Page 16 of 67
Posted: Sat Apr 05, 2008 1:23 am
by catboy
Par-tesa tedirgindi: "Esten yerimizi keşfetti. Hemen yola çıkmlaısınız. Safir haklıydı. Ortak lisanda konuşmanız için yaptığımız büyü hissedildi. Az sonra büyücü geri dönecektir."
Ama sözlerini tamamlayamadı. Birden acı içinde yere yıkıldı. Gözleri simsiyah oldu.
"Esten'e hakaret etmeye nasıl cüret edersin, seni deniz elfi?"
Gerrfer Par-tesa'yı öldürdükükten sonra Algenia'ya döndü: "O elf kalkanının icabına bakılmalı." dedi. Birden elf kalkanının ışığı söndü. Ardından kırıldı. Algenia şaşkındı.
"Siz de Esten'e en güçlü Tanrıya itaat edin. Canınız bağışlansın." dedi.
Posted: Sat Apr 05, 2008 2:01 am
by Edmond
Huor sinirlenmişti, *Ã?yle mi?Canımız bağışlansın öyle mi?Ã?nce kendi canının derdine düş sen!Esten bu kez seni bağışlamaz!*
Ardından okunun işine yaramayacağını farkederek neyini çıkardı, öyle bir şekilde çalıyordu ki, oradaki herkesin içinden *İYİLİK İÃ?İN!* diye bağırmak gelmişti.Huor birkaç büyü yaptı ve ses o mekanda yarım saat ya da bir saat boyunca yankılanacaktı.
Huor neyini bıraktı.O büyünün gücünü hissediyordu.Gnom'a doğru yeniden bağırdı, *EJDERHANI KULLAN!* sonra Safir'e bakarak, *YAPABİLDİğİN EN GÃ?Ã?LÃ? DİKKAT DAğITMA BÃ?YÃ?SÃ?NÃ? YAP!* Deru'ya da, *DİKKATİNİ DAğITACAK HAYVANLAR Ã?AğIR!* diye bağırmıştı.Küçük çocuğa ise *KAÃ?!* diye bağırdıktan sonra okunu çekti.Yeniden attı ve bu kez ok yavaşlamasına rağmen adama değmişti.Fakat o kadar yavaşlamıştı ki, yalnızca sağ ayağına azıcık saplanmıştı.
Posted: Sat Apr 05, 2008 3:47 am
by Alenthas
"Kim seni lider yaptı da bana 'kaç' diyorsun! A, doğru o kadın-adam yaptı di mi... Olsun, kimse bana kaç diyemez!"
Büyü yapmaya kalkışacaktı ama bugünlük işe yarayabilecek tüm büyülerini yaptığını farketti. "Yinede..." kılıcına baktı "çok güzel," diyerek sırıttı. Adamın üzerine doğru koşturdu, ardından masanın üzerine zıpladı. Adama yaklaştığında masanın üzerinden daha yükseğe atlayarak yukarıdan saldırmaya çalıştı ama adam elindeki asanın altıyla öyle geçirdi ki Thereon nefessiz kalarak yere kapaklandı. Bayılmadan önce duyduğu son ses kılıcının tangırtısıydı.
Posted: Sat Apr 05, 2008 4:10 am
by Edmond
Huor, *LANET OLSUN!* diye bağırdı çünkü Esten'in büyücüsü çocuğu almaya gidiyordu.Huor adamın dalgınlığının ve heyecanının büyüsünü hafiflettiğini farketti.Hemen okunu aldı ve iyice gererek attı, *iyilik için!*
Ok bu kez daha hızlı ilerlemişti ve büyücünün göğsüne saplanmıştı.Büyücü lanetler okuyarak çocuğu bıraktı, o kadar etkilenmemişti, en azından ölmeyecekti, ama sinirlenmişti ve biraz daha sert çıkması mümkündü, fakat bütün bu olaylar dikkatinin dağılmasına neden olmuştu.Huor'un neden sonra aklına bir ozan olduğu ve birkaç büyü bildiği aklına geldi.Büyücü tam elektrik dalgasını üzerine yollayacakken, bir şiir okumaya başladı.
*Yâr sen şimdi uzaklarda olsan da
Güzel gözlerini göremesem de
Ellerin ellerimde olmasa da
Yine de bil ki, seni seviyorum.*
Büyücü ne kadar çalışsa da düşünemiyordu, aklını toparlayamıyordu.
**Yâr sen..* HAYIR BÃ?YÃ? YAPMAM LAZIM.elë.... Güzel gözlerin.HAYIRRR.*
Büyücü bütün çabalarına rağmen büyüyü yapamıyordu, fakat bu olay onun dikkatini tümüyle dağıtmıştı.Huor sürekli okumuş, sonra da neyini çalmaya başlamıştı.Büyücünün başı ağrımaya başlamıştı.Sürekli büyüye başlıyordu, ancak sonra şiirin sözleri geliyordu aklına, yine olmuyordu.Lanetler okuyordu.Sonra herkes büyücünün bütün korumasının kalktığını farketmişti....
Posted: Sat Apr 05, 2008 4:53 am
by catboy
"Elf silahlarına karşı fazla dayanıklı değil anlaışlan." diye düşündü Safir. Kırılmış klaknın parçalarına baktı. O sırada Huor, Gerrfer'in büyü yapmasına engel oluyordu.
Par-tesa'nın cesedinin yanına yaklaştı. Parmağındaki mavi taşlı yüzüğü buldu ve onu çıkardı: "Tüm irfanın bu yüzükte saklı, di mi deniz elfi?" dedi içinden.
"Artık öldüğüne göre buna ihtiyacın olmayacak." dedi Safir ve parmağına geçirdi.
Kırılan kalkanı eline aldı ve büyülü sözler söyledi. Kendisi de hatırlamayacaktı daha sonra söyleyediği sözleri. Ama büyüsü anlaşılan işe yaramıştı. Algenia'nın kırılan kalkanı tekrar eski haline dönmüşüt. Algenia'ya uzattı kalkanı: "Bu kalkanla onu rahatlıkla yenebilirsin. Ben karışamam." dedi safir.
Gerrfer'in etrafındaki aura azalmaya başlamıştı. Safir'e döndü: "Doğru tarafı seç, kardeşim. Esten seni kutsayacaktır. Ã?dülün sandığından daha büyük olacak!" dedi.
"Ben o kadar aciz değilim senin gibi!" dedi sert bir biçimde.
Posted: Sat Apr 05, 2008 4:59 am
by Edmond
Huor neyine yine o yankı büyüsünü yaptı, ardından bu kez eline yeniden yayını almıştı, gerdi ve bıraktı, büyücü Safir ile konuştuğu için sağ kolunu delen oku farketmemişti.Sonra çığlık atarak Huor'a döndüğünde, önünden geçen ejderha ile irkildi, hemen ejderhaya baktı, fakat sonra sırtına yediği bıçaktan kurtulamadı, yerde çırpınıyordu.Ancak yaklaşmak çok tehlikeliydi.Ve sinirinden dikkatini toplamıştı.
Posted: Sat Apr 05, 2008 9:36 am
by Alenthas
Ã?ksürerek ayağa kalkmaya çalıştı, ama sendeleyerek düşmüştü. Tekrar denediğinde ayağa kalkmayı başarabilmişti ama bu seferde başı dönüyordu. Bir kaç adım atıp kılıcını almak için eğildiğinde düşecekmiş gibi oldu ama sol elini yere koyarak dengesini sağlayıp tekrar ayağa kalktı. O sırada yerde debelenen adamı gördü. Üzerine doğru gidip karnına bir tekme atarken "Kıpırdama bir saniye! Ah, demek sen o mapustaki adamsın! Hayatını bağışlıyorum...ama," dedi ve kılıcının kabzasıyla büyücünün suratına vurup bayılttı.
"Bana borcu vardı," dedi karnını tutarken.
Posted: Sat Apr 05, 2008 8:19 pm
by Edmond
Huor gülümsedi,
*Ã?yleyse, onu bir yere hapsetmemiz, ve büyü yapmasını engellememiz gerekiyor!*
Huor'un aklına şimşek gibi bir fikir geldi.
Onu kaldırmış, bir odaya kapatmışlardı, elleri, ayakları bağlıydı, ağzı bile bağlıydı.Huor odaya yankı yapacak bir şekilde ney çalmıştı, öyle büyülemişti ki en az 2 saat daha çalacaktı.
Posted: Sat Apr 05, 2008 10:00 pm
by catboy
"Başarılı olamadım. Esten beni affet!" diye sayıkladı Gerrfer.
Lanetli asaya yaklaştı Safir ve kendi asasının bir dokunuşuyla Gerrfer'in asasını yok etti.
Huor: "Neden önce bunu denemedin?" diye sordu.
"Ã?ünkü asamın gücü konusunda tereddütlerim vardı. Artık Par-tesanın kutsal yüzüğü de ben de olduğuna göre umarım kimsenin itirazı yoktru bunu sahiplenmeme en güçlü ve zor büyüleri de yapabilirim. Mesela kırılan bir elf kılıcını tekrar tamir etme çok zor bir zannattır. Deniz elflerin irfanı ancak buna yeter. İşte ben de artık o irfana sahibim." dedi.
Posted: Sat Apr 05, 2008 10:42 pm
by Edmond
Huor gülümseyerek baktı Safir'e.
*Söyler misin, Minnä'mın yerini hatırlarabildin mi?*
Posted: Sat Apr 05, 2008 11:19 pm
by catboy
"Biliyorum Minna nerde. Ama önce gereğini yerine getirmeliyim. Yarın yola çıkamayız. Ã?ünkü bize onca iyilik yapan Par-tesa'nın cenazesine katılmamız gerekir diye düşünüyorum."
Bunları söyledikten sonra Safir tekrar geçmişinin kayıp parçalarını hatırlamaya başladı.
Küçük kız Kecer isimli goblinin elinden kurtulmaya çabalıyordu. Gerrfer: "Orman elfini Polantese yolladık. Prenses de senindir. Biraz eğlenmeyi hak ettin. Bu da sana benim hediyem." dedi
Biraz sonra Safir çadırında prensesle karşılaştı. Adı Minna'ydı
"Ã?ek ellerini üzerimden."
"Sana zarar vermiyeceğim." dedi Safir ve iplerini çözdü.
"Neden bana yardım edeiyorsun?"
"Ã?abuk kaç git burdan. Ölkene geri dön. İşim bittiğinde seni görmeye geliceğim."
"Peki ya eşim ne olacak?"
"Onu da kurtarmaya çalışırım?"
Birden içeri bir kaç goblin ve Gerrfer girdi: "Demek öyle. Tarikatımızın baş düşamnları olan elflere hele sala müziklerine doyum olmadığımız orman elflerine yardım ediyorsun. Artık tarikattan kovuldujn, kardeşim. Ve asan elimnden alındı."
Goblinler Minnayı yakaladılar: "Bu elfi napıcağız?"
"Onu Misat'a götürün. Tariaktın yüce başkanının hoşuna gidecektir." dedi Gerrfer. Sonra Kecer'e döndü: "Küçük kızla eğlencen bittiğinde kardeşimi Polantese götür. Artık görevin orda olacak. Mahkumlarla ilgileneceksin."
"Peki efendim." dedi Kecer ve çadırdam çıktı.
Sonra Gerrfer Safir'e döndü: "Tam bir hayal kırkılığı oldun." dedi.
B,rden şimdiye döndü ve Safir öfkeyle sayıklayan Gerrferr'in yanına koştu: "Seni piç! Küçük bir kızın ne günahı vardı? Ona ne yaptın? Yoksa goblinin ona el sürmesine izin verdin mi? Seni Esten bile artık bağışlamaz. Ã?ünkü bütün Tanrılar çocukları kutsamışlardır. Ve sen en kutsal varlığı lekeledin."
Asasını havaya kaldırdı: "Artık sana ne bu hayatta ne de ölümde huzur yok!" dedi ve Gerrfer acı içinde haykırdı: "Hayır!"
Gerrfer'in bedeni alev almıştı. Sonra kül oldu.
"Misat'a gideceğiz." dedi Safir. "Ama önce Par-tesaya olan vefa borcumuzu ödeyeceğiz."
Posted: Sun Apr 06, 2008 12:28 am
by Edmond
Huor duraklamıştı, *El sürmek mi!*
Hiçbir şey söylemiyordu, kıpırdamıyordu, herkes gitmişti ama o hala oradaydı, *Hepinizi teker teker öldüreceğim!Hepinizi!* dedi arkadaşları gözden kaybolmadan.
Posted: Sun Apr 06, 2008 8:22 am
by catboy
"Artık yapılacak belli. Deniz elfleri bize bir görev verdi. Bunu yapmak zorundayız." dedi Safir.
O gece sakin geçti. Sabah olduğunda cenazeye katıldılar. Par-tesa için bir lahit yapılacaktı. O vakte kadar başka bir yerde bir süreliğe duracaktı bedeni. Sonra lahte yerelştirilecekti.
Akşamına yolluklarını bir daha gözden geçirdilier. Deniz elfleri bir sürü yiyecek ve giyecek vermiştiler. Sonra bir kaçı deniz elfi eşliğinde denizin üstüne çıktılar. Son kez deniz elflerinin kadim şehrine baktılar.
En az Kanatsız Pegasus kadar güzel bir gemi ebkliyordu onları. Deniz elfleri gemiye çıkmalarına yardım ettikten sonra ayrıldıalr onlardan. Artık Avalende kıtasına gideceklerdi. Huor yine gemiyi kontrol edecekti.
Posted: Sun Apr 06, 2008 7:32 pm
by Edmond
Huor gemiyi kontrol etmişti, gemi harikaydı.Kullanımı çok güzeldi.Lydronk için güzel bir antrenmana benziyordu.
*Lyrdronk!*
diye bağırdı.Gnom koşa koşa gelmişti.
*Bu gemiyi kullanacaksın, ben de seni seyredeceğim!*
Gnom bakakalmıştı.Eğlenceli olacağa benziyordu.
Posted: Mon Apr 07, 2008 2:26 am
by catboy
Deniz elflerinin onlara hediye ettikleri gemi Kanatsız Pegasus kadar hızlı değildi belki ama yine de bir gemiydi. Yaklaşık üç gece sonra Avalende kıtasını gördüler. Bir gece sonra da gemilerini ayvaşça kıyıya yaklaştırdılar. Ama gemiyi deniz elflerine geriv erecekelrdi. Onun için gemideki iki filikayı kullanıp kıyıya çıktılar. İkigece sonra eğer geri dönecek olsalrdı gemilerini orda olmadığı deniz elfleri taarfından götürüldüğünü fark ederlerdi.
Kıtanın kıyısında yer alan Feder Ormanına girdiler. Ã?nce güzelce bir yemek yediler. Artık veda vakti gelmişti. Herkesin kendi yoluna gideceği vakit gelmişti.
"Par-tesaya olan sözümüzü unutmayın! İşlerimi hemen halledip tekrar buluşalım." dedi Safir.
"Ben Misat'a gidiyorum. Orda tarikatımın yüce başkanını görmeye gideceğim. Ã?vey akardeşim Gerrfer'in acı sonu hepimize ders olsun. Esten anlaşılan daha fazla müridiyle bizi engellemeye çalışacaktır. şu ana iki önemli büycüsünü alt ettik. Biri Grenka sağ olsun. Ã?teki de hiç tahmin bile edemeyeceğim kardeşimdi. Thereon'un cesareti sayesinde onu yendik. Sırada belki daha tehlikelileri de olacaktır."
Bir süre bekledi. Sonra: "Kararınız ne? Herkes dört bir yana mı ayrılıyor? Peki Thereon'a kim göz kulak olacak? Lydronk ne yapacak sonuçta burası memelektinden uzak bir kıta? Peki Deru intikamının peşinden gitmeye kararlı mı? Lütfen iyi düşünün. Artık karar zamanı."