Ölümün Karargahı
-
Oren_Dautry
- Kullanıcı

- Posts: 2577
- Joined: Tue Sep 23, 2003 10:00 am
- Contact:
Emredersiniz lordum! Okçuların eğitiminden bizzat sorumlu olmak istiyorum, okçularımın eğitim sırasında hiç bir şekilde rahatsız edilmemeleri gerekiyor. şimdi izin verirseniz ormana doğru yola çıkmak istiyorum okçularımı en kısa zamanda karagaha getirmem gerekiyor.
Korku olgunlaştırır,
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
başrahip burock, lord orenin tapınağının başrahibi olduktan sonra ilk kez dışarı çıkıyordu. yerini lordundan öğrendiği ölümün karargahına vardığında, karargahın apaçık ihtişamından etkilendi. bu yapı, her ne kadar lord orenin tapnağıyla karşılaştırılabilecek mükemmeliyette olmasa da, gayet etkileyiciydi; özellikle ne kadar kısa sürede yapıldığı göz önüne alınırsa...
karargahın girişinde başrahibi iki iskelet heykeli karşıladı. burock, bu ölmeyenlerden pek hazzetmezdi aslında; ama lordunun geniş portfoliosu ve başrahibine sağladığı büyük güçler, ölmeyenler üzerinde başrahibe geniş bir kontrol sağladığından beri ölmeyenlerden oluşturulacak bi ordunun ne kadar yenilmez olacağını düşünüp duruyordu. savaşın en önemli unsurlarından biri moraldir ve bu ölmeyenler, düşmanlarının morallerini yerle bir etmek konusunda çok iyidir. zaten çoktan ölmüş olanları nasıl öldürebilirsiniz ki?...
bunları düşünürken karargahın içine girdi başrahip... bu karargahın komutanı olan unholynin kendisini karşılayacağını biliyordu...
karargahın girişinde başrahibi iki iskelet heykeli karşıladı. burock, bu ölmeyenlerden pek hazzetmezdi aslında; ama lordunun geniş portfoliosu ve başrahibine sağladığı büyük güçler, ölmeyenler üzerinde başrahibe geniş bir kontrol sağladığından beri ölmeyenlerden oluşturulacak bi ordunun ne kadar yenilmez olacağını düşünüp duruyordu. savaşın en önemli unsurlarından biri moraldir ve bu ölmeyenler, düşmanlarının morallerini yerle bir etmek konusunda çok iyidir. zaten çoktan ölmüş olanları nasıl öldürebilirsiniz ki?...
bunları düşünürken karargahın içine girdi başrahip... bu karargahın komutanı olan unholynin kendisini karşılayacağını biliyordu...
War, war never changes...
Yavaşça karargahın önüne doğru ilerleyen siyah tunikli, gümüş maskeli siluet Başrahibin önüne geldi. Saygı ile başını önüne eydi ve başrahibe referans yaptı.
- Hoş geldiniz sayın Baş Rahip...
Gözlerindeki hiddet belirtileri bir an için Baş Rahibin gelişi ile yerini sakin ifadelere bıraktı.
- Özgünüm sayın rahip şu Elf oldukça sinirlerimi geriyor...
- Hoş geldiniz sayın Baş Rahip...
Gözlerindeki hiddet belirtileri bir an için Baş Rahibin gelişi ile yerini sakin ifadelere bıraktı.
- Özgünüm sayın rahip şu Elf oldukça sinirlerimi geriyor...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Baş Rahibe baktı. Gözlerini kısıp dışarı baktı. Eli ile Baş Rahibe beklemesini işaret ederek dışarı çıktı. Gözlerinde hiddet belirtisi güçlenmişti. Dışarı çıktı ve Lord Oren'e başı ile selam verdi. Elf'e odaklandı bir süre için gitmekte olan Elf'e aniden gürledi donuk sesi ve hiddeti kapıdaki iskelet heykellerinin şekilerinde bir değişime sebep oldu. Gülen iskeletin yüzü asıldı ağlayan iskelet ise daha ciddileşti.
- Lord Oren'in emirlerini uygula ve bırak kararları o versin..Karargahın komutanı benim okçularını buraya getir ve bu konuyu benimle tartış Elf...
- Lord Oren'in emirlerini uygula ve bırak kararları o versin..Karargahın komutanı benim okçularını buraya getir ve bu konuyu benimle tartış Elf...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
komutan unholy'nin gürültüsüyle gözleri açıldı birden. komutanın öfkesini yatağından duyabiliyordu. irkilmişti. kalktı. su dolu tasından bir yudum içti. gerisiyle yüzünü yıkadı. giyindi. karargahın avlusuna doğru-seslerin geldiği yere doğru- yavaşça süzüldü. başrahip burock'u tek başına beklerken buldu. onun burada olmasına şaşırdı. ona görünmemek için gizlice çıktığı kapıya tekrar dönüp arkasına saklandı. karargahın ana kapısının dışarısından komutan unholy'nin sesi geliyordu hala. kulak kesildi. elf'e kızıyordu komutan. bunun noob olduğunu düşündü. noob anlaşılan o ki komutan unholy'yi kızdırmıştı. yüzü asıldı.
"şu elf yine ne işler çeviriyor ki komutanı bu denli kızdırdı!"
paladin olduğu için kurallara ve saygıya aşırı önem verirdi. noob'un bu kadar çabuk bir sürede hem lordu oren'i hem komutanı unholy'yi kızdırmasına hayret etti.
"biri ona daha saygılı ve daha sadık olmasını öğretmeli. ah şu elfler! her zaman herşeyi kendilerinin bildiğini sanırlar!"
başrahip burock'a görünmeden tekrar odasına çıktı.
"şu elf yine ne işler çeviriyor ki komutanı bu denli kızdırdı!"
paladin olduğu için kurallara ve saygıya aşırı önem verirdi. noob'un bu kadar çabuk bir sürede hem lordu oren'i hem komutanı unholy'yi kızdırmasına hayret etti.
"biri ona daha saygılı ve daha sadık olmasını öğretmeli. ah şu elfler! her zaman herşeyi kendilerinin bildiğini sanırlar!"
başrahip burock'a görünmeden tekrar odasına çıktı.
Domine, serva animos nostros...
"Karargahın komutanı sen olabilirsin ama okçuların eğitiminden ben sorumluyum onlara hiç bir şekilde karışılmayacak" hiddetle arkasını unholye döndü , kapıdan çıkmaya başladı. İleride onu bekleyen okçu kabilesine doğru yola koyuldu. Aradan az bir vakit geçmişken birden dengesini yitirdi yere yüz üstü düştü, yukarıdan Mavi bir ışık süzüldü , yanına geldi ve içinde sadece gölgesi görünen silueti gördü. O anda tüyleri diken diken oldu Kutsal Ruh gelmişti."Doğanın savunucusu ey ranger, sana verilen görevi yerine getir, ihtiyacın olunca hep yanında olacağım, Oren'i canın pahasına koru, ona bana duyduğundan daha büyük bir saygı duy!!!!" birden mavi ışık yok oldu!! NOOB doğruldu görevin kutsallığını bir kez daha anladı! İleride onu bekleyen okçularına doğru yol aldı!!
Korku olgunlaştırır,
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Gözleri hiddet ile büyüdü gümüşmaskeli siluetin...
- Sen kendini bilmez ufakçık yaratık sen kimsin ki benimle bu şekilde konuşuyorsun... Sen bir öğrencisin bunu kabul etsende etmesende... Okçularını buraya getir ve sende ararlarında eğitime hazır ol...
Gözlerinde kırmızı ışıklar belirdi ve büyüdü. Gümüş maskenin gözlerinde artık iki kızıl alev vardı. Yavaşça tapınağın avlusunu karanlık bir görüntü kapladı. Hava yavaşça karardı. Bulutlar gök yüzünü kapladığında kapının girşindeki iki sikelet heykelide korku dolu yüz ifadesi almıştı. Ses artık donuk değildi hiddet dolu bir gök gürültüsü gibi geliyordu ses tüm ortamda yankılandı.
- Bana itaat etmessen cezanı bulursun...
- Sen kendini bilmez ufakçık yaratık sen kimsin ki benimle bu şekilde konuşuyorsun... Sen bir öğrencisin bunu kabul etsende etmesende... Okçularını buraya getir ve sende ararlarında eğitime hazır ol...
Gözlerinde kırmızı ışıklar belirdi ve büyüdü. Gümüş maskenin gözlerinde artık iki kızıl alev vardı. Yavaşça tapınağın avlusunu karanlık bir görüntü kapladı. Hava yavaşça karardı. Bulutlar gök yüzünü kapladığında kapının girşindeki iki sikelet heykelide korku dolu yüz ifadesi almıştı. Ses artık donuk değildi hiddet dolu bir gök gürültüsü gibi geliyordu ses tüm ortamda yankılandı.
- Bana itaat etmessen cezanı bulursun...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
ileriden gelen tartışma sesleri üzerine beklemekten vazgeçip ilerlemeye başladı başrahip... seslerin kaynağına vardığında, karargahın komutanı unholy ile NOOBu tartışırken buldu. Orada olduğunu farkettirecek kadar zırhının ses çıkarmasına izin verdi ve NOOB ile Unholynin tartışmalarını izlemeye koyuldu
War, war never changes...
Yavaşça hava normal rengine büründü. 'Unholy'nin fiziksel görüntüsü yavaşça normal halilne döndü. Oldukça donuk bir tavır ile
- Eğer bu karargahta yer almak istiyorsan kurallara uy ve Lord Oren'in sana dediklerini unutma 'Komutan 'Unholy'dir ona saygı duy' eğer bana saygı duymayı bırakıp benimle tartışırsan...Diğer her öğrenci gibi cezasını çekersin...
Yavaşça arkasına döndü ve başrahibi gördü. Gözlerini kıstı ve başrahibin önünde hafifce eğildi.
- Saygılarımla Başrahip...Sizi ihmal ettiğim için üzgünüm ziyaretinizi neye borçluyuz...
- Eğer bu karargahta yer almak istiyorsan kurallara uy ve Lord Oren'in sana dediklerini unutma 'Komutan 'Unholy'dir ona saygı duy' eğer bana saygı duymayı bırakıp benimle tartışırsan...Diğer her öğrenci gibi cezasını çekersin...
Yavaşça arkasına döndü ve başrahibi gördü. Gözlerini kıstı ve başrahibin önünde hafifce eğildi.
- Saygılarımla Başrahip...Sizi ihmal ettiğim için üzgünüm ziyaretinizi neye borçluyuz...
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
kurduğunuz karargahtan dolayı sizi tebrik etmek için burdayım şövalye. Gerçekten iyi bir iş çıkarmışsınız, sizi tebrik ederim. ilk izlenimlerim olumlu. lord oren de memnun kalacaktır.
bu ziyaretimde fazla kalamayacağım; ancak ileride, savaş eğitimlerimizi hep beraber yapacağız. lord orenin ordusu olarak. tabii sizin de bildiiniz gibi şövalye, orduda itaat, zafere götüren en önemli unsurlardan biridir.
bu son sözleri söylerken gözleri NOOBun üzerindeydi.
bu ziyaretimde fazla kalamayacağım; ancak ileride, savaş eğitimlerimizi hep beraber yapacağız. lord orenin ordusu olarak. tabii sizin de bildiiniz gibi şövalye, orduda itaat, zafere götüren en önemli unsurlardan biridir.
bu son sözleri söylerken gözleri NOOBun üzerindeydi.
War, war never changes...
Ben kendime hiç bir zaman üs tanımam eğer okçuların sorumluluğu bende değilse ben bu karargaha ait değilim, okıçulardan anlamayan bir kişi okçuların sorumluluğunu alamaz bir de beni onların yerine komaya koyuluyor, ama böyle olacaksa ben bu karargahta duramam , hele kendini bir diktatör hissetmiş kişimin yanında , unholy şunu iyi belle okum her zaman kalbine dönük olacaktır, bu konuyu lord orenle tartışaacağım okçuluk konusunda üs tanımayacağım, Burock baş rahip benim üssümdür, onun konusunda hiç bir bilgiye sahip değilim. Ona saygı duyarım. Bu dünyadaki en iyi okçuları sadece ben yetiştiririm, unholy sen bu işe karışma!!!
Korku olgunlaştırır,
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
- İşte eğitim alma nedenin bu olacak. Bir Tapınak şovalyesine ve bir Komutana saygı duymuyorsun. Ayrıca unutma Elf ben kendim bu Karargaha komutan olmadım Lord Oren beni şeçti ve onun seçimlerini tartışacak konumda değilsin okçuların eğitimlerini ben vereceğim, eğer bunu daha kibar bir dille anlatmış olsan şans senindi bu şekilde asla bir yere gelemezsin...
gözlerinde Elfe karşılık aşağılayıcı bir bakış oluştu. Gözlerinin derinliklerindeki hiddet ise daha da belirginleşmişti.
gözlerinde Elfe karşılık aşağılayıcı bir bakış oluştu. Gözlerinin derinliklerindeki hiddet ise daha da belirginleşmişti.
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
"Ben bu karagah ta görev yapamam kusura bakmayın okçularım da benimle birlikte gelecekler onları bu zamana kadar eğiten kişinin yanından gelecekler" okçulara seslenir "gelin yoldaşlarım!!" okçularla birlikte kapıya doğru ilerler ve o biri gülen diğeri ağlayan suratlara bakarak güler "çok şey kaybediyorsunuz!!"
Korku olgunlaştırır,
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Elfin arkasından baktı.
- Buraya gel Elf seninle bir yarışma düzenleyeceğiz ve kazanan okçuları yetiştirecek...Ben sana bir hedef vereceğim ve sen onu vuracaksın eğer onu öldürürsen sen okçularını yetiştireceksin ama ölmez ise o zaman ben sana ve okçularına eğitim vereceğim..
- Buraya gel Elf seninle bir yarışma düzenleyeceğiz ve kazanan okçuları yetiştirecek...Ben sana bir hedef vereceğim ve sen onu vuracaksın eğer onu öldürürsen sen okçularını yetiştireceksin ama ölmez ise o zaman ben sana ve okçularına eğitim vereceğim..
Sıradan bir insanla bir savaşçı arasındaki fark,
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
savaşçının olayları mücadele kavramıyla eşdeger görmesi,
sıradan bir insanın ise olayları mutluluk kaynağı ya da felaket olarak ele almas
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 0 guests