by Gorath » Mon Jul 05, 2004 7:13 pm
BÃ?LÃ?M 3-Ã?İÃ?EK BAHÃ?ESİ-
Kız sessizce ilerledi ve odanın kapısını kolu ile açarak içeriye girdi.Elinde tuttuğu tepsiyi hasta babasının yatağının yanındaki masaya bırakarak yatağın yanına oturdu."Sevdiğimden sonra senide kaybedemem baba."dedi gözlerinde yaşlarla.Artık ağlamıyordu,ağlayamıyordu. Göz pınarlarındaki yaşlar kurumuştu.
Babası ona bakarak gülümsemeye çalıştı.Vebanın ellerinde vücudu çürümüştü.Terler hiç durmaksızın vücudun değişik noktalarından dışarıya akıyor ve vücuttaki su oranını düşürüyordu."Özülme kızım."dedi."Ben çiçek değilim ki yeniden açayım."Yeni bir öksürük nöbeti ile sarsılsı.Kız elinde tuttuğu bşr bardak suyu ve şifacıdan aldığı işe yaramaz ezilmiş bitki özlerini babasına uzattı ve artık çürümüş ve yeryer dökülmüş ağzından içeriye bir kaç yudum boşalttı.Tüm su ve ilaç dışarıya geriye yeni bir öksürük ile çıktı.şifacı ilaçları en azından acıları dindirsin diye vermişti ama artık vücut bunları bile kabul etmiyordu.
Adam yeniden öksürürken kızı ayağa kalktı ve elinde tuttuğu tepsi ile odayı terk etti.Arkadan acı bir feryat duyuldu ve kız kapının dibinde elindeki tepsiyi düşürerek geriye koştu.Kapıdan içeriye bakınca çığlığını bastıramadı.Babası son kasılmasını yaşamış ve hızla ölümün kucağına gitmişti.Artık adamın yerinde ölüm kol geziyordu.
Bahçe kapısı aralandı ve Sizina içeriye girdi.Sokaklarda ölüm kol geziyordu.Tüm Kernstrat şehri artık alevler içerisindeydi ve vebadan kurtulanlarda büyük bir deliliğe teslim olarak birbirini katletmeye başlamıştı.Sizinanın duyduğu kadarıyla bu ölümcül veba dünyanın dört bir tarafına doğru ilerlemekteydi.Arkasında olan güç tam olarak bilinemiyordu.Daha şimdiden güney hududunu geçerek Limbroya ve hatta kapılarını kimseye açmayan ve kaleye yaklaşanları uzaktan okları ile öldüren Krossesideye bile girmişti.
Sizina tüm bunları umursamıyordu.Tek umursadığı ölümünün geleceği andı ve o an için sadece güzelliklerin yani her zaman çok sevdiği çiçeklerinin yanında olmak istiyordu. Dünyanın dört bir yanından gelen çiçeklerinin yanında zaman geçirmek ona şu anda huzur veren tek şeydi.Özelliklede Pifiri adlı kuzey yakası çiçekleri ile zaman geçirmek onun içini huzurla kaplıyordu.Bu çiçekleri ona ta kuzey sınırlarından getiren kişi sevgilisi Frierdi. Sevgilisine onlara çok iyi bakacağına dair yeminler etmişti.
Yoldan geçen atlı birliklerin sesini duyunca başını kaldırdı.Burada,bu kadar uzaklarda bir süvari birliğinin ne işi olabileceğini düşünmeye başladı.Acaba yönetimin yeni bir planımı vardı.Derken at seslerinin onun kapısına gelmesini ve sonrada durmasını dinledi.Atların üzerinden atlayarak inen insanların sesleri duyuldu.Zırh seslerini duyabiliyordu.Bunların şövalyeler olabileceğini düşündü.Ama artık umursamıyordu.Katiller olsa bile umurunda değildi.En azından başka bir yerde çok daha güzel bir beklentisi vardı.
Bahçe kapısı itilerek açıldı ve tam takım zırhlar içerisinde bir adam girdi.Bir kilit şövalyesiydi içeriye giren adam.Belinde taşıdığı kılıcı ve sırtındaki kilit dövmeli kalkanı bunu oldukça açığa vuruyordu.Miğferini çıkartarak sakallı suratını ortaya çıkardı.Saygı ile reverans yaptı ve "Selamlar leydim."dedi.
Kız bakışlarını şövalyeden ayıramadan "Ne istemiştiniz lordum?"diye sordu.
şövalye bakışlarını yenden kıza kaldırdığında uzunca bir süre birbirlerinin gözlerine baktılar ve en sonunda şövalye arkasından gelenlere yol vermek için kenara geçti.İçeriye pos bıyıklı bir adam girdi ve kız bu adamı derhal tanıdı."Kral Kassar."dedi toz toprak içindeki elbisesi karşısında mahcup olarak.Kız bu fakir evinde soylu kralını göreceğini hiç düşünmemişti.
Hemen yanında bir Gnome içeriye girdi ve arkasında da bir karacüppeli büyücü vardı.Kız bu garip gruba baktı ve "Nasıl yardımcı olabilirim lordum?"diye sordu.
Pos bıyıklı adam konuşmaya başladı."Leydi Kassar bu şekilde evinize geldiğimiz için lütfen bizi mahzur görün ama geliş amacımız çok önemli."
Kız başıyla onayladı.İçinden "Zaten sizin gibi önemli insanlar önemli bir amaç olmasa halkından birisinin evine gelir mi?"diye düşündü.
"Bildiğiniz gibi şu anda dünyamızın yarısı büyük bir veba salgını ile sallanıyor.Biz bu işe en sonunda bir çözüm bulduğumuzu düşünüyoruz ama bir bakıma seçeneklerimizin de azaldığını fark ettik.Vebaya yakalanan ama hastalığa karşı vücudu bağışıklık kazanan bir insan arıyoruz.Bu insanı üzerinde deneyler yapmamız gerekecek."
"Evet deneyler."Adamın yanında duran Gnome ellerini ovuşturmaya başlamıştı bile.
"Ve bir deney faresi arıyorsunuz.Eminim sevgili büyücülerinizin ellerinde bunu yapmaya gönüllü bir çok deney faresi vardır."Kara cüppeli büyücüye baktı ve adam ona gülümseyerek saygı ile hafifçe eğildi.
Kral ellerini sallayarak "Hayır,yanlış anladınız leydim."dedi."Sizi değil etrafınızı araştırmak istiyoruz.Ã?evrenizde en çok birlikte olduğunuz varlıkların size karşı bir koruma sağladığını düşünüyoruz."
"Neden başkası değil de ben?"diye sordu kız.
"Ã?ünkü diğer vebadan kurtulanların hiçbirisine ulaşamadık.Ã?oğu hastalığa yakalananlar tarafından öldürülmüş durumda.Kurtulanlarda ya sizin gibi şehir dışında bir eve çekilmişti ki onların yerlerini hâla tespit edemedik yada dağlara kaçmışlardı.Bu durumda bulabildiğimiz tek kişi sizsiniz."dedi yanda duran kilit şövalyesi."Aslında iki kişi daha vardı ve ekip üçe ayrıldı.Hepimiz birinizi araştırmak için yola çıktık."
Yanda duran Gnome"un suratında bir asılma oldu."Onları ikna edemedim."dedi."Hepsini ben araştırmalıydım."
"O zaman araştırın."dedi Sizina."Bneim tek varlıklarım bu çiçekler.Sevgilim vebada ölünce ölümümü beklemek için buraya çekildim ve sadece çiçeklerimle vakit geçirmeye başladım."
Kara cüppeli büyücü daha şimdiden hayretle etrafına bakmaya başlamıştı.Her çeşit çiçek, dünyanın her yerinde bulunan her çeşit çiçek vardı bu bahçede.Gözleri dönerken kızın yanında durduğu ufak bahçede donakaldı ve kuzey çiçeklerini gördü.Elf bahçelerinin çiçekleriydi bunlar.Hızlıca yanlarına giderek onlara baktı.Acaba olabilir miydi?Vebanın elf sınırlarına girmeme nedeni bu olabilir miydi?Bu çiçek sadece sevgi dolu insanlarda yetişirdi.
Ã?içeklerden birisini koklayarak "Pifiri çiçeği!"dedi."Sadece sevgi dolu olan insanlar bu çiçeği yetiştirebilir.Ã?içek sevgiden güç alır."Herkes bakışlarını kıza çevirirken kız hızla çiçeği kopartmak isteyen büyücünün önüne geçerek onu geriye itti."Onu kopartamazsın."dedi"Bu çiçeklerin hatırası var."
Büyücü ayağa kalkarak bir özür mırıldandı ama Gnome çoktan arkadan dolaşarak bir çiçek koparmıştı bile.Bu çiçeği incelemek için sabırsızlanıyordu.Kızın söylediklerinin onun açısından hiçbir önemi yoktu.Büyücüye koparamazsın demişti ama kimse ona koparamazsın dememişti.
Kız yanında durmakta olan Gnomeu görünce bir çığlık patlattı ve "Saygısız pislikler!"diye bağırdı."Defolun evimden."Gözlerinde yaşlarla adamlara kapıyı gösterdi.
Kral hızla ileriye çıktı ve Gnome"u yakasından yakaladığı gibi sürükleyerek peşine taktı.Hemen ardından diğerleri çıktılar ve en sonda gelmekte olan şövalye kapıdan çıkmadan bir an önce durarak "Özgünüz leydim."dedi.
Birden kız aşırıya kaçtığını hissetti ve içini bir sıkıntı kapladı.Tüm bunların nedeni neydi? Sadece bir çiçek uğruna bu kadar kıyametleri koparmaya ne gerek vardı?
şövalye gitmek üzere dönmüşken kolundan tuttu ve "Lütfen!"dedi.şövalye dönüp ona bakınca devam etti."Lütfen anlayın lordum,o çiçeğin benim için çok büyük değeri vardı."
şövalye başını salladı ve "Özülmeyin leydim."dedi."Buraya bir Gnome getirmek bizim suçumuzdu ve özellikle değer verdiğinizi korumanızı takdir ettiğimi bilin."
Bir an için ikisinin de gözleri buluştu.Her nedense ikisi de birbirinden ayrılmak istemiyordu.Kız şövalyenin gitmesini istemiyordu ve aynı şekilde şövalyede gitmek istemiyordu.
şövalye yeniden dönmüş ve ilerlemeye başlamışken kız arkasından seslendi."İsminiz nedir lordum?"diye sordu.
şövalye yeniden dönerek baktı ve "Alrasino leydim Sizina."dedi.
Kız yanaklarının kızardığını hissetti."Lütfen beni yeniden ziyaret edin lordum Alrasino." dedi."Bunu benim gibi yalnız birine çok görmeyin."
şövalye içini kaplayan bir huzur dalgası ile birlikte atına atladı ve yola çıktı.Elbette ki geriye gelecekti.Böyle güzel bir leydi reddedilir miydi.
O gece Sizina rüyasında Frier"i gördü.Adam bu sefer huzur doluydu ve kıza bakıyordu. "Artık seni emanet edecek birisini buldum Sizinam."dedi."Seni sonsuza kadar koruyacak birisini.Artık huzur içinde uyuyabilirim."
Sizina ona gülümsedi."Hoşça kal Frier."dedi."Seni asla unutmayacağım."
Kız artık biliyordu.Ölen ölür kalan kalır ama kalanlar yeni bir yaşam için kalır.Kız o vebadan kurtulduğunda gerçektende yeniden doğmuştu.
BÃ?LÃ?M 3-Ã?İÃ?EK BAHÃ?ESİ-
Kız sessizce ilerledi ve odanın kapısını kolu ile açarak içeriye girdi.Elinde tuttuğu tepsiyi hasta babasının yatağının yanındaki masaya bırakarak yatağın yanına oturdu."Sevdiğimden sonra senide kaybedemem baba."dedi gözlerinde yaşlarla.Artık ağlamıyordu,ağlayamıyordu. Göz pınarlarındaki yaşlar kurumuştu.
Babası ona bakarak gülümsemeye çalıştı.Vebanın ellerinde vücudu çürümüştü.Terler hiç durmaksızın vücudun değişik noktalarından dışarıya akıyor ve vücuttaki su oranını düşürüyordu."Özülme kızım."dedi."Ben çiçek değilim ki yeniden açayım."Yeni bir öksürük nöbeti ile sarsılsı.Kız elinde tuttuğu bşr bardak suyu ve şifacıdan aldığı işe yaramaz ezilmiş bitki özlerini babasına uzattı ve artık çürümüş ve yeryer dökülmüş ağzından içeriye bir kaç yudum boşalttı.Tüm su ve ilaç dışarıya geriye yeni bir öksürük ile çıktı.şifacı ilaçları en azından acıları dindirsin diye vermişti ama artık vücut bunları bile kabul etmiyordu.
Adam yeniden öksürürken kızı ayağa kalktı ve elinde tuttuğu tepsi ile odayı terk etti.Arkadan acı bir feryat duyuldu ve kız kapının dibinde elindeki tepsiyi düşürerek geriye koştu.Kapıdan içeriye bakınca çığlığını bastıramadı.Babası son kasılmasını yaşamış ve hızla ölümün kucağına gitmişti.Artık adamın yerinde ölüm kol geziyordu.
Bahçe kapısı aralandı ve Sizina içeriye girdi.Sokaklarda ölüm kol geziyordu.Tüm Kernstrat şehri artık alevler içerisindeydi ve vebadan kurtulanlarda büyük bir deliliğe teslim olarak birbirini katletmeye başlamıştı.Sizinanın duyduğu kadarıyla bu ölümcül veba dünyanın dört bir tarafına doğru ilerlemekteydi.Arkasında olan güç tam olarak bilinemiyordu.Daha şimdiden güney hududunu geçerek Limbroya ve hatta kapılarını kimseye açmayan ve kaleye yaklaşanları uzaktan okları ile öldüren Krossesideye bile girmişti.
Sizina tüm bunları umursamıyordu.Tek umursadığı ölümünün geleceği andı ve o an için sadece güzelliklerin yani her zaman çok sevdiği çiçeklerinin yanında olmak istiyordu. Dünyanın dört bir yanından gelen çiçeklerinin yanında zaman geçirmek ona şu anda huzur veren tek şeydi.Özelliklede Pifiri adlı kuzey yakası çiçekleri ile zaman geçirmek onun içini huzurla kaplıyordu.Bu çiçekleri ona ta kuzey sınırlarından getiren kişi sevgilisi Frierdi. Sevgilisine onlara çok iyi bakacağına dair yeminler etmişti.
Yoldan geçen atlı birliklerin sesini duyunca başını kaldırdı.Burada,bu kadar uzaklarda bir süvari birliğinin ne işi olabileceğini düşünmeye başladı.Acaba yönetimin yeni bir planımı vardı.Derken at seslerinin onun kapısına gelmesini ve sonrada durmasını dinledi.Atların üzerinden atlayarak inen insanların sesleri duyuldu.Zırh seslerini duyabiliyordu.Bunların şövalyeler olabileceğini düşündü.Ama artık umursamıyordu.Katiller olsa bile umurunda değildi.En azından başka bir yerde çok daha güzel bir beklentisi vardı.
Bahçe kapısı itilerek açıldı ve tam takım zırhlar içerisinde bir adam girdi.Bir kilit şövalyesiydi içeriye giren adam.Belinde taşıdığı kılıcı ve sırtındaki kilit dövmeli kalkanı bunu oldukça açığa vuruyordu.Miğferini çıkartarak sakallı suratını ortaya çıkardı.Saygı ile reverans yaptı ve "Selamlar leydim."dedi.
Kız bakışlarını şövalyeden ayıramadan "Ne istemiştiniz lordum?"diye sordu.
şövalye bakışlarını yenden kıza kaldırdığında uzunca bir süre birbirlerinin gözlerine baktılar ve en sonunda şövalye arkasından gelenlere yol vermek için kenara geçti.İçeriye pos bıyıklı bir adam girdi ve kız bu adamı derhal tanıdı."Kral Kassar."dedi toz toprak içindeki elbisesi karşısında mahcup olarak.Kız bu fakir evinde soylu kralını göreceğini hiç düşünmemişti.
Hemen yanında bir Gnome içeriye girdi ve arkasında da bir karacüppeli büyücü vardı.Kız bu garip gruba baktı ve "Nasıl yardımcı olabilirim lordum?"diye sordu.
Pos bıyıklı adam konuşmaya başladı."Leydi Kassar bu şekilde evinize geldiğimiz için lütfen bizi mahzur görün ama geliş amacımız çok önemli."
Kız başıyla onayladı.İçinden "Zaten sizin gibi önemli insanlar önemli bir amaç olmasa halkından birisinin evine gelir mi?"diye düşündü.
"Bildiğiniz gibi şu anda dünyamızın yarısı büyük bir veba salgını ile sallanıyor.Biz bu işe en sonunda bir çözüm bulduğumuzu düşünüyoruz ama bir bakıma seçeneklerimizin de azaldığını fark ettik.Vebaya yakalanan ama hastalığa karşı vücudu bağışıklık kazanan bir insan arıyoruz.Bu insanı üzerinde deneyler yapmamız gerekecek."
"Evet deneyler."Adamın yanında duran Gnome ellerini ovuşturmaya başlamıştı bile.
"Ve bir deney faresi arıyorsunuz.Eminim sevgili büyücülerinizin ellerinde bunu yapmaya gönüllü bir çok deney faresi vardır."Kara cüppeli büyücüye baktı ve adam ona gülümseyerek saygı ile hafifçe eğildi.
Kral ellerini sallayarak "Hayır,yanlış anladınız leydim."dedi."Sizi değil etrafınızı araştırmak istiyoruz.Ã?evrenizde en çok birlikte olduğunuz varlıkların size karşı bir koruma sağladığını düşünüyoruz."
"Neden başkası değil de ben?"diye sordu kız.
"Ã?ünkü diğer vebadan kurtulanların hiçbirisine ulaşamadık.Ã?oğu hastalığa yakalananlar tarafından öldürülmüş durumda.Kurtulanlarda ya sizin gibi şehir dışında bir eve çekilmişti ki onların yerlerini hâla tespit edemedik yada dağlara kaçmışlardı.Bu durumda bulabildiğimiz tek kişi sizsiniz."dedi yanda duran kilit şövalyesi."Aslında iki kişi daha vardı ve ekip üçe ayrıldı.Hepimiz birinizi araştırmak için yola çıktık."
Yanda duran Gnome"un suratında bir asılma oldu."Onları ikna edemedim."dedi."Hepsini ben araştırmalıydım."
"O zaman araştırın."dedi Sizina."Bneim tek varlıklarım bu çiçekler.Sevgilim vebada ölünce ölümümü beklemek için buraya çekildim ve sadece çiçeklerimle vakit geçirmeye başladım."
Kara cüppeli büyücü daha şimdiden hayretle etrafına bakmaya başlamıştı.Her çeşit çiçek, dünyanın her yerinde bulunan her çeşit çiçek vardı bu bahçede.Gözleri dönerken kızın yanında durduğu ufak bahçede donakaldı ve kuzey çiçeklerini gördü.Elf bahçelerinin çiçekleriydi bunlar.Hızlıca yanlarına giderek onlara baktı.Acaba olabilir miydi?Vebanın elf sınırlarına girmeme nedeni bu olabilir miydi?Bu çiçek sadece sevgi dolu insanlarda yetişirdi.
Ã?içeklerden birisini koklayarak "Pifiri çiçeği!"dedi."Sadece sevgi dolu olan insanlar bu çiçeği yetiştirebilir.Ã?içek sevgiden güç alır."Herkes bakışlarını kıza çevirirken kız hızla çiçeği kopartmak isteyen büyücünün önüne geçerek onu geriye itti."Onu kopartamazsın."dedi"Bu çiçeklerin hatırası var."
Büyücü ayağa kalkarak bir özür mırıldandı ama Gnome çoktan arkadan dolaşarak bir çiçek koparmıştı bile.Bu çiçeği incelemek için sabırsızlanıyordu.Kızın söylediklerinin onun açısından hiçbir önemi yoktu.Büyücüye koparamazsın demişti ama kimse ona koparamazsın dememişti.
Kız yanında durmakta olan Gnomeu görünce bir çığlık patlattı ve "Saygısız pislikler!"diye bağırdı."Defolun evimden."Gözlerinde yaşlarla adamlara kapıyı gösterdi.
Kral hızla ileriye çıktı ve Gnome"u yakasından yakaladığı gibi sürükleyerek peşine taktı.Hemen ardından diğerleri çıktılar ve en sonda gelmekte olan şövalye kapıdan çıkmadan bir an önce durarak "Özgünüz leydim."dedi.
Birden kız aşırıya kaçtığını hissetti ve içini bir sıkıntı kapladı.Tüm bunların nedeni neydi? Sadece bir çiçek uğruna bu kadar kıyametleri koparmaya ne gerek vardı?
şövalye gitmek üzere dönmüşken kolundan tuttu ve "Lütfen!"dedi.şövalye dönüp ona bakınca devam etti."Lütfen anlayın lordum,o çiçeğin benim için çok büyük değeri vardı."
şövalye başını salladı ve "Özülmeyin leydim."dedi."Buraya bir Gnome getirmek bizim suçumuzdu ve özellikle değer verdiğinizi korumanızı takdir ettiğimi bilin."
Bir an için ikisinin de gözleri buluştu.Her nedense ikisi de birbirinden ayrılmak istemiyordu.Kız şövalyenin gitmesini istemiyordu ve aynı şekilde şövalyede gitmek istemiyordu.
şövalye yeniden dönmüş ve ilerlemeye başlamışken kız arkasından seslendi."İsminiz nedir lordum?"diye sordu.
şövalye yeniden dönerek baktı ve "Alrasino leydim Sizina."dedi.
Kız yanaklarının kızardığını hissetti."Lütfen beni yeniden ziyaret edin lordum Alrasino." dedi."Bunu benim gibi yalnız birine çok görmeyin."
şövalye içini kaplayan bir huzur dalgası ile birlikte atına atladı ve yola çıktı.Elbette ki geriye gelecekti.Böyle güzel bir leydi reddedilir miydi.
O gece Sizina rüyasında Frier"i gördü.Adam bu sefer huzur doluydu ve kıza bakıyordu. "Artık seni emanet edecek birisini buldum Sizinam."dedi."Seni sonsuza kadar koruyacak birisini.Artık huzur içinde uyuyabilirim."
Sizina ona gülümsedi."Hoşça kal Frier."dedi."Seni asla unutmayacağım."
Kız artık biliyordu.Ölen ölür kalan kalır ama kalanlar yeni bir yaşam için kalır.Kız o vebadan kurtulduğunda gerçektende yeniden doğmuştu.