by Bogus » Wed Sep 15, 2010 9:02 pm
"Aferin" i kapan Jix zafer sarhoşluğu ile poz vermeye devam ediyordu ki şakağının yanından vınlayarak geçen bir ışın huzmesi daha savaşın bitmediğini hatırlamasını sağladı. Arkasını verdiği Jedi'lar hoplayıp zıplıyor, kalabalığı perişan ediyorlardı ama çapulcu çetesi de aptal değildi, bir kısmı Jedi'lar ile kafa kafaya savaşmaktansa arkadaki daha kolay hedeflere saldırmayı akıl etmiş, böylece Jedi'ların bütün güçleriyle yüklenmelerini engellemeye çalışmışlardı.
Jix bir an klonu göremedi, eh Sena'da bir siperin arkasında olduğuna göre akıllı çapulcuların saldırdığı kolay hedef kendisi oluyordu. Bu yüzden Jix hemen kendisine bir siper bulup arkasına atladı.
Aslında Sena'nın siperine doğru da yönelebilirdi, hatta orada gerçek anlamda "ateşli" dakikalar da geçirebilirlerdi ama bu düpedüz aptallık olurdu ve Jix canını çapkınlıktan daha çok severdi. Aynı siperin arkasında iki kişi hem onları kolay hedef yapardı, hem de birbirlerini kollamalarını engellerdi. Bu yüzden Jix beş adım uzakta bir speeder enkazını kendisine siper yapmıştı, ama olduğu yerden ateş hattına kafasını uzatmadan Sena'nın siperini de görebiliyordu.
"Ah o da beni görebilse..." diye iç geçirdi Jix. Aslında istese görebilirdi ama onun yerine Sena dikkatini savaşa vermiş, fırsat buldukça siperinden uzanıp ateş ediyordu. Ã?yle ya da böyle kız savaşmayı biliyordu.
Kızın iyi durumda olduğunu gören Jix siperinde dönüp bir de öbür tarafına bakmaya karar verdi. Jedi'ların ışın kılıçlarının vızıltılarını duymaya devam ediyordu ve bu iyiye işaretti. Aslında şu saatten sonra Jix'in kafasını siperden dışarıya uzatmaya da hiç mi hiç niyeti yoktu. Ama siperinde dönüp de diğer tarafına baktığında yaralı klonu gördü. Kendinde değil gibiydi...
Üstelik daha da kötüsü Jedi'lardan kaçan bir grup klonun olduğu sipere doğru koşuyorlardı. Yol üstünde klonun da işini bitirebilirlerdi.
Jix önce hiç siperinden çıkmamayı düşündü. Klon'dan bol bir şey yoktu, hepsi de ufak tefek farklılıklar dışında birbirlerinin aynısıydı. Hem zaten droidlerle savaşmaları için üretilmişlerdi ve bu mantıkla aslında onlar da organik bir robot sayılırlardı. "Neden kendi hayatımı onun için tehlikeye atayım ki?" diye düşündü ama sonra içinde bir şey cız etti.
Az çok Jedi eğitimi görmüş olan Jix, Jedi'ların yöntemlerini benimsemese de, öğretisini büyük oranda benimsemişti. Klonu ölüme terk ederse bunun ilerde daha da kötü şeylere göz yummasını sağlayacağını biliyordu. Bu yüzden siperden uzanıp kaçan kalabalığa rast gele ateş etti.
Kimseyi vuramamıştı ama en azından şimdi kendisi klonun durumuna düşmeyi başarmıştı. Kaçanlar Jix'i kolay hedef görmüş, cesaretle onun siperine doğru koşmaya başlamışlardı.
Bu sırada Padawan''ın seslenişini duydu. Padawan yardım istiyordu.
Jix hemen sırtını verdiği siperinin arkasında diğer tarafa döndü ve Sena'ya seslendi. Elini otostop çekerkenki gibi yaoarak baş parmağı ile kafasının arkasını, siperinin ötesini gösteriyordu.
"Sena! Yardım et!"
Klon bir an önce kendisine gelip savaşa katılsa çok iyi olacaktı...
"Aferin" i kapan Jix zafer sarhoşluğu ile poz vermeye devam ediyordu ki şakağının yanından vınlayarak geçen bir ışın huzmesi daha savaşın bitmediğini hatırlamasını sağladı. Arkasını verdiği Jedi'lar hoplayıp zıplıyor, kalabalığı perişan ediyorlardı ama çapulcu çetesi de aptal değildi, bir kısmı Jedi'lar ile kafa kafaya savaşmaktansa arkadaki daha kolay hedeflere saldırmayı akıl etmiş, böylece Jedi'ların bütün güçleriyle yüklenmelerini engellemeye çalışmışlardı.
Jix bir an klonu göremedi, eh Sena'da bir siperin arkasında olduğuna göre akıllı çapulcuların saldırdığı kolay hedef kendisi oluyordu. Bu yüzden Jix hemen kendisine bir siper bulup arkasına atladı.
Aslında Sena'nın siperine doğru da yönelebilirdi, hatta orada gerçek anlamda "ateşli" dakikalar da geçirebilirlerdi ama bu düpedüz aptallık olurdu ve Jix canını çapkınlıktan daha çok severdi. Aynı siperin arkasında iki kişi hem onları kolay hedef yapardı, hem de birbirlerini kollamalarını engellerdi. Bu yüzden Jix beş adım uzakta bir speeder enkazını kendisine siper yapmıştı, ama olduğu yerden ateş hattına kafasını uzatmadan Sena'nın siperini de görebiliyordu.
"Ah o da beni görebilse..." diye iç geçirdi Jix. Aslında istese görebilirdi ama onun yerine Sena dikkatini savaşa vermiş, fırsat buldukça siperinden uzanıp ateş ediyordu. Ã?yle ya da böyle kız savaşmayı biliyordu.
Kızın iyi durumda olduğunu gören Jix siperinde dönüp bir de öbür tarafına bakmaya karar verdi. Jedi'ların ışın kılıçlarının vızıltılarını duymaya devam ediyordu ve bu iyiye işaretti. Aslında şu saatten sonra Jix'in kafasını siperden dışarıya uzatmaya da hiç mi hiç niyeti yoktu. Ama siperinde dönüp de diğer tarafına baktığında yaralı klonu gördü. Kendinde değil gibiydi...
Üstelik daha da kötüsü Jedi'lardan kaçan bir grup klonun olduğu sipere doğru koşuyorlardı. Yol üstünde klonun da işini bitirebilirlerdi.
Jix önce hiç siperinden çıkmamayı düşündü. Klon'dan bol bir şey yoktu, hepsi de ufak tefek farklılıklar dışında birbirlerinin aynısıydı. Hem zaten droidlerle savaşmaları için üretilmişlerdi ve bu mantıkla aslında onlar da organik bir robot sayılırlardı. "Neden kendi hayatımı onun için tehlikeye atayım ki?" diye düşündü ama sonra içinde bir şey cız etti.
Az çok Jedi eğitimi görmüş olan Jix, Jedi'ların yöntemlerini benimsemese de, öğretisini büyük oranda benimsemişti. Klonu ölüme terk ederse bunun ilerde daha da kötü şeylere göz yummasını sağlayacağını biliyordu. Bu yüzden siperden uzanıp kaçan kalabalığa rast gele ateş etti.
Kimseyi vuramamıştı ama en azından şimdi kendisi klonun durumuna düşmeyi başarmıştı. Kaçanlar Jix'i kolay hedef görmüş, cesaretle onun siperine doğru koşmaya başlamışlardı.
Bu sırada Padawan''ın seslenişini duydu. Padawan yardım istiyordu.
Jix hemen sırtını verdiği siperinin arkasında diğer tarafa döndü ve Sena'ya seslendi. Elini otostop çekerkenki gibi yaoarak baş parmağı ile kafasının arkasını, siperinin ötesini gösteriyordu.
"Sena! Yardım et!"
Klon bir an önce kendisine gelip savaşa katılsa çok iyi olacaktı...