Page 9 of 14
Posted: Wed Oct 10, 2007 10:54 pm
by Edmond
*Yüce elhonda beni çok sevecek öyleyse*Dedi ve sırıttı
*Bu arada anladığım kadarıyla sizin evdeki misafir sizsiniz??? Eğer öyleyse, neden kendinize misafir diyorsunuz.Eğer ki sizin evdeki misafir siz değilseniz kim?*
Fazla soru sormuştu belki de ama daha soracak çok sorusu vardı
Posted: Thu Oct 11, 2007 8:09 am
by Barzini
"Ben ve arkadaşlarım oldukça aç ve yorgunuz" dedi Bors, bıyıklı adamın yüzüne bakarak ve sordu; "kasabanızda bu ihtiyaçlarımızı karşılamamız ve belki bir süre konaklayabileceğimiz bir han ya da taverna mevcut mu?" "Kimseyi rahatsız etmek is"
Posted: Fri Oct 12, 2007 4:39 pm
by slickblade
"Bu arada anladığım kadarıyla sizin evdeki misafir sizsiniz??? Eğer öyleyse, neden kendinize misafir diyorsunuz.Eğer ki sizin evdeki misafir siz değilseniz kim?"
" Ben misafir değilim artık. Bir evde 2 günden fazla kalırsan misafirlik biter." diye başladı adam nasihat veriyormuşcasına ve kaşlarını çatarak ekledi
" Benim misafirim inatçı genç bir bayan"
"kasabanızda bu ihtiyaçlarımızı karşılamamız ve belki bir süre konaklayabileceğimiz bir han ya da taverna mevcut mu?"
Yaşlı adamın yüzünde bir sırıtış belirdi.
" Taverna?" dedi gülen ifadesini bozmadan.
" Vali köyün kuzeyine bir taverna yaptırmıştı. Kendi evinin yanına. Ama çok ümitlenmeyin benden uyarması."
Posted: Sat Oct 13, 2007 7:06 pm
by Hakikatli-TormII
"Neden ümitlenmeyelim?" diye sordu Nielas, burada çok iyi şeyler beklemiyordu ama yerel halktan birisinin bunu söylemesi onu şaşırtmıştı. "Ã?yleyse o tavernaya gidelim şimdi arkadaşlar, belki daha sonra beyfendi bizi evinde akşam yemeğine konuk etmek isteyebilir" dedi adama bakarak ceavbını merak ediyordu. Bir bayanın bulunduğu ev pek iyi olmayan bir tavernadan her zaman daha iyi yemek seçenekleri sunar diye düşünüyordu.
Posted: Sun Oct 14, 2007 10:48 pm
by Edmond
Huor hafifçe bulunduğu yere çökerek, *Off, kasabanın kuzeyi buraya uzak mı, ayaklarım gitmek istemiyor* dedi.
Posted: Tue Oct 16, 2007 9:31 am
by Barzini
Bors hafifçe başını öne eğerek tekrar selamladı adamı; "öneriniz için çok sağolun, ancak; kimseyi rahatsız etmek istemeyiz. Siz bize tavernanın yerini terif edin biz en azından konaklamak için orayı kullanalım." dedi ve yanındakilere dönerek onların fikirlerini sorarmışçasınıa yüzlerine bakarak başını salladı. Sonra tekrar adama dönüp ekledi; "zaten uzun süre kalacağımızı zannetmiyorum, misafir olarak ayrılabiliriz kasabanızdan." cümlesini bitirdi, yüzünde samimi ve saygılı bir gülümseme vardı. Ancak en az saygılı olduğu kadar yorgundu, bir an önce yanındakilerin cevap vermesini ve derhal her nerede kalacaklarsa oraya gitmeyi istiyordu.
Posted: Tue Oct 16, 2007 11:33 pm
by slickblade
"Neden ümitlenmeyelim?"
Adam ilk soruya sessiz kaldı gülümseyerek.
"...belki daha sonra beyfendi bizi evinde akşam yemeğine konuk etmek isteyebilir"
"Off, kasabanın kuzeyi buraya uzak mı, ayaklarım gitmek istemiyor"
"...Siz bize tavernanın yerini terif edin biz en azından konaklamak için orayı kullanalım."
"Tavernaya ulaşmak için bu sokak boyunca dümdüz ilerleyin. Hiçbir yöne sapmayın. Ne zaman ki düz gidecek yeriniz kalmayacak, sola dönün. Çok geçmeden valinin 2 katlı evini göreceksiniz. Onun yanındaki küçük bina da tavernamızdır." diye yolu tarif ettikten sonra ekledi
"Eğer tavernadan memnun kalmazsanız sizi misafir etmek isteyebilecek birçok ev sahibi olacaktır korkmayın"
Posted: Wed Oct 17, 2007 1:25 am
by Edmond
Garibane bir şekilde keşiş, diğerlerini beklemeden hatta varlıklarını bile takmadan, çuvalla birlikte yürümeye başladı
Posted: Wed Oct 17, 2007 4:07 am
by Hakikatli-TormII
Nielas adamın cevabından kendilerini evinde istemediğini çıkardı. Huor'un gittiğini gördü. Adama teşekkür etti ve arkadaşlarına "E hadi ozaman" dedi ve yürümeye başladı.
Posted: Wed Oct 17, 2007 7:45 am
by Barzini
Keşişin bir teşekkür edecek kadar bile vakit harcamaması Bors'a garip gelmişti. Yaşlı adama teşekkür ettikten sonra atının dizginlerini tutarak yola devam etti. Acıkmaya başlamış ve çok yorulmuştu; sahi, ne kadar olmuştu acaba yola koyulalı. Kendi kendine tekrar yaptıklarını düşnmeye başladı ama az kalmıştı, Taşkent onun aradığı yerdi ve en kötü ihtimalle iki gece sonra yola çıkabilirdi yeniden.
Posted: Fri Oct 26, 2007 11:39 pm
by liero
yoldaşlarının peşinden tavernaya doğru ilerlemeye başladı. oturup biraz dinlenmeye ihtiyacı vardı.
Posted: Sat Oct 27, 2007 2:21 pm
by slickblade
"Yolunuz açık olsun" dedi adam onlar uzaklaşırken.
Böylece dördü bulundukları sokakta kasabanın kuzeyine doğru yürümeye başladılar. Köyün içlerine girdikçe insan yoğunluğu artıyordu, ama yine de çok insan var denemezdi.
Yol üstünde oyun oynayan çocuklar atı üstünde etkileyici görünen Sir Bors'u gösterip fısıldaşıyor, bir iki tanesi grubu biraz daha inceleyebilmek için onları bir süre takip ediyordu. Kadınların da benzer ama daha kapalı bir ilgi gösterdiği söylenebilirdi.
Derken bütün grup yollarının üstündeki bir kalabalığı farketti. Kasabanın diğer sokaklarına kıyasla geniş kalan bu sokak üzerinde insanlar batıya doğru gidiyordu. Başlarını eğmiş, yas tutar gibi bir halleri vardı. İlerleyen kalabalığın önünde ne olduğu grup tarafından görülemiyor, gittikçe de uzaklaşıyordu.
Kasabanın ortasındaki bu hareketlilik çevredeki kasaba sakinlerinin tarafından da şaşkınlıkla karşılanıyordu.
Posted: Sat Oct 27, 2007 5:11 pm
by Edmond
Huor fazla kafasına takmayı düşünmüyordu.Diğerlerini aynı şekilde takmadan sırtında çuvalla ilerlemeye başladı.Ancak çuval gittikçe daha ağır geliyordu.Yorulmuştu.Ancak uyuşukluk iyi değildi.Hiç takmadan ilerlemeye devam etti
Posted: Thu Nov 08, 2007 12:16 am
by Hakikatli-TormII
Nielas insanların bu davranışını merak etti. Nasıl olsa öğrenirlerdi. Ne yapacaklarını sorarcasına arkadaşlarına bakarak kalabalığı yararak ilerlemeye devam etti.
Posted: Sun Dec 02, 2007 12:44 pm
by Barzini
Bors kalabalığın arasında bir an duraksadı. Eğilerek bir çocuğa doğru; "Nedir bu kalabalık, nesi var bu insanların?" diye sordu.
Acı çekiyormuş gibi duran bu insanların dertlerini merak etmişti.