Page 2 of 6

Posted: Mon May 05, 2008 5:27 am
by Lugtarias
..

Posted: Mon May 05, 2008 6:00 am
by Artemis Entreri
Yanlış anlaşılmasın, ben etiğin ve ahlağın yer yer uyuşmadığın kabulleniyorum fakat devrimk'nin verdiği örnekteki gibi durumlarda bence ahlak sözcüğü etik yerine kullanılmalı.
Bence de kullanılabilir ama yerine yeni ve düzgün sözcükler bulunması daha iyi olur. Sözcüklerin anlamlarını kaybetmesi çok kötü birşey.

Posted: Mon May 05, 2008 5:35 pm
by Edmond
Ben de bu konuda Lugtarias gibi düşünüyorum, arapça ve farsça kelimeler de elbet dilden çıkarılmalı, fakat önce bir Avrupa kökenli, kültürümüzü kaybetmemizi sağlayan kelimelerden kurtulmalıyız bence.

Posted: Tue May 06, 2008 12:28 am
by Alenthas
Bence arapça ve farsça dilimize eski havayı katıyor. Ne bileyim benim hoşuma gidiyor. Fakat avrupa kökenli kelimeler biraz laubali geliyor bana.

Posted: Tue May 06, 2008 6:06 am
by occultsearcher
Konuyu çok saptırmadan:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahlak
http://tr.wikipedia.org/wiki/Etik
Biri pratik, diğeri akademiktir. Etik için ahlak felsefesi ya da ahlak bilimi denir. Etik'in bilim niteliği vardır ve "meslek etiği" şeklinde kullanıldığında da bu yanlış kullanımdır.
Ben neticede günlük kullanımda "etik"in kullanılmasını onaylamıyorum. Sadece etik ve ahlak'ın birbirinden farklı kavramlara gönderme yaptığını söylemeye çalışıyorum.
Siz kabul edersiniz, etmezsiniz, akademik olarak bu iki kelimeyi birbirinin yerine kullanmaya kalkarsanız yanlış anlaşılabilirsiniz.

Arapça ve Farsça muhabbetine geçildiği anda durum iyice tartışma ve ağır sürtüşme haline dönebilir. Daha önce olmuştu, yanlış hatırlamıyorsam.
Ben eski Türkçe, Arapça ve Farsça kelimeleri severim, kullanırım. Karşı değilim. Dil yapısı gereği evrilir ve değişir, bunun da farkındayım. Bizim zorlamamız ile milyonlarca insan dili bizim gibi kullanmaya başlamayacak, böyle bir hayalim de yok. Ama dilimizi mümkün olduğu kadar yozlaşmadan korumalıyız, bu konuda sizinle hemfikirim.
Fakat pek çok kelimenin etimolojik temeline bakmadan, dilbilimsel olarak incelemeden karşılıklar önermek, bulmak hiç de sağlıklı bir şey değildir. Yukarıda yapılan türetmelerden biri efsanevi/masalsı kurgu idi (fantastik karşılığında).
Sadece şunu diyeceğim: Bir kelime hakkında saatlerce düşünmeden yaptığınız bir öneri büyük ihtimalle çok doğru olmayacaktır. Benim şu anki aşağı yukarı tüm çevirmenlere küfretmemin temelinde bu yatar, anlamadan anlatmaya çalışmaktır bu...
Hızlı olmaya çalışmak insanın hata payını yükseltir. Bizim bu hususta (dil) hata yapma şansımız yok.

Posted: Tue May 06, 2008 8:06 am
by Darkgnome
Oldukça karşılaştığım bir yanlış Türkler de lu oluyor.

Yabancı bir kelimenin Türkçede tam karşılığ yok ise ve bu kelime bizim birden fazla kelimemizi kapsıyorsa yabancı dilin zenginliğini över ve yabancı kelimeyi alır türkçe gibi telaffuz eder ve kullanırız.

Türkçedeki bir kelimenin karşılığı olarak yabancı dilede 2 karşılık var ise yani farklı iki durum için farklı iki isim koymuşlarsa yine yabancı dilin zenginliğini över ve o kelimeleride türkçe gibi telaffuz edip kullanmaya başlarız.

Bu durum daha çok bilimsel konularda çıkıyor çünkü adamlar daha tam anlamıyla konusuna hakim olmadan öeviri yapmaya kalkıyorlar ve türk bilimine de o şekilde sunuyorlar. Occultsearcher ında dediği gibi bilmeden kullanma çok zarar verebiliyor.

Trk dili konusuna pek hakim olamadığımdan bir şeyi yabancı eşkliyle kullanmaktansa tam karşılamasa dahi türköe bir kelime ile kullanmayı tercih. Ã?ünkü biri yanlış olabileceği yerde diğeri kesin yanlıştır. Biri anlatılan konuyu daha açık hale geitrip cümleyi tamamlarken diğeri cümle içinde sırıtacak ve biri demek istediğimin anlaşılmasını kolaylaştırırken diğeri karşındaki yabancı dili bilmiyorsa yada konuya hakim değilse tamamen kafasının karışmasına sebep olacaktır.

attack yerine saldırı yada defence yerine savunma yada AC yerine zırh seviyesi gibi karşılıkları kullanırken üstlerinde hiç cuk oturuyormu oturmuyormu diye saatlerce kafa yormadım mesela ama bir tutarsa ACden daha açıklayıcı olacağına eminim.

Posted: Tue May 06, 2008 8:34 am
by Alenthas
Beterinde beteri var:

Alın birde buradan yakın, geçenlerde okuduğum bir Türk yazarın fantastik kitabında (Göktuğ Canbaba - Ozanın şarkısı) adam saldırı yerine "atak" - hâlâ yerine ise "hala" yazarak beni deliye çevirmiş, kitabı fırlatıp atasım gelmiştir... Zaten sürekli partiye birileri katılıp/çıkıp durmuş ve de sanki frp edasıyla büyü çok basit bir şeymiş gibi gösterilmişti. Nasıl açıklayayım, hop büyü yaptım, hop kendimi koruyucu bir büyü yaptım... Halbuki ne heveslerle almıştım Türk yazar diye :(

Posted: Tue May 06, 2008 7:35 pm
by Edmond
Alenthas, adamın ne yaptığı değil, nasıl yaptığı önemli.FRP'yi bırak dilediği gibi göstersin.Ama Saldırı yerine atak demesi kötü olabilir.Yani isterse büyücüler gözlerinden ışın saçsınlar, ama dili korusun :(

Ben koruyacağım İnşAllah :D

Posted: Tue May 06, 2008 11:16 pm
by Artemis Entreri
Göktuğ Canbaba, frpworld camiasının bir üyseidir ve zamanında yarışmamıza (Savaşçı Özgeçmişi) bile katılmıştır. Atak konusunda sana katılıyorum fakat türkçeden harflerin üzerine şapka işareti konulmasının üzerinden uzun bir zaman geçmiştir. hâlâ sözcüğü uzun süredir kullanım dışıdır.

Posted: Tue May 06, 2008 11:54 pm
by dwaxer
.
Atak konusunda yanılıyorsunuz arkadaşlar; işte Türk Dil Kurumuna göre "atak"ın anlamı böyledir: Saldırı, saldırış, hücum, hamle.
Buradan araştırabilirsiniz: http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul.aspx?F6 ... 75456518CA
Yani ha saldırı ha atak farketmez.
.

Posted: Wed May 07, 2008 12:25 am
by devrimk
Artemis Entreri wrote:Göktuğ Canbaba, frpworld camiasının bir üyseidir ve zamanında yarışmamıza (Savaşçı Özgeçmişi) bile katılmıştır. Atak konusunda sana katılıyorum fakat türkçeden harflerin üzerine şapka işareti konulmasının üzerinden uzun bir zaman geçmiştir. hâlâ sözcüğü uzun süredir kullanım dışıdır.
İnceltme işareti 3-4 yıl önce geri geldi. Uzun süredir yanlış bir uygulamayla kaldırdıkları için geri geldiğinin kimse farkında değil veya uygulamıyor.

TDK'nın sitesinde hâlâ, âlem gibi kelimeleri ararsanız bulunduğunu göreceksiniz.
İnceltme işaretini yazmak için shift+3 tuşlarına bastıktan sonra inceltme koyacağınız harfe basmanız yeterli.

http://www.turkcesevdalilari.net/Forum. ... &yanilik=2

http://www.ntvmsnbc.com/news/289021.asp?cp1=1

Posted: Wed May 07, 2008 12:26 am
by Artemis Entreri
Kadir abi, dediğin gibi ben de mesajımı atmadan önce tdk dan anlamına bakmıştım. Sözlükde anlamı olması çok normal çünkü türkçeye yerleşmiş ve kullanılan bir kelime. Fakat fransızca kökenli bu kelimenin kullanımına karşıyım.

Ha saldırı ha atak bence çok farkeder bir kere saldırı tamamen türkçe bir sözcüktür.

Edit: Vay be, şapka konusunda harbi cahilmişim. :D

Posted: Wed May 07, 2008 12:51 am
by Alenthas
Ben şapkanın kaldırıldığını biliyordum -geri geldiğini yeni duydum- fakat yinede kullanmayı seviyorum...

Burada yabancı kelimeleri Türkçeleştirmeyi tartıştığımız için "hücum" ve "atak"ın çok şey fark ettiğini de belirtmek isterim.

Göktuğ Canbaba'nın bu sitenin bir üyesi olabileceğini tahmin etmiştim. Umarım yazdıklarımı okur da yeni kitabını bilgisayar oyunlarından biraz daha değişik yapar. Ki pek almayı planlamıyorum...

Posted: Wed May 07, 2008 1:08 am
by dwaxer
Artemis bu fikir doğrultusunda türkçenin gelişeceğini mi düşünüyorsun? O zaman arapça ve farsça kökenli kelimeleri de kullanmayalım? Sadece türkçe kökenli kelimeleri kullanalım. Ancak bu yöntemle kelime fakiri oluruz, sonra uyarmadı deme! Benim de adımı değiştirmem gerekiyor herhalde. :-P

Posted: Wed May 07, 2008 1:33 am
by Alenthas
Buradaki amaç yabancı köklü kelimelerin bir karşılığının bulunması, ya da fazla bilinmeyen bir karşılığın bildirilip Türkçemizin doğru kullanılması. Kimse tüm yabancı kökenli kelimeleri çıkartalım demedi, zaten buna da kimsenin uyacağını sanmıyorum. Fakat güzel Türkçemizde bir karşılığı olan bir kelimenin yabancısının kullanılmasına karşıyım.