Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: ipasapyda
    Bugün: 15
    Dün: 15
    Toplam: 40537

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 224
    Üye: 0
    Toplam: 224

    FrpWorld.Com :: View topic - İYİLİK VE KÇTÇLÇğÇN SAVAşI
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     İYİLİK VE KÇTÇLÇğÇN SAVAşI View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    ThePatryn
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 16, 2004
    Posts: 66
    Location: Ä°stanbul

    PostPosted: Thu Aug 12, 2004 1:03 pm Reply with quoteBack to top

    PART ONE

    Artık hiçbir şey eskisi gibi değildi.Kasaba savaştan sonra toparlanamamış ve de çöküşe geçmişti.Savaşta çok fazla kayıp verilmişti.O kadar fazla ceset vardı ki mezarlıklar yetmiyordu.Çoğu insan gibi Lothran'da paladin grubuyla Temple of Evils'ı yıkmak ve ordusunu yoketmek için savaşa gönderilmişti.20 yaşında olmasına rağmen kaslı bir vücudu vardı , 1.90 boyundaydı ve 100 kiloydu.Herkesi etkiliyecek yeşil gözlere sahipti.Bu gözlerde hiçbir zaman bir hüzün veya korku görülmezdi.Ama savaş herşeyi değiştirmişti.O gözler neler görmüştü neler.En yakın arkadaşının kafasının koparılamasını , önünde uzanan on bin kişilik kötüler ordusu.Savaş sırasında Ulfgar adında bir cüce ile tanışmıştı ve cüce onun hayatını kurtarmıştı.Aslında Lothran'ın kurtulması birazcıkta şansa bağlıydı.Bir anda gözlerinin önüne savaştaki olaylar gelmeye başladı.

    Kendi ordusuda on bin kişiden oluşuyordu.Dünya'daki en iyi paladinler , fighterlar , büyücüler , druidler , ruhbanlar ve azda olsa iyi barbarlardan oluşuyordu.Bütün istekleri aynıydı.Bu savaşı kazanıp bütü kötülüğü yok edeceklerdi.Ama tahmin edemedikleri ve hayal güçlerinin bile yetmediği bir şey çıktı karşılarına.Bir ölü ejdarha ordusu... Bunu hiç düşünmemişlerdi ve de bu yaratıklar hakkında izcilerden hiçbir bilgi almamışlardı.Büyücüler bir anda ne yapacaklarını şaşırdılar ve ordunun kontrolü yavaş yavaş dağılmaya başladı.İlk başta elf okçular bütün güçlerini ejderhalara yönelttiler ama oklar içlerinden geçip gidiyordu.Daha sonra cüce , insan ve elf savaşçılarda saldırıya geçti ama o kadar büyüyle donatılmış baltalar , gürzler ve kılıçlar hiçbir işe yaramıyordu.Büyücüler büyükitaplarına gömülmüşlerdi.Druidler çağırabilecekleri ve yaratabilecekleri en güçlü yaratıkları çağırdılar ve yarattılar.Ama onlarda bir işe yaramıyordu.Barbarlar bütün hiddetleri ile saldırdılar ama nafile
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    ThePatryn
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 16, 2004
    Posts: 66
    Location: Ä°stanbul

    PostPosted: Thu Aug 12, 2004 1:53 pm Reply with quoteBack to top

    PART TWO

    Bu arada kötülerin komutanının sesi savaş alanında duyuldu.Bu çok eski ve iyiler arasında lanetli olarak bilinen bir dildi.Hatta bu dilin konuşulması bile yasaklanmıştı ve bu yasağa uymayanlar şehir meydanında öldürülmüştü.Ruhbanlar ve paladinler duyduklarını aldıkları dil eğitiminden dolayı direkt olarak anladılar.Komutan "KÇTÇLÇK İÇİN SAVAşIN" diye bağırmıştı ve o anda ölü ejdarha ordusu saldırmaya başladı.Büyücüler bütün büyü güçlerini birleştirerek büyülü kalkanlarlar yarattılar ama ejderhaların kara , lanetli alevleri bütün büyüleri yok ediyordu.Arkamdaki büyücünün "Ama nasıl olur"dediğini duydum.Bu arada komutanımızın sesi savaş meydanını inleticek şekilde yükseldi.Söylediği söz lanetli dil kadar eski ama çok kudretli bir dil olan Tanafenis dilindendi.Tanafenis kelimesinin anlamı iyiliğin dili demektir.Ve komutanımız bize Tanafenis dilinde "İYİLİK İÇİN SAVAşIN" diye bağırıyordu ve savaş alanını gür sesiyle inletiyordu.Bütün ruhbanlar ve paladinler bu söz ile gururlanmış ve cesaretlerine cesaret katmışlardı.Ve bir anda Kutsal Güç olarak hepsi birlikte ejderhalara doğru koşmaya başladılar.Bu arada bir çok paladin ve ruhban yüksek sesle dua ediyorlardı ve tanrılarından onlara yardım etmelerini istiyorlardı.Ve bu kargaşa içinde ejderhalardan biri tam saldırırken yok oldu.Bütün savaş alanındakiler buna inanamamıştı ama başarmışlardı bu arada diğer ejderhada yok oldu ama diğerini öldürücekken Kutsal Güç'ün yarısına kara ve lanetli alevini püskürdü.Lothran yanındaki paladinin ölümünü izledi ve onu kurtarmak için elinden hiçbir şey gelmezdi.Buna inanmak zordu ama ilk defa kötülük öndeydi.Koşarken yanında bir cüce gördü ve onun paladin veya ruhban olmadığını hemen anladı.
    Lothran:"Senin burada ne işin var cüce?"
    Ulfgar:"Senin işin neyse benim işimde o insan."
    Lothran:"Adın ne?"
    Ulfgar:"Ulfgar"
    Bu arada Ulfgar son saniye ezilmekten kurtulmuştu.
    Ulfgar:"Çok yakındı.Senin adın ne insan?"
    Lothran:"Lothran"diye bağırdı ejderhanın çığlığı arasında.
    Ulfgar:"Tamam Lothran daha sonra görüşürüz.Moradin seni korusun."
    Lothran Ulfgar'a cevap verememişti çünkü inandığı bir tanrısı yoktu.Hocalarının o kadar baskısına rağmen hiçbir tanrıyı kendine yakın bulmamıştı.Tam o anda bir iç sesin onunla konuştuğunu duydu.
    Ses:"Güçlü olmasın.Ve kötülüğü durdurmak için savaşmalısın."
    Lothran o anda savaş alanında olmasına rağmen anılara kapıldı ve ilk paladinlik çağrısını aldığı gün geldi aklına babasını çalıştığı pazara gidiyordu ve tam Kord'un tapınağının önünden geçerken içinden bir şey onu tapınağa yönlendirdi.Bu çok güçlü bir histi.İlk başta karşı koymaya çalışsada daha sonra kendini güce teslim etti.Ve paladin oldu.Lothran o anda tanrısını bulduğuna inandı ve de hala daha yanında koşan cüceye Kord seni korusun diye bağırdı.O anda ölü ejderhaların yavaşça geri çekildiğini anladı.İçinde bir umut doğdu ve Tanafenis dilinde "KAZANABİLİRİZ" diye bağırdı.O anda bütün ordu moralini yeniden kazanmıştı.Ama bir şeyi unutmuşlardı...
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    ThePatryn
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Jul 16, 2004
    Posts: 66
    Location: Ä°stanbul

    PostPosted: Fri Aug 13, 2004 4:19 pm Reply with quoteBack to top

    PART THREE
    Kötülerin yaratıklarla dolu orduları karşılarına geldiğinde umutları bir anda bir meşela çabukluğunda yanıp kül olmuştu.Lothran koşarken gözüne yerden bir ışık çarptı ve savaşta olmasına rağmen bir anda durdu.Bu bir madalyondu.Eğilip madalyonu ölü paladinin boynundan aldı ve üzerindeki kurumuş kanı eli ile sildi.Madalyon altındandı ve bir Kord sembolüydü.Lothran onu sevinçle başından geçirdi ve de koşmaya devam etti.Madalyon içine inanılmaz bir umut ve güç vermişti.
    Koşmaya devam ederken bir anda gruptan ne kadar önde gittiğini anladı ve de gruba doğru bağırıcakken önünde bir Basilisk belirdi.Lothran büyükkılıcını kabzasından çıkardı.O anda şaşkına döndü çünkü kılıcının gövdesi , kabzası hatta ucu bile Kord sembolleri ile dolmuştu.Kılıcını eline aldığında daha ilk zamanlardaki dersi gelmişti aklına hocası ona bütün yaratıkları ve hassas yerlerini anlatmıştı."Bir basiliskin kafasını kılıçla kesmeye çalışırsanız kılıcınız kırılır." demişti hocası ona ve diğer paladinlere."Bir basilisk çok ağır olduğundan bacaklarına doğru yapılıcak bir hamle onun işini bitirir." diye eklemişti sonunda hocaları.Lothran bunu anında hatırlamıştı ve şimdi harekete geçirmesinin zamanıydı.Kılıcını basiliskin bacağına doğru salladı ve de basiliskin ayağı koptu.Yaratığın bacağından fışkıran kan yerlere ve paladinin yüzüne geliyordu.Ve ağır olan basilisk dengesini kaybedip yere yapıştı.Son hamle olarak kılıcını basiliskin kalbine doğru çevirdi ve sapladı ama daha basiliskin ölüm çığlığını duyamadan arkadan çok güçlü bir darbe alarak dümdüz savaş alanında bulunan seyrek kayalardan bir tanesine tosladı.Kayalara çarptıktan sonra kaburgalarının akciğerlerine battığını hissetti ve nefes alması zorlaşmıştı.Bu arada belininde aşırı şekilde hasarlandığını hareketlerinin kısıtlılığından anladı.Yerde yana doğru döndü ve kılıcını aldı.Ona vuran kötü bir cüceydi.Cüce, artık sonun geldi diye bağırdı ve balyozunu havaya doğru kaldırdı.Lothran kapana kısılmıştı...
    Back to top View user's profileSend private messageSend e-mail
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.38 Saniye