Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: uvifazo
    Bugün: 0
    Dün: 5
    Toplam: 33780

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 532
    Üye: 0
    Toplam: 532

    FrpWorld.Com :: View topic - Sydhirian'ın Göçü
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     Sydhirian'ın Göçü View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    Lugtarias
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jun 13, 2007
    Posts: 726
    Location: izmir

    PostPosted: Sun Jun 17, 2007 12:39 pm Reply with quoteBack to top

    Zamanın birinde farklı bi dünyada Sydhirian adında bir uygarlık vardı.Yapılan korkunç ve insanlık dışı savaşlar sonucu bu uygarlık tamamen yok olmanın eşiğine geldi zira savaştıkları düşmanları da insan değildi.Uygarlıktan çok az insan hala yaşamlarını devam ettirmekteydi bunlardan biriside kuzey cephesi komutanı Mergredian'dı.İnsanlar yaşamak için ihtiyaçları olan yiyecek ve suyu bile zor bulur hale gelmişlerdi.Mergredian Sydhirian insanlarına önderlik edebilecek tek kişiydi gece gündüz ne yapacağını düşünüyordu artık cephelere gidemiyorlardı savaşacak çok az askerleri kalmıştı.Mergredian bu askerleri yenileceklerini bile bile çarpışacakları cephelerde harcamak istemiyordu.Ve et kemiğe dayandığı zaman düşman artık açık aleni katliam yapıp masum halkı katletmeye başladığında Mergredian tüm yaşayan Sydhirian halkını yanına alıp büyük bi yolculuğa çıktı.Daha iyi bir tabirle büyükm bir göç başlattı.Yolculuk sırasında tüm Sydhirian'lılar eski ülkelerinde pek görmedikleri bu harika komutanı tanımaya başladılar.Mergredian Sydhirian'a pek gidemezdi hep cephelerde çatışmalardaydı.Halk onu göç sırasında kendilerine bir nevi kral olarak benimsediler zaten Mergredian'dan başka eski kral Margkhan'ın yerini alabilecek birisi yoktu.Mergredian kara saçlı pek iri değil ama sağlam yapılı çakır gözlü bir Sydhirian'lıydı.At üstünde kılıç ve yay kullanmakta üstüne yoktu.Sevimli,gözleri iyilik dolu olan adam bir kısrağın üstüne binip de elleri bir kılıç kavradığında düşmana korku saçan bir kurt oluverir gözlerini kan bürürdü.Mergredian eski kral Margkhan'ın büyük kızının büyük erkek torunuydu ve henüz genç bir komutandı.

    _________________
    Ve sonbahar gelmeden topraÄ?a düÅ?tü yeÅ?il renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
    Back to top View user's profileSend private message
    DrFuchs
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 12, 2007
    Posts: 11

    PostPosted: Sun Jun 17, 2007 2:36 pm Reply with quoteBack to top

    Mergredian,Sydhirian halkını büyük doğu yolunun güneyinde kalan çok tozlu bir yoldan götürüyordu.Derler ki bu yol göç edenlere iyi davranırmış,gadim büyülerle korunduğu söylentiler arasında geçen yoldan ilerlemek onun büyülü olduğunu bilmek Sydhirian halkının korkmasına neden olmuştu.Fakat Mergredian hiç korkmadan göğsünü gere gere at sürüyordu.Peşinde hafif zırhlı iki üç süvar ivardı.Yüzleri asıktı.Uzun zamandır refah içinde yaşadıkları toprakları terk ediyorlardı.Arkalarında yük arabaları ile halk vardı.Bir kadının çocuğu fazla gürültülü bir biçimde ağlıyordu.Belkide ölen babasını hissetmişti.Ve konvoyun en sonunda yaya askerler vardı.Çç yüz kadardılar fakat bir saldırı olsa kılıçlarını kaldıracak halleri bile yoktu.Hava kararmasına yakın Mergredain dur emri verdi.ağaçlık bir bölgeye gelmişlerdi."Burada sabahlıycaz"dedi ve atından indi.Bir kaç köylü ile beraber ateş yakmak için odun toplamaya gitti.Dönerken kılıç sesleri duydu,gözleri bir anda alevlendi odunları yere atıp kılıcını büyük bir hızla çekti.Sanki arakasından ejderha geliyormuş gibi hızlı koşuyordu.kamp yerine vardığında daha önce hiç görmedikleri yaratıkları gördü.Sanki kafaları ezilmişti vücutları küçük ve sesleri inceydi.Ellerineki kılıçlar boylarına göre büyüktü.FAkat onları ustalıkla kullnaıyorlardı.Çoğu asker öldürülmüştü kalanlar ise korku içince kaçmaya çalışıyordu.Mregredain hızla birinin üstüne çullandı ve ikiye böldü.Keskin kılıcı ile kiminin kolunu koparıyordu kiminin kafasını.Halk toplanıp kaçmaya çalışıyordu.Süvariler de Mregredain ile sırt sırt a savaşıyordu fakat nafileydi sayıları çok fazlaydı belki de izleniyorlardı.Süvariler teker teker düştüler ve savaşan sadece Mregredain kaldı fakat saldırmaya cesaret edemiyorlardı.Ve ilk saldıran ile birlikte hepsi Mregredain in üstüne çullandı.Geri çekilip onu bıraktıklarında onlarca yara vardı vücudunda.Heryerinden oluk oluk kan akıyordu ve son nefesini verirken belindeki haçeri çekti ve kalbine sapladı.Ve bütün bu yaratıklar kaçmaya çalışan Sydhirian halkının peşine düştü ...........

    _________________
    <div>Hepsine Hükmedecek Tek Bir Yüzük<br>Hepsini O Bulacak <br>Hepsini Bir araya Getirip Karanlıkta Birbirine BaÄ?lıyacak!!!</div><br>
    Back to top View user's profileSend private message
    Lugtarias
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jun 13, 2007
    Posts: 726
    Location: izmir

    PostPosted: Sun Jun 17, 2007 2:59 pm Reply with quoteBack to top

    Mergredian kalbine sapladığı hançerle birlikte ruhunun boşluğa teslim olmaya başladığını hissetti ama Mergredian'ın annesi büyük bir Shaman'dı ve ona büyü ve güç hakkında birçok şey öğretmişti.Mergredian tam dünyadan tamamen uzaklaşmasına az kaldığını hissettiği an tüm güçlerini aklına ilk gelen kişiye devretti...Tam o sırada kendisi ve bebeğinden başka sağ kurtulan olup olmadığını düşünen anne İyshuan bebeğinin ağlamasının birden durduğunu farketti.Bebeğinin ölüp ölmediğini anlamak için göz kapaklarını kaldıran İyshuan bebeğinin bu güne kadar kara bildiği gözlerinin aynı cesur Mergredian gibi çakır olduğunu farketti.İyshuan büyük doğu yolunun güneyinde olduklarını hatırladı ve o yola ulaşırlarsa kervanlardan birine katılıp güçlü doğu ülkelerinden birine gidip Sydhirian'ı darmadağan etmiş yaratıklardan kurtulacaklarını düşündü ve ölmeden bir süre önce Mergredian'ın bebeği için yakaladığı tavşanın etini yanına alarak yola koyuldu.

    _________________
    Ve sonbahar gelmeden topraÄ?a düÅ?tü yeÅ?il renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
    Back to top View user's profileSend private message
    DrFuchs
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 12, 2007
    Posts: 11

    PostPosted: Sun Jun 17, 2007 3:12 pm Reply with quoteBack to top

    Yavaş yavaş hareket ediyordu.Fakat önüne hiçbir ork ya da onlara saldıran yaratık yani goblinlerden çıkmadı.Bu onu biraz rahatlatmıştı.İyshuan gece hiç durmadan devam etti.sanki ona bir tanrı güç vermiş gibi yorulmadan hareket ediyordu.Kendisi de bu işe çok şaşırmıştı geceye kadar hiç durmadı.Sadece arada sırada çocuğu beslemek için duruyordu ama bu da kısa sürüyordu.Gece de hiç yorulmadığını farketti.Yola devam etti gündüzleri güneşe bakarak yönünü buluyordu ve geceleri de o yolda devam ediyordu.Sabah olduğunda yola varmıştı,büyük doğu yoluna.
    şansı yaver giderse kervanlar çabuk geçerdi.İyshuan tam oturuyordu ki at sesleri duydu.Hemen saklandı fakat at sesleri yaklaştıkça tekerleğin gıcıtıları da duyulmaya başlamıştı.Hemen yola çıktı ve kervan ın en önünde giden ağır zırhlarla kuşatılmış adama:"Lütfen biz size katılalım saldırıya uğradık fazla kurtulan olmadı...Lütfen"
    ...

    _________________
    <div>Hepsine Hükmedecek Tek Bir Yüzük<br>Hepsini O Bulacak <br>Hepsini Bir araya Getirip Karanlıkta Birbirine BaÄ?lıyacak!!!</div><br>
    Back to top View user's profileSend private message
    Lugtarias
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jun 13, 2007
    Posts: 726
    Location: izmir

    PostPosted: Sun Jun 17, 2007 3:42 pm Reply with quoteBack to top

    Zırhlı adam onları kervana alamayacaklarını kralın kesin emri olduğunu söyledi zavallı kadın ne kadar ısrar etsede birşey değişmedi.Kadın acı içinde bebeğine baktı.Onu bırakmalıydı ve gidip o yaratıkların içinde içlerinden birini olsun öldürmeye çalısarak can vermeliydi.Bebegini sarıp yanına gitmeden önce Mergredian'ın kalbinden alıp temizledği hançeri koyd.Kendisi de Kuzey cephesinde Mergredian'ın bir askeri olan ağabeyinin kılıcını çekip ormana atıldı.Bebek hiç ama hiç ağlamıyordu sadece annesi onu bıraktığında gözünden bir damla yaş süzüldü ama bunu kimse bilmedi.Mergredian'ın da sadece annesi öldüğünde ağladığı onun dışında hiç bir zaman ağlamadığı söylenirdi annesi ormanda yürürken Mergredian'ın o güzel yüzünü düşünüyordu.İyshuan ormandan cıkıp saldırıya ugradıkları yola girdiginde birkaç iz buldu ama bu izler o yaratıklarınkine hiç benzemiyordu onlar Syhdirian'ın yeminli Süvarilerinin izleriydi hangi şartlar altında olursa olsun Syhdirian'ı korumaya yemin etmiş süvariler Mergredian'ın yokluğuna dayanamamış ülkeyi terketmişlerdi İyshuan izleri takip edip Yeminli Süvarilere ulaştı onlara bebeğinden bahsetti ama onlar ormana giremeyeceklerini orda bilinmeyen kadim bir halkın yaşadığını söyleyip saldırıdan kurtulanlardan topladıkları insanlarla birlikte müttefikleri olan doğu ülkesi Kautria'ya doğru yola çıktılar.Tam bunların yaşandığı vakit bebek ormanda insanların hiçbir zaman görmediği ve göremeyeceği bir varlık tarafından alınmıştı ve bebek bu varlık tarafından senelerce eğitilecegini bilmeden uyuyordu ve rüyasında Mergredian'ın o mükemmel suretini ve son çarpışma anındaki heybetli silüetini görüyordu...

    _________________
    Ve sonbahar gelmeden topraÄ?a düÅ?tü yeÅ?il renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
    Back to top View user's profileSend private message
    Alasse
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 17, 2007
    Posts: 2

    PostPosted: Sun Jun 17, 2007 5:44 pm Reply with quoteBack to top

    Garip varlık bebeği ormanın kasvetli karanlığına doğru götürdü.bir süre sonra duraksadı.varlık normal insanların göremeyeceği kadar büyüktü ve üstün özelliklere sahipti.insanların duygularını kolaylıkla algılayabilir,zihinlerinden süzülen her düşünceyi okuyabilirdi.insanlardan yayılan milyonlarca ufak enerji bulutçuklarından oluşuyordu.bu bulutlar çok sayıda olmalarına rağmen yaydıkları kutsal enerji nedeniyle canlılar varlığı farkedemiyordu.varlık olağanüstü bir zekaya,hafızaya ve bilgi donanımına sahipti.bu zeka ve donanım sayesinde geçmişte yaşanan her çarpıcı olaydan,gelecekte yaşanacak olayları kodlardı.ve bu bebek gelecekte dünyayı değiştirecek bir olayın habercisiydi.varlığın görevi ise bebeği olaya hazırlamak ve onu en iyi şekilde yetiştirmekti.varlık pembeleşen ufka döndü.iç ürpertici bir rüzgar esiyordu.kendini ve bebeği rüzgarın gizemli havasına bıraktı ve geçmişle kucaklaşan geleceğin bir kum saati gibi zihninden akmasına izin verdi..
    Back to top View user's profileSend private message
    Lugtarias
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jun 13, 2007
    Posts: 726
    Location: izmir

    PostPosted: Sun Jun 17, 2007 6:05 pm Reply with quoteBack to top

    Varlık bebeği ormanın kalbi denilebilecek kadar ıssız ve garip ve bir o kadarda huzur verici bir yere götürdü onu orda yetiştirecekti.Tam bu sırada İyshuan (bebeğin annesi) yeminli süvarilerle birlikte Syhdirian'ın müttefiği olan doğu ülkesi Kautria sınırına varmıştı.Sınırdan geçişte pek bir problem yaşamadılar ama bu zaten İyshuan'ın umrunda değildi tek düşündüğü bebeğiydi.Ona daha bir isim bile vermemişti ama bir gün onu bulursam ismini Mergredian koyıcam dedi ama kendine acıyor ve kendinden tiksiniyordu hem oğlunu ormanda bırakmış hemde şimdi bir gün onu bulursa koyacağı ismi düşünüyordu.Keşke Süvarileri bulmayıp Goblinlerin içinde onuruma yaraşır bir şekilde can verseydim diye düşündü.Bu sırada süvarilerin başı Kautria'ya geldiklerini söyledi Kautria ülkeside Sydhirian ülkesiyle aynı atalar tarafından kurulmuştu dilleri arasında cok küçük farklılıklar olsada kültürleri aynıydı.Aynı Sydhirian'daki gibi Kautria'da da orduya bayanlar alınıyordu.Ve İyshuan süvarilerle birlikte Kautria ordusuna katılmaya karar verdi.Yüce Mergredian'ı öldüren Sydhirian'ı dagıtan ve bebegini kaybetmesine sebep olan iğrenç yaratıklarıdan öc alma hırsıyla yanıp tutuşuyordu.

    _________________
    Ve sonbahar gelmeden topraÄ?a düÅ?tü yeÅ?il renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
    Back to top View user's profileSend private message
    Lugtarias
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jun 13, 2007
    Posts: 726
    Location: izmir

    PostPosted: Sun Jun 17, 2007 6:54 pm Reply with quoteBack to top

    Seneler böyle geçip giderken İyshuan daha da yıpranmıştı 15 sene boyunca yüzlerce goblin öldürmüş fakat genede içindeki intikam alevini söndürememişti milyonlarca da öldürse söndüremeyeceğini biliyordu çünkü içindeki öfke goblinlerden çok kendineydi ve bu öfkeyi sadece oğlunu Mergredian'ı bularak söndürebileceğini biliyordu.Kautria'yı terkedip ismini bile bilmediği ama yolunu aklına kazıdıgı kimsenin girmeye cesaret edemediği hatta bugün olaylara objektif bir biçimde bakıpta anladığı kadarıyla goblinlerin bile girmeye cesaret edemediği orrmana dönüp oğlunu bulmayı aklına koydu.Ve Yeminlilerin Başıyla konuşmaya karar verdi.Yeminliler ve Kautria ordusunun her bir ferdi İyshuan'ın geçmişte yaşadıklarını biliyor ve ona saygı gösterip geçmişten bahsetmiyorlardı ve İyshuan orduda çok iyi bir savascı ve hüküm sahibi bir kisiydi bu yüzden birşey istediginde ki nadiren birşey istedigi olurdu istedigi sey derhal yerine getirilirdi.Bu yüzden ayrılma isteği hosgörüyle karsılandı...

    _________________
    Ve sonbahar gelmeden topraÄ?a düÅ?tü yeÅ?il renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
    Back to top View user's profileSend private message
    Yener
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jan 12, 2005
    Posts: 1742
    Location: Ä°stanbul

    PostPosted: Sun Jun 17, 2007 7:00 pm Reply with quoteBack to top

    Arkadaşlar hikayenizi bölmek istemezdim, fakat bir uyarıda bulunmam gerekiyor lütfen yazılarınızı paragraflar bırakarak yazınız, şu anki haliyle yazılar tamamen birbirine girmiş ve çok karmaşık gözüküyor, bu durum hikayenizin okunulurluk oranınıda düşürür. Lütfen buna dikkat edelim.

    ///Forum Yöneticisi ///

    _________________
    [b:bc27a75495]Ignorance is not bliss, merely uninformed misery.[/b:bc27a75495]
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Alasse
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 17, 2007
    Posts: 2

    PostPosted: Mon Jun 18, 2007 4:28 pm Reply with quoteBack to top

    İyshuan ormana nasıl gireceğini, girmeyi başarsa bile uğruna ölümü göze aldığı yolda nasıl devam edeceğini bilemiyordu. Her zaman yüreğinin derinliklerindeki sesi dinlemiş ve o sese güvenmişti. Ve şu an o büyülü ses ona, sadece oğlunu bulmaya odaklanmasını ve zihniyle ruhu arasındaki kırılgan birlikteliği asla bozmamasını söylüyordu..

    İyshuan derin bir nefes aldı. Zihniyle ruhunu tek noktada topladı ve saldırıya hazır, vahşi bir kedi gibi görünen karanlık ormana girdi. Kalbinin düzensiz atışı dışında bir ses duymuyordu. Korkutucu ağaçların sıklaştığı bölgeye geldiğinde oğluna daha da yaklaştığını hissetti. Ağır adımlarla ilerlemeye başladı. Sonunda oldukça yaşlı, gövdesi oyulmuş bir ağacın bağrında uyuyan oğlunu gördü. Ona doğru koşmaya çalıştığında, esrarengiz bir akım tarafından engellendi. Bu akım varlığa aitti ve bebeği erişilmez kılıyordu.

    İyshuan bulunduğu yere çöktü. Nefes alıp verişi hızlanmıştı. Biraz dinlendikten sonra tüm gücünü topladı ve emekleyerek oğluna yöneldi. Bir yandan da nerde olduğunu kestiremediği akıma fısıldıyordu: 'Bana yardım et sadece ona son kez sarılmak istiyorum lütfen..' İyshuan oğlunu kucakladı ve kokusunu içine çekti. Onu burdan çıkarmanın yolunu düşünürken tekrar akımı hissetti bu kez daha güçlüydü. İyshuan'ın zihnine birbirinden anlamsız düşünceler ve eski günler dolmaya başladı. Ne ruhuna ulaşabiliyor ne de düşüncelerini kontrol edebiliyordu. 'Lütfen kendime gelmeme izin ver . Eğer bağlantı koparsa ona ulaşamam burdan çıkamam lütfen bana..' İyshuan bir anda umudunu kaybetti ve sonsuz boşluğun onu yutmasına izin verdi. Zaman onun için durmadan kısa bir an önce Mergredian ' ın keskin gözleri kuşattı benliğini. İçi huzurla doldu ve şöyle dedi: ' Yüreğimi yakan o lanet acına inat, sonsuza dek dayanabilirim karşımdaki o eşsiz gözlerine..'
    Back to top View user's profileSend private message
    Lugtarias
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jun 13, 2007
    Posts: 726
    Location: izmir

    PostPosted: Tue Jun 19, 2007 8:15 pm Reply with quoteBack to top

    Varlık böyle bir tepkiyi İyshuandan hiç beklemiyordu ve bunun üstüne İyshuan'a oğlunu bir kere daha görebilme şansını vermeye karar verdi İyshuan zihnindeki yoğun baskının yavaş yavaş kalktığını ve kendi düşüncelerini ve zihnini rahatlıkla kontrol edebilmeye başladığını fark etti.Oğluna bakıp ona Mergredian diyerek seslendi fakat oğlu ona afallamış bir ifadeyle karşılık verdi .Tabii ya oğlu ona Mergredian ismini koyduğun bilmiyordu oğluna doğru biraz daha uzanıp ben senin annenim Mergredian dedi çocuk çok zekiydi ve ilk defa gördüğü annesinin kendisine eskiden bir isim koyduğunu ve bu ismin Mergredian olduğunu anladı.Fakat bunu aklından geçirir.Geçirmez beyninde şimşekler çaktı.Varlık ona kurtuluş hikayesini anlatmıştı ve bu kahraman komutanın isminin nasıl olupta kendisine verildiğini bilemiyordu .Kendisini buna layık görmüyordu ama dünya üzerindeki tüm bilgeler bir iki dakika önce bir sinyal almıştı ve kendisi dışında herkez artık çocuğun Mergredian ismini taşımaya layık birisi olup geleceğin şekilllenmesinde rol oynayacağını biliyordu.Bu sinyal İyshan'ın Varlığın iradesini kırabilmesi ve Mergradian'a ulaşabilmesiyle ortaya cıkmıstı..

    _________________
    Ve sonbahar gelmeden topraÄ?a düÅ?tü yeÅ?il renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
    Back to top View user's profileSend private message
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.40 Saniye