Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: eqoneke
    Bugün: 15
    Dün: 46
    Toplam: 84661

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 1852
    Üye: 1
    Toplam: 1853

    Şu An Bağlı:
    01 : eqoneke

    FrpWorld.Com :: View topic - Marduk
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     Marduk View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    Sacreneous
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Dec 23, 2006
    Posts: 63
    Location: Ä°stanbul

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 1:57 pm Reply with quoteBack to top

    .


    Last edited by Sacreneous on Sat Aug 07, 2010 11:11 am; edited 1 time in total
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Alenthas
    Forum Yöneticisi





    Joined: Oct 04, 2007
    Posts: 2670
    Location: Innsmouth

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 2:53 pm Reply with quoteBack to top

    Gayet mantıklı bulgular. Fakat bir karşı fikrinde görüşlerini okumak isterdim, bir karşı fikiri okuyup hangisinin daha mantıklı olduğunu karşılaştırmak daha kolay. Bulabilirsen sevinirim Smile

    _________________
    Image
    Back to top View user's profileSend private message
    Artemis Entreri
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 14, 2005
    Posts: 1521
    Location: Ýstanbul

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 3:11 pm Reply with quoteBack to top

    Ya bu Marduk gerçekten çok enteresan bir konu. Çstteki yazı da çok güzel. Paylaştığın için teşekkürler Sacreneous. Birşey bilmeden atıp tutmaya benzemeyecek bir konu gibi geldi bana. Kitabı da en kısa sürede edinmeyi düşünüyorum. Ayrıca bu yazının devamı da var sanırım, Burak Eldem denen kişi yeni bulgulardan ve gelişmelerden bahsedecekmiş. Bulabilen onlarıda paylaşırsa süper olur Smile

    _________________
    Been there. Seen that. Got the scars.
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's websiteMSN Messenger
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 3:50 pm Reply with quoteBack to top

    Çncelikle yazının üslubundan hiç hoşlanmadığımı belirteyim. Madem kendince bilimsel bir konudan bahsediyordu söz konusu yazar o zaman keşke biraz daha bilimsel üslubla yazsaymış.

    Astronomi ile amatör olarak ilgileniyorum. İleride fırsat bulursam daha fazlasını da yapmak isterim. Bir parça antik çağ uygarlıklarını da araştırdım.

    Çncelikle başka bir gezegenin var olması ve bu gezegenin aslında şu ana kadar fark edilememiş olması mümkün... Kepler yasaları gereği bir gezegen güneşe yaklaştıkça hızlanır. Uzaklaştıkça yavaşlar. Dolayısı ile gezegenin yolun bizim onu fark edebileceğimiz bölümünü ne kadar sürede alacağından emin olamayız. Başka bir değişle 3661 yıllık bir yörüngenin son dört yıllık bölümünde hala Marduk u göremiyor olabiliriz.

    Ancak benim okuduğum dinlediğim kaynak ve kişilerden öğrendiğim söz konusu iddalar sadece böyle bir durumun olabileceğini belirtiyor ancak başka bir değişle böyle bir gezegenin olması fizik kurallarına aykırı değil. Ancak Dünya'nın Ay gibi ikinci bir uydusunun da olması mümkün. Ancak sadece mümkün diye bu konunun üzerine uzun uzun kafa yormaya hele kitaplar ( tek bir kitap da değil) yazıp bunun çok önemli bir konu olduğuna insanları inandırmaya gerek olduğunu düşünmüyorum.

    Elbette bir ikinci mesele daha var. O da Sümerlerin Babillilerin Mısırlıların, bir iddaya göre Mayaların da böyle bir gezegeni fark ettikleri ve daha sonra da bu uygarlıkların gezegenin belirmesinin ardından gizimli şekilde söz konusu uygarlıkların yok oldukları.

    Elbette eğer birbirinden uzaktaki uygarlıklar ısrarla bir konudan bahsediyorlarsa o zaman içimizde bir şüphe uyanabilir. ( Gerçi burada uzak olan Mayalar Sümer Mısır Babil Asur Akad İbrani kavimleri neredeyse içiçeler) O dönemde gökyüzünde bir şeylerin olmuş olması en azından muhtemel olabilir. Ancak ne kadar uzak olurlarsa olsunlar uygarlıklar arası inançların da mesafeleri inanılmaz bir şekilde kat edebildiği de söylenebilir. Bunun bir örneği ejderha miti hem İskoçya hem de Çin de aynı mit insanların zihninde yer etmiş. Ancak salt bu nedenle ejderhaların ya da onları andıran bir yaratığın yaşadığını küçük ya da büyük bir nesnel kanıt olmadan idda etmek nasıl mümkün değilse, Mayalar ve Ortadoğu uygarlıkları benzer bir konudan bahsediyor diye böyle bir gezegenin varlığını idda etmek de bence mümkün değildir. ( Kabul etmenin lafını bile etmiyorum. )

    Keşke söz konusu medeniyetler bilimsel açıdan biraz daha ileri olsalardı ve de bize gezegenin boyu ve hızı hakkında da bilgi verebilselerdi. Bugün astronomi bilimi yüzlerce ışık yılı uzaktaki gezegenleri keşfederken güneş sisteminde yeri bilinen bir gezegeni keşfetmek de zor olmazdı. Ancak okuduklarımdan anladığım bu konunun söz konusu uygarlıklarca sadece bir mitoloji öyküsü olarak konu edildiği, 3661 yıl sonra gezegenin döneceği iddası yanlış hatırlamıyorsam bu uygarlıklardan sadece biri tarafından idda ediliyordu. Ancak o dönem din adamlarının böyle sayılarla insanları etkilemeyi tercih ettikleri de idda edilebilir. Dünya'nın yedi günde yaratıldığına ilişkin bir inanış da var. Ancak buradaki yedi aslında Dünya'nın yaratılışını tanımlamada pek bir anlam ifade etmiyor.

    Bütün bunların yanında yazıya söz konusu tezi desteklediği iddası ile dahil edilmiş birkaç konuda da en azından benim okuduğum bilgiler söz konusu olduğunda birkaç yanlış nokta var. Bu konularda farklı kaynaklardan farklı bilgi edinenler benimle paylaşırlarsa sevinirim.

    Çncelikle Marduk 12. gezegenle randevu derken tam olarak neyin anlatılmaya çalışıldığını anlamadım. şu sıralar bilimadamları tarafından gezegen kabul edilen 8 gezegen var. Eğer Marduk da gelir ve gezegen kabul edilirse 9. olacak. Bir on yıl kadar önce Plüton da gezegenlere dahilken 9 gezegen vardı. Bir iki yıllığına bu sayı 10 a çıkmıştı. Başka bir değişle Marduk'un en iyi ihtimalle 11. gezegen olması mümkündü.

    Bildiğim kadarı ile Babiller döneminde bilinen 5 gezegen vardı. Merkür Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn... Güneşi ve Ay ı da bunlara dahil edip toplam 7 gezegen olduğunu idda etmişlerdi. Hatta haftanın yedi gün olma nedeninin de bu olduğunu okumuştum. Başka bir değişle on iki ya da onbir sabit gezegenden bahsetmiyorlar. Plüton'u keşfeden bir uygarlık olduğunu hiçbir yerde okumadım. İsmin Roma mitolojisinden gelmesi sizi şaşırmasın, Roma tanrılarının bir bölümü sonradan gezegenlere yakıştırıldı. Çrneğin masmavi Neptünü görünce hadi adı Romanın eniz tanrısı Neptün olsun dediler. ( İsteyenlere ilgili kaynakları verebilirim. )

    Gezegenlerin dışarıdan içeriye sayılmasının nedeni aslında çok basit olabilir. İnsanlık uzun süre Dünya 'nın zaten merkezde olduğuna inandı. Dolayısı ile uzaktan merkeze doğru gezegenleri saymaları normal olabilir. Elbette başka bir nedeni de olabilir. Ancak soruyu sorup sonra bir kanıt olmadan belki de bilmem ne olamaz mı demek bana ters geliyor. O zaman ben de kafama göre bir cevap verebilirim.

    Söz konusu gezegenin eğer 3661 yılda bir geldiği doğru ise...
    2008-2*3661= MÇ 5314 dolaylarında da Dünya'ya yaklaşmış olmalıydı. O zaman köyler bir yana ufak şehir devletleri bile vardı. Ancak o yıllarda var olmuş öylesine muazzam bir uygarlık bildiğim kadarıyla yok. Mö 5000 yılları öyle taş devrinin olduğu yıllar değil. Köyle hatta ufak şehirler var. O dönemin çok daha basit uygarlıklarından birçok iz kalmışken ( dikilen basit pamuklu kumaşlar bile dayanmış bazı yerlerde) o muazzam uygarlıktan iz kalmaması garip... Mitoloji tanrılarının gerçekten var olup olmadığı gerçeğini geçiyorum. Günümüzde bile tanrı ile konuştuğunu hatta Tanrı'nın kendisine git bilmemnereyi özgürleştir dediğini idda eden son derece modern devletlerin yöneticileri varken o günlerde elbette yazıtlar tanrıların gerçekten var olduğunu hatta rahiplerin onlarla yemek yediğini ava gittiğini anlatabilir. Bir kanıt olmadığı sürece mantıklı bize bu yazıtların dini güçlendirmek için yaratıldığına inanmaktır bence..

    Son olarak bir gazetenin satması bir kitabın satış rekoru kırması için elden gelen her şeyin yapıldığı günümüzde böyle bir hikayenin sırf bir çeşit ürün yaratmak için yaratılması da mümkündür. Hatta sözüm bu yazının yazarına değil ama yazarların da bu konunun ciddi olduğunu belirten yazılarla ürünün pazarlamasına destek vermesi de mümkündür. Ne kadar doğrudur bilmiyorum ancak bir internet sitesinde uzaylıların gerçek olduğunu idda eden bir kitap serisinin sonunda Erich von Daniken'in ( Tanrıların Arabasının Yazarı) aslında yazdığım her şey yalandı diyen bir kitap yayınladığını duymuştum. Belki doğru belki yanlıştır. Ancak belli belki biraz gizemli olaylardan faydalanıp Dünya on yıl sonra yok mu olacak, Uzaylılar gerçek mi tarzı konularda kitaplar yazıp belli yazarların ve basının da desteği ile zengin olup sonunda da böyle bir kitap yazmak hakkaten ilginç bir fikir.

    Bir nokta da şu eğer Marduk gerçekten de gelecekse bile dört yıl sonra.... ve ben bundan emin olsam da yine yarın ki ödevimi yapıp toprağın şarkısına şiirlerimi yazacağım, haftasonu sinemaya gideceğim yani normal yaşamımı sürdüreceğim. O nedenle tamamen efsanelerden kaynaklanan bilgilerden oluşan böylesi bir fikirle ilgilenmek ne kadar doğru bilmiyorum. Hele de para vermek.

    Yine de bu konu bir çeşit bilimsel yasaların tartışmasına vesile olacaksa elbette buna varım...

    Mesela 84 te keşfedilen "güneş sistemine girmekte olan kırmızı cismi merak ettim. Eğer bu cisim kaydadeğer boyutta ise onunla ilgili yazılar olmalıydı ancak hiçbir yerde böyle bir yazı bulamadım. Belki ben bulamadım. Eğer varsa bana kaynağı verebilirseniz sevinirim.

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Artemis Entreri
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 14, 2005
    Posts: 1521
    Location: Ýstanbul

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 4:20 pm Reply with quoteBack to top

    Quote:
    Bilim çevreleri tarafından son yıllarda Güneş Sistemindeki 10. gezegen olduğu belirlenmiş ve belirli aralıklarla Dünya'ya çok yaklaştığı tespit edilmiştir.[kaynak belirtilmeli] Sümerler tarafından Nibiru olarak adlandırılan gezegenin, bugüne kadar sadece 1983 yılında IRAS kızılötesi teleskopu sayesinde görülebildiği iddia edilmektedir.


    --Vikipedi--

    Quote:
    Bu anlamda en çok Maya Uygarlığı ile karşılaşmak şaşırtmış Eldem'i: "Klasik marksizmin bakışıyla bir dil, kültür ve matematik için belirli bir üretim lazım. Mayalarda bu yok işte. Çok ilkel bir mısır tarımı yapıyor, ama astronomide inanılmaz bir bilgi birikimine sahipler. Yörünge hesaplarını ancak bugünkü kadar titizlikle yapıyorlar. Bu öncelleri olan toplumlardan onlara aktarılmış bir bilgi" diyor. Ancak bu Hıristiyanlıkla birlikte kesintiye uğruyor. Çünkü kilise eski kültürlerin sahip olduğu bilgiyi öğreniyor, ancak kimse öğrenmesin istiyor. Yazar Engin Ardıç da kitaba yazdığı önsözde buna dikkat çekiyor ve bunun hala değişmediğini ve felaketlerin bazı devletler tarafından bilindiğini söylüyor. Burak Eldem bu güne kadar başka hiçbir araştırmacının yapamadığı bir şeyi yaparak şeytanın rakamı olarak bilinen 666'nın öyküsünü de Babillilere ve Marduk'a kadar sürüyor. Bu simge 60'lık rakam sistemi kullanan Babillilerde 3661 rakamını gösteriyor. Yani Marduk'un yörünge zamanı. Aynı zamanda hem "şar" yani kral anlamına geliyor, hem de "döngü", "yıkım", "tamamlanma" gibi anlamlara geliyor. Burak Eldem, Kudüs'ün talan edilmesi sırasında bu rakamın 666 olarak algılandığını söylüyor. "Marduk" simgesi rakam yerine harflerin kullanıldığı ibranicede de üç tane W harfine karşılık geliyor. Yine bu harflerin rakam karşılığı 666. Eldem "Neresinden baksan bunun bir şekilde altı ve altmışla bağlantılı olduğunu düşünmüşler ve bu rakam aslında 3661 olduğu halde ona 666 yani şeytanın rakamı demişler. 666 aslında Marduk'un şifresi" diyor.


    --Sabah--

    _________________
    Been there. Seen that. Got the scars.
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's websiteMSN Messenger
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 4:36 pm Reply with quoteBack to top

    Aynı gezegenden mi bahsediyoruz bilmiyorum. Birkaç yıl önce bulunan bir onuncu gezegen daha vardı. Zannediyorum resmi isim olarak Zyna konulmuştu adı... O gezegenle ilgili birkaç yazı okudum ancak yörüngesinin Dünya'ya yaklaştığını okumadım. Zaten artık gezegen de sayılmıyor bildiğim kadarıyla...

    İkinci bir noktada aslında birçok ilkel tarım toplumunun astronomi hakkında beklenilenin çok ötesinde bilgi sahibi olduğu.... Aslında bu bana o kadar garip gelmiyor. şehir ve köylerden ve otoyollardan uzakta geceyarısı yıldızları seyretme olanağı bulmuştum... Muazzam bir görüntüydü. Muhtemelen Dünya'nın o ilk yıllarında elektirik yokken hatta gaz lambaları bile yaygın değilken yıldızlar muhteşem görünüyordu. O nedenle en çok merak edilen mistik bazı hikayeleri katarak da olsa en çok bilgi aktarımı yapılan konulardan biri muhtemelen astronomi idi. Bildiğim kadarıyla kızılderililer gibi varlıkları daha ileride de sürmüş ilkel topluluklarda da gökyüzünün yine çok büyük önemi var. Elbette onların medeniyeti Mayalarınkinden daha az gelişmiş olduğu için fazla bilgi aktarımları olmamış.

    Bilmiyorum bana o günlerin insanlarının bazı gezegenleri keşfetmesi çok da imkansız gelmiyor.

    Bir noktayı daha belirteyim. Bildiğim kadarıyla günümüz takvimi Julius Sezar tarafından oluşturuldu. O nedenle hikaye doğru ise bile 3661 yıl aslında pek bir şey ifade etmiyor olabilir. En azından yıllar doğru hesaplandıysa bile bizim takvimimizle her halde Marduk'un yörüngede dolaşma süresi daha farklıdır.

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Artemis Entreri
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 14, 2005
    Posts: 1521
    Location: Ýstanbul

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 4:41 pm Reply with quoteBack to top

    Zaten bu bir varsayım. Bilimsel bir veri değil. Fakat senin aksine ben değerlendirilmesi gereken bir varsayım olduğunu düşünüyorum her nedense. Sonuçta ortada çok ciddi bir tehdit söz konusu.

    Benim anlamadığım bir şey var. Bu kadar uzakta (36 milyar kilometre) olan bir gezegen nasıl oluyo da güneşin çekim alanı etkisinden çıkmıyor. Uzaklığın karesiyle ters orantılı olan bir şey değil mi aradaki çekim kuvveti? Güneşten daha çok çekebilecek başka hiçmi gök cismi yok 36 milyar kilometre çevremizde?

    _________________
    Been there. Seen that. Got the scars.
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's websiteMSN Messenger
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 4:52 pm Reply with quoteBack to top

    36 milyar kilometre yanlış hatırlamıyorsam 36*10^12 metre...

    Bir ışık yılı 9460*10^15 metre idi ve en yakın yıldızın uzaklığı yanlış hatırlamıyorsam 3 ışık yılı kadardı. Başka bir değişle güneşten 36 milyar kilometre uzaktaki bir cisim yine de güneşe başka bir yıldıza yakın olduğundan 10000 kat yakın olacaktır.

    Uzayda uzaklıklar gerçekten muazzam.

    Belki bilimadamları bu konularda araştırma yapabilirlerdi ve de keşke yapsalardı. Sonuçta artık Plüton'un yakınlarına kadar ilerleyen uzay araçlarımız var. İçinde insan olmasa da...

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Alenthas
    Forum Yöneticisi





    Joined: Oct 04, 2007
    Posts: 2670
    Location: Innsmouth

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 5:19 pm Reply with quoteBack to top

    Firble wrote:
    36 milyar kilometre yanlış hatırlamıyorsam 36*10^12 metre...

    Bir ışık yılı 9460*10^15 metre idi ve en yakın yıldızın uzaklığı yanlış hatırlamıyorsam 3 ışık yılı kadardı. Başka bir değişle güneşten 36 milyar kilometre uzaktaki bir cisim yine de güneşe başka bir yıldıza yakın olduğundan 10000 kat yakın olacaktır.

    Uzayda uzaklıklar gerçekten muazzam.

    Belki bilimadamları bu konularda araştırma yapabilirlerdi ve de keşke yapsalardı. Sonuçta artık Plüton'un yakınlarına kadar ilerleyen uzay araçlarımız var. İçinde insan olmasa da...


    Fakat bir de şunu düşünmek lazım, yıldızlar genel olarak güneşten 3 kat daha büyük. Yani çekim gücü 3 kat daha fazla?

    _________________
    Image
    Back to top View user's profileSend private message
    Artemis Entreri
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 14, 2005
    Posts: 1521
    Location: Ýstanbul

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 5:41 pm Reply with quoteBack to top

    Güneşe en yakın yıldız 4.23 ışık yılı uzaktaymış.

    Quote:
    Fakat bir de şunu düşünmek lazım, yıldızlar genel olarak güneşten 3 kat daha büyük. Yani çekim gücü 3 kat daha fazla?


    Firble'ın yaptığı hesaba göre, 3 kat değil, 100.000.000 kat daha (10binin karesi) vüyük olması lazım ki güneşle aynı etkiyi gösterebilsin.

    _________________
    Been there. Seen that. Got the scars.
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's websiteMSN Messenger
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sat Mar 08, 2008 6:31 pm Reply with quoteBack to top

    Güneşe en yakın yıldız Proxima Centuri... Kütlesi güneşin 6 da biri kadar yazıyor vikipedia nın ingilizcesinde... Bu durumda çekimi daha da az. Güneşten çok çok daha büyük yıldızlar da var... Ancak hiçbirinin uzaklığı güneşten daha etkili bir yer çekimini o kütleyle yaratacak gibi olduğunu sanmıyorum. Sonuçta en yakın yıldızın bile 100 milyon defa büyük olması gerektiğini düşürsek...

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Sacreneous
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Dec 23, 2006
    Posts: 63
    Location: Ä°stanbul

    PostPosted: Sun Mar 09, 2008 4:08 pm Reply with quoteBack to top

    Çncelikle Firble özel mesajını okudum cidden ben Engin Ardıç felan değilim. Çok güldüm hatta mesajını görünce.

    Yalnızca 2012 konusunda yorumlarınızı merak ettiğim için diğer yazıyı sonradan koydum.

    Ayrıca yazının üslubunu ben de hiç sevmediğimi belirtiyim. Bilimsel bir dille yazılsaymış daha uygun olurmuş bencede.

    Neyse işin açıkcası bende bilimsel veriler olmadan bir şeye inanmak istemiyorum. NASA'nın Planet X ve 2001 KX76 olarak adlandırdığı, Marduk ve Nibiru olarak da isimlendirilen bir gezegenin olduğu gerçek.

    Kimileri 10. gezegen kimileri de 12. gezegen der. Sayıların değişmesinin sebebi Güneş'i ve Ay'ı da dikkate alıp almamak yüzünden. Zecheria Sitchin Güneş'i ve Ay'ı da cisim olarak ele aldığında 11 cisim söz konusu olmaktadır. Marduk da buna eklenince 12 oluyor işte.

    Dün akşam NASA'nın resmi sitesinden biraz araştırma yaptım ve birkaç resim ve geniş çaplı bilgi buldum.

    http://antwrp.gsfc.nasa.gov/apod/ap010830.html
    http://www.nineplanets.org/hypo.html#planetx

    NASA Jüpiter, Uranüs ve Neptün atmosferlerindeki sıradışı değişiklikleri, Pioneer 10 ve 11'in dünya'dan uzaklaşma hızlarındaki azalmaları gibi bazı konulara net bir şekilde cevap verememiş ve 10. gezegenle ilgili olabileceğini ileri sürmüşler. Pioneer 10 ve 11'in hızlarındaki azalma o yıllarda anlaşılamamıştı. Fakat daha sonra bunun 2001 KX76'nın çekim gücünden kaynaklandığı öğrenildi.

    1979'da Zecharia Sitchin'in kitabının piyasaya çıkmasından 3 yıl sonra Amerikan Astronomi Birliği Planet X projesini başlatmış ve 1983'de Nibiru NASA'ya ait IRAS (Infrared Astronomical Satellite) uydusu ie ilk defa görülmüş.

    2001'de ise Deep Ecliptic Survey isimli proje kapsamında Nibiru'nun ilk dijital resimleri çekildi.


    Image
    Image

    Amatör astronomi sitesinde de bu konu tartışılmış, ordan bir yazıyı buraya koyuyorum.

    http://tech.groups.yahoo.com/group/tutulum/

    Quote:
    Biliyorsunuz bir Marduk (Nibiru) olayi var. 2012'de Dünya'ya cok
    yaklasip felaketlere yol acacak olan Gezegen X.

    Bu gezegenin bir yilinin 3661 Dünya yili oldugu iddia ediliyor. O halde bu Marduk nerede? Simdiye kadar gormemiz gerekmez miydi?

    Oncelikle Günes sistemindeki bütün uydular Kepler yasalarina uyar. Periyodlarinin karesi ile yorünge yaricaplarinin küpü dogru orantilidir. Periyodu yil, yorünge yaricapini AU alirsak bu oran 1.00'dir. (AU:Astronomic unit, Dünya - Günes uzakligi, 150 milyon km) O zaman Marduk icin ortalama yorünge yaricapi = küp kok (3661 x 3661) = 237.53 AU'dir. (Semi-major axis, a) Günes'e en yakin oldugu noktada (perihelion, q) mesafesini 1.00 AU alalim. (Dünya'yi kokten degistirecekse cok yakin olmasi gerekir. Bu mesafeyi Dünya ile ayni kabul edelim) Bu durumda Gunes'e en uzak oldugu nokta (aphelion, Q) mesafesi 474.076 AU olur. (q + Q = 2a)

    Bu yorungenin basikligi (eccentirity, e) cok yüksektir. Yani cok uzun bir elipstir. a x (1 - e) = q oldugu icin e = 0.99579 olur.

    Yine Kepler yasasindan, bir gezegenle Gunes'i birlestiren cizgi esit zaman araliklarinda esit alanlar tarar, yani gezegen Günes'e yaklastikca cizgisel yorünge hizi artar. Max hiza perihelion noktasinda (Gunes'e en yakin konum) ulasilir. Bu hizin formülü de = kare kok( (G x M(gunes) / a) x (1+e)/(1-e) )'dir. Bu durumda Marduk'un max yorünge hizi = 42.381 km/sn bulunur.

    Perihelion noktasina gelmesine sadece 8 yil kaldigini ve (8 / 3661)
    orani cok kücük oldugu icin bu hizi sabit 42 km/sn kabul edersek cok hata yapmamis oluruz.

    Bu durumda su andaki uzakligi = 42 (km/s) x 60(saniye) x 60(dakika) x 24(saat) x 365 (gün) x 8 (yil) km olur. O da = 10,59 milyar km.

    Neptün'ün ortalama uzakligi 4,5 milyar km. Pluton'un uzakligi 5,9 milyar km.10,59 milyar km uzakliktaki ve yaklasik Dünya büyüklügünde bir gezegeni nereye bakmamiz gerektigini tam olarak bilmeden hicbir sekilde goremeyiz. Yeni bulunan gezegen Sedna yaklasik Ay büyüklügünde ve 8 milyar km kadar uzaklikta. Hubble uzay teleskopunun 1.1 saatlik pozlama süresinin ardinda sadece 1 pixel olarak gorulebiliyor. Ayrica Marduk'un yorungesi cok basik bir elips oldugundan neredeyse dosdogru uzerimize dogru geliyor, bu nedenle arka plandaki sabit yildizlara gore acisal yer degistirmesi cok cok az. Bu da tesbit edilmesini iyice guclestiriyor. Gorebilmek icin yaklasik 4 yil beklememiz gerekiyor


    Last edited by Sacreneous on Sat Aug 07, 2010 11:15 am; edited 1 time in total
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Edmond
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 03, 2006
    Posts: 5509
    Location: Ã?anakkale

    PostPosted: Sun Mar 09, 2008 5:36 pm Reply with quoteBack to top

    Quote:


    Söz konusu gezegenin eğer 3661 yılda bir geldiği doğru ise...
    2008-2*3661= MÇ 5314 dolaylarında da Dünya'ya yaklaşmış olmalıydı. O zaman köyler bir yana ufak şehir devletleri bile vardı. Ancak o yıllarda var olmuş öylesine muazzam bir uygarlık bildiğim kadarıyla yok. Mö 5000 yılları öyle taş devrinin olduğu yıllar değil. Köyle hatta ufak şehirler var. O dönemin çok daha basit uygarlıklarından birçok iz kalmışken ( dikilen basit pamuklu kumaşlar bile dayanmış bazı yerlerde) o muazzam uygarlıktan iz kalmaması garip... Mitoloji tanrılarının gerçekten var olup olmadığı gerçeğini geçiyorum. Günümüzde bile tanrı ile konuştuğunu hatta Tanrı'nın kendisine git bilmemnereyi özgürleştir dediğini idda eden son derece modern devletlerin yöneticileri varken o günlerde elbette yazıtlar tanrıların gerçekten var olduğunu hatta rahiplerin onlarla yemek yediğini ava gittiğini anlatabilir. Bir kanıt olmadığı sürece mantıklı bize bu yazıtların dini güçlendirmek için yaratıldığına inanmaktır bence..



    Ancak piramitler gibi bir yapı, günümüz teknolojisiyle bile yapılamaz, sonuçta bir felaketin gelip, teknolojiyi süpürmüş olması mümkün.Einstein'ın dediği gibi *3.'yü bilmem ama 4. dünya savaşı, sapanlarla yapılacak.* yani 3. dünya savaşı medeniyeti yok edecek, bunun gibi bir savaş olması da mümkün vaktiyle Smile

    _________________
    I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.

    The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.

    I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.

    -Freddie Mercury
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteYahoo MessengerMSN Messenger
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sun Mar 09, 2008 6:00 pm Reply with quoteBack to top

    Arkadaşlar günümüz teknolojisini küçümsemeyelim. Piramitlerden kat kat yüksek gökdelenler bugün yapılabiliyor. O günün Mısırında bildiğim kadarıyla piramitlerin nasıl yapıldığı ayrıntılı olarak anlatılıyordu yanılmıyorsam. Zaten birden Keops'u yapmıyorlar. Adım adım gelişen bir inşaat teknolojisi var. Ki antik çağda bu konuda zirve noktaya ulaşan medeniyetin Roma olduğu söylenir.

    Ben insan ırkını küçümsemeyelim diyorum. Evet bazen çekilmez olabiliyoruz ancak birçok inanılmaz işi de başarabiliyoruz...

    Bilmiyorum bugünün medeniyeti yok olursa, trenlere uçaklara bakıp bunları o günün insanları yapmış olamaz derler mi? Gerçi bugün bile büyük mucitlerin aslında uzaylı olduğunu idda eden bir komplo teorisi var. Hatta aynı grup bir mucit olmasa da Hitlerin de aslında uzaylı olduğuna ilişkin ilginç kanıtlar ileri sürüyorlardı.

    Mardukla ilgili aktarılan son bilgiler gerçekten ilginç bahsettiğin onuncu gezegen sanıyorum Sedna ya da Zeyna adı verilen gezegen oluyor. Bildiğim kadarıyla astronomi çevreleri o cisme artık gezegen demiyor. Plütonla birlikte ikisi gezegenlikten çıkarıldı.

    Resimde bahsedilen Kuiper Belt ya da Kuiper kuşağı Kuyruklu yıldızların geldiği kuşak elbette kuyruklarının çıkması ancak güneşe yaklaştılar mı mümkün oluyor. Bahsedilen yörünge süresi de bir kuyruklu yıldızınki ile benzer.. Halleyin 70 kusur yılda gelip gitmesine bakmayın kuyruklu yıldızların çoğunun dönüş süresi çok çok daha uzun.

    Bu durumda bahsedilen Marduk'un çok büyük bir kuyruklu yılsız olması gerekiyor. Bu aslında parlaklığını da açıklıyor çünkü Ay'ın binde biri boyunda kuyuklu yıldızlar bile üstelik çok çok uzaktayken parlaklıkları sayesinde görülüyorlar. Dev bir kuyruklu yıldızın ne kadar parlak olacağını hayal edemiyorum.

    Ancak sanırım bu Sedna ya da 2001 KX76 olamaz çünkü keşfedilişinin üzerinden onca yıl geçmişken yörüngesini amatör astronomların bile çıkarması lazım.

    Dünya'ya yaklaşmak bir yana yörünge Satürn'ün bile hafifçe yakınından geçiyorsa sanıyorum duyulurdu bu. Elbette çok büyük bir bilgisizlendirme operasyonu da yapılıyor olabilir bunu göz ardı etmiyorum.

    Marduk 'un gelmesine 4 yıl kaldığına göre ; Marduk'un yanısıra Maya takvimi ile miladi takvimi arasındaki dönüşüm de doğru yapıldıysa o zaman bu kuyruklu yıldız yakında reddedilemez şekilde yakınımızda olacak..

    Asıl hiçbir şeyin gizlenemeyeceği dönem sanıyorum 2010 ile birlikte başlar... Yine elbette zaman doğru ise...

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Lord_Feanor
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 11, 2007
    Posts: 629
    Location: Miklagaard

    PostPosted: Sat Apr 11, 2009 8:41 pm Reply with quoteBack to top

    ben de bu marduk a saldırmak istiyordum Very Happy sizin tartışmanın üstünden bir sene geçmiş ama olsun içimde kalmasın Very Happy

    öncelikle engin ardıç en kıl olduğum yazarlardan biridir, her konuda kendini otorite sayan, olur olmaz her konuya atlayan bir yazar Very Happy

    engin ardıç ın yazısında anlattığı gibi bir gezegen olması zaten imkansız.. o büyüklükte bir gezegen güneş in kütleçekiminden o kadar kurtulamaz, ayrıca öyle çaya simit bandırır gibi sadece güneş sisteminin yörünge düzlemine dik vaziyette gelip dönecek şekilde saçma sapan bir yörünge olmaz. bir gökcisminin yörüngesine dönebilmesi için yörünge merkezinin(burda güneş oluyor) etrafından dolaşıp ivme kazanması gerekir.

    diğer olasılıklara gelirsek..
    - nasa kataloğuna 2001 kx76 olarak girilen gezegen sözü edilen marduk gezegeni değildir. zaten plütonun bile beşte biri büyüklüktedir, alıp dünya nın dibine bile soksanız bahsedilen etkileri yaratamaz. ki zaten dünya ya doğru da gelmemektedir. rengi de kızıl değildir.
    - nasa ve esa nın sitelerini alt üst ettiysem de jüpiter ve neptün ün atmosferlerindeki "sıradışı" değişiklik hakkında tek kelime bulamadım. ciddi kaynaklara ait linkler varsa lütfen haber verin..
    - yine pioneer 10 ve 11 in yavaşlamasına dair 2001 kx76 ile ilgili bir bilgi de edinemedim. pioneer kardeşlerin yavaşlamasının nedeni sadece güneş in çekim gücüdür, o da öyle ciddi birşey değil, yılda sadece 8000 millik bir oynamadır ve adına pioneer anomalisi denmektedir. üstelik böyle bir olayın olması çok ama çok düşük bir ihtimaldir çünkü bu aletlerin gezegen nedeniyle yavaşlaması için gezegenin yörünge hareketine en az 120 derecelik bir açıyla gelmeleri gerekir. aksi halde sadece yönleri değişir. ayrıca pioneer 10 ve 11 bir yıl arayla ve birbirinden alakasız yönlere fırlatıldı, bu yüzden 2001 kx76 yla benzer hareketler yapamazlar.

    elemanların yavaşlamalarıyla ilgili ayrıntılı bilgi için;
    http://en.wikipedia.org/wiki/Pioneer_anomaly

    bu arada yanlış anlaşılma olmasın, asla çayıma simit bandırmam Very Happy

    _________________
    Ne kanun, ne sevgi, ne de çatılmış kılıçlar<br>Dehşet, yaralar, felaketin kendisi bile olsa<br><div>Koruyamayacaktır Fëanor ve Fëanor'un soyundan<br>Saklayan, kendine alan, ellerinde tutan</div><div>Bulan ya da kaçıran kişiy
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.60 Saniye