Doğru Olanı Yapmak
Tüm tepeyi koşarak çıkmıştı, mezarlığa ulaştığında nefes nefeseydi. "Niye acele ediyorum ki? Bir yere gidemezler zaten!" Yüksek sesle bölenmiş bu sözler beraberinde yapmacık kahkahaları getirdi. Gülmekten iki büklüm olmuştu. Mezar taşlarından birine tutunarak derin nefesler almaya başlamıştı. Kendini rahatlatmak için yapabileceği tek şey buydu.
Elini mezar taşının soğuk mermerinden çekti ve çantasını aceleyle bir köşeye fırlattı ve sanki karşısında etkilemeye çalıştığı biri varmış gibi üstünü başını düzeltti.
"Lara, seninle son bir konuşma yapmalıyız." Gözlerine dolan yaşları durdurmaya çalıştı. "Seni bırakmayacağıma söz vermiştim ama"" hazırladığı konuşmayı unuttu ve hatıralara daldı.
Yerde yatan uzun saçlı bir kızın elini tutuyordu. "Hayır Lara, iyileşeceksin, daha yapacağımız çok şey var! Lara! Lütfen kendine gel!Beni bırakmayacaktın, hatırlıyor musun?! Beni yalnız bırakmayacaktın! Ben de seni bırakmayacağım! Birazdan gelecekler, lütfen dayan!" Kız yavaşça gözlerini açtı, çok güzel koyu mavi gözleri vardı. "Ölmeme izin verme..!"
Görüntüler ve sesler karıştı, onlarca anı geçti gözlerinin önünden. Yağmur damlalarının yüzüne düşmesi, onu anılarında uzaklaştırdı.
Verdiği sözü tutamamıştı. Gitmesi gerekiyordu. Yavaşça toprağa oturdu ve sırtını mezar taşına dayadı.
Dalgın dalgın elini ıslak toprağın üzerinde gezdiriyordu. "Seni kaybettim"" Fısıltı halinde söylenen bu sözler ona her seferinde daha da fazla acı veriyordu. "Sen beni kaybetmeyeceksin!" Ayağa kalkıp çantasını yerden aldı. Parçalanmaya yüz tutmuş siyah çantanın içinden bir yemek çatalı çıkararak mezar taşının üzerine koydu. Yaptığı şey gülmesine sebep oldu. Hatıralar tekrar hücum etti ve aklına güzel bir anı geldi.
Lara"yla beraber okullaydılar, konu-nereden çıktıysa-ölümdü. Kalkıp elinde kağıt kalemle gömülmek istediğini söylüyordu. Böylece öbür tarafa gittiğinde sevdiği ünlülerin imzasını alabilecekti.
Sözleri yüzünden dersten atılıyordu ve dersi anahtar deliğinden izlemek zorunda kalıyordu.
Sıra Lara"ya geldiğinde, kalkıp elinde çatalla gömülmek istediğini, böylece yemekten sonra gelen tatlı gibi, ölümden sonra da güzel bir şeylerin geleceğine inandığını söylüyordu.
Tekrar an"a döndüğünde yağmur hızlanmıştı. "Hoşça kal Lara, seni tekrar görebilir miyim, bilmiyorum. Ama şunu bilmeni istiyorum; seni asla unutmayacağım."
Arkasını dönüp hızlı adımlarla yürüdü. Bir süre sonra koşuyordu. Doğru şeyi yaptığının bilinciyle, attığı her adım diğerinden daha kararlıydı.
Mezar taşının altında uzun sarı saçlı, koyu mavi gözlü bir kız, elini yukarıdaki toprağın altında gezdiriyordu. Güzel yüzü yaşlarla doluydu. "Evet, doğru olanı yaptın.." Artık dünyaya ait olmayan sesi taş duvarlı yer altı koridorunda yankılardı. "Doğru olanı yaptın." şimdi elinde bir çatal vardı ve onunla oynarken gülüyordu. Arkasını dönüp sislerden oluşmuş gibi görünen merdivenlere adım attığında da gülüyordu. Tatlı zamanıydı"
Not;Başıma geldi bunlar, Lara orada mıydı bilmiyorum tabii...