Küçük bir kovalamaca

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Küçük bir kovalamaca

by CHANGES » Fri Feb 11, 2005 1:57 am

Tax adamın kendisini azarlaması karşısında memnuniyetsizlikle suratını astı ama adamı takip etmeyi sürdürdü.Buralar yeteri kadar tehlikeliydi belki de bu yüzden susmasını istiyordu.Her neyse nedeni susmanın en iyisi olduğunda karar kıldı.Tırmanmaya devam ederlerken sessiz hareket etmek için birebir ama çamurda hareket etmenin çok zor olduğu ayakkabıları ile ikide bir kaysa da adamı takip etti.

*************************************************************
Braxx ın magaraya girişinden pek az zaman sonra onbeş kadar silahlı böcayı mağaralardan dışarıya karanlığa doğru süzüldü.Bu kez çoğu ağır silahlanmıştı.İz sürücüleri olan Tsartas Braxx'ı olayın olduğu yere kadar izledi ve burdan sonrasında kendisi öne geçti.Etrafın çamur olması takip kolaylaştırıyordu çünkü kaçan adamın ayak izleri bir tepeye doğru yönelmiş ve yerde buralara ait olmadığını belirten izler bırakmıştı.
İzci yukarıyı işaret ederken bir baykuş sesi ortamda yankılandı ve on beş böcayı organize bir biçimde dağılarak çalışar ve ağaçlar arasından tırmanmaya başladı.

by esen » Sat Jan 29, 2005 1:24 am

Arkasından gelmekte olan yabancıya hiç güvenmiyordu. Ama adamın boynunda gördüğü madalyon arkadaşlarınında ilgisini çekecekti. Bir an önce grubun diğer üyeleriyle konakladıkları yere gitmeliydiler...Ama bu adam sürekli kadınlar gibi dırdır edip sorular soruyordu, daha fazla dayanamayıp arkasını döndü ve
-" şimdi bir kadın gibi mız mızlanmaya ve sorular sormaya devam edersen , seni susturup yola sakin bir şekilde devam edebilirim. Ama kendiliğinden susarsan, hem beni senin o bedenini taşıma zahmedinden kurtarmış olursun hemde sen yüzünde oluşack şişlikle ortalarda gezmemiş olursun. " Bu sözlerini ne derece dikkate aldığını bilmiyordu ama adamın yüzünde oluşan şaşkın ifade kahkahalarla gülmesine yetecek kadar komikti, lakin kendisini gülmemek için zor tutmuştu.
-" şu çalılığı geçtiğimiz zaman rahat rahat dinlenebilirsin..."

by CHANGES » Thu Jan 27, 2005 1:07 am

Tax vadiye bir bakış attı.Buradan daha önce hiç geçmemişti ve daha ilk girdiğinde bile başını hemen belaya sokmuştu.Bu adam her kim olursa olsun onu kurtarmıştı.Belli ki buraları iyi bilen birisiydi ve Tax ın bu vadiden çıkışına yardım edebilirdi.Hemen toparlandı Tax ve bu adamın peşinden ilerlemeye başladı.
-Hey biraz daha yavaş olabilirmisin ben senin kadar hızlı ilerleyemiyorum da.Bu arada diğerleri dediğin de kim?Ben kimseyi göremiyorum.
Tax bir yandan konuşuyor bir yandan da patikada tırmanıyordu.Ağaçlar arasında ilerlerken bıraktığı izlere baktı,oysa bu adam hiç iz bırakmadan yürüyebiliyordu.Omuz silkti ve adamın peşinden ilerlemeye devam etti.

by esen » Fri Jan 07, 2005 6:42 pm

-"Ivor,Ivor Goldenbeard". sıradan gözüken bir adam için bile fazla garip bir isim söylemişi, karşısında duran adam. Ã?ylesine acele ediyordu ki gitmek için bu nedense biraz rahatsız etti Grawleyi. Tamam yabancı gitmeden önce seni grubun diğer üyeleriyle tanıştırmak istiyorum, ayrıca buraları sandığın kadar güvenlikte değil, o yüzden şimdilik benim misafirim olsan hepimiz için daha iyi olur ...
Adam pek istekli değildi sanki bir şey saklıyor yada bir şeyden kaçıyor gibi bir hali vardı. Gerçi istesede istemesede şu an için bir yere gidemezdi. Yavaş hareketlerle ilerdeki çalılığın olduğu yere doğru yürümeye başlamıştı, ama en ufak bir harekette ne yapması gerektiğini gayet iyi biliyordu. Arkasına dönmeden bu garip yabancıya seslendi
"- Acele etsen iyi olur yoksa , biraz daha kibar olabilirim emin ol!!

by CHANGES » Thu Jan 06, 2005 12:51 am

Tax yapacak çok fazla şeyi olmadığını anlamıştı.

-Bak dostum teşekkür ederim beni o goblin sürüsünden kurtardın belli ki elindeki yayı iyi kullanıyorsun.Evet sana borçlandım bu da doğru ama ben asla borcumu unutmam.Eğer şimdi gitmeme izin verirsen bir gün sana mutlaka borcumu öderim ama şimdi gitmem gerek hem de hemen.İsmimi sormuştun değilmi adım Ivor,Ivor Goldenbeard.

Tax hala bu adama güvenmediği için ismini söylemekten de çekinmişti.Zaten bunun ne gibi bir önemi olabilir ki diye düşündü ismimi öğrenipte ne yapacak ki.

by esen » Tue Jan 04, 2005 6:52 pm

Olayları bu kısılıp kaldığı yerden izlemek pek eylenceli gelmiyordu artık.
Aynı zamanda eli kolu bağlı kalması iyice canını sıkmıştı.
İnsan olan beladan kıl payı kurtulmuştu tabi yardım eden olmasaydı neler olurudu bunu düşünmedi.
- Bir an yorgun olduğunu anladı kanatlarını iyice çırparak açtı artık biraz uyumaya ihtiyacı vardı nasılsa şimdilik yapabileceği bir şey yoktu. Burdan kurtulduğu zaman yapacakları dışında ...

by CHANGES » Tue Jan 04, 2005 6:30 pm

Braxx koşarak yamacı tırmandı,mağara girişine gelmişti.İçeri girdiğinde karşısına dikilen goblin devriyesine ters bir bakış attı ve elleriyle mızraklarını itti.şefi bulması gerekiyordu,goblin yerleşiminden geçerken sert tavrını bir an olsun bozmadı.Bu sürüngenler karşılarındakinin en ufak bir zayıflığını bile değerlendiren sinsi pisliklerdi.Güçsüz olmalarına rağmen bir anda çoğalıyorlardı.Böcayıların himayesinde yaşasalarda değerli buldukları her şey için yalnız bir böcayıyı öldürebilirlerdi.Hızlı adımlarla çıktı goblinlerin inlerinden ve kendi geçitlerine geldi.Hemen önüne üç tane böcayı dikildi.

-Hey sen akıncıların diğerleri nerede?

-Bu seni ilgilendirmez bok kafa.Yolu hemen açmazsan şefe hesap verirsin.

Sonra boğazındaki balgamı temizleyip nöbetçinin önüne boca etti.

by esen » Tue Jan 04, 2005 5:59 pm

- "Hımm pek arkadaş canlısı sayılmazsın , ama belkide haklı olabilirsin , şu zamanlarda insan kimseye güvenemez oldu."

- "Bu arada sana sadece şu kadarını söyleyeyim bana bir borcun oldu yabancı ve ben kimseye asla karşılıksız yardım etmem!!" Bu sözleri aslında adamın tepkisini ölçmek için söylemişti, görünüş olarak sıradan birine benziyordu ama tavırları bunun tam tersi olduğunu gösteriyordu...
İşin kötü tarafı eğer goblinlerden biri kaçmayı başarmışsa bu işleri biraz daha karıştıracaktı. Ne de olsa uzun süredir bu bölgede gizlenmeyi başarmışlardı yakın zamanda tam bir saldırı pilanı hazırlanmıştı, ama artık bir şekilde varlıkları kesin bilinecekti. Sıkıntılı bir şekilde kurtardığı yabancıya baktı umarım buna değen biridir.
-Hey sen yabancı adın nedir ?

by CHANGES » Mon Jan 03, 2005 9:00 pm

Tax sonunda kendisini kurtaran bu adamı görmüştü.Ama öyle her hayatını kurtarana hemen güvenmemeyi çok önceleri öğrenmişti.İlk önce maksadını öğrenmeliydi.Belki o da mücevherin peşindeydi,böcayıların eline geçmesindense onları katletmeyi uygun görmüş olabilirdi.

-Hayatımı kurtardın ama neden?

Tax merakla sorusunun yanıtını bekliyordu.Huzursuzca olası bir savaşta kaçabilecek bir yön arıyor etrafına bakınıyordu.Ama bu okçunun menzilinden çıkamadan muhtemelen öldürüleceğini biliyordu.

************************************************************

Braxx yerden doğruldu,ağız dolusu bir küfürü Grazzak a savurdu.Oradaki ganimetten pay alacağım dedi kendi kendine.Hızını artırdı nefes nefese kalmıştı ki ileriden bağrışmalar geldiğini duydu.Daha temkinli yaklaştı,tüm ırkdaşlarının oklarla avlanmış olduğunu gördü.Bu onu korkuttu,çünkü buralarda dolaşan bir okçu birliği olduğu söylentisi sınır devriyesi goblinlerinin dilindeydi.Gerçi buna hiçbir böcayı inanmamıştı çünkü o sürüngenlerin söylediklerinin çoğu yalan oldurdu.Ama eğer onlar yalansa bu oklar da neyin nesiydi.Braxx en yakın cesede ilerledi ve üzerindeki oku çekip çıkarttı.Sonra koşarak köyünün yolunu tuttu artık elinde bir kanıtı vardı ve çok kısa sürede buraya bir akıncı grubundan çok daha fazlasıyla dönecekti.

by esen » Wed Dec 29, 2004 6:37 pm

Grawle gayet sakin bir şekilde korkmuş adamın yanına gitti. Adam öyle sıradan birisine benziyordu...
"Bir şeyin yokya, Sanırım az daha olacaktı ama ? Bu arada adım Grawle burdan geçiyor olmam senin için büyük şans yabancı, yoksa şimdiye kadar o yakışıklılardan beri seni çoktan ruhlar dünyasına göndermiş olurdu. " Bunları söylerken karşısında nefes alan adamı iyice inceledi tuhaf birine benziyordu, özellikle boynundan sarkan Drogon madalyonu dikkatini çekmişti. Böyle bir madalyon daha önce hiç bir yerde görmemişti ... Söyle bakalım senin adın nedir? Ayrıca bu lanet ıssız yerde benden başka bir çılgın bulacağımı pek sanmıyordum , nede olsa pek tercih edilen bir yol değildir.

by CHANGES » Wed Dec 29, 2004 12:17 am

Koca böcayının gözlerini hırs ve kan bürümüştü.Artık ayakları kendi kendine gidiyor gözleri bu hırs ile kararmış bir şekilde önündeki avını takip ediyordu.Kendisini o kadar kaptırmıştı ki yanından geçen okları bile farkedemiyordu.Ã?nündeki ufaklığı artık yakalamasına ramak kalmıştı ona sertçe bir yumruk patlattı.Yumruk ile birlikte önündeki av yere yuvarlandı ve önünde açık bir hedef haline geldi.Tıpkı kendisinin okçuya hedef olduğu gibi.Suratındaki pis gülümseme ve ağzından akan salyalar ile kocaman kılıcını kavrayan devasa elleri ile tam bir iğrençlik abidesiydi.Hızla arkasına baktı gelen yoktu,diğerlerinin izlerini kaybettiğini düşündü.Kılıcını sağ elinde yükseltti ve yerdeki kurbanına doğru hamle yaptı,işte bu sırada havayı yararak ilerleyen bir ok hedefi bulmuştu.Krazzak belirgin bir acı hissetmedi ama farkında olmadan dizleri üstüne düşmüştü.Artık onlara söz geçiremiyordu.Kolunun kontrolsüzce sağ tarafında sallandığını ve kılıcının elinden kaydığını hissetti.Sonra sadece soğuk vardı gitgide artan soğuk sanki sesleri de dondurmuştu.Artık hiç bir şey göremiyordu.Korkmuş kurbanına bir bakış attı ama ortalık bulanıklaşmaya başlamıştı.Sonrasında sonsuz karanlık geldi hiç birşeyi algılayamadığı bir karanlık.

by esen » Tue Dec 28, 2004 7:29 am

Aynı anda elindeki okları ardı ardına atmaya başlamıştı Grawle ve her atışı tam isabetti goblinimsiler bir bir yere düşmeye başlamışlardı. Kendinden emin bir ifadeyle oklarını atmaya devam ediyordu. Ã?nde koşan adam patikayı zar zor çıkıyordu şimdi. Durduğu yerden bir kaç adım attı ve bekledi...

by CHANGES » Fri Dec 24, 2004 6:47 pm

Tax böyle durumlarda düşünmenin ölmek anlamına geldiğini biliyordu.Hızla harekete geçti önündeki patika boyunca koşmaya başladı sağdan soldan çıkan silüetler peşine düşmüşlerdi.Omzunun arkasından biranlığına arkasına baktığında peşinden koşanların bir insandan çok iri goblinimsi yaratıklar olduğunu farketti.Bunlar böcayılardı!

***************************************************
KRazzak koşarken yanından geçtiği Braxx ı arkadan bir darbeyle yere düşürdü ve suratına pis bir gülümseme yerleştirdi.Ne de olsa avın tuzaktan kaçmasına neden olan Braxx idi ve bu lezzetli görünen insandan bir parça bile almaması gerekliydi.Krazzak hızını artırdı.Boyu neredeyse 2.30 a yaklaşan Krazzak her adımında kaçak ile arasındaki farkı kapatıyordu.Ne de olsa bu yolları ondan daha iyi biliyordu.Koşarken boğazındaki pis balgamı temizledi ve testere ağızlı dev kılıcını çekti.Her adımında zafere daha çok yaklaştığını hissediyordu.Koşusunu hızlandırdı artık grubuyla da arasına bir mesafe koymayı başarmıştı.Belki onlar gelmeden eğer varsa bu insanın ganimetlerine de el koyabilirdi.
*****************************************************

Tax artık yorulmaya başlamıştı ama bırakın aradaki mesafeyi korumayı her adımda bu pis goblinimsiler aradaki farkı kapatıyordu.Özellikle şu en yakındakinin pis nefesini neredeyse ensesinde hissediyordu.Tax zorlukla nefes alıyor gittikçe tırmanan patikayı ümitsizlikle koşuyordu.

by esen » Thu Dec 23, 2004 4:55 pm

Resmen belaya davetiye çıkarıyordu bu insan ne yapması gerektiğini bildiği halde orada öylece durması ancak meraklı bir hırsızın yapacağı türden bir aptallıktı. Bu sadece ufak bir dertti gerçi ama daha büyük bir sorundada böyle yapacağını gösteriyordu. Sinirlenmeye başladı bir an önce kurtulmalıydı bu mücevherden artık ...

by CHANGES » Tue Dec 21, 2004 11:14 pm

Tax ağacın altında bir süre oturdu ne kadar şanslı olduğunu düşündü.İstemsiz olarak eli boynundaki kolyeye gitti yavaşça kil kolyeyi okşadı.Ayağa kalktı üstünü başını silkeledi.Tan vaktiydi,yakında sabah olacaktı.Yavaşça yola koyuldu bir şekilde bu vadiden çıkması gerekiyordu. Hala onu şehirde bekleyen bir müşterisi ve teslim edilmesi gereken bir mücevher vardı.Yakaladığı bir patikayı vadi boyunca takip etmeye başladı.Etrafında sık otlar ve yüksek ağaçlar çok sessizdi.Bu garip sessizlik Tax ı endişelendiriyordu.Tek duyabildiği kendi nefes alışverişleri ve ayak sesleriydi.Yine de elinden birşey gelmiyordu.Yavaşça eli kılıcına uzandığı sırada kulakları gırtlaktan gelen bir konuşma yakaladı solundaki yüksek otların arasından geliyordu.Tax için bunun tek bir anlamı vardı ve mesajı açıktı: Kaç!!

Top