Ölüme çıkan hayat

Post a reply

Confirmation code
Enter the code exactly as it appears. All letters are case insensitive.
Smilies
:D :) :( :o 8O :? 8) :lol: :x :P :oops: :cry: :evil: :twisted: :roll: :wink: :!: :?: :idea: :arrow: :| :mrgreen:

BBCode is ON
[img] is ON
[url] is ON
Smilies are ON

Topic review
   

If you wish to attach one or more files enter the details below.

Maximum filesize per attachment: 256 KiB.

Expand view Topic review: Ölüme çıkan hayat

by Mark » Mon Jan 21, 2008 12:09 am

22 yaşında, dişi ork, siyah cüppesi altında, orkların en güzellerinden sayılmaktaydı, kabilesinden, ayrıldı. Taşlar ona, bulunması gereken yerin orası olmadığını fısıldamıştı.

Cadı Kahin, Ork, Female, Martranna Dragonsbane.

Köyün içinde, genç dişi orkun marifetleri, dilden dile anlatılır, olmuştu. Savaşlara gitmeden, önce ondan tavsiye almaya gelen, erler ve bazen arka odalarına çağrıldığı, suratlarını göremediği ama kehanet gücü sayesinde, kim olduklarını söylediğinde, inanan komutanlara, fetihlerin ve ork ırkını ilgilendiren konularda, görüsünü paylaşıyordu. Ellerinde çevirdiği taşları ve kemikleri fırlatır, sonra güzel suratı eğilerek, geleceğe karışan gözleri, bulutlanırdı.

Görülerinin savaşlarda kulllanılması, genç yaşta olgunlaşmasını sağladı. Bilgelik ve erdem derslerini aldı. Artık orduların kazanmasının yollarını, söylemeyecekti. Taşlara danıştı. Ayrılması gerekiyordu. Daha bilmediği şeyler vardı. Gizemli korunma büyülerine sahipti.

Siyah saçlarını ördü, ve yoldaki işaretlerin yol göstericeğinden emin olarak , ayrıldı.

by Tersyuz » Sun Jan 20, 2008 10:18 pm

Sağol Edmond,
biraz paldır küldür girdim haber vermeden ama hemen yazmak istedim o yüzden.

by Edmond » Sun Jan 20, 2008 9:37 pm

Gayet güzel bir başlangıç yapmışsın Tersyuz, baya güzel.

Bu arada, ben bu akşama doğru, herkesi birleştirmeyi düşünüyorum.Sanırım pek zor olmayacak.

by Tersyuz » Sun Jan 20, 2008 3:56 pm

Bende katılmak istiyorum.

Boy 75 cm, kilo 15, beyaz saçlı ve sakallı, mavi gözlü görüp görebileceğiniz en küçük ve en sevimli gnome.
Image
Çok zeki, çok meraklı fakat çok dalgın, devamlı kafasında projeler geliştirir bazen de bunları uygulamaya koyar. Alet edavat yapımında ustadır, ufak tefek büyülü eşyalar da imal edebilir.

Aslında çok korkak bir kişi, savaş anında direk kaçıp gizleniyor. Fakat hem arkadaş canlısı olması hem de merakı yüzünden maceraya atılması için az bir teşvik yeterli oluyor.

Kerdox'la ormanda birbirimizi kaybettik nedeni benim oturup Kerdox kafa attığında kafasının acımamasını sağlayacak bir miğfer imal etmek için uğraşmam. Bunun için kağıt üzerinde çizimler ve hesaplar yapıyordum. Kerdox'un olmadığını farkedince koşa koşa yetişeceğim.

by dwaxer » Sun Jan 20, 2008 8:32 am

:D Artemis, bu Huufet denilen genç Magnus'un (kendisinin bile farkında olmadığı) psionik güçlerinden (bu da yanındakinin hislerini manüple eden bir güç :mrgreen: ) etkilendiği için, ihtiyara korkuyla karışık bir hayranlık ve yakınlık duyması, bülbül gibi ötmesi normaldir. :evil: :schemes: :evillaugh: şaka şaka.

Neyse güzel yazmışsın uyduracağız bir şeyler,

Yalnız ülke ya da diyarın genel anlamda koşullarını bilseydik iyi olurdu. Neredeyiz, etrafta neler var, vs... Bir de benim naçizane önerim hepimizi bağlayan büyük bir düğüm yerleştirmek yani bir olay; örneğin yaşayan ölüler bilmem ne yöresinde katliam yapıyordur, ya da savaş vardır iki grup arasında, ya da bir meteor düşmüştür o topraklarda uğursuz bir şeyler başlamıştır gibi çeşitli şeyler olabilir. Maksat yavaş yavaş kahramanlarımızın o büyük olaylara, bütün dünyayı ilgilendiren olaylara doğru kayabilme alternatifi olsun. Sadece bir öneri. :schemes:

by Artemis Entreri » Sun Jan 20, 2008 5:28 am

Köylüde olsa insan, insandır. :) Huufet öyle her kitap okuyanın peşinden gidecek birisi değil :D şaka bi yana, birşeyler yazdım bakalım Dwaxerın tepkisi nasıl olcak.

by Edmond » Sun Jan 20, 2008 5:21 am

Bilmem, bana takıntısız birisi gibi gelmişti.Ben daha çok büyücünün kabul etmeyeceğini düşünmüştüm :D Senin istemeyeceğini hayal dahi etmemiştim :D Toparlarsın yine bence :D Olmazsa yöneticilerden isteriz, editlerler :)

by Artemis Entreri » Sun Jan 20, 2008 5:12 am

Edmond yav herşey iyi güzelde kendi koyduğun kuralları kendin çiğniyorsun gibi geldi bana :D Güzel başlangıçlar yapmışsın fakat karakterlerimizin nasıl tepki vereceğini düşünmeden yönlendirmen bana yanlış geldi. Mesela Huufetin nehir kıyısında Magnusla karşılaşması gayet hoş fakat aramızdaki diyaloğun bizim aramızda geçmesi daha hoş olurdu bence. Karakterim kendisine hiç yakışmayacak bir şekilde Magnusun birlikte seyahat önerisini seve seve kabul etti. Halbuki kendisi benim gözümde insanlara kolay kolay güvenmeyen ve pek de dost canlısı olmayan birisiydi ve Magnusla aralarında ufak bir sohbet dışında bir şey gelişmedi. O yüzden işin diyalog kısımlarını (benim karakterim için) bana bırakırsan çok sevinirim. Umarım yanlış anlamazsın.

Saygılar.

Edit: Kölelikten yeni kurtulan bir insan ilk gördüğü insana eskiden bir köleydim der mi? :P Durumu toparlamak epey zor olcak :)

by Edmond » Sat Jan 19, 2008 8:50 pm

Donaef seni benim yanıma kattım :D Tamam artık sen de yazabilirsin

by Alenthas » Sat Jan 19, 2008 6:22 pm

Ah! Bu arada özür dileyerek söylüyorum Battleragerları hiç tasvir etmedim!..

Aslında hiç silah kullandıklarını görmedim, kılıç, balta gibi.. Ama ben nolur nolmaz sırtımda bir balta taşımak istiyorum. Ayrıyetten Battleragerların zırhlarının üzeri büyükçe dikenlerle kaplıdır -hatırladığım kadarıyla miğferlerinin üzerindede mığrağı andıran uzun bir diken vardı.

Savaş taktikleri;

- Bazı Battleragerlar Fighter / Priest olup daha arkalarda savaşırlar (tahminimce)
- Kafalar aşağıda, üçgen formasyonuna geç, Hücuum..!
- Yukarıdaki hücumdan sağ kalmayı başarabilenlerin ( :D ) sırtına atlayıp düşmanlarını sıkıca sararak kıpraşıp, düşmanının derisini zırhının üzerindeki dikenlerle yüzen bir tip deli class.

Rage yaptıklarında gözleri pörtler, damarları çıkar, ağızlarından salyalar akar... Deliye döner yani!

Not: Yanlışım olabilir, söylerseniz sevinirim

by WeS_DeX » Sat Jan 19, 2008 10:39 am

Karakterim ve gecmisim;

Donaef Loaroam.

1.75 boy-60kg.19 yas.

Acık Tenli(Normalden biraz daha beyaz),Siyah Saclı,Kahverengi Gözlü,Sıradan bir insan.

Thief (Rogue ile karıstırılmasın sadece "Hırsız" kendisi)

Donaef Loaroam bir cok insana göre aynı fakat cok fazla sevimli bir yüz ifadesine sahip.Uzaktan gören bir cok kişi,Donaef'ın kötülügü bırak bir karınca bile incitemeyecigini sanar.Yüzü sevimlidir fakat icinde o sevimlilik cok azdır.
Bira vazgecilmezidir.Bira ictigi anda cok neseli bir insan olur sanki bira onu büyülüyormus gibi.Genelde sessizdir fakat icinde bulundugu ortam ne kadar neseliyse Donaef da o kadar neseli olur.Mutlu fakat sessiz birisidir.

Gecmis;

Donaef kücükken babası Haldurga Loaroam, annesi Jennda Loaroam ve de kücük kız kardesi Melissa Loaroam ile mutluydu.Bu mutluluk 13 yasına kadar devam etti.Ailesi kasabada hırsız olarak niteliklendirildi.Bu yetmezmis gibi bir cok kisi bu aileyi "Dinsiz" olarak kabul etti ve dısladı.Bu durumda kasabadan ayrılmak zorundaydılar baska hicbir yol yoqtu.Fakat ailesinin durumu bu göcü gerceklestirecek seviyede deildi.Babası hastaydı.Annesi ise perishan durumdaydı.Donaef günlerinin bir cogunu kardesi Melissa ile oynayarak geciriyordu.Kardesine asırı baglıydı.
Bir gün kasaba halkı gece evlerini atese verene kadar hic bir sorun yoqmus gibi davranıyordu Donaef.

Gece gec saatlerdi.Donaef annesi ve babasından habersiz dısarda Kum Tepe adı verdigi kasabadan hafif uzak bir tepede ates yakmıs ve oturuyordu.Düsüncelerine dalmıs yıldızları izliyordu.Bir kac saat daha orada kalmıs ve evin yolunu tutmustu.Kasabaya vardıgında evlerinin yoluna koyulmus ve hızlı adımlarla ilerliyordu.Gece sokakta turlayan ayyaslara aldırmadan ilerliyordu.Evine yaklastıgında evlerinin bulundugu yerden yükselen kırmızılıgı gördü.İcinde garip bir his vardı kosmaya basladı.Kostu.Olabildigince hızlı kostu Donaef.Evlerine yaklastıgında alevler icinde ki binaya baktı.Sok olmustu.Bir cok köylünün pis pis bakıslar arasında yürüdü.Her kez Donaef'ı gördügüne sasırmıstı.Onunda evde olup yanması gerekiyordu.Ã?yle degilmiydi.

Evine dogru kostu.Aglıyordu.Kendisini salmıstı ve Gözlerinden yaslar eksik olmuyordu.Kostu ve evin kapısının önünde durup haykırmaya basladı "Anne!...Anne!...Baba...Kardesim!...Mellissa!...Melissaaaaa..." diyerek bagırıyordu.İcerden ses gelmesini bekledi.Bekledi.Ne yapabilirdi bilmiyordu.Bekledi sadece bacakları hareket etmiyordu.Kıpırdayamıyordu.

Bir süre sonra icerden bir ses duydu"Abi.....Abi yardım et!..."diyen kardesinin sesiydi bu.Bu sesle sanki bacakları biden acılmıstı.Pencereden iceri atladı icerde deli gibi kardesini arıyordu.Annesini babasını ve kardesini.Kardesi sürekli bagırıyordu.Yangından nefes alamıyacak haldeydi.Yangınların arasında dolastı.Bir süre sonra kardesinin sesi yakınlasmıstı.Yan odadaydı.Hemen ateslerin arasından gecerek kardesinin yanına kostu.Kardesi baygındı.Onu sırtladı.Ã?nce kardesini cıkarması lazımdı.Sonra annesi ve babasını kurtarırdı.Kardesini evden cıkarmıstı.Fakat cıktıgı anda ev birden cöktü.Gözlerinin önünde evi yanıyordu ve babası ile annesi de icerdeydi.Sonra yavas yavas hersey kararmıstı.Birden simsiyah kesilmisti hersey.

Uyandıgında kardesi ile ayrı bir yerdeydi.Bambaska bir yer.Baska bir kasaba.Baska insanlar.Fakat su an bir hastanede yatıyordu birden olanlar aklına geldi.Etrafına baktı aceleyle ve siddetle.Kardesini görüp rahatlamıstı.Odanın kösesinde yatıyordu.

Bir kac gün sonra sifacılar Donaef'i yanlarına alarak konustular."Basından gecenleri biliyoruz kücük adam.Seni buraya Henrik adında bir Adam getirdi ve gitti.Sanslısın sen ve kardesin ölebilirdiniz!..."

Donaef basından gecenlerden sonra duruma gecte olsa alısmıstı.Kardesiyle sehrin dısında bir kulübede yasamaya baslamıstı.Kardesi bir handa calısırken kendisi sadece calıyordu.bir iste deildi sadece hırsızlık yapıyordu ve kardesininde kazandıgı paralarla idare ediyorlardı.

Aradan gecen uzun bir zman sonra kardesini de bir eskiya saldırısında kaybetmisti Donaef.Artık bir ailesi yoqtu.Su anda yası 19 du ve bir cok sehirde aranan bir hırsızdı.Ailesi onu terk etmisti.Kardesinin de hayatının sonlanmasıyla yıkılmıstı.Artık sadece ormanlarda yasayıp sehirlerde hırsızlık yapıyordu.Sadece tek bir dostu vardı Donaef'ın ormanda tanıstıgı bir kurttu bu.Kapana sıkısmıs ayagını kurtardıktan sonra kurt pesinden hic ayrılmamıstı.Her zman beraberlerdi Sehir gezintileri dısında.Kurdun adını Raegek koymustu.Artık onunla beraber yasıyordu...

Biraz uzun oldu fakat umarım güsel olmustur.Eksiklik olmaması icin bu kadar ugrastım.

Saygılar...

by Edmond » Sat Jan 19, 2008 7:03 am

Evet, önce Elessar yazdım, sonra farkettim :D

Bu arada, isteyenler bir şey yapacakları zaman, kendi hallerinde zar atıp, ne yapacaklarına o şekilde karar verebilirler.Sadece yön vermek amaçlı yani, :)

by Alenthas » Sat Jan 19, 2008 7:02 am

Sadece bir öneriydi zaten :)

Hayret Alenthas dedin :D

by Edmond » Sat Jan 19, 2008 6:59 am

Hayır Alenthas, sanırım abartılı hamleleri zarla değil de yazarak engellemeliyiz.Diyorum ya, her şey parmakların ucunda, zarlarda değil.Zar yok :) Bence böylesi daha iyi.Hem eğer bir anlaşma olmazsa, zaten hikayenin manası kalmaz.Zar olsa, FRP olur :D

by Alenthas » Sat Jan 19, 2008 6:57 am

Tamam aklımda şöyle bir şey var.. Hikayeyi gerçekçi kılmak için şunu yapalım diyorum, mesela:
Thief gruptaki elemanlara şaka yapıcak:

"(isim) arkalarından sessizce yaklaşıyordu
(Hide in shadows: 13+3=16 - Move silently: 5+3=8 )"

"(isim) dalmış bir şekilde önündeki közlerle oynarken bilmemneyi düşünmekteydi.
Birden bir ses duyarak arkasına döndü.
(Spot: 5+1-2 (-2 dalmış bir şekilde oturduğundan dolayı) =4 - Listen: 16+0-2=14)"

hani oyun değil ama çok abartılı hareketler yapmamızıda engeller? (illaki skill ya da feat almamıza gerek yok bu + ları çok abartılı olmayacak şekilde kendimiz verebiliriz, mesela?)

Top