Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: SalvadorPa
    Bugün: 14
    Dün: 48
    Toplam: 88839

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 1370
    Üye: 0
    Toplam: 1370

    FrpWorld.Com :: View topic - İki sporcu hakkında yorum
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     İki sporcu hakkında yorum View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    Lord_Feanor
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 11, 2007
    Posts: 629
    Location: Miklagaard

    PostPosted: Wed Nov 18, 2009 8:45 pm Reply with quoteBack to top

    sitede ilgilenen var mı bilmiyorum ama bu iki çok yetenekli sporcunun kariyerleri beklenmedik şekilde bitme noktasına geldi. benim de favorim olan bu iki sporcu hakkında düşüncelerimi yazmak istedim..

    bu sporculardan biri kimi raikkonen. herhalde herkes en azından adını duymuştur. raikkonen 2001 de sauber le yarışmaya başladığında yeteneğiyle herkesin dikkatini çekmişti. sauber belki dandik bir takım değildi ama ferrari, mclaren ve o zamanlar bu ikisine ciddi bir rakip olan williams bmw ye kafa tutması mümkün değildi. raikkonen o otomobille çok iyi yarışlar çıkarıp zaman zaman iyi sonuçlar elde etmişti, iyi gittiği birçok yarışta da şimdi de devam eden şanssızlığı kendisine engel olmuştu. o sezon bir yarışta kum havuzuna saplanıp yarış dışı kaldığı sırada yetenekli ama şanssız olduğunu düşünüşümü hala hatırlarım..

    2001 sezonunda mclaren mercedes ferrari ye, daha doğrusu schumacher e rakip olamamıştı. öyle ki schumacher tek başına mclaren den daha fazla puan toplamıştı. onun en büyük rakibi mika hakkinen se schumacher tam 86 puan daha az toplayıp 37 de kalmıştı(bir yarış kazandığınızda 10 puan alırsınız ve genelde bir sezonda 16-18 yarış olur). ve bu hakkinen in f1 kariyerinin sonu olmuşu. sezon bitiminde mclaren raikkonen i transfer etmiş ve sözleşmenin imzalanmasının ertesi günü hakkinen emekli olduğunu açıklamak zorunda kalmıştı. ben kendi adıma bir ferrari taraftarı olsam da raikkonen in hakettiği gibi büyük bir takıma transfer olmasına sevinmiştim(ilerde ferrari ye gelmesini umarak tabii Very Happy).

    o günlerde sauber takımı mclaren in takım arkadaşı heidfeld den daha az puan toplayan raikkonen i almasını yanlış seçim olarak değerlendirmişti. heidfeld de gayet yetenekli bir pilot olmasına rağmen doğru seçimin ne olduğunu bugün görebiliyoruz.

    raikkonen mclaren e geldikten sonra bir sezon kötü bir sezon iyi gitti. 2002 de zaten ferrari otomobilleri uzaydan gelmiş gibiydi ve sezon boyunca sadece birbirleriyle yarıştılar. raikkonen 2003 te schumacher le 2005 te alonso yla şampiyonluk yarışına girdi ama ikisini de az farkla kaybetti. 2007 de ferrari ye geldi ve son iki yarışa 17 puan geride girdiği sezonu şampiyon bitirdi. 2008 de şanssızlığı hortladı ve önde götürdüğü 3 yarışı pilotajdan kaynaklanmayan sorunlar yüzünden bitiremedi ve şampiyonluğu kaçırdı. bu sezon olanlar zaten herkesin malumu.

    ama buz adam en büyük şanssızlığını bu sezon yaşadı. macaristan da barrichello nun arabasından bir yay fırladı ve 200 metre uçup massa nın kafasına çarptı. bu olay takımdan gönderilecek olan massa yaradı. çünkü ferrari massa yı böyle bir durumda yalnız bırakamazdı ve alonso yla anlaşma yapıldığı için takımda yer açılmalıydı. bu yüzden ferrari 40 milyon € gibi bir tazminat ödeyerek raikkonen in sözleşmesini feshetti. sezon bittikten sonra raikkonen in mclaren e döneceği konuşuluyordu ama mclaren ücreti daha ucuz olan rosberg i tercih etti. şampiyonluk amacı taşımayan bir takımda da yarışmak istemeyen raikkonen 2010 sezonunda yarışmayacağını açıkladı.

    böylece schumacher den sonra ikinci favorim de formula 1 e veda etti.

    diğer yorumum en sevdiğim sporcu rafael nadal hakkında..

    henüz 17 yaşındayken roland garros u yarı finalde roger federer i eleyerek kazandı. federer ondan sonraki 3 yıl yarı finali geçti ancak finalde de hep nadal la karşılaştı ve kaybetti. ilk zamanlar ispanyolların çoğu gibi sadece iyi bir toprak kort oyuncusu olduğu söyleniyordu, ama 2006 ve 2007 de wimbledon da final oynadı. ancak ikisinde de federer e kaybetti. yalnız durum roland garros gibi değildi. roland garros finallerinde nadal federer i hiç zorluk çekmeden yeniyordu, ancak wimbledon da maçlar çok çekişmeli geçiyordu ve özellikle 2007 finali 5 sete giden unutulmaz bir maç olmuştu. ancak asıl bomba 2008 deydi..

    2008 e nadal avustralya açıkta yarı final oynayarak başladı ki bu onun sert zemin grand slamlerindeki en iyi derecesiydi. roland garros ta finale çok rahat geldi ve finalde yine federer le karşılaştı. 2008 e federer özellikle toprak zemin maçlarına ağırlık vermişti ve bu kez nadal a kolay lokma olmayacağı söyleniyordu. final oynadı ve nadal federer i sadece 90 dakikada ve sadece 4 oyun vererek yendi. federer in yine wimbledon da son iki yılda olduğu gibi rövanşı alması bekleniyordu. dünyanın 1 ve 2 numarası yine finalde karşılaştı. bu kez çok büyük bir karşılaşma izlendi, çoğu kişiye(ve bana) göre tenis tarihinin en iyi maçıydı. ve beş buçuk saat(dört buçuk da olabilir tam hatırlamıyorum, ama 5,5 olası lazım) süren maçı nadal kazandı ve wimbledon daki federer efsanesini bitirdi.

    wimbledon dan birkaç hafta sonra nadal federer i 5 yıllık bir sürenin ardından birincilikten indirdi ve onun yerine geçti. ağustos ayında da olimpiyat şampiyonu oldu ve ne kadar iyi olduğunu kanıtladı. bir sezonda tam 14 tekler şampiyonluğu kazanmıştı, mükemmel bir sezon geçirmişti. ama bunun bir bedeli vardı; nadal fiziksel olarak insanüstü denebilecek bir dayanıklılığa sahip olmasına rağmen yoruldu. sezonun son grand slami amerika açıkta yarı finale çıktı ancak bu maçta rakibi andy murray e değil, yorgunluğuna yenildi. turnuvadan sonra birkaç tekler turnuvasında daha oynadı ancak dinlenmek için sezon sonunda yapılan masters cup ve davis cup tan çekildi.

    ancak asıl tehlike yorgunluğu değildi. nadal başka hiçbir oyuncunun altından kalkamayacapı bir eforla bitiriyordu maçlarını. inanılmaz yorucu oyun stili henüz 22 yaşında dizlerinde büyük hasarlar meydana getirmişti. yine de 2009 sezonu başladığında sorun şimdi olduğu kadar ciddi görünmüyordu.

    nadal 2009 avustralya açık a dünya 1 numarası olarak geldi. yarı finalde vatandaşı fernando verdasco yla yine 4,5-5 saat süren müthiş bir maç oynadı ve kazandı. böylesine yorucu bir maçın ardından sadece 1 gün dinlenerek finalde federer in karşısına çıktı. federer se yarı final maçını nadal dan bir gün önce oynamış ve roddick i çok kolay mağlup etmişti. final maçı yine çok uzun sürdü. nadal 2 gün önceki yorucu maçın ardından federer gibi bir oyuncuya karşı 4 saat süren bir final oynadı. bu maçta tempoyu bazen yükseltip bazen düşürerek resmen dinlenerek oynadı ve yine kazandı. maçtan sonraki güzel görüntülerse bize sporun gerçekte ne olduğunu ve federer-nadal rekabetinin neden bu kadar büyük olduğunu gösterdi.

    avustralya açık ın ardından toprak kort sezonu başladı. nadal roland garros öncesi 4 turnuvaya katıldı. stuttgart, roma ve barcelona da şampiyon oldu. ancak katılmaması gerektiği halde madrid turnuvasına katıldı ve bu turnuva onun çöküşünü başlattı. madrid turnuvasına katılmak yerine dinlenmesi gerekirdi, zaten bir sezonda diğer her tenisçiden ortalama 1,5 kat daha fazla turnuvaya katılıyordu ve sorununun nedenlerinden biri de buydu. madrid finalinde 6 maç sonra federer e mağlup oldu. ancak asıl beklenmeyen roland garros da oldu. şampiyonluğuna bahis sitelerinde 1.35 gibi bir oran verilen nadal daha 4. turda daha sonra finale çıkan ve finalde nadal ın güle oynaya yendiği federer e rakip olamadan yenilen söderling e elendi.

    nadal bu sezon iyileşmek için wimbledon a katılmadı ve direk amerika açık a hazırlandı. tabi bu sürede birinciliği tekrar federer e kaptırdı. ancak yine yarı finalde 30 saat sonra federer i de yenip tarih yazacak olan del potro ya elendi.

    işin kötüsü nadal eski oyun stilinde oynayamıyor ve buna rağmen sakatlığından sonra sanırım hiç turnuva kazanamadı. 22-29 kasım da sezonun son masters turnuvası yapılacak ve ölü sezona geçilecek bu turnuvada kazanılacak bir şampiyonluk nadal ı tekrar 1. sıraya taşıyabilir. ancak kazanabilirmi onu bilemiyorum.

    tüm zamanların en iyi tenisçisi olarak gösterilen federer e hem istatistik hem de psikolojik olarak büyük üstünlük kurmuş olan nadal çok zor bir dönem geçiriyor. öyle bir sporcu sıradan bir tenisçi haline gelirse bu çok büyük bir kayıp olur. fiziksel açıdan olduğu gibi mental açıdan da çok güçlü biri olan nadal bu sorunu aşabilecek mi, şubatta yeni sezonun başlamasıyla göreceğiz.

    ben de böylece en uzun iletimi yazmış oldum Very Happy en azından sitede sporla ilgili bir başlık açılmış oldu. okuyan olur mu onu da bilmiyorum ya neyse Very Happy

    _________________
    Ne kanun, ne sevgi, ne de çatılmış kılıçlar<br>Dehşet, yaralar, felaketin kendisi bile olsa<br><div>Koruyamayacaktır Fëanor ve Fëanor'un soyundan<br>Saklayan, kendine alan, ellerinde tutan</div><div>Bulan ya da kaçıran kişiy
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Edmond
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 03, 2006
    Posts: 5509
    Location: Ã?anakkale

    PostPosted: Wed Nov 18, 2009 9:47 pm Reply with quoteBack to top

    Ben tamamını okudum (üstelik Formula yarışlarını sevmeme rağmen Kimi'yi severim. Hatta hangi yarış hatırlamıyorum bir keresinde arkadaşlardan "Kime niyet Kimi'ye kısmet" esprisini duymuştum. Hoşuma gitmişti. )

    Nadal'a gelince, sırf solak olmadığı hâlde solak gibi oynaması ilgimi çekiyor.Onun dışında tenisten anlamam Very Happy Badmintoncuyumdur Dil

    _________________
    I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

    The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

    I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

    -Freddie Mercury
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteYahoo MessengerMSN Messenger
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.61 Saniye