Frp World Ana Menü
  • Frp World
    » Anasayfa
    » Forum
    » Anketler
    » Akademi
    » Kitap Tanıtımları
    » Haber Arşivi
    » Haber Gönderin
    » Makale Gönderin

  • Üyelere Özel

  • Kişisel
    » Hesabınız
    » Özel Mesajlar
    » Üye Listesi
    » Üye Arama
    » Siteden Çıkış

  • Site Bilgileri
    » Top10
    » Site Hakkında Yorumlarınız
    » İstatistikler
    » Destekleyen Siteler

  • Kullanıcı Menüsü
    Hoşgeldin, Diyar Gezgini
    Üye Adı
    Şifre
    (Kayıt Ol)
    Üyelik:
    Son Üye: ecomulyz
    Bugün: 1
    Dün: 11
    Toplam: 36670

    Şu An Bağlı:
    Ziyaretçi: 270
    Üye: 0
    Toplam: 270

    FrpWorld.Com :: View topic - Bir Mage settingi olarak Ankara (ve Türkiye)
    Forum FAQ  |  Search  |  Memberlist  |  Usergroups   |  Register   |  Profile  |  Private Messages  |  Log in

     Bir Mage settingi olarak Ankara (ve Türkiye) View next topic
    View previous topic
    Post new topicReply to topic
    Author Message
    Lydronk
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Feb 10, 2006
    Posts: 882
    Location: Ankara

    PostPosted: Tue Feb 23, 2010 6:03 pm Reply with quoteBack to top

    Sayın millet, kendi çağımda Ankara'yı Mage'de bir settinge dönüştürdüm. Türkiye'de geçen her Mage oyununda bu settingi kullanmayı planlıyorum, bu yüzden hani ileride birilerine (mesela Wizardofqu ve Efla) bir oyun oynatacak olursam, onlar okusun diye koyuyorum. Hem paylaşım olmuş olur azıcık Dil (repleri görelim) Sorunuz olursa sorun, yorumunuz olursa yazın; oyununuzda kullanmak istiyorsanız bu settingi kullanın Smile

    TürkiyeÂ?de Uyanmış Tarihi

    Genel olarak TürkiyeÂ?de uyanmışların(büyücülerin) örgütlenmesi, OsmanlıÂ?nın kuruluş dönemine denk geliyor. Daha öncesinde çoğunlukla kendi başlarına, birbirlerinden habersiz yaşayan büyücülerin çoğu deli addedilip deli muamelesi gördüğü gibi tehlikeli de sayıldıklarından örgütleşmeyi başaramıyorlardı. Sadece kimi Thyrsus büyücüleri, kendilerine şaman deyip toplumda düzgün bir yer edinebiliyorlardı. Tabii o zamanlar Abyss çok güçlü olmadığından, bu büyücüler halkın önünde büyük yapmakta zorlanmıyorlardı. OsmanlıÂ?nın kurulduğu sıralarda güçlenen AbyssÂ?le Thyrsus büyücüleri de gözden kaybolmaya başladı. Bu sırada bir grup Thyrsus büyücüsü büyü kabiliyetine sahip olanların tek onlar olmadığını ortaya çıkardı ve bir gün tımarhanelere kapatılmış tüm büyücüler kaçıp kendilerine bir düzen kurdu. Bu Â?Büyük KaçışÂ? Â?çoğu uyanmış böyle der- uyanmış tarihinde önemli bir olaydı. Bu kaçaklar uzun süre dağınık ama birbirlerinden gizlenmeden yaşadılar; savaşlarda devlete sonuna kadar destek çıktılar. O zamanlar sayılarının az olduğu sanılan büyücüler Yeniçerilerin altında Â?SehharelerÂ? isimli özel bir bölük olarak iş gördüler. Sehhareler, Osmanlı yıkıldıktan sonra bile ayakta kalmayı başardı.

    Diğer yandan, Sehharelerden olmayan büyücüler de varlıklarını sürdürüyor, kimseye belli etmeden işlerini yürütüyorlardı. Kendi aralarında bir Divan kurdular. İlk Divan (consilium) 1304Â?te, İstanbulÂ?da kuruldu. Bu Divan, tüm OsmanlıÂ?daki büyücüleri içine alan, geniş bir DivanÂ?dı. Büyücülerin sayıları artmaya başlayınca, AnkaraÂ?da, 1534Â?te bir Divan daha kuruldu. Daha sonra sırasıyla İzmirÂ?de 1622Â?de, TrabzonÂ?da 1687Â?de, MardinÂ?de 1703Â?te ve AdanaÂ?da 1754Â?te ve en sonunda ErzurumÂ?da 1792Â?de bir Divan kurulunca, çoğu büyücü bu şehirlerde toplandı. 1792Â?de son kez değiştirilen Divanlar Arası Yasa, her ama her uyanmışın, bulunduğu bölgedeki DivanÂ?a kaydını yaptırması gerekliliğini getirdi. Kaydını yaptırmamış büyücüler avlanacak, öldürüleceklerdi. Kaçak bir büyücü olmak Divanlara göre çok büyük bir suçtu.

    Her DivanÂ?da her yoldan (path) bir Vezir bulunuyordu. Vezirler neredeyse eşit güçteydiler; Vezirler arasındaki en uzun süredir uyanık olan üye en çok sözü geçendi, yine de her Vezirin kullandığı oy eşitti. DivanÂ?ın bulunduğu bölgedeki tüm büyücüleri etkileyecek bir karar alınması gerektiğinde, bu beş Vezirin en az üçü onay vermeliydi. Hangi kararların Â?tüm büyücüleri etkileyecekÂ? grubuna girdiği konusunda her Divan ayrı bir fikre sahipti ve her DivanÂ?ın yönetim biçimi farklıydı, bu yüzden, 1924Â?te, Divanlar Arası Yasa kaldırıldı, yerine her DivanÂ?ın maddelerini kendi belirlediği bir yasa getirildi. Her DivanÂ?ın sabit olduğu kanunlardan biri, kaydı alınmamış büyücülerin avlanması gerektiğiydi.

    Zamanla, beş birlik(order) de TürkiyeÂ?de yerini buldu. İlk olarak Adamanit Ok (Adamantine Arrow) 1300Â?de, daha sonra Tülün Muhafızları(Guardians of the Veil) 1303Â?te, Maaric-i Gurre(Silver Ladder) 1367Â?de, Misteryüm (Mysterium) Â?Fransız bir kurucu tarafından- 1435Â?te, en son da Çzgür Konsey (Free Council), 1818Â?de kuruldu. Her birlik, DivanÂ?ın olduğu şehirlerde kendine bir malikâne kurdu. Bugün Çzgür konsey, Tülün Muhafızları ve Maaric-i GurreÂ?ın başı İstanbulÂ?da, Misteryüm ve Adamanit OkÂ?un başı AnkaraÂ?da kalıyor; fakat sık sık hareket ettiklerinden, kaldıkları şehir bürokratik işleri halletmek açısından bir problem olmuyor.

    TürkiyeÂ?de Tahtın Sahipleri (Seers of the Throne) ve Kovucular (Banishers) ancak 1800Â?lerde ortaya çıktı. MardinÂ?de yapılan ve Misteryüm üyeleri hariç çoğu büyücünün Â?TemizlikÂ? dediği bir savaş sonunda Â?Misteryüm üyeleri bu savaşa Mardin Savaşı adını vermekle yetinirler- Tahtın Sahipleri de, Kovucular da ortadan kayboldu. İki grubun da varlığı sürdürülse ve her DivanÂ?ın emrettiği gibi, üyeleri görüldükleri yerde yakalanıp en yakın DivanÂ?a teslim edilse de, bu grupların nerede bulunduğu konusunda kimsenin kesin bir fikri yok.


    AnkaraÂ?da Uyanmışlar

    AnkaraÂ?daki uyanmışların sayısı 7.000-10.000 arasıyken, tüm İç AnadoluÂ?daki uyanmışların 15.000 kadar olduğu tahmin ediliyor. Divan, İç Anadolu çoğu bölgeye göre fazla uyanmış barındırdığından büyücü kayıtları konusunda oldukça dikkatli.

    AnkaraÂ?da topluluklar (caballar) resmi olarak varolmuyor. Divan, toplulukların ismini ve varlığını onaylamaktan itinayla kaçınıyor. Buna rağmen bölgede isim yapmış topluluklara rastlanılabiliyor.

    DivanÂ?ın iki kolu var; Bilginler ve Muhafızlar. Bilginler, Divan arşivlerine Vezirlerin izni olmadan ulaşabilen yegane insanlar olmanın yanında, aynı zamanda bürokratik işleri hallediyorlar. Muhafızlarsa bölgenin polisleri gibi; asayişten sorumlular. Bilginler yaklaşık 200 kişiyken, Muhafızlar 1.000Â?e yakın.

    DivanÂ?ın arşivlerindeki kitaplar çoğunlukla Osmanlıca, Farsça, Latince ya da Atlantean dilinde. Bu kitaplarda ne tür bilgiler olduğunu ancak Bilginler ve Vezirler biliyor. Geri kalanlar, arşivden kitap almak için beş Vezirin beşinden de onay almak zorundalar. DivanÂ?ın arşivinde üç çok güçlü artifact saklandığını da herkes biliyor.

    Divan, topluluklara izin vermiyor, ama beş Vezirden üçünün onayını alan biri, örgüt kurmakta özgür. Sözkonusu örgütlerin amaçları belli ve net olmak zorunda, ve atacakları her önemli adım için Vezirlerden onay almaları gerekiyor. Resmileştirilmiş bir örgüt, Vezirlerin korumasına sahip oluyor, ama yanlış attıkları bir adımda örgüt tamamen dağılabiliyor. Tarihte bazı örgütler Vezirlerini onayını aldıktan sonra yaptıkları hareketlerle Vezirlerden Â?ölümcülÂ? sınıflandırması alıp, her üyesi teker teker avlandığından Vezirler son zamanlarda örgütlere onay vermekte çok çekinceli davranıyor. Vezirlerden onay almayan örgütlerse her an Muhafızlar tarafından dağıtılabilir durumdalar, ve Divan arşivlerine ulaşmak için izin bile alabilir durumda değiller. Resmi örgütler Muhafızlarla işbirliği içinde ve Divan arşivlerine ulaşmak için izin alma hakkına sahipler.

    Resmi olarak onaylanmış örgütler şunlar:

    -Gümüş Bıçak: Uyanmışlara yönelik tehditleri yok etmeyi amaçlamış bir örgüt. Sehharelerle birlikte, DivanÂ?a her yaptığı için hesap vermek zorunda olmayan iki örgütten biri.

    -Katipler: Divan arşivinden bile geniş bir kütüphaneye sahip bir örgüt. Tarihte kullanılmış çoğu rote buradan öğrenilebilir. Katiplerin yarısı Misteryüm üyesi olduğundan, bir örgütten ziyade MisteryümÂ?ün bir uzantısı olarak görülür.

    -Saf Büyü Çrgütü: Büyücülerin paradoksa sebep olmasını önlemeye, AbyssÂ?in genişlemesini durdurmaya çalışan bir örgüt. Bir nevi uyanmış dünyasının GreenpeaceÂ?i.

    -Mucitler: Büyüye yeni kullanım alanları bulmayı deneyen, yeni roteÂ?lar üretmeye çalışan bir örgüt. Kendi deyimleriyle Â?Büyünün özgün ve özgür kullanımıÂ? için çalışıyorlar.

    -Kaşifler: AbyssÂ?in ve Çst BoyutlarÂ?ın (The Supernal Realms) sırlarını çözmeye çalışan bir örgüt. Çok tehlikeli şeylere kalkışmasıyla bilindiği için çoğu planlarını Vezirler onaylamaz.

    -Yüksektekiler: Yükselişe ulaşmaya çalışan, yükselişin doğasını çözmeyi amaçlayan bir örgüt. Çoğu büyücü hayalperest görse de, kurulduğu tarihten bu yana (1955) dört kişinin yükselmesini sağladığı bir gerçektir. Bir KovucuÂ?nun yükselişini sağladığı için Vezirler 1990Â?da bir süreliğine faaliyetlerini durdurmuştur. 1995Â?te yine faal hale gelmiştir.

    -Uyurgezerler: Uyurgezerleri tespit edip onlara uyanmış dünyasında bir yer vermeye çalışan bir örgüt.

    -Abb: Uyuyanları uyandırmak adına türlü şeyler deneyen bir örgüt. Uyuyanlar üzerinde yaptığı deneylerin çok azı için DivanÂ?ın onayını alabildiğinden, çoğu deneyini UyurgezerÂ?ler üzerinde dener.

    -Sehhareler: Yeniçeri büyücülerinin günümüze kadar gelmiş halidir. Eskiden Yeniçerilerin giyindiği gibi giyinir ve onların aldığı eğitimi alırlar. Bir Sehhare, doğuştan Sehharedir; uyanmış da olsa, uyuyan da, sırtına sekiz köşeli bir yıldız ve arkasında çarpışan bir değnekle bir pala dövmesi işlenir ve YeniçeriÂ?lerin dövüş sanatında eğitim alır. 40 yaşına kadar uyanmayan Sehhareler defedilir; hafızaları silinir ve topluma bırakılır, ya da öldürülürler. DivanÂ?ın neredeyse başıboş bıraktığı iki örgütten biri olmasıyla bilinir.

    DivanÂ?ın beş üyesinin her biri ayrı bir yolu yürür. Vezirliğe yükselen herkes, eski birliğinden ve örgütünden ayrılmak zorundadır. Abdar, MastigosÂ?un yolunu yürüyen, DivanÂ?daki en genç uyanmıştır. Gevhar, Acanthus yolunu yürür ve Divandaki iki kadın üyeden biridir. Diğer kadın üye Kürekıran, eskiden Çzgür Konsey üyesi olduğu için DivanÂ?da küçümsenen bir Obrimos büyücüsüdür. Thyrsus temsilcisi Gürg, Moros büyücüsü HeyulaÂ?dan sonraki en yaşlı büyücüdür.

    Çoğu uyanmış, takma isimlerini Osmanlıca ya da TürkçeÂ?den seçer. Genel tercih Osmanlıca yönündedir. Ama bazı istisnalar sözkonusudur. Çrneğin Misteryüm üyeleri sözkonusu olduğunda, isimleri ya Osmanlıca, Oğuz Türkçesi, Latince, Sanskritçe gibi eski bir dildendir, ya da Fransızcadır. Ve Çzgür Konsey üyeleri, isimlerini ya Türkçe, ya İngilizce seçerler. Hatta bir süre birliğin adının Free Council olması konusunda ısrar etmişlerdir, ama katiyen karşı çıkılınca Çzgür KonseyÂ?e razı olmuşlardır. Elbette, kulağa güzel gelen isimler uyduran uyanmışlar da vardır.

    Birliklerin Liderleri
    Birliklerin liderleri şunlardır:
    -Zihinbaz: Çzgür Konseyin ikinci lideri. 1997Â?de yönetime geçmiştir. Hazırcevaptır ve fazlasıyla gençtir. Ama inanılmaz yetenekli bir lider olmasıyla bilinir. Çoğu Çzgür Konsey üyesinin aksine, uyuyanların politikasıyla ilgilenmez. Mastigos yolunda yürür.

    -Zephyrus: MisteryümÂ?ün lideri. Fransız asıllıdır, konuşurken Fransız aksanını korumaya ve Fransızca kelimeler kullanmaya dikkat eder. İsmini Â?ZöfiğhrüÂ? olarak telaffuz eder, ve böyle telaffuz edilmesinde ısrarcıdır. Ukalalığının yanında, aşağı yukarı iki yüz yaşında olmasına rağmen hala otuzlarında göstermesiyle bilinir. İki yüz yıl yaşamasını sağlayan bir artifact buluduğu söylenir. Acanthus büyücüsüdür.

    -şavk: Maaric-i GurreÂ?nin başıdır. Kendisine Â?liderÂ? denmesini ister; çoğu insan tarafından burnu havada biri olarak görülür, ki kendisi de bunu inkar etmez. Obrimos büyücüsüdür, ve çoğu Obrimos gibi hırslıdır

    -Kılıç: Adamanit OkÂ?un lideridir. İçten, dürüst, çoğunlukla dobra ve fazlasıyla açık sözlü bir Thyrsus büyücüsüdür. Neredeyse herkes tarafından çok sevilir; ama ara sıra vahşileştiği de bir gerçektir.

    -Eşgal: Bir mastigos büyücüsüdür. Tülün MuhafızlarıÂ?nın başına geçtiği gibi, birliği daha disiplinli bir hale getirmiştir. Birliğin üyeleri takdir etse de, geri kalan herkes EşgalÂ?i sinir bozucu bulur ve ondan korkar.

    Sanırım hepsi bu. Bir oyuncu'nun Ankara'daki uyanmış dünyası hakkında bilmesi gerken çoğu şeyi içerdiğini düşünüyorum bu yazının, ama yanılıyor olabilirim. Eğer yeterli bulmadıysanız, belirtin, yeterli hale getireyim. Dil (ha, bu arada, çevirilerde direkt çeviri yapmamamın sebebi var. İsimleri sadece Türkçeleştirmedim, Türkleştirmeye çalıştım aynı zamanda)

    Edit: Ben bu settingde bir karakter yaratacağım da, karakterime Osmanlıca isim nerden bulayım diyorsanız buraya, Fransızca ismi nereden bulayım peki diyorsanız buraya, Latince ismi nereden bulayım diyorsanız daburaya tıklayın. Başka istiyorsanız gidin favor arama motorunuza yazın bence, benden bu kadar Dil )

    _________________
    Image

    Last edited by Lydronk on Sat Feb 27, 2010 3:21 pm; edited 1 time in total
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Dilbao
    BaÅ?büyücü





    Joined: May 20, 2003
    Posts: 818
    Location: Istanbul

    PostPosted: Tue Feb 23, 2010 9:22 pm Reply with quoteBack to top

    Günümüzde ve yaşadığımız yerde geçen oyunlara oyuncuların tam motive olamadığını gördüm. Yıl 2010, mekan senin ev diye oyuna başlayınca sanıyorum ki kişi kendini düşünüyor ister istemez ve oynadığı karakter havasına asla bürünemiyor.
    Galiba bu yüzden fantazi dünyalarında veya geçmiş/gelecek tarihlerde geçen oyunlarda daha canlı bir oyunculuk gözlemledim. Mesela kendini bir tasvir et diyince, işte abi gördüğün gibi biriyim diyorlar. Ama oyun 1950 Londrasında geçse, işte şöyle bir yeleğim, köstekli saatim, böle bir şapkam var ve öğle çayımı içiyorum diye havaya giriyor oyuncular.

    Benim önerim yine Ankara olsun ama sene 1980 filan olsun. Hem gergin de bir dönemdir, World of Darkness için daha uygun bir havası vardır. Genelde geçmişi oynamak (en azından 20 sene filan öncesi bana göre) daha motive edicidir gelecek veya günümüzü oynamaktan.

    _________________
    "Lovefull Evil"
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Lydronk
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Feb 10, 2006
    Posts: 882
    Location: Ankara

    PostPosted: Wed Feb 24, 2010 4:16 pm Reply with quoteBack to top

    Sağol Dilbao Smile Haklı olabilirsin. Ama sanırsam oyuncularla çok alakalı bu. Mesela benim oyuncularım herhangi bir fantastik dünyada cüce, insan, falan ya da filan ırklarından yarattıkları karakterler üzerinde çok düşünmezken; yakın gelecek, günümüz ve yakın geçmişte geçen oyunlarda çok daha orjinal, hoş, oynaması zevkli bir kişilik vermeye çalışıyorlar karakterlerine. şey olabilir sebebi, hani sonuçta tanıdık şartlar, tanıdık bir dünya, daha rahat ediyorlardır belki. Elfini cücesini, böyle bir dünyada büyümüş bir insanı nasıl yaratacaklarını bilmiyor olabilirler.

    1950 Londrası mesela, insanlarıyla falan belli kalıplara oturmuş bir setting. Dediğin gibi yelekli, köstekli saatli, kabarık favorili beyfendiler ve kibar, hizmetkarlarından çay isteyen, kupayı kulbundan kibarca tutup çayından inanılmaz derece küçük yudumlarla içen hanımlarla bağdaştırılyor 50'lerin İngilteresi. O açıdan oynaması inanılmaz zevkli olur tabii.

    Bu settingle azıcık oynayıp birkaç sene, hatta yüzyıl geriye göndermek pekala mümkün. İsimleri değiştirerek, ve istenilen tarihi dönemdeki olayları biraz daha açarak rahatlıkla Osmanlı'ya falan uyarlanabilir sanırım bu setting. Eğlenceli de olacağından şüphe duymuyorum. 80'ler de sanırım bu bilgileri kullanarak rahatça oynanabilir. Yani belki birkaç tarihi ve ismi değiştirmek gerekir.

    _________________
    Image
    Back to top View user's profileSend private messageMSN Messenger
    Mark
    Kullanıcı
    Kullanıcı





    Joined: Aug 31, 2006
    Posts: 2004
    Location: Midkemia, portal/istanbul

    PostPosted: Sat Feb 27, 2010 11:18 am Reply with quoteBack to top

    Teşekkürler. Bu sistem hakkında hiçbir fikrim yok, fakat hoşuma gitti Smile

    _________________
    Kendi doÄ?anı öÄ?ren, bütün yanlarını kabul et, egemenlik ancak o zaman baÅ?layabilir. Kendini reddetmek herÅ?eyi reddetmektir.
    Back to top View user's profileSend private message
    Display posts from previous:      
    Post new topicReply to topic


     Jump to:   



    View next topic
    View previous topic
    You cannot post new topics in this forum
    You cannot reply to topics in this forum
    You cannot edit your posts in this forum
    You cannot delete your posts in this forum
    You cannot vote in polls in this forum


    Powered by phpBB © 2001 phpBB Group

    :: HalloweenV2 phpBB Theme Exclusive ::
     
    FRPWorld.Com ülkemizdeki fantezi edebiyatı ve frp sevenleri bir araya getirmeyi amaçlayan bir web sitesidir. 2003 yılında kurulmuş olan sitemiz kullanıcı ve yöneticilerimizin katkıları ile büyüyüp Türkiyenin en büyük frp sitelerinden birisi olmuştur. Galerisi, indirilecekler kısmı, akademisi, yazarları ile sitemiz tam bir frp hazinesidir. FRPWorld sizin de desteklerinizle böyle olmaya devam edecektir. FRP'nin doyumsuzca yaşandığı bu diyara hoş geldiniz.

    FRPWorld, yeni bir frp dünyası


    Sitede bulunan yazı, doküman ve diğer içerikler siteye ait olup başkaları tarafından kopyalanması, dağıtılması ya da ticari amaçla kullanılması yasaktır.
    Siteye yapmış olduğunuz katkılar frpworld.com'un olup bunları yayınlama ya da yayınlamama hakkı site yöneticilerine aittir.


    Sayfa Üretimi: 0.37 Saniye