Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: Shatargat
    Bugün: 0
    Dün: 0
    Toplam: 33538

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 569
    Üye: 0
    Toplam: 569

    FrpWorld.Com :: View topic - Yüzüklerin Efendisi Tolkien'in Orijinal Çnsözü
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     Yüzüklerin Efendisi Tolkien'in Orijinal Çnsözü View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    Efla
    Site Admin
    Site Admin





    Joined: Apr 10, 2004
    Posts: 3916
    Location: Ankara

    PostPosted: Sun Dec 19, 2010 3:17 pm Reply with quoteBack to top

    Aşşağıdaki yazı 1966 basımı Yüzüklerin Efendisi'nin orjinal önsözünün Türkçeye M. İhsan 'mit' Tatarlı tarafından çevirilmiş halidir.

    Yüzüklerin efendisi ve Tolkien severlerin tartıştıkalrı bilinmez sanılan bir çok konuya Tolkien'in ağzından ışık tuttuğu için dikkatimi çekti. Ayrıca Fantastik Kurgu'nun En büyük ustalarından biri olan Tolkien'in bile bazı sıkıntıları yaşamış olması sanırım genç yazarlara epey ışık tutacaktır.

    Benim okuyunca epey hoşuma gittiği için izin alarak sizlerle de paylaşmak istedim.

    -------------------------------

    Image

    Aşağıda okuyacağınız metin Yüzüklerin EfendisiÂ?nin 1966 yılındaki yeniden basımı için J.R.R. Tolkien tarafından yazılan önsözün tercümesidir.


    Bu hikâye Büyük Yüzük SavaşıÂ?nın tarihçesi oluncaya kadar anlatılarak büyüyen ve kendisinden önceki kadim tarihlere ait pek çok ayrıntı içeren bir hikâyedir. HobbitÂ?in yazılmasından hemen sonra ve 1937Â?deki yayınlanmasından önce tasarlamaya başladığım bir hikâyeÂ? Aslında çalışmaya ilk hikâyenin (HobbitÂ?in) devamını getirmek üzere başlamamıştım. Çünkü ilk olarak birkaç yıldır kafamda şekillenmeye başlayan Â?Kadim GünlerinÂ? tarihçesini ve mitolojilerini tamamlamayı ve onları bir düzene sokmayı istiyordum. Bunu daha çok kendi kişisel heveslerimi tatmin etmek için istiyordum ve başkalarının bu çalışmayla ilgileneceğine dair çok küçük bir umudum vardı. Çzellikle de öncelikli olarak dilsel ilhama dayandığı ve Elf dillerinin Â?tarihiÂ? hakkındaki gerekli alt yapıya sahip olma zorunluluğu taşıdığı düşünülürseÂ?

    Tavsiye ve görüşlerini istediğim kişiler bana dönüş yaptıklarında o küçük umudum yerini tamamen ümitsizliğe bıraktı. Bunun üzerine endişeli hobbitler ve onların maceraları hakkında daha fazlasını öğrenmek isteyen okuyucularımdan gelen isteklerden de cesaret alarak hikâyenin devamını yazmaya karar verdim. Fakat yazdığım hikâye karşı konulamaz bir şekilde eski dünyaya doğru çekilmeye başladı ve onun bir uzantısı oldu. Çyleydi deÂ? Asıl büyük hikâyenin başlangıcı ve ortası anlatılmadan önceki bitişi ve göçüşüydü.

    Bu süreç, hâlihazırda daha eski meselelere göndermeler içeren HobbitÂ?in yazılmasıyla başlamıştı zaten: Elrond, Gondolin, Yüksek elfler ve orcların yanı sıra daha yüksek ya da derin veya daha karanlık şeylerin uyanışına dair ipuçları: Durin, Moria, Gandalf, Necromancer, Yüzük. Tüm bu göndermelerin öneminin değeri ve kadim zamanlarla olan ilişkileri Ççüncü ÇağÂ?da ortaya çıktı ve Yüzük Savaşı ile doruğa ulaştı.

    Hobbitler hakkında daha fazla bilgi isteyen kesim en sonunda istediklerine kavuştu fakat bunun için çok uzun bir süre beklemeleri gerekti. Çünkü Yüzüklerin EfendisiÂ?nin yazılışı 1936Â?dan 1949Â?a kadar düzensiz aralıklarla sürdü ve bu zaman zarfında yerine getirmem gereken ve erteleyemeyeceğim pek çok görevim vardı. Aynı zamanda hem öğrenci hem de öğretmen olarak tüm dikkatimi alan başka konular da mevcuttu. Elbette ki bu gecikme büyük ölçüde 1939Â?da başlayan savaştan da kaynaklanıyordu. O yılın sonunda hikâye Birinci KitapÂ?ın sonuna bile varmamıştı.

    Yine de gelecek 5 yılın karanlığına rağmen hikâyenin tamamen terk edilmemesi gerektiğine karar verdim ve azar azar, genellikle de geceleri üzerinde çalışmaya devam ettim, BalinÂ?in MoriaÂ?daki mezarına gelinceye kadarÂ? O noktada yazmaya uzun bir süre ara verdim. Tekrar devam ettiğimde aradan neredeyse bir yıl geçmişti ve Lothlórien ile Ulu Nehir ile ilgili kısıma geldiğimde takvim 1941Â?in sonlarını gösteriyordu. Bir sonraki yıl şu anda Ççüncü KitapÂ?ı oluşturan meselelerin taslakları ile Beşinci KitapÂ?ın birinci ve üçüncü bölümlerinin başlangıçlarını yazdım. AnórienÂ?deki işaret kuleleri yandığında ve Théoden HarrowdaleÂ?e vardığında tekrar durdum. İlham gelmiyordu ve düşünecek hiç zamanım yoktu.

    1944 yılı sırasında savaşın sebep olduğu kafa karışıklıklarını ve yarım bırakılmış işleri artık terk etmem gerekiyordu. Kendimi FrodoÂ?nun MordorÂ?a yaptığı yolculuk üzerinde çalışmaya zorladım. Sonuç olarak bu bölümler de Dördüncü KitapÂ?ı oluşturdu, yazıldı ve sıraya konulmuş bir biçimde o sıralar Güney AfrikaÂ?da, RAFÂ?da (Royal Air Force / Kraliyet Hava DonanmasıÂ?nda) bulunan oğlum ChristopherÂ?a gönderildi. Her şeye rağmen hikâyenin bugünkü sonuna erişmesi bir beş yılı daha aldı. Bu süre zarfında evimi, sandalyemi ve kolejimi değiştirdim. Artık günlerim daha az karanlık olduğu halde hiç de daha az zahmetli değillerdi. Nihayet Â?sonaÂ? erişildiğinde ise bütün eserin tekrar gözden geçirilmesi ve elbette bazı kısımlarının büyük ölçüde yeniden yazılması gerekti. Aynı zamanda daktiloya dökülmesi ve daha sonra tekrar dökülmesi gerekiyordu; benim tarafımdan. On parmak daktilo yazmanın becerilerimin ötesinde olmasının bedeliÂ?

    Yüzüklerin Efendisi basıldığı günden itibaren pek çok kişi tarafından okundu. Bu noktada hikâyenin yazılma sebebi ve anlamı ile ilgili aldığım ya da okuduğum bazı görüş ve tahminlere dair bir şeyler söylemek istiyorum. Çncelikli sebep bir öykü anlatıcısının okuyucuların dikkatini çekecek, onları eğlendirecek ve belki de zaman zaman heyecanlandıracak veya derinden duygulandıracak, oldukça uzun bir hikâyede kendisini denemek istemesidir. Nelerin çekici veya duygulandırıcı olacağına dair rehber olarak sadece kendi hislerime sahiptim ve bu yolda hata pek çok rehber de kaçınılmaz olarak yapardı.

    Kitabı okuyanların bazıları, ya da en azından bir göz atıp inceleyenler onu sıkıcı, saçma veya rezil bulduklarını söylemişler. Bu konu hakkında hiçbir sorun ya da şikâyetim yok. Ne de olsa ben de onların çalışmaları veya yazmayı tercih ettikleri türdeki eserleri hakkında aynı şeyleri düşünüyorum. Fakat benim hikâyemi eğlenceli bulan kişilerin bakış açısından bakıldığında bile memnun olmadıkları şeyler var. Bu belki de bu kadar uzun bir hikâyede herkesi her noktada memnun etmenin mümkün olmamasından kaynaklanıyordur. Ya da aynı noktada herkesi mutsuz edememektenÂ? Bana ulaşan mektuplardan anladığım kadarıyla bazı paragraf veya bölümler kimine göre eserin değerini düşürürken kimine göre ise özellikle beğenilmiş. Hepsinin arasındaki en eleştirici okuyucuya yani bana gelirsek ben bile bugün pek çok irili ufaklı kusur bulabiliyorum. Fakat ne kadar şanslıyım ki kitabı incelemek ya da yeniden yazmak gibi bir zorunluluk altında değilim. Tüm bu eleştirilerin hakkından sessizlikle gelecektir. Diğerleri tarafından dikkate alınmış bir tanesi hariç; Â?kitap çok kısaÂ?Â?

    Daha derin anlamlara ve mesajlara gelecek olursak, yazarın kesinlikle böyle bir niyeti yoktur. Bu ne bir alegori ne de güncel bir olaya dayanıyor. Hikâye kendi kökleri içerisinde büyürken (geçmişe doğru) hiç beklenmedik dallar çıkarıverdi. Fakat kendisi ile Hobbit arasındaki bağ YüzükÂ?ün kendi önlenemez seçimi tarafından başından itibaren belirlenmişti. En can alıcı bölüm olan Â?The Shadow of the Past / Geçmişin GölgesiÂ? hikâyenin en eski parçalarından biridir. Kaçınılmaz bir felakete dönüşecek olan 1939 yılından çok daha önce yazılmıştı ve savaş önlenmiş olsaydı bile hikâye o noktadan itibaren çizgisini aynen koruyarak gelişmeye devam edecekti. Çünkü kaynağı çok önceden beri aklımda olan hatta bazıları çoktan kâğıda dökülmüş şeylerdi. 1939Â?da başlayan savaş onun çok azını ya da hiçbir şeyini değiştirmedi.

    Gerçek savaş ne süreç ne de sonuç bölümünde efsanevi savaşa benzemez. Eğer gerçek savaştan ilham almış olsaydım ya da savaş hikâyeyi yönlendirseydi kesinlikle YüzükÂ?e el konulur ve SauronÂ?a karşı kullanılırdı. Sauron yok edilmez aksine esir alınırdı ve Barad-dûr yıkılmaz fakat işgal edilirdi. Saruman YüzükÂ?ü ele geçirmekte başarısız olduğunda araştırmalarındaki eksik noktaları tamamlar ve bu bilgileri yüzükler hakkındaki irfanı ile birleştirerek kendisi için bir Büyük Yüzük yapar ve hükümdarı olmak için kendi tarzı ile Orta-DünyaÂ?ya meydan okurdu. Böyle bir çatışmanın sonucunda iki taraf da hobbitlere kin ve nefret kusardı ve hobbitler köle olarak bile uzun süre sağ kalamazdı.

    Diğer ayarlamalar alegoriyi veya güncel konuları sevenlerin zevklerine ve görüşlerine göre yeniden düzenlenebilirdi. Fakat ben varlığını sezecek kadar yaşlanıp bezdiğimden bu yana, alegorinin her türlü tezahüründen bütün kalbimle nefret ederim. Okuyucunun düşünce ve tecrübelerine değişik şekillerde uyarlanabilirliğinden dolayı tarihi çok daha fazla tercih ederim, gerçek ya da değiştirilmiş olsun.

    Sanırım pek çok kimse bu Â?uyarlanabilirliğiÂ? alegori ile karıştırıyor. Fakat bunlardan biri okuyucunun özgür iradesine diğeri ise yazarın maksadına dayanmaktadır. Bir yazar elbette yaşadığı tecrübelerden tamamen etkilenmeden kalamaz. Fakat bir hikâye tomurcuğunun hangi tecrübeleri gübre olarak kullanacağı çok karmaşıktır ve bu süreci çözmeye çalışmak yetersiz ve belirsiz tahminlerden öteye gidemez.

    Aynı zamanda her ne kadar ilgi çekici olsa da bir yazarın ve eleştirmenin hayatını çakıştırmak, düşüncelerinin aynı yönde hareket ettiğini sanmak ya da aynı zaman zarfında benzer olaylar yaşadıklarını var saymak da yanlıştır. Bir insan, savaşın tüm zulüm ve eziyetini tüm benliğinde hissederek onun gölgesinin altından çıkıp gelebilir. Ama yıllar geçtikçe görülüyor ki 1914 yılının gençliği ile yakalanılan kötü tecrübelerin 1939 ve sonrasındaki yıllarda karşılaşılanlardan hiç de daha az çirkin olmadığı sıklıkla unutuluyor. 1918 yılında biri hariç tüm yakın arkadaşlarım ölmüştü.

    Olaya daha az iç karartıcı bir açıdan bakalım: Bazıları tarafından Â?The Scouring of the Shire/ Shire TemizliğiÂ? isimli bölümün hikayemi tamamladığım dönemlerdeki İngiltereÂ?nin içinde bulunduğu durumu yansıttığı düşünülüyor. Yansıtmıyor. Bu bölüm, SarumanÂ?ın olayların içine girmesi ile zaman içinde biraz değişikliğe uğramış olsa da hikâyenin başlangıcından beri planlanmış olan temel noktalarından biridir. İçerisinde herhangi bir alegorisel anlam ya da politik gönderme yoktur. Elbette içerisinde zayıf da olsa (tamamen farklı ekonomik nedenlerden dolayı) tecrübeye dayalı bazı şeyler ve çok daha fazlası var.

    Çocukluğumu geçirdiğim bölge henüz 10 yaşıma gelmeden aşağılık bir biçimde yok edildi. Motorlu arabalar o zaman nadir bulunan şeylerdi (hiç görmemiştim) ve insanlar hâlâ banliyö rayları döşüyorlardı. Geçenlerde gazetelerden birinde uzun zaman önce bana çok önemli görünen fakat şu anda iyice köhneleşmiş olan bir mısır değirmeninin hemen yanı başındaki havuzu ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafını gördüm. Genç olan değirmenciden hiçbir zaman hoşlanmamıştım. Fakat onun babası olan yaşlı değirmencinin sakalı siyahtı ve ismi de Kumlukişi değildi.

    Yüzüklerin Efendisi şimdi yeniden basılıyor ve bu da bana değişiklikler yapma fırsatı doğurdu. Hataların ve tutarsızlıkların birkaçı düzeltilmiş metindeki yerini korudu ve dikkatli okuyucuların bildirdikleri birkaç noktada iyileştirilme girişiminde bulunuldu. Tüm yorumları ve istekleri dikkate aldım. Bazıları size geçiştirilmiş gibi görünebilir çünkü bu notlarımı düzenli tutamamamdan kaynaklanıyor. Fakat bu isteklerin çoğu sadece kitaba ilave edilen fazladan ekler ile karşılanabildi. Aynı zamanda bu yardımcı kısımlar diller hakkında daha detaylı bilgiler veren kısımlar gibi orijinal baskıya ekleyemediğim pek çok materyali de içeriyor. Diğer yandan bu baskı size bir önsöz, girişe yapılan bir ekleme, bazı notlar ve kişiler ile yerlerin isimlerini içeren bir indeks de sunuyor.

    Image
    J.R.R. Tolkien
    Ekim, 1966

    Çnemli Not: Çevirinin buraya koyulmasında çevirenin izni alınmıştır.
    Metnin orjinal kaynağı: http://www.kayiprihtim.org/portal/yuzuklerin-efendisi-onsoz-jrr-tolkien/ dır

    _________________
    Chaos is the law of nature,
    Order is the dream of man.
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's website
    catboy
    Site Yazarı
    Site Yazarı





    Joined: Jan 19, 2007
    Posts: 3268
    Location: Izmir

    PostPosted: Mon Dec 20, 2010 12:20 am Reply with quoteBack to top

    En çok şu "alegorinin her türlüsünden nefret ederim" kısmını okuyunca nasıl heyecanlandım anlatamam Yüzüklerin Efendisi'ni okuduğumdan beridir bu sözü nasıl, ne ara ve nerede kullandığını hep merak eder dururdum. Hem sözün geçtiği yeri hem de daha fazlasını okuma fırsatı sunduğu için Efla'ya çok teşekkür ederim.

    şu anda Efla beni zaman yolculuğuna çıkardı, beni Tolkien ile tanıştırdı, beni o sözlerin söylendiği ana götürdü. İnanın şu anda nasıl duygulandım anlatamam, hayatımda en çok görmek istediğim zamanda geriye gitmeden gerçekleşemeyeceğini düşündüğüm şeylerden biri oldu. Bunu burada paylaştığınız için gerçekten de teşekkür ederim... Smile
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's website
    Efla
    Site Admin
    Site Admin





    Joined: Apr 10, 2004
    Posts: 3916
    Location: Ankara

    PostPosted: Mon Dec 20, 2010 7:25 am Reply with quoteBack to top

    Ne demek rica ederim.

    Ben şu kısmı ço kbeğendiim ve dikkat çekmek istiyorum aslında
    Quote:

    Kitabı okuyanların bazıları, ya da en azından bir göz atıp inceleyenler onu sıkıcı, saçma veya rezil bulduklarını söylemişler. Bu konu hakkında hiçbir sorun ya da şikâyetim yok. Ne de olsa ben de onların çalışmaları veya yazmayı tercih ettikleri türdeki eserleri hakkında aynı şeyleri düşünüyorum. Fakat benim hikâyemi eğlenceli bulan kişilerin bakış açısından bakıldığında bile memnun olmadıkları şeyler var. Bu belki de bu kadar uzun bir hikâyede herkesi her noktada memnun etmenin mümkün olmamasından kaynaklanıyordur. Ya da aynı noktada herkesi mutsuz edememekten…


    Yani düşünün ki Tolkien bile bu sorunla karşılaşmış. Hİkayesi saçma bulunmuş. Ama şimdi ise insanlar ikiye ayrılıyorlar =) Belkide hikaye kadar olaya bakış açısının da etkisi vardır. İnsanları memnun etmeye çalıştıkça aslında bir yandan başkalarını mutsuz edeceğiz. Belki de en dengeli noktası bizim en çok hoşumuza giden şekliyle yazmak. Çünkü kendimizi en iyi o şekilde ifade etmiş oluruz.

    _________________
    Chaos is the law of nature,
    Order is the dream of man.
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's website
    yeminer
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Oct 01, 2003
    Posts: 4320
    Location: istanbul

    PostPosted: Tue Dec 21, 2010 7:44 am Reply with quoteBack to top

    İlginç ama ben Yüzüklerin Efendisini eleştirdiğimi hiç hatırlamıyorum. O zamanlar bu türe hiç alışık olmadığımdan ve okurken çok heyecanlandığımdan mıdır acaba diye düşünüyorum.

    _________________
    her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediÄ?ini anlayamasın
    güç amacın, karanlık aracın olsun.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's website
    Efla
    Site Admin
    Site Admin





    Joined: Apr 10, 2004
    Posts: 3916
    Location: Ankara

    PostPosted: Tue Dec 21, 2010 8:52 am Reply with quoteBack to top

    Sanırım zaten biz okuduğumuzda fantastik kurgu kendini az çok kabul ettirmiş bir türdü. Saçma bulanlar vardı ama zaten saçma bulanlar okumuyordu okuyan tanıdıklarımın hepsi beğeniyordu.

    Eleştirdiği zamanlar bizden çok daha eski gibi görünüyor.

    _________________
    Chaos is the law of nature,
    Order is the dream of man.
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's website
    catboy
    Site Yazarı
    Site Yazarı





    Joined: Jan 19, 2007
    Posts: 3268
    Location: Izmir

    PostPosted: Tue Dec 21, 2010 11:17 am Reply with quoteBack to top

    Romana kısa diyen de olmuş, Tolkien bile bunu dalga geçerek anlatıyor yazısında Very Happy
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's website
    Aegron Linwelin
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 18, 2007
    Posts: 2614
    Location: Bursa

    PostPosted: Tue Dec 21, 2010 1:17 pm Reply with quoteBack to top

    Efla öncelikle bunu paylaştığın için çok çok teşekkür ediyorum.

    Tolkien'in hikayesinin saçma bulunması.. Demek herkes aynı sorunla karşılaşıyor. Herşey okuyucunun algısında bitiyor sanırım.

    _________________
    Thanks Mario but The princess is in another castle!!
    Mr.Green Razz
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteMSN Messenger
    Bogus
    Site Yazarı
    Site Yazarı





    Joined: Nov 29, 2006
    Posts: 864
    Location: Istanbul

    PostPosted: Tue Dec 21, 2010 3:28 pm Reply with quoteBack to top

    Aslına bakarsanız ben bu önsözde Tolkien'in çok da eleştiri almaktan hoşlanan birisi olmadığını düşündüm. Belki de çok fazla olumsuz eleştiri almaktan bezmiş bir insanın tepkisidir bu...

    Nihayetinde Tolkien kendi eserini saçma bulan insanların yazdığı eserleri de kendisinin saçma bulduğunu söylüyor. Bu muazzam bir genelleme, eleştiriye hoşgörüsüz olma, hadi abartayım, biraz kin tutma değil mi?

    Bir de bu adam koskoca Oxford'da Edebiyat Profesörü... Yani onun kitabını eleştirenler de boş insanlar olmamalılar ve Tolkien bunların eserlerini sırf onlar kendi eserine saçma dedi diye saçma olarak değerlendirdiğini söylemekten çekinmemiş.

    Ama burada alınması gereken asıl önemli ders Tolkien'in yazdığı şeye inanmasında. Hatalarını kabul etmesinde ve eserine güvenmesinde.

    İşte bazen zamanın biraz ötesinde olabiliyorsunuz ve o zaman gerçekten de bazı eleştirileri görmezden gelmeniz gerekebiliyor.

    "İyi de bu hiç bir balığa benzemiyor." diyen kadına "Haklısınız hanımefendi bu bir resim." diyen Picasso örneğinde olduğu gibi...

    _________________
    <div><strong>ÇıÄ?lıkta henüz umut vardır, çıÄ?lık atmak güç ister. Tehlike, fısıltıdadır. Çünkü fısıltı bir tükeniÅ?in ifadesidir.</strong></div>
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's websiteMSN Messenger
    yeminer
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Oct 01, 2003
    Posts: 4320
    Location: istanbul

    PostPosted: Tue Dec 21, 2010 10:21 pm Reply with quoteBack to top

    Yanlış hatırlıyo veya karıştırıyo olabilirim ama sanırım kitap 1 kitap 2 kitap 3 kitap 4 gibi ciltlerin içinde kitaplar vardı. Belki de onlardan bahsediyordur diyeceğim ama emin olamadım. Sonuçta çok da ciddiye alınası bir eleştiri değil.

    _________________
    her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediÄ?ini anlayamasın
    güç amacın, karanlık aracın olsun.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's website
    Darkgnome
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jan 31, 2004
    Posts: 3918
    Location: Ankara

    PostPosted: Wed Dec 22, 2010 5:24 pm Reply with quoteBack to top

    Bogus wrote:
    Nihayetinde Tolkien kendi eserini saçma bulan insanların yazdığı eserleri de kendisinin saçma bulduğunu söylüyor. Bu muazzam bir genelleme, eleştiriye hoşgörüsüz olma, hadi abartayım, biraz kin tutma değil mi?


    Orada eserlere değil, türlerine söz söylemiş. Yani o eleştirileri yapan kişilerin kendi düşünce ve zevk tarzına ne kadar uzak olduğunu, kendisinin ulaşmak istediği topluluktan ne kadar farklı olduklarını belirtmiş.

    Herhalde "büyükler için masallar" yazan bir profesörü şimdi de sevmeyecek pek çok Oxford ünşversitesi profesörü hala vardır. Smile

    _________________
    Göz alıcı tepenin yerinde artık binalar yükseliyor. Büyük, ulu; ama büyüleyici mi? Sislerin ardından ıÅ?ıÄ?ı daha net görürdüm, Å?imdi, kalabalıÄ?ın içinde, koca bir boÅ?luktayım.
    Eskisi kadar zevk vermese de, son bir kez daha!
    "
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Illyra
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jan 25, 2005
    Posts: 2113
    Location: Duskwood

    PostPosted: Sat Dec 25, 2010 5:48 pm Reply with quoteBack to top

    Eline, emeğine sağlık Efla. Okurken ben de kitapları ilk okuduğum zamanda döndüm Smile

    _________________
    Image
    Back to top View user's profileSend private message
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.42 Saniye