by buzdaglarininleydisi » Tue Feb 09, 2010 5:45 pm
Kaderim
Buzdan bir kalbin doğuşu yada yeniden uyanışı gibi hayata,
Açtığım gözler benim mi bilmiyorum
Tanıyamadığım benliğim belki
Belki içimde kaybolmuş gitmişliğim liderim.
O çekiyor iplerimi, belki o dolduruyor bu zırvalar ile beynimi.
Soğuğu görüyorum ta içimde hissediyorum ama titremiyorum.
Zaman donmuş olabilir mi?
İnanırım aslen , o kadar soğuk ki kalem,
Buzdan duvarlar sarmış ruhumu ve bedenimi saran görünmez camdan duvarlar gibi.
O kadar soğuk ki neden bulmaz halen kader, kaybolmuş ellerimi
Neden almaz ruhumu?
Bilmez mi, zaten onun olanım
Ona varacak yolda koşanım , ruhumdan uzak,uzak...
Kederim görmüyor önümdeki kar yığınlarının geçit vermediğini,
Kaderim almıyor korunaklı kollarına ve vermiyor o güzel huzuru, donan bakışlarıma.
Kalbim buz gibi atmıyor artık,
Ruhum benimle mi bilmiyorum, bu lanetin sırrı ne?
Ama biliyorum bir tek şeyi, unutulan bedenimi
Bitmeyen, dinmeyen serzenişi mi!
Ey kader , al beni yumuşak kollarına
Umudun doğduğu dallarına güneş vurur değil mi?
Al benide tam o dallarına, çözülsün bedenim ,
Senin olursa olsun bu ruh
Yeterki verme beni bu gaddar kışın kollarına.
Bana değer verdğini fısıldıyor birde utanmadan kulağıma
Meğer beni sevmiş korurmuş asırlarca,
Olsun yinede , böyle sevgi eksik olsun.
Değer vermek, korumak kolamak
Ne zaman işi oldu ruhsuz kışın.
O değil mi sevgilileri ayıran, o değil mi ki ırak eden yolları
O değil mi ki çığlarıyla, rüzgarıyla, yağmuruyla öldüren.
O değil mi ki beni yokeden , bebeyi anasız
Sevdalıyı sevdasız eden kara basan.
Kurtar beni kaderim kurtar, ruhumu yitirmiş bir derbederim.
Ama senden önce kara kışın eline geçen bir bedenim,
Sana teslimim sensin yolum, izim, ey kaderim.
Kaderim
Buzdan bir kalbin doğuşu yada yeniden uyanışı gibi hayata,
Açtığım gözler benim mi bilmiyorum
Tanıyamadığım benliğim belki
Belki içimde kaybolmuş gitmişliğim liderim.
O çekiyor iplerimi, belki o dolduruyor bu zırvalar ile beynimi.
Soğuğu görüyorum ta içimde hissediyorum ama titremiyorum.
Zaman donmuş olabilir mi?
İnanırım aslen , o kadar soğuk ki kalem,
Buzdan duvarlar sarmış ruhumu ve bedenimi saran görünmez camdan duvarlar gibi.
O kadar soğuk ki neden bulmaz halen kader, kaybolmuş ellerimi
Neden almaz ruhumu?
Bilmez mi, zaten onun olanım
Ona varacak yolda koşanım , ruhumdan uzak,uzak...
Kederim görmüyor önümdeki kar yığınlarının geçit vermediğini,
Kaderim almıyor korunaklı kollarına ve vermiyor o güzel huzuru, donan bakışlarıma.
Kalbim buz gibi atmıyor artık,
Ruhum benimle mi bilmiyorum, bu lanetin sırrı ne?
Ama biliyorum bir tek şeyi, unutulan bedenimi
Bitmeyen, dinmeyen serzenişi mi!
Ey kader , al beni yumuşak kollarına
Umudun doğduğu dallarına güneş vurur değil mi?
Al benide tam o dallarına, çözülsün bedenim ,
Senin olursa olsun bu ruh
Yeterki verme beni bu gaddar kışın kollarına.
Bana değer verdğini fısıldıyor birde utanmadan kulağıma
Meğer beni sevmiş korurmuş asırlarca,
Olsun yinede , böyle sevgi eksik olsun.
Değer vermek, korumak kolamak
Ne zaman işi oldu ruhsuz kışın.
O değil mi sevgilileri ayıran, o değil mi ki ırak eden yolları
O değil mi ki çığlarıyla, rüzgarıyla, yağmuruyla öldüren.
O değil mi ki beni yokeden , bebeyi anasız
Sevdalıyı sevdasız eden kara basan.
Kurtar beni kaderim kurtar, ruhumu yitirmiş bir derbederim.
Ama senden önce kara kışın eline geçen bir bedenim,
Sana teslimim sensin yolum, izim, ey kaderim.