site içi savaş
-
fingolfin
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1636
- Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
(Noob umarım yanlış anlamassın. şimdi senin karatkerin karargah'a nasıl geldi? Bnun hakkında bir şey yazmamışsın. Hadi Karargah'a gelmiş olduğunu var sayalım, özel odama nasıl girdin? Bir şeyler yazmadan önce mantık sınırları çerçevesinde hareket etmeni tavsiye ederim. Kendi adıma yukardaki mesajını görmezden geliyorum)
fingolfin, siz de takdir edersiniz ki bu diyarda On Kasaba çocuklarını elde etmekten veya öldürmekten Lord Oren'den daha fazla çıkar elde edecek kimse yoktur. Sırf o çocukları öldürmek bile ölüm tanrısına güç katacakken çocukların öldürülmesi ile On Kasaba'da çıkarağı kaos da kaos tanrısının işine gelecektir. Kaldı ki çocuklarını öldürenlere karşı savunma değil saldırı tabanlı bir politika izlemenize zorlayabilecek On Kasaba halkının savaş tanrısının ve ordusu şu an sizden meydan savaşında daha güçlü olan savaş tanrısının hoşuna gidebileceği mutlak. Kaldı ki onun konumundaki birisinin çocukları rehin olarak alıp savaş sırasında mancınıkla çocukların cesetlerini On Kasaba'ya atması bile halkın moralini bozacaktır ve savunmanızı zor duruma sokacaktır.
Tabi bu durumu boşversek bile onları korumak için dışarıda surların dışında güvensiz alana çıkarılacak olan koruma birliklerinizin pusuya düşürülüp yok edilecek olması bile başlı başına bir kar olur onun için. Hem aynı zamanda onların başına yolladığını korumalar sayesinde başlarına bir şey gelmeyecek olsaydı bile -ki bu çok iyimser- On Kasaba'dan dışarı çıkan asker miktarı nedeniyle On Kasaba savunması önemli derecede azalmış olurdu.
Lord Quel-Shin ile özel olarak görüşme talebinize gelince. Lordum kendi inananları ile görüşür ve onlara vahiylerde bulunur, eğer ona inanırsanız tabi ki onunla görüşebilirsiniz. Eminim lordum inananlarının ihtiyaçlarına karşılık verecektir. Diğer haliyle bir tanrı ile görüşmenin benim gibi fani bir insanla görüşmek kadar kolay olmayacağını sanırım sizin gibi dinle yakından ilgilenmeyen birisi dahi biliyordur. Eğer görüşmek isterseniz sizi Gölgedeniz Tapınağı'na bekliyorum.
Tabi bu durumu boşversek bile onları korumak için dışarıda surların dışında güvensiz alana çıkarılacak olan koruma birliklerinizin pusuya düşürülüp yok edilecek olması bile başlı başına bir kar olur onun için. Hem aynı zamanda onların başına yolladığını korumalar sayesinde başlarına bir şey gelmeyecek olsaydı bile -ki bu çok iyimser- On Kasaba'dan dışarı çıkan asker miktarı nedeniyle On Kasaba savunması önemli derecede azalmış olurdu.
Lord Quel-Shin ile özel olarak görüşme talebinize gelince. Lordum kendi inananları ile görüşür ve onlara vahiylerde bulunur, eğer ona inanırsanız tabi ki onunla görüşebilirsiniz. Eminim lordum inananlarının ihtiyaçlarına karşılık verecektir. Diğer haliyle bir tanrı ile görüşmenin benim gibi fani bir insanla görüşmek kadar kolay olmayacağını sanırım sizin gibi dinle yakından ilgilenmeyen birisi dahi biliyordur. Eğer görüşmek isterseniz sizi Gölgedeniz Tapınağı'na bekliyorum.
Taşlar unutana dek...
-
fingolfin
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1636
- Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Kaos, Ölüm ve Savaş Tanrısı olarak, Lord Oren'in; ölümü sebepsiz - keyfi olarak dağıtacak son kişi olduğunu düşünmekteyim. Her halükarda On Kasaba savunmasından sorumlu kişi olarak halk için en iyisini düşünüp, yapmakla yükümlüyüm. Ve şu durumda sivillerin Luskan'a gönderilmesi bana en uygun gözüken yol. Lord Quel-Shin'in sadece kendi inananlarıyla görüşmesi ilginç bir karar. Kendisi bu kararını değiştirene, ya da bir istisnada bulunmayı düşünmediği sürece onunla görüşemeyeceğiz demek ki... İlginiz için tekrar teşekkür ederim. *Fingolfin yavaşça yerinden kalkar* şimdi izninizle ilgilenmem gereken konular var...
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Rahip Palisdan teşekkür ederim derken Fingolfinin daveti ile odasına çağırılan rahibi izler.İkisi içeri girdikten sonra kapıda bekler ve kapıyı çalar umarım benim gibi birisinin düşüncelerini dinlemek istersiniz komutan diyerek gülümser...
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Kasabnın halkını dışarı yani başka bir şehire gönderirken şunu dikkate almak lazım oranı halkı onkasabanın halkını benımsermı...
sonuç olarak ben ormanda onlara uygun bır yer hazırlayabılırım ama szin isteğiniz tabiki son sözdür...
Anlaşmalara göre Ormanlara dokunulmayacaktı buda düşünülmesi gereken bir konu...
sonuç olarak ben ormanda onlara uygun bır yer hazırlayabılırım ama szin isteğiniz tabiki son sözdür...
Anlaşmalara göre Ormanlara dokunulmayacaktı buda düşünülmesi gereken bir konu...
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Kafasına dokunarak ah pardon kendimi tanıtmayı unuttum der genç Archdruid..
Ben on kasabanın dışında ormanda yaşaan biriyim,adım Maximilian...
Söylediklerim biraz iç güdüsel oldu bilirsiniz bazen hayvanlar gibi iç güdülerimle davranırım ,alışılmadıkı bir şey yaptıysam özür dilerim...
Ben on kasabanın dışında ormanda yaşaan biriyim,adım Maximilian...
Söylediklerim biraz iç güdüsel oldu bilirsiniz bazen hayvanlar gibi iç güdülerimle davranırım ,alışılmadıkı bir şey yaptıysam özür dilerim...
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
-
Dragonfly
- Kutsanmış Kişi
- Posts: 1262
- Joined: Thu Mar 25, 2004 10:00 am
- Location: DoÄ?u Limerik
- Contact:
Aaa lütfen bana güvenin demiyorum sadece düşüncemi belirttim.herkes gibi bende düşünebiliyorum...
Ama yalanda söylemem.Ben eğer siz isterseniz dedim aksi olursa bunu kabul ederim zaten sadece fikirm kabul edilmemeiş olur.Açıkçası buda beni kırmaz...
Neyse ben sizin zamanınızı oldukça tükettim.Böldüysem özürümü kabul edin derken selam verir.Yavaşça geri çekilir...
Ama yalanda söylemem.Ben eğer siz isterseniz dedim aksi olursa bunu kabul ederim zaten sadece fikirm kabul edilmemeiş olur.Açıkçası buda beni kırmaz...
Neyse ben sizin zamanınızı oldukça tükettim.Böldüysem özürümü kabul edin derken selam verir.Yavaşça geri çekilir...
Dragonfly ;
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Keeper of the Grove, Forest King
<u>Domains</u>:Animal,Earth,Plant,Protection
Doğanın Tapınağı
Diyarın sakinleri kendilerini peş peşe bir duygu selinin ortasında buldular.. herkesin kalbinde ve kafasında sırasıyla en çok korktukları anı, en acı çektikleri olay hatırladılar... ve dünyada en çok nefret edip intikam almak istedikleri varlığı gördüler.. üst süste gelen bu duygular diyarda çok kişinin dizleri üstüne çöküp yığılmasına sebep oldu...
Sonra...
Bir anda diyarın her köşesinde bir ses duyuldu, bugüne kadar duyulmuş en dehşet verici sesti bu:
Diğerleri acı çektirirse, ben kan kustururum...
Onlar kokutursa ben dehşete düşürürüm...
Ve sizden yada başkasından alınması gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Sesin susması ile diyarda herkes ruhunda rahatlamayı hisseti..
Sonra...
Bir anda diyarın her köşesinde bir ses duyuldu, bugüne kadar duyulmuş en dehşet verici sesti bu:
Diğerleri acı çektirirse, ben kan kustururum...
Onlar kokutursa ben dehşete düşürürüm...
Ve sizden yada başkasından alınması gereken bir intikam varsa BEN alırım.
Sesin susması ile diyarda herkes ruhunda rahatlamayı hisseti..
Sonsuz gücü elinde tutanın içindeki boşluktan daha büyük ne olabilir?
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Tanrıların getirdiği çaresizliğe tanık olun...
Fingolfine askeri bilgi vermek için ilerlemekte olan NOOB bu ürkütücü sesi duyduğunda irkilmişti, o anda kılıcını çıkarıp etrafa bakındı, kimsecikler yoktu. Karargaha doğru yöneldi, kapıdaki görevliye fingolfini görmek istediğini çok önemli ve yararlı bilgiler taoplamıştı.
Korku olgunlaştırır,
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
Korku yüceltir,
Korku anahtardır,
Bu yüzden,KORKUN BENDEN!!
-
fingolfin
- Seçilmiş Savaşçı
- Posts: 1636
- Joined: Thu Jan 08, 2004 10:00 am
- Location: İstanbul
- Contact:
Gece... Elf açık penceresinden yıldızları seyretmekteydi. Uzun saçları bir pelerin gibi omuzlarına dökülmüştü ve pencresi kuzeye baktığından serin esen rüzgar yüzünü yalamaktaydı. Fingolfin, gözlerini yıldızlara dikmiş düşünmekteydi. Son günlerde Diyar'ın kaderini etkileyecek çok önemli olaylar olmuştu... Peki O bu olaylara karşı ne yapacaktı? Birden hassas kulakları sayısız çığlıkla çınladı. Acı çığlıklarıydı bunlar, sayısız sesler bir kreşendo halinda haykırıyordu. Genç, yaşlı, kadın, çocuk sayısız çığlık. Neler opluyordu böyle eli gayri-ihtiyarı kılıcına giderken acı dolu çığlıklar yerini dehşet ifadelerine bıraktı. Bunlar normal değildi, bu çığlıklar doğal değildi... Bir süre sonra dehşet ifadelerinin yerini intikam yeminleri aldı. Sanki Diyar'daki acı çekmiş, dehşete düşmüş, intikam hissiyle yanan herkes haykırıyordu... Yüzünden bir gölge geçti, ve elleriyle kulaklarını kapadı. Fakat bu iç gıcıklayıcı sesi bastırmaya yetmemişti. Ses kesilince, 'Firan' diye mırıldandı Fingolfin... Hızla odasnıdan çıkıp karargah'ın alt katına indi. Karargahtaki tüm askerler şaşkın ifadelerle birbirine bakmaktaydı. 'Komutanım neler oluyor?' dedi nöbetçilerden biri. 'Endişelenecek bir şey yok, ilgilenilmesi gereken bir olay yalnızca.' Fingolfin, Karargah'ın ana kapısından çıkıp tiz, kısa bir ıslık çaldı... Diğer atlarla birlikte Karargah'ın ahırında kalmak yerine yakındaki bir koruda ikamet etmeyi seçen Rochallor'un oraya varması yalnızca bir dakikasını almıştı. Elf zarif bir hareketle gümüş grisi kısrağa binip hızla güneye yöneldi. şehrin çoğu evinde ışıklar yanmış, halkın bir kısmı evlerinde çıkmış sorgulayan bakışlarla birbirine bakmaktaydı...
Güneş doğmaktadır
Aynı anda bir atlı yavaş yavaş şehrin içlerine doğru ilerler karargaha ulaşmak için. kapıda bekleyen muhafız karşısındakini görünce fal taşı gibi açılan gözleri adamın şokunu ifade etmektedir. Muhafız hiçbir şey söyleyemeden durur öylece. Atlı istifini bozmadan tok bir sesle muhafıza seslenir.
"Beni komutana götür!"
Aynı anda bir atlı yavaş yavaş şehrin içlerine doğru ilerler karargaha ulaşmak için. kapıda bekleyen muhafız karşısındakini görünce fal taşı gibi açılan gözleri adamın şokunu ifade etmektedir. Muhafız hiçbir şey söyleyemeden durur öylece. Atlı istifini bozmadan tok bir sesle muhafıza seslenir.
"Beni komutana götür!"
--------------------------------------------------
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Mutluluğun ve üzüntünün ötesinde...
Who is online
Users browsing this forum: No registered users and 2 guests
