir parmaklıklardan yan yana olan iki tanesini kavradı. Çnce demirleri hafifçe zorlayıp açılıp açılmayacaklarına bakacaktı. Eğer demirlerin ilk tepkisi, onda bunu yapabileceğine dair bir şansı olduğu kanaatini yaratırsa, demir parmaklıkları geçebilecekleri kadar açmayı planlıyordu, yada eğer çok zayıflarsa, kırmayı.

    _________________
    Sadness is my reward because I hate, because I am alone, because I exist. It is the thing which reveals my rage, my envy. I neither live nor die. I will always pursue her. I am sad, I am angry and, I am waiting my time, because I am it, revenge itself.
    Back to top View user's profileSend private message
    Black_Rider
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Aug 17, 2004
    Posts: 230
    Location: Ýst

    PostPosted: Thu May 05, 2005 1:14 am Reply with quoteBack to top

    Acayip kiyafetlerin icinde olan kisi ustune atildi denikronun tam boynundan yaraladi.Denikron buna karsilik vermemisti zaten onu sonradan farketmisti karsilik verirse olecegi muhtemeldi sayica ustundeler.Ve onun gibi bir buyu kullanicisi vardi.Kendi cuppesi ile ayni rengi giyen.Muhtemelen cok guclu bir kisiydi.Tuhaf kiyafetin icindeki kisi onu yaralamasti.Denikron bir ciglik atti.Buraya geldiginden beri aci cekmisti.Karsisindakiler egleniyor gibi gorunuyordu.Denikronun beynine kan sicriyordu kendini zor tutuyordu saldirmamak icin.Bir kadin savasci ona seslendi -Seni geberticem aşağğlık pislik.Dua etki benle teke tek savasmak zorunda kalma kadin denikron bunu icinden soylemisti.Denikron ayaga kalkip asasini siper etti govdesine.Tuhaf kisiye korkunc bir bakis atti ve uzerine yuruyen gruba seslendi:Sizinle savasmak istemiyorum zaten kalenin istedigide bu sizi ayri dusurmek istiyor, birbirinizi oldurmek istiyor.Beni oldurebilirsiniz bu dogru eger ben olursem kale amacina ulasir.Teker teker hepiniz olursunuz.Benim niyetim birlik olmamiz.Denikron kaos ekibi onunde dizinin ustune coktu.-Eger izin verirsiniz emrinizdeyim butun gucumle...

    _________________
    Herkes aya benzer.Karanlık bir tarafı vardır ve bunu hiç kimseye göstermez... Enter the Ghost Lake The waters whisper of something brooding no way out of here) Son of Dark --------------- Isim:Denikron Githalas Irk:Human Sinif:Wizard Y
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Efla
    Site Admin
    Site Admin





    Joined: Apr 10, 2004
    Posts: 3916
    Location: Ankara

    PostPosted: Sun May 15, 2005 11:02 pm Reply with quoteBack to top

    Efla yine o gülümsemesini takındı. O zekice ve emin bakışlarnı... Hayır ona birşey yapamayacaktı. O kadar kolay değildi. Ne zihniyle oynamak, ne bedeniyle... İşte şimdi yaptığının bedelini ödemesinin zamanı gelmişti. hafifçe sırıttı büyüsüne başlarken.

    Etrafta ne olup bittiğinden pek haberi yoktu aslında. Tek konsantre olduğu şey büyüsüydü. Zihninde yapacakları söyleyecekleri beliriyordu ansızın. Büyü yapmak hoşuna gidiyordu. Bedeni de onu buna itiyordu adeta...

    Burada enerji toplamak pek de zor olmuyordu. Eski de olsa kaosun bir yuvasıydı burası da. Hala güçlüydü kaos hissediyordu... Koloayca bedeninde akışını izledi enerjilerin. Başından ayakuçlarına kadar, heryerde hissediyordu. Daha sonra ellerinde toplanmdı derhal. Avuç içleri, parmakları... Enerjiyle doluydu adeta. Ve işte karşısında duruyordu yaratık. Ellerini tamamen bu dünyada olmayan bedenine doğru uzattı yaratığın. ve bütün enerjiyi boşalttı. bedeninde topladığı bütün enerjiyio silik görüntünün içine kustu.

    Spoiler:
    DC: Raw damage efect 10 DC (11d8 damage fort halves) + Areal element Single subject 0dc + Range element youch 0dc + Duration element instantinous 0DC
    DC=10

    Caster check= d20+11(lvl) +6(char)+2(focus)

    Fort. kurtarma zarı için dc= 10 + char mod +1/2 caster levels

    _________________
    Chaos is the law of nature,
    Order is the dream of man.
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's website
    Eldarin_






    Joined: Dec 20, 2006
    Posts: -27
    Location: Yolcu

    PostPosted: Mon May 16, 2005 7:29 am Reply with quoteBack to top

    NOT:DHAMON KARAKTERİNİ YÇNLENDİREN CHANGES ELDE OLMAYAN NEDENLERDEN ÇTÇRÇ İNTERNETE GİREMEDİğİNDEN DOLAYI KARAKTERİNİN YÇNETİMİNİ BEN ELE ALIYORUM...





    Dhamon üzerine yoğunlaşan bakışlara aynen yanıt vermekte gecikmedi.Anlaşılan bu çapulcu büyüsünde de pek ilerleyememişti.Sandığın üzerindeki büyüyü sezmişti fakat buda pek matah birşey sayılmazdı.
    yine de parlayan gözlerle onu seyretmeye devam ediyordu.şu göğsündeki akik taşı,
    acaba ne gibi gizemler saklıyor olabilirdi.Ve onu sürekli sıkıştıran doğaüstü kaburga kemikleri.
    Eğer kaledeki görevi olmasaydı bu büyücünün üzerinde daha çok inceleme yapma fırsatı olurdu.şimdilik ise olayların gelişimini izlemek ve bu süreç içersinde de büyücüyü yanlarında gezdirmek makul bir fikirdi.Yeri geldiğinde onu defetmek hiçte zor olmazdı nasıl olsa.

    diğer kaos inananlarına keskin bir bakış fırlattı.Yavaş adımlarla sandığın üzerine yürüdü.

    sandığın hemen kenarında ölmüş bir çocuk cesedi, kurumuş çehresiyle kendisini izliyordu sanki.Elleriyle çocuğu sandığın kenarından öte tarafa doğru itti.
    Ardından ellerini sandığa birkaç santim kalana kadar yaklaştırdı.Sonrasında ise büyülü sözler birbiri ardına dudaklarından dökülüverdi.
    sandığın üzerindeki parıldamayı gördü Dhamon.Büyüsünün etkisini hissetti.Sandığın üzerindeki büyüyü etkisiz kılmak gerekliydi ve şüphelenilen kilitli konumdanda kurtarılmalıydı sandık. yaptığı büyü de bu yöndeydi(dispel Magic).
    Büyüsünü yaptığı süre içersinde derinden uğuldayan çığlıklar dışında hiçbirşey onu rahatsız etmemişti.çığlıklar ise,
    Onlar hep olacaktı tahminince.
    Büyüsünü bitirdiğinde sandığın üzerindeki büyü etkisiz hale getirilmişti.
    Sonrasında sandığı açmak üzere elini kenarlarındaki kıskaçlara soktu.

    kilitli!
    "Lanet osun!" dediği duyuldu dudaklarının arasından tükürürcesine ama bununda çaresine bakmayı bilirdi usta büyücü.
    Ve ardından kilidi etkisiz hale getirecek ikinci büyüsüne başladı Dhamon(knock).Basit büyü sözcükleri dile gelirken ellerinde biriken büyüsel güçte sandığın kilidini açabilecekti.
    büyüsünün son sözlerini de söylediğinde sandığın üzerine dokundu dhamon kemiksi elleriyle.Büyüsel güç ,ellerinden akarak sandığın üzerindeki kilide geçti.Aynı anda 'klik' diye bir ses duyuldu.
    olumlu anlamda bir sesti bu.En azından soytarı böyle düşünmekteydi.Kendisi tuzaklar konusunda yeterli bilgiye sahipti ve Dhamon u ciddi bir ifadeyle izlemekteydi.

    Dhamon sandığın kenarlarındaki kıskaçlara elini soktuğu gibi yukarı doğru kaldırdı.Sandık sorunsuz bir şekilde etkisiz hale getirilmişti.

    Sandığın içersi tozlarla doluydu, hemen alt kısımda ise bir parşömen göze çarpıyordu.İnce elleri nesneyi çıkarmak üzre sandığın içini yokladı.
    Bir miktar tozu kenara doğru kaydırdıktan sonra nesneyi kavradı, sandıktan çıkardı.Kemiksi ellerinde zarifçe tutuyordu büyü scroll unu.

    Bir papirüs parçası...

    dhamon papirüsün üzerindeki rünlere göz gezdirdi.üzerindeki büyülü sözler oldukça güzel işlenmiş ve etkin bir büyü olmalıydı.Zira büyünün en saf ve güçlü rünlerini barındırıyordu.Dhamon daha önce buna benzer bir büyü duymuştu ama elindeki scroll beklediği gücü ona yansıtmıyordu...

    Bu büyüyü kitabına geçirmek istiyordu fakat önce daha uygun bir yer bulmalıydı üzerinde araştırma yapmak için.

    Ardından tekrar kaos ekibine döndü.

    "Emrahab ında dediği gibi soldan devam ediyoruz.bu kale beklenilenden de çok büyük gizemlerle dolu olmalı.Kaos mirasını bizden beklenildiği gibi elde etmemiz gerek.Hızlı hareket edelim.
    sadece ve sadece amaca yönelelim."

    son sözün anlamını herkesin kavrayabilmesi için derinden bir vurgulama yapmıştı.Ardından gözü Malhevian a kaydı.aynı düzende yola devam etmelerini istiyordu.Bu sırada elinde tuttuğu parşömene bir süre göz gezdirdi.Onda farklı olan birşey vardı.En uygun zamanda bunu çözecekti.

    Papirüs parçasını beline astı.Sert bir ifadeyle uygun konumda harekete geçmelerini bekledi...

    bu odadaki sert ve zihinbüken koku yavaş yavaş Reda başta olmak üzere herkesi etkisi altına almaya başlamıştı(Dhamon hariç)...

    _________________
    Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülükleri site yönetimindedir
    Back to top View user's profileSend private message
    Fallen
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Jul 04, 2004
    Posts: 1054
    Location: Ä°zmir

    PostPosted: Mon May 16, 2005 8:13 am Reply with quoteBack to top

    "İşte böyle, bir dahaki sefere o eli orada görmeyeyim canım..."

    Bu sözler üzerine yarımkan'ın elleri sıkıldı, öyleki tırnakları avuç içlerine batıyordu.. bu haldeyken ağzından belli belirsiz sözler döküldü.. nefreti ise yüzünden rahatlıkla okunabilirdi..

    "Sen tanrımıza dua et cılız yaratık.. o olmasa beynini çoktan yerinden sökmüştüm.."

    sonra peygamberin sandığı açışını izledi.. kara cübbeli gereksizde bir işe yaramamıştı işte.. Malhevian pençeleriyle onun göğsünde parlayan taşı önce yerinden sökmek.. sonrada kanını Apocalypse için akıtmak istiyordu.. neden böyle bir gereksizi yanlarında taşıyorlardı sanki.. ayrıca hile kullanarak sandık açmanın bir mantığı yoktu ki.. Malhevian kilidi kırabileceğinden emindi.. ama peygamberin istediği olacaktı elbette.. anlamsız sözlerle açmıştı sandığı.. ve içinden çıkan da neydi !!

    "Lanet olsun !!"

    bu ses beyninde yankılanmıştı Malhevian'ın, dışındanda söylemediğini umuyordu.. ama bu sandığı bir kağıt parçası içinmi açmışlardı !! en iyi ihtimalle bir harita olmasını umdu yarı şeytan.. yoksa neye yarardı ki.. sonra peygamberin ona yönelen bakışlarını gördü, sonra gruba dönüp konuşmaya başladı..

    "Emrahab ında dediği gibi soldan devam ediyoruz.bu kale beklenilenden de çok büyük gizemlerle dolu olmalı.Kaos mirasını bizden beklenildiği gibi elde etmemiz gerek.Hızlı hareket edelim.
    sadece ve sadece amaca yönelelim."


    Bakışlarından ne demek istediğini anlamıştı peygamberin Malhevian.. bakışları önce soytarıya ardındanda Drow Rahibeye döndü, bide şu koku olmasa.. o kadar kötüydü ki Malhevian'ın gözlerini yaşartıyordu, sonra güçlü sesi inledi karanlık koridorlarda..

    "Görev başına !! az önce ilerlediğimiz düzende ilerleyeceğiz !! toparlanın !!"

    _________________
    Sahi nasıldır yüzü dostunun.. senin yüzündür o pürüzlü ve kusurlu bir aynada...
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Eldarin_






    Joined: Dec 20, 2006
    Posts: -27
    Location: Yolcu

    PostPosted: Mon May 16, 2005 8:20 am Reply with quoteBack to top

    Çlü savaşçı Andero nun ısırma hamlesinden son anda kenara kaçarak kurtulmuştu ve şimdi kenardaki kırık mızrağa yönelerek Andero ya saldıracaktı.

    Thor içindeki korkuyu ve şaşkınlığı bastırarak Andero nun bulunduğu tarafa yönelmişti ve Efla yı wraith ile yalnız bırakmıştı.
    Hızla aradaki mesafeyi kateden Thor ,Çlü savaşçı mızrağı tam kapmak üzereyken tekmesiyle mızrağı onun uzanamayacağı ileri bir yere gönderdi.Çlü savaşçının kolu boşta kalmıştı ve Andero nun katanası da onun koluna sertçe inmekteydiÂ?
    Dev savaşçı Katliamın Eli nin katanası hızla ve düzgün biçimde ölü savaşçının koluna girdi.Kol ıslak zeminle katananın arasında kalmıştı ve yarıyarıya kesildi(-17 dmg).

    Wakizashi sini yandan ileri doğru savurdu Andero fakat ölü savaşçının zırhına çarparak seken kılıç başarısız bir hamle olmaktan öteye gidemedi.
    Bu sırada Savaşçı yavaş yavaş toparlanmaya çalışıyordu.Andero ise yerden kaldırdığı kılıcı yanlamasına ölü nün omuz aralığına doğru savurdu.içeri doğru kateden büyülü katana Çlü savaşçının kemiğine kadar dayanmıştı(-9 dmg)

    Tecrübeli savaşçı Andero son olarak savaşçının üzerine yüklenip tekrar bir ısırık deneyecekti ki ölü savaşçı sol elini kaldırarak pençeleriyle Andero nun yüzünü boylu boyunca yardı(-5 dmg).Ardından deriyi boydan yaran pençelerini aşağı doğru sertçe indirmeye devam etti (-4 dmg).

    Andero saldırısını durdurmadı ve güçlü dişlerini savaşçı ile buluşturmak üzere harekete geçmişti.Onlarca iri diş tam ölü savaşçıyı bulacaktı ki parçalanmış zırhın plakaları buna engel oldu .Andero nun vahşi saldırısı plakanın bir kısmını ağzına alırken ölü savaşçıya bu hamleyle yine bir zarar verememişti.







    ---------------------------------------------xxxXxxx-------------------------------------------







    Efla aynı büyüyü bir kez daha denedi.wraith in koyu kızıl parlayan elleri onu bulmuştu fakat bu Efla ya hiçbir zarar vermemişti.Lich bedeninin ona sağladığı büyük bir avantajdı bu.
    Kaos büyüsü yeniden aktive geçti ve büyü yeniden wraith le buluştu(wraith -38 dmg).

    Tapınak koruyucusu dev salonda derin bir uğultu bırakarak salonun Efla nın bulunduğu kısmında dönmeye başladı.Efla nın cübbesi şuh biçimde uçuşurken Wraith in ruhani görüntüsü en tepeye kadar yükselmişti ,ardından hızla aşağı inişe geçti ve zeminin içersine girerek ortamdan kaybodu.

    Kaos büyüsü bu seferde Efla ya yardım etmişti fakat büyüyü yaparken ufak bir şeyi az daha kaçırıyordu.Kaos un gücünün ters tepki vermesi içten bile değildi bu büyüde.Bu sefer şansına gülümseyerek hemen ilersinde ölü savaşçıyla boğuşan Andero ya baktı.Soluk kızıl gözleri hırsla etrafı süzmekteydiÂ?

    _________________
    Bu kullanıcı siteden ayrılan fakat forum düzeni açısından mesajlarının durması gereken kullanıcılar için ayrılmıÅ?tır. Kullanıcı kesinlikle yoktur. Sorumluluk ve yükümlülükleri site yönetimindedir
    Back to top View user's profileSend private message
    KraynS
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Feb 27, 2005
    Posts: 218

    PostPosted: Mon May 16, 2005 9:57 am Reply with quoteBack to top

    Peygamber olaya el koymuştu.Yavaşça sandığın yanına ilerledi ve sandığın üzerindeki kemikleri bir kenara itti.Morrigan peygamberin ağzından dökülen sözcüklerin birer büyülü kelime olduğunu hemen anladı.Sandığı açmak için peygamber olaya el koymuştu,sanırım bu büyücü hiç işe yaramayacak diye düşündü drow.Bir sandığı bile açamıyor diye geçirdi içinden.

    Sonra peygamberin Lanet Olsun dediğini duydu.Drow resmen konturpiyede kalmıştı biran önce Denikron'u bir sandığı açamadığından dolayı kötülerken şimdi kaos peygamberide açamamıştı,bu onun için biraz hayal kırıklığına yol açmıştı.Ama peygamber ısrarlıydı büyülü sözler ağzından gene dökülmüştü ve bu sefer kararlıydı sözcükler,bir sandığa yenilmeyecekti.Sonunda o ses drowun kulağında yankılandı [/i]klik .
    İşte olmuştu peygamber sandığı açmıştı.

    Yavaş yavaş açıldı sandık,bir toz bulutu yükseldi.Peygamber elini sandığın içine soktu.Drow meraktan kuduruyordu ama en küçük bir tepki vermedi.Çünkü kendini meraklı bir asker olarak gösterip üzerine tepki çekmek istemiyordu.Merakını yendi ve ödülünü biraz sonra aldı.Peygamber elini sandıktan çıkardı,elindeki şey bir parşömen parçasıydı.Ne olduğuna dair bahse bile girebilirdi drow.Böyle bir kalede,böyle kilitli bir sandıktaki parşömen;kesinlikle bir büyüydü...

    Morrigan'ı pekte ilgilendirmeyen bir ilgi alanıydı büyü.O silahlarına güveniyordu;yayına ve short-sword larına.Kullandığı büyüler sadece drowlara has büyülerdi.Tek onları kullanıyordu ve fazlasını kesinlikle istemiyordu Morrigan.Ve bu parşömen parçası onu ilgilendirmiyordu,tekrar başını koridora çevirdi ve gelen giden varmı diye kontrol etti.Göze batmak istemiyordu.

    Sonra peygamberin sesini duydu;
    [i]"Emrahab ında dediği gibi soldan devam ediyoruz.bu kale beklenilenden de çok büyük gizemlerle dolu olmalı.Kaos mirasını bizden beklenildiği gibi elde etmemiz gerek.Hızlı hareket edelim.Sadece ve sadece amaca yönelelim."
    demesiyle beraber hemen Xeyna'ya kafasıyla işaret etti.Soytarı ve büyücünün arkasındaki yerine sessiz adımlarla süzüldü ve beklemeye başladı.

    Onu rahatsız eden koku dahada yayılmaya başladı,gruptaki herkesi rahatsız ediyordur kesinlikle diye düşündü drow ve yüzünü buruşturdu... Evil or Very Mad

    [/i]
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Display posts from previous:      
    Post new topicThis topic is locked: you cannot edit posts or make replies.


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 1.89 Saniye