Ormanın Laneti

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Ormanın Laneti

Ormanın Laneti

by CHANGES » Thu Nov 11, 2004 9:41 pm

Güzel bir pazar günüydü bir gece önce bardan geç gelmiştim bu yüzden kalkışım neredeyse onikiyi bulmuştu.Gözlerimde hala dün geceden kalma sigara dumanı kulaklarımda o yüksek sesli müziğin verdiği çınlama.Odamın kapısını açtım mutfaktan gelen o güzel koku ister istemez beni banyodan önce kendisine çekiyordu.Fırında bir börek pişiyordu,fırının da üzerinde bir not: 12 den önce açma.
Biraz memnuniyetsizlik ve sabırsızlıkla doğru banyoya döndüm elimi yüzümü yıkadım.Aynada bir buhar vardı belli ki kısa süre önce birisi banyo yapmış bu nedenle banyodaki ayna buharlanmıştı.O buharı silmek için elimi uzattım ve dehşete düştüm bir anda.Aynadan içeriye çekiliyor ve buna engel olamıyordum.O küçücük aynadan içeri nasıl girdiğimi bilmiyorum.
Ama o sırada gözlerime inen sis perdesine engel olamadım.Gözlerimdeki buğulanma dağıldığında bir ormanda olduğumu farkettim.Ne kadar zamandır burada böylece yattığım hakkında bir fikrim yoktu. Ayağa kalkmak için doğrulduğumda her hareketimde üzerimde bir şıngırdama oluyordu ve üzerime baktığım da şaşkınlığım bir kat daha arttı.Bir şekilde birisi üzerime zincir örme bir zırh geçirmişti.
Ayağa kalktım yerde duran kılıcı gördüm kabzası üzerindeki ejderha işlemesi mükemmeldi.Uzandım ve onu yerden aldım,çeliğin ortasında 2 adet kan oluğu vardı ve üzerinde garip bir dilde bir şeyler yazılmıştı,rusçaya benziyordu biraz.Ayağımdaki botlar,aslında bunlar bottan çok deriden yapılmış kılıflara benziyordu ama ayağım içinde çok rahattı ve bastığım yerlerdede rahat hareket edebiliyordum.
Etrafı incelemeye koyuldum bir yandan da yürüyordum,başımdaki ağrı yine başlamıştı.Elimi başıma götürdüm ve elime bulaşan bir sıvı hissettim.
Hemen elimi indirip baktım bu kandı hem de benim kanım.
Ormanda ışık yüksek ağaçların arasından sızıyor ve ışık demetleri gözle görülebiliyordu.Etrafta kuş ve cırcır böceğine benzer bir böceğin zaman zaman duyulan sesinden başka bir şey yoktu.Bir de hareket ederken benim çıkardığım şangırdama.
Bir an sol tarafımda bir hareketlenme oldu sanki o tarafa dönüp umursamazca baktım ama kimse yada bir hayvan bile yoktu.Ã?nümde bir patika belirdi sevindim hemen bu patikaya çıktım insanlar tarafından kullanılan bir yol bulmuştum en sonunda.Bu yol mutlaka beni bir yere çıkartırdı.İzlemeye başladım,bu sırada etraftaki bu cırcır böcekleri daha yakından ötüyordu.Bir kaç adım daha gitmiştim ki önümdeki 2 ağacın herbirinden birer kişi çıktı.Ellerindeki yaylarını neredeyse burnuma sokacaklardı.Garip şekillerde yüzlerini boyamış bu kişilerin saçları uzundu ve zayıf 1.70 boylarındaydılar.Ne yapacağımı şaşırmış bir şekilde ellerimi kaldırırken fark ettiğim kulaklarının sivri ve bir insandan daha uzun olduğu idi.Garip bir lehçede bir şeyler söyledi kadın olan,o sırada etrafımdaki ağaçlardan on kadar daha dostları çıktı.Tek yapabildiğim ellerimi kaldırmak oldu,aklımdaki düşünceleri söze döktüğümde onlarla aynı dili konuştuğumu farkettim.Bana onların dilini nereden bildiğimi sordular.Ama bu iyi bir soruydu aynı zamanda benim için yanıtı olmayan bir soru.Arkasından daha bir çok soru geldi.Kim olduğumu sordular,nereden geldiğimi ve kaganesti topraklarında ne aradığımı.
Ama ben sadece boş gözlerle onlara bakarken,kafamdaki yarayı farkettiler.Birisinin ormanın laneti dediğini duydum ama bunun da benim için hiç bir anlamı yoktu.Ama bu her ne idiyse üzerime doğrultulmuş olan yaylar inmişti ve tüm itirazlarıma rağmen bir kaç saniye içerisinde geldikleri gibi kayboldular.şaşkınlık içerisinde etrafıma bakındım,yoluma devam ettim.Patika gittikçe yükseliyordu ve orman karanlıklaşıyordu.
Ağaçlar bu karanlıkta adeta canavarlara benziyordu,gülümsedim hayal gücü olduğunu tekrarladım kendi kendime.İleride hafif hafif parlayan bir alev gördüm uzakta.O tarafa yöneldim ve patikadan çıktım henüz bir kaç metre ilerlemiştim ki ışık kayboldu,etrafıma bakındım ama garip bir şekilde yolu göremiyordum.Sonra bir uğuldama duydum,şu hayalet filmlerindekine benzer.Elimde olmadan kılıcı kınıdan çıkarttım ve etrafıma bakındım.Çok yakından bir rüzgar yüzümü yaladı.Döndüm etrafımda korkmaya başlamıştım evet.Sonra karşımda arkası dönük cüppe içerisinde bir kadın göründü.Cüppesi yırtıktı.Ona seslendim bakması için.
Bana doğru yavaşça döndü ve ben küçük dilimi yuttuğuma yemin edebilirdim.Bu şey her neyse bir kadın değildi en azından artık değildi.Tek gözü yoktu ve derisi lime lime olmuş etleri sarkıyordu.Korkumdan tek ses çıkartamadım ama onun bana baktıktan sonra ağzını açtığını gördüm.Attığı o tiz çığlıkla birlikte herşey bulanıklaştı ve karanlığa gömüldüm.
Sonra ışık o beyaz ışık onu takip ettim,sanki suyun altından yukarıya çıkmaya çalışan birisi gibi ama üzerimdeki su değil sadece karanlıktı,yüzeye ulaşmak için debelendim ve sonunda nihayet.Karşımda bir doktor bana bakıyor ve o elindeki ışık veren garip nesneyi bana tutuyordu.Anlamsızca etrafıma bakındım."Banyoda düşüp kafanı vurmuşsun dostum,ailen seni buraya getirdiğinde bilincin yerinde değildi "dedi doktor.Benim ağzımdan çıkan tek şeyse ormanın laneti olmuştu.

Top