Page 13 of 39

Posted: Sat Jun 28, 2008 4:48 am
by Edmond
Huor Thereon'un söylediklerini duyunca, başını öne eğerek sağa ve sola salladı.Durum kötüydü.

*Bak Thereon, Miaé doğmamışken, sen bizimle savaşmıştın, bu bir gerçek, ve tanrılar seni seçmişti, bu da bir gerçek.Güçlüydün, inanılmazdın, hırslıydın ve tüm Dünya sana bağlıydı.Bu apayrı bir gerçek!*

Sonra başını kaldırdı.

*Bak Thereon, ancak bana bir laf daha söylersen, seni buna pişman ederim.Sen benim oğlum gibiydin, Lydronk da öyle.Fakat, ben bu taht için, eşimi kaybettim.Minnä bu uğurda öldü.Birisi benim hükümdarlığıma laf söylerse, kötü olur.Sen dahi olsan!*

Aklına Edmond'a yaptıkları geldi.Aynısını Thereon'a yapmaktan çekinmezdi.

Posted: Sat Jun 28, 2008 6:48 am
by Alenthas
Thereon elini masaya vurarak ayağa kalktı. "SESSİZLİK! Buraya sizin saçmalıklarınızı dinlemeye gelmedim! Bu kızın terbiyeye ihtiyacı var anlaşılan. Ailesi hiç bir şey öğretmemiş. Prenses dediğin düzgün konuşmasını öğrenir ilk önce. Eleştirim sizi rahatsız ediyorsa çekip gidersiniz."

Posted: Sat Jun 28, 2008 6:52 am
by Edmond
Huor sırıtarak Thereon'a baktı:

*Bak sen!Sen değişmişsin Thereon, ve bu beni kızdırıyor.Sen eleştri yapmıyorsun, hakaret ediyorsun.Ve beni gayet güzel kızdırıyorsun.Sen onun ailesi hakkında ne bilebilirsin, sen kendini ne zannediyorsun!*

Sonra elini masaya vuran Thereon'a baktı:

*Burada kimseyi kovma hakkına sahip değilsin, küçük dostum, ama, biraz daha bu şekilde konuşursan, gerçekten senin adına kötü olacak.Elini masaya vurarak, beni korkutamazsın.Lütfen beni kızdırmaya devam etme!*

Posted: Sat Jun 28, 2008 6:53 am
by CLiCKs
Bu iş çığırından çıkmıştı. Ã?fkesini direk çocuğun üstüne kustu. Ã?antasındaki kristal bıçağını eline aldı ve masanın üstünden onun arkasına bir tazı gibi hızla atladı. Yere inerken boğazına sarıldı ve bıçağı dayadı. "Bak adın ne haltsa şu an çok zor bir durumdasın beni daha fazla sinirlendirme. Bilmiyor olabilirsin ama şuracıkta boğazını keserim. Eğer ailem hakkında tek bir laf, tek bir kelime söylersen cesedini buradaki suya atmak zorunda kalırlar. Cenazen bile çıkamaz." dedi ve sonra kulağına iyice yaklaşıp fısıldadı. "Anladın mı?".

Posted: Sat Jun 28, 2008 7:09 am
by Alenthas
"Hahahah...haaahhhahhahahha!! Küçük hanımcık büyümüşte beni mutfak bıçağıyla tehdit ediyor! Hahhahahhahhaa! Tamam kes şunu artık, gıdıklanmaya başladım! Hahahahahahaa!" Fakat o sırada kız Thereon'un elinin yukarı doğru hareket ettiğini farketmemişti, kızın elinden tuttu ve çevirerek bıçağı düşürmesine neden oldu. Ardından bıçağa tekme atıp kızdan uzaklaşmasını sağladı. "Kullanmayacaksan silahını çekme küçük hanım," dedi ve kızı bırakıp tekrar yerine oturdu.

Posted: Sat Jun 28, 2008 7:22 am
by catboy
Elessar uzun bir süre sadece tartışmaları izledi. Alaylı konuşmalar da pek dikkat etmedi. Safiel ayağa kalkıp Maie'yi sakinleştirdi.
Sonra huzur bozana dama dönüp: "Sen Thereon değilsin." dedi.
Elessar hala konuşmuyordu. Safiel: "Bir yol daha var, Elessar. Heres'i çağıramıyoruz o halde bu bilgielri öğrenemebilecğeimiz bir kişi daha var. O da Serferal yani benim babam. Onu sen bana mektubu yollamasan önce Pervelonda aramyaa gitmiştim."
"Kaç yıl geçmişti baban ortalarda gözükmeyeli? 60 mı belki de 70?" dedi Elessar.
"Olabilir ama denemeye..." diyecekti Safiel cümlesini tamamlayamadı.
Zenci bir bayan ortaya çıktı: "Merhaba çocuklar."
Safiel yıllar geçse de o gözleri unutamazdı: "Mikael sen?"
"Beni tanıyacağına eminim, Safir." dedi Mikael sırıtarak.
Ama Mikael'in arkasında bişr kaç kişi daha vardı. Biri uzun boylu zenci bir erkekti.
"Meher..." diye fısıldadı Safiel. Reksin hizmetkarı Meher.
"Hadi çocuklar. ne güzel tartışıyordunuz?" diye alay etti meher.
Kimse cevap vermedi.
"Reks aslında size teşekkür edecekti. Ama fırsatı olmamıştı. Sizin sayenizde Estenin bu dünya ile bağı koptu. burtha mühürlendi. Reksin intikamını aldınız. O esteni hiç anlamamıştı. Reks bu dünyayı kirletmek varken o yeni dünyalar yaratmak peşindeydi. Esten Reks efendimizi ikna edemeyince pis kullarını bizim tapınakalrımızı yağmalamak için kullandı aklı sıra Reksi susturduğunu düşündü.
şimdi de gelmiş burtha'yı tekrar açmaktan söz ediyorsunuz. Ölenlere ne olmumuş? Bize ne ve size ne! Bunu ölünce düşünürsünüz. Esten ruh kavramını ilk ortaya attığında Reksin değil olevianın ilk karşı çıktığı doğru. Bu sadece başlarda Estene saygı duyduğundna kaynaklanıyordu ki esten bunu yanlış anladı. ondna korktuğunu sandı.
Neyseki sona nda bu toplantıdan ahberimiz oldu. Senin sayende büyücü."
Safiel şaşkındı: "Nasıl?"
Meher'in yanındaki kişi cübbesini atınca avcı bir kadın ortaya çıktı.
"Seren." diye şaşırdı Safiel.
"Evet iyi bildin büyücü. Benim. Reksin en sevgili casuslarındna biri. O beni kurtardı. Sana yalvarmıştım. Hatırlamıyor musun? Sekiz yaşındaydım. Pis goblin beni zorla çadırına götürüp bana tecavüz edecekti. Sen ordaydın ama bana yardım etmedin. Ama goblin bana elini süremedi. Ã?ünkü Meher beni kurtardı. Bana yardım etti. Beni Reks kutsadı ve kızı olduğunu söyledi artık. Evet, ben onun kızıydım. Bir tanrının kızı olmuştum artık.
Pervalonda ilk görevimdi. Gereg adlı bir avcının kızı rolüne büründüm. Onun manevi kızıydım ama herkes kendi kızymış gibi görüyorlardı. Sonra işim bitince onu öldürdüm.
Neyseki Gereg asosyal bir ihtiyardı da pek sorun olmadı. Görevim babanın sakladığı bir şeyi bulmaktı ki az daha başarısız olacaktım ki sen ortaya çıktın. Benle sevişirken halindne oldukça memnundun. Seni..."
kız öfkeli bakışlarını sürdürüyordu. Meher :" Tamam kızım. Kendine gel." dedi.
"Eğer toplantı mantıklı bir karar verecekse biz de size Serferealin yerine götürürüz."
"Babam mı?" diye sordu Safiel.
"Evet. Reksin en uzun süreli esirlerinden biriydi yıllarca. polantes'te..."
"Polantes? Babamla aynı hapisteydim ama bilmiyorrdum. Ona ne oldu?" diye öfkeyele sordu.
"Hala orda ama önce bir tercih yapmalısınız. Hepiniz..." diye bağırdı Meher.

Posted: Sat Jun 28, 2008 7:26 am
by Edmond
Huor ne olduğunu anlamadan, ağzı açık bir şekilde, "Ben..." diye geveleyebildi.

Sonra Safiel'e baktı.

*Sen nerede, ben orada dostum Safir!*

Posted: Sat Jun 28, 2008 7:33 am
by CLiCKs
"Geliyorum. Bu küçük çocuk ruhlu adamla daha fazla tartışamam. Sadece aptal..." dedi. Ã?yle bir bakmıştı ki yeşil gözler adamı yerinde dondurmuştu sanki. Saçlarını uzun süredir toplamamıştı. Düz saçlarını hışımla ondan yana çevirdi. Gözlerin etkisinden kurtulmuştu artık. Gideceklerin arkasında bekliyordu. Sinirinden kurtulunca Daylight' ıda yanına çağırdı.

Posted: Sat Jun 28, 2008 8:08 am
by Alenthas
Mikael gülümsedi "Bakıyorum ki kendine yeni arkadaşlar edinmişsin."
Thereon bir anda şaşırarak kafasını yana yatırdı ve "Seni tanıyor muyum?" diyerek göz kırptı, şansına kimse görmemişti.
O sırada Huor araya girerek "Sanırım hafızasını kaybetmiş," dedi.
Mikael bir an duraksamasına rağmen bozuntuya vermeyerek kafasını eğdi ve üzgün gözüktü.

Posted: Sat Jun 28, 2008 7:56 pm
by Mark
Lanet olası, Reks'in hizmetkarları! Ya, kimin yıkımı yaptığını bilyorlarsa!

Kızıl elf ayağa kalkıp sokmaya hazırlanan bir yılan gibi geri çekildi.

Posted: Mon Jun 30, 2008 5:10 am
by Bogus
Kiba'da gelecekti, Safir'i takip edecekti. Geri dönüp de gidebileceği hiç bir yeri yoktu oysa Safir'i takip ederse belki o da bir gün buradaki insanlar gibi güçlü birisi olabilirdi. Kiba bir gemide denizci olup eninde sonunda öleceği bir savaşı bekleyerek hayatını hiçe sayamazdı. Safir'in ve Elessar'ın gösterdiği yol da son derece tehlikeliydi ama en azından zorba bir korsanın kesesini doldurmasından daha yüce bir amaç taşıyordu.

Kiba kararını vermişti, Safir'i takip edecekti. Kısık sesle "Ben de varım!" dedi. Kimsenin onu dinlemediğini ve ona aldırmadığını biliyordu.

Posted: Mon Jun 30, 2008 5:12 am
by Edmond
Huor Kiba'nın sesini zor bela duymuştu, yanına gitti.

*Sen olmayacaksın da kim olacak?Buradaki herkese, ama herkese ihtiyaç var.Kendini küçük görme, inan bana, senin yardımın olmaksızın kazanamayız biz bu savaşı.Kader böyle der evlat!*

Posted: Mon Jun 30, 2008 6:27 am
by Darkgnome
"Bende geliyorum."

Son olaylardan sonra artık gülecek hali dahi kalmamıştı.

Posted: Mon Jun 30, 2008 7:03 am
by catboy
Polantes Hapishanesi...Hiç değişmemiş. Yıllar öncekinin aynısı. Reks'in neirre'de ayakta kalmayı başaran son kalesi. Yıllar önce Hikker Tarikatının hainlerinden Kerrher Esten ile anlaşma yapıp oğlu Gerrfer'in Polantes Hapishanesi'nin yönetimini ele geçirmesini sağlamıştı. Gonlinler pek umursamıştı. çünkü paraları ödeniyordu. Ama bu kısa sürmüştü. Ã?ünkü son hapse düşenler isyan çıkartıp Polantes'ten kaçmaya çalışmışlardı ve başarmışlardı da. Kaçarken Gerrfer'i de yakalayıp yanlarında götürmüşlerdi.
Safiel bir portal yaratmıştı buraya. Buranın yerini hatırlamamkta zorlanmamıştı ve tam istediği yere uygun bir portal açmıştı. Beklediği kişilerden portaldan geçip yanına gelmesini bekledikten sonra portalı kapattı.
"Kahretsin Elessar'ın böyle davranacağı belliydi." diye öfkelendi.
Aslında Elessar'a Safiel hak de veriyordu ama yine de aceleci davranılan bir davranışın sonucu da ağır olmuştu. Meher, Elessar ve druidlerinin Reks boyun eğmesini ve onları gizli kerimer şehirlerine görütüp Rekse teslim etmelerini rica edince Elessar druidlerini Meherin adamlarıyla savaşması için emir vermişti.
Safiel Elessar'ı yanalrında gelmesi için ikna edememişti. Ama Elessar, Safiel'in gitmesini istiyordu. Ã?ünkü onun yıllardır babasının aradığından heberi vardı. şimdi yerini öğrenmişti.
En son baktığında Elessar kartal formunu almıştı ve kalan druidlerle beraber geri çekiliyordu.
"Meher bizi kandırdı. Toplantıyı bastılar. Amaçları druidleri hizaya getirmek olamaz sadece. Nesnelerin de yerlerinin bulunmamasını istiyorlardı. Ziher de umrunda değil. Sonuçta Reksi saymasa bile ona rahatsızlık vermiyordu. Onun için diğer tanrıların olaylara engel olmasını istememişti. Özellikle Estenin tekrar Neirredeki olaylara karışmasına tahammül edemezdi." diye öfkeyle konuştu Safiel.
Polantes gobşinler ve orklar tarafından yönetiliyordu.
"Sizdne bölye bir şey isteyemem. Ama babamı kurtarmam gerekiyor. Ben yalnız da olsa gideceğim." dedi Safiel.
Diğerlerinin yanıtlarını bekliyordu. Polantesi Yüksek elf kralı Gulthar'da ele geçirmeye çalışmıştı yıllar önce. Ama başarılı olamamıştı. Ã?ünkü Loy Adası korsanalrı her zaman Rekse hizmet etmeye hazırdı ve onların deniz kuvvetlerini yenmek olanaksıza yakındı.
şimdi bu kadar kişiyle Polantese sızmak olanaksızdı. Saldırmak da bu kadarcık kişiyle olanaksız gibi gözüküyordu.

Posted: Mon Jun 30, 2008 7:15 am
by Alenthas
"Pöfff.." Thereon'un canı sıkılmıştı bu duruma. Bu iş sandığından da uzun sürecek gibiydi. Fakat bilgi almanın tek yolu buydu... "Geliyorum."