Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: sesawqenov
    Bugün: 7
    Dün: 14
    Toplam: 37033

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 343
    Üye: 0
    Toplam: 343

    FrpWorld.Com :: View topic - Kırık Aynadan Yansımalar (RP Ekranı)
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     Kırık Aynadan Yansımalar (RP Ekranı) View next topic
    View previous topic
    Post new topicThis topic is locked: you cannot edit posts or make replies.
    Author Message
    demarch
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Oct 07, 2005
    Posts: 63
    Location: kimsenin bulamayacaÄ?ı cennetimden

    PostPosted: Thu Nov 30, 2006 9:11 pm Reply with quoteBack to top

    "Hımm..Aferim bana.." dedi kendi kendine Celdar.Sabahlayacak başka ev bulamamıştı sanki..Gerçi o an için en uygun ev buydu.."Herneyse" diye mırıldandı.


    "Evinde dinleniyordum yaşlı ad..Vaarsavius.Yaralanmıştım ve bir süre dinlenmelik bir yer aradım.Karşıma burası çıktı. Rahatsızlık verdiysem kusura bakma." Yan gözle eşyalarına ve hala sarılı duran yılana göz attı."Ufak Vynus için rahat bir yer değil burası..şöyle aşağıda daha rahat olmaz mıydı?"

    _________________
    quidquid latine dictum sit, altum videtur
    (anything said in latin sounds profound.)
    Back to top View user's profileSend private message
    Horcoel_Baator
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Oct 22, 2004
    Posts: 673
    Location: BoÅ? boÅ? gezindigi Ankara sokaklarından..

    PostPosted: Sun Dec 03, 2006 2:17 pm Reply with quoteBack to top

    Yarı ejder samurai kendisine garip garip bakınana adama döndü ve kendisi de kaşlarını çatarak bir bakış attı..(''Sense Motive'')''Basit bir yağmacıdan daha fazlasına benziyor..'' diye düşündü..Hem sadece kendisine bakındı diye birisine saldıracak da değildi..Kendisine ve etrafına sorun çıkarmadıgı müddetçe dokunmasına gerek yoktu..

    _________________
    ''No matter what I do, no matter how hard I try,
    the ones I love will always be the ones who pay..''
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Rhonin
    SeçilmiÅ? SavaÅ?çı





    Joined: Dec 27, 2004
    Posts: 478
    Location: Ankara

    PostPosted: Wed Dec 06, 2006 2:36 pm Reply with quoteBack to top

    " Teşekkürler ... " dedi hsabı ödediğini görünce Gredix yanlış yapıp yapmadığını bilmiyordu ama bu adama yardım etmeli gibiydi..Kılıcını düzeltti ve bir şey demeden ayağa kalktı " Kalkıyoruz.. " dedi ardından ekledi " yalnız bana herşeyi söylemen gerekli bilmem gereken herşeyi.. " Gredix üstünü düzeltirken adama tekrar baktı..

    " Ayrıca karşımda bana yemin edeceksin..Bu uğurda kimseyi satmayacağın adına.. İnandığın tanrı ve sevdiklerin adına.. " bu son cümlesi belki adama ağır kaçabilirdi.Aslında kaçmazdı eğer güvenirliğini ispatlamaya çalışacaksa bunu yapardı..

    Gerçi kötü düşüncesi olsa o yemin ne işe yarardı ki.."Yine de " dedi " kendimi biraz rahatlamış hissederim.. " diye düşündü kendi kendine..

    Hancıya selam verdi " Hizmetiniz için teşekkür ederim." dedi ve adamı gitmek için adamı bekledi..Ayrıca yeminini etmesi için de..

    _________________
     Beni mutlu et tatlı kız..<br> Bana sarıl bu gece.<br> Öp beni yaÄ?murun altında.<br> Sev beni sonsuza dek..<br>
    Back to top View user's profileSend private messageMSN MessengerICQ Number
    Yılmax
    BaÅ?büyücü





    Joined: Apr 05, 2005
    Posts: 686
    Location: Ä°stanbul

    PostPosted: Thu Dec 07, 2006 2:07 pm Reply with quoteBack to top

    Elrach, yanlarındaki elf'in kapıdan çıkışını izledikten sonra odada volta atarken Estebin'in konuşmalarına kulak verdi, can dostunun sesi biraz sıkıntılı gibiydi.

    Squan wrote:

    "Sence denize açıldıktan sonra clanımızın yanına gidebilecek miyiz?"

    "Zamanında evime geri dönmeliyim. Karım ve çocuğum bekliyor biliyorsun."


    "Tamam yapalım. Ama bana bir söz vermen şartıyla! ne olursa olsun ana yurdumuza geri dönecez. Tamam mı? bu yola bu yüzden çıktık!"




    "Umarım klanımızın yanına sağ sağlim varabiliriz kardeşim. O toprakları ve insnalarımı o kadar çok özledimki.

    Zamanında evine dönmen için elimden ne gelirse yapacağım kardeşim. Aile hayatına büyük bir saygım vardır biliyorsun.

    Bu hödüklerin bizden ne istediğini tam olarak anlayamasam da işin içinde bir bit yeniği olduğu açık. Buna rağmen en iyisi dediklerini yapmak en azından topraklarımıza kadar az yorularak varabileceğiz. Sözüm Sözdür kardeşim yolumuz topraklarımızdır.

    Artık bir an önce gelseler de yola çıksak. Yol bizi bekliyor"

    _________________
    Ä°nsan labirentte, içgüdülerini ince, keskin bir uç gibi bilemelidir, neredeyse bir hançerin, bir kılıcın aÄ?zı kadar keskin, çünkü içgüdüler de hayatta kalmak için kullanılan silahlardır ve sık sık en az çelik kadar faydalı olduklar
    Back to top View user's profileSend private message
    Murdoc
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jun 27, 2006
    Posts: 227
    Location: Ýzmir - Karþýyaka

    PostPosted: Fri Dec 08, 2006 11:42 pm Reply with quoteBack to top

    "Ben de Murdoc.Etnod Manastırı keşişiyim.En azından tapınağım orc baskınıyla yıkılmadan önce bir Etnod Manasıtırı'nın keşişiydim.Ve kendime yeni, en azından geçici bir ev arıyorum.Tabi tapınağınızla görüşlerim uyarsa."dedi ve "Umarım uyar.Lütfen uysun.Uymassa ailemle buluşma vaktim erkene alınmış olur." diye içinden geçirdi ve deam etti;"Tapınağınız hakkında biraz bilgi verir misiniz?Tarihi, Tanrısı, rahipleri,varsa paladinleri ve keşişleri ve de yaptığınız yardımları biraz anlatır mısınız?

    _________________
    (<>_<>) -V ----- - ------I .....l l .J..( ) '''...J L Ben dostum. Ne kadar inandırıcı geldiyse!
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    celebnor
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Dec 11, 2004
    Posts: 173

    PostPosted: Sun Jan 21, 2007 1:21 am Reply with quoteBack to top

    Mahtan dısarı cıktıgında hicbirseyden haberi yokmus gibi koridorlarda bos bos geziniyormus gibi yaptı...yuzuk ve parsomeni calmaya calısmak goze alınamayacak bir riskti ama onlarda gozu kalmıstı..lakin yapacak bir sey yoktu. bir an once odalarına geri donmeliydi.eger biri ona sorarsa evde dolasabilecegini sandıgını soyleyecekti.evet bazen aptalı oynamak gerekirdi ve bu o zamanlardan biriydi adama gozukmemeye calısarak yavasca koridorda yrumeye koyuldu

    _________________
    Auré Entuluva...Outa i lomé
    Back to top View user's profileSend private messageYahoo Messenger
    Lord Necros
    BaÅ?büyücü





    Joined: Apr 29, 2005
    Posts: 1916
    Location: Necropolis

    PostPosted: Sat Mar 10, 2007 5:50 pm Reply with quoteBack to top

    Mathan, bulduğu mektubu kendine saklar ve Elrach ile Estabin’in yanına döner. Sadece yarım saat sonra üçlü, limanda bekleyen ve bariz bir şekilde korsanlıkta kullanılan bir gemiye bindirilmek üzere yola çıkarlar. Eşlik edecekleri kişi de cüppelere sarınarak yüzünü göstermeden onlara katılır. Gemiye yaklaştıkları sırada ise liman aniden tapınak şövalyeleri ve şehir muhafızları ile dolar. Hırsız Loncası üyeleri ile şehir yönetimi arasında çatışma çıkar.

    Averius ile Erathorn’un tutsak tutulduğu grup, Sorpigol’e sığınan yaşlı bir druidi ararken şans eseri olarak Dragonfly’ın kayıp silahına rastlarlar. Kendine ait bir benliği olan asa, onları belli bir yere götürmeye başlar.

    Celdar kısa bir konuşmanın ardından karşısındaki adamın aradığı kişi olduğunu anlar. Kader, onları bir araya getirmiştir. Yine de adamın deli olduğu su götürmez bir gerçektir ve Celdar gerçeği onun ağzından çok zor alabilmiştir. Tek bildiği şey ise adamın bildiği şeyin Sorpigol’e olmadığıdır. Vaarsavius, Celdar’la birlikte hemen o gece Sorpigol’ü terk eder.

    Setsuna ile Soskomapot ve Gredix ile Filiberto Sorpigol’ün ortasında karşılaşırlar. Filiberto ve Soskomapot’un birbirlerini kaybeden yoldaşlar oldukları ortaya çıkar. Soskomapot’un öğrendiğine göre Lamar bu gece gemi ile Sorpigol’ü terk edecektir. Dörtlü bu yüzden limana doğru yola çıkarlar.

    Korucu şimşek, bilinmeyen kişiden aldığı darbe sonucu bayılır. Ayıldığında simyacının evi dağıtılmış, ve evdeki herkes öldürülmüştür. Simyacı ise ortalıkta yoktur. şimşek, iz sürme yeteneklerini kullanarak simyacının peşine düşer ve bu onu Sorpigol’ün ötesine götürür.

    Juiblex ve Erober, Hırsız Loncası tarafından tutulurlar ve Oren Tapınağı’na yapılacak olan darbe için Fhaerz’e getirilirler. Oren Tapınağı, büyük bir mal kaçakçılığı ve onu koruyan çok sayıda korsan konusunda ihbar aldığı için güçlerinin büyük bölümünü limana sevk etmiştir. Zayıf kaldığı bu hali ile Oren Tapınağı, Hırsız Loncası tarafından saldırıya uğrar. Ataerki savunurken Essonya ve amcası katledilir. Kargaşa içinde Erober ve Jubilex de telef olur. Murdoc ve Xanthroat, ataerkin üvey oğlunu da alarak tapınaktan kaçarlar. Sorpigol’de büyük bir kargaşa ortaya çıkar. Mülteciler dehşet içinde şehir dışına kaçmaya başlar.

    Cthul Murgos’ta beklenen saldırı gerçekleşir. Yeminer Tapınağı, Azalin Tapınağı’na saldırır. Aynı anda Apocalypse Tapınağı, Yeminer Tapınağı’na, şehir yönetimi de Azalin Tapınağı’na saldırır. İç savaş kızışır ve gece boyunca devam eder. Mark’ın grubu formülü ele geçirip su kaynaklarını zehirlemeyi başarır ve başka korkunç bir sırrı daha öğrenir: Azalin rahiplerinin güçlerini geri kazanmasının nedeni, Azalin’in bizzat Cthul Murgos’ta olmasıdır.

    Xanaphia, Reynald ve Molissei saatler süren konuşmanın ardından cüceleri kapıları açmaları çin ikna ederler. Çğrendiklerine göre diyarın pek çok yerindeki felaketlerden kaçan insanların sığındıkları yerlerden biri Makval’dır. Cüceler de bu yüzden artık kimseyi içeri almak istememektedir.

    Sorpigol’de limandaki çatışmanın ardından Elrach, Estabin ve Mathan, Lamar’la birlikte gemiye çıkıp Sorpigol’ü terk etmeyi başarırlar ama fırtınaya yakalanırlar ve Heralim’e sürüklenirler. Gredix, Setsuna, Soskomapot ve Filiberto aceleyle Sorpigol’ü terk ederek Lamar’ın hedefi olan Cthul Murgos’a doğru yola çıkarlar.

    Xanthroat ve Murdoc, Oren ataerkinin evlatlığının genç bir altın ejderha olduğunu öğrenirler. Xanthroat’ın öğrenebildiğine göre bu ejderha kendisinin üvey kardeşidir. Ççlü, ejderhanın ebeveynlerini bulabilecekleri yere doğru harekete geçip Sorpigol’ü terk ederler.

    Averius Quintin, Erathorn Lyonsbane ve grupları, Hırsız Loncası’nın lideri Quicksilver ile yüzleşirler. Dragonfly’ın asası yardımıyla Quicksilver öldürülür. Sorpigol şafak vaktinde Quicksilver’ın bedeninin infilak etmesiyle yok olur.

    Cthul Murgos’taki iç savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. İçindeki ruhun yardımıyla Dekotta, Apocalypse Tapınağı’nı terk ederek Cthul Murgos’un kuzeyindeki dağlara çıkmayı hedefler ama savaş bitene kadar Cthul Murgos’ta saklanır. Ruhun dediğine göre burada kullanan kişinin istediği boyuta bir geçit açabileceği bir ayna bulunmaktadır. Celdar da aynı aynanın peşindedir.

    Elrach, Eatabin, Mathan ve Lamar, Heralim’de yanlarına katılan ama kimliğini sürekli gizleyen-gerçekte Edmond olan-kişiyle birlikte Cthul Murgos’a inerler. Lamar ortadan kaybolur. Gredix, Setsuna, Soskomapot ve Filiberto, Lamar’ın hizmetkârlarından birini yakalarlar ve gerçekleri öğrenirler. Lamar’ın tanrısı Nergal geçmişte Filiberto’nun tanrısı Enlil’in oğlu Enki’yi öldürdüğü için Enlil intikam yemini etmiş ve Soskomapot’un tanrısı Marduk’la anlaşmıştır. İkili, Nergal’ın ve haliyle Lamar’ın balıklama atlayacağı bir komplo kurarlar. şehir yönetimlerinde açıklar oluştururlar ve Lamar hemen bunları kullanarak kendisini hiyerarşide yükseltir. Ardından da tüm Mezopotamya’da terör estirmeye başlar. Enlil ve Marduk bunun üzerine planlarını devreye sokarlar. Kendi inananları ile Nergal’ın inananları arasında bir çatışma meydana gelir. Yenilen Nergal, aceleyle Mezopotamya’yı gemiyle terk ederek okyanusa açılır. Onun peşine takılan Filiberto ve Soskomapot da onuınla giderler. Okyanusta bir fırtına sırasında gemileri alabora olur. Karaya vurduklarında kendilerini Sorpigol’ün güneyinde bulurlar. Nergal’ın emriyle Lamar, Yeminer’e ait olan sunak taşını ele geçirmeye çalışır. Lamar’ın anlattığına göre taş, ölmüş bir tanrıyı bile hayata döndürecek güce sahiptir. Nergal bu taşı koz olarak kullanarak Enlil ve Marduk’la pazarlık yapmayı düşünmektedir. Soskomapot’un görevi ise taşı Enlil ve Marduk’a götürmektir. Filiberto, tüm bu komplolardan habersiz olarak Soskomapot’a eşlik etmesi için gönerilmiştir. Tüm bu duydukları karşısında ilk kez Enlil’i ve onun hareketlerini sorgulamaya başlar.

    Bu sırada Astral Boyut’ta Alagandor’un ölümü ile savunmasız kalan gökadayı ele geçiren büyük bir githyanki ordusu, devasa bir uçan hisarla geçidi geçerek On Kasaba yıkıntılarının üzerine çıkarlar. Uçan hisar, rotasını Makval’a çevirir.

    Lord Darcalus Shadowbane, Karathas Knightflame’in terk edilmiş karargâhına vararak burayı ele geçirir. Karargâhı terk edildiğinden beri koruyan muhafız, karargâhı boyutlararası bir yolculuğa hazırlar. Cydanor ve Troller, Cthul Murgos’ta ortaya çıkarlar.

    Peter ve Maximillian, Makval’a varır. Makval iç karışıklık yaşamaktadır. Gelen mülteciler cücelerin alışageldik düzenini bozmakta ve cücelerle diğer halklar arasında sık sık gerginliğe yol açmaktadır. Xanaphia Siannodel, Makval’a yaklaşan ve oranın sonu olacak olan bir orduyla ilgili görüler görür ve uyarmak için Makval’ın bir türlü ortaya çıkmayan kralı Merex’i aramaya başlar. Xanaphia’nın görüleri üzerine Molissei büyücüleri, Reynald ise halkları örgütlemeye başlar.

    Khedan Boderium, Savaşçıların Tepesi’nin zirvesinde, Elementsel Toprak Boyutu’na açılan kapıyı açar. Büyücülük Kulesi yok olduğunda diyarda kalan iblisler ve Khedan’ın Savaşçıların Tepesi’nde topladığı insanlar, geçitten geçerek Elementsel Toprak Boyutu’na girerler. Onların diyarı terk edişleri hızla yayılır ve çevre bölgelerdeki halklar da Savaşçıların Tepesi’ne akın ederler. Lâkin geçit, Khedan ve maiyetindekiler geçtikten kısa bir süre sonra kapanmıştır.

    Cervantes, On Kasaba mültecileri ve Wholkom Lejyonu eşliğinde Makval’a doğru yola çıkar. Aynı anda Gargula’daki goblin ırkları ve orklar da Makval’a sığınmak için yola koyulurlar. Venien’den sağ kalan elflerin bir kısmı Makval’a, bir kısmı ise Savaşçıların Tepesi’ne sığınırlar. Thorgoriath ve Maltyr’den sağ kalanlar da Savaşçıların Tepesi’nde toplanırlar ve yaklaşmakta olan, tuhaf ve iğrenç yaratık sürülerine karşı son bir savunma içine girerler. Barbar kabileleri, Dulbırakan ve Fırtınayaratan’dan sağ kalanlar, Felcia mültecileri ve hobbit kasabasından kurtulanlar, obeliskin çevresindeki tapınak yıkıntılarının tartışılır güvenliğine sığınırlar. Burası tuhaf bir şekilde tıpkı Makval ve Savaşçıların Tepesi gibi kıyametin çoğu etkisinden muaftır.

    Cthul Murgos’taki iç savaş kızışır. Azalin Tapınağı’nın karşı saldırısı sonucunda Yeminer ve Apocalypse Tapınakları çöker. Tapınaklardan arta kalanlar şehir yönetimiyle birleşerek Azalin Tapınağı’na karşı savaşır. Toledoras Elessar Telemnar ve Kutsemen, şehrin kuzeyini savunurken katledilirler. Edmond, Cthul Murgos’u terk ederek Makval’a kaçar. Korucu şimşek, Cthul Murgos’ta simyacının cesedini bulur ve bunun üzerine yapabileceği tek şeyi yaparak hayatını kurtarmak için şehri terk eder. Sorpigol’den kaçan mülteciler, Cthul Murgos’u es geçerek Makval’a yönelirler. Yolda Gargula sürüleri, On Kasana mültecileri ve Wholkom Lejyonu ile birleşirler.

    Elrach, Estabin ve Mathan, şehir yönetimiyle birlikte dağlara çekilirler. Setsuna, Gredix, Filiberto ve Soskomapot da onlarladır. Elrach, Estabin, Mathan, Setsuna, Gredix, Filiberto ve Soskomapot, Lamar’ı ve onun mağaralardaki kaçış yolunu aramaya giderler. Celdar, Vaarsavius yardımıyla aynanın izini bulur. Bu sırada Xanthroat, Murdoc ve Theodorus, aynanın yakınına inerler.

    Cthul Murgos’ta savaş kaybedilir. Mark, zorlukla Azalin Tapınağı’nın elinden kurtularak kaçar. Dekotta’nın bedeni tamamen ruhun kontrolüne geçer. İkili saklandıkları yerden çıkarak Azalin’le yüzleşirler. Tamamen ruhun kontrolünde olan Dekotta, anlam veremediği bir şekilde Azalin’i yenmeyi başarır. Azalin’in bedeni infilak ederek tüm Cthul Murgos’u harap ederken, ruh Dekotta’yı aynanın önüne ışınlar.

    Elrach, Estabin, Mathan, Setsuna, Gredix, Filiberto, Soskomapot, Celdar, Xanthroat, Murdoc eve Theodorus, Lamar’ı mağaranın girişinde kıstırırlar. şiddetli bir çarpışma olur. Setsuna, Gredix ve Filiberto Lamar tarafından katledilirler. Lamar, mağaraya kaçar. Bu sırada Dekotta’nın bedenindeki ruh aynayı çalıştırmayı başarmış ve Dekotta’yı Gölge Boyutu’na götürdükten sonra aynayı kapatmıştır.

    Lamar aynayı tekrar çalıştırır ve yanında Yeminer’in sunak taşı ile birlikte Mezopotamya’ya döner. Soskomapot da peşinden gider. Ayna tekrar kapanır. Celdar, Elrach, Estabin, Xanthroat, Murdoc ve Theodorus, bir süre uğraşarak aynayı çalıştırmayı başarırlar. Xanthroat ve Theodorus, ebeveynlerinin olduğu diyara geçiş yapacakken ayna, Troller’ın ‘müttefiki’ Cydanor tarafından parçalanır. Ardından Cydanor ve Troller mağaradan kaçarlar. Sonu gelen diyardan kurtuluşu arayan grup, aynanın kırık parçalarında Makval’ın yansımasını görürler ve bu diyardaki son çıkışın Makval’da olduğunu anlarlar.

    Dekotta, Gölgeler Boyutu’nda serbest kalır. İçindeki ruh dışarı çıkar ve Dekotta o anda o şeyin aslında bir şaman ruhu olmadığını, bizzat bir tanrının kendisi olduğunu anlar. Kadim tanrıların en kötüsü Xilkeros geri dönmüştür. Xilkeros, Dekotta’yı öldürmez, tam aksine ödüllendirir.

    Tüm mülteciler Makval’a varırlar. En son olarak Büyük Yeşil ve emrindeki ejderhalar Makval’a teşrif ederler. Makval’da githyanki ordularına karşı yapılacak olan son savunma hazırlanmaktadır.

    Xanaphia, Merex’i Makval’ın derinliklerinde bulur. Merex ona Makval’ı kıyametten, elindeki gümüş bir küre ile koruduğunu anlatır. Gümüş küre, Liç-Kraliçe’nin uzun zaman önce kaybettiği kutsal bir githyanki yadigârıdır. şimdi de githyanki orduları bu yadigârı geri almaya gelmektedirler. Merex, Xanaphia’nın tüm ısrarlarına rağmen küreyi geri vermeyi reddeder ve yanından ayrılmasını da engeller. Merex’in yanında hapis kalan Xanaphia, halkını kurtarmak için küreyi kullanan bilge kralın, küreyi kullandıkça aklını yitirdiğini fark eder.

    Makval, ünlü githyanki kumandanı Lykus tarafından kumanda edilen büyük bir githyanki ordusu tarafından kuşatılır. Diyar halklarının son temsilcileri ile githyanki ordusu çarpışır. Githyanki ordusu üstün gelir.

    Tuhaf yaratıklardan oluşan ordu, Savaşçıların Tepesi’ni kuşatır. Kıran kırana bir savaş meydana gelir.

    Molissei, Xanaphia’yı bulur ama Merex Molissei’ye saldırır. Xanaphia kaçarken Merex, Molissei’yi öldürerek Makval’a çıkar. Cervantes ve Lykus, Makval’ın en yüksek noktasında dövüşürler. Cervantes, Lykus tarafından katledilir. Merex, Xanaphia’yı konuşmaması için öldürür ama Xanaphia çoktan öğrendiklerini Reynald’a anlatmıştır.

    Makval kuşatması githyanki zaferi ile sonlanmak üzeredir. Makval’ın yüzeyi ve üst katları düşmüş, savunanlar diplere çekilmiştir. Ama nereden geldiği belli olmayan semavi lejyonları, githyankileri Makval dışına kadar sürer. Myztrael Makval’a bizzat iner ve küreyi Merex’ten alıp kullanır. Gücünün çok üzerinde zorlanan küre parçalanır ve uzun yıllar önce içine saklanan ve Merex’in delirmesine yol açan Mask’ın ruhu serbest kalır. Kürenin tüm gücünü kullanan Myztrael, diyardaki tüm canlıları Sylria’ya geçirir.

    _________________
    All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.

    Power demands sacrifice.
    Back to top View user's profileSend private message
    Display posts from previous:      
    Post new topicThis topic is locked: you cannot edit posts or make replies.


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.70 Saniye