by Vampir » Thu Jun 08, 2006 1:43 am
Arkadaşım dikkat ettiysen ben varsayımlar yapılamaz demiyorum. Neyin varsayımı yapılabilir, neyin ki yapıldığında üzerine bir şey oturtulamaz, bunu anlatmaya çalışıyorum. Ayrıca evrimsel süreç denilen şeyi seninle tartışmayacağım. Ã?ünkü senin anladığın yorumuyla, hiçbir kimsenin kişisel değerinden bahsedilemez. Buna göre her kişi ve her düşünce kişiden bağımsız doğal ihtiyaçların ortaya çıkarttığı şeylerdir. Doğrusu doğal seçilim düşüncesi iş insana ve onun eylemlerine geldiğinde kolayca işin içinden çıkamaz, iki yüzyıldır kimse de çıkartamamıştır onu. Bu çok uzun bir tartışma, ucu bucağı da yok. Bunun biyolojik gerçekler de bile işe yarayıp yaramadığı ve nasıl anlaşılacağı tartışmalıdır, kaldı ki nerede edebiyat, nerede sosyal bilimler.
Alıntı yapmıyorum kusura bakma.
İkincisi şu; edebiyatın tarihsel gelişimi hakkında eksiklerin var. Fantastik edebiyat, modern(Tolkien sonrası da diyebiliriz) fantastik edebiyat ve bilimkurgu birbirlerinden en kötü ihtimalle bir kez daha söylüyorum sezgisel olarak ayrılırlar. Bunların birbirinden ayrı tanımlamaları var. Fakat biz kabaca bakarsak, modern fantastik edebiyat hemen her zaman seri halinde yazılır ve hemen her zaman yeni bir dünya üzerine kurgulanır. Bu türlerin hiçbiri birbirinden tamamen bağımsız oluşamaz. Bir sürecin içinde birbirilerinden etkilenirler. Bazen nerede fantastik edebiyat bitip, nerede bilimkurgu başladığı tespit edilmez hale gelir, sınırlar bulanıklaşır ama genelde fark görülebilir. Eğer biz burada FRP'nin en yakın köklerini arıyorsak, bunu Tolkien'in 20. yüzyıl edebiyatına kattığı fantastik biçimde buluruz.
Bir başka noktayı da belirtmek gereği duyuyorum. Ben de başkaların çok sevdiği pek çok yazarın yazdıklarını sevmiyorum, ama bu yazarların dünya edebiyatına varsa katkılarını kendi beğenilerim yüzünden görmezden gelmek gibi bir kibire de meyletmiyorum. şunu görmek gerek: Tolkien'in eseri senin ya da benim beğenilerimin çok ötesinde bir edebi yere sahiptir. 50 yıldır aralıksız tartışılıyor. Bunların bir çoğu saçma sapan tartışmalar. Ama bizim bu gerçekten kavramamız gereken şey, bu eserin dünya edebiyatında bu denli(negatif ya da pozitif) etkileri olduğudur. Dünya edebiyatında çok esere nasip olmayan bir biçimde sarsıcı olmuştur. Bir eleştirmen onu Ortaçağ'ın son büyük edebiyat şahaseri diye tanımlar. Bu öyle basit bir övgü değildir. Ã?rneğin bu eser Ortaçağ'ın dolama yazım yöntemini modern bir kalıp içinde sunmuştur. Ursula K. Le Guin - ki fantastik ve bilimkurgunun yaşayan bana kalırsa en önemli yazarı olması yanında, bu edebiyatı tanımlamakta özel bir yeri vardır - eleştirilerinde Tolkien'in eserini karakter derinliği açısından özel bulur. Böyle sürüyle övgü var, elbette bir çok yergi de var. Ama Yüzüklerin Efendisi tüm dünyada 50 yıldan beri en çok okunan eserlerden biridir, beğenileri eleştirini çoktan aşmış gitmiş bir eserdir. Ã?yle ki, eğer bazen abartı meşru olabiliyorsa, abartılmayı bile hakeder.
Tolkien'in hakkını teslim etmek diğerlerini yermek anlamına da gelmez. Ã?rneğin hâlâ yaşayanlardan Neil Gaiman, Clive Barker, Stephen King çok iyi yazarlardır. Modern fantastiğin seri halinde yazımını kullanan Peake, MZB, Le Guin, Robin Hobb gibi yazarlar bu edebiyatın gerçek bir edebiyat türü olarak görülmesinde büyük pay sahibidirler.
Dante ya da Shakespeare ile Tolkien arasında şekilsel olarak fark görmeyen kişi ile edebi sohbet yapmam mümkün değil. Bu çok kabaca bir görüş. Bunun sebebi eğer bilgisizlik değilse kasıttır. Bunun tutar yanı yok.
Üçüncüsü arkadaşım, fantastik öykülerin hepsi birbirine benzer. Temel bir yolculuk, bir arayış teması vardır bu işin kökünde. Joseph Campbell'a, onun etkilendiği Jung'a dönersek görürsün ki arketipsel bir kahraman imgesi vardır ve onun içinde bulunduğu mitsel bir döngü vardır. Bu döngü mitlerde, söylencelerde, destanlarda, masallarda, fantazilerde sürekli tekrarlana gelir. Bu konuda tam bir özgünlük, mutlak bir yeni fikir arayan boşa arar. Özgünlük arkadaşım bir edebi eserde, dildedir, kurgunun daha kitaba özgün yanlarındadır, alt okumaların, sembolik yapının zenginliğindedir, okuyucuya hissettirdiklerindedir. Kısacası çok büyük oranda neyi anlattığında değil, nasıl anlattığında gizlidir.
Jules Verne fantastik ve bilimkurgu temalarını kullanan bir yazardır. Kendisi başkalarından etkilendiği gibi, ondan sonra gelenler de ondan etkilenmişler. Ama eğer modern fantastik edebiyatın en yakın belirleyicisi, açıkca kapı açanını arıyorsak bu eski ve yeni yazım biçimlerini destanların ve mitlerin muazzam dünyası ile buluşturan Tolkien'dir. Ha diyebilirsin ki, bezdim Tolkien'in bu kadar lafının edilmesinden, zaten yazdığı şeyi de beğenmedim. Bu durumda sana şunu söylemeliyim, eğer bundan sonra yazılacak seri fantastik ciltlerin ciddiye alınacak eserler olmasını bekliyorsak, hepsinin Tolkien'den bir şeyler öğrenmeye çalışması gerekir. Yok sen zaten durumundan memnunsan, yapacak ve diyecek bir şeyim de kalmaz.
Tolkien'in eserini derme çatma bir mitoloji olarak yorumlaman ise tuhaf. Bir kerre Tolkien'in eserini mitolojilerle kıyaslamak olacak iş değildir. Mitolojiler binlerce yıllık inançların, kültürel değerlerin sonucu ortaya çıkar. Onlarla kıyaslarsan her kişisel çaba derme çatma kalır. Ama bu şu gerçeği örtemez. Tolkien tek başına binlerce yıllık bu söylencelerin değerlerini bir kısmını, bugün hiçbir yazarın kalkışamayacağı bir zaman dilimi boyunca(ki bu neredeyse bilinçli ömrünün çok büyük bir kısmına tekabül eder) kendi öyküsü içinde örmüştür. Tolkien'in eseri Silmarillion ve diğer derlenmiş notlarıyla birlikte düşünerek bu anlamdaki en muazzam kişisel eserdir. Sadece Yüzüklerin Efendisi'ndeki çoşkuyu hissettirebilmek için neredeyse ayrı bir kitaplık şiir yazmıştır bu adam. Herkesin hakkını teslim etmesi gereken bir dilsel çaba harcamıştır. Birçok dilbilimciyi hayrete düşerecek ölçüde yapay diller oluşturmuştur. Ã?rneğin Le Guin kendisi de dilller kurgulamaya çalışıyor, Tolkien'in yaptıkları yanında kendisininkinin önemsiz olduğunu da söylüyor. Tolkien'in yazma süreci bile benzersizdir. Açıkca dil üzerine düşünerek hikaye kurguladığını açıklamıştır. Bir adamın düşsel bir dünya için böylesi bir çaba harcamasını takdir etmek gerekir sadece.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ek olarak, Dante ya da Shakespeare fantastik olguları gerçekçi yazımları içinde sadece kullanıyorlardı. şekilsel anlamda gerçeklikten kopmuş değillerdi. Fantastik gerçekliği kullanan naturalisttiler onlar. Tolkien ise fantastik üzerine bir dünya inşa etmiştir. İşte bu biçimdir modern fantastiğin özü. Yani alternatif gerçekliğiniz görüngüsel gerçeklikten tamamen kopmuş olmalıdır. Kitabın sayfalarını açtığınız zaman artık Dünya'da olmadığınızı ve böylece dünyevi değerlerinin azımsanmayacak bir kısmını geride bıraktığınızı bilmelisiniz. Orta Dünya'dasınızdır, Yerdeniz'desinizdir, Krynn'desinizdir, ama asla Dünya'da değilsinizdir, Kansas'ta değilsinizdir. İşte böyle yazılmış, kendilerine özgü ırkları, fizik koşulları ve çevre şartları olan ve büyük ölçüde Kılıç ve Büyü öyküleridir modern fantastik edebiyat. Bu anlatı sınırsıza yakın bir imkan sunar. Bu biçimin dışında kalan fantastik edebiyat(ki bu gotik, kara fantazya gibi öyküler, Borgesyen ya da Kafka tarzı öykülerden oluşur) ya da gerçekle bağını asla kopartması mümkün olmayan bilimkurgu, modern fantastiğe kıyasla çok daha dar bir fantastik gerçekliğe sahiptirler.
Mod (Yener) : Mesajlarınız birleştirilmiştir.
Arkadaşım dikkat ettiysen ben varsayımlar yapılamaz demiyorum. Neyin varsayımı yapılabilir, neyin ki yapıldığında üzerine bir şey oturtulamaz, bunu anlatmaya çalışıyorum. Ayrıca evrimsel süreç denilen şeyi seninle tartışmayacağım. Ã?ünkü senin anladığın yorumuyla, hiçbir kimsenin kişisel değerinden bahsedilemez. Buna göre her kişi ve her düşünce kişiden bağımsız doğal ihtiyaçların ortaya çıkarttığı şeylerdir. Doğrusu doğal seçilim düşüncesi iş insana ve onun eylemlerine geldiğinde kolayca işin içinden çıkamaz, iki yüzyıldır kimse de çıkartamamıştır onu. Bu çok uzun bir tartışma, ucu bucağı da yok. Bunun biyolojik gerçekler de bile işe yarayıp yaramadığı ve nasıl anlaşılacağı tartışmalıdır, kaldı ki nerede edebiyat, nerede sosyal bilimler.
Alıntı yapmıyorum kusura bakma.
İkincisi şu; edebiyatın tarihsel gelişimi hakkında eksiklerin var. Fantastik edebiyat, modern(Tolkien sonrası da diyebiliriz) fantastik edebiyat ve bilimkurgu birbirlerinden en kötü ihtimalle bir kez daha söylüyorum sezgisel olarak ayrılırlar. Bunların birbirinden ayrı tanımlamaları var. Fakat biz kabaca bakarsak, modern fantastik edebiyat hemen her zaman seri halinde yazılır ve hemen her zaman yeni bir dünya üzerine kurgulanır. Bu türlerin hiçbiri birbirinden tamamen bağımsız oluşamaz. Bir sürecin içinde birbirilerinden etkilenirler. Bazen nerede fantastik edebiyat bitip, nerede bilimkurgu başladığı tespit edilmez hale gelir, sınırlar bulanıklaşır ama genelde fark görülebilir. Eğer biz burada FRP'nin en yakın köklerini arıyorsak, bunu Tolkien'in 20. yüzyıl edebiyatına kattığı fantastik biçimde buluruz.
Bir başka noktayı da belirtmek gereği duyuyorum. Ben de başkaların çok sevdiği pek çok yazarın yazdıklarını sevmiyorum, ama bu yazarların dünya edebiyatına varsa katkılarını kendi beğenilerim yüzünden görmezden gelmek gibi bir kibire de meyletmiyorum. şunu görmek gerek: Tolkien'in eseri senin ya da benim beğenilerimin çok ötesinde bir edebi yere sahiptir. 50 yıldır aralıksız tartışılıyor. Bunların bir çoğu saçma sapan tartışmalar. Ama bizim bu gerçekten kavramamız gereken şey, bu eserin dünya edebiyatında bu denli(negatif ya da pozitif) etkileri olduğudur. Dünya edebiyatında çok esere nasip olmayan bir biçimde sarsıcı olmuştur. Bir eleştirmen onu Ortaçağ'ın son büyük edebiyat şahaseri diye tanımlar. Bu öyle basit bir övgü değildir. Ã?rneğin bu eser Ortaçağ'ın dolama yazım yöntemini modern bir kalıp içinde sunmuştur. Ursula K. Le Guin - ki fantastik ve bilimkurgunun yaşayan bana kalırsa en önemli yazarı olması yanında, bu edebiyatı tanımlamakta özel bir yeri vardır - eleştirilerinde Tolkien'in eserini karakter derinliği açısından özel bulur. Böyle sürüyle övgü var, elbette bir çok yergi de var. Ama Yüzüklerin Efendisi tüm dünyada 50 yıldan beri en çok okunan eserlerden biridir, beğenileri eleştirini çoktan aşmış gitmiş bir eserdir. Ã?yle ki, eğer bazen abartı meşru olabiliyorsa, abartılmayı bile hakeder.
Tolkien'in hakkını teslim etmek diğerlerini yermek anlamına da gelmez. Ã?rneğin hâlâ yaşayanlardan Neil Gaiman, Clive Barker, Stephen King çok iyi yazarlardır. Modern fantastiğin seri halinde yazımını kullanan Peake, MZB, Le Guin, Robin Hobb gibi yazarlar bu edebiyatın gerçek bir edebiyat türü olarak görülmesinde büyük pay sahibidirler.
Dante ya da Shakespeare ile Tolkien arasında şekilsel olarak fark görmeyen kişi ile edebi sohbet yapmam mümkün değil. Bu çok kabaca bir görüş. Bunun sebebi eğer bilgisizlik değilse kasıttır. Bunun tutar yanı yok.
Üçüncüsü arkadaşım, fantastik öykülerin hepsi birbirine benzer. Temel bir yolculuk, bir arayış teması vardır bu işin kökünde. Joseph Campbell'a, onun etkilendiği Jung'a dönersek görürsün ki arketipsel bir kahraman imgesi vardır ve onun içinde bulunduğu mitsel bir döngü vardır. Bu döngü mitlerde, söylencelerde, destanlarda, masallarda, fantazilerde sürekli tekrarlana gelir. Bu konuda tam bir özgünlük, mutlak bir yeni fikir arayan boşa arar. Özgünlük arkadaşım bir edebi eserde, dildedir, kurgunun daha kitaba özgün yanlarındadır, alt okumaların, sembolik yapının zenginliğindedir, okuyucuya hissettirdiklerindedir. Kısacası çok büyük oranda neyi anlattığında değil, nasıl anlattığında gizlidir.
Jules Verne fantastik ve bilimkurgu temalarını kullanan bir yazardır. Kendisi başkalarından etkilendiği gibi, ondan sonra gelenler de ondan etkilenmişler. Ama eğer modern fantastik edebiyatın en yakın belirleyicisi, açıkca kapı açanını arıyorsak bu eski ve yeni yazım biçimlerini destanların ve mitlerin muazzam dünyası ile buluşturan Tolkien'dir. Ha diyebilirsin ki, bezdim Tolkien'in bu kadar lafının edilmesinden, zaten yazdığı şeyi de beğenmedim. Bu durumda sana şunu söylemeliyim, eğer bundan sonra yazılacak seri fantastik ciltlerin ciddiye alınacak eserler olmasını bekliyorsak, hepsinin Tolkien'den bir şeyler öğrenmeye çalışması gerekir. Yok sen zaten durumundan memnunsan, yapacak ve diyecek bir şeyim de kalmaz.
Tolkien'in eserini derme çatma bir mitoloji olarak yorumlaman ise tuhaf. Bir kerre Tolkien'in eserini mitolojilerle kıyaslamak olacak iş değildir. Mitolojiler binlerce yıllık inançların, kültürel değerlerin sonucu ortaya çıkar. Onlarla kıyaslarsan her kişisel çaba derme çatma kalır. Ama bu şu gerçeği örtemez. Tolkien tek başına binlerce yıllık bu söylencelerin değerlerini bir kısmını, bugün hiçbir yazarın kalkışamayacağı bir zaman dilimi boyunca(ki bu neredeyse bilinçli ömrünün çok büyük bir kısmına tekabül eder) kendi öyküsü içinde örmüştür. Tolkien'in eseri Silmarillion ve diğer derlenmiş notlarıyla birlikte düşünerek bu anlamdaki en muazzam kişisel eserdir. Sadece Yüzüklerin Efendisi'ndeki çoşkuyu hissettirebilmek için neredeyse ayrı bir kitaplık şiir yazmıştır bu adam. Herkesin hakkını teslim etmesi gereken bir dilsel çaba harcamıştır. Birçok dilbilimciyi hayrete düşerecek ölçüde yapay diller oluşturmuştur. Ã?rneğin Le Guin kendisi de dilller kurgulamaya çalışıyor, Tolkien'in yaptıkları yanında kendisininkinin önemsiz olduğunu da söylüyor. Tolkien'in yazma süreci bile benzersizdir. Açıkca dil üzerine düşünerek hikaye kurguladığını açıklamıştır. Bir adamın düşsel bir dünya için böylesi bir çaba harcamasını takdir etmek gerekir sadece.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ek olarak, Dante ya da Shakespeare fantastik olguları gerçekçi yazımları içinde sadece kullanıyorlardı. şekilsel anlamda gerçeklikten kopmuş değillerdi. Fantastik gerçekliği kullanan naturalisttiler onlar. Tolkien ise fantastik üzerine bir dünya inşa etmiştir. İşte bu biçimdir modern fantastiğin özü. Yani alternatif gerçekliğiniz görüngüsel gerçeklikten tamamen kopmuş olmalıdır. Kitabın sayfalarını açtığınız zaman artık Dünya'da olmadığınızı ve böylece dünyevi değerlerinin azımsanmayacak bir kısmını geride bıraktığınızı bilmelisiniz. Orta Dünya'dasınızdır, Yerdeniz'desinizdir, Krynn'desinizdir, ama asla Dünya'da değilsinizdir, Kansas'ta değilsinizdir. İşte böyle yazılmış, kendilerine özgü ırkları, fizik koşulları ve çevre şartları olan ve büyük ölçüde Kılıç ve Büyü öyküleridir modern fantastik edebiyat. Bu anlatı sınırsıza yakın bir imkan sunar. Bu biçimin dışında kalan fantastik edebiyat(ki bu gotik, kara fantazya gibi öyküler, Borgesyen ya da Kafka tarzı öykülerden oluşur) ya da gerçekle bağını asla kopartması mümkün olmayan bilimkurgu, modern fantastiğe kıyasla çok daha dar bir fantastik gerçekliğe sahiptirler.
[color=red]Mod (Yener) : Mesajlarınız birleştirilmiştir.[/color]