10 kasabaya giden yol üzerinde

Frpworld forumlarındaki eski FRYO(Forum Rol Yapma Oyunu) başlıklarının tutulduğu arşiv.
Locked
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by Slach »

Kullandığı büyü Alfred'i tatmin etmişti ama ejderhanın cevapları tatmin etmemişti. Yalan söylemiyordu. Buna yürekten inanıyordu fakat doğruyuda söylemiyordu. Aklından, kitabı neden Vilthasa vermediğini söyledi. Ama cidden öylemiydi. Alfred o anda geçmişi hatırlamaya çalıştı. '' Hırsızlar demişti fakat ne için kullanmıştı bu kelimeyi. Vilthas kitabı aldığı için mi? Yoksa yumurtaları aldığımız için mi? Alfred bu düşüncelerden sıyrıldı ve vampirle ilgli olan konuya geldi. Ejderha vampiri öldürse ben sorduğumda büyük bir övgü ile bundan söz ederdi. Nede olsa bir yaratık hergün vampir öldürmez. Vampirle direk savaştıklarını görmüştü. Yani vampir ondan korkmuyordu. İçeri girdiğimde vampir daha avantajlı gibi görünüyordu. Ã?yle olsa ben bu kırmızı ejderha ile konuşuyor olamazdım. Ben içeri girdiğimde savaştan başka şeylerde olmuş olmalı.

'' Ejder son soruma neden cevap vermedin. Ã?vünmekten mi çekiniyorsun yoksa elinden kaçırdığın için mi bu soruma bu kadar sinirlendin? Biliyorum sizler zeki yaratıklarsınız ve sende biliyor olmalısın ki bizlerde şüpheci varlıklarız.''

Sözlerini bitirdikten sonra kitabı almaya niyetlendi ama ejderin cevabın beklemeliydi.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

Calin yere yatırdığı hasmının yanına yaklaştı.Saçlarını geriye doğru attı , alnından terler akıyor , vücudu sıcaktan ve savaştan sırılsıklam olmuştu.Uzunkılıcıyla kaybetmiş elfe yaklaştı.Saçları yüzünü kapatmış , yerde yatıyordu.

Kılıcını yere sapladı.Kılıçtan destek alarak yere eğildi ve elfin saçlarını yüzünden çekti.Bir hayat belirtisi bulmak için nabzını yokladı , normaldi.Nefesde alıyordu.Durumu ne kadar kötü diye göz kapaklarını yavaşca başparmağıyla kaldırdı.

O anda elf geriye sendeledi.Gözler kıpkırmızıydı.Kan kırmızısı!Böylesine birşeyi hiç görmemişti hayatında.Hele ki bir ırkdaşında.Bu ters birşeydi , dengesi olmayan birşey.

Calin tekrar öne atıldı ve uzunkılıcını kavradı."Denge için , kardeşim" diye fısıldadı ırkdaşının kulağına.Hızlı ve acısız bir ölüm olacaktı.Zaten baygındı.Acı çektirmeyecek , acılarına son verecekti elfin.Uzun kılıcını kavradı , ayağa doğruldu.İki eliyle uç kısmı dik bir şekilde aşağı gelecek biçimde sertçe kavradı kılıcını.Gözleriyle havaya bakıyordu.Kılıcıyla kalbine hedef almıştı.Son bir darbe yaptı...Sert ve hızlı bir darbe.

Sonra kılıcını çekti ve boş boş bakan gözleri kapattı.

"Rahat bir uykuya , kardeşim.Umarım bir dahaki sefere doğru bir yolda ilerlersin.İyilik seni bulsun...Umarım...."dedi ve arkasını dönerek atının olduğu yere doğru yavaş yavaş adımlarını atmaya başladı.
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

şovalye adamların ellerini arkalarından sıkıca bağladı ve ipi de kendisini izleyen adama uzaktı. Sertçe ağır demir botundan bir bıçak çekti ve keskin tarafından tutarak adama verdi.
"Gözlerini sakın bu adamlardan ayırma... Ellerini o kadar sıkı bağladım ki on dakikada bir bileklerinin biraz gevşetilmesi gerekiyor. şu yeni gelenlerle ilgilendikten sonra geri döneceğim... Artık korkmana gerek yok kardeşim, sadece adamların kaçmadığından emin ol..."

"Adalet ve aydınlığı savunan... Savaş ve ölüm dağıtan... Bu yaraları iyileştirki atalarımın yanına gitmeden önce senin için kılıcımı bir kez daha savurayım..." *Cure moderate wounds*
Cervantes yaklaşan atlıların kötü bir amacı olup olmadığını anlamak için yoğunlaştı. *Detect Evil at will*
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Eldarin

Post by Eldarin »

Arbede sonunda durum;

Rhonin(incapacitated - seviyelerde ne sen sor ne ben söyliyim)

Cervantes (-45)

Calin(-27)

Lysana henüz hasar almadı...




----------------------------------

Cervantes in emriyle cılız adam hırsızların başına geçti,bıçağı elinde ağır aksak tutuyordu.bu onurlu adamın kendisiyle konuşması onu oldukça şaşırtmıştı.yüzünde aptalca bir sırıtış vardı.

Ardından Ellerini havaya kaldırarak tanrısı oren e dualar mırıldanmaya başladı Cervantes.ellerinin saf beyaz bir hal aldığı görüldü,göğsüne dokundurdu kutsanmış ellerini ve içine yayılan o şifalı sıcak esintiyi duyumsadı.kendini bir miktar iyileşmiş hissediyordu.

Uzaktan gelen altılı artık kervanın hemen yanıbaşındaydı.önlerinde liderleri konumunda başka biri ilerlemekteydi.elinde çok daha kalın ve uzun bir mızrak(heavy horse lance) taşımaktaydı.yanındaki askerleriyle beraber Cervantes in önüne doğru yaklaştı.

"Kıt'a Dur!" güçlü ses ile beraber atlı grubu durdu.Ã?nlerinde olan mızrakları havada dikiliydi şimdi.

Lider mızrağını atının kenarındaki kayışlara sabitledi.arkasında oldukça kalın başka bir kılıç(full blade) asılıydı.Atından hızlı bir hareketle indi.

"Arkaine Hymnhand ve uzakyol atlı grubu size selamlarını sunar savaşçı!"

Sesinde onurlu bir hava vardı.zırhı günışığında parlıyordu.diğer atlılarda mızraklarını yere yatay tutarak göğüslerine kaldırdılar.Arkaine in göğüs zırhına çeşitli semboller kakılmıştı.şövalye grubunun sembolleri.

"Bizler Knight in Thorgoriath grubunun karakolundan önceki akşam yola çıktık.amacımız burası gibi kırsal bölgelerde kontrolü sağlamak."

Arkaine in te eli arkasına asıldı fullblade ini tek bir hızlı hareketle çıkardı göğsüne yakın bir yerde hazır konumda bekletti.ardından yağmalanmış vaziyette olan kervana göz gezdirdi.

"Burada neler olmuş sir?açıklar mısınız?"

Miğferinin arkasından göze çarpan pos bıyıkları titredi.Cervantes i şüpheyle izliyordu...
Eldarin

Post by Eldarin »

slach wrote:'' Ejder son soruma neden cevap vermedin. Ã?vünmekten mi çekiniyorsun yoksa elinden kaçırdığın için mi bu soruma bu kadar sinirlendin? Biliyorum sizler zeki yaratıklarsınız ve sende biliyor olmalısın ki bizlerde şüpheci varlıklarız.''

Kyriltheas karşısında kendisine düpedüz büyü yapan rahibe sonsuz bir nefretle baktı.alevine tutsak etmek için kendini zor tutuyordu.öfkesi son seviyesindeydi.bu meraklı rahip onu çileden çıkarmıştı çoktan.

"Evet şüpheci olduğunuz kadar meraklısınız da rahip.Nhaaaaaa!"

Arkadan ejderhaya yaklaşan 3 çıplak adam göze çarptı.mahrem bölgeleri örtülüydü onların sadece.ne kadar da barbarca!

"Büyük efendi..." diye araya girdi bir tanesi.Kyriltheas ona döndü öfkeyle.hafifçe tısladı.çıplak olanlar hafifçe geri çekildi.
Kırmızı tekrar rahibe döndü.

"Bir daha büyü yapmayı deneme rahip bu senin sonun olur yoksa!şimdi ya kitabı al ve git ya da geber!"

İlerden yavaş adımlarla slach a bir at yaklaşıyordu.Slach ın 10 kasabadan gelirken kullandığı at.kitap ise bütün kutsallığıyla karşısındaydı...


-------------------------

Morien Minotaur Gergh ile beraber tepelikleri aştıktan kısa süre sonra aynı noktaya varan Harbormm ve Vilthas yerde hunharca katledilmiş üç cesetle karşılaştılar.yer tamamiyle kana bulanmış iğrenç leş kokusu belirgin biçimde şişmiş ölülerin etrafından yayılmaktaydı.ikiside dehşete kapılmaktan kendilerini alamadılar.

NOT:slach ın şahini 10 kasabaya varmıştır.slach mektubunu o başlığa mesaj olarak yollarsan sevinirim.
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by Slach »

'' Hmmm fark edebileceğini tahmin etmiştim. Kitabı tabiki alıcam ama aklımda takılan bir çok soru var. Vampir.... Anladığım kadarıyla vampiri öldürmemişsin, elinden de kaçıramamışsın, karşımda olduğuna göre o da seni yenememiş..''

Kitabı almak için iyice yanına yaklaştı. Kitap tüm kutsallığı ile karşısındaydı. Kitabı almak için ellerini uzattı. Kitabı almasını sğlayan ölüm korkusu değildi. Eğer Vilthas o kitabı almak istemişse ona vermesi en doğrusu olurdu. Ama ejderhada bir gariplik vardı. Neden bir hediye vemek için bu kadar ısrar etsin ki... Aklına parlak bir fikir geldi. Kitabı alıp bir yere saklıyabilirdi. Sonra sakladığı yerden geri alırdı. İlk geldiğinde çok da iyi bir fikirdi.

Uzaklardn bir atın dörtnala geldiğini gördü. Bu kendi atıydı. Elf ve cüce Loganın yanına gitmiş olmalıydı. Neden atı tek göndermişlerdi? diye düşündü.
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Squan
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 557
Joined: Wed Jun 09, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Squan »

Reltar atına atladı.Squan ın silahlarını gölge ateşine yerleştirdi.
Ardından squan ın atınıda alarak yola çıktı.İlk başta squan ı kendi tapınağına götürecekti.Eline haritayı alarak baktı.Daha sonra haritayı kaldırdı.İçinden bir ses kendi kendine doğru yolu bulacağını söylüyordu.Belki squan ın ruhu yardım ediyordu...
Uçurumdan kurtulmanın tek yolu ona bakmak, derinliğini ölçmek ve kendini o boşluğa bırakmaktır.
Sylvos
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 1073
Joined: Sun Nov 21, 2004 10:00 am
Location: Darkon
Contact:

Post by Sylvos »

Harbormm Vilthas'ın büyüyle yarattığı rahatsız edici atının üzerinde yerde duran 3 ölü cesedi gördüğünde dehşete kapıldı.Yer tamamen kana bulanmıştı..
İğrenç ölüm kokusu güçlü savaşçının burnunun direğini koparmıştı adeta..


''Yakında bir tehlike olabilir'' diye görüşünü bildirdi dwarf Vilthas' a..
Bu pis kokuya daha fazla dayanamayacaktı.Harbormm tiksintiyle burnunu kıvırdı ve gözlerini kıstı..
Yerde yatan cesetlere atının üzerinden son bir bakış attı ve yola devam etti..
-I grow tired of shouting battle cries when fighting this mage. Boo will finish his eyeballs once and for all, so he does not rise again! Evil, meet my sword! SWORD, MEET EVİL!!
Eldarin

Post by Eldarin »

Kırmızı müthiş bir öfke beslemekteydi Alfred e .onun bitmek tükenmek bilmeyen merakı Kyriltheas ın kendini kaybetmesine yol açacaktı neredeyse.sabrını korumayı bilirdi ,bir kırmızı ne kadar koruyabilirse ama...

Boynunu onurlu bir edayla havaya yükseltti.arkada duran 3 adam korkuyla birbirlerine bakıyordu.Ona iletmeleri gereken önemli bir bilgileri vardı.

Kyriltheas boynunu yükseltebileceği en yüksek noktaya kadar uzattı.boğazından önce sanki tıkanırmışçasına bir ses çıktı,içten gelen koyu bir çığlık sardı etrafı.Ve ağzını sonuna kadar açtı,sayılamayacak kadar çok diş etraftakileri akıl almaz bir korkuya sürükledi.
Ve koyu turuncu alev göğe doğru yükseldi.kavurucu hava dalgası hissedilir derecede artmıştı.buğulu hava alfred in vücuduna çarptı onu geriye sürükledi.

Müthiş bir sıcak,dehşet uyandırıcı bir görüntü.Havaya saçılan alev dalgası kırmızının ihtişamını daha da arttırmıştı.Alfred in atı uzaktan gördüğü manzarayla önce bir tökezledi,ardından geldiği yöne doğru geri kaçmaya başladı.
3 barbar da öyle.ejderhanın bu sinirli anına denk gelmek onları haddinden fazla korkutmuştu.tepeliklerin ardına kaçıp saklanmaya çalıştılar.

Ve Alfred şimdi kırmızının tam karşısındaydı.Ejderha başını ona doğru çevirdi.Ã?evreye yaydığı korku muazzamdı.

Ve kitabı alıp kaçması için Alfred in pekte fazla vakti yokmuş gibi görünüyordu.kırmızının şeytansı yüzünde nefretin o göz karartıcı ifadesi vardı.bu sefer ne Oren in inancı ne de fazla meraklı,sorgulayan ruhu onu kurtarabilirdi.ölüm derin bir nefesle eşit mesafede,tam karşısındaydı...
Slach
Gölge Ustası
Posts: 759
Joined: Sat Nov 13, 2004 10:00 am
Location: EskiÃ…?ehir
Contact:

Post by Slach »

Ejderhanın yaptığına içinden güldü. Alfredi korkutmak istiyordu ama Alfred ölüm tanrısının rahibiydi. Yüzüne sanki biraz önce burada bir elev dalgası olmamış herşey normalmiş şeklini verdi.

'' Güzel bir gösteriydi ejderha ama böyle gösterileri izlemek için fazla zamanım yok '' Atının geri kaçtığını görünce Ejderhaya içinden bir lanet okudu. Atının gittiği yere doğru elini tuttu. '' Bak zaten atım da geri gitti kitabı ver de sen kendi yoluna git ben kendi yoluma anlaştık mı?''

Sürüklendiği noktadan ejderhaya yaklaştı kitabı almak için ellerini uzattı. Aklında kitabı aldıktan sonra koşarak atına yetişmek vardı.

ejderden korkmama sebebin benim rahibim olman değil, tapınak şovalyesi olmasn... OREN
Oyunların kralını bozan hep benim, gırgırı şamatayı seven hep benim, bilin bakalım ben kimim?
Eldarin

Post by Eldarin »

Kyriltheas laubali rahibe gözlerini kısarak baktı.ona gitmesi için bir şans sunmuştu,kitabı alarak burdan toz olması için.
ama rahip hala onunla oyun oynayabileceğini sanıyor ve sinirbozucu sorularına devam ediyordu.

'' Güzel bir gösteriydi ejderha ama böyle gösterileri izlemek için fazla zamanım yok ''

Ejderha sonsuz öfkesiyle alfred i izliyordu şimdi.gözlerinde yanan alevimsi bakışlar alfred i yutacak gibydi.Onu parçalara ayırarak akbabalara yedirmeliydi.

Ve artık öfkesi onun bir zaafı değil silahı haline gelmişti(Rage)...

"Gösteri ha!"dedi hırıltılı ses Alfred e .
"şimdi göreceksin gösteriyi tıfıl tapınak kuşu seni!!!"

Sert adımlarla Alfred in üzerine doğru bir iki adım attı Kyriltheas.Boynunu hızla aşağı indirdi ve Rahibin sağ kolunu mengene gibi dişlerinin arasına aldı(Alfred -19 dmg)

Müthiş bir acı.Alfred istemsizce göğe haykırdı.Kyriltheas ın yüzlerce dişi belli belirsiz görülebiliyordu.şövalyenin Plaka zırhı birçok yerinden deşilmiş keskin dişler en diplere kadar girmişti.ve inanılmaz derecede kan dışarı pompalanıyordu.
Dişlerini sıktı Alfred.bir tapınak şövalyesiydi.
'konuşmasını bildiği kadar savaşmasını da biliyordur herhalde' dedi Kırmızı içinden...
Raistlin
Seçilmiş Savaşçı
Posts: 5819
Joined: Mon May 26, 2003 10:00 am
Location: Cehennem
Contact:

Post by Raistlin »

Eldarin wrote:Arkaine in te eli arkasına asıldı fullblade ini tek bir hızlı hareketle çıkardı göğsüne yakın bir yerde hazır konumda bekletti.ardından yağmalanmış vaziyette olan kervana göz gezdirdi.

"Burada neler olmuş sir?açıklar mısınız?"

Miğferinin arkasından göze çarpan pos bıyıkları titredi.Cervantes i şüpheyle izliyordu...
Cervantes adamların amacının kötü olmadığını sezmişti.
"Ben Oren şovalyesi Cervantes, sayın Hymnhand..."
nazikçe bir reverans yaptı kendi kanıyla yıkanmış olan beyaz ve kırmızı saçları rüzgarla okşanırken.

"Bu kervan ortadan yok olmuş bir kasabanın perişan haldeki insanlarına yardım olarak, Dragonfire tapınağı tarafından gönderilmişti. Fakat yolda saldırıya uğradı..."

Bu sırada Cervantes adamı eliyle nazikçe yönlendirerek düşmüş kılıçdaşlarının olduğu yere doğru yöneldi...

"Ben son anda kervana yetişebildim ve büyük bir kısmının kurtarılmasına yardım edebildim. Bugün bir çok kardeşimiz kasabalılara bu yardımı ulaştırabilmek için eşkiyalarla ve karanlığın hizmetkarlarıyla savaşarak hayatlarını verdiler... Ruhları cennette huzur bulsun... Amin..."

Cervantes bu sırada ileride garip kırmızı gözlü elf savaşçıyı yakalamasını rica ettiği elfi ve düşmüş kılıçdaşlarının üzerine eğilmiş olan başka bir zırhlı adamı gördü. Adamın savaşçı olduğu açıktı; fakat bir ceset soyguncusu muydu? Ölülere bu nasıl bir saygısızlıktı?

Adam on kasabaya yardım eden Dragonfire şovalyesini atına koymuş götürüyordu... Ã?fkeyle bağırdı adamın arkasından: "Hey sen! Savaşçı! Ne yapıyorsun şovalyelerin cesetlerine! Açıkla kendini!"
Hızlı adımlarla adama doğru ilerledi...

( 3 Roundda cesedi alıp ata koyup ortadan kaybolamadığını varsaydım squanın. Hatam varsa mesajımı düzeltin lütfen... )
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

Calin savaşın ve sıcağın verdiği yorgunlukla atına atladı ve biraz yığıldı atına. Yaraları vardı ve en yakın zamanda iyileştirmesi gerekiyordu.Tapınağamı gitseydi?Ancak yolu bilmiyordu.İzleri takip etse , yaralarından hastalık kapabilir , yada aç kalabilirdi.Kendi tapınağını bilen kim olabilirdiki?Yüce Oren'in tapınağını.

At üstünde düşünürken aklına şövalye geldi.Oradan birisine bağırıyordu.Bu adam onu öldürmemişti.Duruma bakılırsa yağmacıların bir kısmını öldürmüştü.Ona doğru atını yavaş ritmlerle yaklaştırmaya başladı.

"Hey şövalye , Oren'in tapınağının yolu nerde oluyor?" diye bağırdı.
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Sufferly
Kullanıcı
Kullanıcı
Posts: 433
Joined: Wed Dec 22, 2004 10:00 am
Contact:

Post by Sufferly »

Cevap gelmeden önce kafasına dank etti.Bir görevi vardı , kervanı 10 kasabaya ulaştırmak.Kendisinden önce görevi düşünmeliydi.

Kervana bir bakış attı.Harap biçimdeydi , mallar dağılmış , kervan paramparça edilmişti.Fakat sağlam kısımları ve işe yarar malların bir kısmı duruyordu.En azından bunların ulaştırılmasını sağlamalıydı.Hayatı , bu görevden daha önemliydi.Ã?ünkü bu malları bekleyen nice aç , sefil ve muhtaç insan olabilirdi.Son bir güçle atını mahmuzladı ve kervana doğru sürmeye başladı...
They awake for flesh
Choose pain as a path
Refuse a light
To blind you and me
Eldarin

Post by Eldarin »

Arkaine ,Cervantes i şüpheyle izliyordu.bir Oren inananıydı demek.miğferini çıkardı,diğer eline aldı,uzun dağınık saçları ilk bakışta dikkat çekmişti.Cervantes in gösterdiği yöne baktı.kervan saldırıya uğramıştı demek.Thorgoriath a ve diğer kasabalara yardım götürüleceği bilinmekteydi onlar tarafından.uzakyol görevi asayişi sağlamaktı ve bu kervanı hırsız ve yağmacı gruplarından korumakta onların bir görevi sayılırdı ,hem böylelikle aradıkları adamı da bulabilirlerdi belki.o da büyük ihtimalle yağmacı gruplardan birine sığınmış olmalıydı.

Cervantes Andero ve Squan ın cesetlerinin olduğu yere baktığında başka bir D.fire inananının atına yerleştirdiğini gördü.

"Hey sen! Savaşçı! Ne yapıyorsun şovalyelerin cesetlerine! Açıkla kendini!"

Reltar Squan ı çoktan atına bindirmiş eşyalarını özenle yanına koymuştu.Cervantes in sesini duyamadı ve tepeliklere doğru atı gölgeateşini sürmeye başladı.yüzünde sonsuz bir hüzün vardı,kimseyi duymak istemiyordu uzunca bir süre.Kardeşinin cesedini önce Tapınağa götürüp son kez ruhunu kutsayacak,sonra da karargahın alt odalarından birine defnedecekti.

Cervantes o yöne ilerliyor olsa da adam onu duyamamıştı.Dosdoğru yoluna devam etti.

Arkaine arkadaşlarının yanına döndü ve onlarla sessizce konuşmaya başladı.sonunda başını onurlu bir edayla kaldırdı.bütün yoldaşlarının fikrini almış,aynı fikir çıkmıştı hepsinden.kervana yol boyunca eşlik etme kararı.

şövalye Cervantes e doğru yaklaştı.
"Dediklerinizi dikkate aldık kutsal savaşçı ,Adalet tanrısının yolcusu!Eğer kabul ederseniz kervanı sağ salim yerine ulaştırmakta size eşlik etmek isteriz.bu bize büyük onur verir!"

Sesindeki katı ifade yoldaşlarını etkilemişti.o gerçek bir liderdi.

Reda ise bu karmaşadan faydalanarak çoktan tepelikleri aşmış kervandan ayrılmıştı!

DÖZELTME:Rhonin -43 hp dedir.baygın vaziyette şiddetle kan kaybediyor.ilkyardım şart!
Locked

Who is online

Users browsing this forum: No registered users and 2 guests