Page 16 of 23
Posted: Thu Feb 26, 2009 11:40 am
by Mark
Tend'rin Dharra
İçeriye girmeden önce, liero'ya kesinlikle hancının kocasından bahsetmemesini işaret eder.
" Ehem. " Duruşunu değiştirir ve asil biri gibi adamların görüş alanına doğru yürür.
" Bizim ata ihtiyacımız var. Çok şanslıyız, işte. Tam da, zamanında geldik. " Gülümser.
Posted: Sun Mar 01, 2009 6:33 am
by dwaxer
Mark wrote:Tend'rin Dharra
İçeriye girmeden önce, liero'ya kesinlikle hancının kocasından bahsetmemesini işaret eder.
" Ehem. " Duruşunu değiştirir ve asil biri gibi adamların görüş alanına doğru yürür.
" Bizim ata ihtiyacımız var. Çok şanslıyız, işte. Tam da, zamanında geldik. " Gülümser.
Hugo sertçe yeni gelenlere döndü. Sonra da zoraki sırıtır ve "oo tabii tabii satılık atımız var, hem de çok ucuz; 20 altına hemen alabilirsiniz!
Seyis itiraz edecek olur: "Ama!.."
"Sen sus!" diyerek Hugo adamı itikledi ve bizimkilere döndü. şimdi Tendrin'in akları mavileşmiş gözlerine bakarken şaşkın bir hâl alır yüzü. "Hı!.." Sonra tekrar sırıtır. Pis bir sırıtmadır bu. "Evet küçük bey hizmetinizdeyim; adım Hugo. Sizin adınız neydi acaba?"
.
Posted: Sun Mar 01, 2009 11:21 am
by Mark
Tend'rin Dharra
" Adımı neden sordun? " Alnında ter olduğunu hissediyordu.
" Adım seni hiç ilgilendirmez. "
Parmağını ona çevirir yapışkan bir jöle aniden adama fırlar.
(Entangling Ectoplasm)
Telaşla liero'ya bakar ve adama geri döner.
" Hancının kocası kayıp onu nerede öldürdün? Sen, git hancının karısını çağır. " diye seslendi seyise.
" Git...Hemen. Ã?abuk ol. " Dişlerini sıktı.
Elbiseleri buzlanmaya başladı, buharlar çıkıyordu üzerinden. Dondurucu soğuk yayıyordu, artık genç delikanlı.
Seyis gittikten sonra hugo denilen adama döndü. Göğsü inip kalkıyordu.
Kolunu yukarı kaldırdı, eli soğuktan beyaza dönüşmüştü.
Ã?fkeyle bağırdı: " Sende babam gibisin. "
Flashback
Küçük kız kardeşiyle odaya kilitlenmişti. Karanlıkta neden kilitlendiklerini bilmeden sonucu bekliyorlardı. On dakika sonra, kapıdan içeri girdi adam. Hayatında en az tanıdığı kişi;babası. Ablasının lanetlenmesi yüzünden onu sorumlu tutmuştu. Annesi, ateşten yanan ablasının alnına ıslak bez koyuyordu. Lanetlisin sen dedi, adam.
" Sen benim babam değilsin. " demişti. Suratına bir tokat yedi.
Arkasından daha fazlası için gelmekte olan adamdan kaçarak odasına gitti. Yarın şafakta sesden dolayı uyandı. Odasında annesi eşyalarını karıştırıyordu. Elinde bir bitkinin sapı vardı. " Bununla mı yaptın? " diye sordu. Tend'rin uyku haliyle ne demek istediğini anladığında, zaman yavaşladı birden. Annesi başka bir çekmeceyi çekti. İçindekileri yere serdi. " Anne, ben yapmadım! " Sanki, o adamın tokatından daha ağır birşey kalbini parçaladı. " Büyü yapmadım, anne! Yemin ederim. " Annesi: " Eğer yaptıysan, seni balkondan aşağı atarım. " dedi. Suratında, onu tamamen kahreden bir ifade ile bakıyordu. Kalbi aynaydı ve paramparça olmuştu.
Code: Select all
PP:18 (19-1InertialArmor)
Entangling Ectoplasm: 1
Energy Missile: 3+ Augment 9
Kalan pp: 5 (18-1-12)
Damage:
+3d6 cold damage +9d6 cold damage, +3 cold damage
DC:24 (15+9Augment)
http://www.d20srd.org/srd/psionic/powers/entanglingEctoplasm.htm
http://www.d20srd.org/srd/psionic/powers/energyMissile.htm
Posted: Sun Mar 01, 2009 11:25 am
by Mark
Tend'rin Dharra
" Adımı neden sordun? " Alnında ter olduğunu hissediyordu.
" Adım seni hiç ilgilendirmez. "
Parmağını ona çevirir yapışkan bir jöle aniden adama fırlar.
(Entangling Ectoplasm)
Telaşla liero'ya bakar ve adama geri döner.
" Hancının kocası kayıp onu nerede öldürdün? Sen, git hancının karısını çağır. " diye seslendi seyise.
" Git...Hemen. Ã?abuk ol. " Dişlerini sıktı.
Elbiseleri buzlanmaya başladı, buharlar çıkıyordu üzerinden. Dondurucu soğuk yayıyordu, artık genç delikanlı.
Seyis gittikten sonra hugo denilen adama döndü. Göğsü inip kalkıyordu.
Kolunu yukarı kaldırdı, eli soğuktan beyaza dönüşmüştü.
Ã?fkeyle bağırdı: " Sende babam gibisin. " Ve buzlar fırlayıp adama doğru uçtular.
(Energy Missile)
Flashback
Küçük kız kardeşiyle odaya kilitlenmişti. Karanlıkta neden kilitlendiklerini bilmeden sonucu bekliyorlardı. On dakika sonra, kapıdan içeri girdi adam. Hayatında en az tanıdığı kişi;babası. Ablasının lanetlenmesi yüzünden onu sorumlu tutmuştu. Annesi, ateşten yanan ablasının alnına ıslak bez koyuyordu. Lanetlisin sen dedi, adam.
" Sen benim babam değilsin. " demişti. Suratına bir tokat yedi.
Arkasından daha fazlası için gelmekte olan adamdan kaçarak odasına gitti. Yarın şafakta sesden dolayı uyandı. Odasında annesi eşyalarını karıştırıyordu. Elinde bir bitkinin sapı vardı. " Bununla mı yaptın? " diye sordu. Tend'rin uyku haliyle ne demek istediğini anladığında, zaman yavaşladı birden. Annesi başka bir çekmeceyi çekti. İçindekileri yere serdi. " Anne, ben yapmadım! " Sanki, o adamın tokatından daha ağır birşey kalbini parçaladı. " Büyü yapmadım, anne! Yemin ederim. " Annesi: " Eğer yaptıysan, seni balkondan aşağı atarım. " dedi. Suratında, onu tamamen kahreden bir ifade ile bakıyordu. Kalbi aynaydı ve paramparça olmuştu.
Code: Select all
PP:18 (19-1InertialArmor)
Entangling Ectoplasm: 1
Energy Missile: 3+ Augment 9
Kalan pp: 5 (18-1-12)
Damage:
+3d6 cold damage +9d6 cold damage, +3 cold damage
DC:24 (15+9Augment)
http://www.d20srd.org/srd/psionic/powers/entanglingEctoplasm.htm
http://www.d20srd.org/srd/psionic/powers/energyMissile.htm
Posted: Sun Mar 01, 2009 7:43 pm
by Aegron Linwelin
Aegron biraz sıkkın bir şekilde:
'' Ner kaldı bunlar ya?''
Posted: Tue Mar 03, 2009 6:43 pm
by dwaxer
.
Handaki Oswaldo’nun eski odasında: (Edmond ve Aegron)
Hancının karısı Esmeralda’yla birlikte beklemektesiniz. Kapıyı birisi tıklatır. Gelen hizmetçi kızlardan biridir. Söylediğine göre aşağıdaki salonda 2 asker ve başlarında sorgucu bir büyücü gelmiş, Esmeralda’yı görüşmek için çağırmaktadır.
.......
Ahırda: (Tendrin ve Liero)
Hugo neye uğradığını şaşırmıştı; karşısındaki genç çocuğun attığı enerjilerle yere yapışır, zor hareket ettiği gibi, (bu arada seyis dışarı kaçar; hancının karısını çağırmaya gidiyordu) Tendrin’in yolladığı soğuk enerji Hugo’ya:9d6+3=30 hasar vermişti. Adam ahırın ortasında yerde iki büklüm büzülmüş, dişleri takırdayarak aman diliyordu. (seyis de büyü yapıldığını görünce oldukça korktu; halk arasında büyücülerden korkulur biraz ne de olsa)
.
Posted: Tue Mar 03, 2009 7:22 pm
by Edmond
Keşiş Esmeralda'ya bakarak:
"Bakalım kocan için söylediğin yalanlar burada da işe yarayacak mı? Biz buradan ayrılmıyoruz.Buradan ayrıldığımızda hizmetçilerin burayı temizleyebilirler.Git ve askerleri buraya getir.Ã?ünkü onlar kan ile şarabı ayırt edebilirler."
Askerler geldiğinde Esmeralda'nın yalanı anlaşılacaktı.
Posted: Tue Mar 03, 2009 8:40 pm
by dwaxer
Edmond wrote:Keşiş Esmeralda'ya bakarak:"Bakalım kocan için söylediğin yalanlar burada da işe yarayacak mı? Biz buradan ayrılmıyoruz.Buradan ayrıldığımızda hizmetçilerin burayı temizleyebilirler.Git ve askerleri buraya getir.Ã?ünkü onlar kan ile şarabı ayırt edebilirler."
Askerler geldiğinde Esmeralda'nın yalanı anlaşılacaktı.
Esmeralda odadan çıkıp hizmetçiyle beraber alt kattaki salona doğru gider. Bu esnada koridorda saklanan Eric odaya dalarak, "Edmond! Senin suratını aranıyor ilanlarına çizmişler ve her tarafa asıyorlar! Aklın varsa buralarda durma! şu koridorun sonunda arka tarafa açılan bir balkon var ben oradan kaçıyorum; buralar bize yaramadı!" diyerek gerisin geriye çıkar ve o kattaki bir koridorun sonundaki balkon kapısına gider hızlı hızlı. Durmaya niyeti yoktur. (arka taraftaki balkondan rahatlıkla sarkınılarak aşağıya atlanabilir)
.
Posted: Tue Mar 03, 2009 9:06 pm
by liero
Liero, Tendrin'in bir anda adama saldırması karşısında şaşırıp kalmıştı.
"Niye saldırdın şimdi adama birden? Tamam herif biraz dayağı hak ediyor ama önce bir konuşsaydık." diye sordu.
Yerde yatan adamın yanına diz çöktü. "Evet koca oğlan. Gördüğün gibi arkadaşım biraz fazla asabi. Hemen ötsen iyi olur yoksa arkadaşımı zaptetmem güçleşecek." dedi.
Posted: Tue Mar 03, 2009 9:09 pm
by dwaxer
liero wrote:Liero, Tendrin'in bir anda adama saldırması karşısında şaşırıp kalmıştı.
"Niye saldırdın şimdi adama birden? Tamam herif biraz dayağı hak ediyor ama önce bir konuşsaydık." diye sordu.
Yerde yatan adamın yanına diz çöktü. "Evet koca oğlan. Gördüğün gibi arkadaşım biraz fazla asabi. Hemen ötsen iyi olur yoksa arkadaşımı zaptetmem güçleşecek." dedi.
"Ne öğrenmek istiyorsunuz, ben kimseyi öldürmedim, ne olur acıyın bana!" diye ağlamklı konuşur buz kesmiş adam.
.
Posted: Tue Mar 03, 2009 9:12 pm
by Edmond
Keşiş somurtur:
"Oha!"
Hiç resminin çizilmesini beklemiyordur.
Hemen balkona doğru koşar ve sarkarak aşağı atlar.Ardından Eric'î takip eder.(Eğer ahır yakınsa ve giderken askerlere uğramıyorsa ahıra gider)
(Eğer bir Level fazla olsaydım Slow Fall 20 ft sayesinde sarkmadan atlayacaktım
)
Posted: Tue Mar 03, 2009 9:29 pm
by liero
dwaxer wrote:
"Ne öğrenmek istiyorsunuz, ben kimseyi öldürmedim, ne olur acıyın bana!" diye ağlamklı konuşur buz kesmiş adam.
.
"Az önce seyisi hırpalarken pek delikanlıydın koca bebek. Hemen ağlamaya başlamıyacaksın di mi? Oswoldo'nun nerde olduğunu yada başına ne geldiği hakkında bir şeyler bilsen iyi olur."
Posted: Tue Mar 03, 2009 10:18 pm
by dwaxer
liero wrote:"Az önce seyisi hırpalarken pek delikanlıydın koca bebek. Hemen ağlamaya başlamıyacaksın di mi? Oswoldo'nun nerde olduğunu yada başına ne geldiği hakkında bir şeyler bilsen iyi olur."
"Oswaldo filan tanımıyorum ben!" der adam. (ama yüz mimiklerinden belli ki, bir şeyler biliyor kesinlikle)
.
Posted: Tue Mar 03, 2009 11:36 pm
by Mark
Tend'rin: " Kaçıl, liero. " Hançerini çekti, büyücü.
" Seyis gelmeden işini bitirmeliyim. "
Posted: Wed Mar 04, 2009 6:17 am
by Aegron Linwelin
Aegron Edmond a baktı ve:
'' Hadi sen kaç ben idare ederim durumu'' dedi ve askerleri bekledi geldiklerinde onları oyalayabilirdi.