by catboy » Sun May 11, 2008 3:57 am
"Oturmuş kederli ne düşünüyorsun tavşan kardeş?" diye sormuş kurbağa sıkıntıdan mıdır yoksa alışkanlık gereği midir bilinmez boğazını şişirip şişirip indirmeye devam ederken. Tavşan önce oralı olmamış. Zaten sol ayağına giren ağrı yüzünden perişanmış. Bir de rahatsız edici hareketlerde bulunan bu garip yaratığı hiç çekemeyecekmiş. Yine de gereğinden fazla kibar bir dille: "Sadece iki saattir yollarda zıplaya zıplaya yol aldığım için yoruldum. Biraz dinleneyim dedim saygıdeğer efendim." Kurbağa “efendi” lafını duyunca önce bir garipsemiş ama sonradan da hoşuna gitmiş yorgun tavşanın iltifatları.
"Oturmuş kederli ne düşünüyorsun tavşan kardeş?" diye sormuş kurbağa sıkıntıdan mıdır yoksa alışkanlık gereği midir bilinmez boğazını şişirip şişirip indirmeye devam ederken. Tavşan önce oralı olmamış. Zaten sol ayağına giren ağrı yüzünden perişanmış. Bir de rahatsız edici hareketlerde bulunan bu garip yaratığı hiç çekemeyecekmiş. Yine de gereğinden fazla kibar bir dille: "Sadece iki saattir yollarda zıplaya zıplaya yol aldığım için yoruldum. Biraz dinleneyim dedim saygıdeğer efendim." Kurbağa “efendi” lafını duyunca önce bir garipsemiş ama sonradan da hoşuna gitmiş yorgun tavşanın iltifatları.