Page 2 of 12
Posted: Sun Aug 29, 2004 8:15 pm
by findor
findor arkadaşının müzik sesine doğru gidişini izlerken kılıcının kınını gevşetmişti bile birden kartalı omuzuna konuverdi ve ona birşeyler anlattı anladığına göre uçan bir insan yada elf görmüştü bu ona ilginç gldi ve onun ormana indiğini söyledi....
dostum biriyle beraber yaklaşıyordu yanında getirdiği kişi müziğin sahibi olan ozandı anladığı kadarı ile ve yarlı idi hemen yanına doğru hareket etti ve onun yaralarını incelemeye başladı druid findor bu tür işlerde ustalaşmıştı ve hemen çantasından şifalı otlar çıkardı bunlarla bi karışım yaptı ozan a suyunu içirdikten sonra çantasından çıkardığı iyileştirici macunu adamın yaralarına sürmek üzere iken bir kişi daha atak bir şekilde yaklaşarak "bırakın onu "dedi ve findor kafasını ona doğru kaldırdığında kılıcının elinde olduğunu fark etti ve kıza dönerek "küçük kız işimize karışma onu kurtarmaya çalışıyorum "dedi ve elini kılıcına götürdü arkadaşı da okunu çekmiş ve kıza yöneltmişti ve sordu "kimsin ve bizden ne istiyorsun düşmanmısın dostmusun " dedi ve ok ve yayını ona doğrultmuştu...
Posted: Mon Aug 30, 2004 6:44 am
by Starfall
Ne yaptınız ona. nası yardım ediyosuınuz adamı yaralamışsınız..
..onu bırakın ve geri çekilin küçük kız dediğin bu kişi 200 yaşında...çocuk...
Posted: Mon Aug 30, 2004 5:26 pm
by winterwolf
"İki yüz yıl"dedi Saorilbor, sesinde ince bir alay vardı "Yaşamak için hiç de az bir süre değil, ama büyümek yıllarla olmaz."
"Dikkatli bak iki yüz yıllık şahıs. Belki önyargılarını aşıp gerçekte ne yapmaya çalıştığımızı görebilirsin." yayı hâlâ gerilmiş vaziyetteydi ve okunun ucu karşısındaki kanatlı varlığa dönmüştü.
Posted: Mon Aug 30, 2004 6:09 pm
by wicked_one
Druid'in yaptığı büyüler işe yaramıştı ozan için...Kendini daha iyi hisetmeye başladı...Gözlerini açtığında yerdeydi ve herkes silahlarına davranmıştı...'Neler oluyor?'dedi hepsi ona arkasını dönüktü am onu duymuşlardı...Hepsi kafasını çevirdi ona doğru...
Halen neler olduğunu anlamamıştı ama bu gerginliği yatıştırmasının yerinde olacağını düşündü...'Neden kılıçlar böylesine güzel bir günde kan dökmek için çekildi?'dedi ve biraz hüzünlü bir hava katarak devam etti konuşmasına'Daha önemlisi bu kan dost varlıkların kanlarıyla bulanacak...Bu kılıçlar-ve tabi ki bu yay-ork sürüsü için çekilmiş bile olsa bugünün ruhuna acırım...Her ne kadar beni bu hale orklar getirmiş olsa da...'
Sonra flüdünü çalmaya başladı...Bazen hüzünlü oluyordu notalar,bazen mutluluk verici...Ama her iki şekilde de insanlar-ve diğer varlıklar-ellerinde kılıç tutmak istemiyordu...
Tutmadılar da...Bir süre sonra kılıçlar kınlarındaydı-yaylar ise sırtlarda-
Posted: Mon Aug 30, 2004 11:39 pm
by Starfall
ozanın kalktığını gören Elis kılıcını yerine soktuı..
"üzgünüm sizi yanlış yorumlamışım...beni affedin.."
Posted: Tue Aug 31, 2004 1:15 am
by wicked_one
'Merak etme güzelim'dedi ozan kıza bakıp...'Kim olsa senin yerinde,aynı şekilde düşünürdü...Ve özürünü onlara yolculukları boyunca şarkı söyleyerek ödeyebiliriz...'
Posted: Tue Aug 31, 2004 1:35 am
by Starfall
güzelim????
şarkı söyleriz???
yeni tanıdığıbiri için fazla samimi diye düşündü...
Posted: Tue Aug 31, 2004 3:09 am
by wicked_one
'Bir ozan için kimse yabancı değildir...Eğer böyle konuşmamı istemiyorsan,basitçe söyle...O kadar rahatsız olmam.'dedi ozan ve kızla onun konuşmasını dinleyen druidle korucuya döndü...'Eeee dostlar,nereye gidiyoruz?'
Posted: Tue Aug 31, 2004 3:49 am
by Maytere
Uyandı... Gözlerini açmasıyla kafasına birşeyin çarpması bir oldu. Birden irkildi, geri çekildi ve cismin hareket yönüne doğru baktığında bunun ağaçtan düşen bir sincap olduğunu gördü ve gülümsedi. Yastık olarak kullanmış olduğu çantasını açtı, içinden bir parça peksimet çıkardı. Tam yiyecekti ki, uzaklardan hayal meyal bir ses duydu. Peksimeti yerine koydu.
- şimdilik midemden kurtuldun, dedi gülümseyerek.
Ve bu kurtarıcıyı merak ederek ilerlemeye başladı. Son derece yavaş hareketlerle yayını çıkardı, sadağına doğru elini uzattı ve bir ok çekti. Oku yay a yerleştirerek ilerlemeyi sürdürdü. Bir süre sonra sesin sahiplerini görmeye başladı. Kanatlı, insansı bir şey ve yanında birkaç kişi daha. Farkedilmeyeceğini düşündüğü bir mesafeye kadar yürümeyi sürdürdü ve sonra ortaya çıktı.
Kimsiniz? Bu ulu ormanda ne işiniz var?
Posted: Tue Aug 31, 2004 4:36 am
by findor
Findor kızın yaşını duymuştu ama ona küçük kız demeyi sürdürüyordu ve başladı
" bak ufaklık bizi anlamana sevindim umarım başka yanlış düşüncelere kapılmazsın eğer ozanımız kendine gelmeseydi büyük ihtimalle kafanı kanatlı gövdenden ayırmış olucaktım.."dedi..ve ekledi "ozan dostum iyileştiğine sevindim umarım bunları sana yapan orc lar karşıma çıkmaz "dedi
ve bir anda arkadan bir ses duydu...
"Kimsiniz? Bu ulu ormanda ne işiniz var?" var dedi gelen ses artık findor iyice kızmıştı silahını hiç çekmedi ellerini biraz havaya kaldırdı ve entangle büyüsü için gereken bir kaç şeyi mırıldandı bir kaç saniye içinde adamın elleri ve ayakları ağaç kökleri tarafından bağlanıp etkisiz hale getirilmişti....
"evet orman koruyucusu dostum birilerine yaklaşırken bunu adabınla yapmanı öneriyorum yoksa sonuçları bu olur ya kendini tanıtmaya başla yada bu şekilde akbabalara yem ol " dedi ve adamın gözlerini içindeki o soğuk görüntüye baktı göz göze geldiler...
Posted: Tue Aug 31, 2004 6:27 am
by Maytere
Bir an, yanlarındaki elf korucu gözüne ilişti... Gerginlik, yerini sakin bir bakışa bıraktı.
"Bir korucu, bir ormanlarda kimlerin dolaştığını bilmelidir. Mesuliyeti bunu gerektirir. Yanınızda bir korucu bulunduğuna göre korkmama gerek yok, değilmi?"
Posted: Tue Aug 31, 2004 6:34 am
by findor
Findor adamın bu ılımlı yaklaşımına olumlu cevap vererek adamın gözlerinin içine bakarken bişiler mırlıdandı ve ellerindeki ve ayaklarındaki kökler çözüldü "evet yanımızda bir korucu var ama ikincisinin bi zararı olmaz die düşünüyorum istersen bize katılabilirsin bir amaca doğru bu kadar kişi ile hareket ediyoruz ne dersin "dedi ve adama baktı...
Posted: Tue Aug 31, 2004 10:39 am
by Dragonfly
Bağırmalar ve sesler içinde kimse gurubu izleyen bir çift gözü fark etmemişti.
Havada küçük ıslıklar çalarak findora saplanan bir iğne onun acı ile etrafına bakmasına neden olmuştu.
Posted: Tue Aug 31, 2004 4:31 pm
by Raistlin
Uzakta ormanin golgesinde korkunc sesler yukseldi. Orclarin savas borazanlari calarken igrenc dillerinde haykirdiklari sozler gokyuzunu doldurdu. Tiksinc girtlaktan gelen seslerden olusan Ork dilini bilenler su sozleri anladilar:
"Sef! Buyuk Sef! Siyah adam sefi almak! Biz siyah adami kesmek! Sefi kurtarmak!"
Orklarin sefinin igrenc cigliklari butun ormanda yankilandi. Korulugun uzerinde garip siyah bir figur havada gokyuzune yukseliyordu. Yalnizca cok keskin gozler onu gorebiliyordu. Kara zirhlar icinde bir sovalye mor pelerini etrafinda ruzgarla dalgalanirken elleri arasindaki ork sefini bogazindan rahatlikla tutmaktaydi.
Ork debelenmeye devam ettikten bir sure sonra yerden iki yuz metre havadaki sovalye yaratigin boynunu hizlica kirip omuzlarinin etrafinda bir tur attirdi. Ellerindeki cesedi adeta yeryuzune korulugun icine dogru firlatti.
Her sey bir anda olmustu ve bu ilginc bir o kadar da korkutucu hadiseyi farketmis olanlar adamin nefret dolu gaddarca sesinin yankisini en uzak daglardan bile duydular:
"Itaat edin ya da geberin!"
Posted: Tue Aug 31, 2004 5:37 pm
by EnialiS
bir agacın kenarına pusmus olan bitenleri ilgisiz bir sekilde izliyordu seeboo fazla ilgilenmiyordu ama uzun zamandır kımseyle konunusmamıstı mahkemedeki hakim dısında. kendine yeni arkadaslar bulmak istiyordu. yavasca acıklıga dogru cıktı ve onları ızlemeye basladı.