by catboy » Sat Feb 03, 2007 2:28 am
Faris’in nöbeti bitmek üzereydi.Birden ilerde bir toz bulutu fark etti.Kalabalık birileri geliyordu.Faris heyecanla bağırdı:
_ Barbarlar!Barbarlar saldırıya geçiyor!
Selçuk hemen ayağa kalktı:
_ Hayır!Bunlar da nereden çıktı?
Gürhan yavaşça doğruldu:
_ Artık şu barbar sorununu halletmelisin, dedi.Selçuk, Gürhan’a döndü:
_ Ama nasıl?
_ Savaşarak, dedi ciddi bir şekilde Gürhan.Selçuk askerlerine seslendi:
_ Kılıcımı ve atımı hazırlayın, dedi.
Gürhan cesaret vermek istercesine:
_ Merak etme.Onlar ne kadar vahşilerse senin adamların da o kadar cesur savaşçılardır, dedi.
_ Biliyorum, dedi Selçuk.
Selçuk’un atı Zilhak’tı.Kahverengi tüyleri vardı.Selçuk zırhını üzerine geçirdi bir askerinin yardımıyla.Askerlerine seslendi:
_ Artık cesaretimizi gösterme zamanıdır, diyerek kılıcını havaya kaldırdı.Kılıcı güneş ışığında parlamaktaydı.
Yağmur ve Nurbanu evlerinden dışarı çıktılar.Yağmur, Faris’i uzaktan gördü ve ona seslendi:
_ Bu gürültü de ne_
_ Barbarlar saldırıya geçiyor.
_ Demek öyle, dedi Yağmur.
Nurbanu’nun yanından fırlayıp ahıra koştu.Atını ve mızraklarını aldı:
_ Artık barbar avlayabilirim.
Nurbanu da eve koştu.Eline bir tava ve oklava aldı:
_ Bunlar işime yaramaz ki, diye düşündü.Sonra şöminenin yanındaki odun baltasını kaptı.Baltayı inceleye- rek:
_ İşte bu işime yarar,dedi.
Selçuk, Faris’i yanına çağırdı:
_ Sen ve askerlerin kapıyı koruyun.Biz de arka kapıdan çıkıp onlara saldıracağız, dedi.Faris:
_ Peki, efendim, dedi ve ana kapıya doğru yol aldı.
Sonra Selçuk Gürhan’a döndü:
_ Sen de güvenli bir yere gitsen iyi olacak.
_ Hayır, ben de savaşa katılacağım.
Selçuk, Gürhan’daki kararlılığı görünce:
_ Sen nasıl istersen, dedi ve:
_ Ama kendine dikkat et yeter ki, diye de ekledi.
-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-
Ã?mer ordunun başındaydı.Askerlerine döndü:
_ Yıllardır düşmanımız olan Sohan halkının bugün sonu gelecek, diye bağırdı.
Barbarlar “savaş” diye haykırdı.Ordu da sadece askerler yoktu.Sura tırmanmak için merdivenler, bir de kapıyı yıkmak için şahmerdanlar getirmişlerdi.Gerçi Ã?mer’in merdivene ihtiyacı yoktu.O rahatlıkla surlara tırmanabilirdi.
Surların üstüne Sohan’ın okçuları dizilmişti.Aralarında büyücü şapkası takan biri vardı.Ã?mer onun kim olduğunu anlamıştı:
_ Bu Halil’in istediği adam olmalı, dedi ve barbarların haykırışlarıyla savaş başladı.
Faris’in nöbeti bitmek üzereydi.Birden ilerde bir toz bulutu fark etti.Kalabalık birileri geliyordu.Faris heyecanla bağırdı:
_ Barbarlar!Barbarlar saldırıya geçiyor!
Selçuk hemen ayağa kalktı:
_ Hayır!Bunlar da nereden çıktı?
Gürhan yavaşça doğruldu:
_ Artık şu barbar sorununu halletmelisin, dedi.Selçuk, Gürhan’a döndü:
_ Ama nasıl?
_ Savaşarak, dedi ciddi bir şekilde Gürhan.Selçuk askerlerine seslendi:
_ Kılıcımı ve atımı hazırlayın, dedi.
Gürhan cesaret vermek istercesine:
_ Merak etme.Onlar ne kadar vahşilerse senin adamların da o kadar cesur savaşçılardır, dedi.
_ Biliyorum, dedi Selçuk.
Selçuk’un atı Zilhak’tı.Kahverengi tüyleri vardı.Selçuk zırhını üzerine geçirdi bir askerinin yardımıyla.Askerlerine seslendi:
_ Artık cesaretimizi gösterme zamanıdır, diyerek kılıcını havaya kaldırdı.Kılıcı güneş ışığında parlamaktaydı.
Yağmur ve Nurbanu evlerinden dışarı çıktılar.Yağmur, Faris’i uzaktan gördü ve ona seslendi:
_ Bu gürültü de ne_
_ Barbarlar saldırıya geçiyor.
_ Demek öyle, dedi Yağmur.
Nurbanu’nun yanından fırlayıp ahıra koştu.Atını ve mızraklarını aldı:
_ Artık barbar avlayabilirim.
Nurbanu da eve koştu.Eline bir tava ve oklava aldı:
_ Bunlar işime yaramaz ki, diye düşündü.Sonra şöminenin yanındaki odun baltasını kaptı.Baltayı inceleye- rek:
_ İşte bu işime yarar,dedi.
Selçuk, Faris’i yanına çağırdı:
_ Sen ve askerlerin kapıyı koruyun.Biz de arka kapıdan çıkıp onlara saldıracağız, dedi.Faris:
_ Peki, efendim, dedi ve ana kapıya doğru yol aldı.
Sonra Selçuk Gürhan’a döndü:
_ Sen de güvenli bir yere gitsen iyi olacak.
_ Hayır, ben de savaşa katılacağım.
Selçuk, Gürhan’daki kararlılığı görünce:
_ Sen nasıl istersen, dedi ve:
_ Ama kendine dikkat et yeter ki, diye de ekledi.
-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-
Ã?mer ordunun başındaydı.Askerlerine döndü:
_ Yıllardır düşmanımız olan Sohan halkının bugün sonu gelecek, diye bağırdı.
Barbarlar “savaş” diye haykırdı.Ordu da sadece askerler yoktu.Sura tırmanmak için merdivenler, bir de kapıyı yıkmak için şahmerdanlar getirmişlerdi.Gerçi Ã?mer’in merdivene ihtiyacı yoktu.O rahatlıkla surlara tırmanabilirdi.
Surların üstüne Sohan’ın okçuları dizilmişti.Aralarında büyücü şapkası takan biri vardı.Ã?mer onun kim olduğunu anlamıştı:
_ Bu Halil’in istediği adam olmalı, dedi ve barbarların haykırışlarıyla savaş başladı.