by Efla » Sun Aug 29, 2004 8:36 am
Hiçlik" Ã?nce o vardı sonunu fani kimsenin bilemeyeceği bu yerde. Alabildiğine uzanan hiçlik. Sonra hiç varolmayan bir yıldırım böldü bu hiçliği milyonlarca parçaya ayırdı. Nasıl olur bilinmez (bunu tanrılar bile bilemeyecek) yok oldu o milyonlarca parçanın birkaçı dışında hepsi. Evren oldu kalanlar"
Belki sadece saatler, belki yıllar, belki asırlar, kim bilir belki milyonlarca yıl geçti bu olayın üzerinden. Belki de hiç geçmedi. Zira zaman bile yoktu henüz. Derken aynı anda iki farklı parçada birbirini tamamlayan iki farklı güç şekillendi hiçlikten, her ne kadar varoluşları farklı da olsa. Bir ışık kaplamıştı her yeri. Evren olan bu yerin daha önce hiç görmediği bir şeydi bu. Işık" Ve o ışığın içinden varoldu ilk olanlardan biri, Ephron. Nasıl var olduğunu diğeri gibi o da bilmiyordu. Ama önemli olan varolmuş olmasıydı. Kendisiyle beraber ışığı getirmişti evrene. Aslında ışığın kendisinden de çok farkı yoktu" O ışığın, bütün evreni aydınlatan o ışığın ulaşamadığı, aslında ulaşıp da giremediği o yerde varoldu ilk olanlardan diğeri, Magnar" Kendi karanlığıyla doğmuştu, zira sona kadar hep onun içinde kaldı. Birbirleriyle varolmuşlardı, beraber varolmuşlardı. Hiçliğin birbirini tamamlayan iki parçası" Fakat önceleri bunu kendileri dahi bilmiyordu. Ã?ünkü güçsüzlerdi, zayıflardı. Zamanla güçlendiler. Yavaş yavaş güce eriştiler. Diğerini ilk hisseden Magnar oldu. Ã?ünkü o daha güçlüydü farkları çok çok az da olsa. Bir şey sezmişti, karanlıktan farklıydı, kendisi değildi, başka bir bilinç vardı" Ephron"u keşfi onu şaşırtmıştı, bu zamana kadar hep yalnız olduğunu zannediyordu. Aslında bu onun hoşuna da gitmişti. Hemen onun üstünde hakimiyet kurma planlarına girişti. Derken Ephron ışığın yayılmadığı yerler olduğunu gördü, o da Magnar"ı hissetti. Ephron iyi kalpliydi. Hemen yanına gitti. Birden Ephron"u karşısında gören Magnar şaşırdı. Ephron"un gücünü daha iyi anladı. Onu fethetmek için daha sinsi davranmaya karar verdi. Bir süre beraber yaşadılar. Ephron Magnar"a güvendi, Magnar hep plan kurdu her ne kadar Ephron"u yok etmeden alt etmenin bir yolunu bulamasa da, ki ilerde onu da yapamayacaktı. Onu yok etmek kendisini de yok etmek olurdu. Aydınlık olmadan karanlık, karanlık olmadan aydınlık olmazdı. Bunu ilk doğanlar bile daha sonra anlayacaktı"
"Zaman daima vardır ve hiç durmaz" derdi Ephron sürekli. Bu onun hayatın akışı hakkındaki fikriydi. "Zaman" kavramını da o yaratmıştı zaten. Magnar bile bunu benimsedi. "Zamanın akışıyla beraber güç de akar" derdi Magnar. Nitekim ikisi de haklıydı. Ephron"un ve Magnar"ın yaydığı güç evrene uzandı. Parçaları birleşti ve yeni şeyler çıkarttı ortaya. Bunlar ilk doğanlar gibi güçlü değillerdi. Ama bir çok yönden onlara benziyorlardı. İsimleriyle doğmuştu onlar.
Magnar ve Ephron ikinci doğanları ilk bulduklarında gerçekten de heyecanlanmışlardı. Ephron onları sevinçle karşıladı, Magnar ise daha derin düşüncelere daldı. İkinci doğanlarda Magnar ve Ephron"a katıldı. Sayıları çok fazlaydı.
Ephron"un zamanı tekrar geçti. Magnar"ın içi içini yiyordu. Ã?ünkü artık zamanın geldiğini hissediyordu. Ephron"un yanına gitti.
"Ephron, sevgili dostum. Seninle çok eski bir beraberliğimiz var bilirsin sende. Eskiden yalnızdık. Kendi kendimizin efendisiydik. Bir de şu halimize bak. Etraf sayılarının ucunu kaçırdığım ikinci doğanlarla dolu. Aklımda bir fikir var ama bilemem ki ne dersin?" diye sordu Magnar.
"Söyle bakalım dostum" dedi Ephron ve Magnar devam etti "Bu ikinci doğanların hepsi başına buyruk; olmadık işler yapıyorlar, birbirlerine zarar veriyorlar. Sana şöyle bir önerim var. Bunların kontrolünü ben alayım. Benim emirlerime uysunlar. Seni severler, eğer onlara emredersen benim emirlerime itaat edeceklerdir. Sen pek bir yufka yüreklisin. Onları kontrol edemezsin. Bırak onlar benim olsun.". İşte o an anladı Magnar"ın gerçek yüzünü Ephron. Gözleri alevlendi. Haşmeti arttı. Etrafına yaydığı dinginlik kayboldu. Ondan güçlü olan Magnar bile korktu onun hiddetinden. Değişikliği hisseden ikinci doğanlar toplanmıştı etraflarında. İşte o zaman ekilmişti hiçbirinin birbirinden daha güçlü olmadığı düşüncesinin tohumları. Ephron sadece gücünü kullanmıyordu(Yada bilmiyordu).
"Defol buradan!" diye bağırdı Ephron. "Etrafımdan, zamanımdan ve sevdiklerimden" Beni kandırdın Magnar, şimdiye kadar. Artık gerçek yüzünü görebiliyorum. Işığımı bile boğabilecek o karanlığını görüyorum. Artık evrende tanınıyorsun Magnar. Artık herkes kim olduğunu biliyor. Defol buradan!" Ephron"un sesi evrenin en ücra köşesinde bile patlamıştı. İkinci doğanlar sindi, çoğu korkudan ağladı. Magnar geriledi. Ephron gibi birinin böyle büyük bir öfkeyle cevap verebileceğini tahmin bile edememişti. Sonra kendini topladı. Ephron"a baktı "Gideceğim dostum ama yalnız değil. Sende hissediyorsun değil mi? Bana ve gücüme tapanlarda var. Sen de biliyorsun değil mi? Benim gücümü senin ışığına tercih edenlerde var." Ephron biliyordu. Her şeyi görebiliyordu. Bunca zaman nasıl bu kadar kör olabildiğine hayret etti. Magnar duyanı dehşete düşüren bir kahkaha attı. Kahkahası sırasında sesi oradaki herkesin kafasının içinde yankılanıyordu. "Gelin dostlarım! Benimle gelin. Güce gelin. Zafere gelin. Boş verin kalanlar kendi ışıkları içinde kör olsunlar. Benimle gelin.".
Ephron kimlerin gideceğini görebiliyordu. Bir bir onlar yok oldu ama ikinci doğanların çoğu Ephron"la kaldı. Magnar o zaman yok oldu. Sesi Ephron"un ve onunla kalanların kafalarının içinden haykırıyordu. "Zaman senin Ephron. Ama benim dönmemi engelleyemeyecek ve döndüğümde hepiniz önümde diz çökeceksiniz. Işığında kör ol Ephron""
Ephron"la kalanlar bu konuşmadan sonra Ephron"un "Sen kendi karanlığında kör olmuşsun bile dostum" deyip göz yaşı döktüğüne yemin bile edebilirler.
Hiçlik" Ã?nce o vardı sonunu fani kimsenin bilemeyeceği bu yerde. Alabildiğine uzanan hiçlik. Sonra hiç varolmayan bir yıldırım böldü bu hiçliği milyonlarca parçaya ayırdı. Nasıl olur bilinmez (bunu tanrılar bile bilemeyecek) yok oldu o milyonlarca parçanın birkaçı dışında hepsi. Evren oldu kalanlar"
Belki sadece saatler, belki yıllar, belki asırlar, kim bilir belki milyonlarca yıl geçti bu olayın üzerinden. Belki de hiç geçmedi. Zira zaman bile yoktu henüz. Derken aynı anda iki farklı parçada birbirini tamamlayan iki farklı güç şekillendi hiçlikten, her ne kadar varoluşları farklı da olsa. Bir ışık kaplamıştı her yeri. Evren olan bu yerin daha önce hiç görmediği bir şeydi bu. Işık" Ve o ışığın içinden varoldu ilk olanlardan biri, Ephron. Nasıl var olduğunu diğeri gibi o da bilmiyordu. Ama önemli olan varolmuş olmasıydı. Kendisiyle beraber ışığı getirmişti evrene. Aslında ışığın kendisinden de çok farkı yoktu" O ışığın, bütün evreni aydınlatan o ışığın ulaşamadığı, aslında ulaşıp da giremediği o yerde varoldu ilk olanlardan diğeri, Magnar" Kendi karanlığıyla doğmuştu, zira sona kadar hep onun içinde kaldı. Birbirleriyle varolmuşlardı, beraber varolmuşlardı. Hiçliğin birbirini tamamlayan iki parçası" Fakat önceleri bunu kendileri dahi bilmiyordu. Ã?ünkü güçsüzlerdi, zayıflardı. Zamanla güçlendiler. Yavaş yavaş güce eriştiler. Diğerini ilk hisseden Magnar oldu. Ã?ünkü o daha güçlüydü farkları çok çok az da olsa. Bir şey sezmişti, karanlıktan farklıydı, kendisi değildi, başka bir bilinç vardı" Ephron"u keşfi onu şaşırtmıştı, bu zamana kadar hep yalnız olduğunu zannediyordu. Aslında bu onun hoşuna da gitmişti. Hemen onun üstünde hakimiyet kurma planlarına girişti. Derken Ephron ışığın yayılmadığı yerler olduğunu gördü, o da Magnar"ı hissetti. Ephron iyi kalpliydi. Hemen yanına gitti. Birden Ephron"u karşısında gören Magnar şaşırdı. Ephron"un gücünü daha iyi anladı. Onu fethetmek için daha sinsi davranmaya karar verdi. Bir süre beraber yaşadılar. Ephron Magnar"a güvendi, Magnar hep plan kurdu her ne kadar Ephron"u yok etmeden alt etmenin bir yolunu bulamasa da, ki ilerde onu da yapamayacaktı. Onu yok etmek kendisini de yok etmek olurdu. Aydınlık olmadan karanlık, karanlık olmadan aydınlık olmazdı. Bunu ilk doğanlar bile daha sonra anlayacaktı"
"Zaman daima vardır ve hiç durmaz" derdi Ephron sürekli. Bu onun hayatın akışı hakkındaki fikriydi. "Zaman" kavramını da o yaratmıştı zaten. Magnar bile bunu benimsedi. "Zamanın akışıyla beraber güç de akar" derdi Magnar. Nitekim ikisi de haklıydı. Ephron"un ve Magnar"ın yaydığı güç evrene uzandı. Parçaları birleşti ve yeni şeyler çıkarttı ortaya. Bunlar ilk doğanlar gibi güçlü değillerdi. Ama bir çok yönden onlara benziyorlardı. İsimleriyle doğmuştu onlar.
Magnar ve Ephron ikinci doğanları ilk bulduklarında gerçekten de heyecanlanmışlardı. Ephron onları sevinçle karşıladı, Magnar ise daha derin düşüncelere daldı. İkinci doğanlarda Magnar ve Ephron"a katıldı. Sayıları çok fazlaydı.
Ephron"un zamanı tekrar geçti. Magnar"ın içi içini yiyordu. Ã?ünkü artık zamanın geldiğini hissediyordu. Ephron"un yanına gitti.
"Ephron, sevgili dostum. Seninle çok eski bir beraberliğimiz var bilirsin sende. Eskiden yalnızdık. Kendi kendimizin efendisiydik. Bir de şu halimize bak. Etraf sayılarının ucunu kaçırdığım ikinci doğanlarla dolu. Aklımda bir fikir var ama bilemem ki ne dersin?" diye sordu Magnar.
"Söyle bakalım dostum" dedi Ephron ve Magnar devam etti "Bu ikinci doğanların hepsi başına buyruk; olmadık işler yapıyorlar, birbirlerine zarar veriyorlar. Sana şöyle bir önerim var. Bunların kontrolünü ben alayım. Benim emirlerime uysunlar. Seni severler, eğer onlara emredersen benim emirlerime itaat edeceklerdir. Sen pek bir yufka yüreklisin. Onları kontrol edemezsin. Bırak onlar benim olsun.". İşte o an anladı Magnar"ın gerçek yüzünü Ephron. Gözleri alevlendi. Haşmeti arttı. Etrafına yaydığı dinginlik kayboldu. Ondan güçlü olan Magnar bile korktu onun hiddetinden. Değişikliği hisseden ikinci doğanlar toplanmıştı etraflarında. İşte o zaman ekilmişti hiçbirinin birbirinden daha güçlü olmadığı düşüncesinin tohumları. Ephron sadece gücünü kullanmıyordu(Yada bilmiyordu).
"Defol buradan!" diye bağırdı Ephron. "Etrafımdan, zamanımdan ve sevdiklerimden" Beni kandırdın Magnar, şimdiye kadar. Artık gerçek yüzünü görebiliyorum. Işığımı bile boğabilecek o karanlığını görüyorum. Artık evrende tanınıyorsun Magnar. Artık herkes kim olduğunu biliyor. Defol buradan!" Ephron"un sesi evrenin en ücra köşesinde bile patlamıştı. İkinci doğanlar sindi, çoğu korkudan ağladı. Magnar geriledi. Ephron gibi birinin böyle büyük bir öfkeyle cevap verebileceğini tahmin bile edememişti. Sonra kendini topladı. Ephron"a baktı "Gideceğim dostum ama yalnız değil. Sende hissediyorsun değil mi? Bana ve gücüme tapanlarda var. Sen de biliyorsun değil mi? Benim gücümü senin ışığına tercih edenlerde var." Ephron biliyordu. Her şeyi görebiliyordu. Bunca zaman nasıl bu kadar kör olabildiğine hayret etti. Magnar duyanı dehşete düşüren bir kahkaha attı. Kahkahası sırasında sesi oradaki herkesin kafasının içinde yankılanıyordu. "Gelin dostlarım! Benimle gelin. Güce gelin. Zafere gelin. Boş verin kalanlar kendi ışıkları içinde kör olsunlar. Benimle gelin.".
Ephron kimlerin gideceğini görebiliyordu. Bir bir onlar yok oldu ama ikinci doğanların çoğu Ephron"la kaldı. Magnar o zaman yok oldu. Sesi Ephron"un ve onunla kalanların kafalarının içinden haykırıyordu. "Zaman senin Ephron. Ama benim dönmemi engelleyemeyecek ve döndüğümde hepiniz önümde diz çökeceksiniz. Işığında kör ol Ephron""
Ephron"la kalanlar bu konuşmadan sonra Ephron"un "Sen kendi karanlığında kör olmuşsun bile dostum" deyip göz yaşı döktüğüne yemin bile edebilirler.