Büyü Konseyi (RPG)
-
Eldarin
-
Lareal Duin
- Kullanıcı

- Posts: 13
- Joined: Tue Mar 07, 2006 10:00 am
- Contact:
Adama sinirle bakarak merdivenlere yöneldi ve bakışlarını merdivenlere yöneltti.Durum giderek karışıyordu
"sadece bir eğitmenle karşılasamazmıydım sanki "diye mırıldandı
ve merdivenleri tırmanmaya başladı bir yandan tekrar başlayan bilinmezlik yüzünde tedirginleşmeye baslamıstı...
"sadece bir eğitmenle karşılasamazmıydım sanki "diye mırıldandı
ve merdivenleri tırmanmaya başladı bir yandan tekrar başlayan bilinmezlik yüzünde tedirginleşmeye baslamıstı...
Hayat bir aynaya benzer aynaya gülümsemezsen oda sana gülümsemez....
Yeminer The Lich laboratuvarında düşünceli bir şekilde durmuş olacakları kestirmeye çalışıyordu. Kaç gündür bu konuda çalışıyor, deneyler yapıyor ve birşeyler bulmaya çalışıyordu ama lanet olası işe yarar birşey bulmak koca okyanusta ufacık bir balığı aramaya benziyordu. Başka bir zaman olsa lich bunu asla sorun yapmazdı, sonsuz ömrü her türlü araştırmayı konforlu bir şekilde yapabilecek zamanı ona tanıyordu ama şimdi.. şimdi kıyamet yaklaşıyordu. Kendisi gibi kudretli bir büyücüyü bile önüne katabilecek, varlığına, çalışmalarına... binlerce senenin emeğine son verebilecek bir son !
"Bir yol olmalı ! " dedi kendi kendisine lich ve günlerdir aralıksız sürdüğü çalışmalarına geri döndü. Bu esnada fark edemediği birşey olmuştu, çalışmalarına kendisini çok mu kaptırmıştı ne ??
Birileri kuleye gelmişti ve kabul edilmişti, anlaşılan kıyamet bile büyücülerin azmini kıramıyordu.
Habis lich'in tiz kahkahası odada ve salonlarda yankılandı. Ölümçığlığını andıran iğrenç kahkaha hem keyiften hem de durumun ironikliğindendi. Son gelirken birileri başlangıç için geliyor ! Bu iyiye işaret. Gelsin bakalım.
"Bir yol olmalı ! " dedi kendi kendisine lich ve günlerdir aralıksız sürdüğü çalışmalarına geri döndü. Bu esnada fark edemediği birşey olmuştu, çalışmalarına kendisini çok mu kaptırmıştı ne ??
Birileri kuleye gelmişti ve kabul edilmişti, anlaşılan kıyamet bile büyücülerin azmini kıramıyordu.
Habis lich'in tiz kahkahası odada ve salonlarda yankılandı. Ölümçığlığını andıran iğrenç kahkaha hem keyiften hem de durumun ironikliğindendi. Son gelirken birileri başlangıç için geliyor ! Bu iyiye işaret. Gelsin bakalım.
her zaman yalan söyle ki, kimse yalan söylediğini anlayamasın
güç amacın, k
güç amacın, k
-
Eldarin
Lareal merdivenlerden birer birer tırmanırken Yeminer'in habis çığlığı tüm koridorlarda yankı buldu ve onun kulaklarına ilişti. Ã?ığlık onun için muazzam derecede korkutucuydu ve saf zalimlik ve vahşetin ruhunu üzerinde taşıyordu.
Lareal böylesine bir sesi daha önce hiç duymamıştı ve çığlık ona iyiye işaret gibi gelmiyordu.
Lareal Büyü Konseyi'ni böyle bilmiyordu...
Trabzanlar üst katlara doğru zikzaklar çizmeye devam etmekteydi...
Lareal böylesine bir sesi daha önce hiç duymamıştı ve çığlık ona iyiye işaret gibi gelmiyordu.
Lareal Büyü Konseyi'ni böyle bilmiyordu...
Trabzanlar üst katlara doğru zikzaklar çizmeye devam etmekteydi...
-
Mith_olorin
- Kullanıcı

- Posts: 6
- Joined: Wed Mar 22, 2006 10:00 am
- Location: burdan
- Contact:
Adam maskeye doğru bir iki adım daha da yaklaştı.Maskeye doğru elini uzattı.Ona dokunduğunda eline pürüssüz geliyordu ve içine garip bir sıcaklık hissi yayılıyordu.Maske onu garip bir şekilde çekiyordu.Sanki onu alırsa üm bu kulenin korkunçluğu bitecekti.Dokunuşu ona güven verdi,ve adam maskeyi metal sapından tuttu,yavaşça ve içinde hafif bir korkuyla yüzüne doğru kaldırdı,ve göz deliklerinin içinden baktı
-
Eldarin
Mith Olorin maskenin dibinden tutturulmuş ince demir çubuğu eline aldı, maskeyi yüzüne yaklaştırdı. Maske yüzünün enlemesine yarısını kaplıyordu ve gözünün sadece bir tanesi maskenin içinden görebiliyordu.
Etrafı inceleyen Mith Olorin daha önce gördüklerinden farklı birşey görememişti. Demin ağlamaklı bir şekilde konuşan adam şimdi titrek bir sesle kendi kendisine mırıldanıyordu, henüz onun varlığından haberdar değildi. Demin adamın yanında olan bir diğeri ise şimdi ortamdan uzaklaşmıştı.
Mith Olorin maske elindeyken önceden hissettiklerinden farklı olarak üzerindeki endişeyi ve içsel hesaplaşmaları unutmuş gibiydi. Bunun yerine bir cesaret, bir özgüven yerleştirilmişti sanki üzerine. Mith Olorin maskeyi alttan demir çubuğu ile tutmaktaydı fakat bu çubuk katlanabilir ve oynak bir yapıya sahipti.
Evet...Büyü kurnazdı...Hemde çok kurnazdı...Ve işini biliyordu...
Etrafı inceleyen Mith Olorin daha önce gördüklerinden farklı birşey görememişti. Demin ağlamaklı bir şekilde konuşan adam şimdi titrek bir sesle kendi kendisine mırıldanıyordu, henüz onun varlığından haberdar değildi. Demin adamın yanında olan bir diğeri ise şimdi ortamdan uzaklaşmıştı.
Mith Olorin maske elindeyken önceden hissettiklerinden farklı olarak üzerindeki endişeyi ve içsel hesaplaşmaları unutmuş gibiydi. Bunun yerine bir cesaret, bir özgüven yerleştirilmişti sanki üzerine. Mith Olorin maskeyi alttan demir çubuğu ile tutmaktaydı fakat bu çubuk katlanabilir ve oynak bir yapıya sahipti.
Evet...Büyü kurnazdı...Hemde çok kurnazdı...Ve işini biliyordu...
-
Lareal Duin
- Kullanıcı

- Posts: 13
- Joined: Tue Mar 07, 2006 10:00 am
- Contact:
Lareal tiz kahkayı duydu ve bir an için durakladı.Ã?rpermişti...Bir an için dönüp gitmeyi bile düşündü ama tekrar cesaretini topladı.
Ne tür bir sesti o?Bir insandan çıkmış olabileceğine inianmıyordu.Hayatında duyduğu en kulak tırmalayıcı habis sesti o ses...
Ã?nce yavaş kararsız adımlarla sonra hızlanarak merdivenleri çıkmaya başladı.Aşağıdaki adam aklına geldi...Ve bir yerlere varmayı diledi...
Ne tür bir sesti o?Bir insandan çıkmış olabileceğine inianmıyordu.Hayatında duyduğu en kulak tırmalayıcı habis sesti o ses...
Ã?nce yavaş kararsız adımlarla sonra hızlanarak merdivenleri çıkmaya başladı.Aşağıdaki adam aklına geldi...Ve bir yerlere varmayı diledi...
Hayat bir aynaya benzer aynaya gülümsemezsen oda sana gülümsemez....
-
Mith_olorin
- Kullanıcı

- Posts: 6
- Joined: Wed Mar 22, 2006 10:00 am
- Location: burdan
- Contact:
- shadeslayer
- Kullanıcı

- Posts: 1
- Joined: Sat Apr 15, 2006 10:00 am
- Contact:
Eragon bir köyde yaşıyordu.Anne ve babası bir baskın sırasında öldürüldü.Onların intikamını almak için yollara düştü.Yolda bir büücü onu eğitmeyi kabul etti.Birkaç ay geçmiştiki karanlık lordun adamlarıyla karşılaştılar.Adamlar büyücüyü esir aldılar Eragon'u da bayıltıp orada bıraktılar.Eragon uyandığında bunları zarzor hatırlayabiliyordu.Ustasında öğrendiklerinin kendisine yeteceğini düşünerek yüksek büyücülük kulesine doğru yola çıktı.Kulenin kapısına geldiğinde içinde bir huzursızluk vardı.Kapılar sonuna kadar açıldı.
-
Eldarin
Eragon konseyin geniş girişli, üzerinde zincirleri sallanan kapısında adımını attığı vakit ortam bir anda değişmişti sanki. İçeride farklı kokular birbiri içine girmiş, ilk anda koklayanların boğazında feci bir tat bırakıyordu. Eragon burnunu büzüştürdü, boğazını temizledi. Burası sanki yıllarca hiç temizlenmemiş gibiydi, hem kokusu hem etrafı bunu gösteriyordu. Yerler ve hatta dvarlar toz içersinde perişan haldeydi, bu duvarların arasından ne dışarı çıkabilmiş, ne de içeri girebilecek olası bir hava boşluğu ile temizlenebilmiş hava adeta Eragon'u reddediyordu.
Büyücü içeri doğru birkaç adım daha attı. Burnu yavaş yavaşbu ortama alışıyor gibiydi. şimdi farkettiği ise soğuk zemindi. Ã?yle ki deri pabuçlarının içindeki ayakları adeta buz kesmişti, dondurucu hava bir an tüm vücudunu ürpertti. Bunda daha önce duyduklarınında beli bir tecrübe getirisi vardı. Zira buraya gelirken karşılaştığı birkaç kişi burası hakkında pekte tekin bir yermiş gibi konuşmamıştı.
Eragon içeriye bir iki adım attıktan sonra ileriden bir ses duydu. Ses oldukça ürkek ve ağlamaklı geliyordu.
"Lareal...Beni duyuyor musun Lareal? O ayna kırıklarının arasına nasıl düştün sen? Beni duyuyor musun. Konuş..Birşeyler söyle!"
Merdivenlerden yukarı doğru çıkmakta olan Mith Olorin'de aynı sesi duymuştu. Aynı şekilde demin yukarıdan gelmiş olan tiz kahkahada onu korkutmuyor değildi.
Burası sanki bir yansımalardan oluşuyordu. Herşey birbiri içine geçmiş, herşey hayal gibiydi. Attığı adımları sanki atmıyordu Mith Olorin. Neler dönüyor hi. anlamış değildi.
-------------------
Lareal birkaç kat yukarı çıkmıştı. Etraftaki soğukluk adeta iliklerine işliyordu ve onda da korku hat safhadaydı.
Tam o esnada!
Lareal yanından geçip giden bir karanlık görüverdi! Hemen başını gerisine doğru çevirmiş olsa de onu görememişti. Bir süre öylece kıpırtısız kaldı. İçinden buraya geldiğine lanetler etmeye başladı.
Sonra...
Sonra yavaş adımlarla, adeta sükuneti rahatsız etmek istemezcesine yavaş ve sessiz adımlarla ilerlemeye devam etti.
Ve işte tam o sırada olanlar oldu. Deminki belki bir göz yanılgısı olabilirdi, ama bu değil. Bir dizi karanlık ona doğru yaklaşıyordu. Bunlar büyü değildi, gerçeğin ta kendisiydi. Lareal ilk anda ellerini önüne doğru tuttu, bu esnada karanlıklar etrafa saçılarak ona doğru yaklaşmaya devam ettiler.
"Neden buradasın Larealllll! Söyle bizzzeee! Biz konseyin koruyucularıyızzzz!
Aşağıda olan bitenden haberdar mısssınnn? Bizzze de bahssssetttt!"
Sesler öylesine solgun ve soğuktu ki adeta Lareal'in içine işlemişti.
Büyücü içeri doğru birkaç adım daha attı. Burnu yavaş yavaşbu ortama alışıyor gibiydi. şimdi farkettiği ise soğuk zemindi. Ã?yle ki deri pabuçlarının içindeki ayakları adeta buz kesmişti, dondurucu hava bir an tüm vücudunu ürpertti. Bunda daha önce duyduklarınında beli bir tecrübe getirisi vardı. Zira buraya gelirken karşılaştığı birkaç kişi burası hakkında pekte tekin bir yermiş gibi konuşmamıştı.
Eragon içeriye bir iki adım attıktan sonra ileriden bir ses duydu. Ses oldukça ürkek ve ağlamaklı geliyordu.
"Lareal...Beni duyuyor musun Lareal? O ayna kırıklarının arasına nasıl düştün sen? Beni duyuyor musun. Konuş..Birşeyler söyle!"
Merdivenlerden yukarı doğru çıkmakta olan Mith Olorin'de aynı sesi duymuştu. Aynı şekilde demin yukarıdan gelmiş olan tiz kahkahada onu korkutmuyor değildi.
Burası sanki bir yansımalardan oluşuyordu. Herşey birbiri içine geçmiş, herşey hayal gibiydi. Attığı adımları sanki atmıyordu Mith Olorin. Neler dönüyor hi. anlamış değildi.
-------------------
Lareal birkaç kat yukarı çıkmıştı. Etraftaki soğukluk adeta iliklerine işliyordu ve onda da korku hat safhadaydı.
Tam o esnada!
Lareal yanından geçip giden bir karanlık görüverdi! Hemen başını gerisine doğru çevirmiş olsa de onu görememişti. Bir süre öylece kıpırtısız kaldı. İçinden buraya geldiğine lanetler etmeye başladı.
Sonra...
Sonra yavaş adımlarla, adeta sükuneti rahatsız etmek istemezcesine yavaş ve sessiz adımlarla ilerlemeye devam etti.
Ve işte tam o sırada olanlar oldu. Deminki belki bir göz yanılgısı olabilirdi, ama bu değil. Bir dizi karanlık ona doğru yaklaşıyordu. Bunlar büyü değildi, gerçeğin ta kendisiydi. Lareal ilk anda ellerini önüne doğru tuttu, bu esnada karanlıklar etrafa saçılarak ona doğru yaklaşmaya devam ettiler.
"Neden buradasın Larealllll! Söyle bizzzeee! Biz konseyin koruyucularıyızzzz!
Aşağıda olan bitenden haberdar mısssınnn? Bizzze de bahssssetttt!"
Sesler öylesine solgun ve soğuktu ki adeta Lareal'in içine işlemişti.
-
Mith_olorin
- Kullanıcı

- Posts: 6
- Joined: Wed Mar 22, 2006 10:00 am
- Location: burdan
- Contact:
Mith Olorin duyduğu kahkaha yüzünden neredeyse bir çığlık atacaktı.yüzünde bir dehşet ifadesiyle bir kaç adım geriledi fakat sonradan kontrolu geri almaya çabaladı.Buraya neden geldiğini hatırladı.Mantığı ona her an kaçması gerektiğini tekrarlamasına rağmen,Mith Olorin dayanılmaz bir merakla kahkahanın kaynağını bulmak için bir kez daha merdivenlere yöneldi ve çıkmaya koyuldu.
-
Eldarin
Mith Olorin merdivenlerden çıkmaya yeltenmişti ki çığlığın ardından yükselen bir heheyin ardından ayna kırıklarını toparlamaya çalışan cüppeli kimse ona doğru koştu ve üzerine atladı.
"E...E...E....Efendim.... Aynalar hareket ediyor. Büyüyen şeytani birşey var onun içinde! Dev boynuzları kırmızı pullarıyla adeta bir şeytan gibi.
Yükseliyor! Yükseliyor! Yükseliyor!"
Cüppeli kimse Mith Olorin'i bıraktıktan sonra merdivenlerin dibine çöktü ve kulaklarını tıkadı.
Adamın vücudu olduğu gibi titriyordu. Bu esnada biraraya getirilmiş aynalar parçalanarak etrafa saçıldı. Aynı noktadan kırmızı ışıklar ve kafatasları kemiklerle beraber etrafa dökülmeye başladı.
Ardından müthiş bir gürleme tüm holde yankılandı.
Hayra alamet değildi!!!
--------------------------
Üstat Yeminer'in masmavi gözleri bu sefer daha önce hiç olmadığı kadar keskin bir şekilde parıldamıştı. Kulede bariz ters giden birşey vardı. Kaynağı kulenin girişi olmalıydı.
Hepsinden önemlisi lich, iradesini kıran bir güç hissetmekteydi şimdi. Dışboyutlardan gelen bir güçtü bu ve adeta karşıkonulamazdı!
Kara cüppeliler lideri Yeminer olduğu yerden kalktı. Havada süzülerek odadan çıktı. Merkez hol hemen ilerisindeydi ve lich hızla o tarafa yöneldi.
O çıktıktan sonra ise lich in tek bir sözüyle demin çıktığı kapıda dahil olmak üzere kulenin tüm kapıları şiddetle kapandı!
"E...E...E....Efendim.... Aynalar hareket ediyor. Büyüyen şeytani birşey var onun içinde! Dev boynuzları kırmızı pullarıyla adeta bir şeytan gibi.
Yükseliyor! Yükseliyor! Yükseliyor!"
Cüppeli kimse Mith Olorin'i bıraktıktan sonra merdivenlerin dibine çöktü ve kulaklarını tıkadı.
Adamın vücudu olduğu gibi titriyordu. Bu esnada biraraya getirilmiş aynalar parçalanarak etrafa saçıldı. Aynı noktadan kırmızı ışıklar ve kafatasları kemiklerle beraber etrafa dökülmeye başladı.
Ardından müthiş bir gürleme tüm holde yankılandı.
Hayra alamet değildi!!!
--------------------------
Üstat Yeminer'in masmavi gözleri bu sefer daha önce hiç olmadığı kadar keskin bir şekilde parıldamıştı. Kulede bariz ters giden birşey vardı. Kaynağı kulenin girişi olmalıydı.
Hepsinden önemlisi lich, iradesini kıran bir güç hissetmekteydi şimdi. Dışboyutlardan gelen bir güçtü bu ve adeta karşıkonulamazdı!
Kara cüppeliler lideri Yeminer olduğu yerden kalktı. Havada süzülerek odadan çıktı. Merkez hol hemen ilerisindeydi ve lich hızla o tarafa yöneldi.
O çıktıktan sonra ise lich in tek bir sözüyle demin çıktığı kapıda dahil olmak üzere kulenin tüm kapıları şiddetle kapandı!
-
green_eye_of_devil
- Kullanıcı

- Posts: 407
- Joined: Mon Jul 12, 2004 10:00 am
- Location: Unknown
- Contact:
-"Ahhh sonunda.Sonunda bu lanet kuleyi bulabildim nekadar berbat ve tüyleri diken diken ettiren bir kule burada kimler yaşayabilirki? Akıldan mahrum büyücülerin dışında.Ahh tanrım sen bu insanlara yardım et bütün gün burada oturum kitap okumak yazmak ve cizmek ooo berbat gerçekten berbat.Dünyanın, doğanın güzelliklerinde bir nevi uzak yaşamak gerçekten çok kötü ve bazen bu yolda zaman harcayanlara acıyorum gerçekten acıyorum.Neyse ben işimi yapmalıyım dostum Dentiy şimdi burada otur kızım."
Merdivenler yavaş ve dikkatle çıkar içinden bir sanki bir tuzağa yaklaşmaktaymış gibi geliyor dört gözle etrafa bakarak ilerliyor.
"Dann...Dann...Dann..."
Kapıyı güçlü bir şekilde çalıyor.Kapıyı bu şekilde sarsılabilcek biri ya bir barbardır yada bir hayvandır.
-"Heyy kuledekiler ben Büyücüler Konseyi Başkanı Lord Eldarin arıyorum ona ulaştırmam gereken bir kaç eşya var yada Lord Eldarin öğrencilerinde birine vermeliyim nekadar değerli bilmiyorum ancak ...
Sesi net ve gürdü kullandığı her kelime rahatlıkla anlaşılabilecek şekildeydi.
devam etti.
-"ama fazla zamanın olmadığı için eşyaları kapının önü bırakmak zorundayım Lord Eldarin'e verilmesi gerekiyor."
Aynı dikkatle aşşağı inip köpeğini alıp ilerlemeye devam etti.
Bıraktığı eşyanın üstünde ufak bir kağıt vardı...
"Lord Eldarin'e Saygılarımla."
Merdivenler yavaş ve dikkatle çıkar içinden bir sanki bir tuzağa yaklaşmaktaymış gibi geliyor dört gözle etrafa bakarak ilerliyor.
"Dann...Dann...Dann..."
Kapıyı güçlü bir şekilde çalıyor.Kapıyı bu şekilde sarsılabilcek biri ya bir barbardır yada bir hayvandır.
-"Heyy kuledekiler ben Büyücüler Konseyi Başkanı Lord Eldarin arıyorum ona ulaştırmam gereken bir kaç eşya var yada Lord Eldarin öğrencilerinde birine vermeliyim nekadar değerli bilmiyorum ancak ...
Sesi net ve gürdü kullandığı her kelime rahatlıkla anlaşılabilecek şekildeydi.
devam etti.
-"ama fazla zamanın olmadığı için eşyaları kapının önü bırakmak zorundayım Lord Eldarin'e verilmesi gerekiyor."
Aynı dikkatle aşşağı inip köpeğini alıp ilerlemeye devam etti.
Bıraktığı eşyanın üstünde ufak bir kağıt vardı...
"Lord Eldarin'e Saygılarımla."
hayatın daima görmediğimiz bir yanı vardır. ve hep o yanı görmek isterken asıl kısmını kaçırırız...
- C_Deschain
- Kullanıcı

- Posts: 291
- Joined: Thu Jun 01, 2006 10:00 am
- Location: ankara
- Contact:
Deschain 4 gündür yoldaydı.yiyecek olarak yanına aldığı kuru erzak tükenmek üzerydi ve daha henüz yüksek büyücülük kulesini bulamamıştı. Ve artık yorulmak üzereydi. Belkide içindeki kin,öfke,nefret gibi duygular olmasa buralara kadar bile gelemezdi.Yasadığı acı dolu günlerin acısını hala çekiyordu. köyünü basmışlar,yağmalamışlar ve ailesini katletmişlerdi.O oise hiç birşey yapamadan bir köşede saklanmıştı.hala kendine kızıyordu ama yapabileceği bir şey yoktu.Tek yapabildiği bir kaç büyüydü. o da bu barbarların üstünde bi etki göstermezdi. ve böyle sessizce ailesinin ölümünü izlemiş. 1 yıl sonra da büyücülük kulesine gitmeye,sınava girmeye kendini hazır hissettiği zaman yola koyulmuştu. Bütün bu olumsuzluklara rağmen kendine çok güveniyordu ve sınavı geçip en iyisi olcağına inanıyodu.
İşte Deschain yolda yürürken aklında bunlar geçiyordu. Bi kaç adım atmıştı ki ayağı bir dala takıldı.Sinirli bir şekilde dalı tekmeleyip savurdu ve içinden sessizce küfretti. Ve o anda karşısında büyücülük kulesine giden o yolu gördü. Gördüğü anda dondu kaldı. Ona saatler gibi gelen bir kaç saniye boyunca kıpırdamadan durdu. Kuleyi izledi ve o na hayran kaldı. Ve yürümeye devam etti.Fakat bu sefer büyük bir hırs ve istekle. Ã?ünkü her adımında hayallerine,umutlarına ve yaşama amacına yaklaşıyordu...
Ve kulenin kapısına geldiğinde kendisine açılan o muhteşem kapıları gördü. Adımını içeri attığı zaman belkide bilmeden kendi kaderini biçimlendiriyordu...
İşte Deschain yolda yürürken aklında bunlar geçiyordu. Bi kaç adım atmıştı ki ayağı bir dala takıldı.Sinirli bir şekilde dalı tekmeleyip savurdu ve içinden sessizce küfretti. Ve o anda karşısında büyücülük kulesine giden o yolu gördü. Gördüğü anda dondu kaldı. Ona saatler gibi gelen bir kaç saniye boyunca kıpırdamadan durdu. Kuleyi izledi ve o na hayran kaldı. Ve yürümeye devam etti.Fakat bu sefer büyük bir hırs ve istekle. Ã?ünkü her adımında hayallerine,umutlarına ve yaşama amacına yaklaşıyordu...
Ve kulenin kapısına geldiğinde kendisine açılan o muhteşem kapıları gördü. Adımını içeri attığı zaman belkide bilmeden kendi kaderini biçimlendiriyordu...
<div>Tári Nénharma....</div><br>
-
Lord Necros
- Başbüyücü
- Posts: 1916
- Joined: Fri Apr 29, 2005 10:00 am
- Location: Necropolis
- Contact:
Deschain kapılara doğru ilerlerken, bir an için kulenin, gözlerinin önünde dalgalandığını, eğilip büküldüğünü gördü. Gözlerini kırpıştırdı, tekrar baktı. Hayır, her şey olması gerektiği gibiydi. Kuleyi saran koru cıvıl cıvıl kuş sesleriyle dolup taşıyordu. Kule ise korunun ortasından tüm haşmetiyle yükseliyordu.
Yine de kulenin açılan kapılarına yaklaştıkça Deschain'in içindeki kötü his güçlenmeye devam etti. Görünürde bir şey yoktu, ama içinde bir yerlerde bir şeyin yanlış olduğunu hissediyordu.
Ve en sonunda kapılara birkaç metre kala, kapının önüne bırakılmış, birkaç karış eninde ve boyunda bir kutu gördü. Bu uzaklıktan okuyamasa da üzerinde bir not vardı.
Yine de kulenin açılan kapılarına yaklaştıkça Deschain'in içindeki kötü his güçlenmeye devam etti. Görünürde bir şey yoktu, ama içinde bir yerlerde bir şeyin yanlış olduğunu hissediyordu.
Ve en sonunda kapılara birkaç metre kala, kapının önüne bırakılmış, birkaç karış eninde ve boyunda bir kutu gördü. Bu uzaklıktan okuyamasa da üzerinde bir not vardı.
All power demands sacrifice...and pain. The universe rewards those willing to spill their life's blood for the promise of power.
Power demands sacrifice.
Power demands sacrifice.
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests