by Bogus » Wed Feb 21, 2007 5:03 pm
Konu DM'lik olduğu zaman senaryo hazırlamak işin en önemli kısmıdır. Pek çok DM senaryolarını hazırlarken hikayeyi tek boyutlu yapma hatasına düşerler. Bir senaryoyu başından sonuna kadar yazdığınız zaman doğal olarak da oyuncuların tek yaptığı şey aslında sizin yazdığınız senaryoyu zoraki bir şekilde birebir oynamaktır.
Tolkien olduğumuzu ve bir gruba dünyanın en iyi fantastik hikayesini hatta senaryosunu oynattığımızı düşünelim... Oyunun sonunda herhalde Tolkien'in Frodo'yu oynayan oyuncuyu azarlayarak:
DM: Atacaksın olm işte yüzüğü hadi abi at...
Oyuncu (Frodo): Atmıyorum, ben yüzüğü daha fazla güç için kullanacağım. O benim kıymetlim...
DM: Atmıyor musun? Tamam abicim o zaman. Bir anda sırtında Gollum'u buluyorsun...
böyle bir dialoğa girmesi gruba isyana sürükler ve oyunu orada bırakmalarına yol açardı değil mi?
İşte bu yüzden aslında senaryon, hikayen mükemmel bile olsa eğer oynatma şeklin yukarıdaki gibiyse oyunlar genelde sen istemeden bitebilirler.
Bu yüzden oyunculara istedikleri özgürlüğü sağlamak zorundasın. Ancak bir grubun içersindeki her oyuncunun istedği şeyler, hatta istediği oyun tipi bile farklı olabilir ve bazen birlikte takılmak bile istemeyebilirler...
İşte bu yüzden de gerçekten de bir grubu bir arada tutan bir bağ olmalıdır. Dragonlance bunu en kolay yapabileceğin oyun aslında çünkü sonuçta epic role play game diye geçiyor. Mesela aynı grup havasını Ravenloft da yaratmak daha zor bir şey.
Peki hem oyuncuları serbest bırakıp hem de senaryomu nasıl oynatacağım diye soruyorsan işte o biraz tecrübe, deneme yanılma işi... Ama sana bu konuda bir kaç ipucu verebilirim.
1) Senaryonu sonuna kadar yazma. Oyuncuların yaptıkları hareketlere göre sürekli olarak senaryonu güncelle. Kelebek etkisini bol bol kullan. Oyuncuların daha önceden yaptıkları bir olayın etkisini daha sonra karşılarına çıkar. Böylece oyuncular senin yazılı senaryondan gittikleri hissine kapılmazlar ve oyunda gerçekten bir şeyleri etkilediklerini düşünürler. Ki gerçekten etkilerler de...
2) Plot, yani olaylar zincirini çıkar. Senaryonun ana hatlarını belirledikten sonra bir olaylar zinciri çıkar, ki hangi olayın hangi olayı tetiklediğini unutmayasın. Bu olaylar hem oyuncuların etkisi ile, hem de oyuncuların etkisi olmadan kendi başlarına gelişmeli...
Bu zinciri çıkartırsan, ilk maddede söylediğim oyuncular tarafından yapılan değişiklikleri senaryonda daha kolay takip edip geliştirebilirsin.
3) Setting. Setting üzerinde çok uğraşlar vermelisin ve iyice detaylı bir ortam yaratmalısın. Ortam senin oyunundaki karakterlerin, doğanın, içinde bulundukları kültürün, dinin, ortak düşmanların, korkularının vs. hikayenin bütün elementlerinin etkileşimidir. Bunu baştan ne kadar iyi kurarsan oyunda o kadar otonom bir şekilde senin zahmetine gerek duymadan gelişir. Bunun için de bol bol kitap okuman gerekiyor, ya da Dragonlance dünyasında kendi zamanını yaratacaksın.
4) NPC'ler. Bunları da Setting gibi çok detaylı yaratmalısın. NPC'lerin karakterlerini iyi oturtursan onlar da aslında bir oyuncuya dönüşürler. Böyle durumda oyuncuların önceden ne yapcaklarını tahmin ederek senaryoda ona göre NPC'lere bir rol vermen gerekmez. NPC'leri oyuncu gibi görürsen ve karakterlerini detaylı ve tutarlı kurarsan otamatik olarak oyun sırasında kendiliğinden "onlar şöyle yaparsa bu karakter de böyle yapar" diyebilirsin. Ve karakterlerini iyi yarattıysan o zaman oyuncular bu karakteri gerçekten karakter olarak görürler ve onun haraketleri onlara yapay gelmez.
Aynı Gollum olayına dönecek olurak, eğer Tolkien Gollum'u sadece başı sıkışınca oyuna sokarsa, arada bir bize onun monologlarını ve garip davranışlarını, yüzüğe olan düşkünlüğünü hissettirmez ise, kısacası onu oyuncular ile oynarken arada bir unutuyorsa ondan sonra oyunun sonunda ,kafasında öyle bir karakter bile olsa, pat diye Frodo ile boğuşturuyorsa o zaman o DM kötü bir DM olur.
Sadece DL adına değil,tüm oyunlarda DM'lik namına önereceklerim bunlar.
Konu DM'lik olduğu zaman senaryo hazırlamak işin en önemli kısmıdır. Pek çok DM senaryolarını hazırlarken hikayeyi tek boyutlu yapma hatasına düşerler. Bir senaryoyu başından sonuna kadar yazdığınız zaman doğal olarak da oyuncuların tek yaptığı şey aslında sizin yazdığınız senaryoyu zoraki bir şekilde birebir oynamaktır.
Tolkien olduğumuzu ve bir gruba dünyanın en iyi fantastik hikayesini hatta senaryosunu oynattığımızı düşünelim... Oyunun sonunda herhalde Tolkien'in Frodo'yu oynayan oyuncuyu azarlayarak:
DM: Atacaksın olm işte yüzüğü hadi abi at...
Oyuncu (Frodo): Atmıyorum, ben yüzüğü daha fazla güç için kullanacağım. O benim kıymetlim...
DM: Atmıyor musun? Tamam abicim o zaman. Bir anda sırtında Gollum'u buluyorsun...
böyle bir dialoğa girmesi gruba isyana sürükler ve oyunu orada bırakmalarına yol açardı değil mi?
İşte bu yüzden aslında senaryon, hikayen mükemmel bile olsa eğer oynatma şeklin yukarıdaki gibiyse oyunlar genelde sen istemeden bitebilirler.
Bu yüzden oyunculara istedikleri özgürlüğü sağlamak zorundasın. Ancak bir grubun içersindeki her oyuncunun istedği şeyler, hatta istediği oyun tipi bile farklı olabilir ve bazen birlikte takılmak bile istemeyebilirler...
İşte bu yüzden de gerçekten de bir grubu bir arada tutan bir bağ olmalıdır. Dragonlance bunu en kolay yapabileceğin oyun aslında çünkü sonuçta epic role play game diye geçiyor. Mesela aynı grup havasını Ravenloft da yaratmak daha zor bir şey.
Peki hem oyuncuları serbest bırakıp hem de senaryomu nasıl oynatacağım diye soruyorsan işte o biraz tecrübe, deneme yanılma işi... Ama sana bu konuda bir kaç ipucu verebilirim.
1) Senaryonu sonuna kadar yazma. Oyuncuların yaptıkları hareketlere göre sürekli olarak senaryonu güncelle. Kelebek etkisini bol bol kullan. Oyuncuların daha önceden yaptıkları bir olayın etkisini daha sonra karşılarına çıkar. Böylece oyuncular senin yazılı senaryondan gittikleri hissine kapılmazlar ve oyunda gerçekten bir şeyleri etkilediklerini düşünürler. Ki gerçekten etkilerler de...
2) Plot, yani olaylar zincirini çıkar. Senaryonun ana hatlarını belirledikten sonra bir olaylar zinciri çıkar, ki hangi olayın hangi olayı tetiklediğini unutmayasın. Bu olaylar hem oyuncuların etkisi ile, hem de oyuncuların etkisi olmadan kendi başlarına gelişmeli...
Bu zinciri çıkartırsan, ilk maddede söylediğim oyuncular tarafından yapılan değişiklikleri senaryonda daha kolay takip edip geliştirebilirsin.
3) Setting. Setting üzerinde çok uğraşlar vermelisin ve iyice detaylı bir ortam yaratmalısın. Ortam senin oyunundaki karakterlerin, doğanın, içinde bulundukları kültürün, dinin, ortak düşmanların, korkularının vs. hikayenin bütün elementlerinin etkileşimidir. Bunu baştan ne kadar iyi kurarsan oyunda o kadar otonom bir şekilde senin zahmetine gerek duymadan gelişir. Bunun için de bol bol kitap okuman gerekiyor, ya da Dragonlance dünyasında kendi zamanını yaratacaksın.
4) NPC'ler. Bunları da Setting gibi çok detaylı yaratmalısın. NPC'lerin karakterlerini iyi oturtursan onlar da aslında bir oyuncuya dönüşürler. Böyle durumda oyuncuların önceden ne yapcaklarını tahmin ederek senaryoda ona göre NPC'lere bir rol vermen gerekmez. NPC'leri oyuncu gibi görürsen ve karakterlerini detaylı ve tutarlı kurarsan otamatik olarak oyun sırasında kendiliğinden "onlar şöyle yaparsa bu karakter de böyle yapar" diyebilirsin. Ve karakterlerini iyi yarattıysan o zaman oyuncular bu karakteri gerçekten karakter olarak görürler ve onun haraketleri onlara yapay gelmez.
Aynı Gollum olayına dönecek olurak, eğer Tolkien Gollum'u sadece başı sıkışınca oyuna sokarsa, arada bir bize onun monologlarını ve garip davranışlarını, yüzüğe olan düşkünlüğünü hissettirmez ise, kısacası onu oyuncular ile oynarken arada bir unutuyorsa ondan sonra oyunun sonunda ,kafasında öyle bir karakter bile olsa, pat diye Frodo ile boğuşturuyorsa o zaman o DM kötü bir DM olur.
Sadece DL adına değil,tüm oyunlarda DM'lik namına önereceklerim bunlar.