10 kasabanın eskiden olduğu yerde.
" Tanrıların işleri " Dedi murdak kendi kendine ve ardından seleneya döndü chug da ordaydı
geçen konuşmalar ve olanlar her şey çok karmaşıktı ve horcoel ortadna kaybolmuştu
yerine başka bir savaşçı gelmişti ama kimdi bu adam bir anda ortaya çıkmıştı..
Murdak yavaşka Feoran Fireblade eye doğru ağırca ilerledi elinde asası ve üstünde pelerini...
" Selamlar GEnç savaşçı ışık seninle olsun... Kimsin nerden gelirsin Horcoel in dostu
benim ve arkadaşımın ve sevgiliminde dostudur kendini tanıtmak istermisin ?"
dedi ve eli ile chug ve selena yı gösterdi... iki Ufak tiefling orda durmuş
bekliyorlardı Murdak olanları hazmetmeye çalışırken Oren e seslenişte bulundu
ama bu ses kalp sesi id. " Lord Oren Horcoel i her nereye götürdün ise orada ışığını ondan
esirgeme " dedi ve etrafı incelemeye başladı..
Feoran Fireblade e döndü yeniden ve bakmaya bir cevap beklemeye başladı.
geçen konuşmalar ve olanlar her şey çok karmaşıktı ve horcoel ortadna kaybolmuştu
yerine başka bir savaşçı gelmişti ama kimdi bu adam bir anda ortaya çıkmıştı..
Murdak yavaşka Feoran Fireblade eye doğru ağırca ilerledi elinde asası ve üstünde pelerini...
" Selamlar GEnç savaşçı ışık seninle olsun... Kimsin nerden gelirsin Horcoel in dostu
benim ve arkadaşımın ve sevgiliminde dostudur kendini tanıtmak istermisin ?"
dedi ve eli ile chug ve selena yı gösterdi... iki Ufak tiefling orda durmuş
bekliyorlardı Murdak olanları hazmetmeye çalışırken Oren e seslenişte bulundu
ama bu ses kalp sesi id. " Lord Oren Horcoel i her nereye götürdün ise orada ışığını ondan
esirgeme " dedi ve etrafı incelemeye başladı..
Feoran Fireblade e döndü yeniden ve bakmaya bir cevap beklemeye başladı.
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Horcoel ortadan kaybolmuştu. Gittiği yerde kendi kaderiyle yüzleşecekti. Artık ona yardımcı olamazdı. Onun görevini en iyi şekilde sürdürmeyi düşünüyordu sadece. Bir ses onu bu düşüncelerinen ayırdı. Bir büyücü. Kısa boyluydu ve başında iki küçük boynuz vardı. Arkasından da bir kuyruğun sallanmakta olduğunu gördü. Bir iblise benzeyen bu ırkı hayatında ilk kez gördüğü için çok şaşırmıştı.
"Tanıştığımıza memnun oldum efendim. Ben tapınaktan geliyorum. Horcoel'le de iki yıldan uzun süren bir dostluğumuz vardır." dedi gülümseyerek.
"Tanıştığımıza memnun oldum efendim. Ben tapınaktan geliyorum. Horcoel'le de iki yıldan uzun süren bir dostluğumuz vardır." dedi gülümseyerek.
Murdak adama döndü ve elini uzattı
"Aramıza hoş geldin savaşçı ben ve arkadaşlarım yardım için
buradayız bizden korkmana gerek yok biraz garipgörünüzür ama öyledeğilizdir genelde
"dedi ve gülümsedi
"Aramıza hoş geldin savaşçı ben ve arkadaşlarım yardım için
buradayız bizden korkmana gerek yok biraz garipgörünüzür ama öyledeğilizdir genelde
"dedi ve gülümsedi
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Feoran'nın Horcoel'e güveni sonsuzdu. Onun dostlarına da her zaman güvenirdi. Bu yüzden hiç tereddüt etmeden kendisine nazikçe uzatılan bu eli dostça sıkarak gülümsedi.
"Horcoel'in dostlarına güvenim sonsuzdur efendim."
Gezinen insanlara kısa bir bakış attıktan sonra ekledi:
"On kasaba halkının iyiliği için elimden gelenin en iyisini yapacağımdan emin olabilirsiniz."
"Horcoel'in dostlarına güvenim sonsuzdur efendim."
Gezinen insanlara kısa bir bakış attıktan sonra ekledi:
"On kasaba halkının iyiliği için elimden gelenin en iyisini yapacağımdan emin olabilirsiniz."
"bende horcoel e güvenirim evet hepimizin amacı burada bir şeyelr yapıp bu zayıf bünyrli yaratıklara yardımcı olmak istersen bir görev paylaşımı yapabiliriz " dedi ve hafifçe arkasına baktığında Selena nın onlara yaklaştığını fark etti...
Diğerleri acı çektirirse
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
ben kan kustururum...
Onlar korkutursa ben dehşete düşürürüm.
Ve sizden yada başkasından alınması
gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Ephron insanları biraz daha iyi tanımalıydı. İnsanların arasına karıştı ve derdini anlatmaya istekli olanların dertlerini dinledi bir süre. İnsanlarla konuştu. Ufak sorunlarına yardımcı olmakla başlayabilirdi.
Bir süre sonra daha rahat yardım edebilmek için bazı şeyleri daha iyi bilmesi gerektiği kanısına vardı. Kendisine yakın bulduğu bir gençten ufak bir bilgilendirme istedi. Ufak bir gezi gibiydi. Neyin nerde olduğu ve kimin kim olduğunu öğrendi. Yiyeceklerin suların koyulduğu yeri... Demircisi, hancısı, terzisi... Hepsini şöyle bir göstermişti. Bu kişilerin pek çoğuyla konuşamamıştı henüz. Sırası gelince tanışabilirdi.
*Ephron
Bir süre sonra daha rahat yardım edebilmek için bazı şeyleri daha iyi bilmesi gerektiği kanısına vardı. Kendisine yakın bulduğu bir gençten ufak bir bilgilendirme istedi. Ufak bir gezi gibiydi. Neyin nerde olduğu ve kimin kim olduğunu öğrendi. Yiyeceklerin suların koyulduğu yeri... Demircisi, hancısı, terzisi... Hepsini şöyle bir göstermişti. Bu kişilerin pek çoğuyla konuşamamıştı henüz. Sırası gelince tanışabilirdi.
*Ephron
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
Lemmak kahverengi cübbeli adamı izledi bir süre. Ne kadar garipti. Olduğu yerde sürekli sıradışı bişeyler oluyordu. Paladinle konuşuyorlardı. Sonra Lemmak'ın gözlerinin fal taşı gibi açılmasına neden olacak birşey oldu. Paladinin verdiği bir onay üzerine sanki kendisi ortadan öylece yok olmuştu. Görünmez mi olmuştu acaba. Bi büyü mü yapmıştı. Ama büyü yapılırken büyücüler sözler ve malzemeler kullanırdı o kadarını biliyordu. BU çingene ne garipti. Evet emindi Lemmak o yapmıştı. Böylesine gairp bişeyi anca o yapardı. Yine kendini garip hissetti. O heyecan eski yaşananlar geldi aklına. Yine bayılacak gibi oluyordu. Ama yok bu sefer olmayacaktı. Gözlerini derhalk ordan kaçırdı ve hızlı adımlarla eşyalarının yanına gitti. Bu heyecan çok fazlaydı ona dinlenmeli ve sakinleşmeliydi. Derin derin soluyordu...
*Hancı Lemmak
*Hancı Lemmak
Chaos is the law of nature,
Order is the dream of man.
Order is the dream of man.
yolculuğunun 3. gününde Lyrad 10 kasabanın eskiden olduğu yere gelmişti. o etrafıyla ilgilenmiyordu. çok yorgundu. orada bir insan topluluğu vardı. topluluğun içine geldi ve buralarda kalacak bir han olup olmadığını sordu.
hırsızlık bir sanattır. hırsız is sanatçı. nasıl ki bir ressam her resmini güzel yapınca başarılı oluyorsa, hırsız da her işini iyi yaparsa başarılı olur... tek fark ise hırsızın yaptıkl
bu soruyu sorunca herkes Lyrad'a garip bir şekilde bakınca Lyrad etrafına baktı. etrafta hiçbir bina yoktu ki. burası gelirken uğradığı (ve biraz ganimet topladığı) köylerden çok daha kötü bir yerdi. insanlarda pek iyi durumda değildi. herkes çadırlarda kalıyordu. Lyrad için bu sorun değildi. insanların arasından çekildi, boş bir alana gitti ve kendi çadırını kurdu.
hırsızlık bir sanattır. hırsız is sanatçı. nasıl ki bir ressam her resmini güzel yapınca başarılı oluyorsa, hırsız da her işini iyi yaparsa başarılı olur... tek fark ise hırsızın yaptıkl
artık lyrad çıkıp dışarıyı gezebilirdi. dışarıda pek görecek birşey yoktu ama yinede lyrad insanlarla tanışmak istiyordu. ama ilk istediği şey üstündeki o ağır cübbeden kurtulmaktı. cübbesini çıkarttı. kollarındaki kurukafa ve gül dövmesi açığa çıktı. sonra üstüne daha rahat birşey giydi. dışarıya çıktı. dışarıda bir savaşçı ve adamlarını gördü. liderleri olanı belli oluyordu. lyrad ona yaklaştı ve sordu.
-adınız nedir, saygıdeğer savaşçı?
savaşçı ona döndü ve
-Murdak dedi.
Lyrad ona
-bana burasıyla ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?
bu sorudan sonra bekledi.savaşçı onu süzüyordu. kim olduğunu anlamak için. Lyrad bu bakışları farketti ve:
-buralarda yabancıyım beni tanımamanız normal o yüzden bilgi istiyorum.
-adınız nedir, saygıdeğer savaşçı?
savaşçı ona döndü ve
-Murdak dedi.
Lyrad ona
-bana burasıyla ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?
bu sorudan sonra bekledi.savaşçı onu süzüyordu. kim olduğunu anlamak için. Lyrad bu bakışları farketti ve:
-buralarda yabancıyım beni tanımamanız normal o yüzden bilgi istiyorum.
hırsızlık bir sanattır. hırsız is sanatçı. nasıl ki bir ressam her resmini güzel yapınca başarılı oluyorsa, hırsız da her işini iyi yaparsa başarılı olur... tek fark ise hırsızın yaptıkl
Lyrad wrote:artık lyrad çıkıp dışarıyı gezebilirdi. dışarıda pek görecek birşey yoktu ama yinede lyrad insanlarla tanışmak istiyordu. ama ilk istediği şey üstündeki o ağır cübbeden kurtulmaktı. cübbesini çıkarttı. kollarındaki kurukafa ve gül dövmesi açığa çıktı. sonra üstüne daha rahat birşey giydi. dışarıya çıktı. dışarıda bir savaşçı ve adamlarını gördü. liderleri olanı belli oluyordu. lyrad ona yaklaştı ve sordu.
-adınız nedir, saygıdeğer savaşçı?
savaşçı ona döndü ve
-Murdak dedi.
Lyrad ona
-bana burasıyla ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?
bu sorudan sonra bekledi.savaşçı onu süzüyordu. kim olduğunu anlamak için. Lyrad bu bakışları farketti ve:
-buralarda yabancıyım beni tanımamanız normal o yüzden bilgi istiyorum.
Lyrad'a uyarı: Eğer bir kullanıcı ile iletişime geçmek istiyorsan sorunun cevabını ondan beklemelisin. Kendi rolünü yapmayı o tercih etmeli. Belki snein le konuşmayacak senden uzaklaşacaktır, bu onun tercihidir. O yüzden sen yaklaştığın kşiyi tasvir edip ona hitap ettikten sonra onun cevabını beklemelisin.findor wrote:NOT : bu tarz bi bilgi yok konusma olmadi arkadasim
Bu ilk uyarındır, aynı hatayı tekrarlarsan karma puanı kaybedebilirsin (xp kaybına yol açar bu durum)
That which doesn't kill you, makes you stronger
Only God should have this power
Only God should have this power
Sensei 10 kasaba yakınlarında kurulmuş olan tapınakta , uzun süer beklemişti, kana aç bir halede bunca zaman geçirmişti, diyara kötülük tüm güzüyle yayılmalı ve diyarı kuşatmalıydı, onun gölgesinin erişmediği hiç bir yer kalmamalıydı. Sensei uzun süre kaldığı bu yerden artık çıkıyordu, kötülüğe onu yaymaya gidiyordu. Efendisinden başka hiç kimse onun nereye gittiğini bilmiyordu, sıcak kanı bulacağı yerlere doğru yola çıkacaktı. 10 Kasabaya doğru!!!!
O gece Sensei yolculuk için tüm hazırlıklarını bitirmiş , yola koyulmaya hazır bir şekilde aşağıda onu bekleyen atına doğru ilerledi.Vücudunu eskisi gibi büyük bir heyecan sarmıştı artık zaman gelmişti. Ani bir hareketle atına bindi sırtındaki kılıcını kınından çıkararak efendisine yakarmaya başladı...
--HER YERİ KARANLIK BASANA DEK, KÃ?TÃ?LÃ?K İÃ?İN!!!
Sensei atını ani bir hareketle mahmuzlarında çekti ve atını şahlandırdı. Dolunayın ışığında büyük bir ahenkle sanki tüm dünyaya meydan okuyordu. Atını son sürat 10 kasabaya doğru sürdü...
O gece Sensei yolculuk için tüm hazırlıklarını bitirmiş , yola koyulmaya hazır bir şekilde aşağıda onu bekleyen atına doğru ilerledi.Vücudunu eskisi gibi büyük bir heyecan sarmıştı artık zaman gelmişti. Ani bir hareketle atına bindi sırtındaki kılıcını kınından çıkararak efendisine yakarmaya başladı...
--HER YERİ KARANLIK BASANA DEK, KÃ?TÃ?LÃ?K İÃ?İN!!!
Sensei atını ani bir hareketle mahmuzlarında çekti ve atını şahlandırdı. Dolunayın ışığında büyük bir ahenkle sanki tüm dünyaya meydan okuyordu. Atını son sürat 10 kasabaya doğru sürdü...
Gitarım Aşkım... My Guitar My Soul...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests

