Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: MaritzaCro
    Bugün: 11
    Dün: 60
    Toplam: 84285

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 1663
    Üye: 1
    Toplam: 1664

    Şu An Bağlı:
    01 : ecubedegu

    FrpWorld.Com :: View topic - Dört Atlı
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     Dört Atlı View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sun Nov 07, 2010 11:27 pm Reply with quoteBack to top

    Onceki hedefimiz Baris Bolgesi olacak... Boyle demisti Deccal...

    Ve her ne kadar soz konusu bolgede catismalar giderek artsa da Baris Bolgesi olarak bilinen alanin her ulkesine Deccal in adamlari dagilmisti. Deccal i en yakin on iki komutan, ya da Deccal in sevdigi sekilde ifade edecek olursak 12 havari, en onemli olarak gorulen 12 ulkedeydi. Ama bu diger ulkelerde de bu 12 havariden birine bagli baska gorevliler gonderilmisti, ve de her ulkeye ait onemli sehirlerde de baska baska gorevliler vardi. Ve simdi tum bu gorevliler sehirlerin en arka sokaklarinda, en issiz koselerinde dolasiyordu.

    Kahire'nin arka sokaklarindan biri idi. Belki bin kisilik bir kalabalik toplanmisti. Sadik ust uste konmus meyve kasalarinin uzerine cikmisti. Sesini ustalikla kontrol ediyor, bazen yuksek bazen dusuk sesle konusuyordu.

    Bu savas dedi, Dunyayi saran ve simdi Misir i da icine alan bu karmasa niye cikti kardeslerim diye sordu orada toplananlara.

    Sonra onlarin soruyu dusunecek kadar uzun, ama cevabi dusunemeyecek kadar kisa bir vakit verdi ve konustu, Bu savas cikti, cunku yapilmasi gerekenler en basta yapilmadi. Insanlar olmalari gerektigi kadar kararli olamadilar, barisi bozanlari en bastan en sert yollarla engelleyemediler. Cesur ne yapilmasi gerektigini bilen kisiler yonetmedi Dunyayi kardeslerim. Insanligin gercek mutluluga ulasmasini saglayacak olanlar yonetmedi.

    Kalabaliktan bir anda onay sesleri yukseldi, acliktan yuzunde neredeyse et kalmamis bir kadin Evet haklisin diye bagirdi, yanindaki ustu kir pas icindeki adam, Soyle dedi Ne yapacagiz?

    Yeni bir duzen kuracagiz dedi Sadik, yepyeni ve cesur bir lider bulacak ve onun onculugunde yepyeni bir duzen kuracagiz kardeslerim... Bugun Baris Bolgesinin her yerinde bizim gibi duzeni sorgulayanlar var, zamani geldiginde, hep birlikte, oncelikle Baris Bolgesinde, bu korkak ve bu artik islemeyen, bu yoksulluk ve savas ureten duzeni yikacagiz....

    Yiiiikaaacaaagiiiiiiiiz... Kalabalik bir anda cosmustu. Sadik gulumsedi... Zamani gelince kardeslerim, simdi bekleyecegiz, sayimizin artmasini ve daha cok insanin bizi anlamasini... Ve sizler o zaman gelene kadar tum sokaklari dolasin, koyleri kasabalari ve yeni duzeni, bu duzeni nasil kurmak gerektigini anlatin herkese....

    ....................................

    Istanbul'da bes katli bir apartmanin en ust katinda oturuyordu Cenk... Gitar caliyor arada konserler de veriyordu. Ankarada duzenlenen bir muzik festivalinde de calmisti ve o sayede bircok arkadasi vardi... Simdi hala isleyen internet sistemi sayesinde arkadaslari ile konusuyor, ve ne yapilmasi gerektigini tartisiyordu.

    Simdi Atina'da yasayan Yunan arkadasi Alexis Msn hattindaydi...

    Bu yeni duzen lafini edenlerin sayisi artiyor Atina'da dedi Alexis...

    Her yerde artiyor dedi Cenk, konustugum herkes arttigini soyluyor. Burada Turkiyede, Romanya'da, Iran'da, Israil'de Turkmenistan'da heryerde....

    Aslinda savasi sona erdirmelerinde kotu bir sey yok belki... Ama.... Bu hareket nasil bu kadar hizli gelisti? diye sordu Alexis...

    Bilmiyorum dedi Cenk, su savasin bitmesini bende istiyorum, ve hastaligin cozulmesini, ve aclik tehlikesinin bitmesini... Ama yeni duzeni isteyenlerin sozlerinde hosuma gitmeyen bir sey var... Yapilmasi gerekenler yapilmadi diyorlar, ama ne yapilmasi gerekenler... Onlara gore savasi onlemek icin ne yapilmaliydi? Bunu soylemiyorlar...

    Ne olabilir ki? dedi Alexis Insanlar arasindaki isbirligi, kardeslik en bastan gelisse savas cikmazdi demiyor muyuz biz de? Onlar da bunu kastediyordur.

    Bilmiyorum. dedi Cenk Oyle ise neden bunu soylemiyorlar Alexis? Bence farkli bir seyi kastediyorlar... Ben simdilik uzak duralim derim bu hareketten...

    Sen bilirsin dedi Alexis. Aramizda en sagduyulu sendin... Hem zaten biz olsak da olmasak da adamlar zaten cok iyi gidiyor...

    ..........................

    Baslangicta sokak aralarindan baslamisti... Insanlarin bilmedigi, bir defa en yoksul insanlara ulasinca yukariya cikmak hic zor degildi... Daha varlikli insanlarin oldugu yerlerin kapilarinda duranlar, telefonlarina bakanlar, postalarini tasiyor, mutfaklarinda yemek pisirenler genelde bu ulkelerin en yoksul insanlari, ya da en azindan o insanlari taniyan kisilerdi. Ve bir defa tum bu insanlar sizin dediginize inaninca, daha varlikli kisilerin kapilarindan gecmek, telefonlarina cikmak, posta kutularina mesajlar birakmak zor degildi. Boylece havariler daha yukaridaki insanlara da ulasabilirdi...

    .............................

    Tiflis in en varlikli ailelerinin geldigi bir balo salonu idi... Davetliler sahneye cikacak unlu sanatciyi bekliyordu. Birden bire salona giren ve salona ilerleyen Otar'i gordugunde hepsi saskinlikla ona bakti... Guvenlik gorevlilerinin hicbiri harekete gececek gibi gorunmuyordu. Hatta Otar sahneye ciktiktan sonra, sahnenin etrafini sardilar, mesaj acikti, Otar konusacak ve davetliler dinleyecekti.

    Plandaki degisiklik icin ozur dilerim sayin davetliler dedi Otar... Yine de boyle bir ortamda sizinle bulunmak benim icin bir zevk diye ekledi. Boyle guzel bir ortamda her zaman bulunma sansim olmuyor ne yazik ki.... Ama bilin ki davetliler, belki bir belki iki ay sonra artik boyle guzel balolarda bulunma olanaginiz kalmayacak.. Balo ne kelime, ara sokaklardaki bir derme catma evin rahatligini bile ozleyeceksiniz.

    Sozlerinin etkisini arttirmak icin biraz bekledi Otar sonra devam etti.. Ey Tiflis'in en varlikli kesimi... Bakin... Paris'e New York'a Roma'ya hep ozendiginiz sehirlere... Her birinde zamaninda balolara gidenler ne halde bakin... Bakin... Savas ilerliyor, bu cozumu bulunmayan hastalik da ilerliyor. Buraya Baris Bolgesine de ilerliyor... Tek bir care var, sadece tek bir care... Guclu, barisi yeniden getirecek, zenginligi yeniden kuracak, bunun icin hicbir engelden korkamayan, hicbir seyden cekinmeyen guclu biri gerekiyor.... Bu kisinin etrafinda oncelikle hala bir duzenin korundugu Baris Bolgesi insanlari birlesmeliyiz.

    Birkac saniye durarak salonda toplananlarin yuzlerine bakti, tatmin olmus sekilde gulumsedi. Simdi bu konuda biraz dusunun hepiniz... Zamaninizi aldigim icin de beni bagislayin. Guvenlik gorevlilerinin esliginde iceri giren unlu sanatciya bakti... Adamin yuzundeki korku belli oluyordu. Simdi sevgili davetliler dedi Otar, dinlemeyi beklediginiz sanatciyi dinleyebilirsiniz.

    Bu sozleri soyledikten sonra, hala korkudan titreyen adamin yuzune bile bakmadan salondan cikti...

    .........................................

    Kudus'un yeralti mahzenlerinde odasinda Deccal Baris Bolgesinin tum ulkelerinden gelen haberleri takip ediyordu. Hersey bekledigi gibiydi. Onun adamlarini, ozellikle havarileri takip eden artik milyonlarca insan vardi. Ulkelerinde cok etkin bircok sanatci, bilimadami, siyasetci, gazeteci bile artik onu takip ediyordu. Digerleri sessizdi... Nasil konusabilirlerdi ki, o yani Deccal, o gune kadar yasadiklari en buyuk kabusun sonunu vaad etmisti... Su savasin basindan beri yasananlardan daha kotu ne olabilirdi? Artik o yani Deccal, insanligin gercek anlamda kendini bulacagi, kendisini sinirlayan herseyden kurtulacagi, o muazzam duzeni kurmak icin ilk adimi atabilirdi. Bir hafta sonra diye bildirdi 12 havariye, bir hafta icinde organize olun, ve Baris Bolgesinin tum ulkelerinde kotrolu siz ve adamlariniz ele gecirsin... Sonra da tum ulkeleri birlestirerek, tum Baris Bolgesine hakim olacagiz.... Dunya'nin ayakta kalan tek bolgesine yani...

    ................................................

    Merhaba Baris dedi Retlaw...

    Baris'in yanindaki iki melek tehdit eder gibi baktilar.

    Hazar Denizinin hemen kiyi seridindelerdi. Baku Sehrinde, Baris biraz dalgin sekilde denizi izliyordu...

    Sadece konusacagim dedi Retlaw, bu da yasak degil sanirim degil mi?

    Tamam dedi Baris iki melege... Sadece konusmak istiyor, benim acimdan sakinca yok...

    Ikinizi seyredecegiz dedi Cesaret. Sonra Bilgi de ekledi, sakin bu iblisin oyununa gelme...

    Tamam dedi Baris, dikkatli olurum... Sonra Retlaw a dondu, soyle bakalim soyleyecegini Retlaw.

    Niye geldigimi biliyorsun sanirim Baris dedi Retlaw...

    Biliyorum dedi Baris. Deccal in tum soyledikleri, adamlarinin anlattikleri, hepsi....... Baris sozunu tamamlayamayarak sustu...

    Retlaw araya girerek Hepsi dedi savasi sona erdirmek ve baris i baslatmak icin... Ve biliyorsun Baris bu amacimda ciddiyim.

    Ve bu nedenle beni yaninda istiyorsun degil mi? En azindan Mehdi yi bulmamami istiyorsun? diye sordu Baris.

    Evet dedi Retlaw, bize katilmani umuyorum Baris... Su ana kadar yasadiklarini dusun, tum insanlik tarihini bir dusun... Duzen hep savasin uzerine kuruldu... Ve sen her zaman ama her zaman Baris bu duzenin aci ceken parcasi idin her zaman.... Ben savas istemiyorum Baris ben Baris istiyorum. Yeni bastan kurulacak bir Dunya'da yeni bastan kurulacak bir Baris...

    Senin kuracagin baris savastan bile beter olacak Retlaw biliyorum ben bunu...

    Oyle diyorlar degil mi? Retlaw in kuracagi baris kotu olacak diyorlar. Niye? Cunku Baris, barisi saglamak icin ugrasabilir, ama oyle istedi herseyi yapamaz. Dunya Baris i sevmiyorsa Baris bunu kabul etmeli Dunya'yi oyle en bastan kurmak icin ugrasmamali... Cunku en bastan kurulan Dunya Savasin Dunyasindan bile kotu olur. Boyle diyorlar... dedi Retlaw sonra da devam etti.

    Oyle mi Baris? Baris bu Dunyada ugruna herseyi goze alacak kadar onemli bir sey degil mi? Sen soyle... Savasin yarattigi tum acilari kesin olarak bitirmek herseye ama herseye degen bir sey degil mi? Soyle Baris... Seni sadece Dunyanin onemsiz bir parcasi olarak gorenlerin sana soylediklerini tekrar dusun Baris.... Senin temsil ettigin deger, Dunya'nin en onemli degeri degil mi?

    Yuzunu burusturdu Baris, bilmiyorum dedi.... Soylediklerin beni.... dusundurdu Retlaw... dedi bir iki saniye durakladiktan sonra ekledi Ama simdi gitmeni istiyorum.

    Sen bilirsin Baris, dedi Retlaw... Dusun... Oncelikle sunu dusun... Sen Baris Dunya'nin en onemli degerini temsil eden melek misin? Yoksa kucuk, Dunya var oldukca caresizce bitmeyen savaslari izleyemesi gereken onemsiz bir melek misin?

    Bu sozleri soyledi Retlaw ve sonra ortadan kayboldu...

    Baris kendi kendine fisildadi. Neden? dedi, Neden Retlaw, her seferinde tam da akillarinin en derinlerine gomdugum o sorulari hatirlatiyorsun, hem insanlara hem meleklere?

    Kibirin, kendini fazla onemsemenin kotu oldugunu biliyordu Baris. Ve onun durumunda bu, Dunya'da Barisin kurulmasini icin neyi goze alip alamayacagi ile ilgiliydi... Yine de dusunmeden edemiyordu. Kiyametin ve Savasin devam etmesi icin mucadele eden tarafa yardim ediyor. Bir sekilde, ne sekilde olursa olsun bir sekilde bir Baris kurmayi vaad edenlerin karsinda yer aliyordu.... Elbette sonucta o bir melekti, ama bunun otesinde, kendi varligini, sadece kendisine ait varligi inkar edebilir miydi?

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Walter
    Yönetici





    Joined: Oct 22, 2005
    Posts: 523
    Location: Gilead

    PostPosted: Wed Nov 10, 2010 7:10 pm Reply with quoteBack to top

    Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir. (Nebe 78/3Cool

    "Mahşerin Dört Atlısı vardır, üç de yayası çünkü onlar başlangıçta yedi kişiydiler."

    (22/4)


    "İşler karışıyor." dedi Asmedous, yabni şehvet gülümsüyordu.

    "Bu hoşuma gitmiyor." dedi Arcedia, canı uyumak istiyordu. Burada beklemekten sıkılmıştı. Ayrıca dünyayı izlemek uykusunu getiriyordu.

    "Her şey planlandığı gibi gidiyor." dedi şehvet, "Ahh senin gibi salakla burada olmak istemezdim.

    "Ben bayılıyorum, sanki." dedi esnedi Miskinlik gerçekten uykusu vardı. Arkasından bir böğürtü duyuldu. "Hiç susmaz mı ?"

    "O mu ?" dedi şehvet gülümsedi. "Çoğu zaman susmaz, Azap her zaman gürültücüdür..."

    ******

    Deccal, gülümsüyordu. Tüm planları işliyordu yakında ülkeler birleşik liderlik için konferansda toplanılacak orada aday olacak ve liderliğe oynayacaktı. Kazanmak istiyordu çünkü kazanmak onun tek amacıydı.

    Bütün bağlantılarını kullanmış mükemmel bir şekilde, her ülkeyele bağlantısını tamamlamıştı. Havarileri tıkır tıkır çalışıyordu Son aşama o başkanlık seçimleriydi ondan sonra artık liderdi. Dünyanın lideri...


    ******

    Nüklleer Bomba PETERSBURG'U vurmuştu. Binalar yavaş yavaş eriyor insanlar kaçışıyor ve yok oluyorlardı. Tam bu felakaetin üzerinde en yüksek binada bir adam hiç bir şey olmamış gibi gülüyor gülüyor ve tekrar gülüyordu.

    Arkasından brinin gelebileceğini hiç tahmin tmemişti suratı asıldı.

    "Senin burada ne işin var ?"

    "Seni Merak ettim."

    "şeytan.."

    "Chaos.."

    "Bana bulaşmayacağını sanıyordum."

    "Anlaşma önermeye geldim. Tek bir anlaşma."

    "Nedir."

    "Bence, sen tekrar atına binmesin."

    Chaos durdu düşündü, bir şey söylemeden arkasını döndü. Retlaw bir sigara yaktı. "Senin eski dostların, çok kendine güveniyorlar. Hala benimle kumar oynayan çifte standartçının buranın hakimi olduğunu sanıyorlar. O gitti çok uzaklarda başka evrenler yaratıyor. Buradan sıkıldı. Yerine Melekleri bıraktılar, Bir iyi dört Atlı bir kötü dört atlı....

    "Biz yedi taneydik, şeytan.." diye gürledi Chaos "Sen bizi bu hale soktun."

    "Sonuncusu nerde onu hiç bulamadım ?"

    "Azabı mı diyorsun ?"

    "Hayır diğerini.

    "Saklanıyor."

    "Korunuyor demek istedin, hiç kimse benden saklanamaz."

    "Artık Tanrı mı olmayı planlıyorsun ?" dedi Chaos " Tanrı demek düzen demektir, ben düzeni sevmem."

    "Yok olmayı da sevmezsin ama, Savaş başladı. yakında sizin gibileri avlayacaklar. Seni ben korumazsam kim koruyabilir. şimdi Sonuncu arkadaşınızın yerini söyle ?"

    _________________
    BeÅ? dakika süren savaÅ?lar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaÅ?ta korkuyla deÄ?il tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan aÄ?layacak insan kalmıÅ? olur.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Thu Nov 11, 2010 4:34 am Reply with quoteBack to top

    Atina'da bir apartman dairesi idi. Alexis arkadasi Teodorakis ile birlikte oturmus televizyon izliyordu. Ertesi gun secimler olacakti. Ortadogu, Balkanlar ve Orta Asya bolgesindeki tum ulkelerde oylama yapilacakti. Diger ulkelerde bir oylama yapilmasi mumkun degildi. Ama Deccal bu ulkelere de baris getirecegini soyluyordu.

    Son bir haftada Atina'da uzun zamandir sehre yayilmis olan hastalik ilk kurbanlarini almisti. Sehir yakinlardaki savasin yarattigi ilk kitlik sorunlarini da yasiyordu. Ornegin et artik neredeyse bulunmaz olmustu. Bu yeni adam Deccal tum sorunlari cozecegini soyluyordu. Ama nasil, Cenk sordugundan beri bir turlu Alexis in aklindan cikmayan buydu.

    Televizyondaki Deccal i neredeyse hayranlikla seyreden Theodorakis'e bakti. "Neden kendine Deccal diyor acaba?" diye sordu.

    Dunyayi bu hale getiren duzene meydan okudugunu soyluyor. O nedenle kutsal kitapta duzene meydan okuyan Deccal in ismini kullaniyormus diye cevap verdi Theodorakis.

    Bazen dedi Alexis Gercekten de kutsal kitaplarda gecen Deccal oldugunu dusunuyorum.

    Bu sozu duymasi ile birden Theodorakis Alexis'e dondu. Alexis gozlerinde bir anda beliren bir ofkeyi saskinlikla seyretti. Deccal e karsi cikanlar dedi Theodorakis, sadece bu savasin ve kitligin devam etmesini isteyenler, Alexis ve emin ol bunu herkes biliyor. O nedenle onun hakkinda konusurken dikkatli ol dedi.

    Daha baskan bile olmadi diye dusundu Alexis, ama simdiden Deccal'i hakkinda olumsuz bir sey soyleyemiyorum, en yakin arkadasimin yaninda bile...

    ------------------------

    O aksam Alexis, Cenk ile yine internet uzerinden gorustu. Azerbaycan, Afganistan, Romanya, Misir, Iran, Ermenistan gibi farkli ulkelerde bulunan arkadaslari ile de yazistilar, birlikte Deccal Muhalifleri adinda bir tur gizli grup kurmaya karar verdiler. Grubun ismi kendi aralarinda kalacakti. Ve her ulkede deccal hakkinda supheleri olan veya onun yanlis yaptigini dusunenleri bir araya getirecekti bu grup.

    Gercekten iyi bir liderse, o zaman boyle bir gruba karsi cikmayacaktir diye dusundu Alexis bilgisayarini kapattiginda. Ama simdilik gizli olmak gercekten en dogrusu... Ne de olsa yakinda onu taniriz...

    ---------------------

    Muazzam bir gundu. Tarihi Kudus Sehrini oldukca net bir sekilde gozlenebildigi Zeytindaginda yani Mount Oliveste dimdik ayakta duruyordu Deccal. Incil'de zamaninda Hz Isa'nin da ayni tepeden sehri izledigi yaziyordu. Simdi bu tepede Deccal in onunde 20den fazla devleti temsil eden liderler duruyordu. Onlerindeki masada duran belge ulkelerin yonetimini kesin olarak Deccal'e devrediyordu. Deccal tum bu ulkelere kendi istedigi kisileri vali olarak atayacakti.

    Dunya uzerinde milyarlarca insanin inanmis oldugu uc dinin kutsal saydigi sehre bakti Deccal. Uc dinin kutsal saydigi binalara, yerlere goz gezdirdi. Var olusundan beri insanligi kisitlayan baglardan sonunda insanligi kurtaracakti Deccal. Insanligin gercek anlamda kendini bulacagi duzeni kuracakti. Ve buna yaptiginin dogru olduguna gercekten inaniyordu. Ve bunu ancak ve ancak kendisinin yapabilecegini, kendisinin gelmis gecmis en onemli lider oldugunu da biliyordu. Retlaw isini iyi yapmisti. Sonunda yapacagi ise baslayabilecegini hissettigi o anda icinde hissettigi en kuvvetli duygu kibirdi. Bir turlu onunu kesemedigi, yuzunde, durusunda sesinde her yerde hissedilen bir kibir. Ve bu kibir duygusu ile dolu olarak Deccal kalemi eline aldi ve onundeki belgeye imzasini atti. Artik Dunyada medeniyetin ayakta kaldigi tek bolgenin baskaniydi. Yakinda diger bolgeler de onun emrine girecekti buna emindi Deccal.

    ----------------

    Antik Atina harabelerinin ustunde dort liseli genc oturmus konusuyordu. Gorunuste lise arkadaslarinin arasinda gecen basit bir konusma gibiydi yaptiklari ama oyle degildi.

    Sonunda basardi dedi yuzu bastan asagi sivilcelerle kapli bir genc gorunumunde olan Hastalik.

    Evet basardi dedi Olum. En bastan ama engellememizin zor oldugunu biliyorduk.

    Gercekten harekete gecmek icin en dogru zamani secti ve en dogru yeri aslinda ona en iyi olamaklari biz hazirladik. dedi Savas

    Ama baska turlu yapabilir miydik diye sordu Hastalik. Ve daha onemlisi simdi ne yapacagiz?

    Hala Deccal in yonettigi ulkede hastaliklar acliklar ve catismalar var dedi Olum. Bunlari durdurmaya calisacaktir ama biz ona engel olmaya calisacagiz ama....

    Ama simdilik basarmamiz zor dedi Savas... Zor cunku insanlar Deccal e inaniyorlar, hem de buyuk bolumu inaniyor. Boylesi bir inancla biz bile basa cikamayiz. O nedenle yapabilecegimiz bir nedenle Deccal i sorgulayanlara en azindan buna devam etmek icin mucadele azmi asilayabilmek.

    Onca muazzam savaslar cikaran Savasin yapabilecegi bu mu? diye sordu Aclik. Insanlarin Deccal i anca kafalarinda sorgulamalarini, yok zaten sorgulayanlarin buna devam etmelerini saglamak...

    Deccal bugune kadar karsilastigimiz herseyden farkli dedi Savas.... Su asamada daha fazlasini da yapamayiz. Elbette dordumuz de direnecegiz, ama muhtemelen ona inananlarin inanci sarsilmadikca ancak adim adim geri cekilebiliriz.

    Ve insanlarin inancinin ne zaman sarsilacagi, hatta sarsilip sarsilmayacagi bile belli degil dedi Hastalik.

    Ne yazik ki belli degil dedi Savas. Belli degil.

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Walter
    Yönetici





    Joined: Oct 22, 2005
    Posts: 523
    Location: Gilead

    PostPosted: Sun Nov 21, 2010 11:10 pm Reply with quoteBack to top

    Kemik üstüne Kemik Kan Çstüne kan....
    Döküldü kanlar yok oldu bir can...

    Dil-Tarih Coğrafya Fakültesi / Farabi Salonu

    Prof. Dr. Namık Kemal Altan, "Günümüz Tehditleri" adlı konferansından.

    "Savaş kötü bir şeydir genellikle acı, ıstrap ve özlem yaratır. Azap verir geridekilerin özlemi Geçmişi siler savaş yıkım ve yoksulluk getirir. Savaş güzel değildir, kötüdür ölümlerin olduğu yerdir, acı dolu ölümlerin kanların kurşunların silahların radyasyonun civit attığı. Topların toprağı ufaladığı, Her yerin her yerde olduğu herkesin kaostan başka bir şekilde çılgınlar gibi birbirini öldürdüğü, ölen ve mezarı olmayan insanların yaptığı hastalıklar, Kurşundan daha kötü ölümler sunardı savaşanlara. Derin çürür kusarsın, acılar içinde ölmeyi beklersin ateşin vardır, bitsin dersin bitmez. Sürekli ölmeyi beklerken bin kez ölürsün inan bana bazıları sadece kurşunla ölmeyi seçer bu yüzden..

    Hasta değilsen, ölümden de korkmuyorsan savaştan da tiksinmiyorsan, Kaosa alıştıysan, Azaba dayandıysa yüreğin bu kadar cesursa ve dayanıklıysa bünyen hem maddi hem manevi anlamda. Eniinde sonunda kurtulamayacağın bir şey vardır açlık, savaşta yemek olmaz, açlık insanı kudurtan güçsüz bırakan bir şeydir enerjin kalmaz kasların erir. İnan bana açlık hastalıktan daha kötü öldürür insanı. Belki buna bile dayanabilirsin gerektiğinde toprağı bile ağzına tıkar yaşarsın evet bunu yaparsın, ama geride kalan tek şeyini de yitirdiğinde ne yapacaksın.

    Neden mi bahsediyorum, bu duyguların en tehlikelisinden karamsarlıktan umutsuzluktan, umarsızlıktan, eğer ben öldüm diye vazgeçerse o dayanıklı cesur adam önceki söylediklerimin hepsine göğüs gerebilen o adam umudunu kaybederse, umutsuzluk ona bulaşırsa. İşte o zaman ölür o adam..

    Ne Savaş, ne Çlüm ne Kaos ne Azap ne Açlık, ne hastalık yıldıramamıştır onu ama onu yıldırabilen tek şey umutsuzluktur. Teşekkürler..."

    Namık Kemal Altan kürsüden indi, yerine yavaşça oturdu savaşın her yanı sardığı bugünlerde böyle sözlerin söylenmesi salondaki az kişiyi de etkilemişti. Beyaz takım elbiseli adam bacak bacak üzerine attı. Profesöre baktı, orta yaşlı, kısa kesilmiş saçı uzun boyu ve düzgün fiziğiyle dikkat çekiyordu. adamı var gücüyle alkışladı. Dudaklarında gülümsemeyle arkasında oturn iki adama fısıldadı.

    "Sonunda bulduk.."

    ***********


    "Deccal, ah sevgili çocuk." dedi Retlaw, "Bir süre at koştur bakalım.Hazır at demişken " diye fısıldadı, izlediği dünyaya bakarak yanındaki yakışıklı bir adama dönüşen Kaosa döndü. "Seni buraya getirdim onu ancak sen çıkarabilirsin."

    "Seni dinlemiyor demek buna şaşırmadım." diye güldü Chaos

    Arksında Çfkenin derin homurtusu yüzündeki gülümsemeyi sildi. Retlaw ciddiydi. " Size ihanet eden onlardı, Savaş'tan önce lider sendin. Azap sadece seni dinleyecektir ikiniz gidin ve malum üçüncü şahsı bulun."

    "O hepimizden daha tehlikelidir."

    Retlaw omzunu silkdi, yürümeye devam etti. Asmedous ile Arcedia'nın yani şehvet ile Miskinliğin yanına gelmişlerdi. Bir odanın içinde alevli bir odaydı bu, kükreyen dev gibi bir yaratığın görüntüsü vardı.

    "Minatoura benziyor değil mi ?" dedi Retlaw alaylı bir sesle, kapıyı açıp içeriye girdi.

    Dev minatour ona saldırdıysa da, Retlaw elinin bir hareketiyle alevlerin kapanmasını s odanın yarısında ufak bir parmaklık olmasını sağladı. "Ağır ol, bkalım sana arkadaşını getirdim."

    Minator, gelen chaosu görünce yavaş yavaş insan formuna dönüştü, Azap artık iri ve ızdıraplı bir adam görünümdeydi. "Nerelerdeydin ?" sesi acı ve ızdırap yüklüydü.

    "Buraya gelemiyordum, şimdi onla bir anlaşma yaptım. Diğerini bulacağız." dedi Chaos,

    "Sizi yanlız bırakıyorum anlaşın rkadaşınızı bulun ve intikamınızı almadan önce bana haber verin dinlenmeye çekileceğim." dedi Retlaw ve ortadan kayboldu.

    "Umutsuzluğu ı nerede bulacağız." dedi Azap,

    "Bir yolu var." dedi Chaos, " Onu bulmak bir sorun gelmeye ikna etmek, bir sorun Retlaw'dan bahsettikten sonra nasıl onu buraya getireceğimiz ap ayrı bir sorun..." diye mırıldandı...

    _________________
    BeÅ? dakika süren savaÅ?lar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaÅ?ta korkuyla deÄ?il tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan aÄ?layacak insan kalmıÅ? olur.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Sun Nov 28, 2010 12:59 am Reply with quoteBack to top

    Kizildeniz Kiyisinda kumsalda bir erkek cocuk oturmus dinleniyordu. Ikinci bir erkek cocuk, yasca daha kucuk gorunen bir cocuk yavas adimlarla oturan cocuga dogru yaklasmaya basladi... Sanki icinde bir yan geri geri gitmek ister gibiydi... Yine de zorlanarak bile olsa, kumsalda oturan cocugun yanina kadar gitti. Ve ona seslendi: "Retlaw, sonunda geldim."

    "Seni bekliyordum, Baris." diye seslendi yasca buyuk gorunen erkek cocuk obur cocuga...

    " Cok zor oldu Retlaw" dedi Baris. " Cok dusundum. Ama haklisin. Bu Dunyada Baris'in gercek anlamda kurulmasi icin tek bir yol var. O da senin yolun.. "

    "Oyle ise anlastik." dedi Retlaw "Tokalasabiliriz" Bunu dedikten sonra Baris'a elini uzatti. Baris da biraz terreddut ettikten sonra elini uzatti ve tokalasti. Eli Retlaw'in eline deger degmez, icinde bir seylerin degistigini fark etti Baris... Eskiden, savas dolu bir Dunya'da bile var hissettigi huzur yok olmustu, icine yerlesen ve gittikce onu daha fazla igneleyen ve rahatsiz eden bir duygu vardi... Retlaw ile ayni saflarda yer almak onu degistirecekti, artik bir dusmus bir melekti Baris...

    "Oyle ise" dedi Retlaw Baris'a, "Artik Deccal'e yardim etmeye baslayabilirsin. Boylece tum Dunyayi saracak bir Baris donemi baslayabilir." dedi, ve ekledi " Kara Baris'in donemi... "

    ---------------------------------

    Sonraki haftalarda Deccal, Baris Bolgesi'ni sarmis olan savaslara, hastaliklara, acliga karsi daha once vaat ettigi adimlari atmaya basladi.. Attigi adimlar, hic beklenmeyen, insanlarin daha once hayal bile edemeyecegi kadar sert adimlardi...

    Birbirleri ile en ufak catismalar yasayan sehirler tek bir birey kalmayincaya kadar yok ediliyordu. Hastaliga yakalandigina iliskin en ufak bir belirti gosterenler, kim olursa olsun oldurulup yakiliyordu. Yeterli yiyecegin bulunmadigi yerlerde, mevcud yiyecegin ne kadar insani beslemeye yetecegi hesaplaniyor. Eger nufus bu sayidan fazla ise iclerinden insanlarin bir bolumu kura ile seciliyor ve olduruluyordu... Boylece nufus mevcud yiyecekle beslenebilecek duzeye dusuruluyordu...

    En sert onlemlerden bile cekinmeyecegiz demisti Deccal... Ve simdi o gune kadar en acimasiz hukumdarlarin bile uygulamadigi kadar sert seyleri yapmaktan cekinmiyordu. Ve bir yok olusun esigine geldiklerine inanan insanlar bu onlemlere karsi cikmiyor, bunlari icine dustukleri kaostan cikmak icin geriye kalan tek yol olarak goruyorlardi...

    Ve ne kadar acimasiz olsa da bu yontemler ise yariyordu... Sonraki birkac ay icinde Baris Bolgesindeki Savaslar, Hastaliklar, Aclik sona erdi. Baris Bolgesinde yeniden Baris kuruldu... Ancak bu uygulanan tum yontemlerin karanligini icinde tasiyan kara bir baristi. Bu yontemlere karsi cikanlara, umutsuzlugun icinde bu kara barisi tek yol olarak gorenler saldirmis ve hicbirini sag birakmamisti.

    -----------------

    Ortaya cikan tum dehsete ragmen internetin yardimi ile Alexis ve Cenk in onculugunde 10000 kadar kisi bu yeni yontemlerin ve Deccal'in muhalifleri olarak gizlice birbirleri ile haberlesiyordu... Her ulkede muhalifler belli sehirlere toplanmislardi... Atina ve Istanbul, 1000in uzerinde muhalifle en buyuk muhalefet merkezleri idi... Ama elbette bu sayi Baris bolgesinin bir milyara yaklasan nufusunun yaninda hicbirseydi. Dolayisi ile simdilik muhalifler kesinlikle gizli kalmaya ve muhalif olduguna emin olmadikca yeni birini aralarina katmamaya karar verdiler...

    ---------------------

    Baris Bolgesinde duzenin kurulduguna emin oldugunda Deccal bir sonraki adimin planlarini yapmaya basladi... Artik, Dunya'nin geri kalanina, yani insanlarin tam bir karmasa ve umutsuzluk icinde yasadigi bolgeleri de kontrolu altina almanin vakti gelmisti. Bunun icin bir ordu kuracak ve o ordu araciligi ile bu bolgeler de Kara Baris Duzeninin bir parcasi haline gelecekti...

    Peki ya muhalifler ne olacakti? Bunu yardimcilarindan birisi sormustu Deccal'e. Deccal'in cevabi ise suydu. Onlar simdilik bir araya gelsinler toplansinlar. Hem boylece onlari daha da kolay gorebiliriz dedi Deccal. Bir defa, sadece Baris Bolgesinde degil, tum Dunya'daki kargasayi da bitirdigimiz goruldugunde zaten insanlik yeni duzenimizin degerini cok daha iyi anlayacak... O gun onlari yani muhalifleri bitirmek cok daha kolay olacak...

    --------------------------

    Dort Buyuk Melek, kaygi ile insanligin yavas yavas Deccal'in kontrolu altina girmesini izliyordu. Onlari en cok sarsansa bir melegin, Baris'in da Deccal e katilmasi olmustu...

    Bu olanlar aslinda hepimiz icin sinav demisti Mikhail. Hem insanlar hem de melekler icin..

    Ne olacak peki? diye sordu Azrail. Eger Deccal, yani Retlaw kazanirsa ne olacak?

    Insanlardan gercekten inancini koruyanlar bu Dunyadan ayrilacaklar, cennete gidecekler... Digerleri burada kalacak, Deccal'e katilmis melekler ile birlikte... Ve bu Dunya cehennemin bir parcasi haline gelecek... Retlaw ne yaparsa yapsin kazanamayacak, sadece kendisi ile birlikte kaybedenlerin sayisini arttirabilecek... Onun kadari bu.

    Peki meleklerden inancini koruyanlar onlara ne olacak? diye sordu Azrail.

    Meleklerden beklenen sadece inanclarini korumak degil, bu Dunya'nin duzenini de korumak... Yani basaramazsak, Retlaw bu Dunya'yi ele gecirirse, o zaman inancini koruyan melekler kesin olarak yok olacaklar...

    Oyle ise, meleklerin sinavi daha zor dedi Israfil..

    Evet dedi Cebrail... Ustelik Baris'in Retlaw'a katilmasi, bizlerin isini daha da zorlastirdi... Dunya'yi ayakta tutan su anda sadece Deccal'e karsi cikabilen kucuk grubun inanci ve bizim onlara destek olmak icin elimizde insanlarin arasinda olan, onlarin duygularini ile, dusuncelerini bilen meleklere ihtiyacimiz var, cunku biz dort melek simdilik dogrudan Dunya'ya mudahale edemeyiz. En azindan Mehdi'nin kim oldugu kesin olarak ortaya cikana kadar... Bunun isaretleri de ancak zamani geldiginde ortaya cikacak.

    Su durumda dedi Israfil, elimizdeki en iyi secenek...

    Dort Atli dedi Mikhail. Elimizdeki en iyi secenek onlar...

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Walter
    Yönetici





    Joined: Oct 22, 2005
    Posts: 523
    Location: Gilead

    PostPosted: Sun Dec 05, 2010 12:50 pm Reply with quoteBack to top

    "Mehdiyi bulduk." dedi Barış, Deccal'ın önünde başını eğerek.

    "Neredeymiş ?"

    "Ankaranın Tam ortasında, ? Dil- Tarih ve Coğrafya Fakültesinde."

    "İyi onu bana getirin." dedi Deccal ve ekledi "Canlı olarak."

    ********

    Dünyanın sonuda, kutupların ortasındaydılar. Orada yirmi yıldırımla hapsedilmiş bir adam dışında hiç kimse yoktu. Onu kurtarabilecek tek kişi arkadaşlrıydı. Kara bir süliet halinde etrafına yaydığı korku ve ümitsizlikle yeis orada tek başınaydı.

    "Demek Retlaw bizi bunun için buraya gönderdi." dedi Chaos "Beni serbest bırakıp seni cehennem zebanilerine, bunu ise meleklere haps ettirdi."

    Azap homurdandı, Yeis'e doğru ilerliyorduki önlerinde birden iki melek belirdi. Azabın karşısında duran, onun ezeli düşmanlarından Huzurdu gülümsiyor ve derin bir rahatlamayla konuşuyordu.

    Chaosun karşısındaki ise kas katı ve sert biçimde karşısına dikilmişti "Buradan geçemezsin, kurallar bellidir."

    Chaos'un yüzünde gülümseme belirdi "Tam yüz bin yıldır seni arıyordum Düzen, bu sefer elimden kurtulamayacaksın."

    "Saçmalık," dedi Melek, "Kaos hiç bir zaman düzeni yenemez düzen kaosu bitirir, buraya geleceğinizi biliyorduk er ya da geç o yüzden karşınızdayız."

    "Seni yeneceğim Düzen, dünyanın sonunu getirse de seni yeneceğim."

    İki zıt güç, birbiriyle savaşmaya katı bir biçimde başlamıştı....

    *****

    Deccal bu sırada ordusunu kurmuş, güçlü bir biçimde savaşmaya hazırdı, ilk sınır bölgelerini kolaylıkla ele geçirdi Deccal, ama bu büyük gücün uyandığını gören diğer devletler. Zamanında hitler almanyasına yapıldığı gibi birleşmeyi kararlaştırdılar. Deccal'ın ordusu güçlü gibi görünüyordu. O yüzden diğer devletler ateşkeş imzalamışlardı.

    Deccal barış getireceğim demişti ama savaşa koşuyordu. Bunu diyenleri de öldürmeden önce şu cevabı veriyordu. " Barış istiyorsan savaşmak zorundasın."

    *****

    Namık Kemal Altan arabasına binmek için kapısını açtı, ülkesinin daha ne kadar kötü duruma gideceğini bilmiyordu. Ama tek bildiği bir şey vardı o da izlendiğiydi. Askerde komandoluk yapmış silahlara meraklı bir Tarih profösörü olarak torpido gözündeki silahı koltuğunun yanına koydu ve Arabasına binip Fakülteden çıktı.

    Arkasında onu izleyen bir araba görünce hiç şaşırmadı, arabayı atlatmak için hamleler yaptıysa da onu yine de buluyorlardı. Anlaşılan kendine deccal diyen manyak bir adamın adamları değildi bunlar öyle olsaydı polis kendisini tutuklardı. Bu günlerde etten püften meselelerle tutuklanıp haber alınamayan insanlar çoğunluktaydı..

    Umursamadan evine gitti, evinin kapsını açtığında evinin içinde birinin oturduğunu gördü, arkasından onu takip eden adamlar bu adamı görünce şok içinde kaldılar. Namık, elindeki silahı kime doğrultacağını bilmeden, kala kaldı.

    "Buyrun oturun, " dedi koltuktaki adam. Namık oturmadan önce onu takip eden üç adamında kalbinini tutarak yere yığıldığını gördü.

    "Oturun Namık Kemal Altan," dedi Azrail, gülümseyerek. "Endişelenmeyin sizin zamanınız henüz gelmedi."

    _________________
    BeÅ? dakika süren savaÅ?lar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaÅ?ta korkuyla deÄ?il tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan aÄ?layacak insan kalmıÅ? olur.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Firble
    Forum Yöneticisi





    Joined: Mar 12, 2004
    Posts: 6496

    PostPosted: Thu Dec 09, 2010 6:08 am Reply with quoteBack to top

    Dort Atli bu defa Antartika adi verilen kitanin kiyilarinda bir araya gelmisti. Surup giden mucadele, Dunya'da sadece insanlari degil, melekleri de bir yere kadar guvenilir hale getiriyordu. Simdilik Retlaw ile Deccal'n saflarina katilan tek buyuk melek Baris'ti ama bunun arkadasi gelebilirdi, ve Dort Atli tedbirli olmaliydi. Dolayisi ile simdi, bogazlarina kadar kalin giysiler giymis arastirmaci gorunumundelerdi ve Dunya'nin bir ucundalardi.

    "Diger ulkeler Deccal'e karsi birlestirmen iyi oldu." dedi Hastalik.
    "Fazla dayanamazlar." dedi Savas. Ne de olsa birbirlerine muazzam bir zarar verdiler. Hem Aclik ve Hastalik bu ulkelerin tamaminda hala kol geziyor, bu da onlari daha da zayiflatiyor. "
    " Aclik ve Hastaliklarin bu ulkelerden yok olmasini saglayamaz miyiz?" diye sordu Olum.
    " Saglayamayiz" diye cevap verdi Aclik. "Biz sadece Aclik ve Hastalik'i yaratabiliriz bunlari ortadan kaldirmak bizim yapabilecegimiz bir sey degil. Eger becerebiliyor olsak, Deccal'in Baris Bolgesinde Acliklar ve Hastaliklar cikarirdik, ama onun yontemleri oylesine acimasiz ki, biz bile bas edemiyoruz bu yontemlerle."
    "Bu da bizi basladigimiz yeri getiriyor. " dedi Savas. " Yapabilecegimiz artik elimizden geldigince Deccal'i sorgulayan ona karsi cikanlarin var olmaya devam etmesi icin calismak. Cunku Deccal'in yenilmesinin tek yolu, ona inanmayan insanlarin var olmaya devam etmesi. Eger bu insanlar yok olursa, Mehdi'nin bile yapacak pek bir seyi kalmaz. "
    " Oyle ise bu Deccal Muhaliflerini korumaya devam edecegiz. " dedi Olum.
    " Evet onlari korumaya devam edecegiz." dedi Savas. "Bu arada Deccal'e karsi zaman kazanacagiz. Deccal hata yapacak mutlaka yapacak. "

    Ordularin ilk olarak ele gecirdigi sinir bolgeleri bir zamanlar var olan, Ukrayna, Italya ulkelerine, Orta Afrika Ulkelerine, ve Hindistan'in Kuzeybatisina ait topraklardi. Deccal icin bu topraklarin arasinda en onemlisi Roma'ydi. Dunya'nin en buyuk dini cemaatinin merkezi. Dolayisi ile bu sehir ele gecirilir gecirilmez buraya hareket etmisti. Simdi burada Katlizmin merkezi olan Vatikan'da Sen Pietro Katetralinda bir konusma yapacakti.

    Ama diger devletlerin direnmeye baslamasini sinirini bozmustu. Dolayisi ile 12 havarisini bir araya toplamisti.

    " Zor bir anin icindeyiz" dedi Havarilere. " Aramizda, Baris Bolgesinde bile bize karsi olanlar var biliyoruz. Ve simdi eger bu ulkeler direnecekse, Baris Bolgesinde de bize karsi olanlarin sayisi artacak. Cunku unutmayin biz yeni bir duzen getiriyoruz. Bizi kabul etmeleri ancak duzen ise yararsa mumkun olabilir. "

    Basini one egmis, gozlerini kendi gozlerinden kaciran Gurcistanli Otar'a bakti. Otar Deccal'in baktigini fark etmis gibi hafifce gozlerini kaldirdi. " O nedenle" dedi Deccal " Bu duzen ise yaramali... " Birkac saniye durakladi, Otar disindaki havarilerin de yuzlerini inceledi ve sonra konusmaya devam etti.

    " Sizlerden, bize karsi birlesmis ulkelere gitmenizi istiyorum. Kisa bir sure once bu ulkelerin icinde de insanlar birbirleri ile savasiyordu. Bir kisminiz bu ic catismalari alevlendirsin, digerleri hastalik ve acliklarla bas etmenin tek yolunun Deccal'in duzenini kabul etmek oldugunu anlatsin insanlara. Bizim girdigimiz her sehirde bizi destekleyenler olmali. Bu bize karsi birlesen devletlerin gucunu her noktadan kirmaliyiz. "

    Deccal konusmasina yine birkac saniye ara verdi. Havarilerin onaylar gibi basini one egisini izledi. Otar'in yine digerlerine gore daha yavas basini egdigi gozunden kacmadi.

    " Bu arada..." dedi Deccal. "Birilerinin isgal ettigimiz ulkelerde de duzenimizi kurmasi gerekli degil mi? Hastaliklari, acliklari, hala devam eden catismalari, tum Italya, Ukrayna, Orta Afrika ve Kuzeybati Hindistan'da sokup atmaliyiz. Ayni kararli yontemi kullanarak. Ve bu isi de ustlenmesini istedigim kisi... Otar."

    -------------------------------

    Sen Pietro Meydaninda yuzbinlerce insan toplanmisti. Evet Dunya ulkelerinin bir bolumu Deccal'e direniyor olabilirdi. Ama yine de karmasanin esir aldigi ulkeler icin Deccal bir umuttu. Romalilar da merakla onu gormek icin gelmislerdi meydana... En beklenmedik anda ortaya cikan bu adamin kim oldugunu anlamaya calisiyorlardi.

    "Romalilar" diye seslendi Deccal. "Bu uzerinde durdugum topraklar buyuk medeniyetleri, insanligin kurdugu buyuk eserleri yaratmistir." " Ama yine ayni topraklar, medeniyetlerin yikilisina, insanligin eserlerine yok olusuna engel olamadi. " " Neden peki, neden insanlik yillar yili, bunca karmasanin, kaosun arasinda debelenip durdu, soruyorum size Romalilar?" "Cunku buyuk bir yalan uzun yillar boyu tekrarlanip durdu hepimize farkli dillerde, ve insanlarin gercek anlamda dogalari geregi yasamalarini engelledi. " " Bu yalan herseyden once simi bu uzerinde durdugum mabedden, ve benzerlerinden tekrarlandi. " Tum dinlerin mabedlerinden tekrarlandi bu yalan. " " Insanligin nasil davranmasi gerektigini anlattilar ve soyledikleri yalandi. " O nedenle yeni duzeni bu yalanin soylendigi binalari yikacagiz. Ben ve siz beraber yikacagiz." "O nedenle bu binalardaki, mabedlerdeki hersey sizindir." "Onlarin size yalan soylemesine izin vermeyin. Tum bu mabedleri ele geciriiiin."

    Son sozlerin ardindan insanlar bir an duraksadilar. Aclik, ve yasadiklari zorluklar duyarliliklarini koreltmisti. Simdi savasa ragmen gorkemini koruyan katetraldeki hersey onlari bekliyordu, gidip almalari icin. Bir an sonra hepsi katetrale kosmaya basladilar, kapilar zaten Deccal'in adamlari tarafindan acilmisti. Rahipler caresizdi... Insanlar katetrale girdi ve Vatikan'in en buyuk katetrali yagmalanmaya baslandi.

    ----------------------

    Mabedlerin yagmalanamasi Katolik kiliseleri ile kalmadi. Dunyada var olan her din ve mezhebe ait mabedler yagmalaniyordu. Birkac hafta icinde Dunya'nin en kutsal mekanlari harabelere donecekti.

    Tum bu olaylarin yarattigi karmasanin ardindan, Deccal muhaliflerinin liderleri, Alexis ile Cenk izmir'de bulusmuslardi. Kordon'da bir yandan konusup bir yandan durumu degerlendirdiler.

    " Durum ciddi." dedi Alexis. " Insanlar tum dinleri terk edecek kadar Deccal'e inaniyor artik. Deccal artik daha guclu. "

    " Yaniliyorsun Alexis" dedi Cenk. " Deccal hata yapti, aslinda ilk hatasini yapti. Duzeni yayginlastikca, bir onemi kalmayacak mabedleri dogrudan hedef aldi. Hem de hepsini hedef aldi. Dunya'nin her yerindeki binbir mabedin her birini.. Simdi insanlar bir sey diyemese de, en ufak bir inanc tasiyan herkeste, yagmalayanlarda bile bir suphe olustu artik... Bir de buna uygulanan yontemlerin yarattigi supheyi ekle.. "

    "Hala insanlar baris icin bunlarin gerektigini dusunuyorlar ama " dedi Alexis.

    "Evet dusunuyorlar. Deccal'in tek yol olduguna hala ezici cogunluk inaniyor. Ama iclerinde kendilerinin bile belki fark edemedigi bazi sorular gittikce buyuyor. Dolayisi ile." birkac saniye durup devam etti. " Bize katilanlar artacaktir Alexis. Hatta belki de bizim de kendimizi belli etme zamanimiz gelmistir."

    Alexis korku ile Cenk'e bakti " Emin misin Cenk? Hala tehlikeli degil mi kendimizi belli etmek. "

    "Evet haklisin Alexis" dedi Cenk "Hala tehlikeli ama eminim zamani geldi."

    _________________
    HARBE GÄ°DEN
    Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
    Orhan Veliden
    Back to top View user's profileSend private message
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.58 Saniye