by Firble » Mon Oct 26, 2009 1:51 pm
Ben Efladan farklı olarak öncelikle üsluptan bahsedeceğim. Defterle tartışma sahnesi bence çok güzel olmuş, beni en fazla etkileyen hikaye ögelerinden birisi.
Kendinle ilgili anlattıklarına gelince.... Bunlar elbette olacak, bence olması da sağlıklı.... Kimi zaman hayat çok anlamlı kimi zaman da anlamsız gelecek. Kimi zaman hayatta büyük başarılar kazanmış kimi zamanda hiçbir şey yapamamış gibi gelecek sana... Kimi zaman dolu dolu tam da olması gerektiği gibi yaşamış, kimi zamanda bomboş saçma sapan şeylerle geçmiş bir zaman gibi gelecek hayatın. Ki zannediyorum en azından artık bana öyle geliyor ki, bu duygusal iniş ve çıkışlar hayatının tamamı boyunca da devam edecek. Ama gençlik yıllarında (eh ben artık yaşlandım) bu iniş ve çıkışların bambaşka yaşanıyor.
Belki de orta okul yıllarından beri en azından gözlemlediğim kadarı ile bu iniş ve çıkışları oldukça kuvvetli şekilde yaşamış biri olarak öncelikle yazabileceğim şey şu... Her şeyin ötesinde sonuçları ne kadar anlamlı ya da anlamsız olursa olsun, yaşamını etkileyen kararları eğer yeteri kadar düşünerek ve kendin verdiysen geriye döndüğünde ne yaşadımsa kendim istedim ve yaşadım diyebiliyorsun. Ancak eğer senin adına başkasının verdiği kararlara uyduysan ( özellikle üniversite ve sonrasında ) ya da kararlarını anlık duygusal tepkilerle verdiysen, en azından ben hayatımın böyle anları söz konusu olduğunda bazen saatlerce ben niye böyle yaptım diye düşünüyorum.
Neyse kardeş.... Sonuç olarak sanıyorum bu tür hayatı sorgulama anları da hayatın bir parçası... Bilmiyorum belki de hayat onlar olmadan anlamını bir parça yitirirdi. En azından benim için.
Ben Efladan farklı olarak öncelikle üsluptan bahsedeceğim. Defterle tartışma sahnesi bence çok güzel olmuş, beni en fazla etkileyen hikaye ögelerinden birisi.
Kendinle ilgili anlattıklarına gelince.... Bunlar elbette olacak, bence olması da sağlıklı.... Kimi zaman hayat çok anlamlı kimi zaman da anlamsız gelecek. Kimi zaman hayatta büyük başarılar kazanmış kimi zamanda hiçbir şey yapamamış gibi gelecek sana... Kimi zaman dolu dolu tam da olması gerektiği gibi yaşamış, kimi zamanda bomboş saçma sapan şeylerle geçmiş bir zaman gibi gelecek hayatın. Ki zannediyorum en azından artık bana öyle geliyor ki, bu duygusal iniş ve çıkışlar hayatının tamamı boyunca da devam edecek. Ama gençlik yıllarında (eh ben artık yaşlandım) bu iniş ve çıkışların bambaşka yaşanıyor.
Belki de orta okul yıllarından beri en azından gözlemlediğim kadarı ile bu iniş ve çıkışları oldukça kuvvetli şekilde yaşamış biri olarak öncelikle yazabileceğim şey şu... Her şeyin ötesinde sonuçları ne kadar anlamlı ya da anlamsız olursa olsun, yaşamını etkileyen kararları eğer yeteri kadar düşünerek ve kendin verdiysen geriye döndüğünde ne yaşadımsa kendim istedim ve yaşadım diyebiliyorsun. Ancak eğer senin adına başkasının verdiği kararlara uyduysan ( özellikle üniversite ve sonrasında ) ya da kararlarını anlık duygusal tepkilerle verdiysen, en azından ben hayatımın böyle anları söz konusu olduğunda bazen saatlerce ben niye böyle yaptım diye düşünüyorum.
Neyse kardeş.... Sonuç olarak sanıyorum bu tür hayatı sorgulama anları da hayatın bir parçası... Bilmiyorum belki de hayat onlar olmadan anlamını bir parça yitirirdi. En azından benim için.