Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: LucianaLam
    Bugün: 42
    Dün: 79
    Toplam: 84467

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 1735
    Üye: 0
    Toplam: 1735

    FrpWorld.Com :: View topic - BaldurÂ?s Gate Günlükleri; Hulkman; Half-Orc Fighter
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     BaldurÂ?s Gate Günlükleri; Hulkman; Half-Orc Fighter View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    dwaxer
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: May 21, 2007
    Posts: 6687

    PostPosted: Thu Jul 08, 2010 8:55 pm Reply with quoteBack to top

    .

    BaldurÂ?s Gate Günlükleri

    Image


    Sevgili Günlük,
    Hayırlısı olsun... Nasıl da geçiverdi günler, bir zindanda hafızamı kaybetmiş bir şekilde uyanıp, güya eskiden arkadaşlarım olan bazı kişilerle işbirliği halinde kaçışımız ve kendimizi Athlaka şehrinin göbeğinde buluşumuzdan bu yana. Serüven peşinde koşmama gerek kalmadı, questler yağmur gibi yağıyor, adeta serüven manyağı oldum bu Amn bölgesinde.

    Irecus mudur nedir, şu bizi kaçıran artist büyücü, Iomen denilen pilici de beraberinde götürdü, daha doğrusu Cowled Wizardları götürdü bunları, şehirde büyü yapmak yasalara aykırı olduğundan. Neyse ben onları bulcam, o büyücüden de çok kötü fena intikam alıcam ama assolisti sona bırakalım değil mi. Hemen hükümet yetkililerine gidip 5000 gp karşılığı büyü lisansı almakla çok akıllılık etmişim; sokaklarda döktürüyoruz her türlü büyüyü sapır sapır, karışan yok görüşen yok. Her yerde rüşvet, bu dünyanın çivisi çıkmış. Çstelik o kadar good biri olmama, evil yaratık ve kimselere karşı savaşmama rağmen, bazen yerel halktan (özellikle soylu tabaka) Half-orc olduğum için hakaret işitiyorum. Yazık yazık; kınıyorum ayrımcılığı. Fakat benimle öyle kaba bir şekilde konuşan bu asiller ya çok cesur, ya da istesem o tavuk boyunlarını tek elimle Â?çıtÂ? diye kırabileceğimi hesap edemeyecek kadar aptal olmalılar.

    Her neyse. Bugün yeni bir zafer kazandım. şu benim ünümü gölgelemek adına türlü entrikalar çeviren Lord FrikaagÂ?ın hesabını kesmek üzere zindanlara dalmıştım. Kestiğimiz evil yaratıklardan Â?DragonSlayerÂ? kılıç ve özellikle Â?Fire ResistÂ? zırhlar çıktıkça içime bir kurt düştü ve sonunda bu lordun meğerse benimle ilk konuşmasında kılık değiştirmiş bir kırmızı ejderha olduğu ortaya çıktı. Neden benimle uğraştığını sorduğumda hem üvey hem de Tanrı olan babalarımdan nefret ettiğine dair bir şeyler anlattı. İntikamımın çok acı olacağını söylerken kırmızı pullarından gözümü alamıyordum; DockÂ?daki blacksmithÂ?e yine iş düşecekti.

    şaşırarak itiraf edeyim ki, bu kızıl ejderi öldürmek, daha önce ilk ejder millisi olduğum Shadow DragonÂ?u öldürmekten daha zor oldu. Taktiğim tamamen ateş üstüneydi. İçimden bir his bu kızıl ejderin ateş nefesi olacağını söylüyordu ve nitekim haklı çıktım. Arkadaş fireball üstüne fireball salladı ama tabii ki fire resistant maksimum seviyedeydi bizde. Büyücülere fire elemental yaratıkları summon etmeleri talimatı verdim ki ateşten etkilenmeyen bu yaratıklar az da olsa ejderi oyalayabildiler. Çzellikle bir staff vardı ki bizde, Jan adeta fabrika seri imalatı gibi Fire Elemental fışkırttı ortama. Manyak bir savaş oldu ama sonunda esprili psikopat çift-el kılıcımla (evet kılıcım konuşabiliyor, hatta haddinden fazla geveze; int sahibi eşyaymış) kızıl ejderi biçerek bölgede estirdiği teröre bir son vermiş oldum. Bu arada namımız da yavaş yavaş dragonslayer oldu, hehehe.

    Bunun pullarını alıp hemen DockÂ?daki zırhçı cüceye götürdüm; +5000 gp ile müthiş bir zırh oldu. %50 fire resistant tam tahmin ettiğim gibi. Ancak bu ejderden çıkan bir eşya vardı ki ağlasam mı gülsem mi. Bilenler bilir, ben çift-el kılıç kullanmakta uzmanımdır ve bu da muhteşem görünüşlü bir çift-el kılıçtı. Benim ağzımın suları şıpır şıpır akarken, melek bu eşyayı inceledi ve özellikleri belli oldu. Çlkede bu kılıcın üstüne kılıç yokmuş sevgili günlük! Manyak özellikleri var; detaylara girmeyeceğim... hadi gireyim biraz: +5Â?lik bir kılıç, günde 3 defa Â?Dispel MagicÂ? yaptırıyor ve düşmana vurduğunda Â?DispelÂ? ediyor!! Ayrıca evil yaratıklara vururken kadeveli gömçürüyor. Tam origazm keyfine ulaşıyordum ki bir de ne göreyim: sadece Paladinler kullanabilirmiş!.. Ah günlük, çocukluktan beri hep bir paladin olmak istemiştim ama ırkçı tanrılar benim gibi bir ork melezinin paladin olmasına müsaade etmiyorlar ne yazık ki. (bir gün bu kurallar değişecek ama ben görecek miyim) Bu kılıç... Bu kılıç beni can evimden vurdu; sırf bu kılıç için MinscÂ?i (ve uyuz kemirgenini) sepetleyip gruba bir paladin alasım var. Ayrıca bu yeni çocuk Jan da (çocuk diyorum da kazık kadar gnom aslında) beni pek memnun etmedi. Bütün o hırsız özellikleri meğerse üzerinde taşıdığı zamazingolar sayesindeymiş. Ağırlık taşıyamıyor, sadece crossbow boltlarıyla bile slow down oluyor.

    Neyse bakalım yeni maceralar ne gösterecek.

    .
    Back to top View user's profileSend private message
    dwaxer
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: May 21, 2007
    Posts: 6687

    PostPosted: Sun Jul 11, 2010 10:54 pm Reply with quoteBack to top

    .

    Sevgili Günlük

    Jan yine öldü... Sana bu satırları başka bir boyuttan, canlı dokulardan oluşmuş koridorları, kımıl kımıl etten duvarları olan lanetli bir alemler-arası hapishaneden yazıyorum. Yanlış anlama, mahkum değilim burada, aksine bazı mahkumları kurtarmaya uğraşıyorum ama ne hangi boyutta ne de hangi zamanda olduğumu bilmediğimi itiraf etmeliyim.

    Bu küçük hırsız/illüzyonist gnomumuz JanÂ?ın zırt pırt ölmesinden artık gına geldi. Güya dayanıksız olanımız Aerie ama bu geveze daha çürük çıktı. Bir de tipinden midir nedir karşılaştığımız her güçlü büyücü, öldürücü büyülerini ilk önce bu kıllı yerden bitmeye yolluyor nedense. Neyse bakalım, biraz dinlenip meditasyonlarını yapınca kızlardan biri büyüyle diriltecek Jan efendiyi. Kovayım diyorum ama esprili neşeli bir arkadaş olduğundan kıyamıyorum da. Biraz önce Nalia muziplik olsun diye bunun dudaklarını boyadı, herif ceset haliyle bile beni güldürebiliyor.

    Bu arada Minsc ayrıldı gruptan. Yarım akıllı dostumuz, iyi arkadaştı sağolsun (Copper Coronet handa dinleniyor şimdi) bileğine sağlamdı, ancak daha önce bahsettiğim gibi, gruba bir paladin alma isteğim vardı ve Keldorn adında hem güçlü bir savaşçı, hem ilahi güçleri olan, hem de karizması tavana vuran bir arkadaşla tanışınca, yanımda taşıdığım en değerli ganimet olan, FearunÂ?un en güçlü kılıcını kullanabileceğini (sadece paladinler kullanabilir bu kılıcı çünkü) kötülerle savaşmamda bana yardımcı olacağını düşündüm.

    Birkaç gün önceydi. Athlaka şehrinin tapınaklar bölümüne gitmiştik. Kötü yürekli bir büyücü tarafından kaçırılan tiyatro oyuncusunu kurtaracaktık ve büyücünün gizli yeri de bu bölgenin altındaki kanalizasyon tünellerinde olabilirmiş. Bu sırada kör gözlü bir deli etrafına kalabalığı toplamış, bütün tanrılara küfrediyor ve kendi tanrısı Â?görülmeyen gözÂ? mü dedi her neyse, reklamını yapıyordu. Bu tarikata girmek için de mümin kişi gözlerini oydurmalıymış! İşin ilginç tarafı adamın vaatlerine inanıp peşinden gidenler oldu. Toplumca zeka geriliği yaşandığını düşünmeden edemedim.

    Ancak bu sırada bir baş rahip beni tanımış, iş konuşmak istedi. Ne tapınağıydı unuttum şimdi; o kadar çok çeşit Tanrı ve tapınak var ki, işin cılkı çıkmış artık. Neyse adamlar bu yeni çıkan tarikat yüzünden endişeleniyorlarmış (Borsaya yeni rakip geliyor ya) benden araştırmamı istediler. Kabul ettim tabii; zaten bu görev de kanalizasyon tünellerindeydi. İşte bu Keldorn ile de karanlık kanalizasyon tünellerinde karşılaştık. Bana Â?ileride evil var, onunla savaşmaya geldim,Â? dedi. Tek başına gelmiş, cesaretine hayran oldum ve hemen kendimin de evil düşmanı olduğumu anlatıp grubuma davet ettim kendisini. Sonra da gidip sözde Tanrı olan, aslında düpedüz beholder denilen bir yaratık canavarmış, milletin zihnini etkilemiş filan. BeholderÂ?in güçlü büyüleri vardı, JanÂ?ı hemen öldürdü büyüyle. Fakat el birliğiyle işini bitirdik.

    Yeni paladin arkadaşımızdan çok memnunum. Günde 8-10 defa Â?Protection From EvilÂ? (ki çok faydalı bir büyü) yapabiliyor ama en önemli özelliği de, Â?Detect EvilÂ? yaparak çevredeki bütün kişilerin evil olup olmadığını anlayabiliyor. Böylece kimleri gönül rahatlığıyla kesebileceğimizi rahatça anlayabiliyoruz, hehehehe... Gerçi ekibin kaotik üyeleri Nalia ile Jan paladin arkadaşımızla biraz takışıyor, laf geçiriyorlar filan. Hele de JanÂ?ın, annesinin yazdığı pornografik kitabın reklamını yapmaya çalışması hiç de hoş değildi. Ben iyi bir hırsız bulsam da bu JanÂ?ı kovsam mı acaba...

    Neyse ben de artık nöbeti elflerden birine devredip kestireyim biraz. (Böyle bir yerde saatlerce dinlenmek de çılgınlık ama ne yaparsın büyücü tayfası için şart işte)

    .
    Back to top View user's profileSend private message
    dwaxer
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: May 21, 2007
    Posts: 6687

    PostPosted: Wed Jul 14, 2010 5:23 pm Reply with quoteBack to top

    .

    Sevgili Günlük Selam

    Geçen gün yine stratejik dehamı sergilemeden duramadım; biri beni durdursun! Hehehe...

    Kanalizasyon tünellerinde gizli bir geçit bulduk. Bir de baktık ki, her taraf ceset! Dehlizlerde ilerlediğimizde Â?MindflayerÂ? denilen yaratıkların gizli üssüne vardık. Ele geçirdiğimiz kanıtlara göre şehirde bir istila planlıyorlarmış. Söz konusu amaç insana oldukça iddialı gelebilir ama bu yaratıklar kişilerin zihnini büyülü ve psikokinestatik bir biçimde etkileyerek kölesi yapabiliyormuş! Yani tehdit ciddiydi.

    Hemen çantamdan, büyüden etkilenmemeyi sağlayıp, akıl sağlığımı koruyacak olan iki değişik iksiri çıkarıp fondip yaptım. Gruba, Â?siz geride durun!Â? diye tembih edip tam bu yaratıkların bulunduğu salonun kapısında kendimi gösterdim. Tabii beni gördüklerinde, mindflayer ve umber hulklardan oluşan yaratık güruhunda berserkimsi bir telaş başladı. Büyülerini fırlatıp hepsi hurraa üzerime saldırdılar. Sanki markette indirimli satış kuyruğu gibi tıkış tıkış izdiham oldu, birbirini ezdi hayvanlar. Bu mindflayerler kahvaltıda insan beyni yiyiyorlarmış ama pek zeki görmedim ben bunları, hahaha. Ulan insan bir düşünür, o kadar büyü attınız karşınızda gülümseyerek bekliyorum, demek ki bir puştluk var bu işin içinde; ne öyle körgöz öküz gibi saldırıyorsunuz! (gerçi umbar hulk mudur, o yaratıklar öküzü andırıyor şekil olarak)

    Tam kapının önünde durduğumdan olay kilitlendi tabii. Yaratıklar birbirinin üzerinden uzanarak bana vurmaya çalışıyorlardı. Geriye bizim gruba dönerek, Â?ATEş SERBEESTT!!Â? diye bağırdım. (yahu bayılıyorum bu ironik esprilerime: Â?ateşÂ? serbest!) Artık grup iyice oturdu, herkes birbirini anlıyor. Gruptaki büyücüler de üzerimdeki kızıl ejder pullarından oluşan ful zırhım başta olmak üzere, büyülü yüzüğüm ve miğferimden oluşan paha biçilmez eşyalarım sayesinde ateşten asla etkilenmeyeceğimi biliyorlardı. Ve derhal üç adet fireball ile siftahı yapmakta gecikmediler. Ben yaratıkları dilimlemekle meşgulken üzerimize bir yandan da sanki cehennemden alev yağmuru yağıyordu. Aerie bile gaza gelmiş Â?fire staffÂ?ın şarjlarını bol bulmuş gibi sıkıp duruyordu ateş toplarını. Kısa sürede cayır cayır yakarak, bu çok tehlikeli yaratıkların istila planını küle dönüştürmüş olduk.

    .
    Back to top View user's profileSend private message
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.53 Saniye