Yeşeren Umutlar
Gardiyan'ın geldigini gören Deru Gnom'la anlasma cabalarını bıraktı Gobline bakmaya başladı.Havalı bir bicimde yürüyordu.Dryad su ana kadar cok sessizdi fakat icine birden nefret düstü.Gobline dogru baktı ve Kendi dilinde konusmaya basladı "Buradan cıktıgım anda seni öldürecegim...Tıpkı beni dışlayan ve burada olmama sebep olanlar gibi...Öldürecegim!" dedi.Öldürmek kelimesi elf diline cok yakındı.Goblinin ona bakan bakıslarını gördü.Ortak dilde ona cenesini kapatmasını söyledigini anlamıstı.Deru oldugu yerde sinirli bir sekilde durdu.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Huor'un aklına bir anda harika bir fikir gelmişti, Goblin tek başınaydı!İçeri girip Huor'a zarar vermeliydi.Ancak içeri girince dışarı çıkması mümkün değildi!
Konuşmalıydı, MUTLAKA.
Sonra Dryad'a döndü, elf lisanında, *Gnom seninle konuşmak istiyormuş.Dostmuş, sadece konuşmak istiyor!* dedi gülümseyerek, bol bol konuşmalıydı.Sonra Goblin'e bakarak:
*Seni Lanet şey, sen o kadar acizsin ki yalnızca çaresizlere saldırabiliyorsun, seni salak, seni aptal!*
İçeri girmeliydi ve çıkamamalıydı.Huor'un amacını herkes anlamıştı.Goblin hariç gibi görünüyordu.
Konuşmalıydı, MUTLAKA.
Sonra Dryad'a döndü, elf lisanında, *Gnom seninle konuşmak istiyormuş.Dostmuş, sadece konuşmak istiyor!* dedi gülümseyerek, bol bol konuşmalıydı.Sonra Goblin'e bakarak:
*Seni Lanet şey, sen o kadar acizsin ki yalnızca çaresizlere saldırabiliyorsun, seni salak, seni aptal!*
İçeri girmeliydi ve çıkamamalıydı.Huor'un amacını herkes anlamıştı.Goblin hariç gibi görünüyordu.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Goblin'in adı Kecer'di. Bu hapishaneye çalışmaya başlamadan önce bir sürü köyü yağmalamıştı. Ama salak büyücünün hangi kızdan bahsettiğini anlamamıştı. Umrunda da değildi. Ã?ünkü başka elf onun canını sıkmaya başlamıştı. Kecer elfe doğru yürüdü: "Eğer biraz daha konuşursan seni tekli hücrelere yollarım." dedi sert bir sesle.
Telaşlı orman elfinin çabalarını anlayan gnom da zaten goblinleri sevmiyordu. Goblin dili de bilirdi. Bir an çekindikten sonra ortak lisanda elfe destek olur biçimde konuştu "Pöh, bir goblin... Tek işe yaramaz goblin o değil elf, sonuçta bütün goblinler hiçbirşey yapamıyorlar! Eminim şu hücreyi bile açamaz!" dedi alaylı bir ses tonuyla.
Goblinin söylediği aptalca sözee biraz sinirlenmişti. Orada kaldığı yıl boyuca içindeki biriken öfkeyle beraber içeridekilere uzattığı pis kolunu yakalayıp ters çevirdi ve goblinin parmaklıklara arkasını dönmesini sağladı. Tek eliyle boğazından tutup onu boğuyor diğer eliylede kapıyı açabilecek bir şeyler arıyordu. Anahtarı bulmuş ve goblinin nefes almasını iyice zorluyordu. Bir kaç saniye daha bekledi ve goblin hareketsizce yere düştü. Etrafı kolaçan etti " Anahtarı al elf dostum." dedi ve goblini yeterince uzağa attı. Bir efsun söyleyerek goblinin morarmış suratını düzeltti. Gelen gardiyanlar artık ya sızmış ya da içmekten telef olmuş sanacaklardı. Etraftakiler şaşkındı ve daha demin söylemiş oldukları sözlerin devamı ağızlarına tıkılmış gibiydi.
Odasında dikilirken birisinin Gobline bağırdıgını duydu.Bir seyler söylüyordu ve Goblini kızdırmak istedigini anlamıstı Deru.Sonra konusması arasında elfce Gnom'un dost oldugunu ve sadece konusmak istedigini söyledi.Deru şaşırmıstı.Uzun zamandır ilk defa birisini anlıyordu.Goblin gidene kadar konusmama kararı aldı ve bu sırada bir parsömene bir seyler cizmeye basladı.Kendisine benzer birisini ve Gnom'u cizdi.Kendisinin de onunla konusmak istedigini, ve iki ırkında ormanları sevdigini anlatan sekiller koydu.Yukarısına ortak dilde Ben...Dost...Sizler...Farklı... yazabildi. ve kolunu bir agac sekline büründürüp kagıdı Gnom'a uzattı.Hala bu tür güc gerektirmeyen büyüleri yapabiliyordu.
O sırada herkezin goblinle ugrastıgını ve anahtarı bir sekilde alamaya calıstıklarını gördü.Goblin sinirlenmis gibiydi.Dişi elfin onu yakalaması ani olmustu.İyi bir dövüscüye benziyordu.
O sırada herkezin goblinle ugrastıgını ve anahtarı bir sekilde alamaya calıstıklarını gördü.Goblin sinirlenmis gibiydi.Dişi elfin onu yakalaması ani olmustu.İyi bir dövüscüye benziyordu.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Gobline laf atmakla meşgul olan Lydronk goblin ölünce büyük bir haz duydu. Bir an sonra dryadın kolunu fark etti. Kol bir ağaç şeklindeydi fakat dryada ait olduğu belliydi. Parşömeni alırken gülümsedi, parşömeni açtı. Ormanları seven gnomlar ve dryadları çıkarabildi. "Ben dost sizler farklı." dradın yazısını rahatlıkla okudu. Cevap olarak ne yazabileceğini düşündü. Türüne büyük bir ilgi duyduğunu kelimeler olmadan nasıl anlatabilirdi?
Biraz düşünüp kendi mühendis çizgileriyle dryadla el sıkışan bir gnom (kendisine benzetmeye çalışmıştı) çizebildi. "Ben merak ediyorum türünü" yazdı bu kelimeleri dryadın anlayabileceğini umarak.
Biraz düşünüp kendi mühendis çizgileriyle dryadla el sıkışan bir gnom (kendisine benzetmeye çalışmıştı) çizebildi. "Ben merak ediyorum türünü" yazdı bu kelimeleri dryadın anlayabileceğini umarak.
Last edited by Lydronk on Thu Mar 27, 2008 6:41 am, edited 1 time in total.
Safir, ölü gobline bakakalmıştı. O gobline ihtiyacı vardı. Geçmişini hatırlamasına bir şekilde yardım edebildi. Dişi elfe öfkeyle baktı. Ama bir şey demedi. Sonuçta goblinden anahtarı alabilmişti. Efsunlayarak da goblini uyuyor gibi göstermişti. Bir süre da iki gardiyan daha geldi ve uyuyor sandıkları Kecer isimli goblini götürdüler.
Gnom'la konusmak -kagıtlada olsa- hosuna gitmisti.Hücrenin anahtarını almış oldugunu gördü dişi elfin.İci kurtulma hevesiyle birden karıncalanmıstı.Ormanları özlüyordu.Konusmak istemedi.Neler olacagına bakacaktı.Kendisini fiziksel görünümünden dolayı yanlarına almak istemeyebilirlerdi.Belki de ürkünc görünüyorumdur dedi icinden.Halbuki cok ince hatlara sahipti ve ırkına göre oldukca güzeldi.Gnom'un bir parşömen uzattığını gördü.Bu sefer büyü kullanmayarak yacasca Gnom'un yanına gitti.Parşömen'i aldı.İcinde el sıkışan Gnom'la kendise benzeyen bir dryad görünce garip gülümseme yayıldı yüzüne.Yavasca ama ses cıkararak - ses cıkarmaması mümkün değildi 4 bacagı 2 kolu vardı cünkü- Gnom'un yanına giderek elini uzattı.Gülümsedi.Heyecandan nalları yere vuruyordu.Deru dedi garip bir aksanla ve gnomun tepkisini bekledi.
Just because you were born a noble, you can act like God? - Griffith (the White Hawk)
Safir birden kendini başka bir yerde buldu. Bir tapınak gibi bir yerin içindeydi. Yaşlı bir büyücü duruyordu karşısında. Büyücünün sakalları ak ve gürdü. Yanında biri vardı. Dikkatlice bakınca büyücünün yanındakinin kendisi olduğunu fark etti. Ama şimdiki halinden daha düzgün bir cübbesi vardı. Yüzü sert ve soğuktu.
Büyücü, yanındaki Safir’e ucunda üç tane farklı renkte elması olan bir asa uzattı: “Bu tarikatımızın en güçlü asalarından biridir. Al bunu. Hakkettin çoktan sen bunu.” dedi soğuk bir sesle.
Safir, eğildi: “Teşekkür ederim, efendim.” dedi ve asayı aldı.
Büyücü öksürmeye başladı. Safir büyücüyü tutmak istedi; ama yaşlı büyücü sert bir şekilde onu itti. Sonra öksürüğü kesilince: “Tarikatımızın yüce başkanı sana yeni görev verdi. Herres Köyü’ne gideceksin. Bir goblin birliğinin başına geçeceksin ve o köyü yağmalayacaksınız. Orda küçük bir kız yaşıyor. O kızı bana getir, Safiel.” dedi
Safri başını salladı ve bir şey demeden geri döndü. Tam odadan çıkıyordu ki geri döndü. Büyücüye bakıp: “Baba, annem nerede? Onu da görmek istemiştim.” dedi.
Büyücü Safir’e uzun bir süre bir şey demeden baktı. Sonra soğuk bir sesle: “Öldü.” dedi.
Safir birden yere yıkılacak gibi oldu. Elindeki asa yere düştü. Asanın yere çarpma sesiyle Safir kendine geldi ve tekrar kendini hapiste buldu.
Elini hemen cebine attı ve yüzüğü çıkarttı: “Anne!” dedi fısıltıyla.
Büyücü, yanındaki Safir’e ucunda üç tane farklı renkte elması olan bir asa uzattı: “Bu tarikatımızın en güçlü asalarından biridir. Al bunu. Hakkettin çoktan sen bunu.” dedi soğuk bir sesle.
Safir, eğildi: “Teşekkür ederim, efendim.” dedi ve asayı aldı.
Büyücü öksürmeye başladı. Safir büyücüyü tutmak istedi; ama yaşlı büyücü sert bir şekilde onu itti. Sonra öksürüğü kesilince: “Tarikatımızın yüce başkanı sana yeni görev verdi. Herres Köyü’ne gideceksin. Bir goblin birliğinin başına geçeceksin ve o köyü yağmalayacaksınız. Orda küçük bir kız yaşıyor. O kızı bana getir, Safiel.” dedi
Safri başını salladı ve bir şey demeden geri döndü. Tam odadan çıkıyordu ki geri döndü. Büyücüye bakıp: “Baba, annem nerede? Onu da görmek istemiştim.” dedi.
Büyücü Safir’e uzun bir süre bir şey demeden baktı. Sonra soğuk bir sesle: “Öldü.” dedi.
Safir birden yere yıkılacak gibi oldu. Elindeki asa yere düştü. Asanın yere çarpma sesiyle Safir kendine geldi ve tekrar kendini hapiste buldu.
Elini hemen cebine attı ve yüzüğü çıkarttı: “Anne!” dedi fısıltıyla.
Huor elindeki anahtarı şakırdatarak, önce *Ã?yleyse çıkmalıyız, ancak yol konusunda asla ve asla savaşmamalıyız.Tek bir kişiye bile görünmemeliyiz.Aranızda, İlizyon büyüsü yapabilecek birisi varsa eğer, belki bizi Goblin olarak gösterebilirler.Benim için zaten sorun yok, ben görünmeden ilerleyebilirim, ama hep bir arada olmamız önemli.O yüzden ilizyonist birisi lazım, ve unutmamak lazım ki, her an gelebilirler.Bu yüzden kapı şimdilik kilitli kalsın planımız oturana dek.*
Sonra etrafa bakınmaya başladı cevaplar için.
Sonra etrafa bakınmaya başladı cevaplar için.
I always knew I was a star And now, the rest of the world seems to agree with me.
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
The reason we're successful, darling? My overall charisma, of course.
I never thought of myself as the leader. The most important person, perhaps.
-Freddie Mercury
Dryadla tanışma töreninin sonuna gelmiş gnom, orman elfinin sözü üzerine heyecanla atıldı: "İllüzyon mu? Bu konuda ırk olarak yetenekliyiz, gnom bir büyücüden ne bekliyordunuz? Fakat orman elfi, sorun şu ki aramızda biçim olarak bir gobline dönüşemeyecekler var." dedi dryad'ı işaret ederek ve devam etti "Onlar için akıllıca bir plan kurmalıyız."
Yüzğü tekrar cebine attıktan sonra Huor'a dönüp: "Ben bir büyücüyüm, bir ilüzyonist değilim." dedi. Artık bazı şeylerin farkındaydı. En azından neden bu hapiste olduğunu hatırlamıştı. Gözünü dyrad'dan ayırmadan: "Belki de..." diye düşündü. Ama sonra birden gözleri gnoma kaydı: "Belki de önce birbirimizi nasıl çağıracağımız gerektiğini öğrenmeliyiz. Orman elfi dışında kimsenini ismini bilmiyorum." dedi.
"Ah, evet Deru'ya kendimi tanıtmıştım fakat size tanıtmadım sanırım." dedi biraz kızararak ve unutkanlığına kızarak Lydronk. "Adım Lydronk Lkynt Lher Lex "Cointrick" Lour, istediğiniz şekilde çağırabilirsiniz." diyerek eğilip bir selam verdi "Ve siz de isminizi bağışlarsınız, memnun olurum" dedi şakacı gnomdan beklenmeyecek bir kibarlıkla.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

