Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: AlvinGarci
    Bugün: 47
    Dün: 50
    Toplam: 88965

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 1669
    Üye: 0
    Toplam: 1669

    FrpWorld.Com :: View topic - Marduk
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     Marduk View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    Possessed
    Site Ã?izeri





    Joined: Mar 13, 2006
    Posts: 958
    Location: Tanrilarin Unuttugu Yerden...

    PostPosted: Sun Apr 12, 2009 2:12 am Reply with quoteBack to top

    Ben bu konuyu hiç görmemişim?! Bir ara FRPworld'e hiç girmemiştim, o ara bu sohbet dönmüş herhal...

    Arkadaşlar biraz ayıp etmemiş misiniz? Çncelikle Zecharia Sitchin kimdir biliyor musunuz? Basit bir araştırmacı ya da bir gazeteci değil; bilim dünyasında saygın bir yeri olan, birçok ölü dili anadili gibi yazıp konuşan çok önemli bir bilim adamıdır her şeyden önce. O nedenle bilim çevreleri pek saldırmamıştır ona. Artemis Entreri ilk yorumunda karşıt görüş de okumak istediğini belirtmiş. Ben birkaç Sitchin karşıtının yazısını gördüm; ama hiçbiri ne karşıt görüş oluşturmuş ne de Sitchin'i yalanlamış. Sadece adama hakaret etmişler. Yani düzgün bir karşıt görüş yok. Sitchin zaten bize gerçek bulguları sunup yorum yaparak birbirine bağlıyor. Ve o kadar açıklayıcı ki... Bu kadar karmaşık şeyleri bu kadar kolay anlatan başka adam yoktur herhalde. Bir de %100 haklı olduğunu iddia etmiyor, kendisinin yorumladığını söylüyor yeri gelince.

    Engin Ardıç'ı sevmiyor olabilirsiniz, kendisi Sitchin'den etkilenip bir şeyler yazmış olabilir. Sırf bu yüzden Sitchin'e dil uzatmayın lütfen. Ben Sitchin'in 4 kitabını okudum ve bu yaz 5'incisini okumayı düşünüyorum. Her şeyden önce kitapları inanılmaz bir bilimkurgu. En etkileyici yanı ise tüm kurgusunu gerçek bulgulara bağlıyor. Ben çok duydum Sitchin'in daha ilk kitabını okumaya çalışıp yarım bırakan. Kapalı beyinlere göre değil, korkunç bir açık görüş istiyor kitapları; çünkü her şey gerçek bulgulara dayanıyor bir şekilde.

    Burak Eldem'in "Marduk'la Randevu" kitabını da okudum. Kötüydü, beğenmedim. Tavsiye etmiyorum. Bu işlerle ilgiliyseniz alın "12.Gezegen"i okuyun.

    Sedna olup olmadığı tartışması dönmüş ama Sedna değil. Sedna basit bir cüce gezegen. Ama şunu söyleyeyim, Sedna'nın ince uzun eliptik yörüngesinin nedeni bile daha bilinmiyor. Bir teoriye göre o garip yörüngenin nedeni bir kahverengi cüce olabilir. Düşünsenize sistemimizde daha kahverengi cüce var mı yok mu onu bile bilemiyoruz. Onu geçtim daha bilinen 8 gezegen hakkında tam verilere sahip değiliz. Günün birinde Marduk diye bir gezegen çıkarsa hiç şaşırmam ben.

    şöyle bir yanılgı var; bu gezegen 3661 yılda bir tam tur atıyorsa sizce Marduklular (Nibiru demeyi tercih ediyorum aslında) burada 1 yıl durup gidiyorlar mıydı? Tabii ki hayır, gemilerle gelip çok uzun süre kalıyorlardı. Hatta Dünya'nın yörüngesine bir ana gemi oturtup onu üs olarak kullanıyorlardı. Yani acaba 2012 yılında gezegen mi gelecek yoksa Nibirulular mı gelecek? Gezegen gelmeden gemileriyle Dünya'ya varabilirler. Kısaca gezegen görünmeden gelebilirler. 2012 tarihi de Nibiruluların Dünya'ya iniş tarihi olabilir.

    şunu da belirteyim: Tek bir medeniyet Nibiru'dan bahsetmiyor. Sitchin; Maya, Aztek, Sümer, Babil, Mısır, Hitit, Sami, Hindu vb. bir sürü medeniyetten öykülerin kesişim noktalarını gösteriyor. Hatta üç İbrahim dininden bile örnekler sunuyor bize. Uzmanlık alanı Tevrat olduğu için ona çok başvuruyor. Kuran'da da geçen birçok öyküyü doğruluyor aslında.

    Firble, bir de sana bir şey söyleyeyim: Son iletinde insan ırkını küçümsemeyelim derken piramitleri küçümsemişsin. Giza Piramitleri hala çözülememiş sırlar barındırmaktadır. Adım adım ilerleyen bir piramit inşası da yoktur. Daha çok Giza Piramitleri taklit denemeleri vardır. Giza Piramitlerinin eşi yoktur. Her yönleriyle diğer piramitlerden ayrılırlar. Ayrıca Keops'un Keops Piramidi'ni yaptırmadığı ortaya çıktı. Of of bu ayrı bir tartışma konusu. Neyse daha çoook yazarım, ama yoruldum saat 5'e geliyor Shocked Uyumam lazım. Konuşmak isteyen varsa sonra konuşuruz. Nasıl olsa hepsi kafamda, oturur yazarım sorunuz varsa.

    _________________
    I am Lord Amean, The King of North, Leader of Zederus..
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's websiteMSN Messenger
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sun Apr 12, 2009 4:13 am Reply with quoteBack to top

    İyi de Possesed kardeş, piramitin içinde yatan adam Keops değil mi? Tam olarak Mısır tarihi konusunda yetkin değilimdir ama....

    Bir de insanlık tarihinin büyük mimari eserlerine bakarsan, hep on yirmi yıl sonrasında kaybolan bazı sırlar görürsün. Mesela Mimar Sinanın da bazı eserlerini nasıl yapıldığını birçok mimarın anlayamadığını duymuştum.

    Mesela İspanya Barselona da Sagrada Familya adındaki kilisenin mimarı ki Gaudi adında tarihin ilginç mimarlarına ilgi duyanlara kesinlikle tavsiye edeceğim bir adamdır, inşaat bitmeden ölüyor. Adamın yaptığı planlar bile ellerinde olmasına rağmen Gaudinin yaptığı ve sonra yapılan bölümlere bakılınca bir kalite farkı görülüyor. En azından benim bakış açımla...

    Bilmiyorum bana bir bina, bir eser gösterip bunu insanlar yapmış olamaz denmesi garip geliyor. Ben insanların birçok inanılmazı başarabileceğini düşünüyorum. Çyle ki 2012yi kazasız belasız atlatırsak belki bir daha ki sefere biz ziyarete gideriz...

    Uzay gemisi düşüncesi kesinlikle bazı eksik parçaları tamamlıyor. Eğer ortada fiziksel kurallara uyarak ve kütle çekim gücü dışında bir hız arttırıcı faktörden faydalanmayan bir gezegen olsa o zaman 2010 bitmeden ortaya çıkmalıydı bence... Ancak elbette bir uzay aracı kendi hızını arttırıp azaltabilir ve çok daha kısa sürede yanımızda belirebilir.

    Bir argumanı bir defa daha tekrarlayayım. Sümer, Babil, Mısır, Hitit, Sami, Hindu medeniyetleri birbirleri ile iletişim kurabilecek ve belirli efsaneleri birbirlerine aktarabilecek mesafedelerdi.

    Burada ilginç olan Aztek ve Mayaların da bu bilgileri paylaşması, ancak ben efsanelerin kıtaların arasında bile yayılabileceğini düşünüyorum. O çağda bile... Mesela Amerikaya ilk giden Avrupalıların Kolombdan çok önce gittiği keşfedildi. Belki çok daha önceden de gidenler vardı. Neden olmasın? Bilmiyorum belki yanılıyorumdur.

    Bu tartışmalar gelmez. Bitmesi için Niburuların gelip bitirmesi gerekiyor sanırım.

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Lord_Feanor
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 11, 2007
    Posts: 629
    Location: Miklagaard

    PostPosted: Sun Apr 12, 2009 8:33 am Reply with quoteBack to top

    açıkçası hiçbir mantığa ve bilimsel veriye dayanmayan bir gezegeni beklemek bana fazlaca tarikatvari geliyor. zira ne öyle bir gezegenin öyle yörüngesi olur(1 ışık yılı öteye gidiyor ki orda çekim gücü güneş e üstün gelecek olan oort bulutu na kapılır zaten), olsa bile 3600 küsür yıllık yörüngesi olan bir gezegen 3-5 yılda plüton dan buraya gelemez, gelse bile güneş e bu kadar yakın geçecek olan bir gezegen bahsedilen yörüngeyi izleyemez daha dairesel bir yörüngeye oturmak zorundadır..

    hepsini geçtim, bu kadar dengesiz iklimi olan bir gezegende nasıl olmuş da yaşam oluşmuş?? hadi bizim adamlar kaçık, gittiler bu gezegen e güç bela yerleştiler diyelim, bu 2012 muhabbeti ne oluyor? daha önce gelmelerini engelleyen birşey mi var? işte en çok da bu yönü bana tarikatları düşündürtüyor..

    şu kahverengi cüce olayına da değinirsek, yörüngesi farklı olan gökcisimleri birbirlerini her periyodik dönemde aynı şekilde etkilemez. eğer o gezegen bir kez o kahverengi cüce yüzünden o yörüngeyi izlediyse, bir sonraki turda farklı bir yol izlemesi gerekir.

    bana soracak olursanız böyle marduk a falan takılmayın, gidin hayatınızı yaşayın, 20 12 2012 gününde de gökyüzünde marduk falan görünmese de tarihin ilginçliğine bakıp eğlenin. gidin WoW a başlayın. hatta artemis ve alenthas oynuyor, firble la possessed de başlasın, sonra bir guild kuralım, adını da marduk koyalım Very Happy 21 aralık sabahı da kalkıp raid yapalım. hayat marduksuz da güzel Very Happy

    _________________
    Ne kanun, ne sevgi, ne de çatılmış kılıçlar<br>Dehşet, yaralar, felaketin kendisi bile olsa<br><div>Koruyamayacaktır Fëanor ve Fëanor'un soyundan<br>Saklayan, kendine alan, ellerinde tutan</div><div>Bulan ya da kaçıran kişiy
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sun Apr 12, 2009 3:37 pm Reply with quoteBack to top

    Benim daha başka eğlencelerim var kardeş... Açıkçası böyle bir gezegenin varlık ihtimalini tartışmak da bu eğlencelerden bir tanesi. He 2012'de Marduklular gelirse de artık seninle onları karşılarız eğer fırsat bulursak...

    Ben yine astronomi alanında bildiklerimden yola çıkarak bir yorum yazayım.

    Mardukluların tam 2012de gelmelerine neden olacak bir şey yok gibi gözükebilir belki ama hadi bir komplo teorisi kurayım... Aman ha beni de uyarın bu teoriler kesin doğru değildir, sadece olasılığı vardır.

    Eğer Marduklular bir zamanlar var olan ama artık sönmüş bir yıldızın ( ki bu da Kahverengi Cüce oluyor) yörüngesi üzerindelerse, belki de yaşamak için her 1000 yılda bir Dünya üzerindeki kaynakların bir bölümünü gezegenlerine aktarmak zorundalar.

    Uzay söz konusu olduğunda tam olarak hangi anda yola çıkmak gerektiğini gezegenlerin hareket kanunları belirler. Mesela Mars a gidecek bir roketin yılın hangi zamanında fırlatılması gerektiği belirlidir. Söz konusu bir ışık yılını bulan bir mesafe ise elbette bu mesafenin en kısa olduğu anda yola çıkılması mantıklı...

    Eğer söz konusu olan bir Kahverengi Cüce ise onu göremiyor olabiliriz. ( Bundan tam emin değilim gelişmiş teleskoplar bu kadar yakın bir Kahverengi cüceyi bulabilir de belki ) Belki de görmemize de gerek yoktur. Söz konusu uzaylılar bizden çok daha hızlı bir uzay aracı ile ışık hızının üstüne çıkmaya gerek duymadan aradaki mesafeyi çok kısa sürede alabilirler. 1 ışık yılını altı ayda kat ederseniz hala ışıktan çok yavaş, ama Dünyadaki tüm uzay araçlarından çok daha hızlısınızdır.

    Bu da Uzay aracını hala niye görmediğimizi açıklar...

    Ancak tüm bunlar elbette sadece benim açımdan eğlenmek için yapılan bir tartışma...

    Mardukluların geleceğinden kesin emin olsam da ne yapabilirim ki... Hem Dünyada onları en iyi ağırlayacak kişi de ben değilim. Yine de artık o tarihte New Yorkta mı Türkiyede mi olurum bilmem ama eğer gelirlerse onları evimde ağırlarım.

    Hatta İstanbuldaysam Sultanahmet meydanına New Yorktaysam da bir Broadway tiyatrosuna götürürüm.

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Lord_Feanor
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 11, 2007
    Posts: 629
    Location: Miklagaard

    PostPosted: Sun Apr 12, 2009 4:01 pm Reply with quoteBack to top

    galiba firble biraz kızmış Very Happy. benim derdim insanların bu tip şeylerle ilgilenmesini engellemek veya ilgilenenleri rahatsız etmek değil. sadece astronomiyle astrolojiyi, gerçekle yalanı birbirine karıştırıp marduk a, foton kuşağına, 2012 vs. ye bel bağlayan ve olur olmaz hurafelerle milletin beynini yıkamaya çalışanlara (hayır possessed veya firble onlardan değil Very Happy) bir tepki. Neutral

    saygılarımla..

    _________________
    Ne kanun, ne sevgi, ne de çatılmış kılıçlar<br>Dehşet, yaralar, felaketin kendisi bile olsa<br><div>Koruyamayacaktır Fëanor ve Fëanor'un soyundan<br>Saklayan, kendine alan, ellerinde tutan</div><div>Bulan ya da kaçıran kişiy
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Possessed
    Site Ã?izeri





    Joined: Mar 13, 2006
    Posts: 958
    Location: Tanrilarin Unuttugu Yerden...

    PostPosted: Sun Apr 12, 2009 4:08 pm Reply with quoteBack to top

    Firble, eğer piramidin içinden bir insan kalıntısı çıksaydı kim olduğu hakkında konuşabilirdik... Keops Piramidi'nin içi tamamen boştur; ne bir yazı, ne bir kemik, ne bir eşya... Hiçbir şey yoktur. Her köşeyi hiyerogliflerle süslemeye bayılan Mısırlıların hiç tarzı değil açıkçası. Dünyanın en müthiş mühendislik ve mimarlık harikasını yapacaksın ve bir sözcük bile yazmayacaksın herhangi bir yerine. Firavunların Krallar Vadisi'ndeki odalarına bakarsak eğer çok saçmadır piramidin içinin boş olması.

    Ayrıca Keops'un içi diğer tüm piramitlerden farklıdır, ikinci bir galerisi yukarı doğru çıkar. Diğer piramitlerde galeriler aşağı doğru gittiği için yukarı çıkan bir galeri olabileceği kimsenin aklına gelmemiştir. Tamamen şans eseri bulunmuştur yukarı çıkan galeri. Kral odasına ilk kez girildiğinde dev bir içi oyuk taş blok dışında hiçbir şeye rastlanmaz.

    Piramitlerin çevresinde yaptıkları bir kazıda Keops'un bizzat yazdırdığı bir yazı bulundu. Yazıda Keops, Sfenks'in çevresini temizlettiğini ve piramitlerin yanına bu yazının bulunduğu tapınağı yaptırdığını anlatıyor. Sfenks bizim uydurma bilgilerimize göre Keops'tan sonra gelen Kefren'in eseridir. Bu noktada Keops bizi yalancı çıkarmış oldu. Ayrıca 1.hanedandan kalma hiyerogliflerde Gize Piramitleri'nin resimlerine rastlanmıştır. Halbuki bizim kitaplarımızda Gize Piramitleri 3.hanedanın (ya da 4'üncü, tam hatırlamadım şimdi) eserleridir. Mısırlıların kendileri sürekli bizi yalancı çıkarıyor, acaba bilgilerimizi sorgulamalı mıyız?

    ---

    Aha, ben burada bunu yazarken sen de yeni ileti atmışsın.
    Dünya teknolojisiyle uzaylı teknolojisini yorumlamak biraz yanlış olur. 3600 yılda insanlık kılıç kalkan sallamaktan Voyager'ları sistemimizin dışına göndermeye geldiyse uzaylılar da baya ilerlemiştir herhalde. Yüz binlerce yıldan söz ediyoruz burada. İnsanlık tarihi için çok uzun bir dönem. Yüz yıl sonra ne tür teknolojilere sahip olacağımız hakkında yorum bile yapamayız.

    ---

    "hiçbir mantığa ve bilimsel veriye dayanmayan" mı?! Lord_Feanor, benim iletimi ya okumadın ya da beni ciddiye almıyorsun. Böyle kestirip atmak asıl "hiçbir mantığa ve bilimsel veriye dayanmayan" bir davranış değil midir? WoW gibi gayriciddi şeyler yazıp benden ciddi olmayı mı bekleyeceksin? 2012 üzerinden ünlenmeye çalışanları kastediyorsan gerçek bilimle uğraşanlarla o hurafecileri aynı kefeye koyma. Zecharia Sitchin hiçbir şeyi atıp tutmuyor, kendisi bilim adamı zaten. Ama başkasının ne dediğini bilemem. Ben Sitchin'in kitaplarını okudum.

    Not: Firble'ın da iletisinde bir kızgınlık görmedim Very Happy

    _________________
    I am Lord Amean, The King of North, Leader of Zederus..
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's websiteMSN Messenger
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sun Apr 12, 2009 4:15 pm Reply with quoteBack to top

    Yok kızmadım be kardeş...

    Yalnız benim savunduğum şu kısacası...

    Ben bu başlığın en başından beri Marduklular gelecek, aman ne yapalım? Bunlar bizi mahfeder, ama gelecekler işte kesin gelecekler ne yapsak boş... psikolojisine karşı çıktım.

    Bu tartışma bir tür eğlence tartışması benim için.

    Eh uzay aracını ya da Marduk gezegenini görsek ve altı ay sonra teşrif edeceklerini anlasak ne olur.

    Yine ben altı ay normal yaşamaya devam ederim, en azından etmeye çalışırım benim dışımdaki insanlar izim verirse öyle bir durumda tabii.

    Ancak astronomi bilminin kuralları dahilinde mesela bir kahverengi cücenin varlığı, bir gezegenin olası yörüngesi, bir uzay aracının hareket anı ile Dünyaya varış anı üzerinde tartışmak bence çok hoş ve çok da bilimsel bir tartışma...

    Hatta bilimin soğukluğundan şikayet edenler için bence ilgi çeken bir konunun içinde bilimin aslında güzel bir şey olduğunu da göstermenin yolu benim için bir bakıma...

    Yani sonuç olarak tartışmayı alemlerin ötesinden gelen işaretler ya da yıldızların konumu üzerinden yürütmüyoruz, şu an için Astronomi bilgilerine dayanarak böyle bir efsanenin doğru olup olamayacağını tartışıyoruz.

    Eh bu da bir seçimdir tabii, WOW oynamak gibi. Açıkçası ben eğleniyorum. Ayrıca hep insanların bir gün başka gezegenlere yerleşmesinin hayalini kuranlardan birisi olarak bu tartışma o açıdan da belirli bilgileri konuşmamıza sağlıyor ve ayrıca hoşuma gidiyor.

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sun Apr 12, 2009 4:23 pm Reply with quoteBack to top

    Bu durumda açıkçası bir gün Mısıra gidip görmek isterim piramitleri Possesed kardeş... Mısır meselesi burada bazı arkadaşlarla sosyal bilimlerle ilgili bir tartışmada da gündeme geldi. Anlayacağım Mısır pek çok bilimin ilgisini çekiyor.

    Hadi yazdığına farklı bir yorum katayım. Belki de Keops piramiti yaparken civarda başka bir Sfenks heykeli vardı, bugünkü değil belki daha küçük bir tane...

    Her şeyin ötesinde, evet Keops u insanlar yapmamış da olabilir. Ancak bana yanlış gelen bu argumanı sadece "İnsanlar böyle bir şey yapmış olamazlar" mantığına dayandırmak. Çünkü insanlık hep kendi kendini bile şaşırtmıştır. O dönemlerde bile ben açıkçası pek çok şeyi yapmış olabileceğini düşünüyorum insanlığın.

    Uzaylıların teknolojilerinin daha ileri olabileceğine ben de katılıyorum, zaten yorumum da biraz bunun üzerineydi. Sonuç olarak bir ışık yılı mesafeyi ( birden aklıma Cüneyt Arkının filmi geldi nedense ) altı ayda almak korkunç gelişmiş bir teknoloji gerektirir, bu Einstein fiziğine göre mümkün olsa bile...

    Not: Malum Cüneyt Arkın bir filminde günümüzden 1000 ışık yılı sonrasıydı diye bir değim kullanır. Muhtemelen ışık yılı sözcüğünü etkileyici bulup filme dahil etmişlerdir, eğer gerçekten bunun saçma olduğunu bilip de bir komedi unsuru olarak kullanmadılarsa... Ama ışık yılı bir uzunluk ölçüsüdür zaman değil. Hani günümüzden 3000 kilometre sonrasıydı demekle benzer bir deyim.

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden

    Last edited by Firble on Sun Apr 12, 2009 4:59 pm; edited 1 time in total
    Back to top View user's profileSend private message
    Lord_Feanor
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 11, 2007
    Posts: 629
    Location: Miklagaard

    PostPosted: Sun Apr 12, 2009 4:34 pm Reply with quoteBack to top

    Firble wrote:
    Sonuç olarak bir ışık yılı mesafeyi ( birden aklıma Cüneyt Arkının filmi geldi nedense ) altı ayda almak korkunç gelişmiş bir teknoloji gerektirir, bu Einstein fiziğine göre mümkün olsa bile...


    hawking fiziği Very Happy

    _________________
    Ne kanun, ne sevgi, ne de çatılmış kılıçlar<br>Dehşet, yaralar, felaketin kendisi bile olsa<br><div>Koruyamayacaktır Fëanor ve Fëanor'un soyundan<br>Saklayan, kendine alan, ellerinde tutan</div><div>Bulan ya da kaçıran kişiy
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Lord_Feanor
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 11, 2007
    Posts: 629
    Location: Miklagaard

    PostPosted: Wed Apr 29, 2009 5:34 pm Reply with quoteBack to top

    bu arada possessed biraz baktım da senin Zecharia Sitchin in sümerolog olduğunu öğrendim, ben anlattıklarından sonra astronom olduğunu düşünmüştüm.. ölü diller konusunda uzmanmış ve bu da marduk la ilgili çalışmalarını açıklar ama herhangi bir bilimsel dayanağı yok Very Happy.

    _________________
    Ne kanun, ne sevgi, ne de çatılmış kılıçlar<br>Dehşet, yaralar, felaketin kendisi bile olsa<br><div>Koruyamayacaktır Fëanor ve Fëanor'un soyundan<br>Saklayan, kendine alan, ellerinde tutan</div><div>Bulan ya da kaçıran kişiy
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Lugtarias
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jun 13, 2007
    Posts: 726
    Location: izmir

    PostPosted: Wed Apr 29, 2009 7:56 pm Reply with quoteBack to top

    Dünyadaki en iyi sümerologlardan diye biliyorum. En son Enki'nin Kayıp Kitabı'nı okudum ben. Kendi adıma aklımdaki soru işaretlerinin birçoğunun oturduğunu söyleyebilirim. Hatta o kitabın üzerine gaza gelip, oturup üç beş gece bilim kurgu yazmıştım =)

    _________________
    Ve sonbahar gelmeden topraÄ?a düÅ?tü yeÅ?il renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
    Back to top View user's profileSend private message
    Possessed
    Site Ã?izeri





    Joined: Mar 13, 2006
    Posts: 958
    Location: Tanrilarin Unuttugu Yerden...

    PostPosted: Thu Apr 30, 2009 12:06 am Reply with quoteBack to top

    Adam öncelikle Sümer tabletlerini çeviriyor, astronomiden bahsetmesi de Sümer tabletlerinden çevirileri. Sümerliler ne kadar bahsetmişlerse o da ondan bahsediyor kitaplarında. Kendi bir kuram falan çıkarmıyor, kim sana astronom olarak anlattı? Zaten kitaplarında astronomi pek yer kaplamıyor, adam astronom falan değil ki. Daha çok dünyada yaşanan olaylara değiniyor. Buradaki tartışmalar neden astronomiye saplanmış bilmiyorum.

    Lord_Feanor wrote:
    ama herhangi bir bilimsel dayanağı yok


    Asıl senin bu yargının hiçbir bilimsel dayanağı yok. Bu kadar kapalı ve önyargılı olursan sana hiçbir şey anlatamam ben. O yüzden başkası tartışsın senle.

    ---

    Ben küçüklüğümden beri mitleri okuyan araştıran biriyim ve neden insanların içinde biraz fantastik öğe olunca bir öyküyü komple kurgusal efsane olarak algıladığını hiçbir zaman anlayamadım. Yüzyıllar boyunca bu mitler toplumlar tarafından ciddiye alınmış, bir anda hepsi çöpe atılıyor. Düşünsenize Antik Yunanistan'da Sümer'de Babil'de bunlar üniversitelerde okutuluyormuş, üzerine araştırmalar yapılıyormuş. Yani hepsi boş efsaneler için mi? Aynı üniversitelerden felsefe de çıkmış, neden onlar ciddiye alınıyor günümüzde? Adam iki tanrıdan bahsedince boş konuşuyor, idealar dünyasından bahsedince müthiş filozof oluyor! Homeros'un İlyada'sı da efsane olarak görülüyordu; ee noldu, efsanedeki şehri ve savaşın izlerini buldular! Ee şimdi adam savaşı doğru yazmış ama tanrıları uydurmuş oldu. Günün birinde o tanrılar da bulunur merak etmeyin.

    Zecharia Sitchin işte küçüklüğümden beri gerçekliğine inanmak istediğim bu mitleri ciddiye alıyor, onların bir şeyler anlatmak istediğini düşünüyor. Aynı benim gibi! Tamamen tabletlerin çevirilerini yapıp yorumluyor, gerekli yerlerde satır satır gösteriyor. Çok da mantıklı konuşuyor, gayet de bilimsel. Ufak detaylara takılarak koca görüşü çürütmeye çalışmak da bana biraz cahilce geliyor kimse kusura bakmasın.

    _________________
    I am Lord Amean, The King of North, Leader of Zederus..
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's websiteMSN Messenger
    Efla
    Site Admin
    Site Admin





    Joined: Apr 10, 2004
    Posts: 3916
    Location: Ankara

    PostPosted: Thu Apr 30, 2009 9:29 am Reply with quoteBack to top

    Sanırım biraz insanlar birbirini yanlış anlıyor. şöyle diyebiliriz bence.
    Bahsi geçen insan
    "Sümerler böyle böyle olacağını öngörmüştür" derse bu gayet de bilimsel bir ifade olur. Tarih sosyoloji vesaire de birer bilim dalıdır. Ve Sumeroloji adına bilimsel ve doğru bir ifade olabilir. Sizin kadar araştırmadığım için bilemeyeceğim.

    Fakat;
    "Bir gök cisminin dünyaya çarpacağını" bilimsel olarak söyleyebilmek için muhatap alabileceğimiz bilim bence fizik matematik ve astronomidir.

    Konuyu şöyle bir toparlarsak:
    Eski uygarlıklar bizim düşündüğümüzden çok daha ileri gitmiş olabilir bilimde. Fakat günümüzde geldiğimiz noktadan ileri olsalardı öylece yok olacaklarını sanmıyorum. Ya da çok daha ciddi kalıntılar bırakabilirlerdi. Benim babam sanat tarihi öğretmeni, çok fazla efsanesi olan yapılar hakkında bir sohbet geçmişti. Piramitlerin vesaire mucizevi yapılar olup olmadığı üzerine konuşmuştuk. Çok sıradan olmadığı açık. Fakat çeşitli sebeplerden dolayı( başta turizm, daha sonra o konuyla ilgilenen insanların dünyanın ilgisini o noktaya çekmek istemesi gibi...) olduğundan çok daha muhteşemmiş gibi anlatılabiliyor. Ben bunu biraz da televizyonda reklamını gördüğümüz bir ürünü aldığımızda aslında anlatıldığı gibi olmamasına benzetiyorum. Her şeyden önce de insanlar doğası gereği mitlere inanmaya meyilli.

    Günümüz teknolojisi böyle bir durumu tespit etmekte o kadar da çaresiz kalmazdı diye düşünüyorum. Keşfedenlerin söylemek istememesi gibi bir "komplo teorisi" üretebiliriz tabii.

    Son olarak da bir öngörü ekleyeyim. Bahsi geçen zaman geldiğinde marduk gibi bir olay yaşanmayacak bence. Ve yaşanacağını söyleyenler farklı argümanlar arayışına girecekler "tabii yaaa nası böyle bir hata yaparım tarihi yanlış hesaplamışım. 2010 da değil 2110 da olması gerekiyor buluşma..." gibi iadelerle tekrar meydana çıkacaklarmış gibi geliyor.

    _________________
    Chaos is the law of nature,
    Order is the dream of man.
    Back to top View user's profileSend private messageVisit poster's website
    Lugtarias
    Forum Yöneticisi





    Joined: Jun 13, 2007
    Posts: 726
    Location: izmir

    PostPosted: Thu Apr 30, 2009 1:46 pm Reply with quoteBack to top

    Possessed wrote:
    Adam öncelikle Sümer tabletlerini çeviriyor, astronomiden bahsetmesi de Sümer tabletlerinden çevirileri. Sümerliler ne kadar bahsetmişlerse o da ondan bahsediyor kitaplarında. Kendi bir kuram falan çıkarmıyor, kim sana astronom olarak anlattı? Zaten kitaplarında astronomi pek yer kaplamıyor, adam astronom falan değil ki. Daha çok dünyada yaşanan olaylara değiniyor. Buradaki tartışmalar neden astronomiye saplanmış bilmiyorum.

    Lord_Feanor wrote:
    ama herhangi bir bilimsel dayanağı yok


    Asıl senin bu yargının hiçbir bilimsel dayanağı yok. Bu kadar kapalı ve önyargılı olursan sana hiçbir şey anlatamam ben. O yüzden başkası tartışsın senle.

    ---

    Ben küçüklüğümden beri mitleri okuyan araştıran biriyim ve neden insanların içinde biraz fantastik öğe olunca bir öyküyü komple kurgusal efsane olarak algıladığını hiçbir zaman anlayamadım. Yüzyıllar boyunca bu mitler toplumlar tarafından ciddiye alınmış, bir anda hepsi çöpe atılıyor. Düşünsenize Antik Yunanistan'da Sümer'de Babil'de bunlar üniversitelerde okutuluyormuş, üzerine araştırmalar yapılıyormuş. Yani hepsi boş efsaneler için mi? Aynı üniversitelerden felsefe de çıkmış, neden onlar ciddiye alınıyor günümüzde? Adam iki tanrıdan bahsedince boş konuşuyor, idealar dünyasından bahsedince müthiş filozof oluyor! Homeros'un İlyada'sı da efsane olarak görülüyordu; ee noldu, efsanedeki şehri ve savaşın izlerini buldular! Ee şimdi adam savaşı doğru yazmış ama tanrıları uydurmuş oldu. Günün birinde o tanrılar da bulunur merak etmeyin.

    Zecharia Sitchin işte küçüklüğümden beri gerçekliğine inanmak istediğim bu mitleri ciddiye alıyor, onların bir şeyler anlatmak istediğini düşünüyor. Aynı benim gibi! Tamamen tabletlerin çevirilerini yapıp yorumluyor, gerekli yerlerde satır satır gösteriyor. Çok da mantıklı konuşuyor, gayet de bilimsel. Ufak detaylara takılarak koca görüşü çürütmeye çalışmak da bana biraz cahilce geliyor kimse kusura bakmasın.


    Katılıyorum. ''Mitolojilerdeki tanrılar dünya dışından gelen varlıklardı.'' savını insanların çok büyük bir kısmı daha düşünmeden akıllarından uzaklaştırıp, belki biraz gülüyorlar. ''Çiftbaşlılar, Medusalar, Tepegözler gibi mitler dünya dışı yüksek teknoloji sahibi varlıkların genetik müdahaleleriyle oluşturulmuş yaşam formlarıydı.'' savını duyduklarındaysa şu an ifade etmekte güçlük çektiğim derecede dalga geçiyorlar. Ama possessed'in dediği gibi birgün bunların da izlerinin bulunacağından kuşkum yok ki zaten kanıt demeye çekinilse bile bunların izleri var.

    _________________
    Ve sonbahar gelmeden topraÄ?a düÅ?tü yeÅ?il renkli yaprak, geceyi beklemeden ortaya çıkan ayla birlikte.
    Back to top View user's profileSend private message
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Fri May 01, 2009 5:03 am Reply with quoteBack to top

    Ben herşeye rağmen yaşanabileceğini de düşünüyorum. Marduk diye bir gezegen ya da bir medeniyet olabilir. Bu medeniyet bir şekilde bizimle bağlantı kurabilir bu bağlantı üç yıl sonra 2012de de kurulabilir.

    Ancak sadece olabilir denebilir şu noktada...

    Hadi mesela Sümerleri bir yana bırakalım. Düşünelim ki Dünyanın en zeki bilimadamlarını bir araya toplamış gizli bir labaratuar kurmuşlar. Adamlar hakikaten deha ve biz de onların deha olduklarını farklı olaylara getirdikleri yorumlardan biliyoruz.

    Bir gün labaratuardan bir belge sızdırılıyor. Belgede Dünya'ya iki yıl içinde bir göktaşı çarpmasına kesin gözü ile bakılıyor diye yazıyor. Tüm bilimadamlarının da altında imzası var. Ama bu sonuca nasıl vardıklarına ilişkin hiçbir şey yok...

    Bu belgeyi bize getiren adam göktaşının Dünyaya çarpacağını kanıtlamış sayılır mı bence sayılmaz...

    Bu şunun gibi isterse Dünyanın en iyi doktoru olsun, o sonuca nasıl vardığını açıklamadan sen hastasın dediğinde bir kişinin hastalığını kanıtlamış sayılmaz...

    Kanıtlamak ancak o iddia ile ilgili destekleyici bir takım savlar ortaya atmakla mümkündür.

    Bu bakımdan bana da Marduk'un gerçekliğini "kanıtlamak" isteyen birisinin astronomiyi sınırlı düzeyde de olsa öğrenmesi gerekir gibi geliyor. Çünkü sonuç olarak Sümerliler de eğer bunu kanıtlamışlarsa astronomi ile kanıtlamışlardır.

    Bu arada elbette Possesed arkeoloji de bir bilimdir ve çok ciddi bulguları vardır. Ancak bu bilimin bizden daha gelişmiş bir medeniyetin olası bilimsel bulguları hakkında bize söyleyecek bir şeyleri varsa, bu bilim alanında çalışanların fizik kimya astronomi gibi bilimlerde uzmanlaşmış kişilerden de destek alması gerekir diye düşünüyorum.

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.71 Saniye