Page 2 of 3

Posted: Fri Jun 16, 2006 6:41 am
by mefistofeles
Bu arada Firble ın sorduğu paradoks güme gitti :D

şu şekilde bir paradoks vereyim .İnsan geçmiş zamana gidebilmesi demek şu anda ışık hızında zamana ters bir vektörel yönde yol almasi demek .

Bunun olabilirliğini kabul ediyorsak bu zamansal alan içerisinde oluşabilecek solucan delikleri nin varlığı da kabul edilebilir olacaktır.

Kişi Bu solucan delikleri ve muazzam içerisinde aslında başka bir teorem olan (bazıları paradoks olarak da bakıyor) paralel evrenlerden birine yolculuk ederse .

Yolculuk sonunda paralel evrenler olasılıklarından birinde geçmişteki kendini bulması ve öldürmesi kendini etkilemeyecektir.

Bu birinci cevap olabilir

Yada bu paralel evrenlerin birinde başka bir solucan deliği ile bir katili gönderip ilk evrende olan geçmişteki kişiliğini öldürmesi bir olasılık sayılırsa muhtemelen kişiye bir şey olmayacaktır.

Bunu şu şekilde düşünmek gerekir . İki Ayrı tencere içerisinde iki ayrı su kabı var ve birbirleriyle hiç bağları olmadan temazsız ortamda süzülüyorlar.Biz Bu kaplardan birine taş atarsak öbüründeki suda dalgalanma olur mu ?

Bu olasılıkların olma olasılığının katirilyonda bir in katirilyon katı gibi bir şey olmasını hatırlatmam ve son olarak paradokslara hasta olup aynı zamanda jet lee filmi izlemiş olmanın verdiği haklı gururu taşıyan bir kişiolarak gerçek paradokslar bekliyorum.

Bu arada ben bile kendi cevabımda şimdilik açıklar buldum sizde buşlursanız yazın

bu arada biraz da reklam

http://groups.yahoo.com/group/nargile_group

bunları gelin bir de benim yahoo grubunda tartışın.......

Posted: Sun Jun 18, 2006 1:15 am
by Firble
Zaten paradokslar eğer gerçekten paradokssa sanırım belirlenmiş kurallarla çözülemiyor. Ve tüm sistemi değiştirmek gerekiyor. Fizikteki pek çok teori bildiğim kadarıyla böyle çökmüş.

Sanıyorum Einstein Newton kanunlarını da böyle çökertmişti. Tabii sonra somut kanıtları da bulunmuştu göreceliliğin..

Posted: Mon Jun 19, 2006 4:53 am
by Draugluin
Bir Giritli ''Ben hep yalan sölerim'' demiş. Doğru mu söylüyor olabilir yoksa yalanmı?Çok ilginç bir paradoks-zamanında Bilim ve Teknikte rastlamıştım.

Eğer yalan söylüyorsa(hep) bu cümle doğru oluyor bu noktada bir paradoks.Eğer doğru söylüyorsa yalan söylemiş olması gerekir ki bu da kendini çürütüyor..

Posted: Mon Jun 19, 2006 7:35 am
by Efla
Draugluin wrote:Bir Giritli ''Ben hep yalan sölerim'' demiş. Doğru mu söylüyor olabilir yoksa yalanmı?Çok ilginç bir paradoks-zamanında Bilim ve Teknikte rastlamıştım.

Eğer yalan söylüyorsa(hep) bu cümle doğru oluyor bu noktada bir paradoks.Eğer doğru söylüyorsa yalan söylemiş olması gerekir ki bu da kendini çürütüyor..
EVet bunu bende biliyorum ama bir çözümüm var. BEnce bu bir paradoks değil.

Söylediği yalandır. Yani bu insan arada bir doğruyu söyleyen bir yalancıdır. Bu bütün şartları sağlıyor sanırım. Tamamen yapan ya da tamamen doğru demek gerekmez.


Bir de bilim matematikte tartışılan tarzda paradokslar var. Aslında zamanda yolculuk da bunun bir örneği ben de başka bir örnek vereyim.

SAnırım karınca paradoksuydu. Bir karınca evinden yuvasına gidiyor. Bu gitme işlemini farklı bir şekilde ele alıyoruz. İlk önce karınca yolun yarısına geliyor. Daha sonra da kalan yolun yarısına ulaşmak zorunda. Fakat düşündüğümüzde karınca bu yarıları ne kadar geçerse geçsin kalan yolun da bir yarısı oluyor. Yani bu yarılar hiç bitmiyor. Bu şekilde düşündüğümüzde karıncanın sonsuza kadar hareket etmesi gerekiyor. İşte böyle bir paradoks...

Posted: Mon Jun 19, 2006 7:37 am
by SacoKhan
fizik ve matematik için zaten limit kavramı çıktı bu yüzden. en sonunda kalan yarı sayılmıyo artık ulaşmış sayılıyo karınca

Posted: Mon Jun 19, 2006 7:41 am
by Efla
Evet ama fizik ve matematik genelde işe yarar sonuç ürettiği için doğrudur. Yani insanların mantığını tatmin etmesi gerekmez. Paradokslar da gelleikle mantık bazında inceleniyor. Mantıksal bir açıklama getirebilecek olan olur mu bakalım. Yoksa gerçekten paradoks mu...

Posted: Mon Jun 19, 2006 7:48 am
by SacoKhan
paradokslar genel olarak matematiğin incelediği bir durum. bilim dergilerinde genellikle çok incelenirler paradoks olup olmadıkları. mesela almanyada bir şehirde yedi köprüden geçerken arkanda çizgi bırakacak olsan kesinlikle bir çizgi üzerinden geçiyosun.

Posted: Fri Jun 23, 2006 7:39 am
by dragonlancer
Efla wrote:SAnırım karınca paradoksuydu. Bir karınca evinden yuvasına gidiyor. Bu gitme işlemini farklı bir şekilde ele alıyoruz. İlk önce karınca yolun yarısına geliyor. Daha sonra da kalan yolun yarısına ulaşmak zorunda. Fakat düşündüğümüzde karınca bu yarıları ne kadar geçerse geçsin kalan yolun da bir yarısı oluyor. Yani bu yarılar hiç bitmiyor. Bu şekilde düşündüğümüzde karıncanın sonsuza kadar hareket etmesi gerekiyor. İşte böyle bir paradoks...
Bence belli bir noktada kalan yol, karıncanın tek adımda geçebileceği bir yol olacağı için yarısını değil, o yolun tamamını geçebiliyor ve böylece yarısını, yarısını giderken, sonunda yarıya bölmeye gerek kalmıyor.

Posted: Fri Jun 23, 2006 8:08 am
by Efla
Karınca burda bir sembol aslında adımlar bu durumda bölünemez parça gibi gelebilir ama sabit bir hızı olduğunu düşünürsek ayağınının tam bir hareketi olmadan bile yol gitmiş olur.yani yarım adım çeyrek adım gibi kavramlar doğuyor. Adımlara parçalamak sanrıım paradoksu çözmüyor.

Posted: Fri Jun 23, 2006 8:09 am
by SacoKhan
işte dediğim gibi burda sadece matematik Ã?ÖZERMİş gibi yapıyor yoksa çözülecek bişi değil zaten

Posted: Fri Jun 23, 2006 8:19 am
by occultsearcher
Efla wrote: SAnırım karınca paradoksuydu. Bir karınca evinden yuvasına gidiyor. Bu gitme işlemini farklı bir şekilde ele alıyoruz. İlk önce karınca yolun yarısına geliyor. Daha sonra da kalan yolun yarısına ulaşmak zorunda. Fakat düşündüğümüzde karınca bu yarıları ne kadar geçerse geçsin kalan yolun da bir yarısı oluyor. Yani bu yarılar hiç bitmiyor. Bu şekilde düşündüğümüzde karıncanın sonsuza kadar hareket etmesi gerekiyor. İşte böyle bir paradoks...
Geri kalan yolun asla tam olarak kat edilemeyeceğini çünkü her seferinde bir yolun sadece yarısının kat edebileceğini söyleyen kişi Zenon'du. Bu paradoks da karınca değil Zenon Paradoksu olarak bilinir. Burada karınca sadece bir örnekleme olarak kullanılmış. Üzerine yazılmış çok sayıda yazı internet üzerinde bulunabilir.

Posted: Fri Jun 23, 2006 4:57 pm
by Artemis Entreri
dragonlancerın söylediğine katılmıyorum, sonuçta karıncanın bir adım atabilmesi için önce o adımın yarısını atması gerekir ve o adımın yarısını atması içinde önce çeyreğini lalalala falan filan. yani limit her şeyde var..
Efla wrote:Bu şekilde düşündüğümüzde karıncanın sonsuza kadar hareket etmesi gerekiyor.
bence karınca sonsuza kadar hareket ediyo.. limitte zaten karıncanın sonsuzdaki konumunu bulma yöntemi. diye düşünmekteyim.

hiç bir şey kesin değildir.. sözüde eski çağlardan sofistlerden kalmış bir şeydi sanırım. paradoks olduğunu sanmıyorum. başka bi filozof, ünlü biriydi sanırım ismi şimdi aklımda değil, bu sözü, sözden yola çıkarak çürütüyodu. hiç bir şey kesin değlse bu cümlenin kesinliğini tartışamayız ki...

Posted: Sat Jun 24, 2006 4:23 am
by Efla
Evet Zenon paradoksuymuş bilgilendirme için teşekkür ederim. isimleri hatırlamak konusunda hiç iyi olmamışımdır zaten :)

Ama bunun Zenon paradoksu olması da duruma bir çözüm getirmiyor tabi. Aslında katıncanın ne kadar zamanda gideceğini hesaplamak klasik yöntemlerle çok kolay yol/hız=zaman fakat paradoks mantık çerçevesinde bu formülün çalışmaması gerektiğini anlatıyor. Yani işin içine bir limiti karıştıracaksak bilesonsuzdaki limiti değil varacağı noktadaki limitini bulmak gerekiyor. e zaten normal durumlar için limiti bulurken de yine aynı formülü kullanıyoruz yani limit kullanmak için de mantıksal olarak doğru olduğunu ispatlamak durumundayız.

Posted: Sat Jun 24, 2006 4:40 am
by SacoKhan
limiti kullanmak için mantık gerekmiyor çünkü limit mantık bulma yöntemidir bi bakıma.mesela 0'ı 0'a bölebilmek için limit kullanmaktan başka bi şansımız yok benim bildiğim kadar. buna mantıkla yaklaşamayız ama limit bu mantığı bulur

Posted: Sat Jun 24, 2006 7:29 am
by FrontsideAir
Limit bazen mantıksız gözüküyor ama ben limitin mantığını şöyle anladım:

Eğer ilk olarak bir adım atarsam ve sonra da hep bunun yarısı kadar ilerlersem sonsuza varır mıyım? Sürekli ilerlediğime göre sonsuza varmam gerekir, değil mi? Ama gerçekte iki (2) adıma bile ulaşmam mümkün değil. (Sonsuzda ancak.) Neyse, zaten konumuz da limit değildi. :)

Karınca asla hedefine varamaz ama bir süre sonra arada kalan mesafe yok sayılabilecek kadar az (lamda) olur. Sonsuzda ise tam olarak sıfır olur.