ZAMANIN KARARGAHI

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Post Reply
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Karşısındaki adama baktı. Etrafı hafifce süzdü.

- Zamana yakışır bir Karargah değil ne yazık ki, zaman gibi büyük bir kavramın Lord'una yakışır bir karargah olmasını dilerdim. Ne yazık...

Yüzüne bilindik gülümsemesi hafifce yayıldığında kollarını önünde kavuşturdu. Sol kolu ortaya çıktığında manzara bir çok insanın midesini kaldıracak hatta kusturacak kadar kötüydü. Sol kolu neredeyse bir iskelete dönüşmüştü. Yüzündeki gülümseme hiç bozulmadan karşındaki adama baktı.

- Kabul edildim mi?
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
majenta
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 633
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Contact:

Post by majenta »

"Eğer kutsal bir yere gelebilirsen, ki gelebileceğini biliyorum, o zaman benle gel ve Lord Dragonfire'a bağlılığını sun.O zaman seni de şovalyelerimiz arasında görebiliriz.Bundan da memnuniyet duyarız."Ardından elini avuç içi yukarı bakacak şekilde ileri uzattı."Bağlılığını sunacaksan..."Eli havada öylece bekledi.Doğrudan gözlerinin içine bakıyordu.
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Yavaşça tek dizinin üzerine çöktü. Kukuletasını yavaşça geriye attığında artık omuzlarına kadar uzanan beyaz saçları ortaya çıkmıştı. Başının önüne doğru eğdi.

- Zamanın Lord'una bağlılığımı sunuyorum. Sonuna kadar.

Yüzündeki gülümseme donuk ve boş ifadeye geri dönmüştü. Kafasını hafifce kaldırıp karşısındaki adama baktı.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Olduğu yerden doğruldu ve adama doğru hafifce ilerledi. Adamın elini sol eli ile yakaladı. Yüzünde adamın vereceği tepkiyi inceleyen bir ifade hakimdi.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
majenta
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 633
Joined: Sat Mar 06, 2004 10:00 am
Contact:

Post by majenta »

Yüzündeki tek değişiklik hafif bir gülümsemeydi."O zaman, Büyünün ve Zamanın Efendisinin tapınağına gidiyoruz." Büyüsünü mırıldandı ve ikisi de ortadan kayboldular.Majentanın tek istediği bu inananın diğer kalbinde Lord Dragonfire olanlarla görüşmesi ve inancını pekiştirmesiydi...

rp dışı:(devamı ufak bi çadırda.....)
Sıkıntılarla dolu hayat, yer kalmıyor yaşamaya.
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce Gorth şövalyeliğini almak için karargâha girdi ve etrafına bakındı. Artık ruhunda yeniden Lord Dragonfire'ı hissediyordu.Elindeki madalyona bakarak bir dua mırıldandı ve yeniden etrafına bakmaya başladı...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Yavaşça Karagahın kapısını açtı ve içeri yavaşa süzüldü. Kukuletası önüne doğru çekilmiş duruyordu. Tumiğinin altına özenle gizlenmiş kılıcı ve kolu tuniğin altında sadece hafifce belli oluyordu. Karargahta duran Cüceye bir an için donuk gözleri ile baktı. Mezar kadar donuk sesi Karargahta yankılandı.

- Eğitim almaya geldim...şovalye...

Ağızı hırsla bükülmüştü. Bir Cüceden eğitim almanın amacı doğrultusunda bile olsa verdiği aşağılamayı yüzünden atmaya çalıştı. Donuk ifadesini terkar kazandı ve şovalye'e baktı.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

şövalye cüce yeni öğrencisine bakarak homurdandı.İşte uzun günler sürecek olan eğitimler başlamıştı...

Sör Gorath öğrencisinin önüne giderek "eşyalarını yerleştir"dedi."İlk eğitimimiz şelalenin orada başlıyor çömez."dedi ve karargahın kapılarından dışarıya doğru yürümeye başladı.
Unholly bir an sinirle arkasından baktı sonra hızla içeriye yönelerek eşyalarını yerleştirdi.Uzun günler kendisini zorlu dersler beklemekteydi.
Eşyalarını yerleştirir yerleştirmez hızla cücenin peşine takılıd ve bir an sonra karargahın altındaki şelelenin oradaydı.
şelale buz gibi suları ile saldırgan sesler çıkararak kayalara vuruyor ve adeta kayaları parçalamaya çalışıyordu.
Cüce şelalenin aktığı yerdeki kayalardan birisini gösterdi ve "İşte ilk eğitimin!"dedi."Soğuk suya ve şelalenin acı verici baskısına dayanmak. Dayanıklılık sınavına hoş geldin!"
Unholly şelaleye tereddütle bakarken Gorath'ın suratında bir gülümseme belirdi...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Cücenin yüzüne odakladı donuk bakışlarını. Üzerini dikkatle inceledi. Siyah tuniğini ve kılıcının kabzasını okşadı.

- Üstümdekilerden başka eşyam yok...Sanırım bu da yerleşmemi gereksiz kılıyor...

Sonra sakin adımlarla Cücenin ardından dışarı çıktı. şelaleye odakladı buz mavisi gözlerini yüzünde Cücenin sözlerine karşın oluşan küçük bir gülümseme oluştu. Tuniğini yavaşça üzerinden çıkarttı. Üzerinde ince örülmüş bir örgü zırh vardı. Dikkatle inceleyen biri zırhın saf örümcek ağından yapıldığını anlardı. Vücudu yara izleri ile kaplıydı. Sol kolunun iğrenç görüntüsü karşısında kendi yüzü bile şeklini yitirdi.
Tekrar Cüceye döndü.

- Beni küçümsüyorsunuz Cüce Efendi...




D.N : Rp Dışı Lütfen bir daha benim adıma karakterim üzerinde anlatım yapmayın...

Saygılarımla...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Oren_Dautry
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2577
Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
Contact:

Post by Oren_Dautry »

Unholy diyara geldiğinden beri Lord Oren onu izlemekteydi..

"Hem uğursuz hem lanetli hem de bir savaşcı. böyle birinin zaman tanrısının yanında ne işi olabilir"

diye düşünmekten kendini alamayan Lord Oren Unholy nin eğitiminde göstereceği başarıyı merak ediyordu.

Gerçi bu eğitimi ona çok daha ince ayrıntılarla ve püf noktalarla sağlıyabilirdi, ne de olsa kendisi Kaosun ve Ölümün olduğu kadar Savaşında tanrısıydı...

ama işin gerçeği bu savaşcı o kadar da eğitime ihtiyacı varmış gibi gözükmüyordu..

Oren'in bu insanı izlemesinin sebebi onu kendine benzetmesi idi..ölümlü zamanlardaki lakabı aklına geldi "Oren the Cursed Necromancer"..

ona ilginç gelen asıl şey ise bu savaşcının diyarda ilk ayak bastığı yerin zaman lordunun tapınağı olmasıydı...
Last edited by Oren_Dautry on Tue May 11, 2004 1:18 am, edited 1 time in total.
Bugün için yaşa , yarın için hayatta kal..
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

şövalye cüce Unholly'e kaşlarını çatarak baktı ve "Seni küçümsemiyorum!"dedi."Bir savaşçı başka bir savaşçıyı asla küçümsemez."Suratında yeni bir sırıtış belirdi ve "Sadece eğitimin bazı sert temelleri olması gerekli.Bu sayede gerçek başarıya ulaşabilirsin."dedi.
Yeniden kaşlarını çatarak sesinin daha sert çıkmasını sağladı."şimdi dayanıklılık eğitimine başla!"dedi.
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Firble
Forum Yöneticisi
Posts: 6496
Joined: Fri Mar 12, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Firble »

Flüt sesi karargahtan yayıldı. Ses sanki taşlardan kılıçların içinden tapınaktaki her şeyin içinden geliyordu hatta insanların da sanki farkında olmadan katılıyodu müziğe. Pug'ın karşılaştığı görüntüler birden deişti. Bir anda boş bir karanlık gördü sonra yaratılışı ve sonra baş döndürücü hızla akan yıllar. Sonra zaman birden yavaşlamaya başladı kendini gördü ve zamanın onun kısa yaşamında bile kaç defa hayatını deiştirdiini kavradı birden sonra zaman tekrar hızlandı. Bir süre sonra görüntüler tarif edilemez hızla geçiyordu. Görüntüler sonra birden insanımsı bir şekil aldıu Pug içgüdüsel olarak diz çöktü ve şekil onu eliyle kutsadı. İçinde yeni bir enerjinin dolaştıını hissetti Pug.. Zamanın şovalyesi olmuştu. Bir tanrıya yapılabilecek en yüksek adama.. şu andan sonra Pug şovalyelik önceki kimliğinin bütün ögelerinin üstünde olmalı. Aldıın sorumluluk çok büük bunu ancak böle yerine getirebilirsin. Sonra zaman tapınaktaki diğer insanlar için yavaşladı ve varlığı bir defa daha farkedilmez oldu sadece Pug artık ondaki gücü hissedebiliyordu. Pug bugünden sonra Paladeneey le karargahı siz yöneteceksiniz birinizin yokluunda karar tamamen öbürüne aittir. Beraberken se beraberce karar vermeniz isteniyor.
Unutmayın ki bu da bir çeşit sınav İki Dragonfire şovalyesinin birlikte çalışabilmesi beklenir. Sizden yüreğinde Dragonfire inancı olan savaşçılara önderlik etmenizi bekliyoruz ve zamanı gelince de lordumun yanında olacağı insanlara yardım etmeniz. şimdilik barış içinde olun ve sadece bize saldırılması durumunda sadece bize saldırana (veya onu saldırttıı bariz olana ) karşıu savaşın. Güç sizinle olsun.
HARBE GİDEN
Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>Gene böyle güzel dön; <br>Dudaklarında deniz kokusu, <br>Kirpiklerinde tuz; <br>Harbe giden sarı saçlı çocuk! <br>
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Dikkatle şelaleye baktı. Gözlerinde Cüceye karşı belirgin bir küçümseme hakim oldu ve hiç duraksamadan şelalenin soğuk sularının altına girdi. şelalenin şiddetli akışı nedeni ile biraz sendelesede olduğu yerde çakılı kaldı. Gözlerini kapattı ve etrafındki tüm olgu ve duygulardan uzaklaştırdı bedenini boynunda sallanan kolyenin kızıl gözleri parladı bir an. Kafası şeklinde işlenmiş kolyenin üzerindeki kırmızı gölzer ve göz yaşları canladılar bir an için ve iiki damla kan karıştı şelalenin sularına.
Bedeni artık üşümüyor ya da sendelenmiyordu. Etrafında olanlarda artık uzaktı ve sadece geçmişine odaklanmıştı. Sevdiği kadını gördü, Drowların ince güzelliğine sahip Rahibeyi bir insanın bir Elfe aşık olmasımı utanç verici olan yoksa, bir insanın bir Drow'a aşık olmasımı kahredici ayrıntı.
Sevdiği kadının karanlıklarda yaşamsı ile başlamıştı herşey. O da karanlıkları seçti ama diğer Drowlar bunu kaldıramadı. Sevdiği kadını Drow adaleti ile ödüllendirdiler. O da onları ölümle.
Lanetini aldı Kara Elflerin Tanrıçasından...

Bir an nefesi kesilerk kendine geldiğinde şelalenin soğuk suları açtı zihnini. Sol kolunu tuttu istemsiz ve yüzü ekşiyerek çekti elini çürümeye başlamış etin kokusu ve kemik parçaları deydi eline...

Sonra yeni ustasına baktı.

- Yeterli mi usta

Sesindeki keskin kılıç harekete geçmişti.



D.N RP dışı : Karakterim insandır...


Saygılarımla...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Gorath
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 2057
Joined: Mon Mar 22, 2004 10:00 am
Location: Meleran
Contact:

Post by Gorath »

Cüce kaskatı taviz vermez bakışlarla öğrencisine baktı ve "Bu kadarı yeterli!"dedi.
Bir süre sonra yeniden karargahtaydılar.Cüce bir ağacı gösterdi ve ağacın biraz önünde duran daire şeklinde çizilmiş bir noktayı.
"İrade dersine hoş geldin!"dedi."Dairenin içine geçerek ağaç hareket edip yerinden kalkana kadar ağaca bakacaksın!"
İlerledi ve ağacın üzerindeki yine x şeklinde işaretlenmiş bir noktayı gösterdi."İşte tam buraya bakacaksın!"dedi."Ağaç yerinden hareket etmeden sende hiç kımıldamayacaksın."
Cüce öğrencisinin şelaleye karşı direncini beyenmişti.Bu adamın ruhunda gerçek şövalyelik olduğunu hissediyor ve kısa süre içinde bunu dışarıya çıkaracağını umuyordu...
Hayatın anlamsız oyunlarında anlamlı bir kapı açmak için sadece gözlerini kapat ve... hisset...

Hisset yaşamak için olan savaşını, böylece elde edersin o sonsuz anlamı...
Unholy
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 309
Joined: Fri Mar 05, 2004 2:02 am
Contact:

Post by Unholy »

Ağaca baktı, yüzüne bir gülümseme yayıldı ve cüceye baktı. Sesinde donukluk ve aşağılama hakimdi.

- Sanırım benimle dalga geçiyorsun...Bu eğitimi onaltı yaşında aldım ben, daha ciddi şeylerle mi başlayacağız yoksa...

Yüzünde garip bir gülümseme oluşmuştu. Etrafına baktı 'Zaman' neden zamanı seçmişti ki 'Ölüm' Menzeborazzan da öğrendiği öğretiler ona karanlıkta büyük ödüller verirdi. Tekrar Cüceye baktı.

- Bu eğitimi almayı reddediyorum...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Post Reply

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests