Catboy ile OHA efekti ile Biten Öyküler Dizisi (Yoruml

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Catboy ile OHA efekti ile Biten Öyküler Dizisi (Yoruml

by Firble » Sun May 30, 2010 12:55 pm

Hmm ilginç bir bölüm olmuş cidden... Sonunda nasıl evlenecekler merak ediyorum. Eeee severek evlendiklerine göre Gökhan sevecek her halde Sevgiyi...

Ama adam cidden anladığım kadarı ile konuşmayı götüren bir adam.. Yani hikayeyi adamın konuşmaları sırtlıyor neredeyse senaryonun yanında... Açıkçası Dwaxer ın Gökhan ı sorguladığı sahnenin daha uzun uzun tasvir edilmesini isterdim. : ) ) )

by Lydronk » Sat May 29, 2010 9:52 pm

Gökhan'a acımak gerek sanırım, fazlasıyla talihsiz bir genç adam :P

şaka çok pismiş tabii, orası ayrı. Bunu beklemezdim :D

by Illyra » Sat May 29, 2010 2:36 pm

Yazık ya meğerse şakaymış, bi de şaka amaçlı dövdüler çocuğu! :|

Bende neler oluyor dedim, Gökhan'ın patlayacağından emindim, öyle kendisini bir anda örgüt kucağında bulduğunu filan düşündüm. Ama cidden sonunda şaka çıkacağı hiç aklıma gelmezdi.

Bu Gökhan'da yani, profesöre bile lafını esirgemiyor. Zavallı Sevgi, artık nasıl bu ukala adamı elde ettiğini merak etmeye başladım, o da kesin OHA efektli bir şeydir. O bölümü de merakla bekliyorum.

Bir çırpıda okudum, sonunda çok güldüm. Ama beni en çok güldüren Obi-Wan desenli çamaşırdı :-P

by catboy » Sat May 29, 2010 7:05 am

2. bölümde bahsi geçen Dwaxer, bu sefer sahneye çıkıyor hem de değişik bir karakter olarak. Gökhan bu sefer en büyük düşmanıyla hesaplaşıyor ve kötü kaderi bir türlü peşini bırakmıyor. İlk bölümde aslında sonunu anlatıyordum öykünü, şimdi adım adım o finale doğru ilerliyoruz işte. Sevgi ile nasıl evleneceğiz meçhul hala tabe. :D

by Illyra » Fri Apr 30, 2010 3:13 am

bu zavallı adamcağızın gençliğmiymiş? gerçi okuduktan sonra pek zavallı diyesim gelmedi, maşallah pek hazvırcevap, hemen lafları yapıştırıveriyor. :|

demek kısa cümleler daha içten oluyormuş, bu bana biraz tanıdık geldi. orangebox la ilgili de hiç bir yorum yapmayacağım! :plotting:

onun dışında komik, olaylar kısa öyküye uygun hızlı ilerliyor ve arka arkaya bir sürü şeyler oluyor. bence komik şeyler yazmaya devam etmelisin. en sonunda da şok oldum yani , hiç beklemezdim ki kız öyle desin.. :embarrass:

ama ben kızdım :mad: ama neye kızdım onu da söyleyeyim, o zavallı sevgiyi azarlayan gökhana kızdım :-o

by dwaxer » Wed Apr 28, 2010 5:34 am

.

OHA falan oldum yani! :-P Bu öyküyü çok beğendim, üstelik de OHA falan oldum gerçekten. Zaten girişte Dwaxer'in meşhur zarsız oyun sistemi filan yazınca ilk OHA'yı derinden yaşadım. Ciddi bir insan olsam, bu çocuk benlen dalga geçiyor ulen düpedüz diye sinirlenirdim ama neşeli bir insan olduğumdan umursamadım. Ã?ykünü birkaç yerinde güldüm resmen. Sana daha önce de hatırlarsan, "mizahi öykülere yeteneğin var, o formata ağırlık vermeyi bir düşün istersen," demiştim. Gökhan'ın özgüven eksikliği de sadece hoşlandığı kıza, başka herkese karşı dil pabuç kadar maşallah. :-P Sevgi olayını da farkettim yani, farketmesem de o yaşlı adam, "kızları kızdırma sonra seni öldürürler!" diyerek gözümüze sokmuş oldu. :mrgreen:

.

by Efla » Wed Apr 28, 2010 4:52 am

Karakterimizin hayatı geçen öyküde trajikti. Bu kez gerçekten de trajikomik oldu. Okurken eğlendim. şahsen.

Code: Select all

 Hiro Nakamura olayına epey güldüm mesela.

Bir de sık sık üst mercilerle muhabbet kurması ve bahtsızlığı eğlendirici olmuş.

Epey bir gönderme yapmışsın. Hatta beyin fırtınası tadında olmuş.  Hatta bazı göndermeler epey bir derinden olmuş. Denizler altında 20000 fersah esrarlı ada gibi =)

Bu tarz daha komik bir tarzı olmuş öykünün diğeri de güzeldi bu da hoşuma gitti. Eline sağlık

by Firble » Wed Apr 28, 2010 4:17 am

Kardes ister istemez ayrintilar daha cok dikkatimi cekti. Ama bu kadar frpworld yoluyla unlu olmus adam varken frpworld un adinin da gecmesi belki guzel olurdu. Mesela Topragin Sarkisini zamaninda internetten bedavaya okumus birileri olabilirdi... : ) ) ) )

by catboy » Tue Apr 27, 2010 9:02 am

Bir tane daha yazdığım vardı, aslında bunu biraz Garfield usulü düşünmüştüm. Hani karakter aynı, ama her bölümde alakasız maceralar yaşıyor. Yaşadıkları diğer olaylara göndermelar olsa da illa sırasıyla okunması gerekmiyor.

Bölümün içine bir kaç size gönderme yaptığım espriler ekleyerek yeniden düzenledim, elbet hatalar olmuştur. Tasviri bazı yerlerde kısattmak ve olayları da bazı kısımlarda kısa kesmek zorunda kaldım. Yoksa kısa öykü diyemeyecektim. Okurken göreceksiniz, diğer film ve kitaplara yapılan göndermeler bazılarınınızın hoşuna gitmeyebilir belki anlamazsınız da izlemediğiniz ya da okumadığınız bir eserse ama benim komiğime gitmişti :D

Buradan Dwaxer, Efla, Firble ve Illyra'dan bölümü okumadan önce saygıyla eğildiğimi belirtmek istiyorum, okuduklarından anlarlar valla kötü bir niyetim olmadan yazdım onları... :D (valla seveceksiniz diye düşünerek yazdım.)

Bir de karakterin gerçekten de benimle alakası yok, ne düşünce yapısı ne de yaptıkları olarak. Sadece benim daha beter halim nasıl olur onu hayal etmek istedim. Herkese bu öyküm rahatsız edici gelebilir sonu itibariyle, ama umarım gelmez. :D

by catboy » Mon Apr 26, 2010 7:46 am

Eğer kısa öyküleri öyle görüyor olsaydım yazdığım bir kısa öyküyü buraya koymazdım, çocuk masalı olarak görürler diye. Bu nedenle sen istediğin kadar uyarını yap! :)

by Edmond » Mon Apr 26, 2010 7:04 am

catboy wrote:Ben şunu anladım bu kadar ağır yorumun ardından, demek ki bu kadar yıl geçti eksiksiz kısa bir öykü bile yazamıyorum. Belki de yazar olmamam gerekiyordur, beceremiyorum baksanıza... :)
Kısa öykü yazmanın uzun bir öykü yazmaktan "genellikle" daha zor olduğu kanısındayım. Bunun bir kısa hikaye yazarı olmamla hiçbir ilgisi yok (!). Bu hakaretini de kınıyorum.

Kısa öykülerde öyküyü toplamak genellikle daha zor olduğu için, olaylara ısınamayan kimse, "oha" da demez.

Kısa öyküleri çocuk masalı gibi görmeyelim, görenleri uyaralım.

by Firble » Mon Apr 26, 2010 3:55 am

Değişik bir hikaye olmuş bence.... Açıkçası beğendim. Tasvirler konudan daha fazla dikkat çekiyor, bu açıdan açıkçası senin klasik üslubundan farklı bir hikaye olmuş. Ama bence farklı renkleri farklı ögeleri çok güzel kullanmışsın.

Eleştiriler bence de moralini bozmasın.

şiirlere daha çok meraklı olduğum için onlarla ilgili eleştirileri biraz daha iyi biliyorum.

Orhan Veli ve Nazım Hikmet ilk kitaplarını çıkardığında ( ki Orhan Veli nin ilk kitabında epey olay yaratan şiir de vardır ) onlar hakkında yazılmış eleştirileri bulabilirsen oku...

Her edebiyat eseri eleştirilmeye mahkumdur. Diğerlerinden daha etkileyici ve çok okunan edebiyat eserleri okunmayanlara göre daha da fazla eleştirilirler, en azından benim görebildiğim kadarı ile bu edebiyatın kuralı gibi.... O nedenle yazdıklarımın çok eleştirilmesi açıkçası en azından benim moralimi bozmaz, aksine daha da motive ederdi.

by Alenthas » Mon Apr 26, 2010 3:49 am

dwaxer wrote:.

Catboy öncelikle eleştrilerden moralini bozup küsmemeyi öğrenmelisin. Daha önce yazdığın birçok güzel hikaye beğenildi ve artık çıtalar yükseldi. Doğal olarak herkes senden hep bir adım öteye bir başarı bekleyecektir. Yapıcı olduğunu düşündüğüm eleştriler sana olan sevgi ve saygımızdan dolayıdır.

En önemli konu da şu: Herkesi memnun etmen, her okuyucunun zevkini doyurman asla ve asla mümkün olamaz, olmayacak! Yüzüklerin Efendisi romanlarını sıkıcı bulan edebiyat öğrencisi tanıyorum ben mesela; olabilir zevkler ve renkler değişebilir. Yorumlara bakarak yazar olup olmayacağına karar vermeyeceksin; eğer yazmayı seviyorsan yazacaksın, bu kadar basit. Eleştrileri de nimet gibi öpüp de başına koy, onları incele ve yine sen kendi mantık süzgecinden geçir (bazı eleştriler zevkler ve renkler kuralına girer çünkü) buna göre kendince bir değerlendirme yapıp sonraki yazılarında kendini geliştirirsin. :wink:

.
Dwax haklı, hem bak, en azından eleştiri alıyorsun. Ben onu bile alamıyorum :D Yazım çok mu sıkıcı ne, şu ana kadar sadece bir kişi Lantari e'HelRos'un tamamını okudu :D

Edit: Yalnız bir şey dikkatimi çekti kedicik, yorumlarını oku, hepsinin sonu üç noktayla bitiyor :P

by dwaxer » Mon Apr 26, 2010 3:43 am

.

Catboy öncelikle eleştrilerden moralini bozup küsmemeyi öğrenmelisin. Daha önce yazdığın birçok güzel hikaye beğenildi ve artık çıtalar yükseldi. Doğal olarak herkes senden hep bir adım öteye bir başarı bekleyecektir. Yapıcı olduğunu düşündüğüm eleştriler sana olan sevgi ve saygımızdan dolayıdır.

En önemli konu da şu: Herkesi memnun etmen, her okuyucunun zevkini doyurman asla ve asla mümkün olamaz, olmayacak! Yüzüklerin Efendisi romanlarını sıkıcı bulan edebiyat öğrencisi tanıyorum ben mesela; olabilir zevkler ve renkler değişebilir. Yorumlara bakarak yazar olup olmayacağına karar vermeyeceksin; eğer yazmayı seviyorsan yazacaksın, bu kadar basit. Eleştrileri de nimet gibi öpüp de başına koy, onları incele ve yine sen kendi mantık süzgecinden geçir (bazı eleştriler zevkler ve renkler kuralına girer çünkü) buna göre kendince bir değerlendirme yapıp sonraki yazılarında kendini geliştirirsin. :wink:

.

by catboy » Mon Apr 26, 2010 2:26 am

Illyra wrote:güzel olmuş güzel, kısa ama güzel. ben sonunda şaşırdım, kadının katil çıkmasını beklemiyordum. espriler iyi, alınma ama diyaloglara az daha dikkat et bence. bir de tasvir tabii ki :)

ben bu OHAlık hikayelerin var sa devamını okumak isterdim.
Aklımda olan bir bölüm daha vardı, belki onu da yazarım ama bilmiyorum artık, gerçekten de kendimi yazar olarak görmez oldum...

Top