by Oren_Dautry » Wed Jul 18, 2007 7:25 pm
Peder kabinlerden birine geçerken öbür eliylede Crusifel'e yandaki kabini gösterdi. Crusifel kabine girdi ve pedere döndü.
"Anlat çocuğum ne günah işledin?"
"Günahlarım çok büyük peder, sayısız ve affedilmez günahlar işledim..."
"Tanrı affedicidir ama daha önemlisi senin kendini affedebilmendir çocuğum. Her isnan hata yapar ama önemli olan bunlardan doğruyu bulmak ve kendine bir ders çıkarabilmektir."
"Benim günahlarımın dönüşü yok peder.Adem ile Havva'nın yasak elmayı almalarından bile büyük bir günah. Bana ve benim gibilere verilen emaneti koruyamadım gözetemedim. Dışarda olan her parça kötülükte payım var, hergün artan kaosun içinde parmağım var ve işlenen her suça bir parça yataklık ediyorum."
"Ne demek istiyorsun çocuğum açık konuş.."
"Siz bile doğru zannettiğiniz şeyleri yaparken günah işliyorsunuz bir de insanlığın vehametini düşünün.."
Bu sözlerden sonra rahibin yüzünde şaşkın, tedirgin ve kafsı karışmış bir ifade yerleşmişti..
"Günahın nedir çocuğum anlatırsan sana yardımcı olabilirim, ne emanetinden bahsediyorsun?"
"Ah peder ah, ne kadar körü körüne bağlısın o sevgili tanrından geldiğini zannettiğin bu din saçmalığına."
Peder bir an azını açacakmış gibi oldu ancak Crusifel buna meydan vermeden konuşmasına devam etti.
"Bizlerin varlığı dünyanın başlangıcından önceye dayanır peder..Dünyayı ve üzerindeki güzellikleri yarattık. Gölleri, nehirleri, ağaçları, hayvanları, gökyüzünü ve topraktan insan bedenini şekillendirdik. Siz insanların diğer yaratılanlardan bir farkı vardı. Bizler tanrının sadece hizmetkarlarıydık ama siz... siz onun gerçek çocuklarısınız çünkü o size kendinden bir parça armağan etti ve bize sizleri sevip gözetmemizi söyledi.."
Kısa bir sessizlik anı oldu Crusifel bir an geçmişi hatırladı ve çektiği acılar ve geçmeyen zamanın işkencesi tekrar ruhunu yaktı. Derin bir iç çektikten sonra konuşmasına devam etti.
"Onun dediklerini yaptık, sizi koruduk gözettik ve sizi herşeyden çok sevdik. Ama insanlık çok cahildi, sizi o halde bırakamazdık... O zamanlarki adıyla Tanrı'nın sesi olan Lucifer bir karar aldı ve insanlara bilgiyi armağan etmeye karar verdi. ben ve toplamda 666 melek ona katıldık ve size göründük ve size bilgiyi armağan ettik. Bin yıl süren bir gece oldu peder.. tam bin yıl. İnsanlık gelişti güçlendi ve o gecenin sabahında diğer melekler bizim kovulduğumu bildirdiler, insanlara bilgi den vazgeçmelerini söylediler. Vazgeçenler kurtarıldı ve kalanların üzerine Tanrı öfkesini yağdırdı. Elimizden geldiğince sizi koruduk ve size özgürlüğünüzü verdik."
Peder gözleri büyümüş bir şekilde Crusifel'in sözlerini dinliyordu.Crusifel hiddetli ve sert bir şekilde konuşmaya devam etti..
"Ama insanlık bozuldu!!!!... İlk günah işlendi ... Melekler sizin uğrunuza birbirlerinin kanlarını akıttılar ilk kez.. Sizin bencilliğiniz çıkarcılığınız tarihte ilk kez kan dökülmeye başlanmasına sebep oldu. bir kardeş diğerini öldürdü ve ardından melekler birbirlerinin kanını akıttılar ve sonunda hepimiz bir bir yakalanıp cehenneme kapatıldık..."
Sesi tekrar yumuşamıştı..
"Lucifer.. ah Lucifer.. o bir şekilde kurtulmanın yolunu buldu ve şimdi birer birer biz de ordan kaçmaya başladık ancak durum çok daha farklı artık.. Eskiden Luciferin sözündan çıkmayan 666 melek bölündü.. Fikir ayrılıkları yaşandı.. Ben başta neysem hala oyum.. Luciferin izini sürüp onu bulacağım.. eminimki yaklaşan felaket için birşeyler düşünmüştür.. ve peder insanlık çok karardı .. felaketten önce onların arasından kurtarabildiklerimizi kurtarmamız lazım, bu da siz ve sizin gibilerin yardımıyla olabilir ancak."
Peder duydukları karşısında şok yaşıyordu..
"Ki...k...kimsin, ne...nesin sen?"
"Kabalığımı bağışlayın peder..."
Crusifel paltosunu ve sapkasını çıkardı vebir an gözlerini kapadı.. Ortaya çıkan görüntü göz kamaştırıcıydı ve insanın nutkunun tutulmasına sebep olacak cinstendi..
Crusifel in sırtından alevden olma iki kanat açıldı iki yana ve saçları alevin rengiyle değişti.. Başının üzerinden alevlerden oluşan bir hare vardı ve masmavi gözlerini açarak pedere baktı..
"Ben ışık evinden Crusifel...."
Peder kabinlerden birine geçerken öbür eliylede Crusifel'e yandaki kabini gösterdi. Crusifel kabine girdi ve pedere döndü.
"Anlat çocuğum ne günah işledin?"
"Günahlarım çok büyük peder, sayısız ve affedilmez günahlar işledim..."
"Tanrı affedicidir ama daha önemlisi senin kendini affedebilmendir çocuğum. Her isnan hata yapar ama önemli olan bunlardan doğruyu bulmak ve kendine bir ders çıkarabilmektir."
"Benim günahlarımın dönüşü yok peder.Adem ile Havva'nın yasak elmayı almalarından bile büyük bir günah. Bana ve benim gibilere verilen emaneti koruyamadım gözetemedim. Dışarda olan her parça kötülükte payım var, hergün artan kaosun içinde parmağım var ve işlenen her suça bir parça yataklık ediyorum."
"Ne demek istiyorsun çocuğum açık konuş.."
"Siz bile doğru zannettiğiniz şeyleri yaparken günah işliyorsunuz bir de insanlığın vehametini düşünün.."
Bu sözlerden sonra rahibin yüzünde şaşkın, tedirgin ve kafsı karışmış bir ifade yerleşmişti..
"Günahın nedir çocuğum anlatırsan sana yardımcı olabilirim, ne emanetinden bahsediyorsun?"
"Ah peder ah, ne kadar körü körüne bağlısın o sevgili tanrından geldiğini zannettiğin bu din saçmalığına."
Peder bir an azını açacakmış gibi oldu ancak Crusifel buna meydan vermeden konuşmasına devam etti.
"Bizlerin varlığı dünyanın başlangıcından önceye dayanır peder..Dünyayı ve üzerindeki güzellikleri yarattık. Gölleri, nehirleri, ağaçları, hayvanları, gökyüzünü ve topraktan insan bedenini şekillendirdik. Siz insanların diğer yaratılanlardan bir farkı vardı. Bizler tanrının sadece hizmetkarlarıydık ama siz... siz onun gerçek çocuklarısınız çünkü o size kendinden bir parça armağan etti ve bize sizleri sevip gözetmemizi söyledi.."
Kısa bir sessizlik anı oldu Crusifel bir an geçmişi hatırladı ve çektiği acılar ve geçmeyen zamanın işkencesi tekrar ruhunu yaktı. Derin bir iç çektikten sonra konuşmasına devam etti.
"Onun dediklerini yaptık, sizi koruduk gözettik ve sizi herşeyden çok sevdik. Ama insanlık çok cahildi, sizi o halde bırakamazdık... O zamanlarki adıyla Tanrı'nın sesi olan Lucifer bir karar aldı ve insanlara bilgiyi armağan etmeye karar verdi. ben ve toplamda 666 melek ona katıldık ve size göründük ve size bilgiyi armağan ettik. Bin yıl süren bir gece oldu peder.. tam bin yıl. İnsanlık gelişti güçlendi ve o gecenin sabahında diğer melekler bizim kovulduğumu bildirdiler, insanlara bilgi den vazgeçmelerini söylediler. Vazgeçenler kurtarıldı ve kalanların üzerine Tanrı öfkesini yağdırdı. Elimizden geldiğince sizi koruduk ve size özgürlüğünüzü verdik."
Peder gözleri büyümüş bir şekilde Crusifel'in sözlerini dinliyordu.Crusifel hiddetli ve sert bir şekilde konuşmaya devam etti..
"Ama insanlık bozuldu!!!!... İlk günah işlendi ... Melekler sizin uğrunuza birbirlerinin kanlarını akıttılar ilk kez.. Sizin bencilliğiniz çıkarcılığınız tarihte ilk kez kan dökülmeye başlanmasına sebep oldu. bir kardeş diğerini öldürdü ve ardından melekler birbirlerinin kanını akıttılar ve sonunda hepimiz bir bir yakalanıp cehenneme kapatıldık..."
Sesi tekrar yumuşamıştı..
"Lucifer.. ah Lucifer.. o bir şekilde kurtulmanın yolunu buldu ve şimdi birer birer biz de ordan kaçmaya başladık ancak durum çok daha farklı artık.. Eskiden Luciferin sözündan çıkmayan 666 melek bölündü.. Fikir ayrılıkları yaşandı.. Ben başta neysem hala oyum.. Luciferin izini sürüp onu bulacağım.. eminimki yaklaşan felaket için birşeyler düşünmüştür.. ve peder insanlık çok karardı .. felaketten önce onların arasından kurtarabildiklerimizi kurtarmamız lazım, bu da siz ve sizin gibilerin yardımıyla olabilir ancak."
Peder duydukları karşısında şok yaşıyordu..
"Ki...k...kimsin, ne...nesin sen?"
"Kabalığımı bağışlayın peder..."
Crusifel paltosunu ve sapkasını çıkardı vebir an gözlerini kapadı.. Ortaya çıkan görüntü göz kamaştırıcıydı ve insanın nutkunun tutulmasına sebep olacak cinstendi..
Crusifel in sırtından alevden olma iki kanat açıldı iki yana ve saçları alevin rengiyle değişti.. Başının üzerinden alevlerden oluşan bir hare vardı ve masmavi gözlerini açarak pedere baktı..
"Ben ışık evinden Crusifel...."