Page 2 of 12
Posted: Thu Mar 25, 2004 11:38 pm
by Aeron
ciddi olan evlenmek değil, birlikte yaşamaya karar vermektir. Birlikte yaşayan insanlar, birbirlerine katlanmak zorunda kalırlar. Evlilik, sadece toplum önünde, resmi kanallardan "ben bu kişiyle birlikteyim" diye ilan etmektir. Konu aşk olunca, bunun ne kadar anlamı var, bilemiyorum. Benim açımdan, evlenmemin en önemli sebebi, sülaleye birşeyler açıklama derdinden kurtarmasıydı, başka birşey değil. Evlilik bir şey ifade etmiyorsa neden evlendin diyecek olanlar vardır belki, evet bir kağıt parçası, neden bir kağıt parçası için kendimi sıkayım ki, millete dert anlatmak daha zor.
Posted: Thu Mar 25, 2004 11:46 pm
by burock
evlilik olayını basit bi kağıt parçası, insanlara ilan etmek gibi laflarla küçültmek bi işe yaramıyo maalesef. ben de eskiden öyle düşünüyodum ama öyle diil. hiç düşündünüz mü tvdeki yarışmalar katılan insanlar evliyse neden bunu adından hemen sonra söyler -ve tabi kaç çocuğu olduğunu da-, bekar olansa sorulmadıkça söylemez? Ewlilik bi statü sembolüdür. ewli olmayan adamı müdür yapmazlar, vs..
Posted: Thu Mar 25, 2004 11:54 pm
by fingolfin
burock wrote:, Ewlilik bi statü sembolüdür. ewli olmayan adamı müdür yapmazlar, vs..
statünün benim için önemi yok desem..
Posted: Thu Mar 25, 2004 11:56 pm
by burock
başkaları için var. imaj her şeydir..
Posted: Thu Mar 25, 2004 11:58 pm
by Aeron
Toplum açısından evliliğin anlamı yoktur demiyorum ve küçümseme gibi bir şey de aklımdan geçmedi. Sadece benim düşüncelerime göre fazlasıyla anlam kazanmış. Evliliğe kurum olarak değer vermeyen benim, toplum değil. Ve sadece topluma dert anlatmamak (hiç gereksiz yere bahsettiğin statüden mahrum kalmamak) için evlendim.
Benim değinmek istediğim nokta, önemli olan evlenmek veya evlenmemek değil, birlikte yaşamayı seçmek ya da seçmemek.
Eşimle evlenmeden birlikte yaşamayı da seçebilirdik ama niye canımızı sıkalım ki, attık imzaları, herkes mutlu.
Posted: Fri Mar 26, 2004 12:02 am
by burock
ben 4 seneden fazla süredir sefkilimle beraber yaşıyoruz. başımıza öyle lanet olaylar geldi ki... insanın isyan edesi geliyo. bi imza mı istediğiniz, alın 5 tane atayım susun diyesi geliyo... ama kimse seni takmıyo ki. sen onun neyi oluyomuşsun bakayım? Aaargh!...
Posted: Fri Mar 26, 2004 12:20 am
by Aeron
Bahsettiğim tam da buydu.
- Kimseye birşey kanıtlamak zorunda değilim. Topluma evlilik hakkındaki düşücelerimi kabul ettirmek gibi bir derdim hiç olmadı. Ne gerek var, kendileri düşünsünler.
- "Evlilik aşkı öldürür" lafı bir yalan. Bu sadece evliliği aşkın sembolü olarak görenler için geçerli olabilir.
- En gıcık olduğum olay da, tatilde otellerde evlilik cüzdanı sorulmasıdır. Eğer çok yol yorgunu değilsem, evli olduğum halde değilmiş gibi yaparak hala kavga ederim. Bu noktada biraz kendimle çelişiyorum ama olsun.
Posted: Fri Mar 26, 2004 2:50 am
by erethan
Kesinlikle birşey kanıtlamak zorunda değiliz,haklısın.Ancak bazen toplumun senin hakkındaki düşünceleri seni kısıtlayabilecek ve hatta hayatını çekilmez hale getirebilecek bir hal alıyor.Ã?rneğin bir ev tuttuğunda kız arkadaşınla birlikte yaşıyamazsın.Ev sahibiyken bile bu olabiliyor bazen.
Posted: Fri Mar 26, 2004 4:37 am
by Theodoric
insan hayatını etkileyen ve saman altından bütün davranışlarını kontrol eden insanın geçmişde yaşadıklarıdır.insan ana rahminden ayrılışından sonra daima yalnız kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır."yalnızlık" insanın dünyadaki en büyük korkusudur.ölümden çok korkar insan yalnızlıktan.çoğu davranışı da yalşnız kalmamaya yöneliktir.arkadaş bulma,bi ortma ait olma vs.aşk da bu duygunun EN Ã?NEMLİ parçasıdır.bi bebeğin doğumundan ölümüne kadar davranışlarını inceleyin bunu siz de fark ediceksiniz.
insan doğar,çevresinde baktığında iki tanrısı olduğunu görür.baba,anne.anne sever baba yönlendirir.bi süre sonra bu iki tanrı insana yetmez ve yavaş yavaş yalnız olduğunu hissetmeye başlar ki bu da ergenliğe denk gelir.burdan sonra biriyle birleşme isteği duyar(maddi, manevi) sürekli diğer yarısını arar.bu diğer yarısını(yeni tanrısını) ararken sürekli eskileriyle karşılaştırma içindedir.erkek annesine,kız babasına benzeyen insandan hoşlanır falan.ve bu böyle devam ederitek isteği birine ait olmak ve o biirinin ona ait olmasıdır.tabi burda hayvansal güdüler sevgi çeşidini etkileyerek devreye girer.mesela erkek koruma içgüdüsüne sahiptir sürekli kadında korunma tabii.
aşık olup olmadığınızı anlamak için 2 genel kriter vardır.
1-cinsel ilgi (hayvansal)
2-manevi uyuşma(insansal)
eğer partneriniz ikisinden de geçer not aldıysa yeme de yanında yat yani.en kötü durum da bir insanın yalnızca 1. kriteri başka birinin de yalnızca 2. kriteri sağlamasıdır.ikisiyle de bi halt olmaz kısacası.tecrübeyle sabittir

Posted: Fri Mar 26, 2004 8:25 am
by erethan
Çok doğru tesbitlerde bulunmuşsun mirim:)
Posted: Sat Mar 27, 2004 9:55 am
by Theodoric
eyvallah erethan

.yalnız o tespitlerin tamamı bana ait değil.büyük bi kısmını erich fromm un "sevme sanatı" adlı kitabından öğrendim.
Posted: Sun Mar 28, 2004 9:52 am
by erethan
ah işte bu beni yıktı...

Posted: Mon Mar 29, 2004 2:38 am
by Theodoric
üzülme o kadar.

Posted: Wed Mar 31, 2004 8:01 pm
by biluanders
en azından itiraf etmiş...

Posted: Wed Mar 31, 2004 8:11 pm
by fingolfin
Aşk güzel şey...
