BİLİNMEYEN KÖTÖLÖK

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: BİLİNMEYEN KÖTÖLÖK

by hellscream666 » Tue Jul 24, 2007 3:14 am

Kendine gelen fills buhulu bir camdan bakıyormuş gibiydi anlam veremediği şekilsiz şeyler görüyordu.
nihayet birşeyler duymaya başladı bu ses kendisini sarsmakta olan cüceye aitti"hetrik"dedi büyücü titrek sesiyle.
"odin adına ne oluyor sana böylei biraz önce kalbin bile durmuştu kaskatı kesilmiştin ölüden farkın yoktu"diyerek yere kapaklanan büyücüğü doğrultmaya çalışıyordu hetrik.
gözleri kan çanağına dönen fills terlemiş elleriyle göz yaşlarını siliyor diğer yandan ise dert yakınıyordu"ne yaptım ben tenesayı o halde nasıl bıraktım lanet olsun ban"sesi öyle yüksek ve kızgın çıkıyordu ki hetrik bir anlığına geri sendeledi.
kısa süren bi nöbetten sonra han yine sessizliğin esiri olmuştu"umarım tanrılar seni yalnız bırakmaz aziz dostum"diyerek sakinleşen fills in üzerine kalın bir battaniye örttü cüce hetrik..

neredeyse sabah olacaktı ancak iki gündür uykusuz kalan cüce rahat bir şekilde uyuymamıştı yine.bütün gece büyücünün yanıbaşıonda durmuştu.
derin bir esnemeyle uyanan fills kaşısınd uyku sarhoşu olan cücenin donuk gözlerine bakıyordu.
fills daha önce kendini hiç bukadar ağır hissetmemiştiigece olanları yarım yamalak hatırloıyabiliyordu hatırlamakta istermiyordu zaten.
aniden üst kattan gelen bağırışlara kulak astı şaşkınlıka"bu aksan.bu dil temeroyen diyarına ait"dedi genç adam alelacele tukarı çıkarken.
"sanırım hetrik barbnarlara bile oda veriyor "diye düşündü.
odanın kapısına yetişen fills tamda kapıyı tıklatmak için elini uzatmıştı ki kapı büyük bir gürültüylr açıldı..
kendisine sinirli bir suratla bakan barbarın ne söyleyeceğini tahmin etmiş gibiydi"adetmi kapı dinlmek sizin burda"diyerek eliyle büyücüğü yavaşça yolundan çekti.
iri adımlarla ilerleyen barbar kendi dilinde söylenerek aşağıya indi.
fills yüzünü odaya çevirdi tartışma hala devam ediyor gibiydi genç barbar kendisinden yaşça büyük yaşlı bozkırlıya son sözünü söyledikten sonra hemones"raahatsızlık için özür dileriz"dedi.
fills ile yüzyüze gelmemeye çalışlıyordu"siz fırtına sırasında karşılaştığım insanlar olmalısınız<"diyerek içeri süzüldü genç adam..

by hellscream666 » Thu Jul 19, 2007 11:32 pm

çocuk acı ve nefretten yoğrulan bir yüz ifadesiyle titrreyen parmaklarının arasında duran bıçağı büyücüğe doğrulttu diğer eliyle daha fazla acı taşıyamayan kan kırmızısı gözlerinden akan yaşları siliyordu.
büyücü aniden yere kapaklandı kasabada hissettiği baş ağrısı tekrar başlamıştı ve yavaşça bütün görüş açısı karardı göz kapakları ağırlaşıyorve işitme gücünü kaybediyordu kendi sesini bile duyamaz hale gelmişti.
karanlığın yerini güneş vedenizin buluştuğu sessiz bir kıyı aldı.
gerçek dünyadan bütün bağlantısı kesilen fills ucu bucağı görünmeyen denizi izlemekte olan çok güzel bir elf kızı gördü.
altın sarısı saçları esen tatlı rüzgarın etkisiyle dalgalanıyor bembeyaz ipekten giysisi ile ölümsüz elf diyarına has bir görünüm sağlıyordu.
fills bunu tamamen bir hayal ürünü olduğunu biliyordu fakat böylesini ne görmüş nede duymuştu.
gördüğü rüya gerçk ile ayırt edilemezdi çıplak ayaklarına hoş bir his veren sıcak kumu bile hisedebiliyordu.
yavaş adımlarla elfe doğru ilerlemeye başladı
ona yaklaştıkça mükemmel bir kokunun kendisine eşlik ettiğini hissetti.
"hoşgeldin" dedi elf kızı ciddi bir ifadeyle,hala rüzgarla dans eden dalgaları izliyor ve narin elleriyle dağılan altın sarısı saçlarını düzeltiyordu.
"tenesa"dedi adam kızın güzel mavi gözlerine bakarak.
üzgün bir ifadeyle başını eğen fills,elf kızının duygu yüklü sesiyle söylediği şarkının etkisinde kalmıştı "yapamadım"dedi genç adam"yapamadım"omuzunda kızın elini hisseden fills hafifçe başını kaldırdı .
ancak artık karşlısında o hayalleri süsleyen güzel elf kızı yoktu gözlerinden kan damlayan simsiyah bir yüze bakıyordu büyücü "neden"diye bağırdı kız fills ın yakasına yapışarak.
kumsal geniş bir mezarlığadönüştü.güneş o herzzaman korktuğu kara bulutların ardına saklandı"beni burada terkettin lanet olsun sana lanet olsun birlikte yaşadığımız herşeye"fills korku ve acının verdiği bir hisle hiçbirşey söyleyemeden donuk gözlerle olanları izliyordu..
birden herşey karardı

by hellscream666 » Thu Jul 19, 2007 10:11 pm

Uzun zaman geçti,han yine yalnız kalmıştı ancak ona dostluk eden biri vardı 27 senedir kendisini yalnız bırakmayan bir dostu vardı. meşhur hancı hetrik.

tütün ve alkol kokusu içmeden sarhoş ediyordu cüceyi,sönmekte olan şömine ateşinin karşısına geçmiş derin derin içine çekiyordu piposunu.
kömürleşemekte olan odunların çıtırtı sesi doldurmuşltu koca hanı.
"hey Fills çek bir sandalye"dedi cüce ciğerlerini yavaşça boşaltırken.fills cücelerin sahip olduğu işitme duyularının gerçekten fevkelade olduğunu biliyordu.karanlığın içinden bir hayalet gibi süzülen genç adam sessizce efkarlanmış cücenin yanıbaşına oturdu.

"bugün anlatmak istedğin birşeyler vardı sanırım"dedi hetrik ateşin verdiği kızılımsı görüntüyle yüz hatları belli belirsiz ortaya çıkıyordu,fills bütün gece başından geçen yaşadığı o kabus dolu hikayesini anlatıyordu,kendinden bezmiş cüce o herzamanki heyecanla genç adamı dinliyordu.
fills bulmuş olduğu kristali cüceye gösterirken hetrik in hızlanan kalp atışlarını hissedebiliyordu"herikulade"dedi cüce.
parmak uclarını taşın üzerinde gezdirirken isteksizce kristali avucunun içine gömüp
geri çeken fills"bu normal bir taş değil,sahip olduğu aura enerjisi mükemmel"taşı ejderha derisi kesesine geri koydu "onu ne yapmayı düşünüyorsun" dedi cüce heyecanlanarak.
"belki kadim bir büyücünün faydası dokunabilir"diye karşılık verdi genç adam..
"hahah neyse hazır seni bulumşken maceranın devamını anlat istersen"dedi cüce.

bu konuda pek isteksiz görünen fills hatıralarını gözleriyle arıyor gibiydi"evet şimdi hatırladım,çölde geçen amansız iki günden sonra yorgun düşmüş ve bayılmıştım.
tekrar kendime geldiğimde güzel bir koku eşlik etti bana.
gözlerimi araladıımda kendimi dört bir tarafı iksirlerle çevrili geniş bir odada buldum.
üzerimde ipekten örülmüş yeni giysiler vardı öyle bir huzurluydum ki bunu sana anlatamam hetrik.
ilk dikkatimi çeken şey kusursuz bir düzene sahip olan kitaplıklardı ve ardından herbiri çeşitli renklerden oluşan karışımları cam şişeleri aydınlatıyordu odayı tıpkı bir gaz lambası gibi.
hayran gözlerle etrafı izlerken odanın çeşitli süslemelerle işlenmiş olan kapısı yavaşça aralandı içimi tarif edilemez bir korku sarmıştı ancak tam aksine içimi aydınlatan bir gülümseyişle ve ruhumu temizleyen bir ses ile kendime gelmiştim.
heran ağlayacakmış gibi duran gözlerle "kendini nasıl hissediyuorsun oğlum"diyerek saçlarımı okşuyordu yaşlı adam.
cüce yorgun ruhuyla fills i dikkatlice dinliyordu,genç adam anatmaya devam etti "konuşamadım evet konuşamadım" bana nasıl rastladığını ve uykumda sayıkladığım isimleri anlattı.ölümcül lient çölünde ne aradığımı sordu ancakona ailemden kaçtığımı ve hayalerimin peşinden koştuğumu söyliyemedim,birden seni anlıyorum evlat"dedi samimi bakışlarıyla "bedeninde bir savaşçı ruhu var"diyerek beni şaşırtan ilk sözünü söylemiş oldu"eğer bu çölü tek başına geçmeyi göze aldıysan eminim amacına uaşacaksın çocuğum"dedi gizem dolu bir edayla.
adeta düşüncelerimi okuyor gibiydi ve içtenlikle amacımı destekliyordu "siz kimsiniz"diyebildim sadece şakınlık denizinden çıkmış bir balık gibiydim..


fills o anda hanın sıcak havasını bastıran soğuk havayı sezdi "sanırım bi misafirimiz var"diyerek hanın kapısına yöneldi. büyücünün az önceki halinden eser yoktu birden sandalyesinden fırlyan adam kendisine "katil"diye bağıran çocuğu izliyordu.

by hellscream666 » Sat May 26, 2007 4:36 am

Bedeni lime lime edilmiş bir adamın cesed i boş gözlerle büyücüye bakıyordu"ölümü öyle ani olmuş gözlerini kapayama vakti bile olmamış"dedi yaşlı adam"sana nekadar teşekkür etsem azdır savaşçı,bu hırsız tam üç senedir köyümüzde ne var ne yok alıp götürdü sadece hırsızlık değil köyden birininde ölümüne neden olmuştu zamanında"diye konuşmaya devam etti yaşlı adam.
"ama süvariye ne oldu"dedi büyücü çevresine bakınarak kendisine al al bakan yaşlı adamın yakasından tuttu"kara süvari nerde"dedi tekrar titreyen ses tonuyla.
fills gerçeği görmezlikten geliyordu" bu apaçık bir büyüydü" diye düşünmeden edemedi"tanrım ne yaptım ben"cesetten kopmuş olduğu anlaşılan kol parçası,büyüyle topuzu etkisiz hale getirdiği yerdi"anlaşılan adam bana yumrukla saldırdı"dedi içindeki acı bir hisle.
Biriken kan timanın su içtiği küçük su göletine karışıyordu."gitmem gerek"diyerek atına doğru yürümeye başladı fills"peki bu ceset ne olacak"dedi yaşlı adam tedirgin sesiyle."onu gömebilirsin"diye cevap verdi genç büyücü.


Elinin tersiyle alnında birikmiş terini silen hetrik büyücüyü merak ediyordu"nereye gitmiş olabilir"işte cevabını aradığı soru buydu"poaahh bundan banane"dedi cüce homurdanarak.
koca döşeklerle boy ölçüşen cüce neyse ki barbarların odasını hazırlamıştı,yine çalışmaktan şikayet ediyor ve hala neden çalıştığını düşünüyordu"işte bir cüce eseri daha"odanın tertip ve düzenine bakıyordu övünerek"ve iyi bir ibrayı hakettin "dedi arkadan gelen tanıdık bir ses,cüce gülümseerek arkasını döndü"tanrım fılls bu halin ne mezar kazıcılığı işinemi başladın"diyerek kahkahalarla güldü cüce"hiç komik değil"diye karşılık verdi büyücü yorgun bir edayla.
Fills çamurla yıkanmış gibiydi eğer konuşmasaydı hetrik onu bir toprak golem zannedebilirdi"hetriksana anlatacağım çok şey varikasabanın karanlık sırrı azda olsa aydınlandı gibi"fills bir yandan konuşuyor diğer yandan üzerindekileri çıkarmaya çalışıyordu iğrenerek"bunları nasıl temizliyebilirim"diyerek cüceye uzattı çamurla bütünleşmiş giysilerini"ganthela yıkayabilir"dedi cüce"ganthelada kim bir akrabanmı?"
"hayır ama oğlum gibidir yakında tanışırsınız aaah olamaz onu aşağıda yalnız bırakmıştım"dedi cüce eliyle kafasına vurarak..."aaaa evet aşağıda litre litre bira dağıtan bi çocuk vardı o olmasın sakın"dedi fills sırıtarak.
alelacele aşağıya inen cüce masalara teker teker göz gezdirdi sonra derin bir nefes aldı arkasından "hetrik amca,hetrik amca"diye bağıran ganthela elinde tutmuş olduğu buruşmuş bir kağıtla cüceye doğru koşuyordu.hetrik in herzamanki sinirli ifadesini gören çocuk hızlı adımlarını yavaşlatarak cücenin yanı başına geldi,çocuk başını eğerek"hepsini yazdım hetrik amca"dedi son derece sessiz bir şekilde..perşomeni tedirgin gözlerle inceleyen cüce elini hemen hemen kendi boyuyla eşit olan ganthelanın omzuna koydu ve gülümsedi"aferin evlat işte senden beklediğim bu"diyerek çocuğa birazda olsa yaptığı işin motivesini kazandırmştı..
hetrik "birşeyi unuttun galiba"dedi çatık kaşlarıyla çocuğa bakarak"aaa evet diyerek küçük kemerine sıkıştırmış olduğu keseyi cüceye uzattı çocuk sırıtarak..keseyi açan cüce"bu çocuk iyi iş yapmış"diye düşündü içinden.."al bakalım bu senin hakkın,umarım istediğin tay ın fiyatını tamamlıyordur"diyerek 3 altın sıkıştırdı çocuğun avucuna..sevinçten cücenin boynuna atlayan ganthela,bir an için hetrik öyle duygulanmıştı ki kaybettiği kızını kucaklıyormuş hissini vermişti bu çocuk kendisine...çukurlaşmış gözlerinden süzülen bir damla yaş duygu selinde boğulmuş cücenin hissettiklerini yansıtıyordu adeta..

by hellscream666 » Wed May 23, 2007 7:52 pm

Yağmur çoktan çekilmiş ve güneş yerini dolunaya bırakmıştı.
yağmurla yıkanmış toprak,kokkusuyla genç büyücünün ruhunu temizliyordu sanki.
ay ışığıyla buluşan kılıç bir ayna misali fills in yüz hatlarını gösteriyordu o anda bir kişneme sesiyle kılıcın büyüleyici etkisinden çıkan fills "Timan"diye bağırdı büyük bir coşkuyla"ilk günden beni bırakıp gideceğini zannetmiştim ama beni utandırmayı başardın sevgili dostum"diyerek ustalıkla bindi atına genç adam"hadi timan burada gereğinden fazla durduk gitme zamanı geldi"derken boş araziyi dolduran başka bir atlının sesi ilişti büyücünün kulaklarına.timan hiddetle kişnemeye başladı durum öyle bir hale gelmişti ki fills attan inmek zorunda kalmıştı gözlerini karanlığın arasında beliren kara bir süvariye dikti hu-fills.
Atlının elindeki devasa topuz büyücünün o ana kadar gördüğü en muntazam silahtı.kara süvari başlılı cübbesiyle bütünleşmişti adeta yüzü görünmüyor ve kullandığı zincir eldivenler neredeyde bütün bedenini saklı kılıyordu ilk hamle süvariden gelmişti saldırıya kılıçla karşılık veren fills birden bileğinin kırıldığını zannetti "lanet olsun kimsin sen" dedi acı içerisinde.
atından inen süvari tek bir kelime ile karşılık verdi "taşş" bunun anlamı neydi diye düşündü genç adam ama ne olursa olsun fills çok sinirlenmişti sol elinin avuç içi ateş gibi yanıyordu"katentr mois"diyerek birşey fırlatır gibi savurdu elini kara süvariye doğru.elinden çıkan alev topu çok şiddetli bir şekilde topuza çarptı süvarinin elinden fırlayan silah kömür gibi yanıyordu"büyüüüüüü"dedi tıslayarak.taş kelimesi büyücüyü tatmin etmemişti"ne istiyorsun benden"dedi büyücülere has bir bakışla.
süvari iki elini avuç hizasında birbirine kenetledi sağ eline bir kılıcın kabzasını tutuyormuş gibi şekil verdi ve anlaşılmayan bir dilde sözcükler dökülüyordu ağzından en sonunda kenetlediği ellerini birbirinden ayırdı rahatsız eden bir kahkaha eşliğinde.fills bu büyü karşısında şok olmuştu okuduğu hiçbir büyü kitabında böyle bir numara görmemişti.süvarinin elinde artık büyülenmiş bir pala vardı"yüzünü göster iblis yoksa korkuyormusun"fills çift elli kılıcıyla atağa geçti gövdesini hedef almıştı fakat yabancının önsezisi okadar kuvvetliydi ki büyücünün hangi yöne doğru vuracağını kendisinden daha iyi biliyor gibiydi.birbirine karışan metal sesleri ikisininde birer kılıç ustası olduğunu söyler gibiydi.fills in güçlü tekmesi süvarinin azda olsa sendelemesine neden olmuştu bunu fırsat bilen büyücü ani bir reflex
sonucuda olsa yabancının boğazını kesmiş ve diz üstü yere kapaklanmasına neden olmuştu süvari başını öne eğmiş kahkahalarla gülüyordu buna bir anlam veremeyn büyücü kan ile yıkanmış kılıcının keskin ucuyla süvarinin kapşonunu açtı"bu olamaz"diyebildi korku dolu gözlerle, karşısında duran yüz kendisine aitti
"bu nasıl bir büyü "dedi şaşkınlıkla.gittikçe yükselen kahkaha sesleri büyücünün zihninde yankılanmaya başladı gözlerini yuman fills acınacak bir durumda kıvranmaya başladı acınında verdiği sinirle arkasını döndü ve kılıcını korku içerisinde olan adamın boğazına dayadı "odin adına sakin ol savaşçı"dedi gergin adam.bir müddet sonra gözleri görür hale gelen fills kara süvariyi yere serdiği yöne dönmesiyle şok olması bir oldu.

by hellscream666 » Wed Apr 18, 2007 12:30 am

Hetrik in meraklı gözleri az önce hana gelen barbarların üzerindeydi üç kişi olmalarına rağmen bir tabur askere rahatlıkla yetebilecek ekmek tüketmişlerdi,aralarından biri tuhaf dövmeleri ve büyük küpeleriyle cücenin gözlerine hiç alışık olmadık gülünç bir görüntü sergiliyordu hetrik bazen kendisini tutamıyor raflardaki şişeleri temizleme bahanesiyle arkasını dönüyor ve küçük bir çocuk gibi kıkırdıyordu tam barbarlara karşı başını çeviriyordu ki daha önce kokusunu hiç almadığı bir koku eşliğinde burnunun dibinde duran iki metrelik dev adama bakıyordu cücenin utançla kızaran yüzü adeta yaramazlık yapan bir çocuğun suçluluk duygusunu yansıtıyordu "buyrun" diyebildi sadece yutkunarak,barbar kalın bir sesle "ben ve arkadaşlar yorgun çok,dinlenmek için yer ararız olurmusun yardım.
barbar ortak dili düzgün konuşamıyordu "anlaşılan kendi topraklarından pek fazla ayrılmamışlar"diye düşünmeden edemedi cüce.hetrik "elbette yardım ederim"diye karşılık verdi.
"adım Hemones kardeş cüce"hemones dostça elini cüceye uzattı eli okadar genişti ki cüce barbarın elini kavrayamıyordu bile"memnun oldum hemores bende hetrik"dedi cüce hafif bir tebessümle"Ganthela"diye bağırdı cüce sinirli bir şekilde etrafına bakarak"geliyorum"diye bir ses yükseldi kalabalığın arasından.
hetrik en sonunda kendisine hızlı adımlarla gelmekte olan çocuğu görmüştü"Tanrı aşkına nerelerdesin sen,zaten üç gündür hastayım diye kaytarıyorsun işten,14 yaşına geldin vew hala azarlanmaktan utanmıyorsun seni zıppır seniii"cüce konuşurken ağzından tükürükler saçılıyordu"özür dilerim hetrik amca"diye karşılık verdi çocuk.
"benim üst katta işim var eline bir kağıt kalem al senden bişeyler isteyen müşterilerin isimlerini yaz ve biraz hızlı ol unutma senin artık yaşın geldi bensizde bu hanı idare edebilmen gerek"diye konuşmasına devam etti cüce"peki hetrik amca"dedi başını eğerek çocuk.
Ganthelo hasta annesi ile birlikte yaşayan bir erkek çocuğu idi babası Sİnestra İKİ SENE Ã?NCE bir altın madeni kazıcısıydı ve en son iş gecesinden sonra onu birdaha gören olmamış çeşitli söylentilere göre ogün yüklü kıymetli maden taşları ile ortadan kaybolmuştu eşi amonti ve 12 yaşındaki çocuğunu acımasızca yalnız başına bırakmıştı.


Acı dolu kabuslar sona ermişti ama Hu-Fills in yüreğinde derin bir yara bırakmıştı bu korkunç hatıralar.
herdefasında buraya gelmemesi gerektiğini söylüyordu kendi kendine.
bir adm sonra yaşamış olduğu kabusları geride bırakacaktı o anda zihninde küçük kıza yapılanları canlandırıyordu"güle güle"diyebildi sadece genç adam"yapacak birşey yok"içindeki ses böyle diyordu büyücüye sonunda kabuslar kasabasını geride bırakmıştı o bir adımı atmak ona okadar zor gelmişti ki....
devamlı kasabada bulmuş olduğu tuhaf kristali inceliyordu,terasta aniden önünde belirmişti bu taş dış görünüşü normal bir kristalden farksızdı ancak sahip olduğu enerji aurası okadar kuvvetliydi ki bir mıknatıs gibi kendisine çekmişti genç adamı.
boş olan eliyle kılıcını yavaşça kınından çekti ve kristali kılıç kabzasının tam üzerine koydu"eminim birbirinize çok yakışacaksınız"dedi hayran gözlerle....

by hellscream666 » Thu Feb 08, 2007 7:04 pm

Ses büyücünün hemen sağındaki iki katlı bir evden geliyordu.
elini kınına uzattı fakat kılıcının kendisinde olmadığını görünce heyecanlı bir şekilde çevresine bakındı.
kılıç çığlığın geldiği evin giriş kapısında saplı duruyordu.
fills alelacele koştu ve kılıcı yerinden büyük bir hissetle çekti
bu müdahalenin etkisiyle açılan kapı ağır bir nem kokusunun dışarı çıkmasına neden oldu.
içerisi karanlık ve bir okadarda örümcek ağlarıyla doluydu.
dikkatli adımlarla içeri doğru yürüdü genç adam.
koridor öyle karanlık tı ki fills bir anlığına kör olduğunu zannetti
kılıcını bir eliyle havaya kaldırdı"flentos had-hak"dedi derin gırtlaktan.
diğer elini kılıcın üzerinde gezdirdi ve kılıç aniden alevlendi.
şimdi görebiliyorum dedi içinden..
küçük deliklerden fırlayan fareler,damıtan oluklar evin dışarıdan göründüğü kadar iyi olmadığını gösteriyordu.
çığlık sesi kesilmişti.
fills yavaş adımlarla ilerliyor çürümüş basamakları korkarak çıkıyordu.
"sesin üst kattan geldiğine eminim"dedi kendi kendine.
ikinci kata çıktığında sahip olduğu mana enerjisinin azalmakta olduğunu hisetti.
koridor tamamen kızılımsı bir ışıkla doldu.
büyücünün görebildiği tek bir kapı vardı oda koridorun sonunda idi.
kılıcını iki eliyle sımsıkı tutmuş ve savunma pozisyonu almıştı.
az önce yaptığı ateş büyüsünün sönmekte olduğunu gördü.
gözleri kapıya kitlenmiş dikkatlice yürüyordu.
kapı kendiliğinden aralandı.
büyücü sürekli zihnine "korkma..korkma"emrini veriyordu ve sonunda kapının teras katına açıldığını farketti.
kimsecikler yoktu.
içeri giren soğuk hava büyücünün bir anlığına titremesine neden oldu.
dışarıdan gelen bağırışlara kulak astı anlamsız bir ifadeyle koşarak terasa çıktı.
az önce bomboş olan kasaba şimdi tam anlamıyla şenlik yeriydi.
kabustan kurtulduğunu zanneden fills aynı kabusu tekrar yaşıyordu ancak bu sefer halkın arasından izliyordu bütün olanları.
kasaba meydanında yere bağladıkları büyücünün kol ve bacaklarını vahşice kesmişler cesetten akan kanı köpekler gibi yalıyorlardı.
cesedi ateşe vererek bir çember meydana getirildi.
yüzlerindeki maskeler dağ trolll lerinin geniş burunlu ve uzun dişli yüzlerini anımsatıyordu fills e.
pencerelere çımış insanlar ayin yaptıkları anlaşılan gurupla coşuyor dini bir ilahi söylüyorlardı.
fills terasta yalnız olmadığını geçte olsa görmüştü.
hemen yanıbaşında olanlar karşısında gözyaşı döken küçük bir kız çocuğunu gördü.
çaresizce yapılan katliamı izliyor kendisini sımsıkı tutmuş iri adamlara direnmeye çalışıyordu.
adamların birisi"işte senin sonunda baban gibi olacak"diyordu kızın saçlarından acımasızca tutup olanları görmesine zorluyordu.
fills öyle bir etkilenmişti ki yanaklarında süzülen gözyaşlarını hissetmiyordu bile.
daha fazla dayanamayıp elinde tuttuğu kılıcı küçük kızı tutan iri-yarı adama savurdu ancak bunun bir hayalden ibaret olduğunu çaresizce kabullenmek zorundaydı.derken..
içeriden bir kadın sesi yükseldi emredici bir sesle "kızı bana getirin" dedi.
kızı tutmakta olan adam çocuğun yakasından tutarak içeri götürdü.
büyücü onları takip etmek istiyor ancak kımıldıyamıyordu ve odadan büyük bir çığlık sesi yükseldi.
bir müddet sonra dışarı çıkan adamın kılıcı kanla yıkanmıştı.
elinde tutuğu şey kızın minik kanlar içerisinde gövdesinden ayırdığı kellesiydi.
halka doğru fırlattı.
fills gördükleri karşısında yere kapaklandı gözlerini yumdu ve dua etmeye başladı.
gözlerini açtığında bomboş terasta yalnız başınaydı...

by hellscream666 » Sun Feb 04, 2007 5:12 am

Fills şaşkınlıkla terkedilmiş bu gizemli kasabayı izliyor gördüklerine hala inanamıyordu .
aniden at şahlandı ve büyük bir hızla fılls in yanından uzaklaştı.
büyücünün ayak bileklerini kavrayan çürümüş bir el genç adamın daha önce hissetmediği korku duygusunu canlandırmıştı..
tam kılıcı kabzasından tutmuştu ki etrafındaki nesnelerin değiştiğini farketti.
birden gözlerine karanlık çöktü çığlık atmaya çalışıyordu ama boğuluyormuş gibiydi.
dizleri üzerine çöktü elleri titriyor gözlerinden yaşlar süzülüyordu,aniden karanlık yokoldu çevresini dolduran insanlar boş gözlerle ona bakıyordu.
herbir ağızdan"büyücüyü öldürüün..yakalım onu"diye bağırıyorlardı.
fills konuşamıyordu sanki ağzı yokmuş gibiydi sadece olanları izleyebiliyordu.
elleri ve ayakları zincirli sırüstü yere çevrilmişti gökyüzü kan kırmızısıydı adeta.
yanına tiksintiyle yaklaşan bazı insanlar yüzünü tekmeliyor akla gelmeyecek küfürler savuruyorlardı.
kızmış halkın arasından maskeli bir suret belirdi elinde taşıdığı keskin kılıç kan ile yıkanmıştı o anda fills in hemen yanı başında belirdi güçlü elleriyle kılıcı titremekte olan büyücünün sağ bacağına indirdi.
kopan bacaktan fışkıran kan halkı dahada canavarlaştırıyordu.
fills acı hissetmiyor ancak vücüduna dokunulduğunu hissedebiliyordu tıpkı bir rüya gibi.
bir anda gözlerini açtı kendisini toprağa boğulmuş halde buldu.bir müddet duraksadı daha sonra kendine geldiğinde ilk yaptığı şey bacaklarını kontrol etmek oldu.
terlemiş elleriyle vücudunu deliler gibi kontrol ediyor yaşadığı kabustan hala kurtulmaya çalışıyor gibiydi.
tozla kaplı yüzünü gökyüzüne çevirdi ve daha önce hiç farkına varmadığı birşeyi gördü hızlıca ayağa kalkarak"odin adına kasabaya yağmur yağmıyor"dedi bağırarak..
kasabada ne rüzgar vardı nede su.
sanki dış dünyadan tamamen kpmuştu burası başka bir boyuttu.
fills hayatında gördüğü en inanılmaz büyüyü seyretmekteydi hayran gözlerle.
bir iki adım ilerisinde bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor,kıyameti andıran ölümcül rüzgar esiyor ancak kasaba güneşin sıcağından kuruyordu.
tüyleri ürperten bir çığlıkla kendine geldi adam...

by hellscream666 » Fri Feb 02, 2007 8:44 pm

Görünüşü bir rahibi yürüyüşü ise bir bozkırlı barbara aitti sanki.
birşeyler satmaya çalışan seyyar satıcılarrın sesleri ve demircilerin çekiç sesleri birbirine karışıyor ilginç bir ortam meydana getiriyordu.
karşısında ona gülümsemekte olan bir meleze yöneldi "merhaba sanırım bu ahırın sahibi sensin" dedi fills "kesinlikle öyle evlat..galiba atsız kaldın"yüzündeki gülümseyiş hiç eksilmiyordu.
"ben hu-fills..evet bir ata ihtiyacım..sakıncası yoksa görebilirmiyim".

büyük bir gürültüyle açıldı ahırın kapısı.
atlar kulakları sağır edercesine hep bir ağızdan kişnemeye başladı.
ahırın böylesine bu denli temiz olduğuna şaşıran büyücü adamın bu düzenine hayran kalmıştı..
bir anlığına duraksayan melez adam uzun beyaz sakalını sıvazlayarak fills i baştan sona süzdü "şanslısın evlat tam sana göre bir atım var..eminim vücudun hiç zorlanmayacaktır"dedi arada bir öksürerek.

adam yavaş adımlarla baştan ikinci ata yöneldi esmer bir attı "parlak derisi ve bakımlı dişeri hayvanın sağlıklı olduğunu gösterir"diyerek müşteriyi etkileyen ilk cümleyi kurmuş oldu..
fills daha öncede binicilik yapmış ancak bunun gibi büyük ve sakin bir at hiç görmemişti.
"evvet şimdi fiyata gelelim (80 altın)"dedi adam "bu gayet normal" diye düşündü genç adam.hünerli ellerini cübbesine daldırdı küçük bir kese çıkardı melez adam heyecanlı heyecanlı izliyordu fills ı."tam (100 altın)"dedi büyücü atın bakım eşyalarıyla beraber..
adam memnuniyetle kabul etti.....

esen sert rüzgar atın bir anlığına duraksamasına neden olmuştu "daha ilk günden pes edemezssin timan"genç adam kısık gözlerle etrafa bakarak derken ileride beliren birkaç kişi fills in gözüne çarptı.
birden şaha kalkan atı rüzgara karşı direnmeye çalışan topluluğa mahmuzladı.
timan müthiş bir kişnemeyle ileri atıldı.
"yabancı nereye gidiyorsun"diye bağırdı gurup a öncülük eden ortayaşlı bir barbar..
öyle uzun boyluydu ki atın üzerindeki büyücünün omuzuna kadar geliyordu boyu .
"nereden gelir nereye gidersiniz"dedi fills barbarın kendisine sorduğu soruyu duymayarak.
"güneyden haneus şehrinden geliyoruz..burada konaklayabileceğimiz biryer biliyormusun"dedi barbar bir eliyle gözlerini havda uçuşan toz toprağa karşı koruyarak.
"aynı yöne doğru devam edin"diye cevap verdi genç adam..barbar teşekkür anlamında gözlerini kıptı ve geride kalan dört kişiye el hareketi yaparak ileriyi işaret etti farklı bir dilde konuşarak..

fills yoluna devam etti, sert rüzgar beraberinde yağmur bulutlarınıda getirmişti.
hafif çiselemeye başlayan yağmur en azından tozu örtüyordu.
"nihayet geldik"dedi büyücü timanın siyah yelesini okşayarak.
atın sırtından yere atlayan fills bu gizemli kasabanın atmosferini sevmişti havdaki enerjiyi hissediyordu sanki..

by hellscream666 » Fri Feb 02, 2007 7:27 am

Gün ışığı pencereden içeri süzülüyor odayı kızılımsı bir renge boyuyordu sankiç

fills yorgun gözlerle okumakta olduğu kitabın yıpranmış sayfalarını merakla çeviriyor okuduğu büyü sözcüklerini hafızasına kazımak için tekrar tekrar çatlamış dudaklarıyla büyük bir özenle okuyordu "sabah oldu ve ben bütün gece uyuyamadım"diyerek homurdandı genç adam.

hetrik her sabah olduğu gibi akşamdan kalan dağınıklığı toparlıyordu geniş handa,oda uyuyamamış gecesini kabuslarla boğuşarak geçirmişti.
aşağıya inen fills in sesini duydu
"günaydın"dedi cüceye sırıtarak "aklı sıra benimle dalga geçiyor"diye ters çıktı hetrik.
cüce şaşkınlıkla siyah,uzun cübbeye sarılmış genç adama bakıyordu "işte şimdi tam bir büyücü oldun"dedi kaşlarını çatarak.
"senin gözlerin mavimiydi"dedi hetrik "gözlerim gün ışığına hassastır ve bazen gözlerim bu gibi tepkiler veriyor"diye cevap verdi fills.
saçlarındaki beyazlıklar büyünün verdiği yorgunluğu gösteriyordu adeta.
"ben kasabaya gidiyorum.şu hayaletleri bir ziyaret edeyim..orada birşeyler dönüyor ve ben bu gizemi ortaya çıkaracağım" diyerek dışarı çıktı büyücü.
hetrik arkasından bakakaldı sadece..

fills gündüz gözüyle köyü izlerken"sanki dün gece burada olanlar bir rüyadan ibaretti"dite düşündü.
hiçbirşey olmamış gibi günlük işlerine devam eden insanlar acınacak bir tablo sergiliyordu.
"ne yapabilirler ki,,burayı terketmekten başka,,anlaşılan bu insanları burada istemeyen birileri var" diye sessiz bir şekilde düşündü genç adam..

by hellscream666 » Thu Feb 01, 2007 6:37 am

"peki o kasabaya girdinmi" dedi cüce.
" hayır" anlamında balını salladı genç adam ürpererek.
"oradaki terkedilmiş evlerden bir kaçına girdiler ancak içeri giren aklını yitiriyor geri kalan hayatını deliikle geçiriyordu"

"söylediklerine bakılırsa bu apaçık bir büyü" dedi fills kendinden emin bir şekilde
"konu büyüden açılmışken senin bir büyücü olduğunu düşünüyorum"dedi hetrik.
fiils yüzünün aldığı hafif bir tebessümle "evt bir yarım büyücü diğer yanım kılıç ıstasıdır"dedi yumruğunu sıkarak.
"eminim bana anlatacak çok şeyin var" diyerek elini fılls ın omzuna koydu cüce..

by hellscream666 » Wed Jan 31, 2007 10:48 pm

Odaya giren fills kılıcın büyüsünü seyretmekte olan cüceye gülümseyerek" umarım seni korkutmamıştır" dedi. hetrik "hayır" anlamında başını salladı "demek aklından geçen çift başlı bir baltaydı ha..hiç şaşırmadım" dedi fills baltayı yerden kaldırırken.

kendine gelen cüce daha önce adama bu şekil alıcı gözlerle bakmamıştı adamın ağzından çıkan birkaç büyülü sözcükle silah tekrar eski haline dönmüştü "handa kimseyi bulamadım..nasıl olduysa kapılar hala kitli" dedi genç adam..
"sana birşey soracağım..ben güneyden geldim bu köye..köyün 700 metre aşağısında terk edilmiş bir kasaba gördüm..ilginç olanı herşey yerli yerindeydi hatta açık olmak gerekirse bu köyden bile iyi durumdaydı" diye konuşmasına devam etti fills "biz oraya hayalet kasaba deriz" diye araya girdi cüce "çeşitli rivayetlere göre..bu köy kurulmadan önce bile o kasaba şimdiki halinden farksızmış"genç adam bütün dikkatini cüceye vermişti.

by hellscream666 » Tue Jan 30, 2007 10:51 pm

Yatağın üzerinde duran kılıç cüceyi kedisine çağırıyordu sanki.
kılıçta normal olmayan birşeylr vardı,hetrik dikkatlice eline aldı büyük bir özenle inceliyordu "göründüğün kadar ağır değilsin" dedi içinden.
züerindeki rünler ortak lisanda yazılmıştı"bu gayet normal "dedi cüce çünki kılıç insan yapımıydı,elf ustalarını bile kıskandıracak türdendi.

"kusursuz değilmi"bir ses yankılandı odaın içinden aniden hareketlenen cüce "kimsin sen"diye bağırdı etrafına dikkatle bakarak.
daha sonra anladı ki ses beyninden geliyordu "şu an ellerinde ne olmasını isterdin" dedi kafasındaki ses htrik dalaga geçerek "çift başlı bir balta olmasını isterdim " dedi.
kılıç birden insanı kör edebilecek şekilde parladı cüce şok etkisiyle silahı yere attı gözlerini açtığında yerde duran çift başlı balta aklını başından almıştı

by hellscream666 » Tue Jan 30, 2007 3:04 am

fills kılıcına sımsıkı bağlanmıştı o anda karşısına iri bir ogre çıksa bile onu ikiye
ayırabilecek gücü avuçlarında hissediyordu.

cücenin heyecanlı nefes alış verişi ve büyüyen göz yuvaları nekadar korktuğunu gözler önüne seriyordu.
az önce koridordan gelen tiz ses yerini pencerenin gıcırdamasana neden olan sert rüzgara bıraktı.

daha fazla beklemenin bir anlamı olmadığını düşünen fills geniş kılıcını büyük bir güçle kapının ardındakine zarar verme ümidiyle düzlemesine ceviz kaplamayı delip geçti,
kılıcın boşlukta olduğunu anlayan genç adam cesaretini toplayıp kapıyı açtı ancak karanlık koridorda kimsenin olmayışı filss i şaşırtmış hetrik i ise bir anlığına rahatlatmıştı "ben hana iniyorum" dedi genç adam soğuk kanlılıkla cüceye bakarak hızlıca etrafına baktı "al bu kılıcı kendine dikkat et"dedi cüceye "ya sen silahsızmı gidiyorsun"dedi hetrik "sen beni merak etme"diye cevap verdi genç adam

by hellscream666 » Sun Jan 28, 2007 7:21 am

Büyük bir gürültüyle uyandı fills, koridorda yankılanan ayak sesleri adamın ürpermesine neden olmuştu “lanet olsun” dedi sinirli bir şekilde.
O anda pencerenin açık olduğunu fark etti “sanırım çok içtim” dedi mırıldanarak.
Tam gözlerini köy meydanına bakan pencereye çevirmiş iken loş karanlıkta belli belirsiz hareket eden birilerini gördü 3 kişiyi görebiliyordu yüzleri belli olmuyor konuştukları dil ise bir oka dar gizemliydi,fills fark edilmek istemiyordu pencereyi açık bırakmış olanları izliyordu birden 3 kişi aynı anda yüzlerini fills e çevirdi gözleri kıpkırmızı parlıyor yüzleri ise çürümüş insan cesetlerini andırıyordu
O sırada fills in arkasından omzuna bir el dokundu arkasını döndüğünde
"odin aşkına beni korkuttun" dedi ona korkmuş gözlerle bakan cüceye,bir elinde tuttuğu gaz lambası cücenin gergin yüz hatlarını dahada belirginleştiriyordu "sende gördünmü fills"hetrik in sesi titriyordu "evet" diye cevap verdi genç adam "daha önce bu varlıklardan hiç görmemiştim" dedi fills sessiz bir şekilde adam tekrar pencereye yöneldi ancak az önce orada olan 3 kişiden eser yoktu.
alt katı dolduran ayak sesleri cüceyi paniğe soktu "handa müşterinmi var" dedi adam cücenin solmuş yüzüne bakarak hetrik kekeleyerek "bubbu vvakiitte hhan kkapalı ollur ben kapıları çoktan kilitledim" fills hızılıca sönmüş şöminenin kenarındaki kılıcını aldı.
oda kapısının altından içeriye süzülen biçimsiz gölge cüceyi öyle korkutmuştu ki hetrik yerinden bile kımıldayamıyor titremeye başlayan ellerini kontrol edemiyordu,fills savunma pozisyonuna geçti "kendini göster" iblis dedi sertçe kapının ardından gelen tiz ses ikisininde anlamadığı bir dilde "zakanrum tibes utnemina nomes utnemina nomes"

Top