Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: ecityd
    Bugün: 0
    Dün: 3
    Toplam: 33571

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 290
    Üye: 0
    Toplam: 290

    FrpWorld.Com :: View topic - Valcardo Rafuj
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     Valcardo Rafuj View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    Aegron Linwelin
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 18, 2007
    Posts: 2614
    Location: Bursa

    PostPosted: Wed Nov 10, 2010 8:20 pm Reply with quoteBack to top

    "Hey koca oğlan o adam bana daha lazım" derken yüzündeki ukala gülümseme giderek artıyordu. Elleri yere paralel şekilde dururken büyünün bedeninde akışını büyük bir çoşkuyla hissetti. Alçak bir sesle birşeyler fısıldamasıyla;

    "Exolfus Pramen" diye haykırması bir oldu. Dev adamın gerisin geriye duvara çarpması ve yere yavaşça yığılışıyla nefesini kontrol altına aldı. Çfkeliydi. Böyle zamanlarda büyünün ondan daha güçlü aktığını biliyordu.

    _________________
    Thanks Mario but The princess is in another castle!!
    Mr.Green Razz
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteMSN Messenger
    Walter
    Yönetici





    Joined: Oct 22, 2005
    Posts: 528
    Location: Gilead

    PostPosted: Sun Nov 14, 2010 1:21 am Reply with quoteBack to top

    Durka büyünün etkisiyle sersemlemişti, Dannand ileriye bir hamle yaparak bu fırsat ı değerlendirmek istedi, kılıcını DurkaÂ?nın gırtlağına savurmuştu. Barbar, kenara çekildi, ama yeterince hızlı olmadığı için, DannandÂ?ın isyankarı barbarın omzunda derin bir kesik açmıştı.

    Durka uludu, Cesaret alan Tark da Barbarın üzerine atladı. Elleri pençeye dönüşmüş Barbarın sırtında izler bırakmaya başlamıştı bile. Durka, öfkeyle yumruğunu savurdu Hanın sol kapı tarafı tamamıyle bu darbeden yıkıldı.

    Â?Beni gerçekten kızdırdınızÂ?Â?

    Gözleri kızaran barbarın kasları daha da şişti sanki, TarkÂ?ı tuttuğu gibi hanın bir köşesine fırlatarak, Valcardo RafujÂ?un liderine doğru inanılmaz bir hızla atıldı. Dev balta üzerine inerken Kardiff Kardo büyü mühürlerini yapacak vakit bulamadığı için bu darbeyi kılıcıyla durdurabildiyse de, karşılık verecek durumu yoktu. Dev barbarın ağırlığı ve artan muazzam gücü yüzünden hareket edemiyor her saniye hanın döşemesine bir santim daha gömülüyordu.

    W. Durka, Kuzeyin Yenilmez Barbarı, Kardiff KardoyÂ?u bir e bir savaşta zorlayacak hatta kılıç kılıca bir dövüşte yenebilecek güçteydi. KardoÂ?nun muazzam ağırlığa dayanacak gücü nerdeyse kalmayacaktı ki, Dannand kılıcını savurarak barbarın dikkatini dağıttı. En azından amacı buydu.

    Bu saldırıyı Barbar DannandÂ?ın keskin kılıcını elinde tutarak. Hem Kardoyu hem de DannandÂ?ı şaşkınlık içinde bırakarak karşıladı . Dev barbar bir eliyle baltayı Kardiff KardoÂ?ya savurarak onun kılıcını zorluyor, hem de eli kan içinde olsa da DannandÂ?ın kılıcını çıplak elle tutuyordu. Kardo bu adamdan etkilenmişti. Bir anda dördünü de etkisiz hale getirmişti. Durka, DannandÂ?ı kendine çekip Çavuşa sağlam bir kafa attığında, yaptıklarının bu kadarla kalmayacağını anlamıştı Kardiff Kardo, Ne yazık ki bu kadar muazzam bir yakın dövüş gücüyle daha önce karşılaşmamıştı. Onu bile yere çivileyen bir güç insansı bir güç olamazdı. Bu adam ilk Barbar AreÂ?nin oğlu olmalıydı.

    Dannand ağzı burnu kan içinde yere yığıldığında. Durka gülümseyerek Kardoya döndü. Gözleri alev alev yanıyordu. Omzundan akan kan dışında nerdeyse hiç yara almamıştı. Hızla baltasını iki kez daha savurdu, Kardiff KardoÂ?yu köşeye sıkıştırmaya çalışıyor gibiydi. Yere on beş santim gömülse de hareket etmedi Kardo, Ederse ölebilirdiÂ?

    Â?Seni burada ezeceğim, Demir yığını.Â? Dedi. Acımasızca gürledi kasları biraz daha şişiyordu sanki. Â? Seni yere çivileyeceğim.Â?

    Baltasını kaldırdı, Muazzam kaslar kabardı, Kardo kılıçla bu darbeyi durdurmayacağını biliyordu elleriyle bir mühür şekli yapmaya çalışırken birden. Barbar acıyla kast katı kesildi. Sırtına saplanan üç tane siyah kılıç, önünde karnından çıkmıştı. Acı ile kılıcı tutmaya çalıştığında. Kılıçlar kaybolmuştu bile.

    Barbar öfke Kardo şaşkınlıkla etrafına bakınırken Barbarın dev gölgesinin içinden ince uzun birinin yükseldiğini gördüler, Sarı Saçları biraz dağılmış alnından hafifçe kan sızan elf soğukça gülümsedi.

    Â?Çlmedin, bunu yaptığım çoğu yaratık şimdi yerdeydi.Â? Dedi Evanir yavaşça,

    Durka güldü, ağzının kenarından kan sızıyordu, ama bir an kasılmaktan başka bir tepki vermemişti. Dizleri üstüne çökmemişti bile. Dev Barbarın gülümsemesi genişledi.

    Â?Sen buna yara mı diyorsun ?Â?

    _________________
    BeÅ? dakika süren savaÅ?lar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaÅ?ta korkuyla deÄ?il tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan aÄ?layacak insan kalmıÅ? olur.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Aegron Linwelin
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 18, 2007
    Posts: 2614
    Location: Bursa

    PostPosted: Wed Nov 24, 2010 9:40 pm Reply with quoteBack to top

    şaşkınlığını gizlemeye çalışan Kardiff adamın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha düşündü. Bu adamın kendilerine sağlayabilecekleri yararları düşünmeye gerek bile yoktu. Etten kemikten fazlasıydı bu adam. Dev gibi vücudu incelerken bir yandanda elfin büyüsüne karşı bu kadar dirençli olmasına şaşırmıştı. Kendini korumak için ufak büyü mühürleri yapmaya başladı. Çok az da olsa bir zamanı vardı.

    Kılıcıyla daha fazla dayanamaya bileceğini biliyordu. Kasları iyice gerilmiş, gücünün giderek azaldığını da hissedebiliyordu. Daha yapmak istediği onca şeyi düşündü ve akıllı bir karar vermeye çalıştı kendi kendine. Kılıcın zor dayandığını her geçen dakika daha da fazla hissetmeye başladı. En mantıklı yol adamı ikna edip kendilerine katmaktı. Sinirli olan adamı yatıştırmanın bir yolunu bulmalıydı. Yoksa tüm grup mahvolabilirdi. Kılıcının dayanabildiği son noktaya kadar konuşmaya devam edecek olmassa yapabildiği bir kurtulma büyüsünü deneyecekti.

    Barbar Evanir'in büyüsünü sorgularken birden söze karıştı.

    "Evanir dur! Bu yüce adama hiçbirşey yapamazsın kendini yorma" diye çıkıştı. Sesinde adeta Durka'yı yücelten ve koruyan bir ton vardı. Adamı övüp ne kadar yüce olduğunu belirtip kendisini yüce bir amaç için gruba davet edecekti. Sonra yararı olacağını düşünerek;

    "Sen.." adamın sinirli bir şekilde kendine baktığını gördüğünde sözlerini daha tok bir hale getirdi. "Güçlüsün hemde oldukça.. Gücünü büyük paralar kazanmak için kullanmalısın.. Bize katılarak.."

    _________________
    Thanks Mario but The princess is in another castle!!
    Mr.Green Razz
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteMSN Messenger
    mufuks
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Dec 27, 2005
    Posts: 24

    PostPosted: Wed Nov 24, 2010 11:48 pm Reply with quoteBack to top

    "... Bize katılarak.." mı..?
    Bir gözümü neredeyse kör edecek olan bu dev bozmasının sürüme katılması mı..?
    Lideri olduğum sürümün katlini gerçekleştiren bu lycan katili mi, intikam ateşiyle tutuştuğum bu herifle aynı yolda yürümek mi, kabul edemem bunu..

    "O gün hala yadımda:

    Dolunayın altında Kaldrim'in gümüşten suyu içmiş gibi acı ulumasını duymuştuk ve kulak kesildik elbette bir yardım çağrısıydı bu, Kaldrim ki kudretli idi çağrıda bulunuyorsa muhakkak bir tehlike söz konusuydu..

    Savaş çağrımla beraber topladım sürümü Kaldrim'e doğru önden Duncan'ı gönderdim, yavru bir kurttu daha kendisi ama bir tilki gibi kurnazdı kendisi.. Ama yanılmıştı getirdiği bilginin vehametinde basit bir dev olduğunu söylemişti biz de alelade saldırılarımızla saldırıya geçmiştik bu deve karşı..

    Heyhat gümüşten değildi ne eli ne silahı bu devin amma ki, ilk iki koldan saldırımızda üzerine atılan bir ferdimizi daha havadayken boğazından kavrayıp oracıkta nefesini kesmişti bile.. Bunu o kadar hızlı yapmıştı ki aynı anda atılan Leto'dan dahi sıyrılıp baltasıyla yere çalmıştı hemen ardından.. Bir taktik geliştirmemin imkanı yoktu artık sürümün gözü kana bürünmüştü, bu kanı sıcak varlıkları nizama sokmak.. hele böyle bir durumda..

    Kendisininde ilk pençeyi atabilen ben olmuştum ama o ana kadar sürümün yarısından çoğu katledilmişti bile, içgüdülerime bilgeliğimi de eklemeliydim bu herife karşı, kalan dördümüz daha temkinliydik artık bir süre etrafında dönmekle yetindik hiç bir açığı olmuyordu.. Bir an geldiki gardını düşürdü, tuzakmış meğer, aynı anda atılmıştık hepimiz yaralayabilmiştik bu sefer ama lakin etkilenmişe benzemiyordu..

    ne Ka'ren ne D'leh bu iki cesur kurda döndüm ama vazgeçmek üzereydiler buna dayanamazdım, yenilgiyi kabul edemezdim, o kadar hırslanmıştım ki dönüşümümü son radedye kadar zorlamıştım, kurda değil artık başka bir şeye dönüştüğümü hissediyordum.. Atıldım üzerine tüm kudretimde bir süre başbaşa mücadele edebilmiştik ama üstün gelemeyeceğimi anlayınca diğerlerine uzaklaşmalarını söyledim ve son bir kez daha atıldım üzerine pençelerim o kadar hızlıydı ki bir trans halinde gibi saldırıyordum ona o da bir o kadar hızlıydı elbet,. Sonunda yıkabilmiştim kendisini, tam öldürme fırsatı bulmuşken kahrolasıca yüzüme geçirmişti baltasını görüşümü yitrmiştim o an ve yere yığılmıştım acıyla.. Fırsat bilip işimi bitirmeye kalktığında hayatta kalma içgüdümle inanılmaz bir çeviklikle sıyrılmış ve olağanca hızımla uzaklaşmaya başlamıştım oradan ardından lanet okuyarak..

    O günden sonra ne sürümdekilerden haber aldım ne de artık sürümden başka bir ferdin adını ağzıma aldım.. O geceden beridir yüzümde taşırım bu utancımı ama ki şimdi o herif karşımda ve ben yine bir şey yapamıyorum üstelik..

    Çstelik kaybettiğim sürümün yerine yeni sürümde yer alacakmış.. Belki de "dostunu yakınında düşmanını yanında tutmanın" meyvesini görebilirim böylece bakalım bu "yüce adam" ne karar verecek, nefesim ensesinde olacak her an.."


    Tüm bunları düşünürken refleks olarak elini yüzünün solunda tutuyordu lycan.. İntikamını soğuk servis edebilme düşüncesi bir nebze olsun rahatlatmıştı onu.. Artık daha temkinli olmalı her adımını açıklarını, zayıflıklarını gözlemeliydi bu devin.. Bir dost gibi bile görünmeyi göze alabilirdi hatta..

    Diplomatik sihirbaz'ı destekleyecek şekilde:
    "Kaybettiğim nice yoldaşımın yerine mi geçeceksin koca adam..? Hepsinin toplamına denk olduğun aşikar.."
    söylediği bu yalandan öylesine tiksinmiş ve incinmişti ki Tark ama bu tiksintisi o dev'e duyduğunun yanında bir hiç..

    _________________
    <div>"Ademin kalbindeki geceyi kim bilebilir ki; karanlıÄ?ın kendinden baÅ?ka..?" Al-ta'ir Bloodlust</div>
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Walter
    Yönetici





    Joined: Oct 22, 2005
    Posts: 528
    Location: Gilead

    PostPosted: Thu Nov 25, 2010 5:59 pm Reply with quoteBack to top

    “Yüce mi ?” dedi Evanir soğuk bir sesle, alnındaki kandamlacığını yavaşça sildi, gözleri delercesine Barbara bakıyordu.

    Durka, “Size niye katılayım ha ?” diye gürledi, “Siz kimsiniz ? Ne halt edip buraya geldiğiniz, ?, Ucube sürüsüne ben niye katılayım, şövalye bozuntusu niye ? Birkaç gümüş sikke ve altın için mi güldürme beni ? Niye Katılayım size başka söyleyecek bir şeyin yok mu ? ”

    Hanın sol tarafı yıkılmış, kapısı paramparça olmuştu, Hanın giriş kısmındaki masalar dağılmış çoğu parçalanmıştı. Etraftaki ödül avcıları bu görüntülerden korkuyla sinmiş gibilerdi. Kapıda dövüşen beşli, çok kudretliydi. Büyü seviyeleri çok güçlüydü ama Kuzeyin Barbarı, hepsini dize getiriyor gibi görünüyordu ki elf yeniden ortaya çıkmıştı. Liderleri gibi görünen büyücü-şövalye bu kuvvetli barbara, teklif sunmuştu ve barbarın kükreyen cevabı bütün salonu sessizleştirmişti.

    Kardiff Kardo cevap vermeden, yerden elleri üzerinde kalkmaya çalışan Dannand kan tükürerek cevapladı, bu soruyu. “Çünkü biz en güçlü olmaya geldik.”

    Ardından Evanir soğukça ekledi “ Kanı diplomasi ile yoğurmaya geldik.”

    Tark hemen ardından hırıltıyla. “Cebren değil Hakken var olmaya geldik.”

    Kadirff Kardo, yoldaşlarının sözlerinin etkisiyle dikleşerek. “ Çünkü biz, güdülmeye değil Hükmetmeye geldik.”

    _________________
    BeÅ? dakika süren savaÅ?lar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaÅ?ta korkuyla deÄ?il tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan aÄ?layacak insan kalmıÅ? olur.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    mufuks
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Dec 27, 2005
    Posts: 24

    PostPosted: Sun Nov 28, 2010 4:11 pm Reply with quoteBack to top

    Bu dev beni tanıdı mı bilmiyorum, kurt iken karşılaşmıştık onunla, bozuntuya vermemeliyim tanımadıysa şayet.. Çoğu zaman basit bir çiyanın varlığını sezdirmeden düşmanına saldırışı, düşmanının karşında tüm heybetiyle dikilen bir aslanın pençesinden daha ölümcüldür..

    Yenilmişlerin öfkesiyle doluyum şimdi. İrademi tümüyle kinime teslim ettim. Kadim öfkeyi kuşandım..
    Ve kusarak söylüyorum bu sözlerimi kurtkeseni sürüme ilticaya hassetmek için..:

    "Bre, şu dar-ı dünya deli gönlün gibi viran olsun..!
    Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın..?
    meylettiğin yolu doğru mu sanırsın..?
    avareliği kendine rehber mi sanırsın..?"


    Bir an duraksadı birazdan söyleyeceklerinden ötürü tükürdü yere..

    "Dillere destandır gücün gâyette hem rindânedir,
    Her ne derlerse senin hakkında hep efsânedir..
    Zalim! Sana bu en güçlüler olma yoluna davetimizdir.."

    _________________
    <div>"Ademin kalbindeki geceyi kim bilebilir ki; karanlıÄ?ın kendinden baÅ?ka..?" Al-ta'ir Bloodlust</div>
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Aegron Linwelin
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 18, 2007
    Posts: 2614
    Location: Bursa

    PostPosted: Sun Nov 28, 2010 7:22 pm Reply with quoteBack to top

    Bir kurt adam hiç de olağan cümleler değildi bunlar. Tark uzun uzun süzerken bu şekle gelmeden önce nasıl bir insandı diye düşündü. Neyle uğraşır, ne yapar, ne eder.. Bilemeyeceği şeylerdi bunlar. Bildiği tek birşey vardı ki o da sıradan bir insan olmadığıydı.

    Bu düşüncelerdeyken asıl konuyu Durka'yı bir anlığına unutmuştu. Dev cüsseli adamın yüzünde hala sorgulayıcı ve sinirli ifadeyi görünce derhal birşeyler söylemesi gerektiğini düşündü. Aynı zamanda kısa bir süre de olsa dinlenmiş olmanın verdiği enerji ile büyünün içindeki dolaşımını tekrar eskisi gibi hissetmeye başlamıştı. Dev cüsseli adama her bakışında ileride ona yardımcı olabilecekleri çok şey olduğu düşüncesi ile kendi içinde heyecana kapılsa da dışarıya belli etmemeye çalışıyordu. Bu dev adamı ikna etmek istiyorsa biliyordu ki kendisininde güçlü olduğuna ikna olmalıydı. Sesinde tok ve güçlü bir ifadeyle Durka'ya doğru;

    "Tark'ı duydun. Hükmetmek, en iyi en üst olmak için buradayız. Bizimle olman hem senin hemde bizim yararımıza. Güçlüsün, hemde oldukça güçlüsün. Bunu buralarda değil bu topraklara hükmederken kullanman gerekir."

    _________________
    Thanks Mario but The princess is in another castle!!
    Mr.Green Razz
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteMSN Messenger
    Walter
    Yönetici





    Joined: Oct 22, 2005
    Posts: 528
    Location: Gilead

    PostPosted: Sat Dec 04, 2010 11:14 pm Reply with quoteBack to top

    "Geçmişte bir gücün iradesi bildiği kelimeyle ölçülürdü. Bu kelimeler kadim büyü sanatlarının kilit noktalarıydı. Açığa çıkan irade kelimenin gücünün , bilinçte yansımasıydı. Valcado Rafuj niye Valcardo Rafujdur. Kanla iktidar olanların hikayesinde, neyin iradesi bu örgütü kurdurttu ?."

    Nickoy Waldemer.



    “Bozulmuş kurdun aklına uyan bozulur, hükmü bilmeyen zorbalık eder, Kanı adalet için değil, çıkarı için akıtanlar yok olmaya mahkumdur.” dedi Barbar, baltasını kaldırdı. “Benim düşüncelerim basittir, belki kısırdır ama gerçektir.

    Barbar kalan tüm kuvvetiyle Kardiff’e doğru savuruyordu ki, ufak bir el birden önüne geçerek. Barbarın dev koluna dokundu. Barbar tuhaf bir şaşkınlıkla onu durduran kadına baktı. “De Corle.” Dedi şaşkınlıkla.

    Onu durduran kadının, yeşil giyinmişti, uzun tahta bir sopasıyla Bir anda Kardo ile Durka arasına girmişti. Gece karası saçları yeşil kısa şapkasının arkasından dalgalanıyordu. Bir eli geride Durkanın koluna dokunurken sopasını, Kardiff’e doğru doğrultmuştu. Gözlerini kapatıp derin bir iç çekti. Sopasında kazınan rünlerde yeşil bir ışık parladı.

    “Bu o,” dedi Eldia De Corle asasını indirdi.

    Durka’nın yüzü çarpıldı. “Başreis bizi bu isimsiz haydutlar sürüsüne mi gönderdi? Çstelik bozulmuş bir kurdun aklına sahip bu mu bize geleceğe giden ışığı taşıyacak adam.”

    “O ‘Işığı ilerlemek için kanı ve zorbalığı gerektiriyorsa yapılacak, kötülüğü iyilik adı altında yaşatanlar yargılanacak. ‘ demişti.” Yüzü düşünceli olan kadın Kardiffe baktı. “Bu durum ona uyuyor gibi hem, bu o, bunu görebiliyorum.”

    “Bu sözü diyen adamı tanıyorum.” dedi Evanir, elinin ters bir hareketiyle büyüsünü bitirdi. “Hiçbir şeyi unutmuyor.”

    Kardiff kaşlarını çattı sadece, Tark sessizce homurdandı. Dannand ise yüzünün nerdeyse şeklini değiştiren barbara sövüyor gibiydi. Eldia De Corle, Dannand’ın yanına gelerek, ince elleriyle adamın kanlı çenesine dokundu. Bir ufak mırıltı her yanı doldurarak, Dannand’ın yüzündeki hasarı emdi yine eski yaralanmamış yüzü açığa çıktı.

    Dannand şaşkınlık ve şok içinde elini çenesinde ve yüzünde gezdirirken, Eldia küçük bir gülümseme attı, ve dört adamında yakınında dolaştı. Evanir’in yüzünde sinsi bir gülümseme vardı. Bir adım geriye çekildi. Gözleri bir an için çakıştı ama Eldia gözünü ilk çeken oldu. Nedense kadın somurtmuştu. Hızla dönerek ilerledi şimdi. Tark’a doğru yönelmişti.

    Yakındakilerine sanki bir rahatlık ve mutluluk aşılayan kadın , hepsini iyi ve kötü manada etkilemişti. Kafası salonun tavanına değen barbarda bir savaşçının teslimiyeti vardı. Kardiff Kardo bir şey belli etmiyordu ama içinde ne fırtınalar kopuyordu. Dannand hayran hayran kadına bakarken Evanir, en geriye çekilmiş kadına temkinle bakmaktaydı. Tark ise kadın yakınana gelince hissettiği ilk şey sıcaklık oldu uzun zamandır hissetmediği bir sıcaklık…

    “V.R. ‘nin gücü bizi bu çatıda topladı.” Dedi Eldia güzel fısıltıyla “Hiç kimse onun iradesine karşı çıkamayacak…”

    _________________
    BeÅ? dakika süren savaÅ?lar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaÅ?ta korkuyla deÄ?il tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan aÄ?layacak insan kalmıÅ? olur.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Aegron Linwelin
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 18, 2007
    Posts: 2614
    Location: Bursa

    PostPosted: Thu Dec 09, 2010 10:44 pm Reply with quoteBack to top

    “Hiç kimse onun iradesine karþý çýkamayacak…”

    Kardiff'in kafasında saniyelerce yankılandı bu ses. Gerçekten de bu olacak mı diye düşündü kendi kendine. Hayalleri süsleyen güce kavuşabilecekmiydi sonunda. Bu şehrin başında iradenin sahibi olabilecek miydi. Çdül avcıları, şehrin kumarhaneleri, yönetimdekiler, halk..

    Ayağa kalkmaya çalışırken gözleri boş bakıyordu etrafa. Gördüğü bulunduğu ortam değil geleceğin ta kendisiydi çünkü. Gözlerinin önünden adeta bir şerit gibi akıp geçiyordu şu anda. Geleceği bir an olsun gözlerinin önünde yaşadı Kardiff. Kendine olan güveninin de kısa süre önce kaybettiği o güveninin geri geldiğini hissetti tam bu anda.

    Ayağa tam olarak kalktığında "Eldia De Corle" diye mırıldandı kendi kendine. Kadının sesindeki ahenge kaptırmıştı şimdi kendini. Böylesine bir kadının barbarı sakinleştirmesi. Çzellikle de bir barbarın öfkesini anında dindirebilmesi.. Kadını süzerken bunları düşündü.

    Sonra barbara döndü ve gerçektende sakinleştiğini farketti. Az önce deliye dönmüş barbar şimdi sakince ona bakıyor ağzından ne çıkacağını bekliyordu. Gözlerinin içine baktı Kardiff. Tam içine.. Ve orada cesareti, yürekliliği gördü bir an. Kadında ise yaşamı, adeta huzurun ta kendisini görüyordu.Grubu şöyle bir süzerken herkesin farklı özelliklere sahip ve birbirini bütünleyen üyeler olduğunu farketti. Yüzündeki o her zaman ki hain gülümsemesinin büyümesinin tek nedeni de buydu. Başarabiliriz. Bu grupla evet başarabilir diye düşündü tekrar tekrar. İçinde verdiği korku dolu savaşta bir nebze olsun rahatlamıştı.

    Etrafındakilerin beklentili gözlerine karşılık ciddi tavrını tekrar takındı. Gülümsemesi kaybolmasına rağmen içindeki heyecan ve yeşermeye başlayan ümit gözlerinden çok açık okunuyordu. Böyle bir grupta yapması gerekenin sadece onları bir arada tutmak ve güveni sağlamak olduğunu, gerisinin zaten geleceğini düşündü ve Eldia De Corle'ye bakıp;

    "Volcardo Rajuf... İradenin ta kendisi olacak." dedi.

    _________________
    Thanks Mario but The princess is in another castle!!
    Mr.Green Razz
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteMSN Messenger
    mufuks
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Dec 27, 2005
    Posts: 24

    PostPosted: Tue Dec 14, 2010 2:06 am Reply with quoteBack to top

    "Kelimeleri bilmek yetmiyormuş gibi birde bunları ahenge koymak o da yetmiyormuş gibi şimdi bir de bu duygu..

    Uyandığımdan beri dinmeyen susuzluğumu kana kana kan dökerek dindirmeye çalışmaktan başka bir şey yapmadım oysaki.. Kendi tabiaatımı gizlediğimi sandım varolmuşlardan oysaki kendimden nice şeyi setretmişim, nihan kalmış benliğimde bunlar..

    Ah sorular, sorular bir kurda yakışmıyor bu hisler üstelik 'bozulmuş bir kurda'.. Cevaplarını bulma arzusu, susuzluğuma galebe çalabilecek tek aday şimdilik..

    Ne olacaksa olsun artık sabrım kararım yok benim..

    Gözlerimi kapadığımdaki o karanlığı özlüyorum.."


    Nasıl mı görünüyordu lycan bunları düşünürken:
    "Tark sessizce homurdandı.."

    _________________
    <div>"Ademin kalbindeki geceyi kim bilebilir ki; karanlıÄ?ın kendinden baÅ?ka..?" Al-ta'ir Bloodlust</div>
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Walter
    Yönetici





    Joined: Oct 22, 2005
    Posts: 528
    Location: Gilead

    PostPosted: Wed Dec 15, 2010 1:41 am Reply with quoteBack to top

    Bu konuşulanlardan ödül avcısı hanı şaşkınlık ve şok içindeydi, yeni bir grup birden peydahlanıvermişti önlerinde, Bazı çabuk ve hızlı ödül avcıları ve hırsızlar efendilerine bilgi ulaştırmaya gittiler. Çoğu ödül avcısıysa korkudan dağıldı. Çdül Avcılarının Liderinin Başkentte olduğu süre zamanında bunların olması, Çstelik aralarından Dannand ve Durka gibi adamları çekebilmeleri ve büyü kullanabilmeleri, onları tartışmasız güçlü ama tuhaf anlaşmazlıklarla dolu bir grup yapmaya yetmişti.

    Yıkık handan, sessizce birçok insan çıktı, kimse bu gruba itiraz edemezdi. En azından, şimdilik o yüzden çoğu ödül avcısı oradan çekmiş gitmişti. Kalanlarda vardı orada, Evanir etrafa kuşkuyla baktıktan sonra Kardiff’in kulağına eğilip fısıldadı.

    “Bu üçü, burada etrafı korurken biz beyni olanlar yukarıda boş odaların birinde , biraz konuşalım. Ne dersiniz? ” Dedi Evanir, gözleri, tahta asasına dayanmış güzel görünen kadındaydı. Gizemli orman büyücüsü gibi görünen kadındaki bir şey Evanir’i rahatsız ediyor gibiydi. Görünen tek gözünü de oldukça kısmış kadına bakıyordu.

    Kardiff Kardo, Evanir’in sözüne cevap vermeden önce, diğerleri ne yapıyor diye şöyle bir baktı,

    Çte yanda Dannand, yarısı yıkılmış handa hala kaçıp gitmemiş yani safını belirlemiş, ödül avcılarıyla laflamaktaydı. Durka ise mesafesini korumuş yıkık kapıya yaslanmış duruyordu. Yanında sessizce düşünceleriyle kalmış Tark’a bakarak bir şeyler konuşmaya başlamıştı.

    “Bugün burada kalanlar, beş para etmez yalaka köpeklerdir. Dannand sokaklarda büyümüş bir piç, bütün alemi elinin ayası kadar ezberinde. Bunlarla uğraşacaksak, işimiz zor. Dannand ne düşünüyor bilmiyorum, bıçkın bir delikanlı yirmi bir yaşında Çavuş rütbesine yükselecek kadar da iyi dövüşüyor, ama ne yazık ki şu kalan köpeklerle uğraşıyor. Bana kalsa onların hepsi bu hanın dibine gitmesi gerekenlerdir.”

    Onlara bakmaktan sıkılan, Kardo, Evanir’e dönerek sorusunu cevaplamaya hazırlandı.

    _________________
    BeÅ? dakika süren savaÅ?lar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaÅ?ta korkuyla deÄ?il tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan aÄ?layacak insan kalmıÅ? olur.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Aegron Linwelin
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 18, 2007
    Posts: 2614
    Location: Bursa

    PostPosted: Sat Dec 18, 2010 8:00 pm Reply with quoteBack to top

    Eldia De Corle'ye tekrar baktı Kardiff. Kadın da onu rahatsız eden pek birşey yoktu. Aksine Evanir'in yüzünden birşeyden huzur olduğu ve bunun Eldia De Corle ile ilgili olduğunu okuyabiliyordu. Kadına bakarken gözleri daha bir kıslıyor, daha bir sert bakıyordu adeta.

    Evanir'in söylediğine hak veriyordu. Konuşmaları gerekti. Eldia De Corle'ye bakıp kendisinden beklenmeyecek bir kibarlıkla;

    "Biraz konuşabilir miyiz?" dedi. Daha dediği anda kendisinin kadın karşısında zayıf görünebileceği ihtimalini düşünüp sinir oldu.

    Dannand'a bakarak;
    "Buradaki işleri halletsen iyi olacak" dedi sert bir tonla. Durka ve Tark'ın konuştuğunu görünce grubun kaynaşmaya başladığı düşüncesiyle mutlu oldu bir an.

    "Tark. Birşey olursa diye burada bekleyin siz. Buradaki ödül avcıları sıradan insanlar değil. Çoktan birilerinin bizden haberi olmuştur bile. Dikkatli olmalıyız artık. Daha dikkatli.."

    Merdivenlerden yukarı çıkarken gergin olduğunu farketti. Basamakları yavaş yavaş çıkıyordu. Ne söyleyeceği hakkında en ufak bir fikri bile yoktu şu anda. İlk kata vardıklarında sağa dönüp kapısı hafif aralık olan odaya girdi. Etraf yeni temizlenmişti ve güzel bir koku hakimdi. Masanın kenarına bir sandalye daha çekerek Eldia De Corle'nin oturması için yardımcı oldu. Sonra masaya oturup Evanir'e baktı. Konuşmak isteyenin o olduğunu bildiğinden ilk önce onun başlamasını istiyordu.

    "Çekinme Evanir.. Seni dinliyoruz" derken sesi yıllardır dost olan birinin sesi gibiydi.

    _________________
    Thanks Mario but The princess is in another castle!!
    Mr.Green Razz
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mailVisit poster's websiteMSN Messenger
    Walter
    Yönetici





    Joined: Oct 22, 2005
    Posts: 528
    Location: Gilead

    PostPosted: Wed Dec 22, 2010 9:22 pm Reply with quoteBack to top

    “Söz konusu güç olunca ihanet kuraldır istisna değil.”



    Evanir, başını kaldırdı, “Bir tehlike var. ” dedi o soluk sesiyle, savrulan yeşil siyah giysileriyle etrafta dolaşıyordu. “ Büyü bu topraklarda zayıflamıştı, şimdi burası hiç olmadığı kadar büyüle kaynamakta, biraz ileride Savaş varken, aklıma büyücülerinde savaşa katılacağından başka bir şey gelmiyor.”

    Eldia De Corle’nin, dudaklarında bir gülümseme belirdi. “ Çok iyi oynuyorsun elf, beni burya sınamak için mi getirttin, V.R bizi buraya çağırdı, olmayan büyücülerle neyi amaçlıyorsun ?”

    Kardo, Evanir’in Eldia’ya gülümsemesini görünce ister istemez irkildi. “ Olmayan büyücüler, demek sıradan bir druid için büyüyü sezmek ne kadar da marifetli bir şey. Büyünün olup olmayacağına bu kadar kolay karar vermen çok ilginç.”

    Eldia bir şey diyemeden Evanir kılıcını yıldırım gibi çekerek, savurdu. Eldia, tahtadan olan asasıyla bu hızlı saldırıyı durdurabildiyse de, Gözlerinden, büyük bir şaşkınlık okunuyordu fakat yüzü ciddiydi. “Demek bir şey konuşma bir yalandı, beni Durka’dan uzaklaştırmak için, buraya çağırdın. Çok zekisin elf ihanet içinde olacağından hiç şüphelenmemiştim.”

    “İhanet mi ?” dedi Evanir, sarı saçlarının arasından kırmızı bir ışıltıyla. “ Bu çok komik, Eldia. Bana senin geleceğinden söz etmişlerdi, ama sen o değilsin ?”

    “Kardiff Kardo, sana inayet bahşedildi.” dedi Eldia, kılıçla sopa kenetlenmişti. “ V.R’nin iradesini bilen, Durka’ya güven veren benim, bu yalnız şüpheci elf, Gerçekten bahsedilen Evanir değil, İnfazına burada karar ver.”

    “ Sana danışmanlık yapmak için çağırıldım, bu kadın bizim ilk casusumuz son da olmayacak, eğer bu örgüt devam edecekse, ilk sınavından geçmeli.”

    Eldia, yalvaran gözlerle, Kardo’ya bakıyordu. Evanir kılıcını savurarak, kadını odanın gerisine sürükledi. şimdi Kardiff Kardo’nun karar zamanıydı Evanir, ona bakmadan, Eldia’ya ilerliyordu. Kadın ise, lütfen dercesine bakıyordu. Asasını önüne doğrultmuş, savunmasızca karşılık vermek için çabalıyordu.

    Kardo bu konuda ne yapacaktı….

    _________________
    BeÅ? dakika süren savaÅ?lar binlerce yıl süren efsaneler yaratır. O yüzden savaÅ?ta korkuyla deÄ?il tatmin hissi duyarak ölmelisin. O zaman arkandan aÄ?layacak insan kalmıÅ? olur.
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 2.82 Saniye