by Edmond » Wed May 14, 2008 11:47 pm
Huor ve Minnä bir yarı-tanrıyı yenmenin zevki ve şevkiyle geri dönüyorlardı.Deniz Elf gemisiyle.Huor "Yeni Kral"'ı görmeye gitmişt ilk iş olaraki.Deniz Elfleri ne kadar güçlenmişlerdi kim bilir?Ancak Huor'un tahmin ettiği gibi olmamış, aksine Gerrher'den sonra, Deniz Elf'leri eski hâline dönememişlerdi.Kötü olmuştu bu.
Ancak elbet toplarlardı kendilerini, geri dönmeliydi Huor.Deniz Elf'lerinden bir gemi almıştı, çok güzel bir gemi.
"Tam Lydronk'luk"
diye düşündü Huor.Her yerinden kurcalanacak bölüm fışkırıyordu.Ve geri dönmek üzereydiler.
Fakat gemideki huzur masmavi bir okla bölündü.Geminin yelkenini delip geçen oku tanımakta güçlük çekmemişti Huor.Kraliyet oku......
Fakat neden?Neden kraliyetin okçuları bir prensi öldürmek istesinlerdi ki?Huor'un babası mı emretmişti yoksa?Olamazdı!Huor, babasının böyle bir şey yapmayacağına emindi.Fakat kraliyet ordusunu kraldan başka kimse kullanamazdı!
Ardından bir ok yağmuru yağdı geminin üstüne. Fakat oklar Minnä ve Huor'a deyecekken eriyip yok oluyorlardı.
*Minnä*
dedi Huor içinden, gülümsedi güzel prenses.
Huor gemidekilerden birisinin gözlerinin içine baktı.Bir şeyler görüyordu o gözlerde.Kendisini kaybetiyordu Huor, yavaş yavaş....
*******
Bir cenazedeydi şimdi.Huor, cenazenin yapılışına dikkat etmişti.Tıpkı bir kralı gömer gibi.Yanda birileri vardı.Hemen başta.Huor tanımıştı onları.
Fakat bu nasıl olabilirdi?Aekyä, Essun yüzünden ölmemiş miydi?
Kurtulmuştu Huor'un kardeşi demek ki.Ve şimdi kral oydu.Görüyordu Huor bunu.Kralın nasıl tahta çıkıp, Huor'u öldürme emri verdiğini.
*******
Huor gözlerini açtığında, Minnä'nın zor duruma düştüğünü farketmişti.Artık büyüyü tutamayacak gibiydi.Başka çaresi yoktu, kendisine düşman olan kraliyet ordusunun, kendi ordusu sayılmayacağını biliyordu.
Yayını gerdi, düşman gemiye baktı.Tahminen geminin kaptanı olabilecek kişiye nişanı aldı.
Ok kaptanın alnını delip geçerken, düşman gemi bir anda yönünü değiştirmişti.Herkes canının derdine düşmüştü şimdi.Ve Huor, düşmanlara acıyıp, bırakmaya karar vermişti.
Fakat o anda, hiç beklenmedik bir şekilde, Minnä'nın bütün gücü bitmişti.Huor ve Minnä'yı koruyan engel kalkmıştı.Ve ne yazıkki karşı gemiden birisi, Minnä'nın bayıldığını görmüştü.Pis pis sırıtarak nişan aldı ve attı okunu.
Huor da aynı adama ok atsa da, çok geçti.Ok çoktan Minnä'nın kalbine gelmişti bile, Huor'un oku ise geç de olsa adamın iki kaşının ortasına saplanmıştı.
Eli ayağı titriyordu.Gözleri seğiriyordu.
*Bunu siz istediniz......*
Huor gözlerini kapatıp, eline yayını aldı.Nişanı aldı.Ardından geminin kaburgasına yöneltmeye karar verdi okunun ucunu.
Gerdi, gemi her geçen saniye biraz daha uzaklaşsa da, kendi gemisi de yelkeni sayesinde, o gemiye çok daha hızlı olarak yaklaşıyordu.Bu sırada düşmanlar hâlâ birkaç ok atıyorlardı.Huor düşmanlara çok yaklaştığında, eskisi kadar germeden, bıraktı ipi.Fakat inanılmaz bir şekilde ok, eskisinden çok ama çok daha hızlı bir şekilde, kaburgayı delip geçti ve okun alevleri gemiyi ateşe verdi.
Böyle bir şey imkânsızdı, olamazdı, fakat olmuştu.Huor yanı başında bir kıpırtı farketti ve Minnä'nın ölmeden önce son büyüsünü yaptığını farketti.Ve başının yana düştüğünü.
Karşı gemide tek bir düşman bile kalmamıştı.Fakat şimdi çok daha büyük düşmanları vardı............
Huor ve Minnä bir yarı-tanrıyı yenmenin zevki ve şevkiyle geri dönüyorlardı.Deniz Elf gemisiyle.Huor "Yeni Kral"'ı görmeye gitmişt ilk iş olaraki.Deniz Elfleri ne kadar güçlenmişlerdi kim bilir?Ancak Huor'un tahmin ettiği gibi olmamış, aksine Gerrher'den sonra, Deniz Elf'leri eski hâline dönememişlerdi.Kötü olmuştu bu.
Ancak elbet toplarlardı kendilerini, geri dönmeliydi Huor.Deniz Elf'lerinden bir gemi almıştı, çok güzel bir gemi.
"Tam Lydronk'luk"
diye düşündü Huor.Her yerinden kurcalanacak bölüm fışkırıyordu.Ve geri dönmek üzereydiler.
Fakat gemideki huzur masmavi bir okla bölündü.Geminin yelkenini delip geçen oku tanımakta güçlük çekmemişti Huor.Kraliyet oku......
Fakat neden?Neden kraliyetin okçuları bir prensi öldürmek istesinlerdi ki?Huor'un babası mı emretmişti yoksa?Olamazdı!Huor, babasının böyle bir şey yapmayacağına emindi.Fakat kraliyet ordusunu kraldan başka kimse kullanamazdı!
Ardından bir ok yağmuru yağdı geminin üstüne. Fakat oklar Minnä ve Huor'a deyecekken eriyip yok oluyorlardı.
*Minnä*
dedi Huor içinden, gülümsedi güzel prenses.
Huor gemidekilerden birisinin gözlerinin içine baktı.Bir şeyler görüyordu o gözlerde.Kendisini kaybetiyordu Huor, yavaş yavaş....
*******
Bir cenazedeydi şimdi.Huor, cenazenin yapılışına dikkat etmişti.Tıpkı bir kralı gömer gibi.Yanda birileri vardı.Hemen başta.Huor tanımıştı onları.
Fakat bu nasıl olabilirdi?Aekyä, Essun yüzünden ölmemiş miydi?
Kurtulmuştu Huor'un kardeşi demek ki.Ve şimdi kral oydu.Görüyordu Huor bunu.Kralın nasıl tahta çıkıp, Huor'u öldürme emri verdiğini.
*******
Huor gözlerini açtığında, Minnä'nın zor duruma düştüğünü farketmişti.Artık büyüyü tutamayacak gibiydi.Başka çaresi yoktu, kendisine düşman olan kraliyet ordusunun, kendi ordusu sayılmayacağını biliyordu.
Yayını gerdi, düşman gemiye baktı.Tahminen geminin kaptanı olabilecek kişiye nişanı aldı.
Ok kaptanın alnını delip geçerken, düşman gemi bir anda yönünü değiştirmişti.Herkes canının derdine düşmüştü şimdi.Ve Huor, düşmanlara acıyıp, bırakmaya karar vermişti.
Fakat o anda, hiç beklenmedik bir şekilde, Minnä'nın bütün gücü bitmişti.Huor ve Minnä'yı koruyan engel kalkmıştı.Ve ne yazıkki karşı gemiden birisi, Minnä'nın bayıldığını görmüştü.Pis pis sırıtarak nişan aldı ve attı okunu.
Huor da aynı adama ok atsa da, çok geçti.Ok çoktan Minnä'nın kalbine gelmişti bile, Huor'un oku ise geç de olsa adamın iki kaşının ortasına saplanmıştı.
Eli ayağı titriyordu.Gözleri seğiriyordu.
*Bunu siz istediniz......*
Huor gözlerini kapatıp, eline yayını aldı.Nişanı aldı.Ardından geminin kaburgasına yöneltmeye karar verdi okunun ucunu.
Gerdi, gemi her geçen saniye biraz daha uzaklaşsa da, kendi gemisi de yelkeni sayesinde, o gemiye çok daha hızlı olarak yaklaşıyordu.Bu sırada düşmanlar hâlâ birkaç ok atıyorlardı.Huor düşmanlara çok yaklaştığında, eskisi kadar germeden, bıraktı ipi.Fakat inanılmaz bir şekilde ok, eskisinden çok ama çok daha hızlı bir şekilde, kaburgayı delip geçti ve okun alevleri gemiyi ateşe verdi.
Böyle bir şey imkânsızdı, olamazdı, fakat olmuştu.Huor yanı başında bir kıpırtı farketti ve Minnä'nın ölmeden önce son büyüsünü yaptığını farketti.Ve başının yana düştüğünü.
Karşı gemide tek bir düşman bile kalmamıştı.Fakat şimdi çok daha büyük düşmanları vardı............