Adı: Urithviel Peredhil
Tasvir: Uzun kızıl saçları ve zümrüt yeşili gözleri ile Urith güzel bir elf kızı. Yaban'da geçirdiği uzun günler yüzünden vücudu diğer elf kızlarının zarif hatlarından uzaklaşmış, kaslı, kimi elflere göre, kaba bir şekle bürünmüş. Dizleri yara bere içinde, yay çeken parmaklarında kalın ve genç yaşına rağmen şimdiden yaşlı nasırlar var. -Solak-
Hareket etmesini engellemeyen, istediğinde ormanda kaybolmasını sağlayan yeşil bir kıyafeti var. Silah olarak yayı ve oklarıyla dolu sadağından başka sol bacağında taşıdığı küçük bir hançeri var.
Dostlarının yanında dişilikten uzak paldır küldür bir yürüyüşü olmasına rağmen gerektiğinde parmaklarının ucunda çıt çıkarmadan ormandaki bir ceylan gibi yürüyebiliyor.
Lakabı: Güz Yaprağı, Urith
Doğduğu Yer: Ayrık Vadi
Mesleği: Avcı
Favori Silahı: Yay.
Hobileri: Avladığı hayvanların derilerini büyük bir ustalıkla yüzmek. Deri yüzmek onun için bir tutku. Bir diğer hobisi de yüzdüğü postlarla kullanışlı eşyalar üretmek. Ayrıca oklarını çok iyi durumda muhafaza etmek takıntısı. Ok yapmayı ve tamir etmeyi çok iyi beceriyor -sadece tahta olan kısımlarını-.
Fobileri: Tuhaf bir şekilde iki şeyden ölesiye korkuyor. Birincisi avının acı çekmesi -ister tavşan ister ork olsun- ikincisi de istemediği zaman yalnız kalmak. Ailesi onu Orta Dünya'da terk ettiği için yalnız kalmaktan çok korkuyor. Sevgisiz ve arkadaşsız yalnız başına kalmak en büyük fobisi. Bu korkusunu sadece tek başına avının peşinde, ağaçların gölgesindeyken yenebiliyor. Av tutkusu bütün fobilerinden daha güçlü. -Yine ister tavşan, ister ork olsun.-
Geçmiş Hayatı: Urith'in ataları Ayrık Vadide şanlı bir geçmişe sahiptirler. Sauron'a karşı yapılan savaşlarda en ön saflarda yer almış, hakkıyla edinilmiş kahramanlıkları vardır. Ancak bu şanlı geçmiş zamanla solmuş yerini Orta Dünya'yı terk eden savaşçılara bırakmıştır. Urith'in annesi ve babası 10 yıl önce Ayrık Vadi'yi ve Orta Dünyayı terk etmiş, geride soyadlarını taşıyan tek varlıklarını, idealleri ve sevdiği için bu dünyada yaşamayı seçmiş hayatta kalan tek evlatlarını, kızları Urith'i bırakmışlardır. Solan şanlı soyadına itafen yakın arkadaşları Urith'i "Güz Yaprağı" olarak çağırır.
Bu zaman zarfında Urith diğer avcı elflerle birlikte Ayrık Vadi'nin sınırlarını kollar. Aynı zamanda da ormanın elflere sunduğu eti, yaşlı av hayvanlarını avlar. şifaşı bitkiler ve ormanın sadece bilen gözlere sunduğu nimetler uzmanlık alanıdır.
Ancak Elrond'un divanından bir buçuk ay kadar önce kalabalık bir kafile ile birlikte elflere bahşedilmiş diyarlara gitmek için batıdaki limanlara doğru yola çıkmıştır, zira sevdiği elf Claeryan onu orta dünyada artık elflerin yapabileceği hiç bir şeyin kalmadığına ikna etmiştir. Henüz çok genç olan Urith'in ise ölümlülerin yaşadığı bu dünya hakkında çok az tecrübesi vardır. Yine de bu ölümlü dünyada tek sevdiği varlıktan ayrılmaktansa -yalnız kalmamak adına- Orta Dünya'yı terk etmeyi yeğlemiştir.
Urith'in de içinde bulunduğu kafile Fırtına Tepesinde Kara Süverilerle karşılaşır ve saldırıya uğrar. Av hünerlerini henüz savaşta kullanmaya alışık olmayan Urith kafilenin zayıf halkasıdır. Kara Süvariler karşısında genç elfin yüreği korkuya teslim olur. Urith'in sevgilisi ise cesurdur ve onu korumak için hayatını feda eder. Aslında bir anlamda Urith'in tecrübesizliğini ve beceriksizliğini hayatı ile öder. Kafilenin tek kaybı Urith'in aşkı Claeryan olur.
Artık batıdaki limanlara gitmek için hiçbir nedeni kalmayan Urith'in tek gayesi sevgilisini ondan alan bu tarifsiz şer'd intikam almaktır. Bu yüzden kafileyi terk eder ve evine, intikamını almak ve Elrond'a danışmak için Ayrık vadiye geri döner. Yine de içinde Orta Dünya'da yapayalnız kalmış olmanın yüreğini burkan korkusu vardır.