Page 8 of 9
Posted: Fri Dec 26, 2008 7:09 am
by Aegron Linwelin
Avcı Hunter Bernard a baktı ve gülümsedi:
''Tamam tamam. En kısa zamanda yola çıkarım. Aslında sana teşekkür etmem lazım. Hanidir böyle bir göreve ihtiyacım vardı. Avcılık ruhumu kazanmış oldum tekrar sayenizde. Hanidir birşeyler toplamak dışında bir görevim olmuyordu.''
der ve markete erzak almaya gider.
Posted: Fri Dec 26, 2008 7:49 am
by dwaxer
Quarion wrote:"Bende gitmek istiyorum ama gidemiyorum. Cüce dağlarındaki, cüce kolonilerine nasıl çıkacağımı söylersen hemen giderim."
"At bakalım 1 altın para, söyliim," der sırıtarak, elf kulaklı minik adam.
.
Posted: Fri Dec 26, 2008 7:53 am
by Aegron Linwelin
Erzak alımı bittikten sonra sanki yeni bir oyun keşfetmiş bir çocuk gibi avcı kulubesine doğru yürümeye devam etti. Evinde eşyalarını hazır edip yarın yola çıkacaktı.
Posted: Fri Dec 26, 2008 11:22 pm
by Quarion
İçinden, boyu yere yakın oladan korkçan gibi birşey geçirdi ve adamın yalan söyleyip söylemediğini anlayabilmek için dikaktle baktı.İnsan Sarrafı
"Kardeş ben farop kasabasında yaşayan çulsuz biriyim bu para bana çok fazla gelir. İşzisim cüce kolonilerinde belki iş bulurum diye gitmek istiyorum. Güçlüyüm, kuvvetliyim ama Farop kasabasında böyle birine ihtiyaç yokmuş.Lütfen bana bu iyiliği koşulsuz yap.Bluff
Posted: Sat Dec 27, 2008 3:52 am
by Aegron Linwelin
Sabah kalktığında içi mutluluk doluydu. Tüm eşyalarını ve en sevdiği dostları olan Lue ve Bethovan ı da yanına aldıktan sonra elf ormanına doğru yola çıktı.
Posted: Sat Dec 27, 2008 4:53 am
by dwaxer
Quarion wrote:İçinden, boyu yere yakın oladan korkçan gibi birşey geçirdi ve adamın yalan söyleyip söylemediğini anlayabilmek için dikaktle baktı.İnsan Sarrafı
"Kardeş ben farop kasabasında yaşayan çulsuz biriyim bu para bana çok fazla gelir. İşzisim cüce kolonilerinde belki iş bulurum diye gitmek istiyorum. Güçlüyüm, kuvvetliyim ama Farop kasabasında böyle birine ihtiyaç yokmuş.Lütfen bana bu iyiliği koşulsuz yap.Bluff
Archibald adamın yalan söyleyip söylemediğini anlayamaz ama diğeri de onun yalanlarına pek inanmış gibi değildir. "Beni önemsiz hayat hikâyenle meşgul etme! Ya 2 altın para atarsın ya da seni kaplumbağama yediririm ona göre!"
.
Posted: Sat Dec 27, 2008 4:59 am
by Quarion
Adama doğru gözlerini iyice açarak baktı,
"Lan kimsin sen cüce, yanına gelirsem kulaklarını kopartıp balıklara yem ederim. Seni öldürmeden nası gideceğimi söyle!"der adama bağırarak.Göz korkutma
Posted: Sat Dec 27, 2008 5:42 am
by dwaxer
Aegron wrote:Sabah kalktığında içi mutluluk doluydu. Tüm eşyalarını ve en sevdiği dostları olan Lue ve Bethovan ı da yanına aldıktan sonra elf ormanına doğru yola çıktı.
Elf ormanında biraz dolaştıktan sonra, köpekler bir koku almış olduklarını belirten hareketler yaparlar. Hunter, ilginç bağrışmalar duyar biraz ilerleyip ağaçların arasından baktığında, minik bir gölün ortasındaki kahverengi bir kayaya oturmuş, minik, peri kılıklı bir adam ve gölün kenarında ise ona bağıran kasaba muhafızı Archibald'ı görür. Ã?nce gözlerine inanamaz çünkü Archibald’ın ne işi vardı buralarda?
Valinin muhafızı Archibald belli ki sinirlenmişti, gölün ortasındaki sivri kulaklı, sarışın minik adama şöyle bağırıyordu: Quarion wrote: "Lan kimsin sen cüce, yanına gelirsem kulaklarını kopartıp balıklara yem ederim. Seni öldürmeden nası gideceğimi söyle!"
“Bak seeen pek de sinirliymiş beyimiz. Hem geldi huzurumuzu bozdu, hem de kabadayılık yapıyor üstelik!” der adasının kralı, minik peri-adam ve bir illüzyon hareketiyle mandoline benzer bir müzik aleti çıkarıp çalmaya başlar!
“Hadi canım yandan, yandan, yandan!
Biz korkmaayız, ondan bundan!”
Hunter’in gözleri şaşkınlıktan faltaşı gibi açılır çünkü; peri-adam çalarken, Archibald da kahkahalar atarak oynamaya başlamıştır! Muhafız, parmaklarını şıklatıp gerdan kırmakta, şahane göbek atmakta, feci şekilde kıvırmaktadır.
“Oohh! Yandan, yandan!”
.
Posted: Sat Dec 27, 2008 6:01 am
by Aegron Linwelin
Avcı Hunter şaşkınlık içindedir ve ne yapacağını bilemez. Bir an düşünür bu durum karşısında Archibald'a yardım etmesi gerektiğini biliyordur ama şaşkın şaşkın izlemeye devam eder ve birden ben ne yapıyorum der ve cüceye seslenerek okunu kaldırır tam alnının ortasına nişan almıştır ve cüceye:
'' Hey sen ufaklık kes şunu başım şişti. Archibald sana ne oluyor dursana. Kess şunu dedim sana'' der ve cücenin durmasını bekler.Aksi takdirde bir mantıklı açıklama alamassa onu vuracaktır.
Posted: Sat Dec 27, 2008 6:03 am
by Quarion
Arcihibald sersemlemiş bir şekilde konuşmaya çalışır,
"Noluyo, naptın bana pis büyücü. Tamam gidicem bırak beni lanet olsun."
Etrafına bakınır Avcıyı görür,
"Hunter, yardım et adam beni ele geçirdi."
Posted: Sat Dec 27, 2008 6:05 am
by Aegron Linwelin
Hunter okunu sonuna kadar germiştir bıraktığında cücenin dağılacağından emindir ona bakar ve:
'' Sana onu bırak dedim aksi takdirde ölümünden ben sorumlu olmayacağım'' der
Posted: Sun Dec 28, 2008 7:27 pm
by Aegron Linwelin
Avcı Hunter bunu pek yararı olmadığının farkındadır ve :
'' Tamam ne istiyorsun bizden onu soyle o zaman'' der.
Posted: Tue Dec 30, 2008 11:54 pm
by dwaxer
.
Elf ormanında peri-adamla karşılaşma: Archibald ve Hunter
"Pekala, pekala sakin olalım! Sadece arkadaşına güzel bir müzik çalıyorum, o da dans ediyor!.. Sen o yayı yere bırakıp, köyüne doğru koş istersen, sana acil ihtiyaçları var!" der peri tılsımlı sesiyle.
Hunter'a çok mantıklı bir tavsiye olarak gelir bu ve elindeki yayı yere atarak kasabaya doğru koşmaya başlar. Köpekleri de onu takip eder. Ancak aradan 10 dakika kadar geçince (ki bayaa uzaklaştı bu arada) Hunter yaptığının aptalca bir şey, daha doğrusu bir büyünün etkisiyle yapılmış bir hareket olduğunun farkına varır.
Hunter uzaklaşınca peri-adam Archibald'a, "şimdi paşa paşa 4 altını vericen mi, yoksa biraz daha dans etmek ister misin?" diye sorar.
.
Posted: Tue Dec 30, 2008 11:57 pm
by Quarion
"1 altın yukarı çıkmam"der hiç bir şey yapamasının verdiği sinirle.
Posted: Wed Dec 31, 2008 12:06 am
by dwaxer
Quarion wrote:"1 altın yukarı çıkmam"der hiç bir şey yapamasının verdiği sinirle.
"Pekala at bakalım bana doğru parayı! Dikkat et suya düşmesin yoksa başka verirsin!" der peri-adam yüzünde kocaman bir sırıtışla.
.