by Skylancer » Sun Sep 26, 2004 9:38 pm
dragonlance kitapları içinde weis&hickman'ın yazmadıkları arasında en başarılı kitap kabul edilir legend of huma. ben muhteşem bulmuştum kitabı, hem gaz dolu olması çabuk ilerlemesini sağlıyor hemde Azalin'in dediği gibi başta solamnic knightların code ve measure'ını gayet başarılı bir şekilde yansıtıyor. bu amaçla yazılması gereken ama yakınına bile yaklaşmayan "vinsa solamnus"felaketinden sonra çok iyi geliyor yani. green_eye arkadaşın magius'la ilgili yazdıklarına ise pek katılmıyorum. magius'un gizemini koruması bence iyi olmuş netekim ne kadar açıklarsanız o kadar basitleşir değil mi? (bkz: raistlin) hem magius'un ismini geçtiği her şey gizemlidir, staff of magius, dagger of magius, magius'un kendisi...daima bir gizem aurası ile kaplıdır. lakin gizemi magius'un büyük gücünü gizlememiş, en azından her babayiğit "they need more than a couple of dragons to stop me" diyemez. netekim bu kitabı okuduktan sonra staff of magius'u raistlin'in elinden alıp kafasına vura vura "değerini bil ulan bu çomağın, sen o adamın attığı tırnak bile olamazsın" demek istemişimdir, evet
galan dracos ise kitaptaki "bug" karakterdi bana göre. yani düşünecek olursak "gelmiş geçmiş en güçlü büyücü" ünvanı ne fistandantilus nede raistlin'e aittir lakin galan abimiz son dakka büyüsü ile bunu ortadan kaldırmış ve yazar gelecek sert eleştrilerden kurtulmuş oldu...buz üstünde estetik alanında 10 tam puan veriyorum yazara bu noktada.
huma'ya gelicek olursak...harika işlenmiş, baştan sona diğer kitaplardaki saygı ve göndermelere uygun olmuş. huma'nın neden paladine'ın seçilmişi olduğunu anlamak, bir solamnic knight'ın neden krynn'in koruyucusu kabul edildiğini görmek, huma'nın takhisis'e meydan okuması şu an bile tüylerimi diken diken ediyor.
yani diyeceğim odur ki fistandantilus yeniden doğuş, vinas solamnus gibi kitapevlerinin "hazır talep varken yolalım şunları" mantığı ile çıkarttıkları kitapları boşverin, huma destanı nı okuyun.
saygılar, sevgiler.
dragonlance kitapları içinde weis&hickman'ın yazmadıkları arasında en başarılı kitap kabul edilir legend of huma. ben muhteşem bulmuştum kitabı, hem gaz dolu olması çabuk ilerlemesini sağlıyor hemde Azalin'in dediği gibi başta solamnic knightların code ve measure'ını gayet başarılı bir şekilde yansıtıyor. bu amaçla yazılması gereken ama yakınına bile yaklaşmayan "vinsa solamnus"felaketinden sonra çok iyi geliyor yani. green_eye arkadaşın magius'la ilgili yazdıklarına ise pek katılmıyorum. magius'un gizemini koruması bence iyi olmuş netekim ne kadar açıklarsanız o kadar basitleşir değil mi? (bkz: raistlin) hem magius'un ismini geçtiği her şey gizemlidir, staff of magius, dagger of magius, magius'un kendisi...daima bir gizem aurası ile kaplıdır. lakin gizemi magius'un büyük gücünü gizlememiş, en azından her babayiğit "they need more than a couple of dragons to stop me" diyemez. netekim bu kitabı okuduktan sonra staff of magius'u raistlin'in elinden alıp kafasına vura vura "değerini bil ulan bu çomağın, sen o adamın attığı tırnak bile olamazsın" demek istemişimdir, evet :)
galan dracos ise kitaptaki "bug" karakterdi bana göre. yani düşünecek olursak "gelmiş geçmiş en güçlü büyücü" ünvanı ne fistandantilus nede raistlin'e aittir lakin galan abimiz son dakka büyüsü ile bunu ortadan kaldırmış ve yazar gelecek sert eleştrilerden kurtulmuş oldu...buz üstünde estetik alanında 10 tam puan veriyorum yazara bu noktada.
huma'ya gelicek olursak...harika işlenmiş, baştan sona diğer kitaplardaki saygı ve göndermelere uygun olmuş. huma'nın neden paladine'ın seçilmişi olduğunu anlamak, bir solamnic knight'ın neden krynn'in koruyucusu kabul edildiğini görmek, huma'nın takhisis'e meydan okuması şu an bile tüylerimi diken diken ediyor.
yani diyeceğim odur ki fistandantilus yeniden doğuş, vinas solamnus gibi kitapevlerinin "hazır talep varken yolalım şunları" mantığı ile çıkarttıkları kitapları boşverin, huma destanı nı okuyun.
saygılar, sevgiler.